![]() |
|
|
|
#511 (permalink) |
|
Nasıl Öderim Bugün yalan dünya, yarın ahiret Sen imdat etmezsen kime giderim. Bu borcun altından kalkmak marifet, Ben senin hakkını nasıl öderim? Sayende karıldı bu aşkın harcı Sabrınla örüldü kalesi burcu, Gözümde büyüyor bir şükran borcu, Ben senin hakkını nasıl öderim? Ne hata, ne özür, ne kusur gördün, Ne günah işlesem sen mazur gördün, Yıllardır ne rahat ne huzur gördün Ben senin hakkını nasıl öderim? Nasıl yaramazdım, nasıl haşarı, Bir gün evci idim, beş gün dışarı, Ödülsüz kalır mı bunca başarı, Ben senin hakkını nasıl öderim? Bana bahar verdin, kendin kışladın, Ben azar bekledim sen alkışladın, Ben ceza bekledim sen bağışladın, Ben senin hakkını nasıl öderim? Ne yalan söylesem sen gülüp geçtin, Ne günah işlesem sen silip geçtin, Ne kadar yenilsem sen galip seçtin, Ben senin hakkını nasıl öderim? Sen nöbet beklerken viranelerde, Ben efkar dağıttım meyhanelerde, Ömrüm de tükendi bahanelerle, Ben senin hakkını nasıl öderim? Ben senin hakkını nasıl öderim? Cemal Safi |
|
|
|
|
|
|
#512 (permalink) |
|
Gönül Nikahı İlk görüşte başlar, kalplerde telaş Çok erken kıyılır gönül nikahı Sevgiyi yudumlar, göz yavaş yavaş Bakarken kıyılır gönül nikahı... Beklenen karşına çıkar bir sabah, Belki yeşil gözlü, belki simsiyah, Daha ilk görüşte yürekten bir ah, Çekerken kıyılır gönül nikahı... Neler uydurursun gör daha neler Nice mazaretler, ne bahaneler Kederli gözlerden billür taneler, Dökerken kıyılır gönül nikahı... Alnında sevecek yazdıktan sonra Eninde sonunda senindir sıra Bir vesile olur kibrit sigara Yakarken kıyılır gönül nikahı Düşürür sevdaya yaşı onüçü Tanımaz günahı, kanunu, suçu Gururun belini sevginin gücü Bükerken kıyılır gönül nikahı... Cemal Safi |
|
|
|
|
|
|
#513 (permalink) |
|
Gıza Bak Hele Böyledir kısrağın deli çağları Çalmadan oynuyo kıza bak hele Ben yarattım diyo alçak dağları Kafirin verdiği poza bak hele Bilmem neyin nesi kimin sıpası Çözüldü göynümün katmerli pası Göğüs göğüs değil füze rampası Şafak mı söküyo yüze bak hele Ten değil mübarek akrın sıcağı Koynuna girenin söndü ocağı Bir kalçayı seyret bir de bacağı Tornada çekilmiş dize bak hele Üst yanı Asyalı alt yanı Frenk Her adım atış bir başka ahenk Ela mı bela mı bilmem ki ne renk Şu cellat bakışlı göze bak hele Dedi ki "Nasibim senmişsin meğer On bin kez maşallah demeden eğer; Koklarsan solarım, nazarın değer" Ağzından yel alsın söze bak hele Dedim ki; "Ne olur tenhaya gidek, Gidek de feleği perişan edek" "Say" dedi "o hade saçımı tek tek" Haspanın ettiği naza bak hele Görenler altını ıslatmış derler Yatağı göl etti döktüğüm terler Yetişin; yanıyo bastığı yerler Giderken koyduğu ize bak hele |
|
|
|
|
|
|
#514 (permalink) |
|
