Türk Halk Müziği Çalgıları

Konu, 'Diğerleri' kısmında Noyan tarafından paylaşıldı.

  1. Noyan

    Noyan Gold Üye

    Kayıt:
    7 Eylül 2010
    Mesajlar:
    20.410
    Konular:
    10.968
    Beğeniler:
    387
    Nereden:
    Ankara
            
    çalgı örnekleri


    < Resme gitmek için tıklayın >


    1. Davul (nağara), koltuk davulu,
    2. Tef, kudüm (daire),
    3. Darbuka (deplike, dümbelek, dümbek, küp),
    4. Zilli maşa, çarpara, parmak zilleri, kaşık v.b.


    Deri Vurmalı Çalgılar:

    Davul: Türk vurmalı çalgılarının sembolü olarak kabul edilmektedir.Davul tarihimizde çok değişik amaçlarla kullanılmıştır.Türkiye&#8217;nin her yerinde değişik cins ve boylarda davul bulunmaktadır.Kasnak, ip ve deri olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.Tokmak ana ritmi, çubuk ise detayları çalmaktadır. Genellikle küçük davul, orta davul, büyük davul ve koltuk davulu gibi mahalli boyları ve adları bulunmaktadır.Türklerde kullanılan en eski çalgıdır. Sesinin gür oluşu ve etkisi nedeni ile bir haber aracı olarak takullanılmıştır.Davul genellikle 50-60 cm. Çapında kestane ağacından 1-1,5 cm kalınlığında yaklaşık 40 cm. genişliğinde tahtanın silindir şeklinde bükülerek her iki açık alan derilerin deri veya keten iplikle sıkça tutturulması ve çalgıcının boynunda durması için kemerle bağlanması buna ilaveten sert ağaçtan tokmak ve cızdım denilen çubuğun yapılmasıyla işime tamamlanır.Davulun değişik cins ve boyda olanları vardır.Büyük olanına &#8220;kara davul&#8221;, küçük olanına &#8220;cura davul&#8221; veya &#8220;davlumbaz&#8221; denmektedir.Kasnak, deri çemberi, çakşırı kasnak kayışı, tokmak, çubuk, davul derisi olmak üzere altı parçadan meydana gelmektedir.Davullar genel bir değerlendirmeyle, üç boya ayrılabilirler.Bunlar, küçük (Çapı, 60 cm. civarı), orta (çapı 70 cm. civarı), büyük (çapı 80-90 cm. civarı) boylardadır.Kasnak eni ise yörelere ve kullanıcıya bağlı olarak büyük değişiklikler göstermektedir.Temel olarak bir &#8220;germe çemberi&#8221;ne geçirilmiş deri ve bunların bağlandığı &#8220;kasnak&#8221; denilen ağaç bölüm olmak üzere iki ana kısımdan oluşur.Bu iki yandaki germe çemberine geçirilmiş deriler, ton tutmasını sağlamak için bağlantı elemanlarının yardımıyla gerekli ya da istenilen oranda gerdirilir.Davul kasnağı, çoğunlukla ceviz, ıhlamur, köknar, ceviz gibi ağaçlardan yapılmaktadır. Bunlardan en çok kabul gören ya da beğenilen ise meşedir.Bu kasnağa dana, köpek ya da koyun/keçi gibi hayvanların derileri gerilmekte ve davulun alt / üst kısımlarına takılmaktadır.Deriler &#8220;germe çemberleri&#8221;ne ıslak olarak geçirilir ve gerilmeyi sağlamak ve kurumaya bırakılmak için üstten ve alttan &#8220;davul kasnağı&#8221;na yerleştirilir. Alt ve üst &#8220;germe çemberleri&#8221;, zikzaklı olarak geçirilmiş sağlam sicimler ile bağlanır.Deri kuruduktan sonra da istenilen gerginlik sağlanana kadar sıkılarak tutturulur.Deri kurumaya bırakılırken çatlamasını önlemek amacıyla susam ya da zeytin yağı ile yağlanır.Davul bir meşin kayışla boyuna asıldıktan sonra, genellikle sağ elde &#8220;tokmak&#8221; (çomak, meççik, metçik, çomaka) ve sol elde &#8220;ince değnek&#8221; ya da &#8220;çubuk&#8221; (çırpı, zipzibi) ile vurularak çalınır.Ritmin güçlü vuruşları &#8220;tokmak&#8221;, zayıf vuruları ise &#8220;çubuk&#8221; ile belirtilir. Ortalama boyu 40-50 cm. olan &#8220;çubuk&#8221;, &#8220;tokmak&#8221;tan biraz daha uzundur.Davul, zaman içinde tuğ, tavul, köbürge, küvrüg, tuvıl ve tabl gibi isimleri ile anılmıştır.Davul çalanlar da süreç içinde ; tablzen, davulzen, davulcu gibi adlar verilerek nitelenmiştir.Şamanların en temel çalgısı olan &#8220;Davul&#8221;, Türk geleneklerinde dinsel törenler, savaş alanları, mehter takımları,düğün, sahur, cirit oyunu, at yarışı, güreş, bayram v.b. gibi alanlarda uzun yıllar boyu kullanılmış ve hala kullanılmaktadır.Diğer taraftan &#8220;davul&#8221;, müjde, güvenlik, savaş, yangın v.b. amaçlı da kullanılmıştır.

