![]() |
|
|
|
#1011 (permalink) |
![]() Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize pupa yelken yol alıyoruz sabaha güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere güzelliklerin el değmemiş ormanlarında düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan sevgiyle beslenerek, bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı kaldırıp duvağını gökyüzünün öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz sokaklar dolusu mutluluk çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu bir Adem ile Hava faslındayız şimdi seninle mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan dudakların kalplere sığındığı bir adada şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar şiir’in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak yıldızları yol yapıp umutlarımıza mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın.... tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1012 (permalink) |
|
Vazgeçtim, üzüm karası gözlerinden,
Masallar kadar tatlı sözlerinden vazgeçtim. Kiraz kırmızısı, çatlak dudaklarından, Bana senin kokunu getiren rüzgarlardan, Seni hatırlatan bütün şarkılardan vazgeçtim. Umudumun bittiği yerlere güller dikmekten, Her acı cigaramın sonunda "of " çekmekten, Hayatı, sen diye yaşamaktan vazgeçtim. Yalan dünyanın, doğrularını dinlemekten, Kadehlerden, gözyaşıma su katıp içmekten, Yalancı dostları, çevremde görmekten vazgeçtim. Bir adını silemedim kalbimden senin, Yıldızıma, gözyaşı dökmene alışamadım. Aşk sendin, sevginin anlamı sendin. Sen de yalan olup gittin ya... Sayende yalancı aşklardan vazgeçtim. Gecenin bir yarısı, elimde kalem, Yine seni anlatıyorum, bilmiyorum ki neden? Şehrin, ışıklarını izliyorum hayalinle, Nedensiz nedenlerden vazgeçtim, işte böylece, Senin yüzünden, artık güvenmiyorum aşka, İnanır mıyım, sevgi dolu dediğin o bakışa Yoruldum, bu yolda yürümekten be güzelim. Saçlarıma, yağdırdığın karlara bakıp da, Hayatımdan senin için vazgeçtim. Aslına bakarsan be gülüm, ben sana değil, Düşümdeki emsalsiz güzele vuruldum. Sonra da onun günahını senin boynuna yükledim.. Affet beni bir tanem, Galiba ben aşk adına büyük bir günah işledim, İşte bunun için de, ben aşkın platonik olanını sevdim... Sonunda platonik aşklardan da senden de vazgeçtim... tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1013 (permalink) |
|
Masumları mı oynuyorsun bana
Yoksa gerçek misin sen Bu nasıl bir karanlık Çık hayatımdan ışığımı geri vermeyeceksen Karanvole bir aşk Kuşkulu bir alışmışlık Durma şimdi yanımda bir gün gideceksen Korkulu bir rüyanın O kan emici canavarı mısın Tatlı bir masalın iftiraya uğramış kahramanı mısın Raydan çıkmış bir trenin Kopmakta olan vagonu Sen makinist,ben o yolcu Daha başka korkulu Senin elinde her şey Menzil senin seçimin Ölüm kabus gibi bir yalanla gelişin Ve aynı yalana atlayıp gidişin Yaşamak,söylenenlere inat gerçekliğin Ölümüm değil yaşamım Karanlığım değil ışığım ol sevdiğim Kimse ben demiştim demesin bana Ben inandım ve kazandım demeliyim onlara Ya da varsa yalan bir şeyler Açıkca söyledi,şereflice gitti diyeyim soranlara Diyeceğim tek bir şey var Gerekirse git ama Yeter ki benimle oynama Gerçeksen ölümüne kal yanımda Yalansan bırak onurlu kalsın bu sevda Ne olursa olsun sevildiğii unutma Ve bu sonsuz güvenimi boşa çıkarma Hani ne demiştik hatırla "Hem ilkim hem sonum olmalısın" İçimdeki en tatlı heyecan Hiç yaşayamadığım yansın Sen canımda can Kanımda kansın... tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1014 (permalink) |
|
bir küfür gibi kara
kayış dilini ver binlerce kez açıklasam da dilini çözemediğim ihanet gel bir daha bende dene kendini ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte ne ben yenebiliyorum seni yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden giden yolları suçlarından arındır arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler unutkan şiirler, kopmuş alıntılar hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla kendine yazdığın yaşam öyküsü! ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır gelme üstüme boşalmış yeminlerin bileği ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir ödünç hançer öldürmez beni ya başka bir silah seç kendine ya bırak başkasının ellerine ölüm aşkın işidir kork benden sevgilim ahretin olurum senin bu kadar çok seven öldürmesini de bilir ben seni çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim gücümdü güçsüzlüğüm ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge, büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat yanıltma beni, beni bana yakıştır son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen! kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak kör eder hançerini içimin gücü ölümü göze alan yaşamasını da bilir tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1015 (permalink) |
