Üreter İdrar Kesesi Ve Üretranın Görevleri

Konu, 'Genel Sağlık' kısmında Sesilya tarafından paylaşıldı.

  1. Sesilya

    Sesilya . . νє нυzυя . .

    Kayıt:
    18 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    13.081
    Konular:
    7.161
    Beğeniler:
    299
            
    Üreter İdrar Kesesi Ve Üretranın Görevleri - Üretranın Görevleri - Üreter İdrar Kesesi - Üreteopelvik Bileşke


    Boşaltım sisteminin vücut dengesinin (homeostaz) sağlanmasında çok önemli bir yeri vardır.
    Böbrekler, üreterler ve idrar kesesinden oluşan boşaltım sistemi, yapım-yıkım sırasında ortaya çıkan atık maddelerin atılımından sorumludur. Vücut işlevlerinin sürekliliği için hücrelerden atık maddelerin atılması gerekir. Katı ve sıvı atıklar, kan içinde erimiş olarak taşınırlar ve böbreğe ulaştırılarak süzülürler. Bu atıklar üreterler yoluyla idrar kesesine geçerek, belli aralıklarla sidik olarak depolanıp, değişik aralıklarla vücuttan atılırlar.


    Böbrekler


    Böbrekler, omurgalılarda bulunan fasulye biçiminde 2 tane boşaltım organlarıdır. 10 cm kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir. Nefroloji, adını Yunanca "böbrek" anlamına gelen nephros sözcüğünden alır. Böbrek(ler) ile ilgili anlamında kullanılan renal sözcüğü ise Latince renalis sözcüğünden gelir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur.

    Üreterler


    Üreterler, böbrek ile idrar torbası arasında bulunurlar. 25-30 cm uzunluğunda, 4-7 mm çapında, kas liflerinden oluşmuş boru şeklinde yapılardır. Böbreklerde oluşan idrar bu ince borucuklar vasıtasıyla idrar kesesine ulaşır. Ureter pars abdominalis ve pars pelvica olmak üzere iki kısımda incelenir. Üreterin üç yerde darlığı vardır. Birinci darlık başlangıç yerinde, ikinci darlık linea terminalis’i çaprazladığı yerde, üçüncü darlık da sidik kesesine girdiği yerdedir (en dar yeri burasıdır).

    İdrar kesesi

    İdrar kesesi yoğun kas liflerinden oluşmuş, idrarın depolandığı, genişleme özelliği bulunan torba biçiminde bir yapıdır. İdrar torbası dolduğunda kesenin duvarını oluşturan kas lifleri gerilerek idrara çıkma hissi uyandırır ve duvarındaki kasların kasılması ile idrar kesesi boşalır. Kadınlarda pelvis boşluğunun tabanında, erkeklerde rektumun önünde ve prostatın üzerindedir.


    ÜRETEROPELVİK BİLEŞKE (UPJ) DARLIKLARI

    Üriner sistemin en sık rastlanılan konjenital obstruksiyonudur( Doğuştan darlığı). Erkeklerde kızlardan 2.5 kat fazla görülür.


    Darlık nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte böbr i sağlamaktadır, USG'nin yaygyn kullanymı ile UPJ' nin bebeğin annekarnında gelişim ve yenidoğan döneminde tanımlanması çok sıktır . Bu daralma böbreğin boşalmasını bozabilir ve zaman içerisinde böbrek yetmezliğine kadar gidebilir.