    Koltuk Davulu: Araçsız vurmalı usul çalgıları sınıfına girer. Daire biçimindeki ağaç kasnağa deri gerilmiş çemberlerin, çapraz bağ ile bağlanması sonucu elde edilir.Koltuk altına alınarak ve ellerle vurularak çalınmaktadır. Normal davula göre daha uzundur. Çapı ise normal davuldan daha küçüktür.

    Dümbelek: Anadolu&#8217;nun bir çok yöresinde çalınmaktadır. Bu günkü darbukanın çömlekten (topraktan) yapılmış şeklidir. Yörelere göre deblek, dümbek ve dümbelek gibi adlar almaktadır. Daha çok kadınlar arasındaki çeşitli eğlencelerde kullanılmaktadır.

    Tef: Vurmalı bir Türk Halk çalgısıdır.Hemen hemen her yörede mevcuttur.Yaklaşık 20-40cm çapında, bir kasnak ve tek yüzüne gerilmiş ince bir deriden ibarettir.Kasnak üzerine açılan yarıklara 3-5 çift ince pirinçten yapılmış ziller geçirilerek çalgının ritminin zenginleşmesi sağlanmaktadır.Bazı yörelerde sade olanları da bulunmaktadır.Daha çok kadın eğlencelerinde kullanılmaktadır.Daha büyük olanlarına &#8220;Daire&#8221; denilmektedir.El (parmak) ile çalınan vurmalı bir ritm çalgısıdır.Yöre ve çalan kişilere göre ''tarande, çingene, acem'' diye isimler almaktadır.Yaklaşık 30-40 santim çapında bir kasnağa gerilen oğlak derisinden olursa daha verimli olur.Def (tef) elde havaya kaldırılarak ve zillerin şıkırtıları duyulsun diye sallanarak çalınır.Kırsal kesimde halen kına ve düğün gecelerinde bilhassa kadınlar eğlenmek için Def'i hem çalar hem oynarlar.Zilli Tef ve Zilsiz Tef olmak üzere iki çeşittir.