|
Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi
Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek Biliyorum üzüleceksin, ama bir gerçek Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak kadar Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini. Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi Ansızın toprakla dolması gözlerimizin Karnımıza o çirkin böceklerin girmesi Kim bilir ölüm belki de bir çilenin sona ermesi Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözle bakmak Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1016 (permalink) |
|
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Halâ duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda da olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün Beni unutma tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1017 (permalink) |
|
Beni ta kalbimden vurdu gidişin,
Bütün umutlarım ağır yaralı. Aklımdan çıkmıyor veda edişin, Bütün duygularım ağır yaralı. Aşkımız verirken en son nefesi, Yıkıldı gönlümün sevda kalesi, Sırtımda sanki bir bıçak darbesi, Bütün anılarım ağır yaralı. Dünyayı başıma yıkmışçasına, Bağrıma kurşunlar sıkmışçasına, Sanki bir savaştan çıkmışçasına, Bütün anılarım ağır yaralı.. tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1018 (permalink) |
|
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi Her gün her dakika seni özlerdim Bitmezdi kederim senin yanında bile Susardım, gözlerime baktığın zaman Mermer bir heykelin çaresizliğiyle Oysa neler düşünürdüm sen yokken Sana kavuşunca neler söylemek isterdim Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi Ayrılık başlayınca ben biterdim En kötüsü beni koyup gitmendi O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz Ve nice yıllar kovalardı birbirini Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler Bütün teselliler uzaklarda kalırdı Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim. tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1019 (permalink) |
|
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
|
|
#1020 (permalink) |
|
Bu gece anılarımın karanlıklarını gömüp ay'ın aydınlığına,
kendine doğru yürüşte yüreğim.. Şimdi odamda bir tek gecemin karanlığı, ortamın sessizliği, duygularımın yoğunluğu bir de uykuya direnen gözlerim var.. Hayatı ve seni buradan, sessizliğin ve sensizliğimin tam ortasından seyrediyorum.. Şimdi kapayınca gözlerimi; gözbebeklerimdesin bütün masumiyetin ve mahçubiyetinle... Kalabalıklar ortasında insanların yüzleriyle, sesleriyle, görüntüleriyle otururken.., dev kahkahalar atarken.., için için onlarla alay ederken.., yapayalnız bir kız çocuğu görüyorum& Bütün o insanların yüzlerini ve kişiliklerini kendi bildiği dilde okuyan, bütün görüntülerden kendi resimlerini kuran, en çok orada olduğu sanılan anda bile aslında ulaşılamayacak denli uzak kalan bir kız çocuğunu.. Heyecan ve sevgiyle gülümsüyorum; şimdi seni sevip hissetmem için seni sahiplenmem gerekmiyor. Yanımda olmasan da senin hayalinle paylaştığım bu odamda, seni hissettiğim kadar başkalaşıyorum duygularımın fırtınalarında; baştan başa sen oluyorum.. Renklendirdiğim rüyalardasın, Ordasın ve varsın işte.. Şimdi yüreğimle soluyorum seni.. Binbir kır çiçeğinin kokusu bahar bedeninde.. Hayatın bütün renkleri bir yaz güneşinden ödünç aldığın yüzünde.. Kalabalık içinde yalnızlığınla çılgınca dans ediyorsun.. Ay'ın ışıltıları yüzünde, rüzgarın serseriliği avuçlarında... Mavi denizlerin yosun kokuları her soluk alışlarında... İlk kez acı çekmeden özlüyorum seni.. Her insanın ay gibi bir birinden farklı iki yüzü varmış; bir yanı aydınlık diğer yanı kapkaranlık.. Şimdi bir yanım çok aydınlık, apaydınlık... Acı verecek kadar aydınlık.. Seni bu aydınlıkta ilk kez görüyorum... Sen benim değilmişsin, bunu en çok bu aydınlıkta görüyorum... Benim olan sende yaşam bulan ve tekrar bana yansıyan kendi kişiliğim, benim kutsal sevgim.. şimdi daha iyi anlıyorum.. Senin sahibin kararmış gönlün, acıların, dününden bugününe ve yarınına miras kalan talihsiz