Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Edebiyat > Şairler & Yazarlar

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-03-2006, 15:20   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan Murathan Munga




MURATHAN MUNGAN
21 Nisan 1955'te İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimini Mardin’de yaptı. Mardin Lisesi'nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Bir süre tiyatro oyunlarında rol aldı. İstanbul'da Devlet Tiyatroları'nda ve Şehir Tiyatrosu’nda dramaturg olarak çalıştı. Çeşitli dergi ve gazetelerde şiirleri, öyküleri ve tiyatro üzerine yazıları yayınlandı. İstanbul’da yaşıyor. Oyunları, öyküleri ve şiirlerini yazmayı sürdürüyor. Başlangıçta Hilmi Yavuz, Attilâ İlhan etkilenimlerinin belirgin olduğu, oldukça ağdalı ve ve özentili şiirler yazdı. "Kum Saati"nde yer alan sonraki şiirlerinde söyleyiş değişmemekle birlikte dilinin sözcükler düzeyinde yalınlaşmaya başladığı dikat çekti. Oldukça dağınık düzyazılardan oluşan şiirlerden, içten ve yalın ürünlere doğru ilerleyişini sürdürdü. Olgunluk dönemi şiirlerinde ise kendine özgü bir biçim ve söyleyişe ulaştı. Özellikle "Metal"deki şiirleriyle 1980 kuşağının en çok okunan, tanınan şairleri arasında ilk sıralarda yer aldı. Oyunlar, öyküleri ve diğer düzyazılarıyla hem üretken, hem etkili bir yazar olduğunu ortaya koydu. Başarılı senaryolar de yazdı.

ESERLERİ

OYUNLAR:
Mahmud ile Yezida (1980)
Taziye (1982)
Geyikler Lanetler (1997)
Bir Garip Orhan Veli (1997)

ÖYKÜ:
Son İstanbul (1995)
Cenk Hikayeleri (1986)
Kırk Oda (1987)
Lal Masallar (1989)
Kaf Dağının Önü (1994)
Ressamın Sözleşmesi (resim konulu öyküler seçkisi) 1997
Üç Aynalı Kırk Oda 1999

ROMAN:
Yüksek Topuklar 2002

ŞİİR:
Osmanlıya Dair Hikayat (1981)
Kum Saati (1984)
Sahtiyan (1985)
Yaz Sinemaları (1989)
Eski 45’likler (1989)
Mırıldandıklarım (1990)
Yaz Geçer (1992)
Oda, Poster ve Şeylerin Kaderin (1993)
Omayra (1993)
Metal (1994)
Murathan’95 (Seçmeler) 1995
Oyunlar, İntiharlar, Şarkılar (1997)
Mürekkep Balığı (1997)
Başkalarının Gecesi (1997)
Erkekler İçin Divan 2001

DÜZYAZI:
Li Rojhilate Dile Min 1996
Paranın Cinleri 1997
Metinler Kitabı (1998)
Doğduğum Yüzyıla Veda 2000
Meskalin 60 Draje 2000
13+1 Fazladan Bir Kitap 2000
Soğuk Büfe 2001

SENARYO:
Dört Kişilik Bahçe 1995
Dağınık Yatak 1997
Başkasının Hayatı 1997

ÖDÜLLERİ

1978 Türkiye İş Bankası Tiyatro Oyunu ikinciliği Mahmud ile Yezida oyunu ile
1980 Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü Turgay Fişekçi ve Ozan Telli’yle paylaştı (Osmanlıya Dair Hikayat adlı kitabıyla)
1981 Gösteri Dergisi Şiir Birincilik Ödülü Sahtiyan kitabıyla
1984’te sergilenen Taziye oyunu ile Sanat Kurumu tarafından en iyi tiyatro yazarı seçildi
1987 Haldun Taner Öykü Ödülü’nü Nedim Gürsel’le paylaştı (Hedda Gabler Adlı Bir Kadın hikayesiyle)

Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:05   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ADI DUA OLAN SEVGİLİM



