Şehir İsimleri Nerden Geliyor?

Konu, 'Bunları biliyor musunuz?' kısmında zemheri.. tarafından paylaşıldı.

  1. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Adana Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Adana' yı kimlerin nasıl kurdukları konusunda elde kesin bilgiler yoktur. Ancak, Bizans' lı Etien' in ilettiği bir söylenceye göre, Uranus' un oğulları Adanos ve Saros, Tarsus' la savaşarak burayı ele geçirmişler. Bunlardan Adanos kente ( Adana ) Saros'ta ırmağa (Seyhan) adını vermiş.

    Hititler döneminde Uru Adaniya (Adaniya Ülkesi) adıyla anılan Adana eski yazmalarda ve fermanlarda Erdene, Edene, Ezene ve Azana adlarıyla geçmektedir.

    1889'da Adana'da görev yaparken bölgenin tarihi üzerinde araştırmalarda bulunan, daha sonra Asya, Afrika, ve Avrupa'yı dolaşarak Seyahat-ül Kübra adlı kitabını St. Petersburg' da yayınlayan Karçılzade Süleyman Şükrü Bey, Adana' nın ilk adı olan "Batana" nın İslamiyetten sonra Adana'ya çevrildiğini ve bu adın "... fi ezenil arz " ayetinden esinlenerek verilmiş olduğunu yazmaktadır.

    yenimakale.com
    yazan editör
  2. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Adapazarı Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. "Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün "Ada"; ve "Pazar"; sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir.





    Adıyaman Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Adıyaman isminin menşeyi hakkında çeşitli rivayetler vardır.

    Birinci rivayete göre; Perre şehrinde cereyan ettiği belirtilen bir olaya bağlanmaktadır. Farrin yada Perre olarak bilinen şehirde Put a tapan bir babanın yedi oğlu, babalarında evde olmadığı bir gün bütün putları imha ederek Allah'ın (Hz. İsa'nın söylediği gibi) bir olduğunu kabul ve ilan ederler. Putperest baba durumu öğrenince yedi oğlunu da öldürür. Babaları tarafından öldürülen yedi kardeşin hatırasına Farrin (Perra=Pirin)' de bir manastır yaptırılır. Bu olaydan ötürü de şehre Yedi Yaman adı verilir. Yedi Yaman zamanla Adıyaman şekline dönüşür.

    İkinci rivayete göre; Adıyaman şehrinin ortasında yaptırılan Mansur'un kalesi olarak bilinen kaleye halk, Hısn-ı Mansur ismini vermiştir. Hısn-ı Mansur isminin menşeyi hakkında iki ayrı rivayet mevcuttur. Kaynaklarda VII. yüzyılda buraya gelen Emevi komutanlarından Kays kabilesine mensup Mansur. Ca'vene'ye izafetle bu ismin verildiği rivayet edilmekte ise de başka bir rivayete göre bu ismin Abbasi Halifesi Ebu Cafer El-Mansur'un adından gelmektedir. Zamanla halk arasında telâffuz şeklinin de değişmesiyle Hüsnü Mansur olarak bu şehrin ismi değiştirilmiş olmaktadır.

    Üçüncü rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçları ile kaplı olduğu gibi, şehrin çevresinin de meyve ağaçlarıyla kaplanmış olmasından dolayı güzel vadi anlamında olan Vadi-i Leman (Güzel vadi) kelimesinin söylenişi zamanla değişmiş ve halk arasında Adıyaman şekline dönüşmüştür. Ancak, Hısn-ı Mansur yani Hüsnü Mansur ismi 1926' ya kadar resmi ad olarak kalmıştır. 1926 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararları ile şehrin ismi tekrar Adıyaman olarak değiştirilmiştir.










    Afyonkarahisar Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Afyon türkülerinde sık sık "Hisar"; sözcüğü geçer. "Hisarın bedenleri çevirin gidenleri"; Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. "Hisar"; kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere "Karahisar"; dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir "Afyonkarahisar"; adını aldı.













    Ağrı Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    İsmi sınırları içindeki "Ararat"; dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat â€" Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.









