Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi > Şiir

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-29-2008, 20:21   #961 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan Sakın dokunma göz yaşlarıma




Sakın dokunma göz yaşlarıma !
Silmek istemiyorum. Giderken, ardından senli izler kalsın soluk benzimde…dudaklarıma değsin göz yaşlarım hiç durmasın, teninin tuzu gibi yaksın…yaktıkça seni içeyim…
Akıyorsun ruhumun acıyan yanından …hani canıma candın, ahlar çekerdik hep karşılıklı sözlerimizde, bakarken birbirimize vuslatı içerdi gözlerimiz hasretle… seni şimdiden çok özledim biliyor musun ?
Neden eziyet eder sevenler birbirlerine anlamam ki manasız sebeplerden…asalak, aç ruhlar dolaşırken etrafta, ben çelikten zırhımı kuşanan asker edasıyla yürürüm yolumda, sen bilmezsin...
‘‘Sevmek yürek ister’’demiştin.Yüreğimi sana vermişken şimdi nasıl severim seni, bende olmayan yürekle.İstemiyorum, sende kalsın ki seni ne kadar özlediğimi, ne kadar sevdiğimi söylesin anbean…
Senli düşünceleri doldurup cebime sokaklarda dolaştım avare, biçare… bir kedi ve köpek çıktı aniden karşıma, ilk defa korktum köpekten, oysa korkmazdım, fark etmeden ne çok sen olmuşum meğerse…
Senden sonra, kahve içmeyi unuttum tıpkı hüzünlerim gibi…
Bilirsin şekeri hiç sevmem ama senin için çayıma iki şeker attım bugün.Yudumlarken gözümden bir damla düştü de tadına zehir karıştı aşkımın, oysa çayı da pek sevmezdim ya seninle keyfine varmıştım içmenin… şimdi vazgeçilmezim oldu tıpkı sen gibi…
Gün boyunca hep kuytulara gizlendim, gizledim hayattan kendimi…
(Güneş ve gece ; birbirine kavuşamaz, hiçbir kitap yazmaz bunu.)
Sen güneştin, bense geceyken gündüze dönmüştüm.
Şimdi sevginle (son tanem) kendime dönüyorum, yakan ayazlarıma…karanlığıma…
Uyanırsan vakitsiz, yakma ışıkları, seyret, yıldızlarca ve sessizce öpeceğim, saracağım bedenini taki güneş doğana kadar…





alıntı

_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 20:22   #962 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan Seni unutmak için her şeyi denedim olmadı

Sadece seni düşündüm dün gece. Deniz gözlerin geldi aklıma “o” uğruna dünyayı yaktığım yalancı gözlerin. Pişmanlıklar denizinde çırpınıp dururken düşlerim,yıkıntılar arasında buldum sevdayı.



En masum duyguydu giderken yüreğine ektiğim gözyaşlarım. Bu masalda başaramamıştık mutlu olmayı. Bir kahraman olamamıştım aslında,ne ben sevdiği uğruna bir ejderha vurmayı göze alabilmiştim ne sen kabul etmiştin kalbimde yaşayan prenses olmayı. Hep bir kargaşanın içince büyütmüştük içimizdeki çocuğu ve ona bile sahip çıkamamıştık.
Bir mahkum sevdaydı içimizde yaşayan ve bizi her gece yargılayan.
Kurak topraklar gibi susarken birbirimize nedense hep başka bedenlerde aşk aradık defalarca. Anlamsızca sorunlar içinde yasaklar koymaktan başka hiç bir şey bağışlamadın ellerimize. Dualar bile titrerken dudaklarımızda ayrılığımıza en büyük etkendi zamansız söz verişler. Bir kalp içersin de buğulu camlara ismimizi yazmak marifet sandık her yağmur yağdığında. Güneş çıktığında dağların eteklerinde vuran gök kuşağının renklerine kaptırdık saçlarımızın siyah iklimlerini



Seni unutmak için her şeyi denedim olmadı. Takvim yapraklarını her koparışımda kan damlıyordu yüreğimden. Şimdi tozlu raflarda kalan resimlerini yakıyorum. Ellerim is kokuyor gözlerim keder.
Fırtınaları dindirdim denizlerimde. Yüreğine iyi bak sevgilim. Şimdi sensiz ölmenin tam zamanı.



alıntı
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:12   #963 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan

Bir umut vardi eskimis, yipranmis kalbimde. Sensizliginle beraber bir umut tasiyorum kalbimde. Nasil bir kalp tasiyorum ki yalnizligima da seninle olan beraberligime de yer var.

