HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OLUN

160.000 üye ile fikirlerinizi paylaşmak için foruma sadece 1 dakikada üye olun ve Yorumla.net Üyesi olmanın avantajlarını yaşayın
Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Motorlu Araçlar

Motorlu Araçlar Arabalar ve Modifiye Üzerine Aradığınız Her Şey

Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-29-2008, 10:33 PM   #31 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan




Dizel otomobilin püfleri
Türkiye’de dizel motora sahip bir çok otomobil 1.6 litrenin üzerinde. Bu yüzden vergi dezavantajına sahip.
Bu durum tüketiciye ekstra ücret olarak geri dönüyor. Otomobili kullanırken sağlanan ekonomi, ilk satın aldığınızdaki fiyat farkı altında eziliyor.

Eğer satın aldığınız otomobili uzun süre kullanan veya çok uzun yol kat eden bir tüketiciyseniz, dizel motorlu bir otomobil kazandırıyor. Yılda 40-50 bin kilometreyi geçmeyen bir tüketiciyseniz veya otomobilinizi 3 yıldan az kullanacaksanız, dizel motorlu bir otomobil kullanmak ekonomik değil.

Yeni teknoloji dizel motorlu otomobiller, görünüm olarak benzinli kardeşlerinden farksız. Bu yüzden yakıt alırken siz ‘motorin’ deseniz bile pompacılar ‘kurşunsuz’ gibi algılıyor. Yanlışlıkla depoya benzin konulması gibi olaylar sıkça yaşanıyor. Eğer depoya yanlışlıkla benzin konulmuşsa, motoru çalıştırmadan konulan benzinin mutlaka depodan çıkartılması gerekiyor.

Motor soğukken mutlaka kontağı yarım çevirerek uyarı ışıkların sönmesini bekleyin. Gerekli sistemler ısındığında ışıklar sönecek ve motor soğuk olmasına rağmen bir seferde çalışacaktır.

Motor soğukken ısınmasını bekleyin. Dizel motorlar benzinlilere göre daha yavaş ısınmaktadır. Kalkışta soğuk motor, konforu bozacak şekilde sarsıntılı olur.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 04-29-2008, 10:33 PM   #32 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Lastik Kontrolü
Lastik Kontrolü
Lastiklerin bakımının uygun şekilde yapılması güvenli bir sürüş için biletinizdir. Lastiklerinize iyi bakarsanız, ömürleri çok daha uzun olacaktır
Sevdiklerinizin arabada geçirdikleri zaman düşünülürse, lastiklerinizin her zaman iyi durumda olması gerekir. Ve lastiklerin bakımının uygun şekilde yapılması güvenli bir sürüş için biletinizdir. Uzmanlar, üç kolay adımla lastik bakımını basit ve etkin biçimde yapabileceğinizi söylüyor.

1. Adım - Tekerleklerinizin balans ayarını yaptırın
Tekerleklerinizi dengelemek, doğru şekilde dönmeleri için çok önemlidir. Lastik servisinizin, jantlara küçük ağırlıklar ekleyerek tekerleklerinizin balans ayarlarını yapmasını sağlayın. Bu ağırlıklar, tekerlek veya jantların yapımı sırasında oluşmuş olabilecek her türlü bozulmayı eşitleyecektir. Direksiyonda bir titreşim hissederseniz, tekerleklerinizin balansını yeniden yaptırmanız gerekebilir. En azından bunun gerekli olup olmadığını anlamak için aracınızı lastik servisine götürün.

2. Adım - Tekerleklerinizin doğru hizalanmasını sağlayın
Hizalama, tekerleklerinizin yol yüzeyiyle eşit şekilde temas etmesini sağlayacaktır. Bu işlem, araç lastiklerinizin ömrü için çok önemlidir ve gerçekleştirilmesi nispeten ucuzdur. Lastik tırtılları eşit olmayan bir biçimde aşındığında ve ne kadar düz giderseniz gidin araç bir tarafa çekmeye başladığında, kontrole girme zamanı gelmiş olabilir. Eşit olmayan lastik aşınmalarını kontrol edin ve bir aşınmaya rastlarsanız tekerleklerin hizalanmasını kontrol ettirin.

3. Adım - Lastikleri dönüşümlü kullanın
Birçok lastik üreticisi, her 7500 km’de bir lastiklerinizin yerlerini değiştirmenizi söyleyecektir. Daha az titiz olanlar için, Uzman bu işlemin, özellikle önden çekişli araçlar için en azından 15,000 km’de bir yapılmasını önermektedir. Ayrıca, farklı lastik dönüşüm tiplerinin mümkün olduğunu da unutmayın. Aracınızın kullanım kılavuzu, araç için tercih edilen yöntemi tavsiye edecektir, siz de bu tavsiyeyi teknisyeninizle paylaşabilirsiniz.