    Aksaray Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir "Aksaray"; adını işte bu beyaz saraydan aldı











    Amasya Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen "Amasesia"; ismini verdi.











    Ankara Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça "Üzüm"; anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen";Aguirada’dan türemiştir.

    Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki "Eğmek"; anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; "Kıvrıntı";,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank "engebeli, karışık arazi anlamına gelir."; Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.















    Antakya Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    MÖ 300 yıllarında Seleucus, yendiği rakibi Antigonus'un bugünkü Antakya'nın 5 km. kadar kuzeyindeki yönetim merkezi Antigonia'yı yıkarak halkını kendi adıyla kurduğu bu yeni başkente naklettirdi. Ancak Mezopotamya civarı ve güney Suriye'nin kontrol edilebilmesi açısından ve Seleucia'nın denizden gelecek saldırılara açık olması nedeniyle yeni bir kent, Antiocheia kuruldu. Şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.











    Antalya Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.












    Ardahan Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    "Ardahan konusunda bir bilgi yok, bildiklerinizi yorum olarak eklerseniz, sizin adınızla makaleye eklenecektir.";









    Artvin Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    İskitler tarafından kuruldu. Eski Yunan tarihçisi Heredot’un İskit diye nitelendirdiği bu devlet çağının öncüsüydü. Tekerleği icat eden, atı evcilleştiren, tarihte ilk beyin ameliyatını gerçekleştiren İskitler, Artvin’i ele geçirerek bu alanı askeri üs olarak kullanmaya başlamışlardır. Artvin sözü İskitçe’dir.














    Aydın Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

























  3. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Balıkesir Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Bu bölgenin Antik Çağdaki adı Mysia'dır. İlin, adını nereden aldığı hakkında değişik rivayetler vardır. Bir rivayette Paleo Kastro (Eski Hisar), bir başka söylentiye göre Bal-ı Kesr (Balı çok), bir başka rivayette ise Pers Devlet adamı Balı-Kisra'nın adından, ya da Balak-Hisar veya Balık-Hisar'dan geldiği söylenir. Paleokastio’dan türediği de söylenenler arasındadır.










    Bartın Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    "Bartın konusunda bir bilgi yok, bildiklerinizi yorum olarak eklerseniz, sizin adınızla makaleye eklenecektir.";










    Bayburt Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı "Paypert"; ya da "Pepert"; idi. Bayburt adı buradan gelmektedir. Şehrin adı ve ne zaman kurulduğu hakkında ki bilgiler çok kesin değildir. Bu gün bilinen isminin Ortaçağ Ermeni kaynaklarında: Payberd, Bizans kaynaklarında; Payper, Baberd, Paypert. XIII. Yüzyıl sonlarında bu bölgeden geçen Marko Polo'nun seyhatnamesinde; Paipurth, Baiburt. Arap kaynaklarında; Babirt, II. Mesud adına 1291 'de basılan bir parada Baypırt. Akkoyunlu tarihinden bahseden çağdaş eserlerde Papirt şeklinde geçen kelimenin son hecesi Berd'in "yüksek kale" anlamına geldiği bilinmekteyse de ilk hecesine bir mana verilememektedir. 1647 yılında şehri ziyaret eden Evliya Çelebi Bayburt adının zengin manasına gelen "Bay" belde manasına gelen "yurt" gibi iki kelime ile izah eder. Osmanlı dönemine ait kaynaklar ise ismi bu günkü söylenişine uygun olarak Bayburt şeklinde kaydederler.





















    Bilecik Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Doğu Roma Dönemi’nde Belekoma adıyla bilinen şehir bir Tekfurluk idi. Tekfur denilen beyler yönetiminde kentin çevresi kaleyle korunurdu. Bizanslılar döneminde eski Bilecik vadisinde bulunan ünlü Belekoma yada Bilekoma kalesi vardı. Osman Bey burayı alınca buraya Bilecik adını verdi. Belekoma kalesinin bugün ancak temelleri hayatta kalabilmiştir.







    Bingöl Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Bu bölgede çok sayıda göl bulunmasından dolayı bu isim kendisine verildi.










