![]() |
|
|
|||||||
| Motorsiklet Motorsiklet modelleri, motorsiklet resimleri, motorsiklet |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
motor stop dügmesi hakkında bilinmesi gerekenler Genelde kirmizi renkli kocaman bir düğme... Bazen bir arkadaşimizin muzipliği yüzünden yahut başka bir sebeple kapandiğini bilemeyip ya da kendi elimizle kapadiğimizi hatirlamayip, kontaği açip marşa bastiğimizda "eyvah motor ayvayi yedi galiba" diye telaşlandiğimiz... Belki hiç bir zaman kullanmayacağimiz ama zamani geldiğinde fazlasi ile ihtiyaç duyabileceğimiz bu çok önemli ve gerekli aparatin hangi hallerde kullanilacağini, daha doğrusu ne maksatla oraya konduğunu doğru olarak biliyor muyuz acaba? Bazilari bu düğme için "Motor Acil Stop Düğmesi" diyor (DD bile böyle diyor). Bence hiç de aciliyetle kullanilacak bir düğme değildir; gerektiği zaman hiç telaşlanmadan, rahatlikla ve sakince kullanilabilecek bir düğmedir. Burada amaç motoru stop etmekten başka bir şey değildir; neden aciliyeti olsun ki? Ne gereği var ya bu düğmenin? Ha kontaği kapamişsin ha bu düğmeyi kapamişsin... Biri diğerinden daha zor veya daha kolay bir hareket değil ki... Ama DD ye göre öyle değilmiş.. O diyor ki bu düğmeyi sürekli kullanin! Yerini unutmayasiniz; parmağiniz alişkanlik kazansin ki acil durumlarda o düğmeyi refleksle bulsun... Aynen böyle söylüyor DD Usta... Hay ben böyle ustanin.. demeyeceğim çünkü ustalar da hata yapabilirler... Yahu hangi acil durumda o düğmeyi düşüneceğiz Allah aşkina? DD nin bu yanlişini düzeltmek istiyorum. Bu düğme sürekli kullanilacak bir düğme değildir. Normalde her zaman açik konumda kalmalidir. DD motorunuzu bu düğme ile stop edin ve hatta bunu alişkanlik haline getirin demekle yanliş yapiyor! Çünkü bu düğme sadece acil durumlarda ve güvenlik için zorunlu olarak kullanilir! O düğmeyi devamli kullanirsaniz bir süre sonra bozulup görev yapamaz hale gelir. Daha da kötüsü, bozulmaya yakin zamanlarda düşük performansla görev yaparak motorunuzun çalişma düzenini bozar; siz arizayi başka yerlerde aramak durumunda kalirsiniz!!! |
|
|
|
|
![]() YOSHİMATO Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
@şk_ı ixiR (06-13-2008) |
|
|
#2 (permalink) |
|
2 ve 4 zamanlı motor nedir nasıl çalışır
1) Birinci zamanda piston a?a?y do?ru inerken yakyt hava kary?ymy silindire dolar ve bir önceki turda yakylan atyk gaz dy?ary atylyr. 2) Ykinci zamanda piston yukary do?ru çykar ve hava yakyt kary?ymyny syky?tyryr pistonun en üst seviyeye gelmesiyle buji ate?leme yapar ve hava yakyt kary?ymyny ate?leyerek enerjiye çevirir. Motor çaly?ty?y sürece bu devinim devam eder 1876, Dr. Otto adyndaki Alman mühendis dört zamanly diye anylan ilk motoru yapty. "Dört zaman"yn anlamy, bir dönü? sa?lamak için motorun ihtiyacy olan dört piston hareketidir. Bir dönü? için krankyn iki tam tur yapmasy gerekir. 1) Ylk zaman yada vuru?; emme vuru?udur. Piston silindirde a?a?y do?ru hareket eder ve silindirin içinde kysmi bir vakum yaratyr. Hava ve yakyttan olu?an bir kary?ym atmosfer basyncynynda yardymyyla içeri dolar (emilir), artyk silindirin içindekinden daha fazla bir basynç vardyr. Bu vuru?ta, eksoz supablary kapalydyr. 2) Ykinci vuru? ise kompresyon (syky?tyrma) vuru?udur. Piston silindirin içinde her iki supap kapaly halde yukary do?ru hareket eder. Hava ve yakyt kary?ymy syky?yr ve basynç artar. 3) Üçüncü vuru? ise kuvvet vuru?udur. Kompresyon vuru?unun sonuna do?ru hava ve yakyt kary?ymy bujiden gelen elektrik kary?ymy ile ate?lenir. Meydana gelen patlama ysyda artmaya sebep olur ve pistonu a?a?y itecek kuvvette bir basynç sa?lanyr. 4) Son olarakda, egzos vuru?u, piston tekrar yukary hareketlenir ve yanmy? gazlary silindirden dy?ary egzos sistemine do?ru iter. Bu devir motor çaly?ty?y müddet tekrarlanyr. |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
LASTiKLERiN ÜZERiNDEKi RAKAMLARIN VE SAYILARIN ANLAMI
Örnek olarak P 205/50V15 ölçülerindeki lastiği alirsak: ilk harf olan ‘P’, ‘Passanger Car’ anlamindadir. Tam olarak karşiliği ‘Yolcu Otomobili’ ama biz sadece ‘otomobil’ diyelim. Bu harf çok da önemli değil aslinda, isterseniz gelin diğer harf ve rakamlarin anlamina bir göz atalim.... ilk rakam ‘205’, lastiğin mm. olarak genişliğidir. 205 mm. yani 20,5 cm. ikinci rakama dikkat! Bu rakam ‘Aspect Ratio’ olarak adlandirilir ve ilkinden farkli olarak mm. veya cm. şeklinde bir uzunluk belirtmez. Lastik yanak yüksekliğinin yani profilinin lastik genişliğine oranini belirtir ve % olarak ifade edilir. 