![]() |
|
|
|
#762 (permalink) |
|
Ölürüm
gönlümü kaptırdım sana ... ne olur anlasana ... ben senin uğruna ölürüm ... ölürüm,ölürüm,ölürüm ... batan güneş doğmasa da ... yağmurlar yağmasa da ... ben senin uğruna ölürüm ... sensiz gecen günlerimi ... ben günden saymıyorum ... vallahi , billahi seni çok seviyorum ... varsın her an canımda ... hem canımda hem kanımda ... ben senin uğruna ölürüm ... belalım seni çok seviyorum ... |
|
|
|
|
|
|
#763 (permalink) |
|
Ölüyorum Sevginden Çiğde
Aşkından ölüyorum sensiz anlar artık beni öldürüyor yürüyen bir ölü gibiyim sensizliğe dayanamıyotum bana yukarıdan bakmaların beni inciltiyor farkında değilsin bunun dün beni bayağı incilttin kırdın kalbimi be güzelim birbirimize neden acı çektiriyoruz hala anlamış değilim sana o kadar bağımlıyım ki dünden beri nefes alamıyorum gözlerinin içi doldu dün ve ben yıkıldım be çiğde içinde oluşan fırtınaları biliyorum dün beni çok kırdın be güzelim canım benim bunlar beni yıkıyor be güzelim baksan bir son iki gündür kenti kuşatan rüzgarın yaptıklarına sana seni sevdiğimi haykırdığına kırılan kalbimle beraber ağladığına bir bak yaz mevsiminde yağmur yağıyor be güzelim kalbim sıkılıyor sensiz kalma ihtimaline ve seni bir daha görememe ihtimaline takılıp kalıyorum be güzelim seni en az beni sevdiğin kadar seviyorum ve ölümüne seviyorum seni be çiğde canım ssevginden ölüyorum sana bir adres vereyim gel oraya al içimdeki sıkıntıları işte adres sana bedeng.... artık herşeyi sana bırakıyorum be güzelim acılarım bu adreste saklı be güzelim gel al canımı zaten sensiz kalırsam öleceğim seni çok seviyorum çiğde çiğde çiğde seni çok seviyorum baksana seni sevdiğimi binlere haykırdım seni çok seviyorum |
|
|
|
|
|
|
#764 (permalink) |
|
Ölüyü Diriltemezsin
Bir adam vardı, sessiz, sakin, kendi halinde, O adam ki, bir zamanlar seni ne çok sevmişti, Bir canı vardı, istesen onu bile verirdi, Adamdı o, ama sen hiç adamdan saymadın ki! Sevdası vardı yüreğinde, yeni açmış bir çiçek gibi, İstesen bir buket değil, bir bahçe verirdi, Hep en büyük aşklara layıksın derdi, Onun da sevdası büyüktü, ama sen sevdadan saymadın ki! Her sabah yeni bir ümitle uyanır, günaydın derdi, İnsanları, yaşamayı, birde seni çok severdi, İstediği sadece kalbinde ufacık bir yerdi, Açsan kalbini girerdi, ama sen hiç açmadın ki! Şimdi geriye getirebilir misin o sevgiyi? Yaşanan güzel günleri, mutluluğu, o sevinci, Onu yeniden hayata bağlayabilir misin ki? İstesen de geç artık, sen ölüyü diriltemezsin ki! |
|
|
|
|
|
|
#765 (permalink) |
|
Ömrüm Boyunca
Seni kollarımda uyutabilecek kadar, Bir gecem olsun isterdim ömrüm boyunca. Artık ayrılıyoruz sonsuza kadar, Unutmayacağım seni ömrüm boyunca. Gideceğin o yollardan geri dönersen, Affeder mi diye düşünme pişman olunca, Ben seni terk edecek kadar değil, Her zaman seveceğim ömrüm boyunca. Ve sakın ağlama gözyasına kıyamam, Senin bu haline inan ki dayanamam, İstesen de sana engel olamam, Ferman sende olacak ömrüm boyunca. Bağrıma taş basarım,ağlarım, Sabaha küfreder gecelerce yanarım, Gelir diye her an kapıları yoklarım, Bir ümitle yaşarım ömrüm boyunca. RAFET çilekeş yaşamaya alıştı nedense, Haline acıyıp da sakın üzülme, Farketmez öldü bil, hiç düşünme, Ben böyle de yaşarım ömrüm boyunca. |
