![]() |
|
|
|||||||
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular,
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. Şu anda hiç bir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak ve her şeyden mahrumum ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır. Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın, Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan İşte öyle imkansız birşey seni unutmak. Zannetme ki herşey bitti sevdiğim; Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar. Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatırlayacaklar İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi Paramparça, kırık dökük aşkımız Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü Büyük aşkımız Unut benden kalan ne varsa Unutmak tesellidir yalnızlığın Güneşi bir kadeh şarap gibi içip Delicesine sarhoş olmak En güzel tarafı imkansızlığın Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin... Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün olduğun gibi kal diyebilseydim. Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri En karanlıklarda bile uzanır bir el Kendiliğinden açar sabaha perdeleri Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü Her zaman en güzel, her yerde eşsiz Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne. Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar... Bir daha dünyaya gelsem Yine seni severdim Beni üzesin diye Beni deli divane edesin diye Seni görmediğim günler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse İşte öyleyim... Gözleri namuslu namuslu parlar insanların Gökyüzü inadına mavi Yaşamak inadına güzel Bu şehirde sen varsan... Bütün kadehlerimi hep sana adıyorum Hep senin için bu bir bir boşalan şişeler Umutsuzluğum, sarhoşluğum senin eserin Senin yüzünden bu delicesine içmeler Dayanmak zor yalnızlığına akşamların Unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi Ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde Her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. Bir pınarsın içilen ama hiç kanılmayan Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan Özlenen sen, özleyen sen, özleten sen Varken doyulmayansın, yokken dayanılmayan Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum Beni çağırdığını bir defa duyabilsem Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum Dün kopan bir yapraktı,düşen bir kuru daldı Bugünden güzel değil bulacağın yarında Aç ellerini bir bak yanan avuçlarında Dün gitmiş yarın yok bize bir bugün kaldı demek o beni sevmiyor demek o beni anlamıyor bana içkimi verin bana kadehimi verin bir daha ölmek istiyorum Bir yerlere varmadan, nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı Saatleri birer birer dudaklarında sun Duymak nedir bilir misin? Duymak, ama anlatamamak Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek 'Seviyorum' diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin başladığı yerde, sana sesleniyorum, duyuyor musun? beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek. yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm , o beyaz hayalsin uzakta.. yeter.. gel artık yeter.. karanfiller açtı gel kış bahçesinde , güller beyaz güller açtı gel Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, Yine seni özlediğim içindir. Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın. Kucağımda bir yığın Meyvası ayrılığın, Ben yine geleceğim Benim küçük meleğim. Bırakma beni sevdiğim Gidişine dayanamam Hasret gözyaşlarımla Kendimi avutamam Ben senin en çok gözlerini sevdim Kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Ne güzel ellerin var incecik Ne güzel saçların var sapsarı Anlasana o yalansız gözleri Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum Bu engeller bana göre değil oysa Ben bu dağları aşarım Geçerim bu denizleri, korkma İşte düştüm yollara Dur, bekle beni, geliyorum Bütün sevgililer, dostlar gitti Bir sen kaldın kadınım beni terketmeyen Batan gemilerin kaptanları gibi Denizlerin ortasında ölümü bekleyen. Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İste ayrılık bu; hiç beklemediğimiz... O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı. Seni alıp uzaklara giden otobüs Benim üzerimden geçer hışımla Devrilir, bakakalırım ardından Bir sel gibi akan gözyaşımda... Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız Karanlık gitgide en derinlere çeker beni Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin Böyle perişan beklerim dönmeni İstesem ben bu ömrü, bu talihi istemem Böyle durup durup senden ayrılmak varsa Orada bir mezar kazılır benim için Ayrılığın nerede başlarsa. Şimdi en açık renginde gözlerin Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin Şiir gibi bir şey seninle yaşamak Çirkin olan,fena olan ne varsa unut Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle Ellerimizde sevgi içimizde umut Bütün iyilikleri paylaşalım seninle Varlığın dudaklarımda bir bal tadı Yokluğun en korkuncu ölümlerin Senden başka dindiren olmadı Acısını içimde kanayan yerin Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin Yıldızların en parlak olduğu zamansın Denizlerim senin kıyılarında sakin Bırak ellerini avuçlarımda kalsın Aşkın büyülü sesini duyuyor musun Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde Benimle kal zaman bitinceye kadar Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca Bir ömürdür seninle geçen dakikalar Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz Nabzın benim bileklerimde vurmakta Artık bütün kaygıların ötesindeyiz Benimle en güzelsin aynalardan uzakta Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi Aşktı o! Beni durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan Sürekli bir aldanış bir daha bir daha Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha Çikabilmek ve sevmek durmadan usanmadan Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla Duymak büyülü sıcaklıgını beyaz ellerin Her geçen dakika var oldugunu anlamak için Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla Unutmak ne varsa kötülükten yana İnmek sevilen gözlerin derinligine Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildigine Bin yıl içmek o sulardan kana kana Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden Her yerde, her zaman onsuz edememek O en tatlı hayal, en büyük gerçek Anlarsın taşan o, günlerden gecelerden Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun? Bir aşk çizgisi var her şeyden öte O çizgiden başka bütün çizgiler Aşkı tüketmede Her düşünce aşka teğet geçiyor Tanığı çizgiler var olduğumuzun Bir aşk çizgisi var her şeyden önce Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun? Yitirdim umut kırıntılarımı Sevgimi, neşemi, bütün varımı Çaresiz bir yokluğun içindeyim Gömdüm içime yıkıntılarımı Arıyor bir yarım öbür yarımı Ne bir anlayışlı el,ne bir dost bakış Biraz ümit,biraz hayal sonra aldanış En güvendiğimiz tepelere kar yağmış Deniz o deniz değil,dağlar o dağlar değil... En ağır işçi benim; Gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum. Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde Cümle düşmanlarımı affettim Yediğim meyvalardan Kokladığım çiçeklerden af diliyorum Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden Nice nice acıları aklına getir Bunca yoksulluğu aklına getir Gözyaşlarını aklına getir "GİTME KAL" var yok dinlemez bir çocuk isteğidir Gitme aklına getir İstemem söyleme bir tek kelime Sen de eller gibi adımı unut Değmesin artık hiç elin elime Sar yeni aşkını benim yerime Sen de eller gibi adımı unut... Beni ta kalbimden vurdu gidişin, Bütün umutlarım ağır yaralı. Aklımdan çıkmıyor veda edişin, Büyün duygularım ağır yaralı. Dün gece uzun uzun Seni andım ağladım. Sonu yok yolumuzun Ona yandım ağladım. Yıldırımlar düştü güvendiğimiz dağlara Hep boş çıktı sarıldığımız eller Hep taş çıktı inandığımız kalpler Kaç kez sırtından vuruldu hayallerimiz Kaç kez yıkılıp kaldık köşe başlarında Kaç kez delik deşik oldu yüreğimiz Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kendimi Kim ne derse desin! Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin! .. Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin.. İşte böyle bir sevda benimkisi Bu zamanda, bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana bir şey olursa? Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle Yine aynı masada yine aynı köşede Yeniden düşler kursaydık seninle Dağlar gibi sıra sıra Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı Ve de birlikte söyleseydik ikimizde kendi şarkılarımızı Meydan okuyup ayrılıklara Hem de teslim olmadan Yıllara, yollara, yalanlara.. Şimdi bir düşün Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa? Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine? Kim yaktı bizi kim? Hem de sırtımızdan vura vura Görüyorsun değil mi görüyorsun Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya.. Yorgun bir hasretle dönersen bir gün Beni burda değil kalbinde ara! .. Ne kadar yıkılmış olsan da o gün Beni bende değil kendinde ara! .. Akşam erken çöker yalnızlığıma Sokak sokak gezer ararım seni Hasretin gönlümün yangınlarında Alev alev yanar ararım seni Her seven sonunda düşüyor derde Bu aşk kitabının yazanı nerde Bir aşık inandı.. çok sevdi diye Terketmek kanun mu aşk kitabında? Nereden bilecektin seni sevdiğimi Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı Senin için Günlerce gecelerce ağladım Nereden bilecektin Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı.. Kalbimde arama eski yerini Sen gözümden akan sele karıştın İstesem de artık sevemem seni Hasret rüzgarına yele karıştın.. Kırılan kalbim var dinmez bir kini Ömrümce sürecek aşka yemini.. Kavuşmak imkansız artık sevgilim Dönüşü olmayan yola karıştın.. Ayrılık kapıyı çalıyor açma Biraz daha düşün zamanımız var.. Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa Seninle yazılmış romanımız var.. Gönül kapısından hemen uçma dur! Selamsız vedasız böyle kaçma dur! Bilinmez yerlere yelken açma dur! Seninle mutluluk limanımız var! ... Bir anda yokuşa çevirme düzü Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu Hatırla Tanrıya verdiğin sözü Ayrılmak yok diye yeminimiz var... Gezdiğim her yerde hatıran dolu Bilmem ki ben nasıl unutacağım Ne yazık bu aşkın yok başka yolu Yarın bu şehirden ayrılacağım Aldırma görürsen yaşlar gözümde Şarkımız olacak yine dilimde Mektubun cebimde, resmin elimde Yarın bu şehirden ayrılacağım.. Ayrılık çanları çalsa ansızın Elveda sevgilim diyecek misin? Önünde diz çöksem, gitme kal desem Bakmadan ardına gidecek misin? Ayrı yönde akan ırmaklar gibi Dalından uçuşan yapraklar gibi Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi Kalbinden aşkımı silecek misin? Son ümidi yere serecek misin? Kendini boş yere teselli edip Sevdadır nasılsa geçici deyip Yaşlı gözlerini gizlice silip Bakıp da yüzüme gülecek misin? Haklısın, aramızda dağlar, denizler var, Haklısın, aramızda uçurumlar. Senin sevdaların, üç günlük masal, Benim sevdalarım, Allah'ına kadar. Elma şekeri mi sandın aşkı, Ne şiirin şiir, ne şarkın şarkı. Hele bir kırılsın, hele bir kırılsın feleğin çarkı, İşte ben o zaman görürüm seni. Halâ tahta masalara yazıyorsam adını, Aşk kitaplarında arıyorsam tarifini aşkın, Kahır mektuplarında yeniden buluyorsam seni, Islak mendillere siliyorsam gözyaşlarımı, Eyvahlar çekiyorsam her biten aşkın ardından, Bana sor yalnızlığı.. Bu benim ilk aldanışım değil, Bu benim son yıkılışım değil, Bırak bu sahte gözyaşlarını, Bırak bu masum bakışlarını. Üzülme, benim için üzülme, Üzülme bu son için üzülme, Ben, ben, ben yeterim kendime.. Varsın da bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde, Varsın da her gece Bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim, Varsın da bir daha değmesin ellerim ellerine, Asla pişman değilim. Hatırla, bir adam diyordun hatırla, Ömür boyu sevsin beni ömür boyu, İşte o deli, işte o çılgın, işte o adam benim. Çünkü ben, Çünkü ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim. Severken ne kadar büyükse insan Ayrılırken yine büyük olmalı Ne kadar insafsız olsa da zaman Sevenler her zaman bir dost kalmalı.. Bir ecel olsa da ayrılığımız Bir ömür sürse de pişmanlığımız Koca bir mazi var yaşadığımız Geçmişe her zaman saygı duymalı.. Yırtılmış olsa da resimlerimiz Yabancı olsa da isimlerimiz Nefrete dönse de sevgilerimiz Yine de o aşka saygı duymalı Sevenler her zaman bir dost kalmalı.. Duydum da inanmadım Aşka gülüp geçmişsin Benimkisi aşk değil Bir oyundu demişsin Zafer senin zaferin Eser senin eserin Sevin ey zalim sevin Bak bir erkek ağlıyor.. Bana bunu yapmayacaktın Öyle sırtımdan vurmayacaktın beni Gelişin gibi