205/50 boyutunda bir lastikte profil, lastik taban genişliği olan 205mm.’nin %50’si kadar, yani 205 x %50 = 102,5mm.’ dir. şimdi en önemli kisma geldik: Hiz Değerleri... H, V, Z gibi harflerle ifade edilen bu değer, astiğin normal şartlar altinda uygun bir basinçla ve aşiri yüklenmeden çok uzun süreli olmamak şartiyla ne kadarlik bir hiza dayanikli olduğunu gösterir. En ********* rastlanilanlari şunlardir: Q (max.160 km/s) R (max.170 km/s) S (max.180 km/s) T (max.190 km/s) U (max.200 km/s) H (max.210 km/s) V (max.240 km/s) Z (240 üzeri) W (max.270 km/s) Y (max.300 km/s) Genel olarak bir lastiğin hiz değeri ne kadar büyük olursa, yüksek hizlarda oluşan isinmaya karşi o kadar dayanikli olacağini söyleyebiliriz. Özellikle modifiye edilmiş bir otomobilde stabilite, daha başarili hizlanma, frenleme ve viraj kabiliyeti için bu tip lastik kullaniminin şart olduğuna inaniyorum. Bu sebeptendir ki aile tipi normal bir sedan otomobil için ‘S’ veya ‘T’ tipi lastikler yeterli olabilirken, bir Ferrari fabrikadan ‘Z’ değerinde lastiklerle çikmaktadir. Son harf olan ‘R’ stands for ‘Radial’ anlamindadir. Son rakam, lastiğin üzerine oturduğu jantin inch olarak çapini verir. |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
kaza sonra kask nasıl çıkarılır
Bu yazı bazı motorcular için hiçbir anlam taşımayabilir. Çünkü bu yazının ana teması; kazadan sonra kask çıkartılmalı mı, yoksa çıkartılmamalı mı? Şehir trafiğinde kasksız bir motosiklet sürücüsüne rastlamak her zaman mümkün. Eğer kaskınız yoksa onu çıkartma probleminiz de yok demektir. KASK AYRILMAZ PARÇADIR Ama unutmayın başınıza bir kaza gelirse çok daha büyük problemleriniz olabilir. Kask motosikletin bir parçasıdır ve motosiklet satın alındıktan sonra motosiklet sürücüsünün bir parçası haline gelmelidir. Bu önemli ayrıntıyı ihmal ederek önce kendinize, sonra da sevdiklerinize zarar vermeye hiç hakkınız yok. Bu arada şunu da vurgulamak gerek; zaman zaman trafikte kaskı, eldiveni ve güvenli giysileri ile motosiklet kullanan gerçek motorculara da rastlamak mümkün. Onlara örnek motorcu imajlarından dolayı teşekkür etmek gerekir. ÇIKARTMAYI UZMAN YAPMALI Kask, direkt olarak kafaya (kafadaki yumuşak dokulara ve kafatası kemiklerine) gelen travmaları engeller ve indirekt travma haline getirir. Dolayısıyla kask olmadığında ölüme yol açabilecek bir çarpma kask sayesinde sadece basit bir tespit aracıdır ve kazadan sonra kafada kalmalıdır. Ancak trafik kazalarında beklenmedik birçok durumla karşılaşmak mümkündür. Önce yaralanmanın derecesini bilmek gerekir. Yaralının, solunum güçlüğü, kanama gibi hayatı tehlikeye sokan olayları düzeltilmeden kımıldatılmaması gerekir. Pek tabiki bu gözetim ve müdahaleler hastane koşullarında, ilgili uzmanların sorumluluğunda yapılacaktır. Kafa yaralanmaları çok defa beynin de yaralanmasına sebep olur. Hastanın hayatı da beyindeki yaralanma derecesine bağlıdır. DİL SOLUNUMU TIKARSA Sürücüde kaska rağmen beyin yaralanması varsa, sonuç çoğu kez üzücü olabilir. Şişi iyileşse bile bazen tam olarak sağlığına kavuşmayabilir. Bazen de sürücü cepheden darbe yemiştir. Şuuru kapalıdır ve çene kırıkları oluşmuştur. Başta ve boyunda kırık yoktur ancak yaralı baygın olduğu için alt çene kırığından dolayı kasların çekmesiyle serbest kalan dil solunum yolunu tıkayabilir. Bu durumda yaralının kaskı çıkartılmalı, çenenin geri kayması ile tıkanan hava yolu, çene öne çekilip baş yukarı doğru kaldırılarak açılmalıdır. HER KAZA DEĞİŞİKTİR Bu durum, kaskın kazadan sonra çıkartılması gerekebileceğinin sadece bir örneğidir. Bu da demektir ki, bu satırlardan, kazadan sonra kaskın çıkartılması konusunda olumlu ya da olumsuz kesin bir hüküm verilmez. Kararı ancak olay anında müdahale edebilecek yetkili kişi duruma göre verir. Daha sonra yaralının sevkini sağlar ve uzman hekimler (ortopedi travmatoloji uzmanı, genel cerrah gibi) gerekli müdahaleyi yapar. AŞIRI HIZ YAPMAYIN Tekrarlamakta yarar var. Eğer ilk yardım konusunda ehliyetli değilseniz ve kaza anında sadece siz yardım edebilecek durumdaysanız, yapacağınız en yararlı şey yaralının mümkünse soluk almasını engelleyecek etkenleri ortadan kaldırmak, kanamalarını kontrol altına almak ve onu en yakın tıp merkezine süratle sevk etmektir. Şu bir gerçek ki, kazalar maalesef çoğu kez kuralları göz ardı etmekten oluyor ve en büyük tehlike de aşırı hız. Yemyeşil ağaçların arasında bir köy yolunda, ya da bir patikada çiçek kokuları ve kuş sesleri arasında rüzgar saçlarınızı okşarken ve motorunuzun mırıltısını dinlerken kimse size kaskınızı takmanız için ısrar etmez. |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Uzun suredir motosiklete yeni baslayan, baslayacak olanlardan gelen sorular ve bu konudaki kapsamli bilgiye ulasimin son derece kisitli olmasi beni dusunduruyor, uzuyordu. Sonunda bu konuya el atmaya kara verdim ve Motosiklete Giris baslikli bir yazi dosenmeye karar verdim. Begenmeniz ve ise yaramasi umuduyla..
