HEMEN ÜCRETSİZ ÜYE OLUN

160.000 üye ile fikirlerinizi paylaşmak için foruma sadece 1 dakikada üye olun ve Yorumla.net Üyesi olmanın avantajlarını yaşayın
Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Motorlu Araçlar

Motorlu Araçlar Arabalar ve Modifiye Üzerine Aradığınız Her Şey

Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-29-2008, 04:58 PM   #81 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan




GÜVENLİ SÜRÜCÜ MÜ? BECERİKLİ SÜRÜCÜ MÜ?
Beceri ve yetenekleri bakımından sürücülüğe çok uygun oldukları halde bir çok kişinin bu açıdan daha zayıf kişilere kıyasla daha tehlikeli sürücüler olduğuna ilişkin pek çok bulgu vardır. Bu kişilerin yetenek ve becerilerine güvenerek daha fazla riskli durumlara girdikleri ve bu risklerden bir kısmının da gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bunun açıklaması ne olursa olsun, asıl önemli olan şudur ki, yetenek ve beceriler açısından iyi durumda olmak, güvende olmak anlamına gelmemektedir. Oysa araştırmalar, güvenli sürücülük alışkanlığının pek çok eksikliği telafi edebildiğini göstermektedir.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 04-29-2008, 04:58 PM   #82 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Trafikte denetimin temel amacı sürücülerde davranış değişikliği yaratmaktır. Çünkü trafik ortamında insan yaşamının, sağlığının korunması, maddi kayıpların azaltılması için tehlikeli sonuçları olabilecek davranışların en aza indirilmesi gerekmektedir. Bir kamusal alan olan trafik ortamında denetim etkinliğinin yasal bir çerçevesi vardır ve uygulamalar bu yasalara göre yapılır. Trafik ortamına çıkan herkesin bu yasalara uymayı ve yasaların gerektirdiği yönde davranmayı kabul ettiği varsayılır.

Dünyadaki gelişmiş ve gelişmişliğine paralel olarak trafik ortamındaki kayıplarını büyük ölçüde azaltmış ülkelerde, etkili eğitim ve kampanyaların yanı sıra hiç bir zaman kesintiye uğratılmayan yaygın bir denetim faaliyeti sürdürülür. Böyle ülkelerde sürücü-yaya eğitimine ayrılan kaynağın boşa harcanmaması, yapılan teknolojik ya da alt yapıya yönelik yatırımların yarar sağlaması, değişen koşullara göre trafik ortamında ortaya çıkabilen yeni sorunların çözümünde başarı sağlanmasının ancak etkili bir denetimle sonuç vereceği kabul edilir. Bu nedenle eğitim, denetim ve teknoloji-altyapı üçlüsünün birbirine göre önemi değil, birlikte etkin kullanımının sağlayacağı yarar göz önünde bulundurularak hareket edilir.

Denetim, insan yaşamını korumanın yanı sıra bir ülkenin maddi kaynaklarını korumanın ve verimliliği sağlamanın temel gereklerinden birisidir. Yine de bir trafik kontrolünde durdurulmak, özellikle de bir ceza ödemek zorunda kalmak oldukça tatsız bir durumdur. Ancak etkili bir denetimin her şeyden önce ulusal çıkarımıza uygun, yararlı, bununla birlikte etkisi ve verimliliğinin Trafik Polisi kadar sürücü ve yolcuların da katkısını gerektiren önemli bir etkinlik olduğunu her zaman akılda tutmak gereklidir. Bu nedenle tüm yol kullanıcılarının bu konuda sorumluluk bilinciyle hareket etmesi en doğru yaklaşım olacaktır.

Belli bir bölgedeki trafik denetimini yapmakla görevli birimler, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı Trafik Polisleri, Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı Trafik Birimleri, belediyelere bağlı Trafik Zabıtaları ya da bazı kampüs, site vb. alanlarda özel güvenlik ya da trafik görevlilerinden oluşabilir.

Denetim yapan görevliler, bu birimlerden hangisi olursa olsun sürücü, yaya ya da yolcu olarak, denetim sırasında bazı konulara özen göstererek trafik güvenliğine katıda bulunabilirsiniz. Unutmayınız, temel prensip, denetim sırasında işin hızla ve en doğru şekilde yapılmasına destek olacak tutum ve davranışlar içinde olmaktır:


Trafik Polisi tarafından durdurulduğunuzda size gösterilen yerde ya da eğer yer gösterilmemişse en yakın uygun yerde, kuralları uygulayarak güvenli bir biçimde ve tüm hareketlerinizi gerekli sinyallerle belli ederek durun ve bekleyin.


Aracın içinde kalmak ya da dışarı çıkmak konusunda kendiniz karar vermeyin. Bu konuda görevli memurun sizi yönlendirmesini bekleyin.


Aracınızda bulunan kişilerin sessiz kalmalarını ve denetim sırasında doğrudan kendilerine bir soru yöneltilmedikçe müdahale etmemelerini isteyin.


Görevli tarafından görülene kadar emniyet kemerinizi çıkarmayın. Yolcuların da aynı biçimde davranmalarını sağlayın.


Gece yapılan kontrollerde iç ışıklarınızı yakarak görevlinin sizi görmesine yardımcı olun.


Kuşku uyandırabilecek ani ya da belirsiz hareketler yapmamaya özen gösterin. Görevli memurlar kendi güvenliklerini düşünmek zorundadırlar. Bu nedenle denetim sırasında potansiyel pek çok tehlikeli durum nedeniyle davranışlarınız kuşku yaratabilir.


Size yöneltilen sorulara dolaysız, açık cevaplar verin. Sorulmadığı sürece ayrıntılara girmeyin.


Denetim sırasında herhangi bir uygulamaya itirazınız varsa bunu açık bir şekilde söyleyin. Ancak sorun orada çözümlenemiyorsa tartışmayın. Şikayette bulunmak yasal hakkınızdır. Bunu gerekli usule göre daha sonra yazılı olarak, o bölgedeki ilgili birimlere bildirin.


Ruhsatlı silahınız varsa bunu görevliye bildirin ve gerekli belgelerin kontrol edilmesine yardımcı olun.


Eğer bir ceza tanzim edilirse bu konuyla ilgili soruları cevaplayın ve cezaya duygusal nedenlerle itiraz etmeyin. Haklı gerekçeleriniz için yasal itiraz yolları olduğunu unutmayın. Bu konuda göstereceğiniz işbirliği olumsuz bir durumu olumlu bir adıma dönüştürmek için en uygun davranış olacaktır. İçinde bulunduğunuz durum can sıkıcı ya da mahcup edici de olsa bu aşamada yapabileceğiniz en iyi şeyin serinkanlı ve makul davranmak olduğunu hatırlayın.


