Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Genel Bilgi > Sağlık

Sağlık Sağlık Haberleri En Son Tedavi Yöntemleri Bu Bölümde...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !

Hızlı Üye Ol
Ücretsiz ve HIZLI Bir Şekilde Üye Olara Sizde Yorumlarınızı Yazın

Nick Şifre Şifre Tekrar E-Mail: Confirm E-Mail:
 
Image Verification
Lütfen Resimdeki Harfleri Aynen Yazınız !

  Okudum Forum Kuralları 


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-13-2006, 15:51   #11 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan




BÖBREK YETMEZLİĞİ: ÜREMİ

BÖBREK HASTALIKLARININ BELİRTİ VE BULGULARI
ÜREMİ - BÖBREK YETMEZLİĞİ

Böbrekler bel omurlarının iki yanında yer alan vücutta çift olarak bulunan ve kandaki istenmeyen zehirli maddeleri idrar yoluyla uzaklaştırılmasını sağlayan bir çift organdır. 2 milyon civarında nefron adı verilen süzme ünitesi mevcuttur. Bunların sayısı yaşlanmayla birlikte doğal olarak azalır. Kalbin dakikada pompaladığı 5-6 litre kanın 1/5'i böbreklerce filtre edilir. Böbrekler vücudun sıvı-iyon dengesini, asit-baz dengesini, kan basıncı(Tansiyon)nın sürdürülebilirliğini ve vücuttaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan ve vücut için zararlı olan zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Böbrekler ayrıca kan yapımı ve kemik mineral yapısı ile ilgili hormonlar başta olmak üzere daha bir çok hormonun yapım ve yıkım yeridir. Bütün bunlardan böbreklerin vücut için hayati önem taşıyan ve yürüttüğü fonksiyonlar sekteye uğradığı takdirde hayati risk doğuran organlar olduğu anlaşılır. Böbreklerden geçen kan filtre edilip organizma için yararlı olan maddeler tekrar kana verilerek, vücuttan uzaklaştırılması zorunlu olan zehirli maddeler idrarı oluşturur. İdrar idrar yolları ile önce mesanede toplanır, daha sonra da işeme yoluyla da dışarı atılır.

Böbrek hastalıklarının çoğu bilinenin aksine son derece sinsi ve ağrısız seyreder. Halk arasında genel olarak idrarın kanlı gelmesi, idrar yaparken yanma ve acıma, belin iki veya tek tarafında yan ağrıları böbrek hastalığı belirtisi olarak bilinir. Böbreklerin işlevlerinin azalması veya kaybolması, ani başlangıçlı (Akut) veya yıllar içerisinde sessizce (Kronik) oluşabilir. Kandaki atık maddelerin atılamayıp birikmesi sonucu bütün organları etkileyen ve komaya kadar gidebilen bir zehirlenme tablosu meydana gelir.

Böbrek hastalıklarının başlıcaları ;

Akut veya kronik böbrek iltihabı olarak bilinen Nefritler
Taş hastalıkları
Ailesel kistik hastalık
İdrar yolları iltihapları
Tümörleri
İdrar yollarının daralması veya tıkanması (Prostat büyümesi)
Kalıtımsal bazı böbrek hastalıkları
Damarsal böbrek hastalıkları
Gebelik zehirlenmesi
Romatizmal hastalıklar sonucu oluşan böbrek hastalıkları
Viral Hepatit (B,C)ve diğer enfeksiyonlara bağlı oluşan böbrek hastalıkları
Hipertansiyon ve Diabet (Şeker) Hastalığı gibi sistemik hastalıklara bağlı böbrek hastalıkları
İlaçlara bağlı oluşan böbrek hastalıkları
şeklinde sıralanabilir.

Bunların oluşturacağı klinik belirti ve bulgular ise hastalığı oluşturan etmene göre farklılıklar gösterir. İdrar yollarında akımın engellenmesi ve iltihaplanma dışında böbrek hastalıklarında ağrı sık görülmez. Buna karşılık bulantı, kusma, halsizlik, iştahsızlık, inatçı kaşıntı, çok su içme, günlük idrar miktarında azalma veya aşırı miktarda idrar yapma, cildin sarımsı-kahverengi renk alması, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, işitme zorluğu veya sağırlık, ani ve sürekli tansiyon yükselmeleri, göz kapaklarında ve ayaklarda daha belirgin olmak üzere tüm vücutta su birikmesi(ödem), sık idrara çıkma, ağrılı idrar yapma, kanlı idrar, bulanık idrar, gece birden fazla idrara kalkma, kişilik değişiklikleri ile başlayan saldırganlık, bilinç bulanıklığı ve komaya kadar uzanan şuur ve davranış değişiklikleri, havale geçirme(Konvülsiyon), özellikle çocuklarda gece idrar kaçırmaları ve gelişme gerilikleri saptanabilir.

Yukarıda belirtilen bulguların büyük bir kısmı başka hastalıklarda da rastlanır. Bu sebeple bu bulguların başka hastalıklardan değil de böbrekten kaynaklandığının ilgili hekimlerce tetkik edilmesi gerekir. Bir böbrek hastalığına işaret eden klinik bulgular ise anemi(kansızlık), yüksek tansiyon, ödem, idrarın bol fakat yoğunluğunun düşük bulunması, idrarda kan ve iltihap hücreleri ve protein(Albumin) saptanması, kanda kan üre ve kreatinin değerlerinin yüksek bulunması(Üremi), kan albumin düzeyinin düşük bulunması, ürikasit yüksekliği, kanın çökme hızının(Sedimentasyon) artışı, kanda asitli maddelerin yüksek ölçülmesi (Asidoz) , kalp büyümesi, akciğerde su toplanması, idrar miktarının günlük 400 ml. altına düşmesi, kanda Hepatit B ve C virüsü saptanması, derinin kuruması ve renk değişimi gibi muayene bulgularına rastlanır. İlgili hekimler Nefrologlar , Dahiliye uzmanları veya Ürologlarca kanın biyokimyasal tetkikleri yapılarak bazı maddelerin artma veya azalma olup olmadığı araştırılır. Böbreklerin Ultrasonografik incelenmesi ile böbreklerde yapısal bir değişiklik olup olmadığı, böbrek boyutlarının küçülüp küçülmediği incelenir. Gerekirse ilaçlı tetkikler yapılır. Basit bir idrar tetkiki incelemesi ve Ultrasonografik tetkik ile kanın biyokimyasal incelemeleri 1.basamak tetkik aşamasını oluşturur. 2.Aşamada böbreklerin süzme oranı 24 saatlik idrar toplanarak hesaplanır. Böbrek fonksiyonlarında ne kadar kayıp olduğu ve böbrek fonksiyonlarındaki bozulmaların akut mu yoksa kronik mi olduğu ayırt edilerek saptanan hastalık türüne göre spesifik tedavisine yönelinir. Yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kalp hastalıkları böbrek hastalıklarını başlatabildiği gibi, böbrek hastalıklarının kendisi de kalp akciğer hastalıklarına ve yüksek tansiyona yol açabilir. Eğer böbrek fonksiyonları kalıcı olarak kaybedilirse, ömür boyu diyaliz (Suni böbrek)makinaları ile tedavi edilmesi gerekebilir. Her türlü hastalıkta olduğu gibi böbrek hastalıklarında da şikayetler oluşmadan veya başlangıcında periyodik tetkikler büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde bilinçsiz kullanılan ilaç ve özellikle ağrı kesiciler sebebiyle meydana gelen böbrek yetmezliklerinin hiç de azımsanmayacak sayıda olduğunun vurgulanması yerinde olur.



Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:51   #12 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

Erektil disfonkisyon peniste sertleşme güçlüğü

Erkekte cinsel aktivite nasıl gerçekleşir?

Erkekte testisler (yumurtalıklar) görevlerini yerine getirdiği zaman normal libido (cinsel arzu), cinsel aktivite vardır ve/veya kendiliğinden gün içinde veya gece sertleşme görülür. Ereksiyon (sertleşme) erkek cinsel organının kasları, sinirleri ve damarları arasındaki uyum sonucu gelişir. Diyabetli erkeklerde ereksiyon bozukluğuna neden olan iki ana faktör vardır: diyabetik damar ve sinir hastalıkları.


Erektil disfonksiyon ne anlama gelmektedir?

Erkek cinsil organında (penis) ereksiyon olmaması veya olan ereksiyonun korunamaması durumuna erektil disfonksiyon denir. Erektil disfonksiyon gelişmekte olan diyabetin habercisi olabilir.

Diyabet erkekte nasıl erektil disfonksiyona sebep olur?
Diyabet beyinden çıkan sinyallerin erkek cinsel organına ulaşmasını etkiler ve ereksiyon için gerekli kan akımını kontrol eden sinirlerin görevini bozar.


Erektil disfonksiyon neden önemli bir durumdur?

Erektil disfonksiyon diyabetli erkeklerin %50-70'inde görülür. 20-29 yaş aralığında %9 iken 70 yaşında %95'e yükselmektedir. Diyabet tanısı konduktan sonra ilk on yıl içinde erkeklerde açık olarak erektil disfonksiyon gelişir. Erektil disfonksiyon diyabetlide damar sertliği varlığının bir göstergesi ve hatta kalp krizi riskinin belirleyicisi olabilir.


Erektil disfonksiyon değerlendirilmesi nasıl olmalıdır?

Erektil disfonksiyonu bulunan erkek ilk muayenesine eğer mümkünse eşiyle birlikte alınmalıdır. Böylelikle eşlerin ilişkisi ve bu bozukluğun düzelmesi halinde bu ilişkiyi nasıl katkıda bulunabileceğinin değerlendirilmesi yapılabilir.
Erektil disfonksiyon için hekime başvuran hastada sırasıyla aşağıdaki değerlendirme yapılmalıdır:

1. Öykü, özellikle tıbbi ve cinsel özgeçmiş
2. Fizik muayene ve pisikolojik değerlendirme
3. Hemoglobin A1c, testosteron, prolaktin ve tiroid fonksiyon testleri
4. Gece ereksiyon testleri (uykuda ereksiyon olmaması fiziksel bir nedenin varlığına işarat eder)
5. Sinir sistemini ve damarları değerlendiren testler


Gerçek neden nedir?

Erektil disfonksiyonu bulunan erkeklerin en önemli sorununu onlar için mahrem bir konuyu herkese açamamaları, doğru ve yeterli hikayeyi verememeleri oluşturmaktadır. Böyle bir yaklaşım doktoru doğru teşhisten uzaklaştırmaktadır. Ne tür bir problemin olduğunu belirlemek işin püf noktasıdır. Sorun kısmi sertleşme kaybı mı yoksa hiç sertleşme kaybı mı yoksa hiç sertleşme olmaması mıdır? Diyabetteki doğal seyir yavaş ilerleyen ve genellikle yıllar sonra tam bir kayıpla sonlanan bir ereksiyon bozukluğudur. Libido, yani cinsel arzu kaybı genelde yoktur. Psikojenik erektil disfonksiyonda olduğu gibi kayıp ani değildir; sabah, gece ve refleks ereksiyonlar kaybolmuştur ve zamanla ağırlaşan bir tablo çizilir.


Erektil disfonksiyonu olan diyabetli erkeklar için tedavi seçenekleri nelerdir?

Erektil disfonksiyonu olan diyabetli erkekler için üç belli başlı tedavi seçeneği bulunmaktadır:
1. Erektil disfonksiyona neden olabilecek ilaçların kesilmesi ve/veya psikolojik destek
2. İlaç tedavisi
3. Cerrahi tedavi

1. Herhangi bir tedaviye başlamadan önce erektil disfonksiyona neden olacak her türlü ilacı kesmek gerekmektedir. Sigara ve alkol bunların başında gelmektedir. Bazı tansiyon ilaçları, merkezi sinir sistemi üzerine etki yapan ve hormonal dengeyi bozan ilaçlar erektil disfonksiyondan sorumlu tutulabilir. Depresyon diyabetlilerde sık rastlanan bir hastalıktır ve psikojenik destek tedavisi veya ilaç tedavisi kişinin cinsel performansını arttırabilir.
2. Transuretral (penis içine) yerleştirme ile veya kendi kendine penise enjeksiyon yaparak ilaç verme uygulamaları yanısıra bugün ağızdan alınan, sildenafil denen bir maddeyi içeren ilaç kullanıma girmiştir. Hayati yan etki taşıma riski sebebiyle hiç bir ilaç doktor tavsiyesi dışında alınmamalı ve uygulanmamalıdır. İlaçların etki etmediği durumlarda vaküm yaratarak penisin kanla dolmasını sağlayıp ereksiyon sağlayan araçlar kullanılabilir.
3. İlaç tedavisi başarısız olanlarda penis protezi uygulanabilir. Genel anestezi altında cerrahi işlem gerektirir. Protezin çalışmaması, enfeksiyon ve erozyon sıklıkla karşılaşılan problemlerdir ve protezin çıkarılmasıyla sonuçlanır. Vaküm tedavisi ve diğer ilaç tedavilerinin varlığında protez uygulaması pek başvurulan bir tedavi şekli değildir. Bir diğer cerrahi girişim ise genç, diyabeti yeni ortaya çıkmış ve ileri derecede bölgesel damar tıkanıklığı olanlarda revaskülarizasyon (yeniden damarlandırma) tedavisidir.


Diyabetli kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu neden gelişir?