Yeni motorculara…Bir suredir Motosiklet Teorisi adi altinda derledigim bir yazi dizisi surdurdugumu biliyorsunuz. Bu dizinin amaci yeni baslayanlari bu dunyanin teorisi, felsefesi, ve boyutlariyla tanistirmak oldugu gibi tecrubeli, bilgili motosiklet suruculerini de pratik dunyanin disindaki evrene tasimakti. Biliyorsunuz dizi suruyor, karsilikli yazismalar ve bilgi alis verisi ile dahada zenginlesip serpiliyor…ancak bu arada motorla yeni tanisanlar, heveslenenler, hic motora binmemis ve bu maceraya atilmak isteyenler de var aramizda. Sayilari azimsanmayacak boyutta ve aslinda Teori yazilarina oldukca da ilgi gosteriyorlar. Dolayisi ile yeni bir konuya girmem gerekiyor, ki oldukca cetrefilli, Motosiklete Giris diyorum buna. Burada bu ise nasil baslamak lazim, neler yapilmali, antreman teknikleri konularina sadece kisaca deginecegim ve yeni baslayanlarin ozellikle Motosiklet Teorisinin yayinlanmis butun bolumlerini okumalarini, anlamalarini, anlasilmayan seyleri sormalarini, ve devamini IKITEKER.ORG dan takip etmelerini isteyecegim. Nasil baslanir? Motosiklet bir gun ansizin insanin kanina giriverir ve kendinizi gelip gecen motorlara bakarken, dergilerde resimlerini karistirirken, TV de yarislarini izlerken bulursunuz…bu sihirli ani hic bir zaman hatirlayamazsiniz, hatirladiginiz anda daha eski bir ani canlanacaktir zihninizde motosiklet aski ile ilgili. Bu aska malup dustunuz ve artik bir motosiklete atlayip kanatsiz bir ucusa gecme, yuvadan, kafesten cikma arzusu ile yanip tutusuyorsaniz pek iflah etme sansiniz yoktur. Illaki bu dunyaya duseceksiniz. Bizlerde elinizden tutmaya calisacagiz dilimiz dondukce. Biz diyorum cunku yeni motorcularin elinden tutmak tum motosiklet camiasina dusen bir gorev. Once bazi kavramlar ustunde duracagim, ki birincisi bunun bir Spor oldugudur. Yani hic bilmeden sahaya cikip tenis, beyzbol oynayabilirmisiniz? Kurallarini incelemeden, felsefesini bilmeden Yagli gures, Aikido, yada Judo minderine cikabilirmisiniz? Tabii ki hayir. Bu sporun en egzantrik tarafi bir sahasi, minderi olmayisi ve olayin spor bilinciyle uzaktan yakindan ilgisi olmayan diger insanlar arasinda gecmesidir ki biz bu ortama trafik diyoruz. Ikincisi ogrenme egrisinin gosterdigi dalgalanmalardir. Baslangicta cok zor gibi gelir, sonra cok kolaylasiverir birden, sonra zorlasir ve boyle bir zikzak gider ta ki duz bir cizgiye ulasana kadar. Ve hic bitmez. Bugun en usta suruculer bile hala bir taraftan motosiklet kullanmasini ogreniyor, hic supheniz olmasin. Ve bu sizi korkutmasin, bu sporun en guzel tarafidir. Ucuncusu, motosiklet surusunun bir mucadele olusudur. Fizik kurallariyla, kendi vucut ve zihninizin sinirlariyla, ogrenme ve motor kaabiliyetinizle(*), makineyle, tum anlamiyla cevre ile ve doga kosullariyla mucadele. (*) Motor kaabiliyeti insan psikolojisi ve tip ta kullanilan bir tabir. Sahip oldugunuz bilgiyi mekanik bir duzenege uygulayabilme yeteneginizdir. Paten, Ucak, Bisiklet, Kayak, Otomobil vb. Araclari kullanabilmek icin bu ham yetenege sahip olmaniz ve usanmadan tekrarlayip gelistirmeniz gerekir. Dorduncusu ise genc ve fiziksel-mental olarak tam saglikli olmaniz gerekliligidir. Genclik goreli bir kavram dogal olarak, ben 25 yasinda ihtiyarlar ve 75 yasinda gencler taniyorum. Motosiklete baslamak icin asgari yas siniri diye bir sey yoktur. Baslamadan once gerekli olan seylere gelelim. Bisiklete binmesini bilmeniz gerekiyor…Otomobil kullanmasini da bilmeniz gerekiyor. Bu yanlizca benim kanaatim degil tabii, ABD de ve batili bir cok ulkede ciddi motosiklet okullarinin hicbirine bisiklete binmeyi bilmeyeni ve otomobil ehliyeti olmayani almazlar. Bisiklet motosikletin anasi, otomobil de babasidir. Ailesi ile iyi bir dostluk kurmadan kizlari (yada ogullari) ile nisanlanmayi aklinizdan bile gecirmeyin. Bununla birlikte sunu da bilin ki motosiklet motorlu bisiklet degil iki tekerlekli otomobil dir. Yani bisiklet VE otomobil kullanmasini bilmek bu seytan icadini kullanabilmeniz icin yeterli degildir, tamamen yeni bir dunya ile karsi karsiyasiniz. O