|
|
|
|
|
|
#766 (permalink) |
|
Ömrüm ömrüm
Mum yanar Mum ışıldar Kendileri yoktur, gölgeleri oluşur Ferinden korkulsa da rahmetin Yenilmez toprağa can katmanın kudreti Bir ömre kaç hayat sığar görülecektir... Mum aydınlar Mum sınar Ayrılık acısı kadar seversin Ve sevmenin coşkusu kadar koyar insana Aşk sözcüğünden ayrılmak Mum yaralanır Mum sürer Kem söz sahibini sürükler Son çağındır artık Gövdende birikir Senden eriyen parçalar Mum biter Mum söner dibine hayatın İşte yaşadığım dediğin Bir mum ömrüdür Eren Ve Eriten kendini... |
|
|
|
|
|
|
#767 (permalink) |
|
Ömrüm Oy
Kalabalık kentler ürkütür yüreğimi uğultular doldurur beynimi yürüdükçe tüm gözlerden incinmiş bir bakış sızar istasyonlara kirli vagonlarda taşınan ince bir hüzün gibi ki, hep aynı yerimi burkan bu yüzü kirli şehirde kimse kimseyi sevmiyor bilmiyor avuçları kar çiçeği kokan bir çocuğun saçlarına dokunmayı şiirler okumayı bir alacaşafağa kaç kez uçuruma ittiysem yüreğimi bir çift göz gördüm deltalarda yalvaran bir ses kırıldı içimde yıllarca gizlediğim ayna kalbime batıyor şimdi kırıkları nehirler boyu kanıyorum ateşler boyu yanıyorum alın götürün beni buralardan allah aşkına dayanamıyorum nereye baksam denizi duman neye dokunsam ah hüznün acıyla öpüştüğü bir kıyıda kaldım yok gidemem başka bir liman anla al bu acıları koy bir yana kör bir sevdanın imgeminde bir yanı Mecnun’dur çöllerimin bir yanı Leyla bir yanı Yusuf’tur zindanımın bir yanı Züleyha şimdi yorgunum her akşam yollara bakıp ah çekmekten nereye baksam güz bahçeleri nereye gitsem üstüme devrilir gök kime nasıl anlatırım sancılarımı, kim anlar beni hasretin bin çeşidiyle delik deşik yüreğim kimsem de kalmadı artık halime ağlayacak böyle boynu bükük duruşum ondan ondan bir yanım hep vurgun, hep yetim, hep kırgın ömrüm vay şiir cıvıltıları oysa gönül ormanımda yıldız ışıltıları uzanıpda tutamıyorum hüznün en karanlık sularında boğuldu sevinçlerim unutulmuş bir sokak ortasında düş denizlerine bırakıyorum soluğumu ellerim üşüyor, yüreğim, gözlerim üşüyor kimseler bölüşmüyor sevinçlerini uzak bir kıyıda kalıyor hayallerim bütün iskeleler yıkılıyor bütün iskeleler yıkılıyor hiç bir gemi almıyor beni bir damla gözyaşı olup akıyor yüreğim avuçlarıma yüreğim deliboran, yüreğim delipoyraz, yüreğim kan hasret ki, kızıl alev bir güldür koparıp göğsümden ateşlere atıyorum hiç kimse çekip almıyor hiç kimse çekip almıyor kalbimi ateşler içinde kanıyor en katı yerinde gece, yanıyor yüreğim yüreğim alev topu yüreğim kanrevan yüreğim nar yüreğim vayyy tutunduğum dal kırık sokulduğum kucak çiçek açmıyor aldırmıyor çığlıklarıma sevdasına yandığım hayat acının ve ateşin burgacında ince bir sızı gibi geçip gidiyor ömrüm nasıl katlanacaksa kalbim bunca ağrıya ömrüm oy ömrüm oy ömrüm oy |
|
|
|
|
|
|
#768 (permalink) |
|
Ömrüm Senin
Onca yaşam kavgasından Sonra beni bırakmaya hakkın yok Son sözümü söylemedim Bu laflara karnım tok Her dediğin söze kandım, İnandım Meğer yalancının biriymiş, aldandım Sonunda yine sana bağlandım ,yanıldım… Sen ve ben hani olamazdık birlikte Yalan yanlış yaşandı herşey gizlice Bırak gitsin gönlün sevsin kendince Kalbim senin, ömrüm senin olsun… |
|
|
|
|
|
|
#769 (permalink) |
|