Diyabetli kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu sık görülen bir durumdur. Erkeklerde olduğu gibi onlar da bu problemlerini hekimlere açmaktan çekinirler ve çoğu zaman da kadındaki bu bozukluk ruhsal durumundaki dalgalanmalar, vajinit belirtileri ile karışabilmektedir. Kadınlarda depresyon erkeklerden daha fazla görülür ve bu da cinsel fonksiyon bozukluğunun bir sebebidir ve tedavi edilmelidir. Vajinal enfeksiyon cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olur. Sistit ise cinsel birleşme sırasında rahatsızlık kaynağıdır. Pre-menstrual sendrom sırasında kan şekeri ayarında bozuklukların olması bu dönemde cinsel fonksiyon bozukluğuna sebep olabilir. Kadın diyabetlilerin kullandığı tansiyon ilaçları gözden geçirilmelidir. Menopoz döneminde hormon tedavisi görmeyen kadınlarda cinsel arzu kaybı görülecektir.

Cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadında değerlendirme nasıl yapılmalıdır?
1. Öykü, özellikle tıbbi ve cinsel özgeçmiş
2. Fizik muayene ve pisikolojik değerlendirme
3. Hemoglobin A1c, tiroid fonksiyon testleri

Tedavi prensipleri nelerdir?
Bazı tansiyon ilaçları, merkezi sinir sistemi üzerine etki yapan ve hormonal dengeyi bozan ilaçları kesmek gerekir. Depresyon diyabetlilerde sık rastlanan bir hastalıktır ve psikojenik destek tedavisi veya ilaç tedavisi kişinin cinsel performansını arttırabilir. Vajinit ve sistit tedavi edilmelidir. Menstruasyon öncesi ve menopoz öncesi dönemlerde kan şekeri ayarının bozulacağını bilerek önlem almalıdır. İyi bir diyabet ayarı sağlamak hedefimiz olmalıdır. Menopoz sonrası hormon tedavisi uygulamasına başvurulabilir.

Görüldüğü gibi problemin altında yatan neden ve tedavi şekli herkes için farklıdır. Siz sorununuzu doktorunuza her yönüyle açmadıkça dermana ulaşamazsınız. "Sükutun" değil de sözün altın olduğu bir tıbbi durum içinde bulunduğunuzu her zaman hatırlamalısınız.


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:53   #13 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

Erkek doğum kontrol hapları

Erkekler için geliştirilme aşamasında olan doğum kontrol yöntemleri arasında en revaçta olanlar testosteron hormonunun sperm hücreleri üzerindeki etkilerini engelleyerek etki edenler. Bu yöntemlerin sperm hücreleri üzerindeki muhtemel mutajen ("genleri bozucu") etkileri, yöntemlerin insanlarda kullanılabilirliğini henüz engelliyor.

Ancak fareler üzerinde başka nedenlerle yapılan deneylerde tesadüfen erkeklerde uygulanabilecek yeni bir doğum kontrol yönteminin yolu açıldı: Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda vaz deferens adı verilen sperm kanallarının (bu kanallar olgun sperm hücrelerini ana sperm kanallarına ve buradan da depolandıkları yere taşıyan kanalcıklardır) kasılmasını sağlayan bir reseptör (algılayıcı) olduğu saptandı. P2X1 adı verilen bu reseptör (algılayıcı) uyarıldıkça oluşan kasılmalar sayesinde sperm hücreleri aynen bir diş macunu sıkıldığında dışarı macunun boşalması gibi kanalda ilerlerliyorlar. İşte bu reseptörün varlığının saptanmış olması gerçek bir devrim niteliğinde, çünkü bu reseptörü dışarıdan verilen bazı ilaçlarla devre dışı bırakmak teorik olarak mümkün. Bu başarılırsa, vaz deferens kasılamadığından sperm hücreleri kanallarda ilerleyemeyecek ve böylece boşalma olsa bile boşalan sıvının dışarıdan bakıldığında niteliklerinde (renk, miktar) bir değişiklik olmamasına karşın sıvının içinde sperm olmayacak.

Ayrıca bu reseptörü devre dışı bırakan değil, uyaran bir maddenin bulunması da sperm sayısını artırmaya yardımcı olarak erkek kısırılığının tedavisine yeni bir yol açacak gibi görünüyor.

Şu anda bu yöntem yalnızca bir teoriden ibaret. Sorun, reseptörün yapısının tümüyle anlaşılması sonrası, bu reseptörü bağlayıp devre dışı bırakacak maddenin bulunmasında. Bu madde de bulunduğunda erkek doğum kontrol hapları bir hayal olmaktan çıkacak.


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:54   #14 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

Erkek infertilitesi kısırlığı


Evli çiftlerin 1 yıl korunmasız ve düzenli birlikteliklerine rağmen gebelik elde edememelerine infertilite ( kısırlık ) denir. Hiç gebelik oluşmamışsa bu çift primer infertil olarak tanımlanır. Evli çiftlerin 1 yıl içinde %80-85 inde gebelik olur. Olmazsa olası bir kısırlık varsayılır. Kısırlık problemli çiftlerin yaklaşık % 5 inde erkek sebebli, % 5 inde kadın sebebli ve yaklaşık % 5 inde ise hem erkek hem kadın sebebli infertilite vardır. İnfertilite araştırmasında çifti birlikte değerlendirmek gereklidir.
Bu konuda erkek sebepli infertilite anlatılacaktır.

ERKEK ÜREME FİZYOLOJİSİ

BEYİN-TESTİS HORMONAL İLİŞKİ

Beyinde hipofiz denilen bir bezden LH ile FSH isimli üreme ile ilgili iki hormon salgılanır. Bunlar yumurtadaki Leydig ve Sertoli hücrelerindeki özel alıcılara bağlanır.

TESTİS

Testislerde LH ye bağlı testosteron sekresyonu yapan leydig hücreleri vardır. Testosteron plazmada sabah erken pik yapar ve akşam üzeri de en düşük düzeye iner. Normalde Testosteronun %2 si serbest, %44 ü testosteron-estrogen bağlayıcı globülin TeBG ye bağlı, %54 ü albümin ve diğer proteinlere bağlıdır. Spermatogenezin başlaması için FSH ve LH gerekli, sürdürülmesi içinse testosteron yeterlidir.
Testis hacminin %85-90 ını germ hücreleriyle bunları destekleyen sertoli hücreleri oluşturur. Sertoli hücrelerinin birbirlerine sıkı bağları vardır (kan-testis bariyeri). İmmun sistemin spermatozoalara karşı reaksiyon oluşturmamaları için bu bariyer önemlidir.
Germinal yada spermatojenik hücrelerinin ürettiği spermler 13 değişik aşama gösterir ve germ hc lümene doğru gözlenir. Erken spermatogonyumdan olgun spermatozoa aşamasına dek uzun bir süre geçer. Bu yaklaşık 74 gün sürer.

