Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Günlük Haberler > Magazin Haberleri

Magazin Haberleri Gündemdeki Magazin Dedikoduları Resimler Haberler...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-16-2007, 13:36   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
Giriş: Feb 2007
Şehir : İzmir
Yaş: 25
Mesaj: 1,530
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 3159
Rep Seviyesi: tr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyotr_elenor Karizma Yıkılıyo
tr_elenor kullanıcısına ICQ aracılığı ile mesaj yolla tr_elenor kullanıcısına AIM aracılığı ile mesaj yolla tr_elenor kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla tr_elenor kullanıcısına Yahoo aracılığı ile mesaj yolla Send a message via Skype™ to tr_elenor
Varsayılan 02/16/07 - Nişantaşılı Makbule




"Avrupa Yakası"nın fenomen haline gelen karakteri Makbule, asıl adıyla Hasibe Eren en şık, en Nişantaşılı haliyle konuştu.



"Avrupa Yakası"nın fenomen haline gelen karakteri Makbule, asıl adıyla Hasibe Eren, en şık, en ’Nişantaşılı’ haliyle Tempo dergisine konuştu.

Televizyon izleyicileri için önce Sıdıka’ydınız, şimdi Makbule. Gerçek isminizi bilen az. Rolle bu kadar özdeşleştirilmek sizi rahatsız ediyor mu?

- Adım bilinsin diye bir derdim olmadı hiç. Piyasada Hasibe deyince biliyorlar zaten; çünkü sık rastlanan bir isim değil. Sıdıka veya Makbule olarak tanınmak, yaptığımız işin ne kadar başarılı olduğunu ve ses getirdiğini gösterir, ki bu da güzel bir şey.

Evde kalmış kız rollerinin üzerinize yapışmasından korkmuyor musunuz? Bir oyuncu için hep aynı rolleri oynamak dezavantaj mıdır? Ya da karakter oyuncusu olmaktan memnun musunuz?

- Asla sadece bu rolleri oynarım demiyorum. Oyuncunun skalası çok geniş olmalı. Her rolü oynamak istiyorsun ama yapımcılar ne yazık ki riske girmekten korkuyor. Hiç denenmemiş bir alanda, bir oyuncuya şans vermekten hep uzak duruyorlar.

Özellikle oynamak istediğiniz bir rol var mı? İzleyiciyi şaşırtmak istiyor musunuz?

- Şimdiye kadar oynadıklarımın çok dışında, dramatik bir karakteri oynamayı çok isterim. Genelde stilize üslup gerektiren roller oynadım. Bir tek ’Anlat İstanbul’ filminde küfürbaz, ağzında sigarası, gözaltları mosmor bir hayat kadınını canlandırdım ve çok keyifle oynadım. Yönetmenler ve yapımcılar keşke daha cesur olsalar da bizim de önümüz açılsa.

"Avrupa Yakası" ciddi kabuk değişimleri yaşadı. Oturmuş bir kadroya girmekten korktunuz mu?

- Korktum ama ’tutar mı’ diye de çok kafama takmadım. Uzun zamandır birlikte çalışan bir tiyatro topluluğu gibilerdi. "Canlandıracağım karakter, onların üslubundan farklı bir yere oturur mu, onlarla aynı tarzda oynayabilecek miyim" korkusunu yaşadım daha çok. Ama o kadar yüreklendirdiler ki, galiba oldu. Bu başarının sebebi iyi bir ekiple çalışmakta. Kimse kimseye çelme takmıyor.


Dizide uzaktan yakından alakanızın olmadığı şu ’Nişantaşılılık’tan bahsedelim biraz da. Nişantaşı kadını olmak nasıl bir şeydir sizce?

- Botokslu, sarışın, uzun saçlı, topuklu ayakkabıyla yamuk yumuk yürüyen, bir giydiğini bir daha giyemeyen kadın mı demek? Bana öyle gelmiyor. Nişantaşı öyle bir yer ki, başka semtlerden o kadın kalıbına uymak için gelen kadınlar var. Onu taşıyıp taşıyamamak önemli. Bu anlattığım özelliklere sahip olup kafası zehir gibi çalışan, kendini geliştirmiş kadınlar da var eminim. Genelleme yapmamak lazım.

Nişantaşı’nın Türkiye gerçeğiyle bağdaştığını düşünüyor musunuz? Farklı bir ülke gibi mi duruyor yoksa?

- Nişantaşı’nda tesadüfen çok pahalı mağazalardan birine girmiştim. Hiç alışık olmadığımız bir alışveriş tarzı dönüyor orada. Herkes birbiriyle tanışıyor, yeni neler gelmiş biliyor. Bir yandan mağazanın kafesinde oturup arada bir kalkıp kıyafet seçiyor. Orada saatler geçiriliyor. Kadın geliyor, çantasını bir yere, montunu bir yere atıp milyarlık kıyafetler seçmeye koyuluyor. O gün ilk kez aradaki uçurumu fark ettim galiba. Asla Türkiye gerçeğiyle bağdaşmayan bambaşka bir gerçeklik ya da tam anlamıyla bir yanılsama Nişantaşı’nda yaşanan. İlginç bir gözlem olmuştu benim için. Bu röportaj teklifinizi de Nişantaşılı kadını oynayacağım için kabul ettim. Hakikaten ilginç oldu bugün, topuklu ayakkabılar yordu biraz (gülüyor). Bu kadar süslenmek de yorar insanı her gün, her gün. Bir gün, bir rolde işime yarar umarım!





Tiyatroya sevdalı

Hasibe Eren, ününü televizyon dizilerine borçlu olsa da aslında tiyatro sevdalısı bir oyuncu. Reklamcılık eğitimi aldıktan sonra, asıl arzusunun tiyatro olduğuna karar verip, tiyatro dalında eğitim gören Eren, "Tiyatro olsun da hangi rol olursa olsun" diyerek açıklıyor bu sevdasını.


tr_elenor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 00:09.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207