Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi > Şiir

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 01-09-2008, 06:57   #1011 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan





Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz
mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize
pupa yelken yol alıyoruz sabaha
güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere
güzelliklerin el değmemiş ormanlarında
düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza
kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor
şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza
sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan
sevgiyle beslenerek,
bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden
küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara
seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz
şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim
su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes
mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan
sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne
yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı
kaldırıp duvağını gökyüzünün
öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer
dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay
uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz
sokaklar dolusu mutluluk
çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına
martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu
bir Adem ile Hava faslındayız şimdi seninle
mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde
yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında
güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan
dudakların kalplere sığındığı bir adada
şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar
şiir’in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza
bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak
yıldızları yol yapıp umutlarımıza
mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın....



tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:57   #1012 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Vazgeçtim, üzüm karası gözlerinden,
Masallar kadar tatlı sözlerinden vazgeçtim.
Kiraz kırmızısı, çatlak dudaklarından,
Bana senin kokunu getiren rüzgarlardan,
Seni hatırlatan bütün şarkılardan vazgeçtim.
Umudumun bittiği yerlere güller dikmekten,
Her acı cigaramın sonunda "of " çekmekten,
Hayatı, sen diye yaşamaktan vazgeçtim.
Yalan dünyanın, doğrularını dinlemekten,
Kadehlerden, gözyaşıma su katıp içmekten,
Yalancı dostları, çevremde görmekten vazgeçtim.
Bir adını silemedim kalbimden senin,
Yıldızıma, gözyaşı dökmene alışamadım.
Aşk sendin, sevginin anlamı sendin.
Sen de yalan olup gittin ya...
Sayende yalancı aşklardan vazgeçtim.
Gecenin bir yarısı, elimde kalem,
Yine seni anlatıyorum, bilmiyorum ki neden?
Şehrin, ışıklarını izliyorum hayalinle,
Nedensiz nedenlerden vazgeçtim, işte böylece,
Senin yüzünden, artık güvenmiyorum aşka,
İnanır mıyım, sevgi dolu dediğin o bakışa
Yoruldum, bu yolda yürümekten be güzelim.
Saçlarıma, yağdırdığın karlara bakıp da,
Hayatımdan senin için vazgeçtim.
Aslına bakarsan be gülüm, ben sana değil,
Düşümdeki emsalsiz güzele vuruldum.
Sonra da onun günahını senin boynuna yükledim..
Affet beni bir tanem,
Galiba ben aşk adına büyük bir günah işledim,
İşte bunun için de, ben aşkın platonik olanını sevdim...
Sonunda platonik aşklardan da senden de vazgeçtim...


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:57   #1013 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Masumları mı oynuyorsun bana
Yoksa gerçek misin sen
Bu nasıl bir karanlık
Çık hayatımdan ışığımı geri vermeyeceksen
Karanvole bir aşk
Kuşkulu bir alışmışlık
Durma şimdi yanımda bir gün gideceksen
Korkulu bir rüyanın
O kan emici canavarı mısın
Tatlı bir masalın
iftiraya uğramış kahramanı mısın
Raydan çıkmış bir trenin
Kopmakta olan vagonu
Sen makinist,ben o yolcu
Daha başka korkulu
Senin elinde her şey
Menzil senin seçimin
Ölüm kabus gibi bir yalanla gelişin
Ve aynı yalana atlayıp gidişin
Yaşamak,söylenenlere inat gerçekliğin
Ölümüm değil yaşamım
Karanlığım değil ışığım ol sevdiğim
Kimse ben demiştim demesin bana
Ben inandım ve kazandım demeliyim onlara
Ya da varsa yalan bir şeyler
Açıkca söyledi,şereflice gitti diyeyim soranlara
Diyeceğim tek bir şey var
Gerekirse git ama
Yeter ki benimle oynama
Gerçeksen ölümüne kal yanımda
Yalansan bırak onurlu kalsın bu sevda
Ne olursa olsun sevildiğii unutma
Ve bu sonsuz güvenimi boşa çıkarma
Hani ne demiştik hatırla
"Hem ilkim hem sonum olmalısın"
İçimdeki en tatlı heyecan
Hiç yaşayamadığım yansın
Sen canımda can
Kanımda kansın...