Trafik Polisinin denetim sırasında yapacağı işlemler sizin şahsınıza yönelik değildir. Durumu kişiselleştirecek konuşma ve yorumlardan kaçının. Trafik güvenliği için işbirliği yapın.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 04:59 PM   #83 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Çocuk Koruma Sistemleri
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2001 yılında tüm kazalar içinde ölümlü ve yaralanmalı kazalara karışan 0-15 yaş arası çocukların toplam sayısı 7413'tür. Bu sayı ölümlü ve yaralamalı kazaya karışan toplam yolcuların (sürücüler hariç) % 16.03'ünü oluşturmaktadır. Bu çocukların %32.23'ü 0-5 yaş arasındadır.

Bu ölüm ve yaralanmaların bir çoğunun çocuk koltuğu ve emniyet kemeri kullanarak önlenmesi mümkündür. Bununla birlikte birçok ebeveyn koruma sistemlerini yanlış kullanarak çocuklarını riske atmaktadırlar. Uzmanlar çocuk koltuklarının % 80-90'ının, araçlara yanlış monte edildiklerini veya yanlış kullanıldığını düşünmektedir.

Bebekler, yeni yürümeye başlamış çocuklar ve diğer çocuklar fizyolojik olarak yetişkinlerden çok farklıdır. Gençler bile sadece büyümüş çocuklardır. Çünkü boyları ve iskelet yapıları tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle emniyet kemerleri araç çocuk koltukları gibi yeterli ve tam anlamıyla bir koruma sağlayamazlar. Çocuk koltukları gerekli korumayı sağlayacak ekstra yapılarla tasarlanmıştır.

Çocuk koruma sistemleri hızlı çarpma etkisi esnasında "kademeli yavaşlama"yı sağlar. Doğru monte edilmiş çocuk koruma sistemleri, çarpma sonrası aracın durmasıyla, aracın mevcut hızıyla ilerleyen çocuğun bedeninin de durmasını sağlar ve başka nesnelere (insana, zemine veya diğer araçlara) olabilecek teması da engeller.

Araç çocuk koltukları, çarpma etkisini vücudun belli bir kısmına yönlendirmeyip, bu etkiyi vücudun daha güçlü bölgelerine (kalça kemiği, sırt ve omuz) dağıtarak çarpma etkisini azaltma işlevini görür.

Çocuk koruma sistemlerini karmaşık bulan bazı ebeveynler, bu sistemlerin çocuklarını sıkacağını ve rahatsız edeceğini öne sürmektedirler. Aşağıda da göreceğiniz gibi, modern çocuk koruma sistemleri basit ve çocukların hoşlanacağı şekilde dizayn edilmiş ve maksimum korumayı sağlayacak niteliktedir.

Çocuklar eğer küçük yaşlardan itibaren araç çocuk koltuğuna alışmışlarsa, büyümelerine oranla çocuk koltuğundan daha çok hoşlanmaktadırlar. Kendi özel koltuklarında bulunmak onlara inanılmaz haz vermektedir. Bu nedenle çocuk koruma sistemleri aleyhine ileri sürülen görüşler tutarsız ve yalnızca basit bahanelerdir.

Çocuk Koruma Sistemi Çeşitleri

Bebek Koltukları (1 yaşına ve 8-9 kg'a kadar olan çocuklar için): Bebek koltukları doğumdan 8-9 kg ve 1 yaşına kadar olan çocuklar için dizayn edilmiştir ve araçlara arkaya bakacak şekilde monte edilir. Bebek koltuğunun arkaya bakmasının nedeni kazalarda hassas kafa ve boyun yapısına sahip olan bebeğin daha iyi korunması içindir. Çünkü kaza anındaki çarpma etkisi bebeğin kafa ve boyun kısmına göre daha güçlü olan arka kısmına yöneltilecektir. Koltuk aynı zamanda bebeğin kafasının öne çarpmaması için ön tarafa tam dayanmamalıdır. Bu koltuklar bebeklerin kendi kendine hareket edebileceği döneme kadar kullanılmalıdır.

Hareketli Çocuk Koltukları (0-4 yaş grubu ve 0-16 kg'a kadar olan çocuklar için): 8-9 kg'mı geçen çocukların arkaya dönük veya öne bakacak şekilde taşınabilmelerini sağlayacak hareket kabiliyetine sahiptir. Bu koltuklardan bazıları 1 yaşının altındaki çocuklar için arakaya bakar durumda da kullanılmaktadır. Bu tür koltuklarda çocuklar 9 kg'dan 18 kg'a ve 4 yaşına kadar öne bakacak şekilde oturmalıdır. Daha sonra bir üst düzey koruma sistemi kullanılması önerilmektedir.

Destek Koltukları (4-8 yaş grubu ve 28-30 kg'a kadar olan çocuklar için): Bu koltuklar 4 yaşından büyük ve 28-30 kg'a kadar olan çocuklardan boy ve kilo olarak hareketli koltukları kullanamayacak ve henüz emniyet kemeri de kullanmaya hazır olmayanlar için geliştirilmiştir. Destek koltukları yalnızca çocuğu korumakla kalmaz, kemerlerin rahatça takılıp kullanılmasını ve çocuğun camdan dışarısını seyredebilmesini de sağlar. Destek koltuğunda yalnızca iki noktalı kemer varsa koruyucular kullanılmalıdır. Destek koltukları, koruyucuların iki ve üç noktalı kemerlerle birlikte kullanılabileceği şekilde tasarlanmıştır. Arkası yüksek olan destek koltuklarının, hassas kafa ve boyun yapısını daha iyi koruduğu belirlenmiştir.

Emniyet Kemerleri: Çocuğunuzun mümkün olduğunca daha uzun süre araç çocuk koltuğunda seyahat etmesini sağlayınız. Boy ve kilo olarak destek koltuğunu kullanamayacak kadar büyüdükten sonra emniyet kemeri kullandırınız. Üç noktalı emniyet kemerinin omuzdan gelen kısmı, omuz üzerinden ve göğüs kafesinden çapraz geçmeli, yüz ve boyun bölgelerine dokunmayacak şekilde ayarlanmalıdır. İki noktalı kemerler veya üç noktalı kemerlerin iki noktalı şeridi; kalçaların üst kısmında, ne çok sıkı ne de çok gevşek durumda bulunmalı, mide üzerinden geçmemelidir.