Ömrümün Yorgun Kuşları
Ey gülleri derlemeyi unutan ellerim Eylülleri mi alayım koynuma şimdi Uzaklara açılıyor Hasretin kara yelkenli gemileri… Sesimi akıtırken içimin dehlizlerine Kapılar kapanır Kanatır duvarlarımı Ayak sesimden ürker Ağıtsız yiter Amansız tüter Bulutun ak ipliği Ağmaz duvarlarıma . Sabaha mı çıktık Aktık mı nehirleri Kül tutup avuçlarımızda Yandık mı ateşleri Yağmurlara değmeden ayaklarımız Geçtik mi Rüzgarsız değirmenleri Kanayarak akıyorum yarına Gökyüzünden alnıma Düşerken bir bir Ömrümün yorgun kuşları. |
|
|
|
|
|
|
#770 (permalink) |
|
Ömrümüz
Bilemedik nerde nasıl akıttık. Çarda geçti,çurda geçti ömrümüz. Bu mektubu, ilmihale okuttuk. Yorda geçti,sorda geçti ömrümüz. Zülmet ile, zillet bize bitişti. Türlü bela gurbet ile yetişti. Söndürdükçe ateşimiz tutuştu. Narda geçti,harda geçti ömrümüz. Kader bize gül yüzünü asıyor. Gönül ana yaraya tuz basıyor. Kahbe rüzgar gediklerden esiyor. Elde geçti, yelde geçti ömrümüz. Hayat güldür biz de bülbül dalında. Sallanıyor herkes kendi salında. Düşe kalka yürür yolcu yolunda. Çalda geçti, çulda geçti ömrümüz. Kimimizin ekmeği var ocakta. Bir çoğumuz öksüz yetim kucakta. Ana ayrı, baba ayrı bucakta. Orda geçti, burda geçti ömrümüz. Ömür tohum ektik ekmek olmaya. Yarış ettik, dolu başak bulmaya. Çoluk çocuk gittik ekin yolmaya. Aşta geçti, dişte geçti ömrümüz. Pazar bulup herkes bir yer tutarken. Yitik gönül yıldızlarla yatarken. Acı umut, hasret hayal satarken. Düşte geçti, boşta geçti ömrümüz. Kavgalarda dava bindi araca. Koltuk bulan aldı saklı derece. Yatak yorgan verdik gitti haraca. Dışta geçti, kışta geçti ömrümüz. Baş oyunda ayağımız donarken. Turna uçtu baykuş göle konarken. Buza döndük etrafımız yanarken. Hayda geçti, huyda geçti ömrümüz. Fukaramız kışta düştü azara. Kar boranda tezgah açtı pazara. Kese yandı akçe geldi nazara. Dilde geçti, külde geçti ömrümüz. Köprü için eşek pozlu dayıydı. Armudun da sözlü yari ayıydı. Helalinden koyun kurdun payıydı. Vayda geçti, sayda geçti ömrümüz. Yaylamızdan mazlum bir su çıkardı. Döne döne her zalime akardı. İmam ile, bir de katil yıkardı. Sırda geçti, surda geçti ömrümüz. Gül solunca bülbül şaştı dalında. Arı düştü, sinek kaldı balında. Çiçek ilaç, çimen tabip yolunda. Hasta geçti, yasta geçti ömrümüz. Aşkta ise ayrılıktan yorgunuz. Her birimiz bir güzele vurgunuz. Yosun tuttuk, gölden bile durgunuz. Susta geçti, siste geçti ömrümüz. Sevgi ekmek taksim ettik dilime. Duyguları gizli yazdık kilime. Vuslat ile destan olduk ölüme Gözde geçti, sözde geçti ömrümüz. Mustafa nın gönlü gül e akardı. Kel ali ye bizim ayşe bakardı. Saklı töre hepisini yakardı. Kulda geçti külde geçti ömrümüz. Hıçkırığın, akibeti fırtına. Kasırganın yel yazılır kartına. Yüklenenler aşk odunu sırtına. Yarda geçti, darda geçti ömrümüz. Zaman zaman sedirlere kurulduk. Yıldızları geze geze yorulduk. Kadılara postumuzdan sorulduk. Bilde geçti, bulda geçti ömrümüz. Kar eder mi adalete boşa vah. Hak kalemi batıl hükme kıran şah! Hayalinde oda böyle padişah. Körde geçti, görde geçti ömrümüz. Dert yatırır, doktorumuz döşünde. Ecel bulur dermanımız eşinde. Mansur kaçar, yalan dünya peşinde. Durda geçti, vurda geçti ömrümüz. |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|