onurlu olmalıydı gidişin Ve öylesine gururlu bitişin. Gel gör ki kötü oynadın bu oyunu Erken düştü masken yüzünden Demek sen içimde büyüttüğüm bir dev değil Bir hiçtin Görüyorsun işte Gittin Ve de bittin… Bana bunu yapmayacaktın Böyle bir hançerle yıkmayacaktın beni Bir ihanetin adresi olmamalıydı ayak izlerin Yoksa ben mi yanlış tanıdım seni? Yoksa hep böyle kirli miydi senin denizlerin?.. Artık Adın ihaneti çağrıştırıyor bana Ve tadın bir yılanın en öldürücü zehrini Söyle Şimdi hangi yüreğe saplıyorsun O acımasız hançerini? .. Bil ki Bundan böyle Yasaklanmış kitaplarım gibisin bana Yaklaşmam yasak Dokunmam yasak Ve ömrümce Sarılmam yasak sana!.. Ayağım ayağıma dolaşır sonra Gözlerim büyür büyür, kocaman olur Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam Bana gel deme! İşte resimlerine bakıp avunuyorum Hayallerim yetiyor bana ne güzel Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki Kanatlanabilirim, uçabilirim belki Bana gel deme! Aklımdan çıkmıyorsun Sensiz bomboş bu hayat Susma öyle ne olur Bana kendini anlat.. Aşkımızdan kime ne Sevdamızdan kime ne Başkasından bana ne Ah benim nar çiçeğim Canım ipek böceğim Meraktan öleceğim Bana kendini anlat.. Ey benim gönlümün nazlı çiçeği Barışın ellere, küsün bana mı? Sana kim öğretti böyle sevmeyi Bayramın ellere, yasın bana mı? Duymadın gönlümün haykırışını Kırdın şu gönlümün sabır taşını Görmekten usandım çatık kaşını Gülüşün ellere, nazın bana mı? Uçurdun yellere ümitlerimi Düşürdün dillere çektiklerimi Soldurdun içimde hayallerimi Baharın ellere, kışın bana mı? Çok yalvardım gitme diye ben ona Yıllar sonra dönüyormuş bana ne Seviyordum gülüp geçti aşkıma Şimdi beni seviyormuş bana ne.. Neyleyim ben dökse bile yaşını Ben unuttum çoktan onun aşkını Vursun artık o taşlara başını Çok pişmanmış yanıyormuş bana ne.. Gönlümde aşk saati bak durdu Seven kalbim beklemekten yoruldu Yıllar var ki ne aradı ne sordu Şimdi beni soruyormuş bana ne... uykusuz gecelerin sabahını bana sor yarım kalan aşkımın eyvahını bana sor bana sor yalnızlığı ayrılığı bana sor mutluluğu bilirsin mutsuzluğu bana sor. karşılıksız sevginin vefasız sevgilinin bomboş kalan bir elin acısını bana sor.. Daha dün diyorsan geçen yıllara Gözlerinde anılar hala yeşilse Ve hala ıslaksa kirpiklerin Bırakıp bütün mutlulukları Bırakıp bütün güzellikleri bir yana Bekledinse yollarımı Bekle geliyorum... İsyan edip ağladığın mevsimlerde Aşkımla silebildinse gözyaşlarını Sevemedinse benden başkasını O bensiz gülüşler avutamadıysa seni Dindiremediyse hasretini yıllar Ve bir türlü unutamadınsa beni Bekle geliyorum... Her şarkı bir sevdadan dökülür mısra mısra Her şarkı yaşanmış bir masalı resmeder Düşün çamlar arasını, mehtaplı geceleri, masmavi denizleri Düşün şimdi yollara serpilen ümitleri Hadi bir şarkı da sen Söylesene! .. Bak büütün güzelliklerin tümü sende Bak sende gülümsüyor en amansız özlemler Unut bir yerde bensiz olduğunu, çaresiz Ayrılıklar sevenlerle yücelir Hadi sil gözlerini Gülsene! .. Bitimsiz bir sevdadır yaşamak Sevmekse en güzeli mutlulukların Sense içimde en tanrısal gerçeksin İşte yüreğim bildiğince çarpıyor sen, sen diye Sende gözlerim, sende ellerim, sende sen olan varlığım Düşünsene! .. Bakma sen yağmurların sağnak döküldüğüne Bakma sen gecelerin karanlığına Bu pembe umut sütten de beyaz Bu senli hayal gülden de kırmızı İşte renk renk çiçekleri aşkımızın Görsene! .. Ve bir gün dur diyeceğim geçip giden zamana Son kurşunu sıkacağım sensizliğe Öbek öbek mutluluklar taşıyacağım dağ eteklerinden Sana gökten yıldızları koparacağım bir bir Sana bitmez tükenmez sevdalar getireceğim Beklesene!.. Böyle uzak uzak bakma gözlerime ne olur O küskün bakışlarını saplama yüreğime Bir sen kaldın düşlerimin zirvesinde Bir sen kaldın umutlarımın ötesinde Bir sen... İstemem sevgili yüzüme gülme Eğer ki sonunda ağlatacaksan İstemem sevgilim ümitler verme Sonunda dünyamı karartacaksan Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim Bir ömür boyunca sevenlerdenim Ellerin ellerime değmesin derim Eğer ki sonunda bırakacaksan Gönüle vurulmaz asla bir kilit Seveni öldürür kırılan ümit Sevgilim yanıma yaklaşmadan git Eğer ki sonunda ayrılacaksan Ne köleyim ne de bir kul Vicdan bir borç, hayat okul Alın sizin olsun akıl Ben bu köyün delisiyim Ateşleri kül ederdim Kurşunları gül ederdim Şu dağları yol yapardım, Acıları bal yapardım ben olsam.. Ben olsam ah ben olsam O dağlarda ben olsam O yollarda ben olsam Oralarda ben olsam Sokaklara aşk yazardım Acılara son yazardım ben olsam. Yoksullara çul olurdum Her sevene kul olurdum Elimde aşk bayrakları Yasaklardım yasakları Ben olsam ah ben olsam... Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı Sen uğrunda en çıldırdığım esmer Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim Sen beklediğim Sen özlediğim Sen gizlediğim... Güneş doğmayı unutabilir Sabah olmayı Yağmur yağmayı Çiçekler açmayı unutabilir Kuşlar uçmayı Baharlar gelmeyi Ama ben seni asla... Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın Sen tanrımın en güzel armağanı Sen hayatımın en gerçek yalanı Sen bütün huylarımı ezbere bilen Sen gözyaşlarımı en iyi silen Sen dünyanın en güzel kadını.. Sen yemeğimin tuzu Yüreğimin buzu Anasının en güzel kızı Sen kalbimde en tatlı sızı Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı Sen sevdikçe sevilesi Övdükçe övülesi Öptükçe öpülesi aşkım... Sen beni yokluğuyla delirten varlığıyla yolumu yolundan çeviren Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın Bundan böyle senden sorulsun günahlarım Sende bütün sorularım Sende bütün cevaplarım Adam olmuşsam senden Katil olursam senden Ben çoktan vazgeçtim kendimden Ama senden Asla kadınım ASLA! ... ne varsa aradığım bil ki sende bulmuşum senden öncesi yoktu seninle var olmuşum sende bütün ümitler,sende bütün özlemler beni bende arama artık ben sen olmuşum Aramızda dağlar var Aramızda uçurumlar Yaklaşma yanılırsın Ben öldüğümü bilirim Sen yaşadığını sanırsın Kendini bilmeden daha Beni tanıyamazsın... Günlerim ateşe gebe Gecelerim sancılı Varamadık sabaha Ben bir yumak düğüm düğüm Sen karmakarışık bir kördüğüm Kendini çözmeden daha Beni anlayamazsın... Dudaklarımda yaşayamadığım Çocukluğumun, gençliğimin şiiri Dört yanım hüsran Dört yanım yalan Dört yanım hüzün Dört yanım isyan! Vazgeçtim bütün saltanatından, Sevdalarından köhne dünyanın Ne dostta vefa Ne aşkta huzur Her gün bir yıkım Kalbimden vurur! Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda Önümde dağ gibi bir yalnızlık İçimde yıllanmış yorgunluklar Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım Çayımın ilk yudumunda o Sigaramın son nefesinde o Anlarsa beni.. bir tek o anlar. Bağırdım Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma Denizler yandı yangınlarıma Gökte yıldızlar ağladı Benim bu zavallı yalnızlığıma Bir tek sizi uyandıramadım Bir tek sizi! ... Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya Bütün sahteliğiyle hayat Alın kucaklayın gönlünüzce O bitmeyen ihtiraslarınızı O dinmeyen bencil aşklarınızı! Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın Denizin durgunluğu, gözlerimi Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin Beni unutamazsın bilirim. Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın. Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak Ama sen yine de sözlerime aldırma. Gözlerin zamansız ıslanmasın. Çünkü, artık çocuk değilsin Güneşin nereden doğduğunu bilirsin Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin. Ne zaman karşıdan bir gemi geçse Kalbim durur, ölür gibi olurum. Ayrılıp gidişin gelir aklıma Mendiller sallanır ben kahrolurum Üstüme yıkılır bu koca şehir Kalbim paramparça bir taş olurum Ne zaman karşıdan bir gemi geçse Gözümde kurumuş yaşlar bulurum Benden son arzumu sorsaydın eğer Seni son bir defa görmek isterdim Ayrılıp gittiğin o günden beri Nerdesin nasılsın bilmek isterdim Bir beyaz karanfil vermek isterdim Bir cennettir bu dünya sevmesini bilene Gerçek olur her rüya görmesini bilene Gel seninle sevgilim mutluluğa gidelim Şu üç günlük dünyada sevelim sevilelim Dikenler bir gül olur ateşler bir kül olur Dağlar bile yol olur gelmesini bilene En güzel yerinde bitti aşkımız Bir gönül sayfası daha kapandı Ansızın terketti umutlar bizi Bir gönül sayfası daha kapandı. İkimiz sevmiştik delicesine Ayırdılar bizi ölürcesine Ölmeden toprağa gömercesine Bir gönül sayfası daha kapandı Ayrılıkmış meğer aşkın bedeli Kalbim paramparça