    Kudüm: Türk musikisinin en temel ritm aletlerinden biridir.Mevleviler ayinlerinde kullandıkları sazların bazılarına, halkın kullandıgı isimlerden farklı ve kutsallaştırıcı isimler takmışlardır.Kudüm adının anlamını ve etimolojisini bilemesek de,kudüm sazına isim babası olan grubun ve bugünkü kişiligini kazandıranların Mevleviler oldugunu söyleyebiliriz.Tasavvuf musikisinin dışındaki formlarda da kullanılmıştır. Belirli seslere akordlanabilen bu enstrüman mevlevi ayinlerinde semazenlerin sema ritmini darplarla düzenleyerek ritmik bir bütünlük oluşmasına katkıda bulunmaktadır.Kudüm, 4 parçadan meydana gelmiştir;Bakır gövde,Deve derisi,Simitler,Zahme.Yanyana koyulmuş birbirinden farklı büyüklükteki tas biçimli 2 ayrı gövdeye deri gerilmesi ile oluşur.Gövdeyi meydana getiren 2 çanak, dövme bakır veya ağaçtan imal edilirler. İki çanağın büyüklüğü birbirinden farklı olmasının nedeni, icra sırasında farklı tını elde etmek içindir. Kalın tını veren çanağın adı DÜM, tiz tınıya sahip olanın adı TEK tir.Çapı 15-16 cm olan dümün derinliği 30-32 cm., çapı 14-15 cm. olan tekin derinliğiyse 28-30 cm.dir.Bu iki çanağın üstüne gerilmesi için kullanılan deve veya keçi derisinin kalınlıkları da, düm üstüne 2 mm., tek üstüne 1 mm.olmak üzere birbirinden farklıdır.Gövdenin altına kudümün yerle temas ederek tınısının değişmesini önlemek ve çalankişiye icrayı kolaylaştıracak eğimi verebilmek için "simit adı verilen ortası boş silindirler konur.Kudüm, nakkareden daha büyük, belli ölçüler içerisinde yapılan bakır bir tas üzerine Deve derisi geçirilmek suretiyle yapılır.Lama, Dana derileri de kullanılmıştır fakat umumiyetle Deve derisi tercih edilmektedir. Zahme adı verilen iki küçük sopa ile vurularak velveleli veya velvelesiz şekilde usuller çalınır.Zahmeler yumuşak ve orta yumuşaklıktaki ağaçlardan yapılırlar.Kudüm çalan kişiye Kudümzen denir.Kudüm, kendine has tatlı, yumuşak, hoş bir sese sahiptir.Kudümün vurmalı çalgı olarak belli bir akordu yoktur.Ancak üstadlar Dümün icra edilen makamın karar sesine tekin ise makamın güçlü derecesine çekilmesini uygun görürler.

    Darbuka: Elle çalınan vurmalı çalgılarımızın hemen hemen en tanınmışlarındandır. Arapça, ''dümbelek'' olan çalgı yurdumuzda yörelere göre, ''dümbek, deblek, güp, küp, dümbelek, dönbek'' adlarını alırlar.Tek başına çalındığı gibi diğer çalgılara da eşlikçi vazifesi görür.Tok ve derin bir yapısı vardır.Çeşitli büyüklükte olan toprak ve metalden yapılan darbukalar, keçi veya dana derisinden işlenen deri ile kaplanır.Günümüzde röntgen filmi ile kaplı olanlarına çokça rastlanır.Daha çok kadınlar arasındaki çeşitli kına geceleri ve eğlencelerde ritm çalgısı olarak kullanılır.

    Çarpma Çalgılar: Kaşık: Vurmalı bir Türk Halk Çalgısıdır.Özellikle şimşir ağacından yapılanı makbuldür.Sap kısımları parmaklar arasına alınır, oval kısımları ise sırta gelecek şekilde avuç içine alınarak çalınmaktadır.Bunun dışında farklı tutuş biçimleri de vardır.Bursa çevresinde sapın sonunda oyma tekniği ile hareketli parçacıklar oluşturulmuş ve buna tongurdaklı kaşık adı verilmiştir.Anadolu&#8217;da eskiden beri kullanılan ve ağaçtan yapılan çorba kaşıkları aynı zamanda çalgı olarak ta kullanılmaktadır.Türkiye&#8217;nin özellikle Silifke ve Konya yöresi halk oyunlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Zilli Maşa:Maşa biçiminde iki ana kolun uçlarına yerleştirilen karşılıklı zillerden ibarettir.Kollar kapandıkça ziller üst üste gelerek ses çıkarmaktadır.İki, üç kollu bir maşa ve uçlarına takılı zillerden ibarettir.Bir elle tutulup,diğer elin baş parmağı ile diğer parmakları arasına vurularak çalınır Çarpara, şimşirden kesilmiş kaşık büyüklüğündeki dört tahta parçasından ibarettir.Bunlar birbirine iple veya menteşeyle bağlıdır.Genelde kadınlar arasındaki eğlencelerde kullanılır.

    Vurmalılar ailesi, tarihin en eski çalgılarının önemli bir bölümünü içerir.Bu çalgıların en ilkelleri bile çağdaş orkestraların vurmalıları arasında yer almaktadır. Bunlar,müziğin yalnızca ritm, renk ve dinamik gücüne katgıda bulunmakla kalmazlar, aynı zamanda müziğin melodik ve armonik öğelerine de katgıda bulunurlar.