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:58   #1014 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

bir küfür gibi kara
kayış dilini ver
binlerce kez açıklasam da
dilini çözemediğim ihanet
gel bir daha bende dene kendini
ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
ne ben yenebiliyorum seni
yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
giden yolları suçlarından arındır
arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
kendine yazdığın yaşam öyküsü!
ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
gelme üstüme
boşalmış yeminlerin bileği
ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
ödünç hançer öldürmez beni
ya başka bir silah seç kendine
ya bırak başkasının ellerine
ölüm aşkın işidir
kork benden sevgilim
ahretin olurum senin
bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
ben seni
çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
gücümdü güçsüzlüğüm
ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
yanıltma beni, beni bana yakıştır
son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
kör eder hançerini içimin gücü
ölümü göze alan yaşamasını da bilir


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:58   #1015 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi
Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime
O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi
İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime
Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime
Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek
Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri
Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek
Biliyorum üzüleceksin, ama bir gerçek
Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak kadar
Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi
Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar
Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar
Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini
Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır
İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini.
Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini
Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım
Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim
Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım
Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım
Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi
Ansızın toprakla dolması gözlerimizin
Karnımıza o çirkin böceklerin girmesi
Kim bilir ölüm belki de bir çilenin sona ermesi
Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözle bakmak
Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın
Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:58   #1016 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan



Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma

Halâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma

Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:59   #1017 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Beni ta kalbimden vurdu gidişin,
Bütün umutlarım ağır yaralı.
Aklımdan çıkmıyor veda edişin,
Bütün duygularım ağır yaralı.

Aşkımız verirken en son nefesi,
Yıkıldı gönlümün sevda kalesi,
Sırtımda sanki bir bıçak darbesi,
Bütün anılarım ağır yaralı.

Dünyayı başıma yıkmışçasına,
Bağrıma kurşunlar sıkmışçasına,
Sanki bir savaştan çıkmışçasına,
Bütün anılarım ağır yaralı..


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:59   #1018 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 06:59   #1019 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-09-2008, 07:00   #1020 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
kronika kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 11,734
Blog Başlıkları: 40
Rep Gücü: 2390
Rep Puanı : 237607
Rep Seviyesi: kronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstarkronika Repstar
Varsayılan

Bu gece anılarımın karanlıklarını gömüp ay'ın aydınlığına,
kendine doğru yürüşte yüreğim..
Şimdi odamda bir tek gecemin karanlığı,
ortamın sessizliği,
duygularımın yoğunluğu bir de uykuya direnen gözlerim var..
Hayatı ve seni buradan,
sessizliğin ve sensizliğimin tam ortasından seyrediyorum..
Şimdi kapayınca gözlerimi;
gözbebeklerimdesin bütün masumiyetin ve mahçubiyetinle...

Kalabalıklar ortasında insanların yüzleriyle,
sesleriyle,
görüntüleriyle otururken..,
dev kahkahalar atarken..,
için için onlarla alay ederken..,
yapayalnız bir kız çocuğu görüyorum&
Bütün o insanların yüzlerini ve kişiliklerini kendi bildiği dilde okuyan,
bütün görüntülerden kendi resimlerini kuran,
en çok orada olduğu sanılan anda bile aslında ulaşılamayacak denli uzak kalan bir kız çocuğunu..
Heyecan ve sevgiyle gülümsüyorum;
şimdi seni sevip hissetmem için seni sahiplenmem gerekmiyor.
Yanımda olmasan da senin hayalinle paylaştığım bu odamda,
seni hissettiğim kadar başkalaşıyorum duygularımın fırtınalarında;
baştan başa sen oluyorum..

Renklendirdiğim rüyalardasın,
Ordasın ve varsın işte..

Şimdi yüreğimle soluyorum seni..
Binbir kır çiçeğinin kokusu bahar bedeninde..
Hayatın bütün renkleri bir yaz güneşinden ödünç aldığın yüzünde..
Kalabalık içinde yalnızlığınla çılgınca dans ediyorsun..

Ay'ın ışıltıları yüzünde,
rüzgarın serseriliği avuçlarında...
Mavi denizlerin yosun kokuları her soluk alışlarında...
İlk kez acı çekmeden özlüyorum seni..


Her insanın ay gibi bir birinden farklı iki yüzü varmış;
bir yanı aydınlık diğer yanı kapkaranlık..
Şimdi bir yanım çok aydınlık,
apaydınlık...
Acı verecek kadar aydınlık..
Seni bu aydınlıkta ilk kez görüyorum...
Sen benim değilmişsin,
bunu en çok bu aydınlıkta görüyorum...
Benim olan sende yaşam bulan ve tekrar bana yansıyan kendi kişiliğim,
benim kutsal sevgim..
şimdi daha iyi anlıyorum..
Senin sahibin kararmış gönlün,
acıların,
dününden bugününe ve yarınına miras kalan talihsiz karşılaşmaların,
düş kırıklıklarınla dolu günlerinin siyaha bürünmüş halleri...
Sen kendi karanlık yönlerini seviyorsun
her kendine yol alışlarında
ya da
sevmek-sevilmek isteyip de sevilememenin
veya
sevememenin acılarından haz alıyorsun..
Sen kendini üzen duygularını,
kendi karanlıklarındaki alaycı acılarını seviyorsun durmadan..