Bir aşk taşiyorum kalbimde. Ne rengi belli, ne de zamani. Peki askin zamani var miydi. Ben hiç bilmedim. Ben hiç zamanina sevmedim. Aski yasamadim zamanla... Zaman sadece yasamimdan calan bir kavram benim için...

Bir zaman vardi, baslangici belli ama bitisini bilemeyecegim.
Bir zaman vardi, seninle baslayan ama bir turlu bitisini bulamadigim.
Bir zaman var, ne zaman ki göçerim bu diyardan o zaman biter....
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:13   #964 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan

Yüregine ufacik mutlulukla isitmaya geldim...Gönül gözümle son kez sana bakmaya...Görünenler hos bir o kadar da bos olsada...Farkindayim delilikti bu yaptigim...Ama zayii satirlardaydi yazdiklarim...Gizliydi hersey ama acikti,bir o bir ben vardim...Satirlar kapanmis üstümüze...Sinsi köselerde kacamakti yazdiklarim...
Evet gönül seni senden calana aktaramadim ama paylasabildim sonunda bu derdi...Kusur mu yaptigim?...O zaman bu kusurla dile getirecegim askimi...Icimde dinmek bilmeyen fitinalarda girdaplari enine boyuna yazacagim belki böylece diner...Dinmesede kalbimde dökülen gözyaslarini önce avucuma toplayip sonrada kagida aktaracagim...
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:14   #965 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan

bazen içine attıkları kemiriyor insanı.
ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın.
yoksa gecenin bir yarısı öyle bir sızlatır ki içini dünya başına döner.

yine hüzün uğradı geceye.
sabah gittikçe uzaklaşıyor benden. o da sevmiyor beni herkes gibi.
yalnızlık ağızda çoğalan tatsız lokma, ne yutabiliyorum ne de atabiliyorum.

adı hasret, sızısı sonsuz, yatağım onsuz...
titrek bir iç çekişi hakim bedenime, onsuz olmayacak biliyorum.
duvarlar üzerime geliyor, daralıyor ruhum. Ecel gelse eğeceğim boynumu önüne bir koyun gibi.
gözlerimi kapatmak geçiyor içimden sonsuz bir uykuya, uyumak , uyumak... ve bir daha uyanmamak...
ne güzel bir vuslat demi ölüm denen meçhul son.
ama biliyorum ki her iki dünyada da olmayacak yanımda.

hey gidi hırçın rüzgar neden bu kadar acımasızca vuruyorsun pencereme. sen de mi intikam alıyorsun benden aklınca.
oysa benim gözlerim sende değil, hep aralık bıraktıgım kapımda.
o gelecek, gıcırdatarak silecek ölüm sessizliğini odamdan.

çek git şimdi , dövünme deli deli, insafsızca vurma kendini oradan oraya. yalnızlığımı da al git buralardan...

gizli bir mektup sıkıştrayım cebine. git onun kapısını döv usulca. gözyaşlarımı gotür. o yağmuru çok sever bilirim. penceresinden sız içeri. bir su gibi avuçlasın beni , ellerinden kalbine sızayım ...

....

yatağım onsuz , gece sonsuz...
silahım kurşunsuz,
sobam odunsuz...


git rüzgar, al gel onu...

onsuz ellerim buz...
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:16   #966 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan Yoksulsan Aşkta Yeniksin Savaşta

Kaybetme korkusu mu acaba hep bu hazin sonları hazırlayan? Kaybetme düşüncesi mi çağırıyor bu kederli ayrılıkları? Hani diyorum ki acaba inansaydık ikimiz de bu aşkın gücüne, bitmeyeceğine dair inandırabilseydik kendimizi, acaba farklı mı olurdu? Çarpışan iki kocaman yalnızlıktan bir bütünlük doğar mıydı ki? İkimiz de korkaktık düşüncelerimizin gücü önünde. Bu yüzden ben kaçarken senden, sen vazgeçtin kovalamanın zahmetinden…