zaman sira geldi bir motosiklet secmeye… Motosiklet Teorisi dizisini okumakta iseniz, bu isin mekanigi hakkinda epey bilgi sahibi olmussunuzdur. Motosiklet, kendi basina ayakta duramayan, eksik bir makinedir. Onun tamamlayici parcasi sizsiniz. Ikiniz ortak tek bir makine olusturursunuz. Otomobil tecrubesinden tamamen farklidir. Otomobildeki sesini bile duymadiginiz, cok merakli degilseniz nerede nasil calistigindan haberiniz olmayan makine burada bacaklarinizin arasindadir. Ici agzina kadar benzin dolu bir tank dizleriniz arasinda, on tekerlege bagli tamamen ortada bir mekanizma ellerinizdedir. Bir yandan vites degistirmek, arka ve on freni zamaninda ve uygun basincta kullanmak, bir yandan da maalesef dumduz ufuktan ufka uzanan yollar henuz insa edilmedigi icin saga sola donmek zorundasiniz. Iste mucadele daha burada, mental duzeyde baslar. Daha baska mucadeleye ihtiyaciniz varmi? Cevabiniz evet ise hemen gidip 250cc ustunde kocaman gosterisli bir motor secin...hele olume meydan okuma gibi bir merakiniz varda pahali bir intihar planliyorsaniz 600cc den baslayan super sport bir motosiklet sizin icin bicilmis kaftandir. Bunlari sizi urkutmek icn ozellikle yaziyorum, su katilmadik gercekler. Ilk sececegimiz motosiklet herseyden once hafif olmalidir, kivrak olmalidir. Boyu posu size uygun olmalidir. Bunlari nasil anlayabiliriz; soyle. Motora oturun, Hop bir dakka bir dakka…motora nasil oturulacagini anlatmadimki, degilmi? Anlatayim... Motor yan destekte olmalidir…orta destekte ise, bilen birine soyleyin indirsin. Motorun sol yanina yanasin, uzanip elciklerden tutun ve sag elcikteki levyeyi (on fren) dort parmaginizla sIkIn. Simdi dikkat, ozellikle motor biraz yuk************e motora sag bacak atilarak Malkacoglu gibi binilmez. Seleyi varsa yan cantalari, arka stop lambasini filan cizebilir, hatta kirabilirsiniz. Soyleki, sag ayaginizin topugu kiciniza degecek gibi dizinizi bukun. Simdi Dizinizle binin. Ayaklarinizi yere basin, motor duz bir yerde tabii ve freni birakin..istediginiz kadar siritabilirsiniz. Bindiniz…her iki ayaginizin tabani yere tam basiyormu? Basmiyorsa aynen inin…Basiyorsa iyi…(simdi motorun vitesi bosta olsun-tabii ki motor calismiyor) ayaklarinizin topugunu yerden kaldirmadan dizlerinizi acarak (yerden guc alip dizlerle iterek) motoru yavasca geriye itin. Bacaklariniz dumduz ileri uzanmis, ayak topuklariniz yerde olsun. Simdi yine dizlerinizi kirarak motoru one cekip baslangic pozisyonuna gelin. Bu hareketi dort bes defa tekrarlayin…kollarinizdan guc almadan, ikinip sIkilmadan rahatca yapabiliyorsaniz mesele yok. Boyu size uygun ve yeterince hafif demektir. Birden fazla motor varsa hepsinde deneyin, hengisinde en kolay yapabiliyorsaniz o sizin motorunuz olmaya aday adayidir.. Gelelim motorun hacmine, gucune…50cc den baslamak uzere butun motosikletler (scooter ler de dahil olmak uzere) size trafikte yetecek guc ve hizi saglayacak yetenektedir. O yuzden aman 50HP den asagi olmasin, bu 25 oburu 35 o zaman 35 HP alalim filan gibi bir kaygiya kapilmayin. Bu kaygi yarinin problemidir ve yarin sizden 10,000 km uzaktadir. Kaba bir olcutle, alacaginiz motosiklet 250 cc den buyuk olmamalidir. Bununla beraber 125 yada 250cc baslangic motosikleti degildir, tum omur boyu zevkle kullanabileceginiz, her isinizi gorebilecek bir makinedir. Scooter (ornegin Vespa) da bir motosiklettir, ustelik otomatik vitesli ve kullanmasi ogrenmesi en kolay, en ucuz makinelerden biridir. Gunluk kullaniminiza uygun olabilecegini dusunuyorsaniz, hic endiselenmeden bir scooter edinip motor dunyasina kestirmeden girmeniz mumkundur. Scooter yolunu secmedigimiz varsayip devam ediyoruz… Sira motosikletin tipine geldi…Burada konfor ve hakimiyet bir numarali tercih kistasidir. Dedik ya hani motosiklet surusu bir mucadeledir diye, siz motosikletin bir parcasi olacaksiniz diye; iste hakim olabilmeniz icin, bir parcasi olabilmeniz icin once dogru durust bir oturma pozisyonunuz olmasi lazim. Motorda temel olarak uc oturma tarzi, ve bu tarzlara gore birkac ana model