Yukarıdakilere ek olarak, aracınızın sürüşünü, direksiyon ve frenlerini iyileştirmenin en basit yolu, lastiklerinizin doğru basınçla şişirilmesini sağlamaktır. Aracınızı fazla yüklediğinizde, üreticinin tavsiye ettiği şekilde lastik basınçlarını mutlaka arttırın.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 10:34 PM   #33 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Hatalı sollama katliam yaratıyor !

Toplumların karşılıklı iş birliği ile iç içe yaşayabilmeleri için yaşam standartlarının asgari müşterekte buluşması gerekmektedir. Bu topluluğun bizi kabul etmesi için aşılması gereken en büyük engellerden bir kültürel farklılıklardır. Ayrıca insan hakları da en ön sırada yer almaktadır. Yaşam hakkına bu denli önem veren bir topluluğa, yılda 10 bin vatandaşını trafik terörü altında kurban eden bir toplumun kabul edilmesini beklemek hayal olmaz mı?

Düşünün bir kere, trafik kazalarında sizden 1520 kat daha fazla ölümlü kazaların olduğu bir trafikte otomobil kullanmayı kim ister? Aceleci, sabırsız ve karşı tarafın hakkını hiçe saydığımız için yılda 10 bin kadar vatandaşımız trafik kazalarında ölürken, bir o kadarı da sakat kalarak kalbimizde derin yaralar açıyor. Biz bu haberleri TV kanallarında izleyip, kendimizi trafik kazalarında Avrupa Şampiyonu ilan ediyoruz. İnanılacak gibi değil! Tüm bunlar yaşanırken halen çeşitli yollardan güvenli otomobil kullanmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz.

Trafikte otomobil kullanmak bir takım oyunudur. Oyuncuların bu oyunu kurallarına göre oynamak ve karşı tarafa saygılı olmak gibi bir mecburiyetleri vardır. Bu oyunun kurallarına uyulmaması halinde ölüme kadar varan cezaları; oyuncular hem kendilerine, hem de hiç suçu olmayan diğer insanlara vermektedirler. Sonuç, hayat boyu yaşanacak büyük bir vicdan azabıdır. Trafik kazalarının oluş nedenleri arasında, birinci olarak sürücü hatası, ardından yol şartları, otomobilin teknik şartları ve son olarak da hava şartları olarak dört ana başlık söyleyebiliriz.

Sürücü faktörü uzun ve ciddi bir eğitim süresi gerektirir ki bu da bugün ele alınırsa, 15 yıl sonra istenen düzeye gelir ve trafik kültürü oluşur. Bu kültür ancak zorunlu eğitimle gerçekleşir. Ölümcül kazaların yaşandığı şehirlerarası yollar için acilen yeni kurallar getirilerek revize edilmesi gerekir. Güvenlik şeritlerinin, daha hızlı araçlara yol verilmesi için, ağır vasıtalar tarafından kullanılmasının mecburi hale getirilmesi şarttır.

Sizlere güvenli sürüş bilgilerini vermeden önce emniyetli yol şartlarının oluşması ve kaza sayısının azalması yönünde alınacak acil önlemleri ilgililere hatırlatmak istiyorum. Genelde hatalı sollama neticesinde oluşan, hatta katliam olarak değerlendirilen ölümlü kazalar yaşanmaktadır. Bu tür kazalar genellikle şehirlerarası tek şeritli yollarda gerçekleşmekte ve toplu ölümlerle neticelenmektedir.

Son dönemde trafik ekiplerinin yoğun radar kontrolü ile ölüm oranı azalsa da, kaza sayısında bir azalma görülmemektedir. Kazalar düşük hızda gerçekleştiği için ölüm oranı azalmış, sakat kalan sayısı ise artmıştır. Radar kontrollerinin, sürücüyü tuzağa düşürmek yerine, kazaları önlemeye yönelik olması, amacına ulaşması adına çok önemlidir. Aslına uygun maket trafik polisi otoları tehlikeli bölgelere yerleştirerek sürücülerin yavaşlaması sağlanmalı. Aşırı yükleme neticesinde özellikle yokuş çıkan kamyonların düşük hızlarda ve birbirlerine yakın seyrederek adeta tren vagonu oluşturması, hatalı sollama yapan sürücüleri kazaya bir adım daha yaklaştırmaktadır. Ağır seyreden araçların birbirlerine fazla yaklaşmaması ve daha hızlı araçlara kendi araçlarının bir kısmını güvenlik şeridine çıkararak yol vermeleri, bununla birlikte tepe üstünde görev yapan trafik ekiplerinin de bu geçişi hatalı sollama olarak değerlendirip ceza kesmemesi alınacak acil önlemlerden biridir.