Kaçtım yalnızlığıma! Her zamanki kalabalıklar içindeki yalnızlığımın aksine, bu kez gerçekten yapayalnızım. Hiçbir ses, hiçbir soluk yok etrafımda. Çisil çisil yağmur damlaları var sadece içime yağan. Birkaç kuş cıvıldıyor, “biz yalnız değiliz” diye bana nispet yaparcasına… Niye yazıyorum ki şimdi bunları sana? Geceler bize ait biliyorum .Ama günışığı ve günü paylaşmak yasak bize.Güneş kaplamasa da göğü, saklı hala bulutların arasında. Ay ise soluk bir çizgi olarak bile yok gökyüzünde. İçmeye de yanlış zamanda başladım. İki şişeyi birden koydum önüme, biri öküzgözü boğazkere, diğerinin etiketine ise bakmadım bile. Karanlığı beklemeyeceğim yazmak için bugün. Karanlık tüm gerçekliğiyle içimde...

Neden sen? Bunca acıyı içime salacağını bile bile, niye kattım ki seni içime? Hüzne bağımlı mıyım acaba ben? Kendimi bildim bileli tuhaf bir şekilde, her mutluluğun içinde bir parça keder ararım. Hanım hanımcık bir kız olamadım ben mesela. Kızlar uslu uslu bebekleriyle oynamalıydı. Ben ağaç tepelerinden inmezdim. Ellerim, dizlerim hep paramparçaydı. Hep mordu bir yerlerim. Tenimin beyazlığına inat nedense hep simsiyahtı yüzüm. Erkeklerle oynamayı severdim. Koşmak isterdim, sevmezdim yürümeyi. Tüm çocuklar “evli evine, köylü köyüne” diye evlerine dağılırken, evi ve köyü olmayan bir çocuk olmak isterdim ben. Gizemi neydi gecenin ki, tüm çocukları eve hapsediyordu? O merakım mıdır acaba bugün gecelerimi hep sokaklarda geçirme isteğimin sebebi? Hala doymadım geceye, hala merakım ayın emsalsiz ışığına. Ay burcuyum deyip geçebilir miyim ki acaba? Bir yanımı köstebek gibi oyan bu merak ve coşku mu kattı acaba seni bana?

Üzerime sana ilk geldiğim gün giydiğim o elbiseyi giyip, aynı yere gitmek için delice bir arzu duyuyorum. O elbiseyi giyebilirim çünkü hala dolabımda, oraya da gidebilirim çünkü hala duruyor yerli yerinde. Ama beni bekleyen sen olmadan bir anlamı olur mu ki bu gidişin? Amaçları olmalı değil mi tüm gidişlerin? Sonu olmalı yolların. Bekleyenleri olmalı kavuşmak için yola çıkanların. Oysa bunların hiç birinin olmayacağı bir yolculuk benim bahsettiğim. Sen, artık dönüşü olmayan bir yerdesin. Cesaretimi ve özgürlüğümü koysam da sırt çantama, taşımamın anlamı olmaz artık. Gerçeği takıp koluma, yürüyemem hayal yolunda. Süslü soytarılarla dolu etrafım.

Ah neden sevilmeye böylesi açım ki ben? Sevildiğim bir yuvada büyümenin getirdiği bir alışkanlık mı? Şımarıklık mı yoksa? Hep bir ten mi olmalı tenimde? Hep bir elin varlığını mı hissetmek zorundayım saçlarımda? Ama öyle olsa istediğim sen, illa sen olmazdın değil mi geçmişte kalan ama anılara gömemediğim adamım? Senin sırrın, senin farkın neydi? Niye böylesi vazgeçilmez oldun hayatımda? Binlerce kez sordum bu soruyu kendime. Yerine birilerini koymaya çalıştım nafile sevişlerle. Gelen hep gideni arattı. Her gelen senin boşluğunu daha da genişletti sanki. Sen iyice kazındın, onlar iyice silindi. Ne yaman bir çelişki bu sevdalım? Kaçmaya çalıştıkça senden ve sana dair hissettiklerimden; iyice yerleştin yüreğime sen…