karşılaşmaların, düş kırıklıklarınla dolu günlerinin siyaha bürünmüş halleri... Sen kendi karanlık yönlerini seviyorsun her kendine yol alışlarında ya da sevmek-sevilmek isteyip de sevilememenin veya sevememenin acılarından haz alıyorsun.. Sen kendini üzen duygularını, kendi karanlıklarındaki alaycı acılarını seviyorsun durmadan.. Sen, seni sevenleri sevemedin.. Ulaşılmaz sandıklarına da sahip olunca yeni oyunlarda, yeni başlangıçlardaydın.. Sanki bir iddiaya girip de, kazanmanın sarhoşluğuyla elindeki sana boyun eğen yüreklerin masumiyetlerini ayaklar altına savruluşlardaydın... Sen imkansızlığı seviyorsun, ve imkansızlığın sana çektirdiği ölümcül acılar ile ısırgan oyunları seviyorsun.. Oysa hayat bu değil.., sevmek bu değil.. Sevmek insanın kendine çekilmesidir.. Sevmek insanın çekildiği yerde sevdiğine baş eğmesidir.. Sevmek, insanın yıllardır unuttuğu kendisine dönmesidir.. Sevmek insanın yıllar sonra döndüğünde gördüğü şeye gönül rahatlığıyla inanmasıdır... Sen asla birinin sahipleneceği olamasın, izin vermesin.. ve asla sahiplenemesin birini.. Senin sahiplendiğin yalnızca kendi korkularınla büyüttüğün yalnızlığın.. Dünyanın en yalnız kalesi kalbin, sessiz ruhlar kabilesinde.. Tasarlanmış sözdizimlerinin arkasına gizlenip, öngörüntülerden ayrıntılar ve hatalar yakalamak için tetiktesin.. Kendine gömülmüşsün baştan başa , kimseyi içine alıp başka renklere bürünemesin.. Başkalarının seni senden alıp başka uzak limanlara taşımasını istemesin.. Birinin içinden sarsıntılı yolculuğa çıkmayı henüz tanımamasın.. Kendine koyduğun yasaklarda kalbin.. Oysa öyle ürkek ki sevgin, seni kim anlamak istese de, ister istemez o öykülerine gizlediğin derin yaralarını sürüyorsun öne... O derin kimsesizliğini... Bana bulaştırdığın kimsesizliğini.. Sevgi nasıl bulaşıcı ise hüzün ve nefrette öyle bulaşıcı.. Şimdi kendimde senin izlerini taşıdığımı görüyorum. Senin karanlıklarında yüzüyorum. Ne kadar kendime kaçsam seni buluyorum anılarımın sokak aralarında... ve her seferinde senin boşluğundan çaresiz kendime, kendi çarezsizliklerime dönüyorum.. Sen beni unutmak için savruldukça, bende seni unutmak için kendi alaycı acılarımı sevmeye çalışıyorum... Bu yüzden her şey birbirine karışıyor... Sana duyduğum o masumane sevgim kendime çekilmelere, kendime çekilmeler sana duyduğum nefret'e karışıyor... Sevgi ve nefret duygularım ayrılmaz ikizler gibi.. Şimdi çekildiğim bu karanlıklarımın alaycı acılarında anlıyorum ki ben seni değil, sende suret bulan katıksık beni can yoldaşı yapmışım sevda yollarımda.. ve yine anlıyorum ki yok olan sen değilsin, yok olan kendi masumiyetimin ve inançlarımın güçlü yanları.. Şimdi sahip olduğum yoğunluk ise; beni yansıtan aynanın kırılan binbir parçasının tarihimin gençlik bölümün her noktasına gömülmesine seyirci kalan teslimiyetçi ruhumun sessiz gece çığlıkları.. Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğun için sevdim.. Ben seni değil, seni sevmeği.., ben seni değil, seni özlemeyi sevdim.. Sevdim bekledim, andım bekledim.. Dönmeni değil, sevdamı bekledim.. Bildim ki benim hep bir sevdam var.. Üstüne alınma; sana "dön" diyen mi? var.. Sen şimdi o sahte öykülerinde ara yalnızlığını, ben senin gerçeğinim.. aklandığın satır aralarında değil hayat, yüzleşmekten kaçtığın gerçeklerinde.. Senin gerçeklerin kaçtığın yaşamında; g üçsüz yanlarında, öfkende, sevinçlerinde, geçmişinde, baştan başa kendinde.. Korktuğun yaşama dokunuşlarında, kanlı ve kavgalı duygularında... Bir kez olsun gir kendi gerçeklerinin ve yenilgilerinin arasına.. ve gör kendini yansıtan yüreğinin aynasında... Zamanlardır sensiz seni sevmeğe öyle alıştım ki.. Artık sensizliği sana tercih eder oldu kalbim.. Yaratığım masalımsı kahramanımın yerine kimseyi koyamaz oldu kalbim.. Ne zaman biri bana açsa yüreğini, o derin yaralarım açılıyor önüme.. Senin ayrıldığında bıraktığın derin savaş yaraların taze acıları hala yüreğimde kanıyor... Ayrılmak sorun değildi, sırtından acımasızca bıçaklanıp duygularım kanlar içinde yere serildikten sonra.., Ve sevmek cesaret ister.. Sevmek masumiyet ister... tevfiiiiiiikkk ![]() Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git. Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin Ve artık bu şehir bomboş, bilesin... ...υмυт кαηαтℓı кєℓєвєк кα∂ıη...
|
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| ayağa, kalkabilirim, kronik ft. kronika, yalnız |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|