Çocuk Koruma Sistemleriyle İlgili Genel Öneriler
Bütün çocuklar için en güvenli yer arka koltuktur. Çocuk koltuğu kolayca monte edilebilecekse, çarpma noktasından en uzak yer olan arka koltuğun orta kısmına takılması tavsiye edilmektedir. Çocuklar çarpma noktasına ne kadar uzak olurlarsa o kadar güvenlidirler. (Özellikle önden çarpmalarda yaklaşık % 29 oranında daha güvenlidir.)


ve 0-4 yaş kategorileri için dizayn edilen araç çocuk koltukları yan hava yastığı bulunan araçların ön koltuklarında kullanılmamalıdır. Kaza anında açılan hava yastığı koltuğa çarpıp, çocuğun ağır yaralanmasına hatta ölümüne bile neden olabilir.


Çocuk mutlaka ön koltukta oturtulacaksa aracın koltuğu mümkün olduğu kadar geriye çekilmelidir. (Özellikle yan hava yastığı olan araçlarda.)


Araç çocuk koltuklarının; sağa sola, arkaya öne kaymaması için, araca emniyet kemeriyle iyice sabitlenmesi gerekir.


Yeni doğmuş bebeğin bulunduğu koltuktaki kemerler en alttaki tokaya takılmalı ve tokalar da omuzda veya omuz altı hizasında bulunmalıdır. Çocuğun yaş ve kilosuna göre kemer ayarları artırılmalıdır. Kemerler omuzlar üzerinden ve ayakların arasından geçmelidir.


Plastik kemer tokalarının tam olarak takıldığından emin olunmalıdır.


Çocuk koltukları uluslar arası standartlara uygun olmalı ve uygun olduğuna dair etiketi olup olmadığına dikkat edilmelidir.


Üretici talimatları ve araçlarda kullanım kılavuzları mutlaka okunmalıdır.


Bir kazaya karışan araçtaki çocuk koltuğu kesinlikle kullanılmamalı ve değiştirilmelidir.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 04:59 PM   #84 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Hava yastıkları önden ve öne yakın çarpmalar için tasarlanmış güvenlik donanımlarıdır. Bu tip çarpmalar yolcuların ölümünün yarısından daha fazlasına yol açmaktadır. Hava yastığı kafa ve göğüs yaralanmalarını azaltmak üzere ve çarpmanın şiddeti orta ya da ciddi düzeyde ise açılacak şekilde tasarlanmıştır.

Bu, hava yastığının yaklaşık olarak saatte 20 km'nin üzerindeki hızlarda meydana gelen çarpmalarda açılacağı anlamına gelir. Hava yastığının görevini yerine getirebilmesi için, içinde tutulduğu hazneden saatte yaklaşık 320 km'ye eşit bir hızla çıkması gerekir. Bu özellikle çocuklar olmak üzere, çok yakın oturan kişilere zarar verebilecek çok büyük bir güç anlamına gelir.

NHTSA (ABD, Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği Dairesi) tarafından yapılan bir gerçek çarpışma deneyinde emniyet kemeri ve hava yastığının birlikte kullanımının ciddi kafa çarpmalarının % 75'ini, ciddi göğüs yaralanmalarının % 66'sını önlemede etkili olduğu görülmüştür.

Ancak bu donanım aracın ön koltuğunda seyahat etmekte olan küçük çocuklar için bir tehdit oluşturmaktadır. Çalışmalar, araçta yolcular için hava yastığı olsun olmasın çocukların arka koltukta oturmalarının % 29 daha güvenli olduğunu göstermektedir. Bir otomobilde maksimum güvenlik için şu önlemlerin alınması tavsiye edilmektedir.
Bir çocuk asla ön koltukta geriye dönük çocuk koltuğu içinde seyahat etmemelidir. Çünkü çocuk koltuğu bu durumda fırlayan hava yastığına çok yakın bir konumdadır.


Ön koltukta oturan çocuklar eğer emniyet kemeri uygun olmayan bir şekilde bağlanmışsa, emniyet kemeri yoksa, doğru pozisyonda oturmuyorlarsa ya da emniyet kemerinin doğru bağlanması için boyları çok küçükse ölümcül bir risk altındadırlar. Bir çarpma anında kolayca öne fırlayabilirler ve şişen hava yastığı başlarına ya da boyunlarına şiddetle çarpabilir.


Çocuklar için en önemli olan yön, yaş ve boylarına en uygun çocuk güvenlik koltuklarında kemerleri bağlı olarak arka koltukta oturmalarıdır.


Sürücü ve tüm yetişkin yolcular, özellikle boyu 165 cm'den düşük olanlar, emniyet kemerlerini doğru bir biçimde bağlamalıdırlar ve ön koltuk yeterince geriye çekilmiş olarak seyahat etmelidirler.


Araçta hava yastığı olsa bile, bir kişi emniyet kemeri yoksa çok ciddi bir şekilde yaralanabilir ya da ölebilir. Bir çarpma anında emniyet kemeri takıyor olmak kişinin içeride bulunan şeylere çarpmasını engelleyebilir.


Hava yastığı yalnızca "tamamlayıcı bir önlem"dir. Bir başka deyişle hava yastığı, aracın ön kısmının bir yere çarpması halinde açılmak üzere tasarlanmıştır. Aracın yuvarlanması, yandan, arkadan çarpma halinde ya da düşük hızlardaki çarpışmaları için tasarlanmamışlardır.
HAVA YASTIĞI İÇİN GÜVENLİK İPUÇLARI;
Sürücü, direksiyondan en az 25 cm mesafede olmalıdır.


Ön koltukta oturan sürücü uygun pozisyonda ve koltuk mümkün olduğunca geriye çekilmiş olarak oturmalıdır.


Emniyet kemeri her zaman ve doğru biçimde takılmış olmalıdır.


Eğer hava yastıkları devre dışı bırakılmamışsa ön koltukta asla yüzü geriye bakan çocuk güvenlik koltuğu kullanılmamalıdır.


Hava yastığı ön koltukta oturan çocuklar için ölümcül bir risk taşır. Ancak ön koltukta hava yastığının olmaması burayı 12 yaşın altındaki çocuklar için güvenli bir yer haline getirmez. Önde hava yastığı olmasa bile 12 yaşın altındaki çocuklar arka koltukta daha güvendedirler.


Eğer direksiyonunuz ayarlanabiliyorsa başınıza doğru değil göğsünüze doğru konumlandırınız.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 04:59 PM   #85 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

PSİKOTEKNİK DEĞERLENDİRME NEDİR?
Çalışma psikolojisinin bir dalı olan psikoteknik değerlendirme, bireyin belirli bir işteki yeterliliğinin ortaya konması amacıyla, gerekli bedensel ve zihinsel özelliklerinin testler aracılığıyla ölçülmesidir. Başka bir deyişle psikoteknik değerlendirme, bireyin belirli bir işe uygun olup olmadığını anlamaya yönelik olarak tasarlanmış bir inceleme-değerlendirme yöntemidir.