SPERMİN OLGUNLAŞMASI VE DEPOLANMASI

Spermler testiste iken henüz ovumu döllüyebilecek olgunluğa gelmemiştir. Epididimden geçerken hareket ve döllüyebilme yeteneği kazanır sperm taşıyan tüpler içinde ilerlerler. Bu tüpler 30-35 cm lik borulardır. Daha sonra seminal kese sıvısı spermlere eklenir. Bu sıvı meni hacminin %65 ini oluşturur.


Kadının hamile kalabileceği yumurtlama döneminde servikal mukus incelir ve akışkanlaşır, böylece spermlerin uterusa geçişi kolaylaştığı gibi vaginal asiditeden de korunur. Vajen içine atılan sperm rahime oradan da tüplere geçer ve ovuma yaklaşan sperm hareketlenir ovumun dış tabakalarını geçip dölleme işlemini gerçekleştirir.


İNFERTİLİTE NEDENLERİ

İzole Gonadotropin yetmezliği (Kallman sendromu)
İzole LH yetmezliği (Fertil Önük)
izole FSH yetmezliği
Konjenital hipogonadotropik hastalık
Pituiter yetersizlik (tümörler,infiltratif olay, ameliyat, radyasyon)
Hiperprolaktinemi
Hemokromatosis
Eksojen hormonlar (androjen- estrojen, glukokortikoid fazla verilmesi, hipo-hipertiroidi )
Klinefelter Sendr,XX hst , XYY sendromu
Noonan Sendr (erkek Turner sendromu)
Myotonik distrofi
Bilateral anorşi
Sertoli cell only sendromu (germ hc aplazisi)
Gonadotoksinler (ilaç,radyasyon)
Orşiepididimit
Travma
Böbrek yetmezliği,
Karaciğer hastalığı,
Sickle Cell anemi,
Androjen sentez veya etki bozukluğu
Kriptorşizm
Varikosel

Sperm transport Hastalığı
Sperm motilite ve fonks bzk
Konjenital sperm kuyruk defekti
Maturasyon defekti
İmmünolojik hastalık
İnfeksiyon


SEMEN ANALİZİ

Semen analizi hormonal, spermatogenetik ve tüp sisteminin durumu hakkında oldukça bilgilendirici bir incelemedir. 3 kez 15-20 gün ara ile yapılan analizle olgu yüksek doğrulukta değerlendirmektedir. Semen 3-4 günlük ejakülasyon yasağından sonra verilmelidir. Kullanılan kaplar spermleri zedeleyecek maddeler bulundurmamalıdır.
Sperm motilitesi en temel kalite göstergesidir. 20 milyon/cc normalin alt sınırı sayılır. Motilite değerlendirilirken total sayıya göre hareketli oranına ve ileri hızlı hareketlilerin oranına bakılır. İleri doğrusal hızlı hareket 0 ile 4 arasında derecelendirilmiştir. En az %50 sinin iyi kalitede hareketli olması gerekir. Başbaşa kuyruk kuyruğa aglütinasyonlar görülmesi infeksiyon ya da immün olayları akla getirmelidir. Sperm morfolojisine boyanarak bakılır ve %30 oranında normal görünüm alt sınırdır. İmmatür, amorf ve baş şekil bozuklukları varikoseli düşündürür. Azoospermi, düşük hacim varsa fruktoz bakılmalı, tüp tıkanıklığı açısından incelenmelidir .

HORMONAL DEĞERLENDİRME

İnfertil olguların çoğu hormonal bakımdan normaldir. Rutin değerlendirmede sperm sayısı çok düşük değilse ve klinik olarak endokrinopati düşünülmedikçe hormonal incelemeye gerek kalmaz. Anca hotrmonal bir bozukluk düşünülüyorsa kontrole FSH ve testosteron düzeyi ölçülerek başlanabilir. Düşük testosteron hipogonadizmin göstergesidir. Yüksek FSH düzeyi germinal epitel harabiyetini gösterir ve azoospermi ya da ağır oligospermi vardır. FSH normal iken azoospermi veya ağır oligospermi varsa testis biopsisi gerekebilir. Yüksek FSH ve atrofik testis irreversibl infertiliteyi gösterir biopsi gereksizdir.

İMMÜNOLOJİK İNCELEME

Kesin bir infertilite nedeni sayılmasa da antisperm antikor varlığı fertilite şansını azaltıcıdır. Post koital teslerde anormallik olan çiftlerde antisperm antikor (ASA) bakılmalıdır ( ASA servikal mukustan geçişi olumsuz etkiler).

BAKTERİYOLOJİK İNCELEME

Klinik ve laboratuar bulguları prostatit lehine ise kültür gereklidir. Semptomatik olmayan infeksiyonların olumsuz etkisi tartışmalıdır.

Yukarıdaki incelemeler yapılan hastalara , sebep sao,ptanıp sebebe yönelik cerrahi veya tıbbi tedavi yapılır. Eşlerle birlikte değerlendirme yapılıp hastanın tedavi edilemediği durumlarda spermin iyileştirilmesi ve yardımci üreme yöntemlerinden biri ( aşılama, tüp bebek işlemi gibi ) denenenebilir.





VARİKOSEL
(Erkek infertilitesinin en sık sebebi)



Varikosel nedir?

Varikosel, skrotum adı verilen yumurtalık torbalarında yumurtalıkların etrafında oluşan varisli damarlardır. Varikosel sol tarafta daha sık görülür. Erkeklerin %10 unda görülen bu durum genellikle herhangi bir şikayete yol açmaz.

Varikosel yumurtalıkların muayene edilmesi ve ultrasonografik inceleme ile tespit edilir. Varikoseli olan erkeklerde kan akımının yavaşlaması ve geri akımına bağlı infertiliteye neden olabilir.










Varikosel niçin kısırlığa neden olur?

Genişlemiş damarlar testisler tarafından kullanılmış venöz kanı taşıyamazlar. Akımda durgunluğa ve hatta geri akıma neden olurlar. Bu nedenle sperm parametreleri etkilenir ve kısırlıga neden olur.

Erkek infertilitesinin tedavi ile en iyi düzeltilebilen sebebidir. Tedavi oldukca yüz güldürücüdür.

Ameliyatta yandaki resimde görülen genişlemiş ve fonksiyonlarını kaybetmiş toplar damarlar iptal edilir.



Varikosel için cerrahi girişim gerekir mi?

Varikosel cerrahisinde genişlemiş venler bağlanarak tedavi edilir. Cerrahi tedavi ile sperm sayısı ve hareketlilik arttırılabilir. Varikosel infertiliteye neden olmuşsa veya ağrıya neden olmuşsa cerrahi girişim önerilir.






Erkek İnfertilitesi Hakkında sıkça sorulan sorular:



Erkek infertilitesinin nedenleri nelerdir?
Sperm sayısı, hareketliliği ve normal yapıdaki sperm oranında azalma, menide hiç sperm olmaması ve antisperm antikorlarının varlığı infertiliteye yol açar. Ayrıca meninin vajinaya ulaşmasını engelleyen anatomik bozukluklar ve cinsel fonksiyon bozuklukları da çocuk sahibi olmayı engeller.