Yedi Rekat Günah Kıldım Bedeninde

Dizlerinde Yedi Zikir Secdeye Vardım

İhmalin Uzak Meleğine Teninde Aldandım

Yapayalnızdım Kendi Kalabalığım İçinde

Tarih Kadar Yalnız,

Aşka Aşina, Acıya Unutkandım



Er Yüzlerde Tavaf Ettim Bunca Yıl Kalb Evini

Kırk Yemin Kurtulmuştur Sanırken İçimin Pınarlarını

İnanmadığım Allah’a

Senin Yüzünden İnandım

Adı Dua Olan Sevgilim

Yandım Yandım Yandım



Sessizliğe Borcum Var Birkaç Kelime,

Sessizliğe Borcum Var Birkaç Feryat,

Sessizliğe Borcum Var Birkaç Çığlık,

Sustum, Yıllarca Sustum Kan İçinde

Ödeyemedim Borcumu Onca Şiirle

Adı Dua Olan Sevgilim

Yandı Ruhumn Gömleği

Yedi Deryalar İçinde

Aştım Aştım Aştım



Aslında Sen Yoktun

Yalnızca Bir Duayı Sevdim Ben

Varlığın Yalanımdı

Aştım Aşktın Aşktı

Geçti Gitti Hepsi

Geçti Gitti İşte

Dudaklarım Kilitli

Yasin Yasin Yasin



Çok Şükür Ölmeden

Son Duamı Ettim Ben

Allah Beni Terk Etti

Kendi Dağımı Kazdım Defterime

Gün Geldi Buradanda Gittim
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:05   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

AFFEDİLMEYEN



Puhu, biyografi çağı

can çekişmenin grameri

varlığın kıstırıldığı sözcükler

hayatını yazsın herkes

tedavüldeki jestler bizi almıyor

karartmayı çalışıyor bürokratik felcin ara dolguları

çok tanrılı görüstü yapıcıları

ne yaptınız

arkhont atum alizeler

ayrıntıların cinnetiyle yoğunlaşan batakta

gündeliğin kiri

üstüpüye silin şiirlerinizi

çığlıklarınızı törpüleyen metal dünya

ne tanrı istiyorsunuz ne patron

görüntü yapıcıları

kanla geçirdiler ellerine bütün iktidarları

kanla alınsın ellerinden

çekinmeyin vahşetin estetiğinden

vardığımız yerde iki şey kaldı geriye

bir intikam bir de affedilmeyen
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:06   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ALACANIM



ah, nerde benim altından avaze sesim!

yankısı bir duvara gömülmüş testide kaldı

avaze sesim!



şimdi başkalarının kalplerinde yankılanan

bir zamanlar içinden geçtiğim aşklardı

feryattan kimseler ölmez, denirken

duvarlardan geçtim

artık kimseyi sevemez aşktan ölmüş yürek, derlerdi

şimdi kulağını dayadığın duvarda inleyen testi

bir zamanlar feryatlarda unuttuğum avaze sesim!



alacânım,

mil yeşili gözlerin

dindirdi gözlerimi

kaç körü birden öldürdün bende

mahsur kaldım, eksik oldum, kapına düştüm

ben yandıkça

ezber ettin ayazın demirini

alacânım,

indi mi göğsüne heves?

hangi duvarın halısında

gördün, bildin, vurdun beni

kaç ormandan geçti

içinde kaybolduğumuz o büyük takip

içimizde bunca gurbet dururken

yol ettik uzaktaki sılayı

şimdi burdayız

kanlar içinde

alacânım

indi mi göğsüne heves?



etimdeki eksik yangın, sindi yüreğim

seyreldi tenim sahtiyan tarih

mahsur kaldım, meçhul oldum, şehit düştüm,

alacânım,

indi mi göğsüne heves?



alacânım,

rahat et ben gölgene ilişeyim

her belanı ben göreyim

yüreğimi ihbar et,

bana bir uçurum ver, gideyim

alacânım,

indi mi göğsüne heves?

biliyorsun adımın kıblesini

bir meşhur hâfızla, meşhur bir şehvet

alacânım,

şuramda sinsi bir sızı

gel öldüğümü farz et

senden gelen her habere

canımdan uçurduğum şahin

pençesinde kaldı bileğim, yazım, harflerim

bir yanım onla uçtu, sende kaldı, ben bittim

alacânım,

indi mi göğsüne heves?