SÜRÜCÜLERDE PSİKOTEKNİK DEĞERLENDİRME:
Sürücülerin güvenli araç kullanmalarını sağlayan zihinsel özelliklerinin (algı, dikkat, hafıza, muhakeme vb.); psikomotor yetenek ve becerilerinin (tepki hızı, göz, el, ayak koordinasyonu vb.); tutum-davranış, alışkanlık ve kişilik özelliklerinin (risk alma, saldırganlık, sorumluluk, öz kontrol vb.) ölçülmesi ve sürücülük açısından uygunluğu-yeterliliği hakkında bir sonuca varılmasıdır.

ÜLKEMİZDEKİ UYGULAMA:
Ülkemizde Psikoteknik Değerlendirmenin esasları ve uygulama biçimi Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 79. Maddesi ve aynı yönetmelikte yer alan 4 Sayılı Cetvelle belirlenmiştir. Söz konusu cetvelde de belirtildiği üzere, Psikoteknik Değerlendirme:

". . . sürücülerin sahip oldukları güvenli araç kullanmalarını sağlayan zihinsel ve psikomotor yetenek düzeylerinin; bu yetenek alanlarında tanımlanan bilgisayar destekli testler aracılığıyla ölçülmesi"

olarak tanımlanmıştır. Buna göre psikoteknik değerlendirme,
· 4 sayılı cetvelde belirtilen usul ve esaslara göre,
· psikolog unvanına sahip kişilerce,
· Türkiye toplumu özelliklerine göre hazırlanmış norm (1) çalışmasına sahip olan ve normları ilgili meslek kuruluşunca (2) (Türk Psikologlar Derneği) onaylanmış olan testler kullanılarak,
· yine bu cetvelde tanımlanmış altyapı özelliklerine sahip, resmi ve özel kuruluşlar bünyesinde oluşturulan ve İl Sağlık Müdürlüğü (3) tarafından yetkilendirilmiş merkezlerde (4) yapılır.
TÜRKİYE'DE PSİKOTEKNİK DEĞERLENDİRMEYE ALINMA NEDENLERİ:
Ülkemizdeki uygulama amaçları kısaca şunlardır:
1. Ehliyetin yasal nedenlerle geri alınması halinde, tespit edilen kural ihlallerinin sürücülük için gerekli yetenek ve becerilerin eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin bir sonuca varılması amacıyla:
Ülkemizde bu amaç doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nun alkolle ilgili 48; hızla ilgili 51; ceza puanı ile ilgili 118. Maddeleri gereğince (5) ehliyeti geri alınan kişiler için yasal zorunluluk bulunmaktadır. (EGM Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğünce halen Türkiye genelinde psikoteknik değerlendirme yapan merkezlerden derlenen verilere göre, ilgili yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana değerlendirmeye alınan sürücü sayısı ve değerlendirmeye alınma nedenleri hakkında hazırlanan rapor için bkz. III Rapor.)
2. Sürücü olması uygun olmayan kişilerin belirlenmesi amacıyla: Ülkemizde bu amaç doğrultusunda, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Sürücü Belgesi Alacakların Sağlık Muayenelerine Ait Esasları düzenleyen 77. Maddesi gereğince, gerekli görülen hallerde sürücü adayları, psikoteknik değerlendirmeye tabi tutulabilmektedir.
3. Mesleği sürücülük olan kişilerin çalışmaya devam ettikleri sürücülük açısından uygun olup olmadıklarının belirlenmesi amacıyla: Ülkemizde Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin sürücülerde aranacak şartları düzenleyen bölümünde Madde 60 gereği “Sürücülerin yolcu ve eşya taşımacılığına ait taşıtlarda çalışabilmesi için”, ”bedeni ve psikoteknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren bir sağlık raporunu yetkili sağlık kuruluşlarından her beş yılda bir almaları” gerekmektedir.
4. Yüksek sürücülük performansı gerektiren alanlar için sürücü seçimi amacıyla (ağır vasıta sürücülüğü, uzun yol sürücülüğü, yolcu taşımacılığı gibi): Ülkemizde yasal bir zorunluluk olmadığı halde, bazı kamu kurumları ve özel şirketler psikoteknik değerlendirme sonuçlarını dikkate alarak sürücü seçme uygulaması yapmaktadırlar.
AÇIKLAMALAR:

(1) Norm çalışması: Norm çalışmasında, söz konusu testin ülkemizde değişik yaş, cinsiyet, ehliyet tipi, eğitim, meslek gibi değişik gruplardan oluşan yeterli sayıda sürücü üzerinde çalışılmasıyla elde edilecek ortalama değerler belirlenir. Böylelikle testlerde alınan sonuçların yorumlanmasında karşılaştırma yapılacak kriterlerin Türkiye toplumu özelliklerine uygunluğunun sağlanması amaçlanır. Norm çalışması söz konusu Psikoteknik Değerlendirme Sistemini geliştiren kuruluş tarafından gerçekleştirilir.

(2) Sağlık Bakanlığınca ülkemizde bu kuruluş Türk Psikologlar Derneği olarak belirlenmiştir. Türk Psikologlar Derneği bu norm çalışmasının bilimsel standartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını, oluşturacağı Bilimsel Kurul (Test Kalibrasyon Komisyonu) aracılığıyla inceler ve uygun bulunan test sistemlerine onay verir.

(3) İl Sağlık Müdürlükleri, kurulan merkezleri 4 sayılı cetvele uygunluğu açısından inceleyerek, gerekli özelliklere sahip olan ve Türkiye toplumu için uygun normlara sahip testleri kullanan merkezleri yetkilendirir ve aynı cetvelde belirtilen usul ve esaslara göre denetler.

(4) Sağlık Bakanlığı’nın 13.11.2006 tarih ve B100TSH0150002 / 17590 sayılı yazısına göre İl Sağlık Müdürlüklerinden yetki belgesi almış olan toplam 30 merkez bulunmaktadır. Bu merkezlerin illere göre dağılımı şu şekildedir: ADANA 1, AFYON 1, ANKARA 5, ANTALYA 1, BOLU 1, BURSA 3, DİYARBAKIR 1, ELAZIĞ 1, ESKİŞEHİR 1, GAZİANTEP 1, İSTANBUL 6, İZMİR 3, KAYSERİ 1, MANİSA–ALAŞEHİR 1, MERSİN 1, MUĞLA 1, SAMSUN 1 (Türkiye genelinde, sürücülere psikoteknik değerlendirme yapma yetkisine sahip merkezlerin ad ve adresleri için bkz.).