gönlüm bir deli Nasıl diner sensiz gözümün seli Bir gönül sayfası daha kapandı. Bu son buluşmamız Bu son görüşmemiz Kimbilir bir daha karşılaşmayız Belkide bir daha görüşemeyiz Ayrılmalıyız ayrılmalıyız.. Senin gözlerin yaşlı Benim yüreğim yaslı Bu aşkta bir umut kalmadı yazık Seni bir başkası bekliyor artık Yazık..Ayrılmalıyız.. Yıllardır çektiğim yetmezmiş gibi Karşıma sen çıktın bir sen eksiktin Kaderime borcum bitmezmiş gibi Bahtıma sen çıktın bir sen eksiktin Zalimsin diyemem az gelir sana Bana karlar yağar yaz gelir sana Derdinden ölsem de naz gelir sana Yoluma sen çıktın bir sen eksiktin Bir bulsan yakarsın külümü bile Dikene satarsın gülümü bile Yaşarken arattın ölümü bile Karşıma ne diye bir de sen çıktın.. Birbiri ardına geliyorsa mutsuzluklar Keskin bir bıçak gibi saplanıyorsa acılar Köşebaşlarını tutmuşsa umutsuzluklar Ve uçurumlarda yankılanıyorsa aşkın son çığlıkları Ayrılık güzeldir... En kalabalık yerlerde büyüyorsa kimsesizliğin Binlerce kahkahaya karışıyorsa gözyaşların Son çiviyi çakıyorsan yorgun sabrına Daha kirpiklerinde can veriyorsa hayallerin Ve dilinin ucundaysa en çılgın küfürler Yalnızlık güzeldir... Güvendiğin yüreklere karlar yağmışsa Buz tutmuşsa o sımsıcak bakışlar Sen yangınlar içinde üşüyorsan Ve bir zavallılıksa artık o çok sevmek Ölmek güzeldir... Gitmek istiyorsan gidebilirsin Biz ne ayrılıklar görmüş adamız Çekinme sen de vur sırtımdan beni Biz ne ihanetler görmüş adamız.. Aldırma sen benim yalnızlığıma Aldırma sen benim gözyaşlarıma Boşver sende kalmış yarınlarıma Biz kadere çelme takmış adamız. Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz Sevsen çıldırırdın seven ne yapmaz Git bu ateşte beni kül etmez yakmaz Biz ne cehennemler görmüş adamız Hep aynı hikaye hep aynı masal Al yanı başımdan gölgeni de al Hadi daha çabuk daha acele Git başka kollara git güle güle Sen de unutursun adımı bile Biz ne vefasızlar görmüş adamız.. Aşkımıza ödül diye Yüreğimde taş bıraktın Gidiyorken imza diye Gözlerimde yaş bıraktın.. Hayatımda ne tat ne tuz Sensiz odam buz kesti buz Gecelerim hep uykusuz Sol yanımı boş bıraktın Mutlu musun oralarda Olamadık bir arada Sen gideli buralarda Boynu bükük baş bıraktın Neden bitti..niye küstük Diken oldu yatak yastık Sen gideli yüzü asık İki çatık kaş bıraktın Günüm kara gecem kara Mahkum ettin dört duvara Kavuşmadan ilkbahara Dört mevsimi kış bıraktın.. Ne olur bu gece uykumu bölme Var git düşlerimden, var git bu akşam Tam unuttum derken aklıma düşme Var git hayalimden, var git bu akşam Yağmur istiyorsan gözyaşıma bak Yangın istiyorsan yüreğime bak Ne olursun beni benimle bırak .. Nasıl unutulur böyle sevgiler Neler yaşamıştık bir düşün neler Her köşede durur senden gölgeler İnanmıyorsan gözlerime bak.. Duyduğun her yerde beni hatırla Bu benim şiirim bu benim şarkım Dinle ki kanatsın o taş kalbini Bu benim şiirim bu benim şarkım Aşkımdan armağan her satır sana Maziyi yeniden yaşatsın sana Nasıl sevdiğimi anlatsın sana Sana bir sitem var her bir sözümde.. Bu gece dokunsalar ağlayacağım Bu gece bağrıma taş basacağım Bu gece sen konuş ben susacağım Bu gece gidiyorsun çıldıracağım Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda Gözleri kal diyor dudakları git Bakışın anahtar gözlerin kilit Ellerin aç diyor dudakların git Ayrılık dönüşü olmayan nehir Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir Gözyaşın kal diyor dudakların git Gidersem bir daha dönmeyeceğim Kalırsam kalbime yenilmeyeceğim Çözemedim seni çıldıracağım Gözlerin kal diyor dudakların git Duvardan insin mi resimlerimiz Yabancı olsun mu isimlerimiz Ya o deli dolu gecelerimiz Anılar kal diyor dudakların git Ömrümün en güzel senelerini Alıpta gittiniz bu şehir ve sen Gönlümün en masum ümitlerini Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen Döktüğüm yaşlara aldırmadınız Giden gençliğime acımadınız Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız Beni iyi tanır bu kaldırımlar Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar Sizlerden bir ömür alacağım var Unuttun mu diye sorma Unutamam ceren gözlüm Sitem edip gönül kırma Dayanamam ceren gözlüm Sen ufkuma doğan güneş Sen gönlüme düşen ateş Burcum bile burcuna eş Bahtımdaki uğurumsun Gönlümdeki