Sollama anında yapılan başlıca hatalardan biri de, önümüzde giden ve görüşümüzü engelleyen büyük araçlara fazla yaklaşmaktır. Bu engel, otobüs, otomobil ve kamyon için aynıdır. Sollamayı, trafik kurallarının koyduğu mesafelerde gerçekleştirmememizin nedeni ise, önümüzdeki aracı en kısa sürede geçme düşüncesidir. Bu şekilde yapılan bir sollama, görüş açısını daralttığı için en tehlikeli hatalı sollamadır ve çarpışmaların kaçınılmaz olduğu hatalı sollama çeşitlerinden bir tanesidir. Kurallara uygun olarak başladığınız bir sollama, karşıdan gelen aracın aşırı hızlı olması nedeni ile sollamanızı bitirmeden sizi yakalar ve bu kaza da tutanaklara hatalı sollama olarak geçer. Bu nedenle hız tayininin zor olduğu gece seyirlerinde çok dikkatli olmak ve karşıdan gelen araca selektör yaparak, sollama yaptığınızı belirtmeye dikkat etmenizi öneririm. Hatalı sollama sırasında gerçekleşen kafa kafaya çarpışma olarak tabir ettiğimiz çarpışmalarda, iki aracın kaza anındaki çarpışma hızlarının toplamı ile bir duvara çarpma şiddeti eşittir. (Örneğin 90 X 2 = 180 km/s)

Bugün öğrenin, yarını yaşayın.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 10:34 PM   #34 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Yol dostu bilgiler

--------------------------------------------------------------------------------

Gündüz, farlarınız da yolunuz da hep açık olsun! Yalnızca görmek için değil, 'görülmek' için farlarınızın gündüz açık olması gerekir
Çünkü farlarınız açık olduğunda, önünüzdeki, arkanızdaki ve karşınızdaki sürücüler tarafından fark edilmeniz çok daha kolay. Yapılan tüm araştırmalar, bunu söylüyor.

Sollamak ya da sollamamak: Hayati bir karar!

Doğru yerde, doğru zamanda, doğru hızda, doğru viteste sollamak!

Yapılması gereken bu. Çünkü sollama, özellikle uzun yolda, sürücünün yapacağı en zor manevralardan biri.

Sollanan aracın yapacağı ani hareketlerin, sollayanı zor durumda bırakabileceği mutlaka hesaplanmalı.

Ayrıca, özellikle bozuk, yokuş aşağı ve virajlı yollarda kesinlikle sollama yapılmamalı; uygun yol durumu beklenmeli.

Sürücü, sollama manevrası yapmadan önce aynalarını kontrol etmeli, arkasından da sinyal vermeli. Daha sonra da, aynaları tekrar kontrol ederek trafiğin uygunluğuna göre sollama yapılmalı.

Takip mesafesi nedir, nasıl ölçülür?

Uzun yolda, önünüzdeki araçla aranızdaki mesafe, takip mesafesidir.

Ölçmek için önünüzdeki aracı, yol kenarındaki sabit bir objenin (mesela bir yol levhası) önünden geçerken izleyin. Sizin, bu objenin yanından, en erken iki saniye sonra geçmeniz gerekir. (Saniye ölçmek için kullanılan en bildik yöntem 'bin bir, bin iki' şeklinde sesli olarak saymaktır.)

Sabit objenin yanından daha kısa bir süre içinde geçerseniz, önünüzdeki araca gereğinden fazla yakınsınız demektir.

Unutmayın;
arka camları görüşe olanak sağlamayan araçlarla aradaki takip mesafesi, alışıldığı gibi 2 saniye değil, 3-4 saniye olmalı. Kötü hava koşulları için de bu durum geçerlidir.

Hava yastıkları, hayat kurtarır
(Doğru kullanıldığı takdirde!)

Hava yastıklarının ortalama ağırlık ve boydaki yetişkinleri korumak için tasarlandığı bilinmektedir.

Bu durumda, olası kaza durumları düşünülürse, 10 yaşından küçük çocuklar kesinlikle ön koltukta seyahat etmemeli; hava yastıkları, mutlaka emniyet kemerleri ile birlikte kullanılmalı.

Suların yarattığı tehlike: Aquaplaning.

Uzun yolda mutlaka karşılaşılan bir tehlike: Yoğun yağmur suları, yolun bir bölümü üzerinde birikebilir, hatta yolu tamamen kaplayabilir.

Yüksek hızlarda bu yüzeylere girildiğinde, aquaplaning yani 'su yastığı üzerinde kızaklama, kayma' ile karşılaşmanız çok normal.

En doğru yöntemler, yağmurlu havalarda önde uzanan yolun çok iyi belirlenmesi, hızın azaltılması, takip mesafesinin arttırılması. Ayrıca, ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar, mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalı .

Hatalı ve eski lastik kullanımı, otomobilinizin karakterini değiştirir.

Farklı basınç değerleriyle şişirilmiş, dişleri aşınmış, yanakları yıpranmış ya da cinsleri farklı lastikleri bir arada kullanmanız, özellikle virajlara girildiğinde otomobilinizin ön ya da arkasının kaymasına, patinaj yapmasına, direksiyon hakimiyetinizin azalmasına neden olur.

Ayrıca, unutmayın: Lastiğin en büyük düşmanı fazla ısıdır. Fazla ısıya da dışarıdaki havanın sıcaklığı değil, lastiğin içindeki düşük hava neden olur.

Yolculuk yakında bitiyor.
Aman gevşemeyin!