Git Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git! Git de şen şakrak geçen günlerime gün ekle, Beni kahkahaların sustuğu yerde bekle. Git ki siyah gözlerin arkada kalmasınlar, Git ki gamlı yüzümün hüznüyle dolmasınlar Madem ki benli hayat sana kafes kadar dar, Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar. Hadi git, benden sana dilediğince izin, Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin. Kahrımın nedenini söylesem irkilirler; Çünkü herkes beni Kays, seni Leyla bilirler. Sanırlar ki sen beni biricik yar saymıştın; Oysa ki hep yedekte, hep elde var saymıştın. Hadi git, ne bir adres, ne bir hatıra bırak, Zannetme ki pişmanlık, mutluluk kadar ırak! Sanma ki fasl-ı bahar geldiği gibi gitmez, Sanma ki hüsranını görmeye ömrün yetmez. Her darbene tehammül edecektir bedenim, Gururum mani olur perişanıma benim. Yari Ferhat olanın ellerle ülfeti ne? Şirin ol katlanayım dağ gibi külfetine. Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, Sana gül bahçesini kim açar benden başka! Hercai arılara meyhanedir çiçekler, Kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler! Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin, Git de çağdaş ressamlar modern resimler çizsin. Ne vedaya gerek var, ne de mektuba hacet, Git de Allah aşkına bir selama muhtaç et! Güllere de aşk olsun gene sen kokacaksan! Fallara da aşk olsun gene sen çıkacaksan! Kopsun nerden inceyse artık bu bağ, bu düğüm, Her gece daha berbat, daha vahim gördüğüm. Korkulu düşlerimi yorumdan kaçıyorum; Sırf sana üzülüyor, sırf sana acıyorum. Git iş işten geçmeden, çok geç olmadan vakit, Günahıma girmeden, katilim olmadan git! Cemal Safi |
|
|
|
|
|
|
#515 (permalink) |
|
Çoban Kızı Tayfuna tutuldum aşk deryasında Yönümü yitirdim yüzer dururum Sahilde vurduğum dert adasında Dolmayan çilemi yazar dururum Sezince boyundan büyük nazını Prenses sanmıştım çoban kızını Armağan ettiğin çam sakızını Ya sabır taşında ezer dururum İltifat eylesem sus der istemez Şiirler söylesem kes der istemez İsyankar olurum ister istemez Canımdan usanır bezer dururum Aklında iki gün birini tutmaz Deli etmek için beni unutmaz Bugünkü adresi yarını tutmaz Mahalle mahalle gezer dururum Her gece teklifsiz rüyama girer Uykumu bölmenin zevkine erer Önüme bir yığın bilmece serer Ağlaya ağlaya çözer dururum Bir zaman baş tacı ettiğin bendim Nereye layıktım nereye kondum Kapıya atılmış paspasa döndüm Çiğneyip geçtikçe tozar dururum Cemal Safi |
|
|
|
|
|
|
#516 (permalink) |
|
Bulunur Çeker gibi bakma hançeri kından Senin de canını yakan bulunur Senin de bir zalim gelir hakkından Sana da bir kurşun sıkan bulunur Aşkımın ahıyle tutulur yakan Alıcıkuş kadar sürmez fiyakan Senin de gözünü yaşlı bırakan Senin de boynunu büken bulunur Merhamet olmazsa kalp kiracında Tahtın da kurtaramaz seni tacın da Bir kara sevdanın darağacında Senin de ipini çeken bulunur Cemal Safi |
|
|
|
|
|
|
#517 (permalink) |
|
Başkentin Ufkunda Vakit sensiz geçen günün ertesi, Sustu tüm kuşların şen şakrak sesi, Zevk sefa mevsimi, yas neyin nesi? Nedendir matem durup dururken?... Titriyor şebnemler, gül üşür gibi, Bülbüller derdimi bölüşür gibi. Hayalin halime gülüşür gibi, Kollarım boşluğu sarıp dururken... Bendim mutluluktan uçan güvercin, Düşler ülkesinden gelen habercin, Avcılardan uzak bir yuva için, Toz pembe hayaller kurup dururken... Gel gör ki kaderin kara yelleri, Yıktı gönlümdeki tüm emelleri, Kapımın ecelin soğuk elleri, Vakitli vakitsiz vurup dururken... Aşk ne imiş görsen de dönsen de geri! Ah! Bir gizli girsen de içeri! Hasretin elinden kanlı hançeri, Üstüme üstüme varıp dururken!.... Her akşam kaybolup gün batışında, Beni arıyorum senin dışında, Hasta kalbim hala her atışında, Her nefeste seni sorup dururken!... İçtim derdalan 'ın ilk bardağını, Sıklamen süslerken Elmadağı 'nı. Görüyor gibiyim kor dudağını, Başkentin ufkunda durup dururken... Cemal Safi |
|
|
|
|
|
|
#518 (permalink) |
|
GÖNÜL SORGUSU Takvimler de onlu yıllar değişti, Değişmedi sende hayâl tutkusu. Dal belini saran kollar gelişti; Gelişmedi sende sevda duygusu. Gül nefesin leylak kokun seninle; Mutluluklar sana yakın seninle; Gitti huzur, gitti sükun seninle; Gitti gelmez gözlerimin uykusu. Takatim yok muradıma yetecek, Sevabım yok günahımı örtecek; Korkuyorum ömür bitti bitecek, Bitmeyecek şu gönlümün kaygısı. Ya sen, ya hiç gönül yapmış seçimi, Mümkün değil başkasıyla geçimi, Düşündükçe ürpertiyor içimi, Son nefesi sensiz vermek korkusu. Meyhanede aradığım teselli, Hasretine mahkûm etti temelli; Ne tahliyem belli, ne günüm belli, Sürüp gider şu gönlümün sorgusu. CEMAL SAFİ |
|
|
|
|
|
|
#519 (permalink) |
|
GÖNÜL Ben sana uymazsam ağrımaz başım, Sayende gülecek yüzüm yok gönül. Nereyi yıkmadı benim gözyaşım, Nerede hıçkırık izin yok gönül. Yeni bir afet mi girdi düşüne? Hadi Allah versin çek git işine, Bir fettan gözlünün düşüp peşine, Derbeder olmaya luzüm yok gönül. Ne bana cilve yap, ne yalvar yakar, Yerimde kim olsa usanır bıkar, İstersen karşıma huriler çıkar, Vallahi billahi gözüm yok gönül. Son diye söz verdin her seferinde , Vefa yok ,ne Aynur, ne Ayfer’inde, Hayırsız Nur’unda Nilüfer’inde, Emelim ,özlemim, arzum yok gönül . Seni çöle çevirmeye mahkumum, Ne bir gülüm olsun, ne bir zakkumum, Çoktandır başladı ,yaprak dökümüm, Takvimde baharım,yazım yok gönül. Nerede görülmüş ,güldüğüm nerde, Nerede başımı sokmadın derde, Her aşkta hüsranla kapandı perde, Artık o tarakta bezim yok gönül. Kapandı sevdanın dönemi bence, Kalmadı Leyla’nın önemi bence, Gene mi özendin gene mi gence, Sana söyleyecek sözüm yok gönül. CEMAL SAFİ |
|
|
|
|
|
|
#520 (permalink) |
|
GİT GÜLE GÜLE Dudağından onmaz derdi kaptığım Gözümde gönlümde ilah yaptığım Sevmek ne demek haşa taptığım Çıktım yörüngenden git güle güle Galipsin ödülü hak ettin yeter Saçımı sakalımı ak ettim yeter Çekil git, canıma tak ettin yeter İstemem, görünme düşümde bile Benden beter aşka duçar ol emi Daha da çaresiz naçar ol emi Dilerim dünyada gör cehennemi Sende muhannetten merhamet dile Kara gözlerinden dinmesin biran Kanlı yaş, daima yaslı gibi yan Erme muradına, Aslı gibi yan Dile destan olsun, çektiğin çile Dönmeği deneme gözümde yoksun Gönlümde, özümde sözümde yoksun Günahıma giren, zehirli oksun Çıkarttım kalbimden, attın yad ile CEMAL SAFİ |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|