gururumsun Sen yarınım..umudumsun. Seni yazdım hayatıma Gönlümün her sayfasına İnan senden başkasına Sarılamam dayanamam Islanırsa eğer gözün Yüreğime çöker hüzün Ne olursun gülsün yüzün Sen gözümde tüten duman Sen vardığım en son liman Sen Tanrı'mdan bir armağan Sini unutmam ceren gözlüm Aldattılar Ümitlerimi, hayallerimi Özlemleri, düşlerimi Parça parça Kopardılar! .. Sonra unutulduğuma inandım Sevdiğimden ayırdılar. Kendilerini hep "çok" bizi hep "yok" saydılar. Ve sonra kuyruklu bir yıldız gibi kaydılar, kayboldular.. Kimbilir ne kadar güzelsin bugün Benden uzaklarda doğum gününde Hatırla ne kadar mutluyduk canım Seninle geçen yıl doğum gününde Kim derdi sonu bu öyle bir aşkın Belki kurumuştur çoktan gözyaşın Kutlu olsun sana bu yeni yaşın Bana da sensizlik doğum gününde Benim için bir mum yaktın mı bilmem Camlardan yollara baktın mı bilmem Ah burada olsa dedin mi bilmem Yoksa unuttun mu doğum gününde Kimbilir kiminle kesildi pasta Bir dilim düşmez mi bu eski dosta Sen sevinç içinde ben ise yasta Senden uzaklarda doğum gününde Elbette kuş olup gelmek isterdim Ben de yanağından öpmek isterdim Seni bir kez daha görmek isterdim Alkışlar içinde doğum gününde Aylar var görmeyeli Değmez elime eli Uzakta bir sevgili Bir o ağlar bir de ben Çatlamış sabır taşım Bir alev her gözyaşım Ah benim dertli başım Bir o döner bir de ben Bu aşkın tek gerçeği Asla yok geleceği Yüreğim kan çiçeği Bir o kanar bir de ben. Al götür eskici kalbimi benim Neyim var neyim yok sorma bir daha Gözümde yaşlardır birtek servetim Acıyıp yüzüme bakma bir daha! Baharda gelmedin yazda gelseydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin Ah benim hazanım eylül bakışlım Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum Seninle doluydum sensiz bomboştum Geç olsa da aşkı sende bulmuştum Kaderimi baştan çizemez miydin Bu kördüğümü sen çözemez miydin Daha önceleri gelemez miydin Ah benim hazanım eylül bakışlım.. Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak Gönlüm hep seninle ellerim uzak Sen yolun başında ben de son durak Benim bu sevdada ne işim vardı Kalbimi eline vermeyecektim Yansam da ölsem de aşkınla senin Seni seviyorum demeyecektim Yoluna ömrümü sermeyecektim Ne verdin sen bana hasretten başka Yanında çektiğim gurbetten başka Kim olsa yanardı böyle bir aşka Gölgeni dünyama yasaklasaydım Keşke bu sevgiyi hep saklasaydım Kalbimi elimle bıçaklasaydım İnan böyle acı çekmeyecektim Yağmurlar yağmaya görsün Meyhanelerde cümbüş Sen orada kimleri görürsün Ben gibi sevdaya tutulmuş Senden uzakta seni yaşadım Maziye yeniden daldım bu gece Acı bir pişmanlık sardı içimi İçmeden bir başka oldum bu gece Seni düşündükçe başka kollarda Kadehim kırıldı avuçlarımda Sana dur demeyen gururumu da Ayaklar altına aldım işte yine ben Bensiz ne haldesin şimdi kimbilir Sen yoksun bu hayat nasıl çekilir Gözümde canlanır anılar bir bir Resmini bin defa öperim yetmez Denize dökülen bir ırmak gibi Öyle ak içime öylesine dol Yarına açılan bir yaprak gibi Unuttur mazimi geleceğim ol Hasretin yerini müjdeler alsın Bırakta mutluluk kapımı çalsın Bütün acılarım dünlerde kalsın Unuttur maziyi unuttur gülüm Yorgunum yıllardır hep beklemekten Yorgunum gönlüme sabır ekmekten Kurtar artık beni hasret çekmekten Bir ömür boyunca seveceğim ol. Madem ki içinde o ateş söndü Bir daha yakmadan gidebilirsin Aklımda kalmasın bu son bakışlar Yıllardır verdiğin kederi görme Üstüme yıktığın kaderi görme Ömrümden çaldığın günleri görme Beni de görmeden gidebilirsin Demek ben suçluyum bir tek sen haklı Ben zalim bir düşman sense zavallı En güzeli alıp beni asmalı Beni affetmedin affetmiyceksin Zorlama kendini veda etmeye Zorlama gözünden yaşlar dökmeye Mecbur değilsin birşey demeye Hiç bir şey demeden gidebilirsin.. Seninde gözlerin ıslanır bir gün Hele bir ümidin kırılsın da gör Ne yaşama arzun ne aşkın kalır Kurduğun hayaller yıkılsın da gör Dumansız bir yangın başlar Amansız bir deprem kopar Yıkılır kalırsın bir dağ olsan da Hele bir sevdiğin terketsin de gör Bu koca dünyayı yakasın gelir Eski resimleri yırtasın gelir Bütün aynaları kırasın gelir Sırtına bir hançer vurulsun da gör Adımın önünde adın yazılı Resmimin yanında resmin basılı Sabrım sabıkalı, sevdam azılı Hasretin kanıma girdi girecek Hangi mahkum çekmiş böyle işkence Asmalı mı dersin bu kalbi sence Ne gündüzüm gündüz ne gecem gece Sensizlik kanıma girdi girecek Aldığım her nefes sana yazılı Korkarım ki sensiz ömrüm sayılı Yüreğim tutuklu gönlüm cezalı Hasretin kanıma girdi girecek. Sevmeyi bilemedin Sevilmeye hakkın yok Gün sayıp beklemedin Özlenmeye hakkın yok! Sevdamla coşmadın ki Dağ deniz aşmadın ki Umutla koşmadın ki Kavuşmaya hakkın yok! Aşk nedir bilmedin ki Sevildin sevmedin ki Mutluluk vermedin ki Mutluluğa hakkın yok! Hani bazı günler küsmüyor musun İçimden dünyayı yıkmak geliyor Duvarlar misali susmuyor musun İçimden dünyayı yakmak geliyor Dünyalar bir yanda aşkım bir yanda Zaman kısalıyor senin yanında Geç kaldım gidelim dediğin anda İçimden saati kırmak geliyor Unutulmaz anları vardır hayatın Islak kirpiklere takılıp kalan Zamana meydan okuyan Biz de öylesine yaşadık seninle Öylesine sevdik Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda Beni sensizliğe nikahladılar Yenildim duygularıma Yenildim gururuma ağlayamadım Şimdi sanadır bu ağlayışım Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin Gelip gelip özlemin doluyor içime Yokluğunda şair kesildi gönlüm Oysa nelere katlandı bu gönül Ne acılarla halay çekti bu yürek Ne ihanetlere gülüp-geçti bu gözler Bir yokluğuna alışamadım Bir de sensiz bu akşamlara Unutamam demiştin giderken bana Ben de unutamadım Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor Gözlerine başka gözler gülüyor Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın Bitmedi bitmeyecek bu şarkım Nerede olursan ol Kiminle olursan ol Yanındayken bile özlerdim seni Şimdi içimde bir başka yangın Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın Ölmek kaderde var biliyorum Herşeyin sonu yakın Ama sen de bil ki Yağmurlarca sevdim seni Yağmurlarca sana yandım Hatırla derya gözlüm HATIRLA AŞKIM.. Seninle zamanların en ölmezini yaşamıştık En büyük çemberini çizmiştik mutluluğun En geniş açılarına aşkı taşımıştık beraberce Hatırlar mısın? Yağmurlar yağdırmıştık en kurak mevsimlerde Boy boy umutlar yeşertmiştik içimizde O ne özlemlerdi gizlediğimiz Ey sevgili nerdesin? Sen bensiz ben sensiz az mı ağladık Az mı kaçtık gölgesinden ayrılığın? Tanrıya kaç geceler avuç açtık Hatırlar mısın? Bulut gibi gözlerin Ha yağdı ha yağacak Kurşun gibi sözlerin Ha vurdu ha vuracak Öyle gelme üstüme Dağlar çökmüş içime Baksana şu kalbime Ha durdu ha duracak En iyi dostumdur yabancım değil Bu yalnızlık benim ikiz kardeşim En acı gerçeğim yalancım değil Bu ayrılık benim ikiz kardeşim... Yüreğinin çöllerine, Nehir oldum inanmadın. Saçlarının tellerine, Esir oldum inanmadın. İnanmadın ne yapayım, Sensizlikmiş senden payım. Sevdim seni inanmadın. Sen kavgamın tek galibi, Sen gönlümün tek sahibi. Sana uysal çocuk gibi, Teslim oldum inanmadın. İnanmadın ne yapayım, Sensizlikmiş senden payım. Sevdim seni inanmadın. Yere serdim onurumu, Hiçe saydım gururumu. Kucakladım umudumu, Koştum sana inanmadın. Yasak koydum şu gönlüme, Ne geçti ki ah elime. Bağlanmak mı ne kelime, Öldüm sana inanmadın. Artık gidebilirsin gideceğin yere Sana kal diyemem son ümit senden olsun Senden olsun son pişmanlık Bil ki hayır diyemem.. Her masal gibi bitti bugün O kısacık mutluluğumuz Belki yalandı Belki yalan gibi bir şey Seninle mesut oluşumuz Şimdi ellerini görüyorum boşlukta çaresiz Gözlerini görüyorum en acı hüzünlerle dolu Oysa Ne kadar yalvarsan da Ne kadar ağlasan da Artık evet diyemem İnsanlar kendi çizer kaderlerini Seni affedemem... |
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to uMiT For This Useful Post: | _tuba_ (11-21-2006), __ElegancE__ (11-21-2006) |
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıtlar | Son Mesaj |
| ..::[ DeV ARşiV ]::.. SeVGi & AŞK MeSajLaRı..........!!!!!!! | Kayıp Ruh.. | Aşıklar Cafe | 35 | 09-04-2008 16:01 |
| Aşk yürek yakar, Can acıtır... | ReDD | Aşıklar Cafe | 7 | 05-12-2008 01:07 |
| ünlü düşünürlerin aşk için söyledikleri sözler | Dr_PysCho | Gereksiz Mesajlar | 2 | 04-19-2007 22:09 |
| ===>Aşk ve Sevgi<=== (hEpsi içindE acıKlamaLı) | uMiT | Aşk ve Sevgi | 0 | 11-20-2006 10:54 |
| Sevgi Agacı | rapdioksit | Hayata Dair.. | 0 | 08-05-2006 15:10 |