Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi > Şiir

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 01-08-2008, 15:45   #31 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan







Kara tren getirmişti beni sana
Yıllar öncesi,
Elimde eski bir valiz
Sırtımda ters çevrilmiş
Bir takım elbise.
Kadıköy vapuruna bindiğimde
Küçük dilimi yutacaktım
Nerdeyse.
Yemyeşil gerdanlık gibi önümde
Uzanıyordu boğaz,
Sana kaptırmıştım gönlümü İstanbul
Yüreğim, sana sevdalıydı o yaz.
Yeşilyurt,
Gözde mekanlardandı bir zaman
Ataköyde, Floryada geçen günler
Bilseniz,
Ne yamandı, ne yaman.
Kumkapı denince akla
Çamur Şevket gelirdi,
Dost meclisleri kurulur
Şarkılar söylenirdi.
Beyazıt Kulesinden
Camiler, minareler
Külliyeler görünürdü,
Hey! .. üniversitelim hey! ..
Kitaplar koltukta
Yenikapı’ya,
Yakamoz’a yürünürdü.
Beyoğlu, Beyoğlu’ydu eskiden
Ütüsüz pantalonla
Boyasız iskarpinle
Kravatsız,
Beyoğlu’na çıkamazdık,
Şöyle gömlek düğmelerini
Sereserpe açıp,
Caka bile satamazdık.
Bir ahuya takılırdı gönül
Bebek’te,
Sürüklenirdi peşinden
Dalga dalga,
Ne hal kalırdı kolda
Ne de derman kürekte.
Kanlıca’nın şekerli yoğurdunu
Yemezsek hiç olmazdı,
Sevda Tepesi’nde
Sevdalı yüreklerde açan gül
Çamlıca’ya iner çıkar solmazdı.
Moda’dan Erenköy’e yürümek
Uzun zaman alırdı,
Ama her seferinde yüreğim
Bağdat Caddesi’nde kalırdı.
Bir Levent çiçek kokardı
Buram buram,
Orada yaşamak
Ayrı bir kavramdı
Ayrı bir kavram.
Gece boyu hiç susmazdı
Arnavutköy’ün neyleri,
Beni çağırırdı uzaktan
Emirgan’ın laleleri, gülleri.
Hey! İstanbul hey!
Hani nerde yedi tepen
Fatih, Eyüp
Sultanahmet, desen desen,
Seher yeli gibi göğsümde esen.
Asırlara ışık tutan,
Ömürlere ömür katan İstanbul.
Seni tam anlatacak kelimeler
Henüz lügatlarda yok,
Seni çok seviyorum İstanbul
Çok seviyorum! .. çok! .. çok! ..


Akif Uğur


Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 01-08-2008, 15:56   #32 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan




istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
önce hafiften bir rüzgar esiyor
yavaş yavaş sallanıyor
yapraklar;ağaçlarda
uzaklarda çok uzaklarda
sucuların hiç durmayan çıngırakları
istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı

istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
kuşlar geçiyor derken
yükseklerden,sürü sürü,çığlık çığlık
ağlar çekiliyor dalyanlarda
bir kadının suya değiyor ayakları
istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı

istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
serin serin kapalı çarşı
cıvıl cıvıl mahmutpaşa
güvercin dolu avlular
çekiç sesleri geliyor doklardan
güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı

istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
başında eski alemlerin sarhoşluğu
loş kayıkhaneleriyle bir yalı
dinmiş lodosların uğultusu içinde
istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı

istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
bir yosma geçiyor kaldırımdan
küfürler,şarkılar,türküler,laf atmalar
bir şey düşüyor elinden yere
bir gül olmalı
istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı

istanbulu dinliyorum gözlerim kapalı
bir kuş çırpınıyor eteklerinde
alnın sıcak mı değil mi biliyorum
dudakların ıslak mı değil mi biliyorum
beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arasından
kalbinin vuruşundan anlıyorum
istanbulu dinliyorum
Orhan Veli Kanık
Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-08-2008, 16:02   #33 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan




Güneş gibi doğdun yedi tepeye,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.
Adını duyurdun her bir cepheye,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Bin dörtyüz elli üç'te çağ atlattın,
Sultan Mehmet Han'la topu patlattın,
Bir anda Bizans'ı tarihe kattın,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Süleymaniye'nin gök kubbesiyle,
Boğazda çınlayan martı sesiyle,
Sevdayı haykıran Kız Kulesiyle,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Topkapı Sarayı, Ayasofyası,
Yerebatan ile Mısır Çarşısı,
Kapalı Çarşıdır çarşılar hası,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Altın boynuz Haliç çok caka satar,
Beyoğlu'nda nice sırların yatar,
Hisarlar rengine güzellik katar,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Taksim, Eminönü, Sultan Ahmeti,
Eyüp Sultan'dır bir kültür serveti,
Boğazda yaşamak mümkün cenneti,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Sulukule'deki hoş şatafatı,
Kimse yaşayamaz bu saltanatı,
Sensin tarihin tek şahlanan atı,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Heybeli Adayla, Kınalı Ada,
Üsküdar'ın sesi çıktı sonra da,
Bulunmaz bir eşin senin dünyada,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.