    Ritim, eski Yunanca da &#8216;akış&#8217; anlamına gelmektedir. Değişen uzunlu ve vuruşların ortaya çıkardığı ses bütünlükleri ve serileri ritimleri oluşturur. Modern müzikte ritim yapıları, genellikle perküsyon aletleriyle icra edilir. Modern müzik aletlerinin karmaşık yapılarına karşın, perküsyon aletleri halen basit formlarını korurlar. Üzerine elle veya başka bir cisimle vurularak, çalkalayarak, sürtülerek veya ovularak ses elde edilen her obje vurmalı çalgıdır. Perküsyon sözcüğü Latince&#8217;deki &#8216;percussio&#8217; ve &#8216;percussus&#8217; terimlerinden gelir. Percussio &#8216;müzikal anlamda dövmek ve çarpmak&#8217; anlamına gelirken; percussus, &#8216;vurmak&#8217; demektir. Darbuka sözcüğü de benzer bir şekilde Arapça &#8216;darp&#8217; (vurmak) kökünden gelir. Günümüzde perküsyon kelimesi müzik dışındaki alanlarda da &#8216;iki birimin birbirine çarparak ses üretmesi&#8217; anlamında kullanılmaktadır. Fakat en yaygın kullanım alanı müziktir. Vurmalı çalgıların tarihi oldukça ilginç tartışmalar yaratmış bir konudur. Özellikle antropologlar ve tarihçilerin taraf oldukları bu tartışmalarda vurmalıların, tarihin ilk müzik aletleri olabileceği vurgulanmaktadır. Genel bir kronoloji oluşturulmak istenirse, insan sesinin ilk müzik enstrümanı olarak algılanması, perküsyon aletlerinin de bir sonraki basamak olarak anılması uygun olacaktır. Müziğin evrimi içerisinde insan sesinden sonraki basamak olarak yer alan perküsyon, ilk örneklerini eller, ayaklar, sopalar, tahtalar ve taşlarla çıkarılan sesler olarak vermiştir. Tarımın gelişmesiyle birlikte yeni teknikler kullanmayı başaran insanlar zamanla aynı enstrümandan farklı tonlar verebilen perküsyon aletleri üretmeyi başarmışlardır. Vurmalı çalgılar genel olarak bir müzik parçasında ritmi belirler. Fakat vurmalı çalgılar aynı zamanda melodiyi de icra edebilirler. Vurmalı çalgılar orkestra içinde vazgeçilmez bir role sahiptir. Askeri müziklerde vurmalı çalgılar askerlerin hareketlerinin belirleyicisi olmuşlardır. Klasik müzikte Haydn ve Mozart ile beraber en az bir timpani bölümünü içermeyen bir parça bulunmamaktadır.

    Caz müzikte de vurmalı çalgıların rolü çok önemlidir. Cazın alt dallarından birçoğu vurmalı çalgıların farklı ritimlerine göre adlandırılır. Popüler müzikte de vurmalı çalgıların önemi artarak devam etmiştir. Tüm bir hip hop fenomeni vurmalı çalgılar üzerine kurulmuştur. Rock müzik icra eden gruplarda davul setleri sahnenin ortasında bulunur. Vurmalı çalgıların ürettiği seslerin çekiciliği ve vazgeçilmezliği, insanlık tarihinin insan sesinden sonra en eskisi olan, bu müzik enstrümanlarını hâlâ göz önünde kılar.


    Vurmalı çalgı türlerinin sınıflandırılması

    Vurmalı çalgılar birçok farklı kritere göre sınıflandırılabilir. En yaygın sınıflandırılmalarda perküsyon aletlerinin yapısı, etnik kökenleri veya müzik teorisi ve orkestrasyon içerisindeki işlevleri baz alınmıştır. Bazı durumlarda perküsyon aletlerinin frekanslarının ayarlanabilir olması veya olmaması üzerinden de sınıflandırma yapılmıştır. Fakat bu sınıflandırmanın kapsamı tam anlamıyla yeterli değildir. Bunun yerine aşağıda gösterilen 4 farklı görüşe göre yapılmış olan perküsyon aletlerinin sınıflandırılması daha bilgi verici ve kapsayıcı olacaktır.


    Sesin Üretilme Şekline Göre Vurmalı Çalgılar
    Perküsyon aletleri ile ilgili birçok metinde, sesin nasıl üretildiği, perküsyon aletlerinin sınıflandırılmasında belirleyici olarak kullanılmıştır. Diğer sınıflandırmaların daha çok toplumsal ve tarihi koşulları göz önünde bulundurulduğu düşünülürse, bu sınıflandırma daha bilimseldir. Deneyerek ve gözlemleyerek herhangi bir kişi aşağıdaki 5 farklı kategoriye göre bir müzik aletinin nasıl ses ürettiğini anlayabilir; I. İdiofon İdiofonlar tüm yapılarının titreşmesi sonucu ses üretirler.
    Büyük ziller
    El zilleri
    Celesta
    Çanlar
    Marimba
    Gong

    II. Membranofon Membranofonlar üzerlerinde bulunan zarın titreşmesi sonucunda ses üretirler.
    Her tür davul (Tom-tom, yer davulu, timpani, bongo, konga ayrıca; darbuka, kös, bendir, zarbık, çember&#8230; &#8230;)

    III. Kordofon Telli çalgılar genellikle kordofon olarak biliniriler. Fakat bunarın bazıları aynı zamanda perküsyon aletidir.
    Piyano
    Kanun
    Santur

    IV. Aerofon Üflemeli çalgılar aerofonların genelini oluştururlar. Fakat bu çalgıların bazıları aynı zamanda perküsyon aletidir.
    Siren
    Borazan
    Tabanca

    V. Elektrofon Elektrik sayesinde ses üreten her çalgı bir hoparlöre gereksinim duyar. Hoparlörler titreşimleriyle müzik üreten idiofonlara benzetilebilir. Bu nedenden ötürü elektrofonlar perküsyon ailesinin üyesi konumuna gelirler.
    Bilgisayarlar
    MIDI cihazları
    Teremin


    *Müzikal İşlevine Göre Vurmalı Çalgılar*

    İşlevlerine göre sınıflandırılan perküsyon aletlerinde önemli olan nokta, enstrümanların frekanslarının belirlenebilir veya belirlenemez olmasıdır.

    I. Belirlenebilir Frekanslılar
    Timpani
    Marimba
    Ksilofon
    Vibrafon
    Harp
    Mızıkalar

    II. Belirlenebilir Frekanslı Olmayanlar
    Ziller
    Bass davul
    Tenor davul
    Düdükler
    Yer davulu


    Gündelik Bilgiye Göre Vurmalı Çalgılar
    Gündelik bilgi tarif edilmesi zor bir terimdir. Fakat günümüzde bir çok perküsyon aleti izleyicinin verdiği isimlerle anılmaktadır. Ayrıca çekiç veya bidon gibi objeler günümüzde müzik bestecileri tarafından kullanılmaktadırlar; bu tip objeleri gündelik bilgimizin algıladığı perküsyon aletleri olarak anmak daha uygun olacaktır.
    Davul seti (Bateri)
    Tef
    Ayrıca tüm sonradan perküsyon aleti olarak kullanılmaya başlanmış aletler (metal borular, bir bisiklet tekerindeki teller, süpürgeler, konserve kutuları, bakır kaplar, tencereler, vs.)


    Farklı Kültürlere ve Geleneklere Göre Vurmalı Çalgılar
    Perküsyon aletlerini kültürel kökenlerine göre adlandırmak ve sınıflandırmak zaman zaman karşılaşılan bir tutumdur. Perküsyon aletleri bu anlamda genel-yaygın ve folklorik olarak ikiye ayrılabilir.

    I. Folklorik Vurmalı Çalgılar
    Berimbau
    Cajon
    Djembe
    Tabla
    Latin perküsyon aletleri
    Timbal&#8230;

    II. Modern-yaygın Vurmalı Çalgılar
    Orkestrada kullanılan perküsyon aletleri
    Davul seti (Bateri)

    Vurmalılarda birden fazla notanın olağan bir biçimde icra edilişi, Beethoven ile başlar.Aynı yıllarda, crescando ve decrescendo gibi özelliklerden esinlenerek timpani ve benzeri davulların sesini ayarlamak çabaları görülmüştür.Beethoven&#8217;den sonra timpaninin kullanılması, kendine özgü ve gelişkin bir sanat biçimine dönüşmüştür. XIX. yüzyılın ortalarına doğru, orkestrasyon tekniğinde devrim sayılabilecek yenilikler gerçekleşmiştir.Vurmalıların kullanımı, bu devrimin önemli bir parçasıdır.

    Berlioz, 1831&#8217; de Fantastik Senfoni&#8217; sinde dört timpaniyi birden kullanarak akor sesleri elde etmiştir.Berlioz, 1843&#8217; de yazdığı orkestralama kitabında timpaninin çok yönlü tonal niteliklere sahip olduğunu vurgulamış ve bazı yapıtlarında bunu kanıtlamıştır. XX. yüzyılda vurmalıların önemi daha da artmıştır.Glazunov ve Holst, yapıtlarında sololara yer vermişlerdir.Rimski-Korsakov Strauss, Stravinski ve Shönberg vurmalıları üst düzeyde değerlendirmeyi bilmişlerdir. Timpani için, Pieranzorini (1814-1885) bir konçerto bestelemiştir. Türkiye&#8217; de ise Kemal Sünder&#8217; in &#8220;Timpani Konçertosu&#8221; 1986&#8217; da Haşim Yedican tarafından CSO eşliğinde seslendirilmiştir.

    Evrensel geçerliliği olmasına rağmen, vurmalı çalgılar dünyaya Asya ve Afrika müziklerinin etkisiyle yayılmıştır.Timpaninin ilk türleri Avrupa&#8217; da Haçlı Seferlerinden sonra görülmüştür.XVIII. yüzyılda türk askeri müziği Avrupa&#8217; da derin izler bırakmış ve timpani benzeri davulun yaygınlaşmasında önemli rol oynamıştır.

    Mozart 1773&#8217; de yazdığı bir divertimentoda, iki flüt, beş trompet ile sol-do ve la-re&#8217; ye akord edilmiş dört timpani kullanmıştır.Bu yapıtla birlikte timpaninin özellikle bakır üflemeli çalgıları ne denli desteklediği anlaşılmıştır.Simbal daha çok Gounot ve Saint-Saens gfibi fransız besteciler tarafından benimsenmiştir.Trampete orkestrada ilk kez Rossini yer vermiştir.Çelik üçgen, Haydn, Mozart ve Beethoven tarafından tatlı bir efekt olarak değerlendirilmiştir.Türk müziği üslubu dönemi geçtikten sonra bile bu çalgı geçerliliğini kaybetmemiş, Schumann ve Brahms&#8217; ın elinde daha da yaygınlaşmıştır.Lizst&#8217; in mi bemol Piyano Konçertosu&#8217; nda çelik üçgen bir ara solo yapar.

    XIX.yüzyıl Fransız bestecileri ve ayrıca Çaykovski, gongu kullanmışlardır.Darbukayı Bizet ve Saint-Seans değerlenmişlerdir. Çağdaş müzikte vurmalıların önemi artmıştır.XX. yüzyılın başından beri vurmalılar yeni müziğe damgasını vurmuştur.Afrika&#8217; nın ritmlerinden esinlenen Albeniz ve her yeniliğe açık olan Shönberg, 1911&#8217; de bestelediği yapıtında altı timpani ve bas davul, tenor davul, trampet, simbal, üçgen, tam tam, ksilofon, glockenspiel ve demir zincirler kullanmıştır. Cazla birlikte vurmalıların konumu değişik bir niteliğe kavuşmuştur.Caz ve ardından gelen pop müziğinde ritm ve temponun belirleyici özelliği, vurmalıların önemini arttırmıştır.


    Vurmalı çalgı örnekleri:
    Ağız kopuzu
    Bateri
    Bendir
    Bongo
    Çalpara
    Çan
    Çelesta
    Davul
    Darbuka
    Def
    Hang
    Gong
    Glockenspiel
    Kastanyet
    Kudüm
    Marakas
    Perküsyon
    Pkhachich
    Simbal
    Tabla
    Taiko
    Tef
    Timpani
    Trampet
    Zil(Çalgı)

Sayfayı Paylaş