Azoospermi nedir?
Menide hiç spermin olmadığı durumlara azoospermi denir. Azoospermi sperm kanallarının tıkalı olduğu, testislerde sperm üretiminin çok az olduğu veya hiç sperm üretiminin olmadığı durumlarda görülür. Erkek infertilitesi nedeni ile başvuran hastaların %5’inde sperm üretimi hiç yoktur. Bu durum beyindeki bezlerden hormon üretilmediğinde veya yumurtalıkların bu hormonlara cevap veremediği durumlarda görülür. Yumurtalıkların hormonlara cevap vermediği testiküler yetmezlik olarak adlandırılan bu durum genetik bozukluklara, inmemiş testislere, testislerdeki yaralanmalara ve kabakulak gibi enfeksiyonlara bağlı olabilir. Sperm kanallarındaki tıkanıklık ise doğuştan olabilir veya sonradan yaralanmalara ve enfeksiyonlara bağlı olarak gelişebilir. Erkeklerin %1’inde meniyi pompalayan kaslar düzenli çalışmaz ve meni mesaneye geri kaçar, retograd ejakülasyon (geri boşalma) olarak adlandırılan bu duruma bazı ilaçlar, sinirlerdeki hasar, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve cerrahi girişimler yol açabilir.

Azoosperminin tedavisi mümkün müdür?
Azoospermi nedenine bağlı olarak tedavi edilebilir. Hiç sperm üretiminin olmadığı durumların tedavisi mümkün değildir. Bu durumda FSH düzeyi çok yüksek, testisler sert ve küçüktür. Günümüzde kullanılan gelişmiş yöntemler sayesinde testislerde sperm üretimi çok az olan veya testislerin sadece belli bölgelerinde sperm üretimi olan erkekler testis biyopsisi ile elde edilen parçalardan ayrıştırılan sperm hücreleri kullanılarak çocuk sahibi olabilmektedir.

Beyinde hormon üretiminin eksik olduğu vakalar hormon ilaçları kullanılarak tedavi edilebilir. Kanallardaki tıkanıklıklar cerrahi olarak giderilir, cerrahi ile giderilemeyen vakalarda ise yumurtalıklardan biyopsi ile elde edilen parçalardan spermler ayrıştırılarak mikroenjeksiyon yöntemi uygulanır. Bu hastaların birçoğu mikroenjeksiyon yöntemi ile sağlıklı çocuk sahibi olabilmektedir. Geri boşalma yakınması olan erkeklerde ise idrardan elde edilen spermler ayrıştırılarak aşılama yapılabilir.

Sperm sayısı az olan erkeklerin dış görünümünde bir farklılık var mıdır?
Kesinlikle hayır, sperm sayısı ile erkeklerin dış görünümünün ilişkisi yoktur. Erkek karakteristikleri çok gelişmiş bazı erkeklerde hiç sperm olmayabileceği gibi erkek karakteristikleri hiç gelişmemiş bazı erkeklerde sperm sayısı normaldir.


İnmemiş testisler infertilite ye neden olur mu?
Evet, bu durum çocuk altı yaşına gelmeden önce düzeltilirse vereceği zarar daha az olur. Testislerinin sadece bir tanesinin inmemiş olması sperm sayısının normalden az olmasına yol açar.

Çok fazla mastürbasyon yapmak veya sık cinsel ilişkide bulunmak infertiliteye yol açar mı?
Hayır, bu yanlış bir inanıştır.

Dar ve sıkı iç çamaşırı giymek ve sıcak banyo infertiliteye neden olur mu?
Erkeklere rahat ve çok sıkı olmayan iç çamaşırı giymeleri, çok sıcak duş ve saunalardan uzak durmaları ve çok ağır egzersizler yapmamaları önerilir.

Soğuk duş sperm sayısını arttırır mı?
Soğuk duş almanın sperm sayısını arttırdığına dair kesin bir kanıt yoktur.

Sigara ve alkol infertiliteye neden olur mu?
Sigara sperm sayısını ve hareketliliğini azaltır. Alkol ise hem sperm sayısını azaltarak hem de fazla miktarda alındığında iktidarsızlığa neden olarak çocuk sahibi olmayı zorlaştırabilir.

Kabakulak infertiliteye neden olur mu?
Kabakulak enfeksiyonu ergenlik döneminden sonra geçirildiğinde vakaların %20’sinde testisleri etkiler. Eğer testislerin her ikisi de etkilenirse sperm üretimi azalır, bu durum ileride infertiliteye yol açabilir.

Enfeksiyonlar infertiliteye yol açar mı?
Birçok enfeksiyon infertiliteye yol açabilir, bunlardan birçoğu cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlardır. Gonore (belsoğukluğu), tuberküloz, klamidya ve mikoplazma enfeksiyonları kanallarda tıkanıklıklara yol açarak veya sperm üretimini ve hareketliliğini azaltarak infertiliteye neden olur.

Antibiyotik tedavisi yararlı mıdır?
İnfertilite nedeni olarak enfeksiyonlar düşünüldüğünde antibiyotik tedavisi yararlıdır. Enfeksiyon etkeni mikroorganizmalar tespit edilerek uygun antibiyotikler verilmelidir. Bu enfeksiyonların tedavisinde üreme organlarına geçen ve bu organlarda yüksek konsantrasyonlara ulaşabilen antibiyotikler tercih edilmeli ve eşler beraber tedavi edilmelidir.

Hormon ilaçlarının kullanılması sperm sayısını arttırır mı?
Hormon tedavisi ancak hormon eksikliği tespit edildiğinde önerilir. Hormon düzeyleri normal olan hastaların hormon ilaçları kullanmasının etkileri tartışmalıdır.

Aşılama nedir, nasıl yapılır?
Erkek eşten alınan meni özel yöntemler ile hazırlanarak, hareketliliği fazla ve yapısı normal olan spermlerden zengin hale getirilir. Hazırlanan spermler kadının vajinasına yerleştirilen ince bir katater ile rahim içine verilir. Bu işlemden önce kadın eş yumurtalıklarının uyarılması için ilaç kullanabilir. Bu uygulama ile çoğul gebelik ihtimali artar. Kadın eşe ilaç kullandığı süre içinde ultrasonografik incelemeler yapılarak yumurta gelişimi izlenir ve yumurtanın içinde bulunduğu folikül adı verilen kesenin çapı 18-20 mm’ye ulaştığında hCG enjeksiyonu (folikülün çatlamasını sağlayan iğne) yapılır. Bundan 34-38 saat sonra aşılama yapılır. Aşılama yapılırken meninin hazırlanmadan kullanılması sakıncalıdır. Bu durum kadında alerjik reaksiyonlara, enfeksiyonlara ve ağrıya neden olabilir.