Özellikle yaz aylarında yapılan yolculuklarda sürücülerin varacakları yere yaklaştıklarında sabırsızlandıkları, hızlarını arttırdıkları gözlenir.

Ayrıca, yolculuğun sonuna varıldığından, dikkat azalmış, yorgunluk ortaya çıkmıştır. Bu gibi durumlarda en iyisi, varılacak noktaya az bir süre kala mola vermektir.

Ön camınız kırıldı ya da çamur sıçradı... Telaşa gerek yok.

Eğer ön camın birdenbire kırılması sonucu görüşünüz kısıtlanmışsa, derhal sağ sinyal verin ve mümkün olan en hızlı biçimde yavaşlayarak güvenli bir yerde durun. Aslında öndeki aracın niteliğine ve duruma göre, çamur sıçrama olasılığını önceden saptamak mümkündür. Bu durumda tedbir olarak, silecek ve su fıskiyesini önceden çalıştırın.

Durup dururken tehlike yaşamayın.

İyi fren yapmak için, fren pedalına basın ve sonra ayağınızı pedalın üstünden yavaş yavaş çekerek freni gevşetin. Bu, tekerleklerin yeniden dönmesini ve dönerek yavaşlamasını sağlar. ABS; fren sırasında tekerleklerin kızaklanmasını önleyen ve size manevra imkanı veren bir sistemdir. Ancak lastikleriniz iyi durumda değilse ve havaları eksikse, ABS görevini yerine getiremez. ABS kullanımı, normal fren kullanımından farklıdır. ABS'de tehlike anında fren pedalına sonuna kadar basmak, yavaşlama ve durma sağlanıncaya kadar pedaldaki basıncı düşürmemek gerekir.

Sis yoğunlaşıyor... En iyisi hiç ısrar etmemek.

Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Yolun nereye gittiğini anlayamayız. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken, yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin: Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Ayrıca, ön camlarda oluşan su taneciklerine karşı, silecekleri sık sık çalıştırmanız gerek. Aslında en iyisi, sis varsa yola hiç çıkmamak. Güvenli bir yer bulun, zaman geçirin. Bırakın sis biraz dağılsın.

Doğru oturuş, doğru direksiyon tutuşu.

Önce omuzlarınızı koltuğa yaslayın. Omuzlarınızı koltuktan ayırmadan, sağ elinizi direksiyonun en üstüne (saate göre 12 yönünde) uzatın. Bileğiniz bu noktayı rahatça kavrasın. Koltuk ayarınızı bu oturuşa göre yapın. Sonra da kollarınızı saate göre 09.15 konumuna getirin.

Bu, doğru tutma biçimidir. Üstelik böylece sürüş sırasında daha az yorulursunuz.

Flaşörlerin asıl görevi nedir?

Dörtlü ikaz lambaları, halk arasındaki deyişle flaşörler, karşılaştığınız bir tehlikeyi arkadan gelene bildirmek için kullanılır.

Bu ikaz lambalarının tünellerde ya da sisli havalarda yakılması yanlıştır. Gün içinde kısa farlarınızı, sisli havalarda ise sis lambalarınızı yakmanız gerektiği düşünüldüğünde, bu farların sizi zaten yeterince görünür kılacağı açıktır.

Sürücü siz olmasanız bile, sorumluluğunuz sürüyor.

Yolculuk yaptığınız aracın sürücüsü aşırı hız yapıyorsa, emniyet kemerini takmıyor, yolcularını takmaları konusunda uyarmıyorsa, koltukta yatar gibi oturuyor, yolculuk sırasında yolcularla konuşuyor, dikkatini yola vermiyorsa... tehlikedesiniz. Onu kesinlikle uyarın.

Gece yolculuğunda farlara dikkat!

Gece yolculuklarında bazı sürücüler, otomobillerinin kısa farları ayarsız olduğunda ve yolu gerektiği gibi aydınlatmadığında, çareyi uzun farlarını yakmakta bulurlar.

Bu da karşıdan gelenler için büyük tehlike yaratır. Yola çıkmadan önce tüm farlarınızın ayarını yaptırmak, hem sizi hem de sizinle yolu paylaşan diğer sürücüleri tehlikelerden korur.

Kar ne güzel yağıyor.
Aman dikkatinizi dağıtmasın!

Karlı zeminlerde, gaza ya da frene basma, dönüş yapma, hız arttırma, yavaşlama gibi her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalı.

Yokuşlarda öndeki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Ayrıca, kayarken savrulmayı önlemek için direksiyonunuzu kayma yönüne çevirin. Aracınız sağa kayarsa sağa, sola kayarsa sola.

Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde ani fren yapmayın. Dönerken fren yapmamaya özen gösterin. Önemli bir nokta daha: Lastiklerinizin diş derinliği 3 milimetrenin altındaysa size önerdiklerimizi yapsanız da otomobiliniz sözünüzü dinlemeyebilir, bunu unutmayın!

Görebildiğiniz kadar görün.

Üç aynayı da, aracınızın arka uçlarını ve tam arkanızı net olarak görebileceğiniz şekilde ayarlayın. Böylece kör noktaları en aza indirmiş olursunuz.