İnsan en çok neden kaçıyorsa, asıl kavuşmak istediği odur! Bakma senden bir zamanlar deli gibi kaçtığıma. Kaçıyordum, çünkü en çok istediğim sendin. Korkularımdan kaçıyordum ben dolu dizgin. Sana önce sahip olup sonra sensiz kalma düşüncesi beni deliye döndürdüğü içindi birbirine dolanan ayaklarımın telaşı. Her neyi sevdiysem, korkutucu bir tutkuyla sevdim ben. Aşkla sınırlı sanma bu tutkumu. Sahip olmanın soylu arzusunu öğrendiğim ilk günden beri böyleyim ben. Merdivenlerle dolu bir arena yaşam. Atladığım her basamak beni çoğaltmalı, eksiltmemeli. İşte bu yüzdendi belki esir olmam korkularıma. Bir alt basamakta bırakmazdım, bırakamazdım seni…

Kaybetme korkusu mu acaba hep bu hazin sonları hazırlayan? Kaybetme düşüncesi mi çağırıyor bu kederli ayrılıkları? Hani diyorum ki acaba inansaydık ikimiz de bu aşkın gücüne, bitmeyeceğine dair inandırabilseydik kendimizi, acaba farklı mı olurdu? Çarpışan iki kocaman yalnızlıktan bir bütünlük doğar mıydı ki? İkimiz de korkaktık düşüncelerimizin gücü önünde. Bu yüzden ben kaçarken senden, sen vazgeçtin kovalamanın zahmetinden…

Cebimizdeki para, kapımızın önündeki araba ya da tapuların üzerindeki isimler. Bunlar mı gerçek zenginlik? Eğer yoksulsan aşkta, yeniksin bu savaşta. Bencillik çoğaltırken sahip olduklarının maddesel değerini, nasıl da eksiltiyor aşkta sevgide var olan hazineni? Çok mu yoksulduk ve hala yoksuluz sevgili? Burnu delik bir ayakkabı mı, yoksa parça parça olmuş bir kalp mi yokluğun, yoksulluğun göstergesi?

Yalnızlığıma kaçtığım bir gün daha ekledim aşk defterime. Usul usul uzaklaşıp kendimden, güne karışmaya çalışıyorum yeniden. Bir duman nasıl usulca uzaklaşırsa ateşin alev rengi çekiciliğinden, öylesi uzaklaşıyorum kendimden. Kaçarken yalnızlığıma seni bırakamadım sınırlarımın dışında…




alıntı
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:17   #967 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Kalp Yürek Sesi

Yasak(lı) hayallerin girdabında çoğalıyorum. İçimde çığ gibi büyüyen bir haykırış var: neredesin filizlenmiş gülüm? Bahar geldi, en çok sevdiğin mevsim… Açmayacak mısın?

Yalnız savaşların ortasında kaldım. Ölmüyorum ama sürünüyorum. Daha yardım etmeyecek misin?

“ İçimde seni yaşatıyorum… Savaşlarda kazanan yine sen ”

Ayrılıklar uyandırıyor sevginin yatağından değil mi? Kısa bir şaşkınlık partisi ısmarlıyorsun mutluluğuna, sonrası bilindik işte uzun süren bir hüzün yolculuğu… Ne kadar tuhaf hem de bu kadar severken. Gülüşün bende bilesin hatta ağlayışın bile.

…yürek sesi içten geliyor sevgilim! Anlatmam çok zor, anlatsam da benim tarifim felçli bir çocuk gibi yolda kalır. Masum yüzlü cennet bekçileriydi aslında ya… Neyse artık!

Bilirsin işte! Bazen aşkta kekemeleşiyor… Konuşamıyor; anlayacağın sadece susuyor. Her acıda biraz daha yakınlaştığım içindir ki- Allahıma sığınıyorum. Her an her yerde yanımda, yüreğimde… Yoksa bu kadar düşünmezdim yokluğunda yaşamayı; öldürürdüm kendimi, hangi uçurum da inan hiç fark etmez. Aykırı anlamlarda daralır/ yıkılırım/ kirpiklerimde aşkı ararım… Sevgilim, sen aşk değil miydin?

“ Yürek sesi her şeyi biliyor da… Çaresizliğinden susuyor”

Yüreğimde ne mahcupluklar eskittim, ne sensiz günlere isyan ettim ne de kadere kızdım. Yüreğim oyalanmışsa kime suçlusun diyebilirdim ki… Yapamazdım, zaten yine aynı yolun yolcusu olarak kalmayacak mıydım? Yalnızlığımı bırakmadım hiç! Kızsam da en çok yine ona, beni hiç yalnız bırakmadı ki… Yatağımın başucunda gözyaşlarımı silen yokluğundu! Başkası olamazdı; içimde sayısız hayalinle yaşarken; dinamitler patlasa ne olur ki- yüreğim oyalanmışken sen bilirsin beni Allahım çok mu geldim bu hayata, bir benim sevmem mi fazla geldi.

“ Gözlerinden mutluluk akıyordu da; sen bana bakmıyordun ki- sevgili!”

Haberin var mı, seni sevmiştim… Ve ben ilk defa cenneti gözlerinde karşılamıştım. Huzur, cennet demekmiş de cennettekiler hep bu yüzden huzuru ertelemişler. İçim acıyor desem, inanır mısın? Bedenim hayati faaliyetleri reddediyor desem, yüreğim senliğine biçare desem, gecelerce ağladım desem, çok mu yalancı olurdum. Sen söyle sevgili! Ben cenneti sende gördüğüm için huzuru sevdim. Yanılmadım inan hiç yorulmadım, sadece çok sevdim…

“ Dermanı yok bu aşkın… Çaresiz yine günbatımı hüzünleriyle, ağlayacağım…”

…daha neler neler ve kim bilir nerelerden gelecek hayatımın zindan gözyaşları… Bu sefer yüreğim dualarda: bir tek o mutlu olsun, herkesten daha fazla…


Emre Onbey
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:18   #968 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan Sensiz Olmuyormuş Son Nefesim

Her zaman imkansizlari istedigimi biliyorum. Biliyorum da yine de
vazgecemiyorum. Once hangisinden baslasam bilmiyorum. Sensizligimden
mi,
yalnizligimdan mi, yoksa bugulu gozlerimden mi?

Hep kolay gibi gelirdi yalnizlik, tatmamistim ki! Hep kolay gibi
gelirdi
unutmak, AsIk olmamistim ki! Oysa sen SON NEFESIM. Oysa sen oyle
acimasiz
ogrettin ki bunlari... Oysa sen oyle yalniz biraktin ki...


Once gozlerin gecti gozlerimden cigliklarla dolu o yolda. Sonra ellerin
gitti ellerimden bir saniyelik kisa bir zamanda. Sonra... Sonrasi yok,
sen
gittin iste. Ilk o gun kanadimin kirikligini hissettim ve o durmadan
kanayan korkunc yarayi. Nerde yikamali, nasil kurtulmali?...


Bir zamanlar beni cok sIk arardin SON NEFESIM. Sesimi duyunca
rahatladigini soylerdin. Sonra... Sonra birden sustun yeminli gibi.
Telefonum calmaz oldu. Bataryasi artik on gunde anca bitiyor. Su koca
kalabaligin icinde oyle yalniz, oyle SENSIZIM ki; hicbir kelime
anlatmaya
yetmiyor. Odam sensiz sessiz. Odam sensiz soguk. Odama gunes vurmuyor.
Odama huzun hakim. Odama kasvet...


Iste!... Imkansiz mi, al iste... Beni sevmen imkansiz. Seni sevdigim
gibi
sevmen, deli gibi ozlemen imkansiz iste...


Sensiz olmuyormus SON NEFESIM. Sensiz olmuyormus bu hayat. Sensiz
olmuyormus bu nefes. Anladim, ama biraz gec kaldim. Onceleri dedim ya,
onceleri bicak saplanmiyordu sirtima. Onceleri serseri kursunlar
mayalamiyordu gecelerimi. Onceleri oyleydi... Ve birde sonralari var ne
yazik ki...


Gozlerimde dans eden, ha akti ha akacak derken yagmur gibi inen yaslar
var
artik. Gozlerimde sen, gozlerimde kan, gozlerimde hasret... Yagmur
ormanlarini aratmiyor gozlerim. Gece cakan simsekler misali, sagnak
yagmur
gibi gozlerim...


Ve sen SON NEFESIM. Ve sen yine yoksun...



(alıntı)
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:19   #969 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan İstersen Dönme Artık

Duvarıma asılı boy boy afiş karanlığım, yatılı misafirim olmuş kırgınlığım ve sana bir bedel borcum varken uykuya geçilmiyor...

Süslü sevda sözcüklerinde değildi aşk, o üç harfin izdüşümüydü yüreğimizdeki. Çünkü büyük tufanlardan sonra herşey kendinden ibaret kalır. Bir meltem rüzgarına bile yenik düştün sen. Gözümde büyüttüğüm aşkın ardına seni öyle bir sakladım ki, sen kendini aşktan kudretli sandın.Ama aşktı asıl kudretli olan

Nasılsa her döndüğünde açılacaktı kapı.Aşkımın büyüklüğüne o kadar güvendin ki, asıl varlığını yani beni üzmekte hiç zorlanmadın. Her gidişinde dilenmedim, diledim. Hayalleri ve umudu böyle insafsız harcamamanı, beni acıtmamanı diledim. Sen boynumu büküp, anlamlı suskunluğumu acizlik sandın; oysa ben aşkımın yüceliğinden çıkarmıyordum sesimi...
Çok kez üzdün beni, hiçe saydın onurumu... İstersen artık dönme. Ardında bıraktığın saklı bir düş yok artık. Gözkapaklarına bir kez daha yenilmezlik bayrağını çek ve sakla yaralarını. Git ve bir daha dönme. Bırak bu sefer yarım kalalım ve hevesimiz kursağımızda ölelim. Daha fazla gururu ayaklar altına alma, bırak adın ne kadar temiz anılabilecekse o kadar temiz anayım.

Kaç bahar rüyam oldun, sensizlikte kaç volta attım, saymadım. Kolay bulunmayacak bir sevda sundum sana, bozuk para gibi harcadın. Sevdamı daha da eksiltmeden önce git ve bir daha dönme. Bir buselik hatırın kalsın acı kahvemde, bir bedel, bir terkediliş borcum olsun...

Üç beş hatıra işte, birkaç düş, aklına mıh gibi saplanmış bir isim ve bir telefon numarası. Sil hepsini, sil gitsin.

Sende git, bu yıkık hikaye bitsin. Senin için hiç zor olmadı, bu sefer benim için de zor değil. Ben gidiyorum, sende git ve istersen dönme...
Dağda mülteci, ovada ırgat, şehirde köle olurdum. Yeter ki beni benimce sevdiğini bilseydim...

Ben gidiyorum, sende git. Bir bedel, bir terkediliş borcum olsun. Yüreğimden yüreğine yok bile sitemim. Bence artık sende herkes gibisin...

Şimdi git!.. İstersen dönme artık !..




alıntı
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-10-2008, 21:20   #970 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Varsayılan Hasretinden Nefes Alamıyorum

Hasretinden nefes alamıyorum…Var gücümle kendimi balkona atışım kar etmiyor.Sanma yokluğuna ağlıyorum,bu nefes alamama, bu ölme hissi yakıyor canımı .Canım yandıkça doluyor gözlerim.

Nefes alamıyorum işte.Bunu ne sana ne bir başkasına anlatabiliyorum.Geçer diyor dostlar o şarkıdaki gibi daha öncekiler gibi bu da geçer.Oysa senden öncem yok benim.Yeni bir sayfa beyazlığına yazdım seni.Temize çeker gibi geçmişi.Senden öncesi yok…
Bunları düşündükçe nefes alışım daha da yavaşlıyor.Aşktan ölünmediğini biliyorum da hasret öldürür mü adamı hiç sormadım.Hasretten öldü yazılı mı hiçbir doktor raporunda ya da mezar taşında…

Geleceğin günlere az kaldı biliyorum.Çoğu gitti azı kaldı farkındayım kızma.Hayır çocuklukta değil bu.Yaklaştıkça gelişin geçmiyor sanki bu lanet olası zaman.Akreple yelkovan bön bön suratıma bakıyorlar.El ele dolaşan sevgililere bakamıyorum beni fark edip nanik yapacaklar gibi geliyor, galiba deliriyorum.Ne yapayım yani beni suçlama yokluğunu suçla…

Offf kurtulamıyorum,bir hastanenin rahat battı,ya da aşk acısı servisi varsa ona yatmalıyım.Gülme bir an önce gel ve kurtar beni…
Ne garip değil mi oysa eylül’ü sevmezdim.Bütün aşk öykülerinin hazin bitiş ayı.Yaprakların kaderinin düşmek olduğu ay.Sen gel söz eylül’ü seveceğim, bir yaprak gibi avuçlarına düşeceğim.ey-lül e çok var…Sensiz mutluluk kapı duvar…Haydi gel beni kurtar

Nefes alamıyorum,
Tükeniyorum
Hasretten ölür mü insan bilmiyorum


alıntı
_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 10:10.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207