Kısırlaştırma ameliyatı geçirmiş bir erkek tekrar çocuk sahibi olabilir mi?
Mikrocerrahi yöntemler ile kanallar düzeltilerek birçok erkek tekrar çocuk sahibi olabilir. Fakat kısırlaştırma ameliyatının üzerinden çok uzun zaman geçtiği durumlarda erkekte sperme karşı antikorlar geliştiği ve bu antikorlar spermi hareketsizleştirdiği için cerrahi tedavi ile bu erkeklerin çocuk sahibi olmaları mümkün olmayabilir. Günümüzde yardımcı üreme tekniklerinden yararlanılarak bu kişiler kolaylıkla çocuk sahibi olabilir.

Sperm kanalları tıkalı olan erkekler çocuk sahibi olabilir mi?
Cerrahi ile bu tıkanıklıklar açılabilir, yapılan cerrahinin başarısı tıkanıklığın yerine bağlıdır. Günümüzde testislerden biyopsi ile alınacak küçük parçalardan elde edilen spermler ile mikroenjeksiyon yapılarak bu erkekler çocuk sahibi olabilir.


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:54   #15 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

Erkek Üreme Organları

--------------------------------------------------------------------------------

Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu

Erkek üreme organları dış ve iç üreme organları olarak ikiye ayrılır.
Erkek dış üreme organları penis ve skrotumdan (torbalardan) oluşur.


Penis : idrarın ve erkek tohum hücrelerinin dışarı boşalmasını sağlar. Herkeste değişik şekil ve boyutlarda olabilir. Bazıları kısa, bazıları geniştir.

Skrotum (torbalar): Penisin altında yer alan ve testisleri saran ve koruyan torba şeklindeki deri parçasıdır.

İç üreme organları, testis (erbezi), prostat ve tohum kanallarıdır.

Testis (erbezi):Skrotumun içinde yer alan, yaklaşık 5 cm uzunluğunda, içinde erkek tohum hücrelerini üreten yumurta biçiminde iki organdır. Testesteron hormonu ve sperm üretir. Testesteron hormonu kana karışarak erkeklere özgü fiziksel özelliklerin (sakal, kas kitlesinin artması, kalın ses, güçlülük gibi) gelişmesinde önemli rol oynar.

Testislerin skrotum içinde vücudun dışında yer almalarının nedeni, hormon ve sperm üretimini ancak 35,5 – 36 derecede yapabilmeleridir. Testisleri skrotum içinde tutan kirişler sperm üretimi için ısıyı ayarlamaya yardımcı olurlar. Dışarıdaki ısı azaldığı zaman kirişler testisleri bedenin içine doğru daha sıcak bir ortama çekerler.

Prostat:Erkek tohum hücrelerini yani spermleri taşıyan sıvıyı salgılayan bir bezdir. Penisin ortasından geçen idrar ve spermin geçtiği kanalın çevresini soğan gibi sarar.

Tohum kanalları: erkek tohum hücrelerinin testislerden penise ulaşmasını sağlayan ince kanallardır.

Peniste sertleşme ve boşalma
Penis içerisinde süngere benzeyen bir yapı vardır. Sünger nasıl suyu içine çekerek emerse penisteki süngere benzer yapı da içinde bulunan damarlardan kan çekerek şişer, sertleşir. Buna ereksiyon denir. Sertleşmediği zaman penisin duruşu aşağıya doğrudur. Ergenlik döneminde hiç olmadık yerlerde ve beklenmeyen durumlarda sık sık penis sertleşmesi yaşanabilir. Bu durum sorun haline getirilmemelidir, böylece kısa bir süre içinde penisteki kanın geri dönmesi ile kasların rahatlaması sonucu penis normal haline döner, küçülür ve yumuşar. Erkek tohum hücreleri (spermler) ergenlik döneminde düzenli olarak çoğalmaya başlar. Sperm hücreleri, sperm keselerinde oluşan sıvı ve prostat salgısının biraraya gelerek yaptığı meni adı verilen bir karışımla ve genellikle penisin sertleşmesi ile dışarı atılır. Testislerde biriken tohum hücrelerinin penis yoluyla dışarı atılmasına boşalma denir. Ergenliğe yeni giren erkeklerde gece boşalması sık olabilir ve normaldir. Sabahleyin uyanan genç erkek bu gece boşalması nedeniyle iç çamaşırlarını ıslak bulabilir.


Sperm hücreleri meninin yalnızca küçük bir kısmını oluşturduğu halde tek bir boşalmada 200 milyon kadar sperm hücresi bulunur. Cinsel ilişki sonucunda bu hücrelerden ancak 200 tanesi yumurtaya ulaşır ve yanlızca bir tanesi onu döllemeyi başarabilir.


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:54   #16 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

erkekte kanalların bağlanması vazektomi


NEDİR?
Vazektomi erkeklerin kullanabileceği, basit, güvenli, geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemidir.
Döllenmeye yapan erkek tohum hücrelerinin geçtiği kanalların bağlanıp kesilmesidir.
Cinsel ilişkiyi etkilemez.

NE DEĞİLDİR?
Vazektomi hadım etmek değildir.

Kanallar bağlandıktan sonra erkeğin görünümünde, cinsel arzu ve yeterliliğinde, cinsel doyumunda, erkeklik organının (penisin) sertleşmesinde ve boşalmasında hiçbir değişiklik olmaz.

NASIL YAPILIR?
Vazektomi hayaların üzerindeki deri uyuşturularak yapılan basit bir cerrahi işlemdir. Deriden açılan küçük bir delikten girilerek erkek tohum hücrelerini taşıyan kanallar bağlanır ve kesilir. İşlem 10-15 dakika sürer. Deride hiç iz kalmaz. İşlem yapıldıktan sonra hemen eve veya iş yerine dönülebilir.

NASIL ETKİLİ OLUR?
Vazektomi işlerinde kanallar bağlanıp kesildiği için hayalarda (testislerde) oluşan erkek tohum hücreleri (spermler) cinsel ilişkide boşalan sıvıya (meniye) geçemez ve kadının yumurtasını dölleyemez.

NE ZAMAN KORUMAYA BAŞLAR?
Vazektomi işleminden sonraki ilk 20 boşalmada meni içinde hala erkek tohum hücresi olacağı için bu sürede başka bir aile planlaması yöntemiyle (kılıf gibi) korunmak gerekir. Yirmi boşalmadan sonra mümkünse vazektomi uygulayan klinikte erkek tohum hücresi sayımı yaptırmak gerekir. Sayımda erkek tohum hücresi görünmüyorsa artık başka bir ek yöntemle korunmaya gerek yoktur.



KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
Kesinlikle daha fazla çocuk istemeyenler
Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler

KARAR NASIL VERİLMELİDİR?
Geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemi olduğundan ileri pişmanlık duyulmaması için işlemden önce danışmanlık hizmeti mutlaka alınmalı, bilinçli olarak karar verilmeli ve rıza formu her iki eş tarafından imzalanmalıdır


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:55   #17 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

gece altını ıslatma enüresis nokturna gece işemesi


Doç.Dr.M.İhsan Karaman
Üroloji Uzmanı

GENEL BİLGİLER:

Grekçe “enourein = idrar yapma” kelimesinden gelen “enurezis = gece yatak ıslatma” M.Ö. 1550’de Ebers papiruslarında bile zikredilen en eski hastalıklardan biridir. Bir enuretik çocuğun tanı ve tedavisinin Amerika B.D.’nde bugün yaklaşık 5000 dolara malolduğu düşünülürse meselenin ciddiyeti anlaşılır. Yatak ıslatan çocuklara (enuretikler) hiçbir tedavi uygulanmasa dahi, yılda yaklaşık %15’i kendiliğinden iyileşir ve kuru kalır. 18-64 yaş arası sağlıklı erişkinlerin %0.5’i düzenli olarak yataklarını ıslatırlar. Dolayısıyla enurezis, sınırlı ölçüde de olsa erişkin populasyonu da ilgilendiren bir sağlık problemi, aynı zamanda bir toplumsal problemdir.







TANIM VE SEBEPLER:



Bugün modern ürolojide kabul edilen tanıma göre “enurezis nokturna”, beş yaşın üzerindeki çocukların uykuda yatağını ıslatması durumudur. Bunların %75-80’i bebeklikten beri sürekli yatak ıslatan (primer) grup olup, %20-25’i ise arada en az 6 aylık kuru bir dönem geçirdikten sonra tekrar yatak ıslatan (sekonder) çocuklardır.



Yatak ıslatmanın sebeplerine bakıldığında, bu konudaki yaygın görüşler arasında şunları sayabiliriz:



1.Genetik: Anne, baba, her ikisi veya kardeşlerde enurezis olması

2.Merkezi sinir sisteminde olgunlaşmanın gecikmesi sonucu, uykuda idrar kesesi kasılmalarının baskılanamaması

3.Uyanma bozukluğu: Uykuda dolu mesanenin algılanıp uyanılmasında güçlük

4.Normal bireylerde gece boyunca böbreklerden idrar yapımını azaltan bir hormonun (ADH), enüretiklerde yetersiz salgılanıp, uyku sırasındaki idrar miktarının artması

5.Sınırlı bir kısım olguda ise psikolojik faktörler.



Yatak ıslatmanın nadir görülen sebepleri arasında ise; kronik bademcik iltihabı veya geniz etine bağlı üst solunum yolu tıkanıklığı, allerji, parazitler, kronik kabızlık ve idrar yolu iltihapları sayılabilir.





TANI:



Enurezis nokturna tanısını koyup, daha ciddi işeme bozukluklarından ayırdetmek için, konunun uzmanı bir ürolog tarafından:



a)Ayrıntılı bir hastalık öyküsü alınıp sorgulama yapılması

b)İşeme-dışkılama çizelgesi tutulması

c)Genişletilmiş fiziksel muayene

d)Tam idrar tahlili yapılması

genellikle yeterlidir.



Bu basamaklardan sonra, hastalığın “saf primer gece yatak ıslatma” problemi olduğuna karar verilirse, tedavi aşamasına geçilir. Eğer, üroloji uzmanınca, hadisenin daha kompleks ve etraflı bir problem olduğuna karar verilirse, ileri tanı yöntemlerine başvurularak daha ayrıntılı tetkikler uygulanır.





TEDAVİ:



Tedavide ilk ve en önemli adım, çocuğun tedaviye motive edilmesidir. Bu amaçla, çocukla sıcak bir ilişki kurulması, ailenin anlayış ve desteğinin sağlanması, problemin mutlaka çözüleceğine dair güven vermek ve suçluluk duygusunu gidermek çok önemlidir.



Enurezis nokturna tedavisinin genelde üç biçimi vardır:



1. 1. 1. Davranış değiştirme tedavisi

2. 2. 2. İlaç tedavisi

3. 3. 3. İlk ikisinin kombinasyonu



Davranış değiştirme tedavisinde, ya “motivasyon tedavisi” adı verilen çocuğa ıslak ve kuru geceleri takvimde işaretletip kuru geceler için ödüllendirme şeklindeki önlemler paketi uygulanır. Ya da, şartlı refleks oluşturup gece mesane dolumunu algılamayı öğreten alarm cihazı tedavisi tatbik edilir. Bu yöntemlerde çocuğun ve ailenin sıkı ilgisi ve kooperasyonu şarttır.



İlaç tedavisinde ise, uzman doktorun karar ve seçimine göre, ailenin de tercihi alınarak, bugün için mevcut ağız ya da burun yolu ile uygulanan ilaçlardan biri veya birkaçı verilebilir.



Şurası bilinmelidir ki, enurezisi kısa sürede kökünden kazıyacak mucizevi bir tedavi metodu yoktur. İlgi, sabır, anlayış ve tedavi eden doktor ile aile ve çocuk arasındaki kooperasyon başarının püf noktasıdır.



Her hastalıkta olduğu gibi, yatak ıslatma probleminde de, “hastalık yok, hasta var” prensibi uygulanıp, kişiye özgü, zamanında ve aktif bir tedavi yaklaşımıyla kuru geceler ve mutlu bireyler sağlamak mümkün olacaktır


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:56   #18 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

Hidrosel

Hidrosel testisleri çevreleyen zarlar içinde sıvı birikimi sonucu oluşan bir veya iki torbanın şişmesidir.

Yeni doğmuş bebeklerde yaygın olarak görülür. Anne karnında bebeğin oluşumu esnasında karın bölgesinden torbalarına doğru bir kanal uzanır ve bu kanalda ilerleyen testisler torbalara doğru indikten sonra bu kanalın karın ile bağlantısı kesilir. Bazı durumlarda bu kanal kapanmaz. Açıklık küçük ise karın içi sıvısı bu açıklıktan geçerek torbalarda ve testis çevresinde şişliğe neden olur. Bu durum hidrosel olarak adlandırılır. Açıklığın büyük olması durumunda ise bu açıklıktan karın içi organları sarkarak fıtık oluşturabilir.

Ayrıca torbalara uygulanan travma, testis ve epididim iltihapları sonucuda hidrosel oluşabilir. Bu tipi erişkin erkeklerde ve daha yaşlılarda görülür.

Hidroseller normal olarak doğumdan sonraki birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolur. Bu sebeple 2-3 yaşından önce ameliyata gerek görülmez.

Genellikle acısız bir veya iki torbadaki şişlik en önemli belirtisidir.