Sen, seni sevenleri sevemedin..
Ulaşılmaz sandıklarına da sahip olunca yeni oyunlarda,
yeni başlangıçlardaydın..
Sanki bir iddiaya girip de,
kazanmanın sarhoşluğuyla elindeki sana boyun eğen yüreklerin masumiyetlerini ayaklar altına savruluşlardaydın...
Sen imkansızlığı seviyorsun,
ve imkansızlığın sana çektirdiği ölümcül acılar ile ısırgan oyunları seviyorsun.. Oysa hayat bu değil..,
sevmek bu değil..
Sevmek insanın kendine çekilmesidir..
Sevmek insanın çekildiği yerde sevdiğine baş eğmesidir..
Sevmek,
insanın yıllardır unuttuğu kendisine dönmesidir..
Sevmek insanın yıllar sonra döndüğünde gördüğü şeye gönül rahatlığıyla inanmasıdır...

Sen asla birinin sahipleneceği olamasın,
izin vermesin..
ve asla sahiplenemesin birini..
Senin sahiplendiğin yalnızca kendi korkularınla büyüttüğün yalnızlığın.. Dünyanın en yalnız kalesi kalbin,
sessiz ruhlar kabilesinde..
Tasarlanmış sözdizimlerinin arkasına gizlenip,
öngörüntülerden ayrıntılar ve hatalar yakalamak için tetiktesin..
Kendine gömülmüşsün baştan başa ,
kimseyi içine alıp başka renklere bürünemesin..
Başkalarının seni senden alıp başka uzak limanlara taşımasını istemesin..
Birinin içinden sarsıntılı yolculuğa çıkmayı henüz tanımamasın..
Kendine koyduğun yasaklarda kalbin..
Oysa öyle ürkek ki sevgin,
seni kim anlamak istese de,
ister istemez o öykülerine gizlediğin derin yaralarını sürüyorsun öne...
O derin kimsesizliğini...
Bana bulaştırdığın kimsesizliğini..
Sevgi nasıl bulaşıcı ise hüzün ve nefrette öyle bulaşıcı..
Şimdi kendimde senin izlerini taşıdığımı görüyorum.
Senin karanlıklarında yüzüyorum.
Ne kadar kendime kaçsam seni buluyorum anılarımın sokak aralarında...
ve her seferinde senin boşluğundan çaresiz kendime,
kendi çarezsizliklerime dönüyorum..

Sen beni unutmak için savruldukça,
bende seni unutmak için kendi alaycı acılarımı sevmeye çalışıyorum...
Bu yüzden her şey birbirine karışıyor...
Sana duyduğum o masumane sevgim kendime çekilmelere,
kendime çekilmeler sana duyduğum nefret'e karışıyor...
Sevgi ve nefret duygularım ayrılmaz ikizler gibi..
Şimdi çekildiğim bu karanlıklarımın alaycı acılarında anlıyorum ki
ben seni değil,
sende suret bulan katıksık beni can yoldaşı yapmışım sevda yollarımda..
ve yine anlıyorum ki yok olan sen değilsin,
yok olan kendi masumiyetimin ve inançlarımın güçlü yanları..
Şimdi sahip olduğum yoğunluk ise;
beni yansıtan aynanın kırılan binbir parçasının
tarihimin gençlik bölümün her noktasına gömülmesine seyirci kalan teslimiyetçi ruhumun sessiz gece çığlıkları..


Seni sen olduğun için değil,
seninle birlikte olduğumda ben olduğun için sevdim..

Ben seni değil, seni sevmeği..,
ben seni değil, seni özlemeyi sevdim..
Sevdim bekledim, andım bekledim..
Dönmeni değil, sevdamı bekledim..
Bildim ki benim hep bir sevdam var..
Üstüne alınma; sana "dön" diyen mi? var..

Sen şimdi o sahte öykülerinde ara yalnızlığını,
ben senin gerçeğinim..
aklandığın satır aralarında değil hayat,
yüzleşmekten kaçtığın gerçeklerinde..
Senin gerçeklerin kaçtığın yaşamında; g
üçsüz yanlarında,
öfkende,
sevinçlerinde,
geçmişinde,
baştan başa kendinde..
Korktuğun yaşama dokunuşlarında,
kanlı ve kavgalı duygularında...
Bir kez olsun gir kendi gerçeklerinin ve yenilgilerinin arasına..
ve gör kendini yansıtan yüreğinin aynasında...

Zamanlardır sensiz seni sevmeğe öyle alıştım ki..
Artık sensizliği sana tercih eder oldu kalbim..
Yaratığım masalımsı kahramanımın yerine kimseyi koyamaz oldu kalbim..
Ne zaman biri bana açsa yüreğini,
o derin yaralarım açılıyor önüme..
Senin ayrıldığında bıraktığın derin savaş yaraların taze acıları hala yüreğimde kanıyor...

Ayrılmak sorun değildi,
sırtından acımasızca bıçaklanıp duygularım kanlar içinde yere serildikten sonra..,


Ve
sevmek cesaret ister..
Sevmek masumiyet ister...


tevfiiiiiiikkk


Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ve artık bu şehir bomboş, bilesin...



...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
kronika Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla

Etiketler
ayağa, kalkabilirim, kronik ft. kronika, yalnız


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 13:10.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0