    Bitlis Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Bitlis’in günümüzde kullanılan isminin nereden kaynaklandığı kesinlikle bilinmemektedir. Bitlis tarih boyunca değişik isimlerle anılmıştır. Asurlular Bit-Liz, Persler ve Yunanlılar Bad-Lis veya Bad-Lais, Bizanslılar Bal-Lais-on, Babaleison veya Baleş, Araplar Bad-Lis, Ermeniler Pageş veya Pagişi olarak kullanmışlardır. Asur dilinde Bit kelimesi yurt, Bet kelimesi kale manasında kullanılmış, Bit-Liz demek Liz’in Yurdu, Bet-Lis demek ise Liz’in Kalesi manasına gelmektir.

    Bitlis ismiyle ilgili olarak tarihçilerin ittifakla üzerinde durdukları olay şöyledir:

    M.Ö. 336 yılında Makedonya kralı II. Filibe ölmüş, yerine Büyük İskender kral olarak geçmiştir. (Şerefname’de Makedonyalı büyük İskender’in, peygamber olarak bilinen İskender Zülkarneyn olduğunu iddia etmektedir. Zülkarneyn "iki boynuz"; manasına geldiğinden, Zülkarneyn’in sürekli doğuya hareket ettiği ve 31 yaşında öldüğünden dolayı büyük İskender olduğunu savunmaktadır. Büyük İskender’in de anlında boynuz halinde iki et yumrusu çıktığı, doğuya seferler yaptığı ve 30 yaşlarında öldüğünden dolayı aynı kişiler olduğunu tezi ileri sürülmüştür. Ancak bu fikirler bugüne kadar ispat edilememiştir.) Babil’i işgal eden İskender, ordularıyla beraber Hindistan seferine çıkmayı kararlaştırmıştır.

    Bu arada İskender’in anlında boynuza benzeyen iki et parçası çıkmış, maiyetinden gizlemek için sürekli boynuzlu miğfer kullanmak zorunda kalmıştır. Derdine çare için görüştüğü bütün hekimler, şifasının sularda olduğunu ve her gittiği yerdeki suları kullanmasını tavsiye etmişlerdir. Bu nedenle Büyük İskender, uğradığı her yerdeki sularda yüzünü yıkayarak derdine çare aramıştır. Şattülarap’a vardığı zaman Dicle nehrine akan bütün suların araştırılmasını istemiş, bilginleri bu işle görevlendirmiştir. Bütün suları araştıran İskender ve mahiyeti, uzun bir yürüyüşten sonra Bitlis önlerine gelmiştir. Bitlis çayının hastalığına şifa verdiğini görünce Kösür ve Rabat sularının birleştiği yerde karargahını kurmuştur.

    Emrindeki hekimler İskender’e; suyun kaynağına gitmesini istemişlerdir. Bu tavsiye üzerine Bitlis’in doğusundan akan Rabat suyu takip edilerek suyun kaynağına gidilmiştir. Ancak günlerce bu suyu kullanmasına rağmen şifa olmadığını görmüş, bu defa şehrin batısından gelen Kösür çayına yönelmiş, sonunda bu suyun kaynağı olan pınara varılmıştır. Bu pınarın bulunduğu, suların fışkırdığı o dağlık, ağaçlık yeşil tepeler İskender’in gözüne çok güzel görünmüştür. Her taraf zümrüt yeşilliğinde, reyhan ve değişik çiçeklerle bezenmişti. Bu yerin iklimi İskender’i hayran bırakmıştır. Bu güzel tabiat parçasının havasından ve suyundan faydalanmak için birkaç gün (bir hafta) burada konaklamaya karar vermiştir. Bu suyun kenarında konakladıktan bir hafta sonra, Kösür suyunun derdine şifa olduğu ve boynuzlarının kaybolduğu görülmüştür. Günümüzde hala bu suya İskender Çeşmesi denilmektedir. Bu çeşme Bitlis’e 10 km. uzaklıkta, Duav yaylasındadır. Derdine şifa bulan İskender bu yerin ve suyun ebedileştirilmesi için Bedlis (Badlis) veya Leis ismindeki komutanını yanına çağırarak bu çeşmeden 4 saatlik veya 12.000 adımlık uzaklıkta, Rabat ve Kösür sularının birleştiği yerde müstahkem bir kale yapmasını istemiştir. Komutanına (Şerefname’de kölesi olarak geçmektedir) dönerek; "Ben İran (bazı Kaynaklarda Hindistan) seferinden dönünceye kadar buraya öyle bir kale yap ki, benim gibi bir kral veya kumandan dahi onu ele geçiremesin. Böylece bu kalenin ve yerin ismi kuşaktan kuşağa, yüzyıldan yüzyıla ebedileşsin"; demiştir. Bu emri alan Bedlis veya Leis ismindeki komutan hemen işe başlamış, bir yıl gibi kısa bir sürede M.Ö. 331 tarihinde bugün ki kaleyi yapmayı başarmıştır.