Galata Kulesi çakar selamı,
Çamlıca tepesi eder kelamı,
Hayran bırakarak dünya alemi,
Asırlarca tarih yazdın İstanbul.



Abbas Yurt

Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-08-2008, 16:08   #34 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan




Seni Seviyorum İstanbul...

İstanbul u çok seviyorum
yanımda sen olduğunda
İstanbul u çok seviyorum
gemilerinde aşklar kandilleri alevli...
ah İstanbul
gözlerine perde inmiş
İstanbul, İstanbul olalı görmedi böyle sevgili
elimde elleri. kenetlenmişiz
koşturuyoruz
Kadıköy Beşiktaş
burnumun dibinde çarpışan insanlar
dondurma almıştık
hediyemde vardı
gerdanına beyaz altından kolye
şöyle parada ucuz gönül den pahalı
gözlerin boyalı İstanbul yaldızlı
sahi
Kadıköy de boyacılar
aldattılar beni söyleyemedim sana
ellerin terlemiş
sokaklara kokumuz sinmiş
kitapçılar çarşısında izler.
sırf göz göze gelmemek için sıraladığım kelimeler
nasıl olduysa
durdum
durdun
sustu
sustu her yan
dudaklarından öpüverdim...
birincisinde tamamda
ikincisinde yine
sus/tu her yan
İstanbul o an misafirdi dudaklarımda
elveda kelebek...

seni özledim
seni çok özledim.....



Zeki Arlan


Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-08-2008, 16:11   #35 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan



Gülistan, bul kokuyu! İstanbul gülümsesin
ne kadar solsa rengin bülbüle kırmızısın
heybesi gül tohumu münzevî âşık benim
sen şehrengiz güzeli, sen şâirân kızısın
elim var ellerinde, fermansız şehzâdenim
Gül İstanbul kokulu, gülüm İstanbul sesin


Üsküdar’da her yangın utanır yağmurundan
Beyoğlu’nda temâşâ, Ayasofya’da mâtem
şafak Dolmabahçe’de öpüyor İslâmbol’u
Bâbıâlî kederli, sahaflarda bin elem
sorsak söyler mi deniz: nerde Hüdâyî Yolu
Üsküdar da utanır her yangın yağmurundan


Leylâ’sını arayan kalbim/de İstanbul’dur
kaç nağmeye sarılsam dilimde kalan hüzzâm
üzülmem, dervişinim, köşe bucak benimsin
tanıksın yüreğime, hoşgörün ne muazzâm
ister adını duysun, ister kıyında gezsin
Leylâ, aranan aşkın kalbinde İstanbul’dur


İstanbul kalabalık, ne çok sevdâ her şeye
renklenir yedi tepe, yedi gök efsânesi
duygular mı mültecî zindanda ve sarayda
iki denize mahrem, ağlayan Kız Kulesi
gök/yüzünde ilkbahar, yaz sonbahar, kış şeydâ
İstanbul ne çok sevdâ kalabalık her şeye


Sularda secde eden elleridir Sinan’ın
âşiyân kubbelerde kandillerin şavkı var
dökülsün çeşmelerden gözyaşları Çınar’ın
kehribâr tesbih gibi çekilsin leyl ü nehâr
çağırın minareler, sonsuza dek çağırın
Sular da elleridir secde eden Sinan’ın


Türbeler, siz söyleyin tutar gibi elimden
hû çekmez mi serviler kabristan ağlar diye
kaç güvercine mesken avlular ve cumbalar
beş vakit, çocuk gibi gülen Süleymâniye
Topkapı kaç geline çeyiz sandığı saklar
Tutar gibi söyleyin bu türbesiz el’imden


Âh! gizli ve âşikâr, tenhâ sokaklarından
Haliç’e inmek için sıralanan odalar
çocuğunum kaybolan, hayalleri yaramaz
martı mı, kırlangıç mı, kuğu mudur adalar
iskelede kalınca hangi vapur yas tutmaz
Âh! tenhâ ve âşikâr, gizli sokaklarından