alacânım,

yakılmış bir köyün adıydı adın

görmedi kimse

içinde ben de yandım

o gün bugün kalbimin doğusunda tüten duman

nerede olursan ol göğündeyim kanlı tarih her zaman

Mardin'im, Midyat'ım

ah benim altından avaze sesim

kardeşlerimdi ölen de, öldüren de

aranızdaki duvarda

gömülü kaldım



etimden uçurduğum uçurum

meşhurdum, meçhuldüm, mahsurdum

bir hâfızken eskiden

mecnun kaldım şimdi

aşktan, senden, kendimden

n'olur sevmeden öldürme beni

alacânım,

söyle, indi mi göğsüne heves?
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:07   #5 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ANAKİN



kimse öç alamaz benim masumiyetimden

dizelerdeki zehirle

kaç hafıza gezer

dilimin altında bilinen yılan

dağları iğne deliğinden geçirir

kimsenin zamanına uğramadan



tenha kin uzak gölge hileli

köklerde demlenen

içimizde dinmeyen kuytu mevsim

vaktini bekleyen düğümlü sarmaşıklar gibi

kalbim öldürür herkesi



ah kimseden sorulmaz ki

hiçbirşey yapmamanın zehri



gövdeye indirilmiş sözlük

kullanırken azalan

vahşiliğin likit beklentisi

içimizde çakallanan şimdi,

burada ve hiçbir zaman



taze hikayelerle yamanır yaralı bellek

tuzak yeni tehlikelerle gövdelenir

hiç kullanılmadıkları boşluklarda

sanrısını tetikleyen kelimeler

tanıdık bir yabancılık kazanır

başkalarına anlatıldıkça

çınlayan eşyanın

teslim aldığı

hayatların bilgisi

sızamaz esrarımıza

her iklim kendi mutlağını ararken

kilitli hayallerin yer değiştirdiği aynalardan

aynalara yepyeni bir boşluk kalır



damarlarımda sahipsiz akan

kuraklık

gürültüsü vahşi kan

çöl kanunları geçiyor

göçümün unutulmuş ormanlarından

kin bekliyor kınında

borçlandığı zamanları

geri göndermek için

kullandığı günahlara

yemin ve rehin

ne kadar ikizse kalbimize

ölüm aşkta seğirir

kimseye aldırmadan

geçen mevsimler gibi

biz kendimizi tanıdık sanırken

yıllar bizi kendiyle değiştirir



ancak şiirle söyleyebiliriz:

kendimize bunca yabancılık

bizi tanıdık kılan



kırmızı netice, kızıl kin

kandan alınmış rengin verimi

ömrün birçok çaprazı gibi

uzaklık kazanır görüldükçe

aşkla öldürür, ölümle aşık eder

ruhun duvarlarına köpürmüş

kara is karanlık iklim uçsuz gerçeklik

kendini yaşar sahibinin görünmezinde

ne kadar yolculuk etsende dibe

içinden çıkamadığın

içindeki ölü çocuk

her şey ne çok belli derken

ne çok belirsizlik

anaya babaya yar a aşk kadar derin

aşk kadar büyük kin

yıllara eşlik eden sinsi nabız

saydam zırhlarla korunmuş büyük şemsiyesi gündeliğin

balık gözlerinin bile göremediği derinliklerde

bizden sonrakilere devrettiğimiz

bize teğet kuşanmış gizlerin

bazen yanılıp aşk deriz buna

zaten yanılmadan diyemediği hiç kimsenin

dipte derin damar

aşk, en köklü kin

ana baba yar

bir gün hepsi kaybolur

birbirinin yarasının içinde



derin, çok derin



toprağın bilinen sırlarıyla

kendimden yapılmış mezarımı örter gibi

bağışlıyorum suçlarımı bilmediğim bir karanlığa

ne kadar ödeşsen de ömrün yetmez

bizi biz yapan içimizin saklı sularında

bizden habersiz yaşayanlara



aştım sandığın bir eşiğin ayakları altında

bir gün bir damar uğultusu vurur dünyaya

ölerek bile kaçamazsın aramızdan

ehlileştirilmiş tekrarlarla yaşanan sayıklama

yeniden döneceksin buraya

imkansızdır aşk insan imkansızlaştıkça

dünya başka bir yer olana kadar: anakin
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:07   #6 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ANLAŞILMAYAN ŞEYLER



Kolay bir hüzündür gecenin kovuğundan sarkan

Ellerindeki paramparça gecmisin sig bir gövdesidir yolun ortasında

Erken bir gülüşe baslarken (tutanabildiğin yalnızca bir gülüş)

Ve sanki (kendinden korkan) bir erken bağlanmışlık varoluş ve tükenişin.

Bir görüntü anlatır (sanki) bir yolun, bir yogunluğun ortasında bal rengi kani

Ve ayrılığın ta içinde biriken küllüğüdür özlemin.