vardir. (Ornek olarak verdigim modeller baslangic icin degil, motorun tipi hakkinda bilginiz olsun diyedir) 1) Ayaklariniz oturdugunuz yerin gerisinde; Agirlik: ellerde ve selede. Amac: Kisa sureli gezi, sportif, aktif surus tarzi, surat yarislari. Kategori: Sport, super sport, racing, drag Ornek: BMW R1100S, Yamaha YZF-R6, Honda CBR600RR 2) Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda; Amac: Orta-Uzun sureli gezi, konfor, sportif geziler, mukavemet yarislari. Agirlik: ellerde, selede, ve basamaklarda. Kategori:Turing, sport-turing, dual-sport = dual-purpose = enduro, Kros, Motard, Cadde, Standart, Gezi Ornek: BMW K1200RS, R1150R-RT; Yamaha TDM850, TT600; Kavasaki KLR 650, Honda Goldwing, Nighhawk, KTM serisi endurolar. 3) Ayaklariniz oturdugunuz yerin onunde; Agirlik: selede. Amac: Orta-kisa mesafe gezi Kategori: Gezi, Cruiser, Chopper Ornek: Harley-Davidson, Indian, Yamaha Roadstar-RoyaStar, Kawasaki Vulcan, BMW R1200C Tabiikki bu amac/kategori tanimlari genel kullanim-dizayn olcutlerine goredir. Bir racing motorla dunya turu yapabilir, bir Harley Davidson la kivrimli bir yolda butun sport bike cilari utandirabilirsiniz. Ama bu istisnalar yinede bizim siralamamizi degistirmez. Gordugunuz gibi bu tarzlarin icinde baslangic motorundan bekledigimiz ozellik sadece 2 numarali tipte, Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda tipinde mevcut. Cunku bu tiplerde agirliginiz uc kontrol noktasina dagiliyor, fiyat olarak en ulasilabilir, ve amac olarak bizim hedefimize nisan almis vaziyetteler. Demek bir enduro yada standart/cadde turu motor sececegiz, 250cc den buyuk olmayacak, ayaklarimiz yere basacak, tarif ettigim deneyi yapip basarili ve konforlu hissedeceksiniz kendinizi…iste aday motor. Diger istedigimiz ozellik hesapli olmasi. Yani iyi bir ikinci el, yada kesenizi zorlamayacak bir sifir motor olacak bu. Garanti suresi dolmamis bir ikinci el, size en az bir-iki sezon hicbir mekanik sorun cikarmasi sozkonusu olmayacak bir kullanilmis motor idealdir. Burada deginmek istedigim bir baska motor daha var ki o da kros motorudur. O da 2. tarza giriyor. Ancak bu motorlari uzerlerinde isik, sinyal, korna vb. Techizat olmadigindan ve lastikleri asfaltta son derece az tutundugundan normal trafikte kullanamazsiniz. Muhakkak arazide kullanmaniz, bir tasiyici ile parkura gidip gelmeniz, ozel tekniklerini bir hocadan ogrenmeniz gerekir. Biraz mesakkatli bir yol ve genel motosiklet meraklisina tavsiye etmiyorum. Ama, motosiklet ogrenmek ve ilerde rahat etmek icin bir numarali yol oldugunu da bilin. Ozellikle otomobil tecrubesi olmayan yasca gencler icin bulunmaz bir spor, harika bir eglencedir. Pekala, bir motor edindik, ve parkura cikmak icin heyacalanmaya basladik..daha durun bakalim motosikletin en onemli parcalarini daha almadik…Tam kapali bir kask, cizme ve eldivenler motosikletin parcasidir. Bunlarsiz motora binmeyi aklinizdan gecirmeyin. Daha gerisi var tabii kulaklik, ceket, pantalon, bobrek koruyucu vs.vs. ama temel kusam bu ucudur. Tam kapali bir kask, motosiklet cizmesi veya bilekleri de koruyan iyi bir bot ve eldivenler size baslangic antremanlari icin yeterlidir. Sigortaya sira geldi…en azindan mecburi trafik sigortasi yaptiracaksiniz. Bunsuz motora dokunmayin bile. Sifir aldiysaniz, tam tesekkulu kazik bir sigorta motorun bir parcasi olarak edinilecek…motorun fiyatini dusunurken bunu da gozonune almalisiniz. Herseyinizle hazirsaniz sira binmeye geldi demektir. Bu is icin en saglam yol bulabiliyorsaniz bir egitim kursuna yazilmak, kapali pistte tum incelikleri bir hoca nezaretinde ogrenmek, ve ehliyet almaktir. Bu imkan yoksa, bir bilen arkadasiniz size baslangicta yardimci olacak caresiz. Kendi motorunuzla veya kendi motoruyla. Bir kurs bulamadiginizi ve ikinci sikka mahkum kaldiginizi varsayiyorum. Kocadan Hoca Olmaz Donald sozunu unutmayin.. es dost panik ve endise icinde size neye nereden baslayacaginizi anlatmakta gucluk cekecektir muhtemelen. Cunku bilmek ve ogretmek arasindaki fark gece ve gunduz gibidir. Kisa surede sinirler bozulabilir…iste o yuzden su asagidaki Temel Donald Kursu nu hazirladim…aynen takip etmenizde buyuk fayda goruyorum… Asfalt, trafigi olmayan 30X80m gibi bir bos alan buluyorsunuz…motor tecrubesi olan sabirli arkadas(lar)inizla berabersiniz. Kendinizi cin gibi hissediyorsunuz, sabah saat 8-9 gibi…Birinci gun… 1) Motora binin ve calistirmadan yukarda tarif ettigim testi birkac kez yapin. Bu sizi agirliga hazirlayacak. 2) Inin, soyle biraz comelip kalkin, kollarinizi yana acip saga sola donerek azicik isinin. 3) Simdi motora binin, motor bosta, calismiyor. Arkadasiniz sizi arkadan yurume hizinda itiyor, siz ayaklarinizi basamaklara aliyorsunuz, siritiyor ve birseyler anlamaya calisiyorsunuz. Yaklasik 50m. 4) Donun, aynen geriye… 5) Tekrar 3 ve 4 ve 2 6) Motoru calistirin, vites bosta. Debriyaji sonuna kadar sIkIn ve 1 e takin vitesi. Simdi yavasca debriyaji birakmaya baslayin. Motor harekete gecmeye ve ayni zamanda da bayilmaya baslayacaktir..Azicik gaz verip bayilmamasini saglayin ama debriyaji hic bir zaman tamamen birakmayin. Oldu mu? Debriyaji yine sIkIn. Yine yavas yavas birakin, azicik gaz verin biraz yurur gibi oldumu yine debriyaji sIkIn. Boyle boyle debriyajin kavrama noktasini anlayacaksiniz. Bunu arkadasiniz sIkIlana kadar, siz ve cumle alem mukemmel olduguna inannana kadar yapin… Butun bu denemeler sirasinda motor daha 1m bile gitmemis olsun. Amac mesafe katetmek degil. |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
7) Motoru engine cut-off switch (acil stop dugmesi) ile stop edin. Sag eliniz on frende, sag ayaginiz arka frende, sol ayaginiz yerde iken sol elinizle kontak anahtarini kapatin. Inin.
Motoru stop ettirmek icin daima acil stop dugmesini kullanmayi aliskanlik haline getirin. Bu dugmeyi kullanmak icin sadece sag el basparmagi yeterlidir, diger kontrollerden elinizi cekmeniz gerekmez, ve gunun birinde gercekten acilen stop ettirmeniz gerektiginde sag el basparmaginiz bu hareketi otomatik olarak yapacaktir. Kisa bir mola verin. 8) Simdi Yine binip motoru calistirin. Bunun icin motor stop ettirme teknigini aynen tersinden yapin ve bunu aliskanlik edinmem lazim diye soylenip durun. Simdi deminki calismayi her seferinde motor iki uc m gidecek sekilde tekrarlayacaksiniz ve arka frenle motoru durduracaksiniz. Hiziniz yurume hizindan da yavas olacak, sol ayak yukari alinmayacak ve debriyaj hicbir zaman tamamen birakilmayacak…50m gidis-donus…yallah 9) Tekrar 8 ve mola… 10) Simdi yine ayni calisma, bu kez artik debriyaji tamamen birakiyorsunuz ve sol ayaginiz da yukari, basamaga aliyorsunuz. Yurume hizinda 10-12 m gidip arka frenle duruyorsunuz, sol ayaginizi yere basiyorsunuz…sonra bir daha…50m git gel, git gel…kendiniz konforlu hissedene kadar. Duruslara dikkat edin, sol ayak yerde, debriyaj sIkIli, vites birde, sag ayak arka frende basili, gozler ilerde…daima gozler ilerde. Nereye bakarsaniz oraya gider. Mola. 11) Simdi heyecan verici bir deneyim olarak motoru kaldiracagiz, 15-20 m gittiktan sonra debriyaji sIkIp 2. vitese alacagiz 50m isaretinde on ve arka freni beraber kullanip duracagiz. Vitesi bosa alacagiz donecegiz (bu donmeler hep motorda oturur vaziyette ve yuruyerek yapiliyor) Yine kalkip geriye gelecegiz ve bunu siritmaktan suratimiz agriyana kadar tekrarlayacagiz. 12) Yemek molasi…daha erken mi? O zaman yukardakileri yeterince yapmadiniz demektir. Acikana kadar…saka bu yana bu yukardaki calisma 3.5-4 saat surmeli. Kendinize zaman verin. 13) Moladan sonra 11 numarayi bir kac kez yineleyin…ve gelelim viraj donme talimlerine. 14) Simdi motoru aynen yukarda tarif ettigimiz gibi kaldiracaksiniz, bir 20-25m filan gittikten sonra yaklasik 15-20kmh hiza ulasacaksiniz, basinizi sola cevirecek ve gaz vermeyi hic kesmeden, hatta biraz artirarak sol elcigi ileri dogru tatli bir basincla iteceksiniz. 15) Iste buuu…kontra teknigi ile sola donmeyi ogrenmis bulunuyorsunuz. 16) Motorun ustunde durus cok onemlidir. Daima relaks olacak, dirsekler ve omuzlar gevsek olacak kesinlikle kasilmayacaksiniz. Basiniz donme yonune cevrili, gozleriniz gideceginiz yere bakiyor, yere paralel ve gaz vermekten korkmuyorsunuz. Dizleriniz benzin tankinda, vucudunuzu saga sola yatirmiyorsnuz. Hizinizi 15-20 km/h civarinda tutuyor ve vitesi degistirmekle ugrasmiyorsunuz. Hep 1 de. 17) Basa donun, birkac kez daha iyice rahatlayana kadar yapin, 18) Ayni seyi saga yapacagiz. Dikkat edeceginiz nokta sag el ayni zamanda gaz verirken, ayni zamanda da ileri dogru elcigi itiyor olacak. Kulaga geldigi kadar zor degildir. Cumle es dost bikip usanana kadar tekrarlayin. Bu gunluk bu kadar yeter…buyuk bir olay basardiniz, eve gidip guzel bir dus cekin, ikiteker.org a baglanin ve deneyimlerinizi sevincinizi paylasin. 19) Ikinci gun cok daha kolay olacak cunku artik durup kalkmasini, oturmasini donmesini biliyorsunuz. Simdi dunku donmeleri bir iki defa sagli sollu tekrarladiktan sonra, ayni donusleri bu kez isin icine ikinci vitesi de sokarak yapacaksiniz. Ta ki puruzsuz olana kadar. 20) Simdi capi 25-30 m olan bibirine mesafesi en az 15 m olan iki daire cizecegiz yere. Kucuk isaret lerle, tebesirle olabilir. Ve burada 8 cizecegiz. Ikinci viteste, devamli gaz vererek, hizi sabit tutarak bir saga bir sola, bir saga bir sola…Ta ki puruzsuz, kusursuz guzellige ulasana kadar. Aslansiniz…yaparsiniz… 21) Mola…ogle yemegi… 22) Bir iki 8 daha yapip gelin…simdi 90 derece donus ogrenecegiz. Motoru kaldirip 20-25 m gidin ve durun. Vites birde, debriyaj sIkIli, sol ayak yerde, sag ayak ve sag el frende. Basinizi 90 derece sola cevirin gidonu da o tarafa dondugu kadar cevirin ve motoru kaldirin. 20m filan gidip yine durun yine sola…Kolay degildir…2000 defa yapin…saka…bir kac kez tekrarlayin, simdi saga. Sag daha zordur cunku sag ayak yukardadir, ama korkmak yok. Teknige guvenin. Durdugunuzda motoru saga sola yatirmadan, sakin sakin…uzunca bir mola verin. 23) Simdi yavas hizda donmelere, U donusune geldi sira. Bu en zorudur ama kendinize guvenin, bu badireyi de atlatacaksiniz. 30-40 m uzaga bir kola kutusu koyup etrafina tebesirle 15 m capinda bir daire cizip gelin. Cikis noktaniza da ayni seyi yapin. Simdi o daireye teget olacak sekilde oraya kadar gidecek, yeterince yavaslayacak, yaklastiginizda vitesi 1 e alacak, basinizi tam sola dondureceksele uzerinde kicinizi saga (yani ters yone) biraz kaydirip gidonu sola kirip gazi kesmeden, asla ve katiyen on freni kullanmadan tatli tatli gaz vererek doneceksiniz. 24) Yukardaki tarifi iyice anladiginizdan emin olana kadar on kere okuyun. Bu teknigin adi counter-balancing- Tersine Dengeleme dir. Kontra viraj teknigini kullanamayacaginiz cok yavas hizlarda bu teknikle donulur. 25) Iyice ogrendiginizden emin olana kadar tekrarlayin, Simdi de saga donus yaparak tekrarlayin. Ama bu tekraralar 5i 6yi gecmesin. Yorularak birsey ogrenilmez. Onunuzde gunler, haftalar, aylar hatta yillar var ve kovalayan yok. Dogu durust bir temele kuramadiginiz yapi ilerde muhakkak bir yerlerinden catlar. Bunun trafikteki karsiligina kaza diyoruz. 26) Biraz da fren calisip gunu bitirecegiz. Kaldirin motoru, 2. bitese takin, yaklasik 50.m de ve 20-25km/h hizda HER IKI freni de kullanip, lastiklerin hicbirini bloke etmeden nizami bir sekilde durun. Dort-bes defa tekrarlayin. 27) Daha sonraki gunlerde artik kendiniz yanliz olarak calismaya devam edebilir, bu yukardaki teknikleri bol bol dener cilalarsiniz. Arada dusuk hizda Tersine dengeleme teknigi ile slalom yapmaya calisin, cok faydasini gorursunuz. Hicbir zaman hiz denemesine girismeyin.Kontra viraj teknigini 25-30km/h civarinda hizlara kadar deneyin. Yoruldugunuz anda birakin calismayi ve biraz dinlenin. Ve calisma sirasinda bol bol su icin. Yorgunluk motor sinir sisteminiz icin demirden bir kapi gibidir. Kapandimi yaptiginiz calismanin hicbir faydasi olmaz, ve muhakkak bir kaza yapar, motoru dusurur yaralanabilirsiniz. Ehliyet sinavina hazirsiniz…bomba gibisiniz, girdiniz sinava ve aslanlar gibi ehliyeti de aldiniz artik. Trafige cikmak icin hazirmisiniz? Trafikten uzak Sakin bir Pazar gunu sabahini secin. Iyi bildiginiz bir parkur olsun, yaninizda cep telefonu yola koyulun. Ben o gunu hatirliyorum, bir gun evvelden bisikletle parkuru dolasmis nerede ne yapacagima, neyle karsilasabilecegime bakmistim. Aynini yapmanizi tavsiye ederim..hic olmazsa otomobille bir dolasin ve ilk gun, daha onceden planlamadiginiz seyler yapip bir cuval inciri riske etmeyin. Ilk suruslerinizde sureyi daima kisa tutun, ve her gun ustuste binmeyin. Yolunuz acik olsun … Donald Duck (Resat Arbas) Dikkat: Yukarda anlatilanlar benim kisisel bilgi birikimim ve tecrubelerimin dostca paylasilmasi amaclidir. Hepsi tarafimdan denemis ve ise yarar bulunmustur. Bu sizin icin de ayni olacak anlamina gelmeyebilir. Bu informasyonun kullanilmasinda tum sorumluluk size aittir, anlamadiginiz, aklinizin yatmadigi seyi yapmayin. Yazarin ve ikiteker.org un bilgi iletiminden baska bir amaci ve sorumlulugu bulunmamaktadir. Motosiklet kullanimi uzun bilgi birikimi, teori ve pratik calismayi gerektiren, hayati risk de dahil olmak uzere ciddi riskler tasiyan bir aktivitedir. Bu sorumlulugun bilincinde olmak bir numarali motosiklet kullanma kuralidir. Sevgilerimle |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
fren hidrolik sıvısı ve yagı nedir
Fren hidrolikleri yılda bir kere değiştirilmelidir. Normalde biraz dikkatle, çok zor olmayan bu işlemi kendiniz de yapabilirsiniz. Öncelikle fren hidrolik sıvısı/yağı nedir ona bakalım: Motosikletlerimizin ve daha genel olarak otomobillerin fren sistemleri hidrolik prensiplerine göre çalışır. Sıkıştırılamayan bir sıvı ile dolu olan kapalı sisteme bir tarafından basınç uygularsanız (fren elciği ya da fren pedalı) diğer uçtaki pistonda güç elde edersiniz. Bu güç de fren balatalarını fren disklerine ya da kampanalara bastırarak yavaşlamanızı sağlar. Bu sırada açığa çıkan ısının bir kısmı metal aksam vasıtası ile fren sıvısına aktarılarak onun da ısınmasına sebep olur. |
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
hidrolik sıvısının/yağının tiplerine gelince, kimyasal olarak 2’ye ayrılır
Fren hidrolik sıvısının/yağının tiplerine gelince, kimyasal olarak 2’ye ayrılır: 1. Silikon temelli yağlar (DOT 5): a. Silikon içerir b. Boyaya zarar vermez c. Daha fazla sıkıştırılabilir olduğu için frenlerde süngerimsi bir his oluşturur. d. Suyla karışmaz dolayısı ile fren sisteminde su/yağ/su/yağ şeklinde bir durum oluşur. (Zararı konusuna daha sonra geleceğiz) 2. Polyglycol Ether temelli yağlar (DOT 3, DOT 4, DOT 5.1): a. Boyalı ve plastik yüzeylere ciddi şekilde zarar verir. Kullanırken son derece dikkatli olunmalıdır. Aynı şekilde deri ve gözler ile teması kesinlikle önlenmelidir. Temas durumunda hemen çok bol su ile yıkanmalıdır. b. Su ile karışabilir. c. Silikon temelli sıvılar gibi frenlerde süngersi bir hisse yol açmaz. |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
dot nedir?
Department of Transportation (Ulaştırma Birimi) kelimelerinin kısaltmasından oluşturulmuş bir Amerikan standardını belirtir. DOT sayıları fren sıvılarının KURU ve ISLAK kaynama derecelerine göre belirlenir. Fren sıvısının kaynama derecesi DOT tipine ve içindeki su miktarına bağlı olarak değişir. Fren sıvısı havanın içindeki nemi çeker. İşte bu yüzden fren sıvılarını kullandıktan sonra kutunun kapağını hemen sıkıca kapatmanız gerekir. En sağlıklısı küçük ambalajlarda alıp ihtiyaç kadarını kullanıp kalanını uygun şekilde yok etmektir. |
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
fren sıvısının içine su karışması neden zararlı
Fren sıvılarının kaynama derecelerine göre sınıflandırıldığını söylemiştik. Sıvıya karışan su sıvının kaynama derecesini düşürerek frenlerin daha çabuk işe yaramaz hale gelmesine sebep olur. Kaynama sonucu ortaya çıkan buhar basınç uygulandığında sıkıştırılabileceği için pedala ya da elciğe uygulanan basınç, kaliperdeki pistona iletilemeyecek, dolayısı ile frenleriniz tutmayacaktır |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| bilgiler, motorsiklet, teknik |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 2 (0 üye ve 2 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|