    Tanıda klinik bulgular hastanın yaşına göre değişmektedir, çoğunlukla bebekler abdominal kitle ile gelirler. Çocuklarda lomber ağrı ve kusma en çok görülen semptomlar olmakla birlikte hematüri ve üriner enfeksiyonda görülebilir. Tanı İVP veya USG ile konulmaktadır, bazı olgular Dinamik sintigrafi ( Özellikle diüretikli DTPA veya MAG 3, renal fonksiyonu ve obstruksiyonun derecesini kantitatif olarak verir, operasyon endikasyonu koydurur.) veya Whithaker testi kullanılarak teşhis edilir.Voiding Sistografi, UPJ darlığı sıklıkla reflü ile birlikte olduğundan VUR' un ekarte edilmesi için gerekir. Üreteropelvik bölgenin gerçek obstrüksiyonu cerrahi olarak tedavi edilmelidir, pyeloplasti denilen darlık düzeltme ameliyatı da başarı ile yapılmaktadır. Erken cerrahi ile enfeksiyon, taş ve diğer komplikasyonlara engel olunurken, diğer yandan hidronefrozun ileri dönemdeki zararlarından kurtulurlar. Uygulanan teknik dikkate alınmaksızın bütün başarılı onarımlarda yeterli genişlikte fonksiyonel üretropelvik bileşkenin yaratılması vardır. Re-operasyon riski %2-4’dür.


    VUR ( Vezikoüreteral reflü )

    Mesanede basınç artması ile yetersiz olan bir antireflü mekanizması, üretere idrarın geri kaçmasına
    neden olur. Bu tedavisi yapılması gereken bir durumdur.

    Üriner enfeksiyonlu infantlarda ve küçük çocuklarda %25-40 oranında rastlanmaktadır. Ailesel yatkınlık göstermesi reflünün primer bir patoloji olduğunu düşündürmektedir.

    Primer, embrional gelişim sırasında antireflü mekanizmasında olan gelişim yetersizliği bu duruma sebep olabilir, zamanla bu mekanizmanın kendiliğinden normale dönebilme durumu olabilir.

    Sekonder, anatomik veya fonksiyonel bir bozukluk sonucu mesane basınçı aşırı artmakta, üreter basıncı aşılınca reflü oluşmaktadır.( İnfravezikal obstruksiyonlar, işeme disfonksiyonları, nörojen mesaneler bu sekonder gelişimlere örnek gösterilebilir) Yüksek ateş, yan ağrısı, halsizlik gibi bir enfeksiyon tablosu ve böbrek yetersizliğine giden klinik bir tablo ile kendini gösterir. İhmal edildiği ve tedaviye geç kalındığı takdirde hızla gelişebilecek böbrek yetmezliği tablosunun olabileceği unutulmamalıdır.

    Tanı için Voidingsistoüretrografi ( idrar kaçağı filmi), Ultrasonografi, IVP (ilaçlı böbrek filmi ) ve nükleer incelemeler gerekir.

    Değerlendirmede kullanılan Voidingsistoüretrografi için en uygun zaman üriner enfeksiyon tedavisinden hemen sonra, profilaktik antibiyotiğe başlandığında yapılmasıdır. Sonuca göre profilaksiye devam edilebilir veya kesilebilir. Antibiyotiğe rağmen tekrarlayan enfeksiyonda, belirgin reflü de varsa cerrahi uygulanmalıdır.

    VUR da cerrahi olarak iki farklı yöntem uygulanmaktadır. Reflünün durumuna ve derecesine göre sistoskopi ile mesaneye girilerek özel iğneler aracılığıyla subüreteral enjeksiyon yapılabilir. Daha ileri durumlarda üreteroneosistostomi (üreterovezikal bileşkenin yeniden düzenlenmesi) uygulanır.


    ÜRETEROVEZİKAL BİLEŞKE DARLIKLARI (UVD)

    Üreterin mesaneye girişinde konjenital bir darlık vardır. Bu darlık fibröz doku artışıyla karekterize organik bir darlık olabildiği gibi, tamamen normal görünümlü bir distal üreterde fonksiyonel obstriksiyon şeklinde de olabilir. İVP de pelvi kaliksiyel sistem ve üreter genişlemiş olarak görülür.Üreter distalindeki dar bölge gösterilebilir. Cerrahi tedavide başarılı onarımlarda yeterli genişlikte fonksiyonel üreterovezikal bileşke oluşturulur.


