![]() |
|
|
|||||||
| Muhabbet Café Forum içi her türlü muhabbet.. Resim paylaşımları için "Resim Paylaşımlar" bölümünü kullanınız. |
|
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
gecen gun oğrendımkı bıze 300 metre mesafedekı bır parkda 11 yaşındakı bır çocuğu kene ısırmış ve çocuk şuanda yoğun bakımda bu yuzden "istanbudla yok vs" gibi düşünenler için okunası bır yazı yazdım okumanızda fayda var sıze bır zararı olmaz okumanız 5 dakıkanızı almaz ama oğrenmenızde fayda var bence guzel bır yazı buldum ve eklıyorum belirtileride bulunuyor içinde siz siz olun dıkkatlı olun...
Daha çok kırsal bölgelerde görülüyor. Keneler aracılığıyla insanlara geçiyor. Aniden geliyor ve ölümle neticelenebiliyor. Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) hastalığından bahsediyoruz. Türkiye’de ilk kez 2002’de görülen hastalık, içinde bulunduğumuz yaz aylarında ‘alarm’ veriyor. Son olarak Kastamonu’da bir vatandaşın bu hastalık sebebiyle ölmesi, Sağlık ile Tarım ve Köyişleri bakanlıklarını harekete geçirdi. İlk kez 1944-1945 yıllarının yaz aylarında Batı Kırım steplerinde ürün toplamaya yardımcı olan Rus askerlerine musallat olmuş. 1956’da ise Kongo’da görülmüş. Bu yüzden Kırım Kongo kanamalı ateşi adıyla dünya tıp literatürüne geçmiş. İki haftada öldürüyor KKKA, hayvanlara ve insanlara kenelerin ısırmasıyla geçiyor. Hayvanlarda belirtisiz seyrederken, insanlarda öldürücü olabiliyor. Daha çok, kırsal kesimlerde yaşayan insanlar risk gruplarını oluşturuyor. Hastalık ani başlayan ateş, baş ve kas ağrıları, kırgınlık, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle başlıyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi şikayetlerle devam ediyor. Bunlara daha sonra vücudun muhtelif yerlerinde görülen kanamalar eşlik ediyor. Bunun sebebini Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı ve Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Turan Buzgan şöyle açıklıyor: “Vücudumuzda trombosit adı verilen kanama hücreleri var. Bunlar kanamayı önleyici görev yapıyor. Ancak kenelerin ısırmasıyla vücuda giren virüs yüzünden trombositlerin sayısı giderek azalıyor ve damarlarda hasar meydana geliyor. Bu da kanamaya sebep oluyor. Diş eti, burun, kulak kanaması gibi dış kanama ya da vücudun birçok yerinde morarmalar oluşarak iç kanama şeklinde de görülebilir.” Uzmanlar, hastalığın belirtilerinin, kene tarafından ısırılan kişiye virüsün geçmesini müteakip genellikle 1-3 günde ortaya çıktığı görüşünde. Bu süre, en fazla 9 gün olabiliyor. Hastalığa yakalananların hemen hastaneye yatması hayati öneme sahip. İki haftada kaybedilmeyen hastalar, KKKA’ya karşı ömür boyu bağışıklık kazanıyor. Türkiye’de yayılıyor Geçmişe dönük bir bulgudan bahsedilememekle birlikte KKKA, Türkiye’de ilk olarak üç yıl önce görüldü. Tokat’taki bir vakanın ardından Gümüşhane, Sivas gibi illerden de benzer bildirimlerin gelmesi Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmiş. Hastalığın tıp fakültesi eğitim kitaplarında yer almaması ve ülkemizde ilk defa görülmesi ‘teşhisi’ zorlaştırmış. Kan numunelerinin Fransa’ya gönderilmesiyle, kenelerden geçen bir virüsün hastalığa sebep olduğu ancak anlaşılabilmiş. Ardından, bir komisyon hastalığın görüldüğü illeri taramış. Neticede, virüsün ‘hyalomma’ türü bir kene tarafından bulaştırıldığı ve virüsün ülkemizde de çok yaygın olduğu tespit edilmiş. Bunun üzerine 2004’te Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü devreye sokulmuş. Türkiye’de bugüne kadar 445 KKKA vakası tespit edilirken, Kastamonu’daki son olayla birlikte toplam 21 kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2002-2003’te 150 vaka 6 ölüm, 2004’te 249 vaka 13 ölüm, 2005’te (24.06.2005’e kadar) 55 vaka 1 ölüm gerçekleşti. Tokat, Sivas ve Çorum başta olmak üzere 22 il, hastalık yönünden riskli yerler olarak tespit edildi. Tedavisi mümkün değil Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünivar, KKKA’nın kontrolü için bugün dünyada kabul görmüş bir uygulamanın mevcut olmadığını, hastalığın tedavisinin de bulunmadığını söylüyor. Korunmada kişisel tedbirlerin büyük önem taşıdığını hatırlatarak, “Hastaların uygun şartlara sahip hastane takiplerinin yapılması ve destek tedavisinin sağlanması için gerekli imkanlar sağlanmıştır.” diyor. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar ve Salgın Kontrolü Daire Başkan Vekili Veteriner Hekim Ramazan Uzun, hastalığı önlemek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bir ilaç gönderildiği bilgisini veriyor. İlacın ölümleri engelleyemediğini belirterek, “Etkili olduğu söylenen ilacın böyle olmadığı WHO’ya bildirildi. Hastalık ülkemiz açısından bir vaka. Bakanlığımız çalışmalarını sürdürüyor. Doğadaki keneyi yok etmemiz mümkün değil. Çünkü, kırsalda yaşayan ve orman bitki örtüsünün içine yerleşebilen bir hayvan. Bir kene 5-7 bin arası yumurta üretiyor, virüsü yumurtalarına geçirebiliyor. Bu nedenle kene nüfusunu en aza indirmemiz gerekiyor.” diyor. Konunun diğer tarafı ise Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Bakanlık, hastalığa karşı gerekli önlemlerin alınması amacıyla 81 ilin valiliğine bir genelge gönderdi. Hastalığın yayılmasında rol oynayan kenelerle mücadele konusunda çalışmalar yapıldığını belirten bakanlık yetkilileri, risk taşıyan 22 ilde Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapıldığını söylüyor. KENEYİ ELLE ÖLDÜRMEYİN Sağlık Bakanlığı, KKKA hastalığına karşı alınması gereken tedbirleri broşürlerle halka anlatıyor: Hayvanlardaki kenelerle mücadele edilmeli, hayvanlar kenelere karşı ilaçlanmalı. Çalı, çırpı, su kenarı veya gür otların bulunduğu alanlara piknik veya başka bir amaçlı gitme durumunda pantolon paçaları çorap içine alınmalı ve vücut kene yönünden kontrol edilmeli. Bu tür yerlere gidildiğinde mümkünse çizme giyilmeli. Keneler vücuttan uzaklaştırılırken koparılmamalı, bir cımbızla sağa sola oynatılarak çıkarılmalıdır. Keneler kesinlikle elle öldürülmemeli, patlatılmamalıdır. Vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, gaz yağı vb.) dökülmemelidir. Çünkü bu kimyasal maddeler kenelerin kusmasına sebep olduğundan kusmuktaki virüsler, kenenin kan emmek için ısırdığı yerden vücuda girebilirler. Hasta olan kişilerin kullandığı malzemeler ve tuvaletler çamaşır suyu ile dezenfekte edilmeli. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
allah yardımcımız olsun...
Fırtınadan kumlar İçimize sızar Çöl rüzgarı yüzümüzü kavurur Dudaklarımız çatlar Serap görür gönlüm mü avunur Şu gelen yarim mi Göster yolu kahin çok yorgunum Bekler o şimdi beni Çok geç kaldım Buluşmam lazım Bağdat Kafe'de seek & destroy
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Sağlık Bakanlığı yaz aylarında artan ve öldürücü hastalıklara yol açan ‘kene ısırmaları’na karşı uyarıda bulundu. Başta Kırım-Kongo olmak üzere ısırıklarıyla hastalıklara ve ölümlere yol açabilen kenelerin yoğun bulunduğu alanlardan uzak durulması istendi.
![]() Keneler nerelerde bulunur? Otlak, çalılıklar ve ırmak vadilerinde yapılan kırsal aktivitelerden sonra, vücut yüzeyi dikkatlice kontrol edilmeli. Kene, küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardırlar. Genellikle hayvanların, rastlantısal olarak insanların kanını emerek beslenirler. Hastalıkları insanlara taşırlar. Buralara gidilirken hangi önlemler alınabilir? Uzun kollu tişört giyilmeli. Pantolon paçaları, botların veya çorapların içine sokulmalı. Açık renk elbiseler giyilmeli. Hangi hastalıkları bulaştırabilirler? Kenelerin insanlara taşıdığı önemli hastalıklar arasında, Q humması, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi, Lyme hastalığı, Tularemi ve TBE sayılabilir. Keneleri uzaklaştırmak için başka hangi önlemler alınabilir? Vücuda, el ve yüz dışında, ‘diethyltoluamide’ içeren losyon ve elbiselere de ‘permethrin’ sürülmesi, kenelerin yaklaşmalarını önleyebilir. Yapışan keneler vücuttan nasıl uzaklaştırılabilir? - Bu iş için ince uçlu pens veya cımbız kullanılmalı. Elle tutulacaksa eldiven giyilmeli veya parmaklar mendil ile sarılmalı. - Kene deri yüzeyine yakın yerden tutulmalı. Döndürmeden yavaş çekilmeli. - Kenenin vücudu sıkılmamalı veya patlatılmamalıdır. Çünkü vücut sıvıları enfeksiyon etkenlerini içerebilir. Kene çıkarıldıktan bölge nasıl temizlenmeli? Kene uzaklaştırıldıktan sonra ısırma bölgesi dezenfekte edilmeli ve eller sabunla iyice yıkanmalıdır. Doç. Dr. Turan Aslan - Hürriyet |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
dikkatli olmak lasım emeğine sağlık jackal
''bayraklarımıza ve şehitlerimize ant olsun ki zaferi biz kazanacağız'' ''ölüm orucu yeniden doğmaktır..'' ''ve ben bu gücümle bir kez daha haykırıyorum! halkıma layık olacağım, yoldaşlarıma layık olacağım..'' ''yaşamış sayılmaz zaten, yurdu için ölmesini bilmeyen..'' |
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 2 (0 üye ve 2 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıtlar | Son Mesaj |
| İstanbul'da 4 Saatte ne Yapılır? | rapdioksit | Yurtiçi Haberler | 0 | 08-04-2006 09:12 PM |
| Japonya'nın Buluşu İstanbul'da İşlemiyor:( | rapdioksit | Yurtiçi Haberler | 0 | 08-04-2006 12:55 PM |
| Yürüyelim Seninle İstanbul'da......... | yakaza | Şiir | 0 | 07-08-2006 11:08 PM |