    Hindistan ve İran seferinden dönen İskender şehre geldiği zaman karşısında muazzam bir kale görmüştür. Bedlis’e haber göndererek kaleyi teslim etmesini istemiştir. Kaleyi teslim etmeyeceğini, savaşa hazır olduğu bildirerek İskender’in teklifini reddetmiş ve kale kapılarını kapatmıştır. Bunun üzerine İskender bütün güçleriyle kaleyi kuşatmaya başlamıştır. günlerce uğraşmış, kaleyi alamayacağını anlayınca kuşatmayı kaldırarak Rahva ovasına doğru geri çekilmiştir. İskender’in çekildiği gören Bedlis, Rahva ovasında İskender’in atının ayağına kapanıp bir zarf içinde kalenin anahtarını sunmuş, çıkışı bu yerde olan tünelden kendilerini kaleye davet etmiştir. Kalenin anahtarlarını alan Büyük İskender; "Bre mel’un, madem ki anahtarı verecektin, niye asi olup bu kadar adamımı kırdırdın"; demesi üzerine Bedlis, İskender’den Affını dileyerek; "Ey büyük fatih! Benim sana karşı başkaldırmam ve direnmem, senin daha önce vermiş olduğun emrin gereği idi. Sen; benim gibi bir kralın alamayacağı bir kale yapmamı emretmiştin. Senin emrin üzerine yaptığım bu kalenin ne kadar sağlam, fethedilmesinin ne kadar imkansız olduğunu ispat etmek amacıyla bu cüreti gösterdim. Şimdi ben ve kuvvetlerim hareketimizden dolayı müstahak göreceğiniz cezaya razı olarak emrinizdeyiz"; demiştir.

    Komutanın bu sözlerini çok beğenen İskender, komutanını ödüllendirmek için şehrin yönetimini bu komutanına devrederek ve şehre Bedleis adını vermiştir. O günden sonra şehrin ismi Bedlis kalmıştır. Zamanla bazı harf değişikliklerine uğrayan bu isim, günümüzde Bitlis adını almıştır.


















    Bolu Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.













    Burdur Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Eski adı Askaniya'dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.















    Bursa Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Antik kaynaklar bugünkü Bursa'nın kurucusunu I. Prusias (M.Ö.232-192) olarak göstermektedir. Kartaca Kralı Hannibal, Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşı kaybedince, birlikleriyle beraber I.Prusias'a sığınır. Burada zafer kazanan bir komutan gibi karşılanıp, saygı görür. Bu yakınlığa karşılık olarak Hannibal emrindeki askerlerle bir şehir inşa eder. Buna Prusias'ın (Bursa) adını verip ona armağan eder (M.Ö. ll.yüzyıl). Roma İmparatorluğu zamanında (Prusa ad Olympium) Uludağ Bursa'sı adını almıştır.
























  4. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Çanakkale Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz'daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Boğazın en dar yerinde Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumeli yakasında Sestos dolaylarında Kilitbahir, Anadolu yakasında Abydos dolaylarında Sultaniye (Kale-i Sultaniye) ya da Çanak Kalesi adı ile anılan kaleler yaptırılmıştır. Bugünkü Çanakkale ilinin adı Anadolu yakasındaki Çanak Kalesinden gelmektedir.
















    Çankırı Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    İlkçağda "Gangra" kalesinin eteğinde kuruldu. Gangra’nın bir yerleşim merkezi olarak kuruluşu İ.Ö. 126 yıllarına rastlamaktadır. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı'ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.















    Çorum Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.
















  5. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Denizli Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Denizli şehri, ilk defa bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Bu şehir MÖ.( 261 - 245 ) yılları arasında, Suriye Kralı II. Antiyokustheos tarafından kurulmuş ve karısının adına izafeten Laodıcıa denilmiştir. Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra, şehrin suyunun bol bulunduğu bugünkü Kaleiçi mevkiine naklettirmişlerdir.

    Denizli adına, tarihi kaynaklarda başka başka isimler olarak rastlamaktayız. Selçuklu kayıtları ve Denizli mahkemesi serciye sicilleri (Ladik) ismini vermektedir. Ibni Batuta'nın seyahatnamesi (Tunguzlu) denilmektedir. Mesalikullebsar'da da (Tunguzlu) olarak kaydedilmiştir.

    Timurlenk'in zafer namesini yazan, Ser afettin Zemdi (Tenguzlug) ve (Tonguzlug) gibi iki isimden bahsetmektedir. Tensiz kelimesi eski Türkçe'de Deniz demektir. Tunguzlu ise bugünkü imlasıyla Denizli demektir. Netice olarak Denizli adi, Tunguzlu ve Tunguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmesinden bugünkü şeklini almıştır.

    Diğer rivayetlere göre ise: Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir. Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili'dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.













    Diyarbakır Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir'dir. Bekir'in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va'il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır'ın eski adı Amid veya Amed'dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid'e Hamid de denilmiştir.









    Düzce Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    "Düzce konusunda bir bilgi yok, bildiklerinizi yorum olarak eklerseniz, sizin adınızla makaleye eklenecektir.";


















  6. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Edirne Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir "Hadrianopolis" adını alır. Hadrianus'un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.








    Elazığ Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu. 1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna "Mamuretülaziz"; adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Atatürk tarafından tahıl ambarı bolluk ve bereket anlamına gelen El'azık adı verilmiş olup, zamanla Türkçe ses uyumuna uygunluğu ve söyleniş kolaylığı nedeniyle Elazığ olarak kullanılır olmuştur. Elazığ ve yöresinin yazılı tarihinin Hitit tabletlerindeki bilgilerle aydınlatıldığı görülmektedir. MÖ. 2000’lerde yörenin İşuva adıyla anıldığı belirlenmiştir.














    Erzincan Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır














    Erzurum Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Erzurum'un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II.Theodosios' a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis'ti, şimdiki Erzurum'un yerinde kurulmuştu. IV. asır sonuna doğru Roma imparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios' un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos' a göre bu şehir Garin mıntıkasında Fırat'ın kaynağına yakın bir yerde bulunuyordu. Belazurî. bölgeye hakim olan Ermenyakos' un ölümü üzerine yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali' nin ihsanı) adını vermişlerdir. Belazuri Kalîkala' yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder.

    X. asır İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali (halı)nın burada yapıldığım ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud alalam' ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarım Ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Bugünkü Erzurum adı ise, Erzen' in Selçuklular tarafından fethedilmesi üzerine ahalisinin Theodosiopolis' e (Kalikala=Karin) göç etmelerine müteakip bu şehre Erzen ve Türk hâkimiyetinin ilk safhalarında bu adın sonuna, Meyyafarikin (Silvan) ile Siirt arasındaki Erzen' den ayırmak ve Anadolu'ya ait olduğunu belirtmek üzere Rum kelimesi ilave edilerek, Erzen al-Rum denilmesinden kaynaklanmıştır. Selçuklular tarafından Erzurum'da basılmış paraların üzerinde şehrin adı Arzan al-Rum şeklinde yazılmıştır.


















    Eskişehir Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Bugünkü Eskişehir ili, Eski ve Orta çağlarda Yunanca Dorylaion, Latince Dorylaeum ismi ile tanınan bir kentti. Arap kaynaklarında ise şehrin adı Darauliya, Adruliya ve Drusilya olarak verilmiştir. Dorylaion, antik kaynaklarda önemli yolların kavşak noktasında kaplıcaları ile ünlü, ticaret ile zenginliğe kavuşmuş bir Frigya (Phrygia) şehri olarak geçer ve şehrin kurucusu olarak Eretrialı Doryleos gösterilir.

    Özellikle Bizans çağında önem kazanan kentte imparator Justinianos'un yazlık sarayının varlığından söz edilir. 19. yüzyılda birçok gezgin ve bilim adamı, bölgeye yaptıklan gezilerin ve araştırmaların sonucunda Eskişehir'in 3 km. kuzeydoğusunda, Porsuk Çayı'nın kuzeyinde yer alan bugünkü adıyla Şarhöyük ören yerinin antik Dorylaion şehri olduğunu saptamışlardır. Burası 17 m. yüksekliğinde, 450 m. çapında Orta Anadolu'nun orta büyüklükteki höyüklerinden biridir. Burada 1989 yılında itibaren Kültür Bakanlığı ve Anadolu Üniversitesi adına Prof, Dr. A. Muhibbe Darga başkanlığında bir ekip tarafından arkeolojik kazılara başlanmıştır. Halen devam etmekte olan kazılarda, höyükte şimdilik Osmanlı Döneminden ilk Tunç Çağı'na kadar geri giden sürekli bir yerleşmenin olduğu saptanmıştır.

    1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Dorylaion - Şarhöyük, Bizans'ın Selçuklulara karşı korunmasında büyük rol oynamış ancak 1176'da Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan'nın Bizans İmparatoru Manuel Komnenos'u mağlup etmesinden sonra kent, tekrar Selçukluların egemenliği altına girmiştir. Bundan sonra uzun bir zaman yıkık ve terkedilmiş olan Dorylaion-Şarhöyük'ün yakınında, harabenin güneyinde yeni bir yerleşme kurulmuştur. W. M. Ramsay'in bildirdiğine göre, büyük olasılıkla Dorylaion harabelerine Eskişehir adı verilmiş ve bu ad o zamandan günümüze uzanmıştır. Ya da iki defa alındığı için Kılıçarslan aldıktan sonra eski şehrimiz manasında Eskişehir adı yaygınlaşmıştır.




















  7. zemheri..

    zemheri.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7.286
    Beğeniler:
    693
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Gaziantep Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    GaziantepŞehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921’de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.













    Giresun Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Şehrin nerede kurulduğu ve kimler tarafından iskan edildiği konusu tartışmalıdır. Bu tereddüt M.Ö. 350 yıllarına ait kaynaklarda da yer almaktadır. Coğrafyacı Strabon, Farnakia dediği şehrin; bugünkü Giresun kentinin olduğu yerde kurulduğu üzerinde durmuştur. Romalı idareci Arrien Farnakia'nın eski adının Kerasus olduğunu belirtmiş ve buranın Sinoplular tarafından kurulduğunu yazmıştır.

    Şehir hakkında Roma, Bizans ve Rum Pontus İmparatorluğu dönemine ait tatminkar bilgiler yoktur.




















    Gümüşhane Şehrinin İsmi Nerden Geliyor?

    Gümüşhane'nin eski adı Canıca’dır. 1647'de Gümüşhane'yi ziyaret eden Evliya Çelebi, buralarda gümüş madeninin çok olduğunu, çalışır ve boşaltılmış durumda 70 kadar ocak bulunduğunu bildirir. Yine bu ocaklardan 7 koldan kurşunsuz gümüş cevheri çıkarıldığını ve bu şehirde Emin Mahallesinde darphane olduğunu yazarak üzerinde "Azze nasrahu daraba fi catha" (Canca'da basılmıştır) yazılı birkaç akçenin kendisinde olduğunu bildirir. İşte bu bölgede gümüş madenlerinin çok olmasından dolayıda şehre Gümüşhane denmektedir.




















Sayfayı Paylaş