(5)
Alkollü içki, uyuşturucu veya keyif verici maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı
MADDE 48- Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.
Uyuşturucu veya keyif verici maddelerin cinsleri ile alkollü içkilerin etki dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla, trafik zabıtasınca teknik cihazlar kullanılır. Tespit usulleri ve muayene şartları, Sağlık Bakanlığı’nın görüşüne uygun olarak hazırlanacak yönetmelikte düzenlenir. (Değişik: 08.01.2003-4785/3 md.)
Bu madde hükmüne uymayan sürücüler derhal araç kullanmaktan men olunur.
Toplu taşım araçlarında sigara içilemez. Sigara içenler hakkında 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun hükümleri uygulanır (Değişik: 25.05.1997-4262/4 md.).
Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 340.900.000 lira para cezası uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 427.300.000 lira para cezası uygulanır. Ayrıca bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkarılacak Yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 684.300.000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir. (Değişik: 08.01.2003-4785/3 md.)
Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri alarak araç kullananlara, eylemi başka bir suç oluştursa bile ayrıca, altı ay hafif hapis cezası ile birlikte 684.300.000 lira hafif para cezası uygulanır ve sürücü belgeleri süresiz olarak geri alınır. (Değişik: 08.01.2003-4785/3 md.)

Hız sınırlarına uyma
MADDE 51- Sürücüler aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorundadırlar.
Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu hız sınırlarını; yüzde ondan yüzde otuza (otuz dahil) kadar aşan sürücülere 83.100.000 lira, yüzde otuzdan fazla aşan sürücülere 169.400.000 lira para cezası uygulanır. (Değişik: 08.01.2003-4785/4 md.)
Hız sınırlarını yüzde otuzdan fazla aşmak suretiyle ihlal suçunun işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde aynı kuralı beş defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri bir yıl süreyle geri alınır. Süresi sonunda psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mani hali olmadığı anlaşılanların belgeleri iade edilir. (Değişik: 08.01.2003-4785/4 md.)
Hız sınırlarının aşılıp aşılmadığını, tespit etmekte kullanılan cihazların yerini tespit veya sürücüyü ikaz eden her türlü cihazın imali, ithali ve araçlarda bulundurulması yasaktır.
Bu cihazları imal veya ithal edenler, fiil başka bir suç oluştursa bile ayrıca 1.028.000.000 liradan 1.712.600.000 liraya kadar hafif para cezası ve altı aydan sekiz aya kadar hafif hapis cezası ile, araçlarında bulunduran işletenler ise 684.300.000 liradan 1.028.000.000 liraya kadar hafif para cezası ve dört aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar ve bu cihazların müsaderesine de hükmolunur. (Değişik: 08.01.2003-4785/4 md.)
Ceza puanı uygulaması, puanlama ve trafik kazası nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınması
MADDE 118- Bu Kanunun suç saydığı bir fiilden dolayı haklarında ceza uygulanan sürücülere, aldıkları her ceza için esasları yönetmelikte belirlenen ceza puanları verilir.
Trafik suçunun işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri (2) ay süre ile geri alınır ve eğitime tabi tutulurlar (Değişik: 17.10.1996-4199/37 md.).
Aynı yıl içinde ikinci defa (100) puanı dolduran sürücülerin sürücü belgeleri (4) ay süre ile geri alınarak psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar. Muayene sonucunda sürücülük yapmasına engel hali bulunmayanların belgeleri, süresi sonunda iade edilir (Değişik: 17.10.1996-4199/37 md.).
Bir yıl içinde üç defa (100) ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri süresiz olarak iptal edilir (Değişik: 17.10.1996-4199/37 md.).
Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri ise (1) yıl süre ile geri alınır (Değişik: 17.10.1996-4199/37 md.).
Ceza puanlarının tespit ve uygulanmasına ait usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.
Bu madde ve diğer ilgili maddelerdeki hükümlere göre sürücü belgeleri geri alınanlardan, geri alma süresi içinde araç kullandığı tespit edilenler, bu Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre cezalandırılırlar (Değişik: 25.05.1997-4262/4 md.).


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 05:00 PM   #86 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Trafik ortamında sürücü, yaya ya da yolcu olarak bulunabiliriz. Bunlar arasında en önemlisi sürücülerdir sanılsa da, aslında tümünün bulundukları ortamda az ya da çok değişen görevleri, sorumlulukları vardır. Bunların hepsi kendileri ve trafik çevresini paylaştıkları kişiler için çok önem taşır.

Yolcu olarak trafikte bulunan kişilerden beklenen en temel konu, davranışlarının sürücünün araç kullanmasını güçleştirmemesine özen göstermeleridir.

Bir toplu taşım aracında belirlenen duraklar dışında inip binmek için ısrar etmemek, araç içinde yalnızca yolculara ayrılan yerleri kullanmak, fazla yük, bagajla binmemek, kendi eşyaları arasında tehlikeli madde taşımamak, durakta beklerken sıraya uymak, diğer yolcuların haklarına saygılı olmak, bunun dışında sürücüyü araç kullanırken sorularla ya da sohbetle meşgul etmemek gibi...

Uzun yol otobüsleri için de bütün bu kurallar geçerlidir. Yolcuların araç içi güvenlik amacıyla konmuş kurallara uymak, cep telefonu ve benzeri elektronik araçları yolculuk boyunca kapalı tumak, emniyet kemerini bağlamak, yolculuk sırasında araç içinde dolaşmamak gibi...

Tüm yolcular, özellikle toplu taşım araçları ya da başkalarıyla paylaşılan yolcu otobüsleri, servis araçları içinde ya da kısa süre için kiralanan taksi vb. araçlarla seyahat sırasında belli kurallara uygun hareket ederek kendi güvenliklerini ve başkalarının güvenliğini tehlikeye atmamakla yükümlüdürler.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 05:01 PM   #87 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Trafik ortamında sürücü, yaya ya da yolcu olarak bulunabiliriz. Her durumda nasıl davrandığımız, nasıl hareket ettiğimiz trafik çevresini paylaşmakta olduğumuz kişiler için çok önem taşır. Davranışlarımızın açık ve anlaşılır olması, ne tür bir harekete hazırlandığımız konusunda "trafik işaret dilini" kullanarak çevremize anlaşılır bir bilgi vermemiz gereklidir.

Trafik ortamında yaya olarak bulunduğumuz yerin gerçekten yayalar için ayrılmış bir yer olması gerekir. Buna rağmen zaman zaman, özellikle karşıdan karşıya geçişlerde araçların kullandığı yola çıkmak zorunda kalabiliriz. Bu durumda uymak zorunda olduğumuz kuralları bilmek ve uygulamak gereklidir.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-29-2008, 10:39 PM   #88 (permalink)
Üye Bilgileri
-SaNaLıN MoDu-
 
YOSHİMATO kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : İzmir
Mesaj: 11,057
Konuları: 1802
Thanks: 559
Toplam 901 Konusuna 2,099 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 3700
Rep Puanı : 368845
Rep Seviyesi: YOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO RepstarYOSHİMATO Repstar
Varsayılan

Hayat kurtaran ilk yardım nedir?