Neyleyim, kır kalemi, sessizliğin de şâir
prülerin yetmiyor vuslata kadîm şehir
iki sevgili gibi her yakanda bir hüzün
kimine şerbet oldun, kimine dâr ve zehir
haritaya sığmayan manzaralar/da yüzün
Neyleyim sensizliği, kırsın kalemi şâir


Boğaz/da gezgin gibi akşamlayan gölgeler
sırrını keşfediyor Çamlıca’da güneşin
mecalsiz erguvanlar söylenmemiş şarkıdır
mehtaplı gecelerdir masal eğlencelerin
yoksa sabahladığım kuşlarla rıhtım mıdır
Boğaz’da akşamlayan gezgin gibi gölgeler


Ulubatlı gözlüyor surlardan bakan tarih
Eyüpsultân’da hâlâ Akşemseddîn duâsı
düşleriyle Fatih’in kapanan eski zaman
ey yirmi bir yaşımın hiç bitmeyen hülyâsı
İstanbul, Dersaâdet, Konstantin ve Âsitân
Ulubatlı surlarda gözlerden akan tarih


Lâledân bildim seni, sen yine gülistan bul
ayrılık bahçesinde bülbül gibi ağla/yan
fetih müjdeli diye gül/süz adın bak yarım
muammâ yalnızlığı talihime bağla/yan
yazmak bana mı düştü, nakkaş mı parmaklarım
Lâleden bildim seni, yine de gül İstanbul

Mehmet Şamil Baş

Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-08-2008, 16:14   #36 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan





İstanbul; Ömrüm Benim!

Karşımda boğaz, çift gerdanlı İstanbul!
Hayrandır ona Cihan, onsuz hayat zûl!
Çık,salın Beylerbeyi'nde huzuru bul,
Bol susamlı simidinle seyre koyul.

Gülle bezenir Çamlıca’da şarkılar,
Beykoz’da, bereket fışkırırdı pınar,
Tarihin nal sesleri Haliç’te çınlar,
Kanlıca’da boy vermiş ey koca çınar!

Şeref ve tarih Topkapı’da dikilir,
Vâkûrdur Kadıköy, tahtında oturur,
Gülhane şiirdir, sümbüller yetirir,
Adalardan gemiler selam getirir.

Efil efildir, Hisar’dan esen rûzgâr,
Salacak neşeli, dalgalı Üsküdar,
Çemberli mağrur, Sirkeci’de umut var,
Şiârım sevgi, yüreğim İstanbul kadar.



Fatih Aydın


Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 15:50   #37 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan



Sana, sadece sana İstanbul kadın
Ellerime en güzel çiçekleri alıp
Bütün kendimi getireceğim sana
Bekle beni Çengelköy sahilinle
Ne varsa bende senden
Ne eksikse sende benden
Sırtımda şiirlerimle geleceğim

Üsküdar bakışlarını bana sakla
Bir yağmur damlasında belki
Belki bir yaz meltemiyle
Haydarpaşa'ya atıp demirlerimi
Hicazkar gezinen bir tanburdan
Ama bütün kendimle geleceğim
Sana, sadece sana İstanbul kadın
Yedeğimde şarkılarımla geleceğim

Sultanahmettir ellerinin kokusu
İstiklal'de bir küçücük çocuk
Gözlerinden okunur korkusu
Hanidir biriktirdiğim yalnızlıklarımla
Sana, sadece sana İstanbul kadın
Kendimi bozdurmaya geleceğim

Açıl bana İstanbul kadın,
En ücra sokaklarında
Keman çalan delilerine varana
Işıklı bulvarlarına dök gözlerimi
Üç meczup sarhoşa beni anlat
Haliç gözlerinle ruhumda yankılan
Sana, sadece sana İstanbul kadın
Cebimde sakıncalarımla geleceğim

Ne kadar yanımdaysan şimdi
O kadar uzağından geleceğim
Söyle Eyüp bakışlı İstanbul kadın
Bana Kalamış'tan bir şarkı söyle
Saklayıp tüm zehirli sözlerini
Beyoğlu endamını sal üzerime
Her ağlayışımda daha çoğalıp
Sana, sadece sana İstanbul kadın
Arkamda yasaklarımla geleceğim...