Eski, ep eski anlatılmamışlıktır defterlerin.

Kuruyan su.

Kuruyan uykusu.

Ve kan yine de bal rengi derbederliğin.
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:08   #7 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ANTİK KENT



mutlu günlerimizdi...

deniz tuzu,dövme gül

yanık tarçın gibiydik

rüzgarın saçlarımızı taradığı yamaçlarda

ikimizden bir bayrak

dalgalanırdı

birbirine bakan

tarihin ve otların

arasında

adı yoktu yaşadığımız şeyin

bir boşluk bile değildi bu

onca boşluğun içinde

yontulmamış birkaç harf

taşlar kadar tarihe kefil

günler gibi düşünülmeden akıp giden

otların gölgesindeki gece kadar derin

ay ışığıydı her şeyi sessizce bütünleyen



bir dönüş biletiyle kırıldı gece

kırıldı mevsim

kalakaldık

birbirine bakan sunaklarda

zehiri giz olan otlar boyverdi

kırık heykel parçaları dağılmış ten

zaman tarihe geri çekildi

kalıntıları ne kadar ipucuysa bir antik kentin

o kadar biliyoruz nedenlerini ve sonuçlarını

ayrılınca adını aşk koyduğumuz o şeyin.
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:08   #8 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ARASTA



pala ve sicim ülkesinde

sudaki suya söylenen gazeller

eksilen

şiiri kılıçla tartan

hiciv yada ölüm

marifet remizleri

hayal ile hayal

ikiz yeminler

suyun içi boş sudaki suç fermanlardan damlayan

kırmızı harfler

adı unutulan putlar

için saklımızda kalmış onca tören

şimdi arasta vakti

biraz aşk hatırası biraz meydan

biraz akşam yorgunluğu istiyor cengaver



kinleri içinde kalmış düşmanlar ve aşıklar

ardında bıraktığı

hep kendine benzeyen ve hep bulduğunu sandığı

önce şiir sonra kimya

ve başkalarıda bilsin istiyor bunu

böyle yaparsa eda edilmiş olacak sanki

akşam kazası

yalnızlık pahasına sağımız solumuz ölü gönüllüler

sonu belli seyyitler gibi

hatırı biriktirmek

yaşamın istisnaları

sıradanlığın girdabında

ilhamın ve ihmalin gelip değdigi anlar

boşluğun yolları

karanlık hacim

idrak acısı

aşk payı

günah hakkı yasak hakkı suç hakkı

bir arastada

insan yeniden yaratırken dünyayı



akşam oldu

aşk için eda için

akşam oldu



şimdi vazgeçmek ya da uyumak zamanı.
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:08   #9 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ARMALAR



Bazı sözler karanlıkta söylenir

bazı sözler hiçbir zaman

karşı karşıya kaldığımız armalardır

yüzümüzü parça parça aydınlatırken

uzaktaki ateş

yalnızca onlardır konuşan ve hatırlayan

simgelerde çökelir magmalaşır tarih

armalanmış rüya ölü dil

bazı anlar için çözer kendini

sökülür taşınır çerçeve başka deneyimlere

yüzümüze değen alev

kadar içimizdeki çakım

belirler bizi ve kendi karanlığına döner

simgelerin dilsizliğinde

karşı karşıya dururken biz

armalardır her şeyi kararlaştıran

bazı sözler karanlıkta söylenir

bazı sözler hiçbir zaman
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-05-2006, 13:09   #10 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Uzaklar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 29,942
Rep Gücü: 1170
Rep Puanı : 113805
Rep Seviyesi: Uzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar RepstarUzaklar Repstar
Varsayılan

ASTAR



Şimdi çalışır durumda görüntü katmanlarımız

Neyle astarlanırsan yanmayız yüksek fırınlarda

Saçlarımız kızıl pas, dilimiz kayış

Deltalara yağan yağmurlarda

Islanmadı içimizin cam yünü

Kurgusu kaderine terk edilmiş oyunlardı

Parçalandı dağıldı

Bir zamanlar her şeyi bir arada tutan

O büyülü mıknatıs

Hayatımızdaki her figür çıktı yerinden

Şimdi bu yeni gözlerle

Görmek ve alışmak

İçimize durmadan akan onca yıl

Sığa çıkmış çökelti

Her birimizi başka biri yapacak
Uzaklar Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 07:45.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207