--------------------------------------------------------------------------------

Ilkyardimin amaci, durumun kötülesmesini önlemek için aktif olarak müdahale etmek, yasam destegi saglamak, yaralinin etkin tedavisini baslatmak, zarari en aza indirmek ve yasam kaybini önlemektir. Ilkyardim tibbi bakimin bir alternatifi degildir.

Ancak ilkyardim egitimi alan kisiler, durumu ve acili yetin derecesini tayin etme ve profesyonel tibbi yardim ulasana kadar yapilabilecek en dogru seyleri belirleme yeterliligine sahiptir.Yaralanmanin, ölüm olaylarinin dördüncü ana nedeni oldugu düsünülürse, ilkyardim egitiminin gerekli oldugu çok açiktir. Düsmeler en sik rastlanan yaralanma sebebidir.

Ancak trafik kazalari en ölümcül olanidir. Yaralanma ölümlerinin %22’si trafik kazalari sonucu olusmaktadir.Ilkyardim inceleme ve arastirmayla baslar. Bir yaraliya yaklasmadan önce olay yerinde, yarali ve kurtaricinin hayatini tehlikeye atabilecek faktörlerin önlenmesi gerekir. Daha sonra yapilan ilk inceleme, yaralinin hayatini kurtaracak islemlerin hemen uygulanmasinin gerekip gerekmedigini belirler.

UNUTMAYIN ZAMANINDA YAPACAGINIZ BASIT VE ETKILI BIR YARDIMLA, HASTA YA DA YARALININ HAYATINI KURTARABILIRSINIZ.

ILKYARDIMIN TEMEL ASAMALARI:

Ilk önce yaralinin genel saglik durumu degerlendirilir. Yaralinin omuzlarina hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadigi saptanir. Derhal ambulans çagirilir.

Yarali, boynu ve basi sabit tutularak sirt üstü yatirilir. Yaralinin bilinci kapali ise çenesi yukari kaldirilarak basi geride tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatmasi önlenir.

Yaralinin nefes alip almadigina bakilir. Nefes almiyorsa agzindan veya burnundan suni teneffüs yapilir. Nefes verirken gögüs kalkiyor mu diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarinda akcigerlerden hava bosalmasi beklenmelidir. Kan dolasiminin gerçeklesip gerçeklesmedigini anlamak için nabiz kontrol edilir. Nabiz, adem elmasi ve boyun kasi arasindaki bölgeye, üç parmakla hafifçe bastirilarak kontrol edilir.

Yaralinin nabzi yoksa kalp masajina baslanir. Temel yasam destegi tek kisi ile yapiliyorsa 15 kalp masaji ve 2 tam nefes seklinde tekrarlanarak uygulanmalidir. Iki kisi ile ise 5 kalp masaji 1 nefes seklinde uygulanir. Temel yasam destegi, sadece solunumu ve kan dolasimi durmus kisilere uygulanir. Eger nabiz var, solunum yoksa her 5 saniyede bir nefes verilmelidir.

Solunum ve kan dolasimi saglandiginda temel yasam destegi kesilmelidir.

SOLUNUMUN DURMASI

Yapay solunumun en basit ve etkili metodu, hastanin akcigerlerine kendi nefesinizi güçlü bir sekilde üflemektir. Agizdan agza solunum, solunumu çok zayif ve düzensiz olan hastalara da uygulanabilir. Bu durumda nefes verisinizi, hastanin nefes verisine göre ayarlamaniz gerekir.

En yakin acil saglik kurulusunu aradiktan sonra, agizdan agza solunuma baslayin. Bu sirada hasta, sert bir zeminde, sirtüstü yatmalidir.

Eger boyun yaralanmasindan süphe edilmiyorsa, bir elinizle hastanin basini çene kemiginden yukari dogru çekerken diger elinizle de alnina bastirarak basin geride kalmasini saglayin. Eger boyun yaralanmasindan süpheleniyorsaniz, hastanin basina veya boynuna müdahale etmeyin. Hastanin basini sarsmadan sadece çenesini nazikçe kaldirarak nefes borusunu açmaya çalisin.

Eliniz hastanin alnindayken basparmaginiz ve isaretparmaginizla burun deliklerini kapatin. Derin bir nefes alin. Agzinizi hastanin agzi üzerine yerlestirin ve 2 güçlü nefes verin. Daha sonra her 5 saniyede 1 nefes verin. Her nefeste hastanin gögsünün kalktigini görmelisiniz.

Hastanin gögsü genislediginde nefes vermeyi kesin. Agzinizi çekin ve yüzünüzü hastanin gögsüne dogru çevirin. Böylelikle kulaginiz hastanin agzi seviyesinde olacaktir. Hastanin akcigerlerinden havanin çikisini dinleyin ve gögsün inisini izleyin. Daha sonra solunum islemlerini tekrarlayin.

Hastanin bilek veya boyun damarindan nabzini kontrol edin. Eger nabiz yoksa ve kalp masaji egitiminiz varsa kalp masajina baslayin. Buna hasta kendiliginden solunuma baslayincaya veya tibbi yardim gelene kadar devam edin.

AGIZDAN BURUNA SOLUNUM

Eger hastada yüz yaralanmasi varsa kisinin agzina nefes vermekte zorlanirsiniz. En yakin acil saglik kurulusunu aradiktan sonra hemen ilkyardima baslayin.

Kisiyi sert bir zemin üzerinde sirtüstü yatirin.

Bir elinizi hastanin çene kemigine yerlestirip, yukari dogru kaldirirken diger elinizi hastanin alnina koyun ve çeneyi yukari dogru iterken alni asagi dogru bastirarak hastanin basina pozisyon verin.

Derin bir nefes alin ve agzinizla hastanin burnunu kapatin.Hastanin agzini da çenesini iterek kapali tutun. Hastanin burnuna kuvvetle nefesinizi verin. Agzinizi çekin, hastanin çenesini açin ve havanin çikisina izin verin. Bu islemi 5 saniyede bir tekrarlayin.

BEBEKLERE VE ÇOCUKLARA SUNI TENEFFÜS

Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs islemi yetiskinlerdekine benzer, sadece agzinizla çocugun hem agzini hem de burnunu kapatmalisiniz. Çocugun basini çok geriye çekmeyin yoksa nefes borusu tikanabilir. Nefesleriniz daha yumusak olsun. Çocuklarda 4 saniyede 1 nefes (dakikada 15 nefes), bebeklerde 3 saniyede 1 nefes (dakikada 20 nefes) verilmelidir. Çocugun gögsü kalkmaya baslayinca nefes vermeyi kesin. Her nefes veris öncesinde yeniden nefes alin.