    POSTERİOR ÜRETRAL VALV DARLIĞI

    Üriner sistemde görülen konjenital obstruksiyonlardandır.( Doğuştan darlığı). Posterior üretrada veru montanum seviyesinde idrar akımını engelleyen bir valv ( kapak) vardır. Obstruksiyon( tıkanıklık) ne kadar fazla ise belirtiler o kadar erken ortaya çıkar.Çocuğun sürekli damla damla idrar yaptığı öğrenilir. Fizik muayenede glob vezikale( idrar torbasının şişmesi) palpe edilir. Anti reflü ( idrarın yukarı kaçması) mekanizması bozulmuşsa hidronefroz ortaya çıkabilir.Kesin tanı sistoskopi yapılarak darlığın izlenmesi ile konur ve yine sistoskopi ile valvin koterize edilerek ortadan kaldırılması ile tedavi sağlanır.



    MİKROPENİS

    Testesteron hormonu eksikliğine bağlı penisin gelişim yetersizliği ile sonuçlanan bir anomalidir.



    Penis, büyüme eğrisinde standardından 2 küçük ise mikropenis olarak adlandırılır. Testisler küçük ve sıklıkla inmemiştir. %5’ lik testestoron kreminin topikal uygulanması peniste büyümeyi sağlamaktadır. Bu etki hormonun emilip genital büyümeyi sistemik etkisi ile gerçekleştirmesine bağlıdır. Kemik büyümesinde gerilik, öğrenme bozuklukları, ACTH ve TSH eksiklikleri mikropenis ile birlikte olabilir.

    Mikropenisin temel tedavisi androjen tedavisidir. Epifizlerin kapanmasında değişikliğe yol açmadan yeterli testestoron sağlayarak penisin normal boyutlara büyümasini sağlamak esas amaçtır.Tedavi öncesi ve sonrası penisin ölçüleri not edilir. Eğer penis büyümesi yeterli düzeyde değilse doz tekrarlanır, inmemiş testis varsa mutlaka iki yaşından önce tedavi edilmelidir.


    HİPOSPADİAS

    Üretral meanın(İdrar yolu ağzı) penis ventraline(altıda) açılmasıdır. Anne karnında bebeğin gelişim döneminde üretranın gelişiminde gerilik olduğu zaman ortaya çıkar.

    Hipospadias her 300 doğumda bir görülür, erkeklerde görülen ensık dış genital anomalisidir. Gebelik esnasında östrojen ve progestin alanlarda sıklığın arttığı bildirilmektedir. Lokalizasyonuna göre hipospadias çeşitli formlarda sınıflandırılmıştır. Hipopadiası olan çocuklar asla sünnet edilmemelidir çünkü sünnet derisi hipospadiasın düzeltilmesinde kullanılacaktır.
    Bebeklerde nadiren işeme ile ilgili şikayetler ortaya çıkar, ileri yaşlarda erkeklerde idrarın ileriye fırlatılmasında, cinsel ilişkide sıkıntılar olabilir ve infertiliteye sebep olabilir. Bu çocuklarda inmemiş testis sıklığı artmıştır.
    Üretrosistoskopi internal seks organlarının gelişmi hakkında bilgi verir. İVP konjenital böbrek ve üreter anomalilerinin hipopadiasa eşlik edebileceği düşünülerek mutlaka çekilmelidir.

    Psikolojik nedenlerden dolayı hipospadias okul çağından önce tedavi edilmelidir. Son zamanlarda
    üretranın glans penise doğru ilerletilmesi teknik olarak mümkün ve kozmetik olarak kabul edilebilir düzeydedir. Günümüzde tek seanslı ameliyatlar olan ‘island flap’ ve serbest deri grefti tercih edilmekte ve 2 yaşından önceuygulanmaktadır.

    alıntı

Sayfayı Paylaş