Hidrosel tanısında doğumdan itibaren torbalardaki şişlik hikayesi önemlidir. Muayene ile ele şişlik gelir. Şiş torbanın arkasına bir ışık kaynağı tutulursa sıvı ile dolu olan torbanın ışığı geçirerek parladığı (transillüminsyon) görülür. Tanıyı doğrulayabilmek için ultrasound yapılması gerekebilir. Fıtıklarla ve testis torsiyonu gibi acil ameliyat gerektirebilecek durumlarla karışabileceğinden ayırıcı tanının mutlaka uzman doktor tarafından yapılması gereklidir.

Bilinen hiçbir önleme yolu yoktur.

Tedavi:

Hidrosel genellikle tehlike yaratmaz.bazı durumlarda kendiliğinden kaybolabilir. Tedavide iğne ile sıvının boşaltılması veya ameliyat seçenekleri uygulanır.

İğne ile sıvının boşaltılması daha sonra hastalığın tekrarlamasını engellemez.

Ameliyat seçeneğinde ise hem sıvı boşaltılır, hem de fıtık ameliyatında olduğu gibi torbalarla karın arasındaki açıklık tamir edilir.Çocuklarda kendiliğinden kaybolma olasılığı yüksek olduğundan 1 yaşından önce ameliyat önerilmez.

Hidroselle birlikte fıtık varsa, ağrı çoksa acil ameliyat edilmesi gerekebilir.

Ameliyat ehli ellerde basit bir operasyondur.Ameliyattan sonraki 24 saatlik sürede torbalara buz konulması gerekebilir.


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:57   #19 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. RepstarKayıp Ruh.. Repstar
Varsayılan

Hipertansiyon ve böbrek

Hipertansiyon ve Böbrek Hastalığı

--------------------------------------------------------------------------------

Hazırlayan: Dr. Şekip Altunkan
İç Hastalıkları Uzmanı

Yüksek kan basıncı toplumda önemli bir sağlık sorunudur. Vücutta oluşturduğu tahribat nedeniyle kişi ve toplum için önemli sorunlar oluşturmaktadır. Günümüzde kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden birisidir. Ayrıca kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve beyin kanamalarının nedenlerinin başında gelir. Bu duruma rağmen hastalar yüksek tansiyona pek önem vermezler. Hipertansiyon sinsi bir hastalıktır ve çoğu zaman vücuttaki tahribatını belirti vermeden gerçekleştirir. Tedavisi tüm hayat boyunca devam eder ve yakın takibi gerektirir.

Kan basıncı, damar içinde dolaşan kanın dağılıp toplanmasını sağlayan bir mekanizmadır ve oluşmasında birçok faktör rol oynar. Kan basıncını, esas itibariyle kanı iten güç (kalp) ve bu gücün karşılaştı~ı direnç oluşturur. Kalbin oluşturduğu atım hacmi sistolik (büyük) tansiyon, direnç ise diyastolik (küçük) tansiyonu meydana getirir.

Hipertansiyonun tanımlanmasında ve tahribatını derecelendirilmesinde bazı testler yapmak gerekir. Bu testler hemen her laboratuar ve klinikte yapılabilir. Kısaca belirtilirse her hipertarısiyonlu hastaya, kan sayımı sedimarıtasyon, idrar, EKG, akciğer grafisi, açlık kan şekeri, üre, kreatinin, kollesterol, trigliserit, HDL, LDL, ürik asit, potasyum, kalsiyum, ultrasonografi gibi testleri uygulayıp, takibini bu duruma göre planlamak gereklidir.

BÖBREK VE KAN BASINCI
Yüksek tansiyonun nedenlerinin en başında böbrek hastalıkları gelir. Bu hastalıklar, ya böbreği ilgilendiren nefrit, kist, tümör, taş vb. olabildiği gibi, damarlardaki bir daralma veya böbrek üstü bezinin hastalıkları ile ilgili olabilir. Her yüksek tansiyonlu hastada yapılabilecek bir idrar tahlili, üre ve kreatinin tayini veya böbrek ultrasonografisi ile bu hastalıkların önemli bir kısmına teşhis konulabilir.

Hipertansiyonun en önemli hedef organlarından birisi böbreklerdir. Esansiyel olarak adlandırdığımız nedeni belli olmayan yüksek tansiyonlu hastaların, eğer tedavi edilmezlerse, %15'i böbrek yetmezliğinden vefat eder. Ayrıca henüz dializ uygulanmayan kronik böbrek hastalarının tansiyonu kontrol altına alınmazsa; hastalıkları daha hızlı ilerler.

Bilindiği gibi, böbrek hastalarında koroner kalp hastalığı ihtimali normale göre yüksektir. Kontrolsüz hipertansiyon bu ihtimali daha da arttırır. Yapılan çalışmalar, yüksek kan basıncının kontrolü ile böbrek hastalarında kalp komplikasyonlarının azaldığını göstermiştir.

TEDAVİ
Böbrek hastalarında kan basıncındaki hedef 140/90 mmHg'nın altına düşürmektir. Böbrek hastalığı ile birlikte hipertansiyon varsa bunun en önemli nedeni sıvı fazlalığıdır ve hastaların önemli bir kısmında tuz kısıtlaması ve idrar çoğaltıcı ilaçlar verilerek tedavi sağlanabilir. Bazı hastalarda ise kanlarında renin olarak adlandırılan bir hormon hipertansiyonun rıeden olabilir. Bu hastalar tedaviye dirençlidir ve renin seviyesini azaltacak ilaçlar kullanılabilir.

Tüm tıbbi tedavi ve tuz kısıtlamasına karşın eğer yüksek tansiyon kontrol edilemezse ve böbrek bozukluğu hızla ilerlerse, tedaviye yardımcı olmak amacıyla seyrek olarak hemodialize alınarak hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir.

Kronik böbrek hastalığında hipertansiyon ve kan yağ oranlarındaki anormallikler damar sertliğine bağlı kalp hastalıklarının en önemli nedenlerindendir. Eğer sigara içiliyorsa bu risk daha da artar. Bu hastalar sigarayı bırakmalı ve kan yağ oranları da normale getirilmelidir.

Dializ uygulanan böbrek hastalarında su alımındaki fazlalık yüksek tansiyonun en önemli nedenidir. Bu hastalar sıvı alımına çok dikkat etmelidirler. Eğer düzgün dializ uygulanıyor ve hastada su kısıtlamasına dikkat ediyorsa, hipertansiyon önemli bir problem oluşturmaz.


Listen to what I say
In your life expect some trouble
When you worry you make it double
don't worry , be happy ....
be happy now !!

(look at me I'm happy..)
don't worry , be happy...
I Shot The Sheriff
Kayıp Ruh.. Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-13-2006, 15:57   #20 (permalink)
Üye Bilgileri
~..don't cry for me..~
 
Kayıp Ruh.. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 18
Mesaj: 34,481
Rep Gücü: 7000
Rep Puanı : 221114
Rep Seviyesi: Kayıp Ruh.. Repstar