![]() |
|
|
|||||||
| Müzik Haberleri & Muhabbetleri Yerli ve Yabancı albümler Hakkında En Son Haberler Sohbetler |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, konser mevsimini ekim ayı başında açmıştı
Orkestra her ay biri Anadolu yakasında olmak üzere iki konser veriyor![]() ![]() Orkestranın üyelerinin neredeyse tamamı genç müzisyenlerden oluşuyor Aralarında İstanbul Devlet Senfoni ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi orkestralarının tecrübeli elemanları da var Genç elemanların çoğu ise konservatuvarlardan mezun olduktan sonra devlet orkestralarına kadro doluluğu nedeniyle giremeyen ve nerede ekstra iş olursa oradan oraya koşuşturan müzisyenler </B>Yeni yeteneklerin keşfi Borusan Filarmoni Orkestrası gibi kuruluşlar, bir anlamda bu genç yeteneklerin de kurtuluşu oldu Ancak gönül, özel orkestraların daha da kurumsallaşmasını ve ayda bir ya da iki yerine her hafta hem İstanbul hem de civarında, özellikle üniversitelerde konserler vermesini ister![]() Yıllar önce Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih -Coğrafya Fakültesi Salonu’nda verdiği üniversite konserleri sayesinde, hayatına klasik müziği hiç sokmamış olan pek çok üniversite öğrencisi bu tür müzikle tanışmış ve tiryakisi olmuştu Müziğin her türüne yetenekli insanların var olduğu çok verimli ve renkli bir ülkede yaşıyoruz Son elli yılda ciddi müzisyen yetiştiren kurumların sayısı arttı Bugün Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerin yanı sıra Eskişehir, Bursa, Adana, Mersin, Antalya gibi kentlerde de konservatuvarlar, yörelerindeki genç müzik yeteneklerini keşfediyor ve onlara yeni bir dünyanın anahtarını sunuyor![]() 1930’lardan bu yana yetişen her kuşak, kendinden sonra gelen kuşağa el veriyor Böylece Türkiye’de de dünyada olduğu gibi çeşitli ekoller oluşuyor![]() ![]() 8 Kasım 2007 akşamı Lütfi Kırdar Konser Salonu’nda Barselonalı orkestra şefi Joseph Caballe-Domenech yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde Franz Liszt’in “No 1, Mi bemol Majör Piyano Konçertosu”nu çalan Emre Şen de böyle bir ekolün beşinci kuşak temsilcisi![]() Şen, piyano derslerine 13 yaşında Nimet Karatekin ile başlamış Nimet Karatekin, Kamuran Gündemir gibi Ferhunde Erkin’in öğrencisiydi Böylece Erkin’in 1930’larda başlattığı piyano ekolünün bir temsilcisini 2007’de tam anlamıyla evrensel düzeyde bir piyanist olarak dinleyebiliyoruz </B>Çok sayıda birincilik ödülü Emre Şen, 13 yaşında başladığı müzik serüveninde çok yol kat etmiş 17 yaşında kazandığı Mozart Yarışması sonucu ilk kez yurt dışında Salzburg Mozarteum Yaz Okulu’nda dünya ile tanışmış![]() ![]() Ardından önce Bilkent Üniversitesi’nde, sonra İtalya’da, Fransa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışmalarını sürdürmüş, birçok yarışmada birincilik ödülü almış Şimdilerde Bilkent Üniversitesi Piyano Bölümü Koordinatörü olarak çalışıyor Genç piyanist, kristal berraklığında ve yumuşak, uçucu, hafif tuşesi ile derhal kalitesini ortaya koyuyor Usta ve yaşından çok daha olgun bir müzisyen Onun elinden tutacak ve dünyaya tanıtacak menajerlere gereksinimi var besbelli Çünkü Emre Şen müzik dünyasında daha çok ilerleyeceğe benziyor </B> |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|