KALP KRIZI

Kalp krizi yasami tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarlarin daralmasi veya tikanmasina bagli olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan ve oksijen gitmemesi sonucu olusur. Eger bu kan ve oksijen yetersizligi uzun sürerse kalp kaslarinin bir bölümü ölür.Kalp krizi belirtileri, asagidakilerden birkaçini ya da hepsini içerebilir. Santral gögüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basinçla hissedilen, sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sirt ortasi ve mideye vuran gögüs agrisi, asiri terleme, bulanti, kusma, yogun halsizlik, akinti, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tirnaklar ve nefes darligi. Kalp agrisi hazimsizlikla karistirilabilir. Eger agrinizin sebebinden emin degilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi ele alin. En yakin acil saglik kurulusunu arayin ve asagida verilen ilkyardim talimatlarini uygulayin.Kalp krizi tedavisi, hastanin bilincinin kapali ya da açik olmasina göre degisir.

A) Bilinci Kapali, Nefes Almayan Hasta:

En yakin acil saglik kurulusunu arayin, daha sonra müdahaleye baslayin. Kisiyi sert, rahat bir yere sirtüstü yatirin. Elinizi hastanin çenesine koyup yukari kaldirirken diger elinizi hastanin alnina koyup asagi bastirarak basini arkaya yatirin.

Hastanin alnindaki elinizin bas parmaginiz ve isaret parmaginizla hastanin burun deliklerini kapatin. Derin bir nefes alin. Agzinizi hastanin agzi üzerine sikica bastirin ve iki yavas, derin nefes verin. Arada tekrar derin bir nefes alin ki hastaya taze hava verebilesiniz. Gögüs kafesinin yükseldigini görene dek hava üflemeye devam edin.

Hastanin gögsü yükseldiginde hava vermeyi durdurun. Agzinizi çekin ve basinizi hastanin gögsüne dogru çevirin. Böylece kulaginiz hastanin agzinin üzerinde olacaktir. Hastanin akcigerlerinden hava çikisini kulaginizla hissedin ve dinleyin ayrica gögsün alçaldigini gözlemleyin. Bu solunum islemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün.

Kisinin bilek ya da boyun atardamarini 5-10 saniye boyunca nabiz için kontrol edin. Eger nabiz yoksa, kalp masaji egitimi aldiysaniz kalp masajina baslayin. Suni solunum kalp masaji sirasinda da sürdürülmelidir. Bu islemi tibbi yardim gelinceye ya da hasta nefes almaya baslayincaya kadar sürdürün.

B) Bilinci Açik Hasta:

En yakin acil saglik kurumunu arayin, ilgiliye olasi bir kalp krizini ve oksijen ihtiyacini iletin.
Hastayi nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayi zorlastirir.
Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevsetin. Hastayi bir battaniye ya da palto ile sararak sicak tutun.
Hastayi sakinlestirin ve rahatlatin ama herhangi bir sey yedirip içirmeyin.
Eger ambulans bulunamiyorsa hastayi en yakin hastanenin acil servisine götürün.
Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu baslarsa yukaridaki adimlari izleyebilirsiniz.

BILINÇ KAYBI

Bilinç kaybi sadece koma durumu için geçerli bir tanimlama degildir; ayni zamanda kisinin uykulu, dikkatinin daginik ve varliginiza tepki veremedigi durumlar için de söz konusudur. Beyin travmasi (kaza veya darbe sonucu), kan kaybi, oksijensiz kalma (bogulma), metabolik bir hastalik (diyabet) veya ilaç nedeniyle zehirlenmeler sonucu olusabilir. Ilk olarak en yakin acil saglik kurulusunu arayin sonra ilkyardima baslayin.Not: Eger omurilik zedelenmesinden süpheleniyorsaniz ve hasta kusmuyorsa yerinden kimildatmayin. Omurilik zedelenmesi söz konusu degilse omurgayi esnetmeden, hastanin basini ve vücudunu es zamanli olarak yana çevirebilirsiniz; ancak bas ve vücudun birbirleriyle olan konumlarini bozmayin. Bir insanin bilinci yerinde degilse normal refleksler ve kaslarin gevsekligi kaybolur. Bu nedenle olabilecek en büyük tehlike dilin bogazi tikamasi veya agizdaki yabanci cismin nefes borusunu tikamasidir. Nefes borusunu açip solunumu saglamis olsaniz da asla baygin birisini yalniz ve müdahalesiz birakmayin.Komaya giren bir insanin nefesi kesilebilir, sonuç olarak da kalbi durur.

ILKYARDIM POZISYONU

Omurilikteki bir hasardan süpheleniyorsaniz ve hasta kusmuyorsa yerinden kimildatmayin. Gerekli her seyi yaptiktan sonra acil tibbi yardimi beklerken hastayi ilkyardim pozisyonuna getirin. Eller ve ayaklar vücudun rahat ve sabit olmasini saglayacak sekilde olmalidir.

Yanina diz çöküp kolunu basinin arkasina atin karsi taraftaki kolunu gögsünün üstüne koyun ve bacagini dizinden büküp kendi tarafinizdaki bacagin üzerine koyun Dikkatlice basi da vücutla birlikte kendinize dogru bir elinizle döndürün ve diger elinizle yüzünü koruyun

Basini geri itin, çeneyi öne çikarin ki rahat nefes alsin ancak çeneyi vücuttan daha alçakta tutun ve sicak tutun

YARALANMA VE SIDDETLI KANAMALAR

Yirtilmis bir atardamar nedeniyle çok kisa zamanda yüksek miktarda kan kaybedilebilir. Siddetli kan kaybi kisiyi soka ve bilinç kaybina götürebilir ve eger durdurulamazsa ölümcül olabilir. Yetiskin bir insan 1.5 litre kadar kan kaybederse ya da bir çocuk yarim litre kan kaybederse, kan kaybi siddetli kabul edilir.Yarali bir atardamarin duvarlarindaki kaslar yarayi kapatmak için pihti olusumuyla birlikte kasilacaktir. Eger pihtilasma herhangi bir nedenle gerçeklesmezse kanamanin kontrolü çok daha zor olacaktir. En yakin acil saglik kurulusunu arayin ve ilkyardima baslayin.Küçük yaralanmalarda kanama kisa sürede kendiliginden durur. Ancak derin bir yarada kan o kadar hizli akar ki pihti olusumuna firsat kalmaz. Ilk yardimin amaci kani mümkün oldugunca kisa sürede durdurmaktir.

Kisiyi sirtüstü yatirin ve mümkünse yarali kismi yukari kaldirin. Bu kan akisini azaltacaktir.Cam veya metal gibi derinde olmayan ve kolay hareket ettirilebilen cisimleri yaranin içinden çikarin ama derine saplanmis cisimlere dokunmayin.

Temiz bir bezle yaranin tam üstüne, kanama durana dek 5-10 dakika basinç uygulayin. Yaranin agzi açiksa her iki kenari da birbirine dogru itin. Eger yaranin içinde herhangi bir sey varsa basinci cismin çevresine uygulayin, üzerine degil.

Saglam ve temiz bir bandajla yarayi sikica sarin. Eger hazirda bir bandaj yoksa bir parça temiz bez kullanin. Turnike kullanmayin.

Eger kan, bandajin disina tasarsa bandaji çikarmayin. Onun yerine üzerine biraz daha bez koyun ve sikica baglayin

Burun Kanamalari:

Sik rastlanan acil durumlardan biridir. Kafa travmasi sonucunda burun veya kulaktan kanama, kafatasi kirigi oldugunu gösterir ve kontrolü zordur. Bu tip kanamalarda temiz bir bez ile buruna hafifçe bastirilmali ve hasta mümkün oldugunca çabuk acil saglik kurulusuna ulastirilmalidir.Diger nedenlerle olusan kanamalarda, burun deliklerini sikarak veya üst dudak ile disetleri arasina yuvarlak gazli bez yerlestirerek basinç uygulanir. Hastayi oturtun ve basini öne egin. Hastanin sakin olmasini saglayin ki endiselenerek kan basincinin artmasina sebep olmasin. Burnun üzerine buz koyun. Tüm bu uygulamalara ragmen kanama devam ederse hastayi en yakin saglik kurulusuna götürün.

KIRIKLAR VE ÇIKIKLAR

Röntgen olmaksizin bir kemigin kirik olup olmadigini belirlemek her zaman mümkün degildir. Eger emin degilseniz, yaralanmaya sanki kirikmis gibi yaklasin. Eger kisi çok agriliysa, yarali bölgesini hareket ettiremiyorsa, üzerine agirlik veremiyorsa ya da yarada sekil bozuklugu varsa kirik veya çikiktan süphe edin.

Çikik bir kemigi yerine oturtmaya çalismayin. Bu sadece bir uzman tarafindan yapilabilir. Kolu veya bacagi buldugunuz pozisyonda sararak sabitleyin ve yaraliyi hastaneye götürün. Eger yarali hareket edemiyorsa ambulans çagirin.

Hastanin bir sey yiyip içmesine izin vermeyin,çünkü hastanin kemiklerini genel anestezi altinda düzeltmek gerekebilir ve yemek hastanin kusmasina neden olabilir. Kisiyi sicak tutun ve sok olasiligi açisindan sürekli izleyin.

Kanama varsa önce onu tedavi edin. Kisiyi olabildigince az hareket ettirin. Hareket, kirik kemikleri daha da ayirir ve organlari yaralayabilir. Açik bir yara varsa temiz bir bez parçasiyla kapatin.

Tespit Uygulamasi:

Tespit genellikle gereklidir. Hareketi önleyerek kirigin daha da kötü olmasini engelleyebilirsiniz. Bu, özellikle hastanin nakli veya tibbi yardimin gecikecegi durumlarda önem tasir. Tespit malzemesinin sert olmasi gerekir. Mümkünse bir üst ve bir alt eklemin oynamasini engelleyecek derecede uzun olmalidir. Tespit, tahtalarla, karton parçalariyla, gazetelerle yapilabilir. Kirik bir üst kol veya bacak için yarali uzvu tespit etmeden önce kol ile gövde arasina veya bacaklar arasina destek koymak gerekir. Tespiti baglamak için bez (bandaj, kravat vb.) kullanin.

Kırık ön kol:

Hastanin ön kolunu 90 derece açiyla vücuduna yapistirin, avucu gögsüne gelirken basparmagi yukari dogru olmali. Ön kola tespit uygulayin. Tespit dirsekten el bilegine kadar uzanmali. Tespiti, kirigin altindan ve üstünden baglayin. Ön kolu boyundan geçen genis bir sargi ile parmaklarin dirsekten biraz daha yukari seviyede olmasini saglayacak sekilde asin.

Yarali bacagin saglam bacaga tespiti:

Nazikçe yarali bacagin dizini düzeltin. Iki bacak arasina bezler koyun. Yarali bacagi diger bacaga birkaç yerinden baglayin, ama kesinlikle tam kirik üzerinden olmasin. Eger iki genis tespit bulma olanaginiz varsa bunlari kullanmak en idealidir. Tespitler bacagin tüm uzunlugu boyunca olmalidir.

Omurga Yaralanmalari

Eger hastanin boyun veya omurgasinda ciddi agri varsa, kol veya bacaklarinda his kaybi varsa, mesane veya barsak kontrolünü yitirmisse omurga kirigi veya çikigi olabilir. Bu tip vakalarda, hastanin hayati tehlike altinda degilse veya kusmaya bagli olarak bogulmuyorsa, hastayi kipirdatmamak gerekir. Eger hastayi hareket ettirmek gerekirse vücudunu dümdüz tutmalisiniz. Beli veya boynu bükülmemeli, vücudu dönmemeli. Hastayi kapi, masa, ütü masasi veya genis bir kalas gibi sert bir zemin üzerine yerlestirmelisiniz.

BURKULMA VE GERILME

Kasta veya ten donlardaki yirtilma, gerilme; baglardaki veya eklem kapsülündeki yirtilma ise burkulma olarak tanimlanir. Burkulma ve gerilme dokularin asiri zorlanmasindan olur. Iki yaralanma için de belirtiler aynidir. Agri, sisme ve morarma... Ciddi burkulmalar sanki kirikmis gibi tedavi edilmelidir. Agri ve sismeyi azaltmak için soguk su ya da buz torbasi kullanilir. Eklem veya kasi, elastik "8" seklinde bandajla sarin ve 1-2 gün için üstüne bastirmayin. "8" seklinde bandaj uygulamasini ayak çevresinde 1-2 kez dairesel olarak sarin. Bandaji diyagonal olarak ayagin üstünden ve bilegin çevresinden geçecek sekilde baglayin; bandaji ayagin üstünden asagi dogru ve ayagin tabanindan geçirin. "8" seklindeki dönüslere devam edin, ayak (parmaklar hariç), bilek ve bacagin alti kaplanana kadar bandaj sarin; bant ya da klipsle bandaji sabitleyin.


,
,
,
,
,


YOSHİMATO is online now  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla