Yağmur Değmeden Toprağa

Konu, 'Edebiyat' kısmında N-DeR tarafından paylaşıldı.

  1. N-DeR

    N-DeR Yeni yorumcu

    Kayıt:
    26 Mart 2008
    Mesajlar:
    14.835
    Konular:
    1.016
    Beğeniler:
    51
    Nereden:
    Ankara
            
    Kubbelerin üstünde yükselen güneş
    Yakarken teni,
    Dokunamıyor yüreğin üşümüşlüğüne…
    Bir yazgıdır;
    Çocukların ellerinde çizilen,
    Pamuk kozasının bıraktığı
    Çaresizliğin çatlakları.
    Çatlaklar kanar,
    Çaresizlik sızar.
    Kirli ve masum yüzlü bir çocuğun
    Olmayan hayallerindedir
    Umutsuzluğun resmi…
    Bu şehirde yoktur
    Kuşlara sığınak olacak bir dal
    Bu yüzden kuş cıvıltıları ile uyanamazsın
    Hiçbir sabaha…
    Yoktur caddelerinde çocuk gülüşleri
    Göremezsin bu yüzden
    Yaşama sevincini…
    Yaşanmamışların bedelidir bu
    İşte bu yüzden
    Yağmur değmeden toprağa
    Sel vurdu Harran Ovasına…
    Sessizlik kel*** duvarlarına gömülürken
    Şimdi bir feryattır,suların üstünde yükselen
    Harekete geçmiştir,
    Yazgıyı kabullenişteki durgunluk
    Bir yoldadır,
    Nereye gideceğini bile bilmeden
    Ardında bıraktığı kendisi
    Onu bekleyen ise ait olamayacağı iken
    Şimdi başka bir yol çizilmeli
    Satır aralarında kaybolan sözlerle değil.
    Güneşi vaat etmemeli cümleler.
    çünkü
    Güneş ne resim de ne şiir de
    Gökyüzünün ta kendisinde.
    Fırçalar alınsın,boyansın gökyüzü maviye.
    Altında çocuklar gülüşsün
    Çatlaklar bağlansın
    Artık sızmasın kan aralarından…
    Bırakın kelimeleri
    Fırçalar alınsın, boyansın gökyüzü maviye
    Ki o mavinin altındaki yollar
    Umuda varacaktır…

Sayfayı Paylaş