Trafikte giderken birkaç saniyede bir yan aynalarınızı kontrol edin. Bir aracın yanından geçerken, aynadan göremediğiniz noktayı da saptayın. Sadece önünüzdeki aracı değil, onun önündeki aracı da görmeye çalışın.

Daha iyi yolculuklar için bu noktalara dikkat!

Yolculuğunuz sırasında çok dikkatli olmanız gerektiğini söyledik. Bu arada, ülkemizde dikkatinizi yoğunlaştırmanız gereken bölgelere bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Farklı hava ya da yol koşulları nedeniyle, haritamızda belirtilen bölgelerde kaza riskinin normalin üstüne çıktığı gözlemlenmiştir.

Tabii bunu, yalnızca dış etkenlere bağlamak yanlış olur. Unutmayın; ne yazık ki trafik kazalarının % 80'e yakın bir kısmı, sürücü hatalarından meydana gelmektedir.

Basit bir gerçek

Yolla iyi dost olmanız için, onu iyi tanımanız gerekiyor. Yol, ona nerede, nasıl davranacağınızı bilirseniz, size hiçbir sorun çıkarmaz. Altınızdan akıp gider. Ama eğer, dikkatinizi kaybeder, yola gereken önemi vermezseniz, aklınızda olmayan durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Bridgestone, gerek 'Yol dostu' programlarıyla gerekse uzun süredir yürüttüğü 'Farım da hep açık, yolum da' kampanyasıyla Türkiye'de trafik sorunlarına karşı bilinç uyandırma görevini sürdürüyor. Bu site, bugüne kadar altını çizdiğimiz birçok konuyu kapsıyor, size daha güvenli, daha rahat yolculukların ipuçlarını veriyor.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 10:34 PM   #35 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

95, 98? Oktan Hakkındaki Gerçekler!..
İşte size oktan hakkında bilmeniz gereken en önemli madde: Piyasada satılan araçların (benzinli araçlar) hemen hemen hepsi normal oktan sayıları ile en iyi performansı sağlamak üzere tasarlanmıştır. Dolayısıyla, daha yüksek oktan sayısına sahip bir benzinli yakıt motorunuzun performansını arttırmaz...

Peki nasıl oluyor da akaryakıt . rmaları yüksek oktanlı yakıtın motorunuzun performansını arttıracağını iddia edebiliyor:Bununla ilgili gözden kaçan (veya gözden kaçırılmak istenen !!) durum, yüksek oktanlı yakıtın tüm motorlarda değil fakat bazı özelliklere sahip olan motorlarda az miktarlarda performans artışı gösterebilmesidir.

Bu bahsettiğimiz özelliklerden en önemlisi yüksek performanslı ve yeni tip motorlarda bulunabilen vuruntu-algılama sistemidir (bazı motorlarda oktan-ayar sistemi de bulunur). Yurt dışındaki benzin istasyonlarında satılan benzinler oktan sayısı göz önüne alındığında üç sınıfa ayrılır:- 87 oktan ve altı (regular)- 88-91 oktan (mid-grade)- 92 oktan ve üstü (premium)Aracınız için doğru oktan sayısını nasıl anlarsınız...

Bunu anlamanın tek yolu aracınızın kullanım kılavuzuna bakmaktır. Piyasadaki araçların çoğu “regular” olarak nitelendirilen yakıtlar ile çalışmak üzere tasarlanmıştır. Fakat yüksek sıkıştırma oranları ile çalışan motorlara sahip bazı spor araçlar, eski araçlar ve lüks sınıftaki bazı araçlarda daha yüksek oktanlı yakıtların kullanılması gerekebilir. Fakat paragrafın başında da söylediğimiz gibi hangi benzini kullanmanız gerektiğini anlamak için yapmanız gereken tek şey aracınızın kullanım kılavuzuna bakmaktır.

Daha yüksek oktanlı yakıt motorunuzu daha iyi temizler mi?Akaryakıt istasyonlarında satılan yakıtların hemen hemen hepsinde silindir içindeki birikmeyi önleyici katkı maddeleri bulunur. Motorun temizlenmesine yardımcı olmak bu katkı maddelerinin görevidir ve oktan sayısının bu konuda bir etkisi yoktur.Vuruntu – Oktan sayısı arasındaki ilişki...

Aracınızın motorunu dikkatlice dinleyin... Eğer vuruntu sesi gelmiyor ise aracınızın kullanım kılavuzunda tavsiye edilen yakıtı kullanmaya devam edin. Bildiğiniz gibi vuruntu silindirlerde yanlış zamanda meydana gelen ateşlemeden veya tutuşmadan kaynaklanır ve performanısınızı düşürmesinin yanı sıra uzun süre devam etmesi halinde motora zarar verebilir. Eğer motorunuzda vuruntudan şüpheleniyorsanız daha yüksek oktanlı bir yakıt kullanmayı deneyebilirsiniz. Fakat bunun yerine motorunuzun ateşleme sistemini kontrol ettirmek üzere servise gitmek daha akılcı bir yöntemdir.

Yüksek oktanlı yakıt ile daha çok kilometre yapabilir misiniz?Aracınız, örneğin 87 oktanlı bir yakıt ile çalışmak üzere tasarlanmış ise sizin 98 oktanlı bir yakıt kullanmanız aracınızın aynı benzin ile daha çok yol almasını sağlamaz. Eğer 98 oktanlı bir yakıt kullanmaya başladıktan sonra aracınızın aldığı yol artıyorsa bu, motorunuzun ateşleme avansının tekrar ayarlanmaya ihtiyacı olduğunu gösterir ve bu ayarı yaptırdıktan sonra 87 oktanlı bir yakıt ile aynı verimi sağlayabilirsiniz.

Motor, yüksek oktanlı yakıt ile daha mı kolay çalışır?Bu sorunun cevabı kesinlikle “hayır”dır.Yüksek oktanlı yakıt performansı arttırır mı?Eğer aracınız 87 oktanlı bir yakıt ile çalışacak şekilde tasarlanmış ise daha yüksek oktanlı bir yakıt kullandığınızda motorunuzda bir performans artışı hissedemezsiniz. Daha önce de söylediğimiz gibi eğer hissedilir bir artış oluyor ise bu, motorunuzun ateşleme avansının yeniden ayarlanmaya ihtiyacı olduğu anlamına gelir...

Reklamlarda bahsedildiği gibi aracınızın performansının artması için yüksek oktanlı benzin alıyorsanız bu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz...

Oktan ile ilgili gerçekler:

•Yüksek oktanlı benzin, düşük oktanlı benzinden daha yavaş yanar. Bu yavaş yanma da yüksek devirlerde iken motorunuzda vuruntu oluşmasını engeller. Dolayısıyla yüksek oktanlı benzin, vuruntuya daha dirençlidir.
• Eğer motorunuz düzgün çalışıyorsa ve vuruntu gibi sorunları yoksa daha yüksek oktanlı bir benzin türüne geçmenize gerek yoktur.
• Eğer motorunuzda vuruntu veya aşırı ses var ise bunun sebebi mutlaka benzin olmak zorunda değildir. Bu sorunlar motorun elektronik kontrol sisteminden, ateşleme zamanından v.s. kaynaklanıyor da olabilir. Eskiyen motorlarda (150.000 – 200.000) silindir içinde biriken karbon, silindir içi basıncının normalden yüksek olmasına sebep olarak vuruntu meydana getirebilir. Bu da yüksek kilometre yapmış motorlarda normaldir ve biriken karbonlar temizlenerek bu sorun giderilebilir.
• Günümüz otomobillerinin bir çoğu yakıt enjeksiyon sistemine sahiptir. Bu modern otomobillerin, üretici yüksek oktanlı yakıt kullanılmasını tavsiye etmediği sürece, yüksek oktanlı yakıtla çalıştırılmalarına gerek yoktur.

Oktan ile ilgili yanlışlar

• Yüksek oktanlı benzin ile daha fazla yol alırsınız.Genelde araçlar 87 oktanlı benzin ile çalışacak şekilde dizayn edilmiştir ve aynı miktardaki yüksek oktanlı benzin alacağınız yolu arttırmaz.
• Yüksek oktanlı benzin, motorun daha kolay çalışmasını sağlar.Hayır, sağlamaz.
• Yüksek oktanlı benzin motor gücünü arttırır.Aracınızı daha yüksek oktanlı bir benzin ile çalıştırırsanız güçte hiçbir farklılık olmaz.
• Yüksek oktanlı benzin daha fazla ra. ne edilmiştir – daha iyi bir benzindir.Doğru. Fakat bu fazladan uygulanan ra. ne işlemleri zaten oktan sayısını arttırmak içindir ve yüksek oktanlı benzinin tüm motorlar için daha iyi bir yakıt olacağı anlamına kesinlikle gelmez. Bu işlemler sadece yakıtın içindeki hidrokarbon dizilişini değiştirir ve daha yavaş yanma özelliği katar. Bu ilave işlemler ayrıca . yatı da arttırır!..

Vuruntu kısaca kontrolsüz yanma olarak tanımlanabilir. Benzin yapısı gereği çok kolay tutuşabilir. Bujinin amacı, sıkışma sonucu artan sıcaklığa bağlı benzin hava karışımı kendi kendine yanmadan önce ateşlemeyi başlatarak yanmayı kontrol altına almaktır.

Motorlardan daha yüksek verim alabilmenin en önemli çözümlerinden bir tanesi, kompresyon oranını artırarak operasyon sıcaklığını yukarı taşımak ve ayni hacimli motordan daha yüksek verim elde etmektir.Ancak yukarıda da değinildiği üzere, yuksek kompresyon oranı, yüksek sıcaklık, kendi kendine tutuşma olasılığını gündeme getireceği için, yakıtın kimyasal yapısında iyileştirmeye gidilerek, kolayca tutuşum eğilimi daha az olan hidrokarbonların oranı artırılır ve bu da oktan cinsinden ifade edilir.

Özet olarak, kompersyon oranı yüksek ve verim arattırmak üzere tasarlanmış modern motorlar, yüksek oktanlı benzinlere ihtiyaç duyarlar.Vuruntunun zararları...

1- Yanma hızı ve basınçların çok yükselmesi nedeniyle, piston ve yataklar üzerine inen darbeler bu elemanların malzemelerinin yorulmasına neden olur.

2- Ani basınç yükselmesi ile meydana gelen basınç dalgaları titreşimlere neden olur. Bu titreşimler ısı kayıpları ve yakıt sar. yatını arttırarak verim ve gücü düşürür.

3- Sıcaklıkların artması, motorun daha fazla ısınmasına neden olur ki bu da vuruntuyu daha fazla şiddetlendirir. Bu ve buna benzer daha birçok zararlara neden olan vuruntu olayını önleyebilmek için, ilk olarak, kullanılan yakıtın kendi kendine tutuşma yeteneğini düşürülmesi sağlanmalıdır. Böylece yakıtın vuruntuya direnci arttırılır. Bu nedenle, ilk çözüm olarak, benzinin vuruntuya daha çok dirençli hidrokarbonlardan teşkil etmeye çalışmak olacaktır. Teşkil edilen benzinin vuruntuya direnci “Oktan Sayısı” denilen bir değer ile anlaşılır. Oktan ÖlçümüBenzinlerin vuruntuya karşı dirençleri hakkında . kir veren ‘oktan sayısı’ değerleri, sıkıştırma oranı değiştirilebilen ve vuruntu değeri elektrikle ölçülen bir benzin motoru (C.F.R-Cooperative Fuel Research Motor) ile saptanır. C.F.R motoru ile yapılan deneyde, oktan sayısı ‘100’ olarak kabul edilen izo-oktan ile ‘0’ olarak kabul edilen normal heptan yakıtları referans yakıt olarak kullanılır. Oktan sayısı saptanacak benzin,

1- C.F.R motoru yakıt deposuna doldurulur

2- Yakıtın motora giriş sıcaklığı ile motor devir adedi,kullanılacak yöntemlere göre belirli değerlerde sabitleştirilir, motordan vuruntuyu haber veren darbe sesleri gelinceye kadar sıkıştırma oranı arttırılır.

3- Oluşan vuruntunun miktarı nokmetre(knockmeter) ile saptanır ve yakıt deposu boşaltılır.

4- Bundan sonra depoya, muayyen yüzdeler dahilinde izo-oktan ile heptan doldurulur. Daha önce saptanmış devir sayısı, giriş sıcaklığı ve sıkıştırma oranı değiştirilmeksizin aynı vuruntuyu meydana getirecek şekilde, izo-oktan ile heptan yüzdeleri değiştirilmek suretiyle deney tekrar edilir.İlk bulunan vuruntuya eşit bir değer ortaya koyan deneyde kullanılmış olan izo-oktan yüzdesi, deney benzinin oktan sayısını verir. Örneğin, aynı vuruntuyu elde edebilmek için %95 oranında izo-oktan kullanılmış ise, deney benzinin Oktan Sayısı 95’dir.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 10:35 PM   #36 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Emniyet kemeri gerekli çünkü
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün resmi internet sitesinden alınan bilgiye göre, doğru takılmış bir emniyet kemeri insan bedenini, çarpma etkisiyle vücutta meydana gelen sarsıntının kademe kademe azalmasını sağlayıp, çarpma etkisini vücut yapısındaki en güçlü noktalara yönelterek, koltuktan fırlamayı engelleyerek, hassas ve en önemli organların yer aldığı kafa ve omuriliğin herhangi bir yere çarpmasını önleyerek koruyor.

Üç noktalı emniyet kemerleri, otomobilde seyahat edenlerin ağır yaralanma risklerini yüzde 45, kamyonetlerde yüzde 60 oranında azaltıyor.

Ölümlü kazalarda emniyet kemeri kullananların yüzde 24.8’i hiç zarar görmeden kazayı atlatırken, emniyet kemeri kullanmayanlarda bu oran yüzde 6.3’te kalıyor.

Yapılan araştırmalara göre, emniyet kemeri kullanımı, arka koltukta meydana gelen ölüm ve yaralanmaların üçte ikisini, ön koltuktaki ölümlerin yüzde 6’sını önlüyor. Bütün ağır yaralanmalarda ise arka koltuk emniyet kemerleri yaralanmanın şiddetini yüzde 50 oranında azaltıyor.

İngiltere’de yapılan başka bir araştırmaya göre, daha düşük oranda emniyet kemeri kullanan arka koltuk yolcularının yaralanma riski 2 kat, fırlatılma riski 7 kat daha fazla oluyor. Emniyet kemeri takmamış arka koltuk yolcuları, en çok kafa, yüz ve boyun zedelenmelerine maruz kalıyor.

KISA YOLCULUKLARDA EMNİYET KEMERİNİN ÖNEMİ

Birçok sürücü, kısa yolculuklarda emniyet kemerinin hiçbir işe yaramadığını düşünüyor, ancak emniyet kemeri kullanımını en çok gerektiren aslında kısa mesafeler oluyor. Çünkü ölümlü trafik kazalarının yüzde 80’i sürücülerin evlerine 30-35 kilometre uzakta ve saatte 55-60 kilometre hızın altında gerçekleşiyor.

Ayrıca kazalardaki ölümlerin yüzde 35’i şehir içinde ve büyük olasılıkla günlük güzergahlar üzerinde meydana geliyor.

Emniyet kemeri kullanılmıyorsa 30 kilometre hızla çarpıldığında bile ağır yaralanma riski çok fazla oluyor.

Araştırmalar, emniyet kemeri takmamış yaralıların yüzde 70’inin, 50 kilometreden daha düşük bir hızda yol alırken yaralandığını, 50 kilometre hızdaki bir çarpmanın, 4. kattan düşmeyle eşdeğer olduğunu ortaya koydu.

ÇARPMANIN ETKİSİ TONLARLA İFADE EDİLİYOR

Bazı sürücüler düşük hızdaki çarpmalarda araç içinde sıkıca tutunup etkiyi düşüreceğine inanıyor. Bunu yapmak için öncelikle saniyenin dilimlerini kullanabilmesi ve çok güçlü kol kaslarına sahip olması gerekiyor.

Kol kasları 25 kilogramın üzerindeki bir güce çok fazla dayanıyor. Ancak bir duvara 50 kilometre hızla çarpma esnasında iki tonu geçen bir etki oluşuyor ve buna engel olmak için 75 kilogram güç gerekiyor. Kollar bunu engelleyemiyor, ancak 2,5-3 tonluk bir etkiye direnebilecek şekilde tasarlanan emniyet kemeri, kol ve bacakların parçalanmasını önleyebiliyor.

Yapılan araştırmalar, kaza anında en iyi yerin aracın içi olduğunu ortaya koyuyor. Aracın dışına fırlatılma durumunda, ölüm riski 25 kat daha fazla oluyor.

Araçtan fırlayan kişi, yumuşak ve yeşil çimlerin üzerine düşmüyor. Fırlama ile kişi aracın ön camına, kaldırıma, başka bir araca çarpabiliyor.

Hava yastığı, yalnızca önden şiddetli çarpmalara karşı ek bir koruyucu görevi görüyor. Sürücü için hava yastıkları, kemerlerle sabitlenmiş olan vücudun, baş ile direksiyon arasındaki temasını engelliyor. Hava yastığı, emniyet kemerinin etkinliğini yüzde 40 oranında artırıyor.

Hava yastıkları, yandan çarpma ve savrulmayı önlemede hiçbir zaman emniyet kemerinin yerini tutmuyor.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-30-2008, 03:55 PM   #37 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,038
Konuları: 1793
Thanks: 558
Toplam 900 Konusuna 2,096 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3692
Rep Puanı : 368068
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan Araç temizliğinde nelere dikkat etmeli

Güzel havalarda sevdiklerinizle aracınızla seyahat etmeden önce temizlik şart. Peki sağlıklı bir temizlik nasıl yapılır?

Bazı otomobillerin eski gözükmelerinin nedeni, boyasının yıpranmasıi bunu da nedeni otomobilin yanlış yıkanmasıdır.

-Otomobilinizi hiçbir zaman fırça ile yıkamayın. Sünger, mümkünse alışveriş merkezlerinde satılan bu iş için yapılmış olan doğal süngerleri tercih edin.

-Hortum, kova ve otomobil yıkamak için yapılmış bir şampuan kullanın. Böylece hem kirler çabuk çözülecek hem de kova kullandığınız için daha az su kirleteceksiniz. Hortumun ucunda suyu kesen bir tabanca olmasına özen gösterin.

-Aracınızı her zaman tavanından yıkamaya başlayın, kaput ve bagajdan sonra kapılara, ordan tampon, kapı altı ve jantlara geçin. Siz temizden kirliye giderken süngerinize daha az kir birikir ve dolayısıyla arabanızın çizilme ihtimali de azalır.

-Arabanızı duruladıktan sonra kullanacğınız bezin yine otomobil kurulamak için yapılmış sentetik güderi denilen sarı bezler olmasına işinizi kolaylaştırır. Yanlış kurulama aracınızda hem çizilmelere hemde lekeler kalmasına neden olur. Doğal bezler sizi uğraştırırken sentetik güderiyi sıktığınızda hem eliniz acımaz hemde serbest bıraktığınızda anında gevşer.

Eğer işi daha da ciddiye alıyor ve bir pazar gününü otomobilinizin temizliğine ayırmak istiyorsanız, detaylı temizlik için gerekli bilgiye ihtiyacınız var demektir.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is offline  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
Tags:


Bookmarks



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 07:11 AM.


Powered by vBulletin Version 3.7.0
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist