![]() |
|
|
|
#11 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Emeğine Sağlık...
|
|
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
YÜZÜMDEN FİRAR ETTİ GÖZLERİM
yüzümden firar etti gözlerim şimdi bir denize bakıyorlar dört duvar arasında kalmışım yanımdakiler öyle diyorlar kafamı çarptığım ranzanın demiri ciğerlerimi emen soğuk duvar saçımdaki karları çoğaltmışım yanımdakiler öyle diyorlar görüş günüm olmadı henüz daha yeni başlıyor büyük acılar ve daha epey ağrıyacakmışım yanımdakiler öyle diyorlar seni görmeyeceğim artık zaten tamamlanmıştı anılar ihtimal sabah alınırmışım yanımdakiler öyle diyorlar gözlerime iyi bakarsın umarım günde milyonlarca kez seni ararlar diğer tüm hisleri bırakmamışım yanımdakiler öyle diyorlar yanımdakiler öyle diyorlar |
|
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
YAŞAMAK GÜZELDİR ANNE
Anne ben senin oğlunum Kanayan bir yurdum var Anne ben senin oğlunum Sönmeyen bir umudum var Ellerimi tutma ne olur Beni ağlatma ne olur Anne ben senin oğlunum Bu kavgaya inancım var Yasamak güzeldir anne Yasamak senin için Yasamak güzeldir anne Yasamak yarınlar için Ölmek yaşamaktır yine Halkının yüreğinde Ölmekte güzeldir anne Ölmek özgürlük için Anne seni seviyorum Sana ihtiyacım var Anne seni seviyorum Ciğer delen bir acım var |
|
|
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
YALNIZCA BİR ANLIK
Bu derede, bu bulutun gölgesi, Yalnızca bir anlıktır. Bir daha tekrarlanmaz asla, Dere gider bir yana, Bulut gider bir yana, Sen kalırsın ortada. Son vapurda, bir kadına rastlar, Kibarca gülümsersin. Kaybettin, geri gelmez artık, Vapur gider bir yana, Kadın gider bir yana, Kalbin kalır ortda. Yalnızca bir anlıktır mutluluk. Sevdalar, heyecanlar; Hepsi bir anlık. Kalansa, tortusudur hayatın, Yalanlar ve acılar; Bir de yalnızlık. Hey koca Yusuf! Yusuf'cuk, ah yusufçuk! Rüzgarlara savurdun hep, şarkını. Herkesten saklandın, Her şeye gücendin durdun. Yoruldun, İflah etmezsin sen. Ömrün gitti bir yana Hüznün gitti bir yana, Şiirin kaldı ortada... |
|
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
VURULDU
Vuruldu bir uçurum derinliğinde Yaylada bir seherin serinliğinde Avcıdan yarasını gizlercesine Çığlıgını gömerek devrildiginde Vuruldu ciger parem kanlar içinde Vuruldu yürek yarem kanar içimde Mavzeri baş ucunda dağ yamacında Parmağı donup kalmış tetik ucunda Sabahsız bir uykuya dalarcasına Beyaz bir çiğdem açmış kanlı saçında |
|
|
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
VURMA NURETTİN
Hayatın kıyısında Delinmiş bir kayıksın Yanlış yere yanaştın Sen bunlara layıksın Bu şehre bel bağladın Doymadı gitti karnın Bir kondu yaptın ama Yıkıldı kaldı yarım Vurma Nurettin vurma O senin karın Bak onlar çocukların iftiharın Yaşama kavgasında Ne gelirse yutarsın Belki fırsat çıkarsa Bir ucundan tutarsın Bu şehrin girdabında Kayboldu yoğun varın Böyle umutsuz olma Hele bir olsun yarın |
|
|
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
SUPHİ
Suphi bir acaip adam Suphi benim canım ciğerim Kimse bilmez nereli olduğunu Susar akşam oldumu Bir cebinde das kapital Bir cebinde kenevir tohumu Fırtınadan arda kalmış bir teknede tevekkül içinde Görkemli sakalı ve iğreti parkasıyla gizlediği macerasıyla Bir acaip adam yaşardı Akşamları susardı Ben konuşsam kızardı Çocuktum evden kaçmıştım Gelip ona sığınmıştım Bir sürgün kasabasıydı Bir eski zamandı, hazirandı Küçücük bir koydu, sığdı Burayı keşfeden belki de oydu. Uzaktan kasabanın ışıkları yanardı içim anneyle dolardı, ağlardım Suphi şöyle bir göz atardı, Gizli bir cigara yakardı Ağlardı, sonra barışırdık Ben flüt çalardım, cigara sönerdi ağlardık Nerden geldiğini bilmezdim, Kimsesizdi, belki kimliksizdi Onun macerası onu ilgilendirirdi Kimseye ilişmezdi Bir şeylere küfrederdi hep Tedirgin bir balık gibi uyurdu Bazen kaybolurdu Arardım, yağmurun altında dururdu Bir kalın kitabı vardı, cebinde dururdu, hergün okurdu Ben birşey anlamazdım Kapağını seyreder duymazdım Sakallı bir resimdi, kimdi, ne kadar mütebessimdi Sordum bir gün Suphi'ye söylediklerini niye anlamıyorum diye Bildiklerini dedi; yüzlestir hayatla ve sınamaktan korkma Doğru ile yanlışı o zaman ayırdedebilirsin Ve onu anlarsın Sonra gülerdi Günlerim yüzlerce ayrıntıyı merak etmekle geçerdi Sonra yine akşam olurdu. Suphi susardı, ben konuşsam kızardı Tekneye martılar konardı Yüreğim Suphi'ye yanardı, ağlardım. Suphi denize tükürürdü Gökyüzünü tarardı, ağlardı Sonra barışırdık Ben flüt çalardım Yıldız kayardı, ağlardık. Bir sürgün kasabasıydı, bir eski zamandı, hazirandı Çocuktum, evden kaçmıştım, gelip ona sığınmıştım Bir gün aksilik oldu Annem beni buldu Suphi kaçıp kayboldu Kasaba calkalandı, olay oldu Ben sustum, kanım dondu Polisler onu yakaladığında tekti Felaketti Herkes meydanda birikti Karakoldan iceri girerken sanki mağrur bir tüfekti Ansızın dönüp bana baktı ' Anladın mı ? ' dedi. Anladım dedim anladım Ve o günden sonra hiç bir zaman hiç bir yerde Hiç ağlamadım... |
|
|
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
TOPAL SEVDA
Dün sahilde karşılaştık... Biran gözüm ısırdı,sonra birden tanıdım Düşmemek için zor tuttum kendimi Bacaklarım titredi,bir ağaca yaslandım... Yırtılan bir mektup gibi Sisli hatıraların gerisinden bakıyordu.. Eski bir sevdanın durulmamış nehirleri Çırpınarak yüreğime akıyordu. Hatırladığım bir sonbahar günüydü, Karşımızdaki yeni eve taşındılar Bütün gün bakışıp duruyorduk Gözleri sanki birer kurşundular!. O zamanlar ben, zıpkın gibi bir çocuktum; Liseye yeni başlamıştım Onun saçlarını geriye savurup Çapkınca gülümsemesinden hoşlanmıştım.. Ne zaman cama çıksam, karşı balkonda Itırlı bir çiçek gibi tütüyordu Ne zaman buluşalım desem, olmaz diyordu Mektuplaşmak ona yetiyordu.. Bir Temmuz akşamıydı, unutmam Yazlık sinema daha yeni dağılmıştı; Bahçe kapısında sıkıştırıp öpmüştüm, İçeri kaçıp saatlerce ağlamıştı.. Sonraları çok kanuştuk, gezdik Bazen ağlaşıp bazen gülüştük Çılgın gibiydik, her fırsatta buluştuk, Uluorta öpüştük, herkesin diline düştük.. Ailesi baş edemedi, Mersin deki halasına gönderdi Hiç arayıp sormadım Ben osıralar devrimci oldum. Mahalleden ayrılıp yıllarca evede uğramadım.. Dünyam değişmişti artık Memleketin gidişatını hiçmi hiçbeğenmiyordum Forumlara,yürüyüşlere katılıyor, Durmadan şiir okuyup,ajitasyon çekiyordum.. Ah o gençlik rüzgarı ah.. Ezilen insanları tek başıma kurtaracağmı sandım Anarşik bir eylem sırasında Seken kurşunlarla bacağımdan yaralandım... Ameliyatın ardından yıllarca yattım içerde, Dosyam bir hayli kabarmıştı.. Beni o nemli koğuşlarda Vefakar anamdan başka hiç kimse aramamıştı.. İçerden çıkınca onu sordum Bir astsubayla evlenip buradan gitmişti.. Oysa kibrit ağusuyla koluma dağladığım İsmi hala silinmemişti... Hayat devam ediyordu İçkiye vurmuştum, unutmayı denyordum Pencerenin önünde, kuruyan bir çiçek gibi Günden güne tükeniyordum.. Anam çökmüştü artık,ölmeden mürüvvet istiyordu Bazan oturup dertleşirdik.. Kimsesiz bir kadın varmış,körmüş, olur demiş Bende fazla uzatmadım,evlendik. Geçmişe ait ne varsa; mektuptu,resimdi. Bir bir ayırıp yaktım ateşte. Nasıl gittiğini sorarsanız, ne bileyim, Kör-topal gidiyor işte.. Ne varki, o hırçın saçları hepyüzüme savruluyor Balkona her baktığımda. Pişmanlık, bir eski yara gibi Hala kımıldayıp duruyor onu hatırladığımda. Biiyorum, onunla olsaydım böyle kavga edip durmazdım yüreğimle. Biliyorum, bu sevdayı ben yıktım, Ben öldürdüm bu hoyrat ellerimle.! Dün sahilde karşılaştık Bir an boş bulundum,sendeler gibi oldum Öyle bir baktı ki, ben o gözlerde Bir ömrün bütün acılarını buldum... Bir şeyler söylemek ister gibiydi Başını eğip, gitti çocuklarının yanına Nedendir bilmiyorum, fakat Gimek istemedi sanki, kocasının koluna. Ardından koşup durduramadım, ona soramadım Öylece dona kaldım. Çünkü o anarşik eylemden beri Ben artık deynekli bir topaldım!... |
|
|
|
|
|
|
#19 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
SEN YANMA DİYE
Ben çürümüş bir asayım Zindanlara yol eyledi dert beni Çarmıha gerilmiş bir İsa'yım Çivilere zapteyledi dert beni Pir sultanıda gördüm Darağaca vur eyledi aşk beni Hacı Bektaş'ı kırda gördüm Bir ceylana pir eyledi aşk beni Her yangına, her ataşa Koz eyledi dert beni Bu dağlara, bu yollara Toz eyledi aşk beni Ben yanarım aşk için Ben yanarım gül için Bu ateş sönmesin diye Ben yanarım kim için Ben yanarım sen için Bari sen yanma diye Ben yıkılmış bir ozanım Yangınlara kül eyledi dert beni Kerbela çölünde, bir Hüseyi'nim Damla suya kul eyledi dert beni Ben Yunus'u nurda gördüm Dergahına gül eyledi aşk beni O mecnu'nu firarda gördüm Bir Leyla'ya deleyledi aşk beni |
|
|
|
|
|
|
#20 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
SENDE Mİ HEYECAN
Şu dağların yamacına Sende mi savruldun hey can Anaların acısına Sende mi kaydoldun hey can Fırtınaya bağır açtın Kuş musun sanki be hey can Yıldırma değip geçtin Taş mısın sanki be hey can Sende mi yandın Sende mi soldun Sende mi kayboldun hey can Nedir bu çığlık Nedir bu feryat Sende mi vuruldun hey can Şu dağları yanağına Sende mi gül oldun hey can Sevdaların yangınında Sende mi çöl oldun hey can Kar mı yağdı saçlarına Darda mı kaldın be hey can Çığ mı düştü yollarına Zorda mı kaldın be hey can Sende mi yandın Sende mi soldun Sende mi kayboldun hey can Nedir bu çığlık Nedir bu feryat Sende mi vuruldun hey can |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|