Hakan Köse

Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 15:52   #38 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan




alabalıklarını simledin içime
hüznüme nakış
tarihi dokuyorum
büyük kıtaların yalnızlıklarına
göremiyorum ya seni her sabah
sularının boşluğu etimde yara

uzat karlı başını
asi ruhum ölmeden
yarın konuşamayız bugünü
gurbetin ömrü uzun
yaşam çok kısa

sessiz bekleyişlerin
parmaklarıma bıraktığı sarıda
alnıma bak/
akrep girmiş kaşlarımın arasına
yelkovan yazgılı resimler çiziyor
tut mavilerimi iki ucundan
sil eskimiş teknenin suskunluğunu
dilim hovardadır
kıvrımlarında gezinir kaygan
çürütme ışığın aktığı çubuğu
yağmur damlasını kırka yaran
herhangi bir şeydir anlattığım
ya da unutulmadık bir an

Munzur... Fırat... Istanbul
Marmara... belki Akdeniz

yüreğimden çikabilseniz
adım adım yukarı
güneş kendi ağlarında tutsak
tuzsuzdur sanki yaz geceleri

kolay olmasa gerek
bir kaç kırık aynanın içinde
'pulsuz dilekçe' gibi durmak
kendimi gönderebilsem sana
ayaklarım benden uzaktalar
bir yanım terliyor koşmaktan
bir yanımı felç ediyor
karşı koyduğum her rüzgar...

-ahh... annemin kenger ciğneyişindeki o sesler-

Aynur Dursun

Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 15:54   #39 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan


Adımlarla ilerlerken, kentlerin kaybolmuşuna,
İstanbul yakılır ayaklarıma,
Tozlu romanlardan çıkmışçasına.
Bir taraftan Kızkulesi'ne aşık olurum,
Galata Kulesi kadar sevdalı ölürüm.
Boğazından türküler seslenir,
Salacak'ta, bir banka satarım ruhumu,
Ruhum denizinden beslenir.
Parçalarım elimdeki buğulu simidi,
Havadan martı sesleri yükselir.
Sabah Eyüp'ünden hüzünlü bir ezan,
Yeni Cami'de güvercinlerin kanadına takılsam,
En mavisini göstersen Topkapı'dan gerdanının,
Kadıköy'de parfümlere karışsa büyülü tadın,
Beyoğlu'nda, gözleri gizemli bir kadın,
Alıp götürsen beni dokunulmamış yerlerine,
Gözlerinin içine bakarak yürüsem Beylerbeyi'ne
Oturup, bir ağaç gölgesinden,
İzlesem seni, ömrüm yerine.
Kuşların cıvıldasa şen şakrak.
Buluttan bir aydınlık sanki Üsküdar'ı yırtacak,
Ah bir gülsen yer yerinden oynayacak.
Haliçteki oltalar belki Boğazı tutacak,
Üzerindeki sandallar umtlara tutsak.
Sema bile, bir başka mavi senin üzerinde.
Çelikten köprüler takılır birden gözüme.
Nisan yağmurlarıyla, İstanbul vurur yüzüme,
Edalı bib kız gibi süzülür,
Dokunmayı kaldıramaz yüreğim,
İstanbul, benim gizli sevdiğim.
Sahilinde buram buram balıkçıların kokar.
Kışın ortasında, çıplak ayaklı çocukların,
Senin denizine koşar.
Anlatamam bir türlü sana olan sevgimi,
Sahil yolların, önüme çıkar.
İstanbul benim, gizli sevdiğim,
Sana olan sevdamı, anlatmaya yetmez yüreğim..!

Mustafa Arıcı


Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 15:56   #40 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,571
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan





Üsküdar’da rıhtımda
Yalnız bir ben ve İstanbul
Sevdam senin kollarında
Koca şehir, onu ara ve bul
Bir vapur Eminönü’ne doğru
Ağır ve vakur yola koyulur
Onun kokusu buram buram
Bütün rıhtımda duyulur

Üsküdar’da rıhtımda
Yalnız bir ben ve İstanbul
Hafiften yağmur çiseler
Ben sevda da asi bir kul
Zülüfleri büklüm büklüm
Omuzlarıma dokunur
Yalnız kalmak çok zor
Kaçsam da yokluğu beni bulur

Üsküdar’da rıhtımda
Yalnız bir ben ve İstanbul
Dalgaların deli deli
Bir o yana bir bu yana
Uzaklara sürer gemileri
Çok uzak değil daha dün
Ellerimdeydi elleri
Şimdi boş banklara tutunur

Üsküdar’da rıhtımda
Yalnız bir ben ve İstanbul
Bir ağlamadır martıların çığlıkları
İçinde kaybolur aşıkların ağıtları
Seven gönüller bu ayrılıkları
Neden hep senin bağrında bulur
Neden hep senin ellerin
Sevdaların acı sonu olur

Üsküdar’da rıhtımda
Yalnız bir ben ve İstanbul
Ellerimde son mektubu
Bir türlü bitmez, oku, dur
Gözlerimden birkaç damla
Kirpiklerime dokunur
Koca şehir, onu ara ve bul
Ben bir sevda yalnızı
Sen sevdamı çalan koca İstanbul

Tuncer Uğursal


Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Etiketler
trouble


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 09:15.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory