1. Yorumla.Net yayın hayatına son verecektir. Bugüne kadar desteğinden ve katkılarından dolayı herkese teşekkür ederiz.

Sağlık Mevzuatı

Konu, 'Sağlık ve Psikoloji' kısmında Yorumsuz tarafından paylaşıldı.

  1. Yorumsuz

    Yorumsuz Yeni yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    0
    Beğeniler:
    0
    ELEMAN TEMİNİNDE GÜÇLÜK ÇEKİLEN YERLERDE SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ÇALIŞTIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDEKİ KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN



    Kanun No: 4924
    Resmi Gazete
    Tarih: 24.07.2003; Sayı: 25178

    Amaç ve kapsam
    MADDE 1. - Bu Kanunun amacı; eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini temin etmek üzere, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları tarafından hizmet akdi ile sözleşmeli olarak istihdam edilecek ve işçi sayılmayan sağlık personelinin hizmet şartlarını, niteliklerini, işe alınma ve işine son verilme hallerini, görev ve yetkilerini, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, ücret ve diğer ödemeleri ile özlük işlerini düzenlemektir.
    Sözleşmeli personel istihdam edilecek hizmet birimleri; Başbakanlık Doğu ve Güneydoğu Eylem Planı, Devlet Planlama Teşkilâtı tarafından yayınlanmış en son ilçe bazındaki sosyo ekonomik gelişmişlik kriterleri, ilçelerin sağlık göstergeleri ile coğrafi konumları dikkate alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine yılda bir kez Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilir. Dağıtımı yapılacak pozisyon sayısı 22000'i geçemez. Şehir merkezlerinde kullanılacak toplam pozisyon sayısı, bu rakamın azami % 5'idir. Ekli (2) sayılı cetveldeki taban oranlarını yarısına kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. İstihdam edilecek sözleşmeli personel unvanları ve bunlarda aranılacak nitelikler ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.

    Tanımlar
    MADDE 2. - Bu Kanunda yer alan;
    a) Bakan: Sağlık Bakanını,
    b) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,
    c) Sözleşmeli personel: Ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen pozisyon unvanlarından birinde görev yapan personeli,
    d) Sözleşmeli personel pozisyonu: Ekli (1) sayılı cetvelde unvanlar itibarıyla belirtilen ve ancak bir personelin istihdamına imkân veren görev pozisyonunu,
    İfade eder.

    Sözleşmeli personelin sayısı ve çalıştırılacakları yerler
    MADDE 3. - Bakanlık, bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Bakanlar Kurulu kararında belirtilen hizmet birimlerinde ve ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen pozisyon unvanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, Maliye Bakanlığı tarafından vize edilmiş pozisyonlarda Bakan onayı ile sözleşmeli personel istihdam edebilir.
    Sözleşmeli personelin pozisyon unvanlarını ve niteliklerini gösteren ekli (1) sayılı cetvel ile bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen sözleşmeli personel sayısı hizmete duyulan ihtiyaçtaki değişmeler dikkate alınarak yılda bir kez olmak kaydıyla, Devlet Personel Başkanlığı ile Maliye Bakanlığının görüşü ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenebilir.
    Bu Kanuna göre istihdam edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarının, bu Kanunun 1 ve 3 üncü maddeleri gereğince Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen hizmet birimlerinde ve bu kararlarda belirtilen azami pozisyon sayısını geçmemek üzere, sağlık kurum ve kuruluşları ile gezici sağlık ve 112 acil servis gibi hizmet bazında birimler ve pozisyon unvanları itibarıyla dağılımına ilişkin vize işlemi, Bakanlığın teklifi üzerine yılda bir kez olmak üzere Maliye Bakanlığınca yapılır. Vize işlemine aykırı pozisyon unvanlarında ve sağlık birimlerinde sözleşmeli personel istihdam edilemez. Bakanlık, sözleşmeli personel pozisyonlarının hizmet ihtiyaçlarına en uygun şekilde dağılımının sağlanması için gerekli tedbirleri alır ve bu amaçla norm pozisyon sayılarını tespit eder. Norm pozisyon sayısının değişmesi dışında, pozisyonların birimler itibarıyla dağılımı değiştirilemez.
    Maliye Bakanlığı tarafından birimler itibarıyla vize edilmiş pozisyonlarda istihdam edilecek personel; pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde sürekli olarak görevlendirilemez ve çalıştırılamaz. Ancak sözleşmeli personel; deprem, yangın, su baskını, yer kayması, çığ ve benzeri afetler, sıkıyönetim, olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hali ile yılda bir ayı geçmeyen hizmet içi eğitim çalışmaları esnasında, pozisyonunun tahsis edildiği yer dışındaki birimlerde geçici olarak görevlendirilebilir.

    Sözleşmeli personelin atanma şartları ve nitelikleri
    MADDE 4. - Sözleşme ile çalıştırılacak personelin; Bakanlığın belirleyeceği hizmetin gerektirdiği özel koşulların yanı sıra, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları ve ekli (1) sayılı cetvelde belirtilen nitelikleri taşıması zorunludur. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, sözleşmeli personel olarak istihdam edilemezler.
    Sözleşmeli personel olarak; uzman tabip, tabip, diş tabibi ve eczacı pozisyonlarına her türlü atamalar kura ile, diğer sözleşmeli personel pozisyonlarına ise merkezi sınavla yapılır. Daha önce Devlet memurluğu hizmeti bulunanlar, halen Devlet memuru olarak çalışanlar, diğer personel kanunlarına tabi olanlar ile bu Kanuna tabi olarak istihdam edilip de hizmet sözleşmesini feshedenler veya sözleşmesi feshedilenler de sınavla atanması öngörülen pozisyonlara ancak merkezi sınavla atanabilirler. Bir sözleşmeli personel pozisyon unvanından sınavla atanması öngörülen diğer bir pozisyon unvanına nakiller ile, sözleşmeli personelin aynı pozisyon unvanıyla bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Bakanlar Kurulu kararında gösterilen hizmet birimleri arasındaki aynı unvanlı sınavla atanması öngörülen boş diğer pozisyonlara nakillerinde merkezi sınav puanına göre yapılacak sıralama esas alınır.
    Sözleşmeli personel pozisyonlarına atanacakların seçimi maksadıyla yapılacak sınavlar, sınava tabi tutulmaksızın yapılabilecek atamalara ilişkin kuralar, bir sözleşmeli personel pozisyon unvanından diğer bir pozisyon unvanına nakiller ile sözleşmeli personelin aynı pozisyon unvanıyla bu Kanunun 1 inci maddesi gereğince hazırlanan Bakanlar Kurulu kararında gösterilen hizmet birimleri arasındaki aynı unvanlı boş diğer pozisyonlara nakilleri ile ilgili usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.

    Hizmet sözleşmesi
    MADDE 5. - Hizmet sözleşmesinin tarafları, Bakanlık ile 4 üncü madde uyarınca sözleşmeli personel olarak çalışmaya hak kazanmış kişilerdir. Hizmet sözleşmesi, Bakanın ilde yetkili kıldığı amir ile sözleşmeli personel arasında imzalanır. Sözleşmeli personelin; görev yeri, görevi dahilinde yapacağı işlerin tanımları, uyacakları mesleki ve etik kurallar, ödev, yetki ve sorumlulukları ile diğer hususlar hizmet sözleşmesinde belirtilir. Hizmet sözleşmesi yazılı olarak yapılır ve tip sözleşme örnekleri Maliye Bakanlığınca vize edilir.
    Hizmet sözleşmelerinin uygulanma süresi, malî yıl ile sınırlıdır. Taraflardan birinin, sözleşmenin bitiminden en geç bir ay önce karşı tarafa yazılı fesih bildiriminde bulunmaması durumunda hizmet sözleşmesinin uygulanma süresi, izleyen yılın sonuna kadar uzatılmış sayılır.
    Hizmet sözleşmesinin gerektirdiği damga vergisi sözleşmeli personel tarafından, diğer resim, harç ve benzeri giderler Bakanlıkça karşılanır.
    Sözleşmeli personel; kazanç getirici başka bir iş yapamaz, resmi veya özel herhangi bir müessesede maaşlı, ücretli veya sözleşmeli olarak görev alamaz, serbest olarak sanat ve mesleklerini icra edemez, 657 sayılı Kanunda Devlet memurları için yasaklanmış bulunan fiil ve eylemlerde bulunamaz ve siyasi partilere üye olamazlar.
    Sözleşmeli personelin, istihdam edildikleri hizmet birimlerinin bulundukları yerleşme merkezlerinde (mücavir alanları dahil belediye ve köy hudutları içerisinde) sözleşme süresince ikamet etmeleri esastır.
    Sözleşmeli personelin haftalık çalışma süresi kırk saattir. Ancak ilgili valilik, çalışma birimlerinin ve hizmetin özellikleri ile emsali Devlet memurlarının çalışma saatlerini dikkate alarak farklı çalışma süreleri ve günlük çalışma saatlerini belirlemeye yetkilidir. Belirli sürede bitirilmesi gereken işler söz konusu olduğunda, sözleşmeli personel normal çalışma saatleri dışında veya hafta tatili ve resmi tatillerde de çalışmak zorundadır. Bu çalışmaları karşılığında sözleşmeli personele herhangi bir ek ücret ödenmez. Ancak, zorunlu çalışılan hafta tatili ve diğer dinlenme süreleri başka günlerde kullandırılır.
    Sözleşmeli personelin izinleri hususunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ancak, otuz günü aşan hastalık izinlerinde sözleşmeli personele yarım sözleşme ücreti ödenir. Ayrıca, sözleşmeli personelin yıllık izinleri birleştirilemez ve bu personele yıllık izinden düşülmek üzere mazeret izni verilemez.

    Malî haklar ve ödül
    MADDE 6. - Sözleşmeli olarak çalıştırılacak personele, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre çalışanlar için uygulanmakta olan tavan ücretin 2,5 katını aşmamak üzere, ekli (2) sayılı cetvelde pozisyon unvanları itibarıyla belirlenmiş bulunan taban ve tavan ücret oranları arasındaki oranlar üzerinden hesaplanan miktarlarda aylık ücret ödenir. Taban ve tavan oranlar arasındaki aylık ücretin belirlenmesinde; sözleşmeli olarak çalıştırılacak personelin pozisyon unvanı, hizmet süresi, görev yerinin özelliği ve şartları ile eğitim seviyesi esas alınır.
    Çalıştırıldıkları il merkezinde oluşturulacak komisyon ile sicil ve disiplin amirleri tarafından yapılacak başarı değerlendirmesi sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları tespit edilen sözleşmeli personele, bir aylık ücreti tutarında ve bir malî yılda iki defayı geçmemek üzere ödül verilebilir. Sözleşmeli personelin başarı değerlendirmesi; objektif kriterler çerçevesinde belirlenmek kaydıyla; görevin verimli ve etkin yürütülmesi, yaratıcılık, girişimcilik, çalışma disiplini, görevin yürütülmesinde gösterilen gayret ve başarı ile sağlık hizmetlerinden yararlananların memnuniyeti dikkate alınarak tespit edilir.
    Başarı değerlendirmesi esas ve usulleri, başarı değerlendirmesini yapacak amirler ve komisyonun kimlerden oluşacağı ile sözleşmeli personele ödenecek aylık ücret yukarıda belirtilen unsurlar çerçevesinde Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından belirlenir.
    Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler, çalışmayı takip eden ay sonunda yapılır. Sözleşmeli personele, aylık sözleşme ücreti dışında görev yaptıkları birimde bulunan döner sermayeden ilgili mevzuatı dahilinde ödeme yapılabilir. Sözleşmeli personele, Devlet memurlarına ödenen aile, doğum, ölüm yardımları ödeneği verilir ve bu personel 657 sayılı Kanunun 209, 210, 211 ve 212 nci maddelerindeki yardım ve haklardan yararlandırılır.
    Sözleşmeli personele yukarıda sayılanlar dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu hususta hüküm konulamaz.

    Hizmet sözleşmesinin feshi ve sürekli sözleşmeli personel statüsü
    MADDE 7. - Sözleşmeli personel, iki ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak her zaman feshedebilir. Bakanlık, hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle sicil veya disiplin amirleri tarafından yazılı olarak ikaz edilenlerden söz konusu koşullara uymama halinin tekerrürü durumu ile norm pozisyon sayısında değişiklik olması, sözleşmeli personel pozisyonlarının vizelendiği birimlerin kapatılması veya bu birimlerde sözleşmeli personel istihdam edilmesinden vazgeçilmesi hallerinde sözleşmeli personelin sözleşmesini bir ay önceden yazılı ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Bakanlık sözleşmeyi sona erdirmek istediği takdirde gerekçesini karşı tarafa bildirmek zorundadır.
    Norm pozisyon sayısında değişiklik olması, sözleşmeli personel pozisyonlarının vizelendiği birimlerin kapatılması veya bu birimlerde sözleşmeli personel istihdam edilmesinden vazgeçilmesi sebebiyle sözleşmesi feshedilenler hariç olmak üzere, sözleşmesi feshedilenler ile hizmet sözleşmesini feshedenler iki yıl geçmedikçe yeniden sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler. Bunların sözleşmeli statüde geçirdikleri hizmetler, yeniden işe alınmalarında kazanılmış hak teşkil etmez.
    Hizmet sözleşmesi; sözleşmeli personelin istek, yaş haddi, malullük gibi nedenlerle emekliye ayrılması, 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir fiil işlenmesi veya ölümü, sözleşmeli personelin ilgili mevzuatına göre aranan niteliklerden birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya bu niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi hallerinde kendiliğinden sona erer. Sözleşmesi anılan fiillerden birini işlemesi nedeniyle sona eren personel, hiçbir şekilde bir daha sözleşmeli personel olarak istihdam edilemez.
    Kesintisiz on yıl süreyle sözleşmeli personel olarak hizmet etmiş ve bu süre içerisinde aylıktan kesme ve üstü disiplin cezası almamış olanlar, sicilleri olumlu olmak kaydıyla, sürekli sözleşmeli personel olma hakkını elde etmiş sayılır. Bu hakkı elde etmiş personelin sözleşmesi, 657 sayılı Kanuna göre Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektirecek bir suç işlemedikçe emeklilik hakkını elde edene kadar Bakanlık tarafından tek taraflı olarak feshedilemez.

    Kanunda hüküm bulunmayan haller
    MADDE 8. - Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna tabi personel hakkında diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.
    Çeşitli hükümler
    MADDE 9. - Sözleşmeli personel, istekleri üzerine Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirilir. Diğer sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilen sözleşmeli personel hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi hükmü uygulanır. Sözleşmeli personel, emsali Devlet memuru dikkate alınarak 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerinden yararlandırılır.
    Sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin cezaları ile sicil hususunda bu Kanun ile ilgili düzenlemeler dışında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır. Aylıktan kesme cezası, sözleşmeli personelin brüt ücretinin 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, sözleşmeli personelin ücretinin belirlenmesinde esas alınan kıdem süresinde indirim yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise sözleşmenin feshedilmesi suretiyle uygulanır. Sözleşmeli personele disiplin cezalarının uygulanması ile sicil verilmesine ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
    Devlet memuru olarak çalışmaktayken bu Kanun çerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçenler sözleşmelerinin bitiminde istekleri halinde 657 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre Devlet memurluğu kadrolarına naklen atanabilirler.
    Sözleşmeli personel hakkında; 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri de uygulanır.
    Sözleşmeli personele karşı görevi ile ilgili veya görevi başında işlenen suçlar Devlet memuruna karşı işlenmiş sayılır.
    Sözleşmeli personelin çalışma usul ve esasları ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.

    MADDE 10. - 7.5.1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa aşağıdaki madde eklenmiştir.

    Bazı sağlık personelinin atanması
    EK MADDE 1. - Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman (T.U.T.G.), uzman tabip, tabip, diş tabibi ve eczacı kadrolarına yapılacak açıktan atamalar, açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra sınavsız ve kura ile yapılır.
    Klinik şefi, klinik şef yardımcısı, başasistan ve asistan kadrolarına, açıktan atama izni alınmaksızın ilgili mevzuatı çerçevesinde atama yapılır.
    Kura yoluyla yapılacak atamalara ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

    MADDE 11. - 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin "III-SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARDIMCI SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI" başlıklı bendine aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
    Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetler, lüzumu halinde bedeli döner sermaye gelirlerinden ödenmek kaydıyla, Bakanlıkça tespit edilecek esas ve usullere göre hizmet satın alınması yoluyla gördürülebilir.

    MADDE 12. - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 43 üncü maddesi ile eklenen ve 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden düzenlenen Ekli (I) sayılı cetvelin "III- Sağlık Hizmetleri Sınıfı" kısmı ekteki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

    MADDE 13. - 13.12.1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 22 nci maddesinde yer alan "on (10)" ibaresi "otuz (30)" olarak değiştirilmiştir.

    Yürürlükten kaldırılan hükümler
    MADDE 14. - 21.8.1981 tarihli ve 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun ile 7.6.2000 tarihli ve 4576 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu, Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanun, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, Kadastro Kanunu ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

    GEÇİCİ MADDE 1. - 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kadrolarında halen çalışmakta olan personelden 1.1.2004-31.12.2004 tarihleri arasında Bakanlığa müracaatta bulunanlar sınavsız ve kura ile sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilebilirler. Başvuru süresi Bakanlar Kurulu kararı ile uzatılabilir. Sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilmeye başlanan Devlet memurlarının kadroları hiçbir işleme gerek kalmaksızın tutulu kadro haline gelmiş sayılır.

    Yürürlük
    MADDE 15. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Yürütme
    MADDE 16. - Bu
    III SAĞLIK HİZMETLERİ SINIFI
    a) Uzman Tabip, Tabip, Diş Hekimi, Veteriner Hekim, Eczacı ve Biyolog ile Yüksek Lisans ve Doktora Yapmış Olanlar 1 3600
    2 3000
    3 2200
    4 1600
    5 1300
    6 1150
    7 950
    8 850

    b) Sağlık bilimleri lisansiyerleri 1 3000
    2 2200
    3 1800
    4 1300
    5 1150
    6 950
    7 850
    8 800

    c) Sağlık ile ilgili ön lisans mezunları 1 2200
    2 1600
    3 1200
    4 1100
    5 900
    6 800
    7 600
    8 550
    9 500
    10 450

    d) Diğerleri 1 1500
    2 1100
    3 800
    4 650





    (1) SAYILI CETVEL
    SÖZLEŞMELİ PERSONEL POZİSYON UNVANLARI VE BU POZİSYONLARDA İSTİHDAM EDİLECEKLERDE ARANACAK NİTELİKLER
    UNVANI NİTELİĞİ
    Uzman Tabip Tıpta Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olanlar
    Tabip Tıp fakültesi mezunu
    Diş Tabibi Diş hekimliği fakültesi mezunu
    Eczacı Eczacılık fakültesi mezunu
    Veteriner Veteriner fakültesi mezunu
    Biyolog Fen-edebiyat fakültesi biyoloji bölümü mezunu
    Psikolog 4 yıllık fakültelerin psikoloji bölümü mezunu
    Sosyal Çalışmacı Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların sosyal hizmetler bölümü mezunu
    Diyetisyen Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların diyetisyenlik bölümü mezunu
    Fizyoterapist Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların fizyoterapist bölümü mezunu
    Çocuk Gelişimcisi Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların çocuk gelişimi bölümü mezunu
    Odyolog Fakülte veya 4 yıllık yüksekokulların odyoloji bölümü mezunu
    Tıbbi Teknolog Sağlık eğitim enstitüsü mezunu
    Sağlık Teknikeri Sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu mezunu olup sağlık teknikeri olarak mezun olanlar
    Hemşire (4 yıllık YO) 4 yıllık yüksekokulların hemşirelik bölümü mezunu
    Hemşire (2 yıllık YO) 2 yıllık yüksekokulların hemşirelik bölümü mezunu
    Hemşire (SML) Sağlık meslek lisesi mezunu
    Ebe (4 yıllık YO) 4 yıllık yüksekokulların ebelik bölümü mezunu
    Ebe (2 yıllık YO) 2 yıllık yüksekokulların ebelik bölümü mezunu
    Ebe (SML) Sağlık meslek lisesi mezunu
    Sağlık Memuru (4 yıllık YO) 4 yıllık yüksekokulların ilgili bölümü mezunu
    Sağlık Memuru (2 yıllık YO) 2 yıllık yüksekokulların ilgili bölümü mezunu
    Sağlık Memuru (SML) Sağlık meslek lisesi mezunu


    (2) SAYILI CETVEL
    SÖZLEŞMELİ PERSONELİN AYLIK BRÜT ÜCRETLERİNE İLİŞKİN TABAN VE TAVAN ORANLARI
    POZİSYON UNVANI VEYA NİTELİĞİ TABAN ORANI TAVAN ORANI
    Uzman Tabip 1,5 2,5
    Tabip - Diş Tabibi 1,2 2,2
    4 yıl ve üzeri fakülte mezunu 0,9 1,9
    2-3 yıllık yüksekokul mezunu 0,8 1,7
    Lise ve dengi okul mezunu 0,7 1,5
  2. Yorumsuz

    Yorumsuz Yeni yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    0
    Beğeniler:
    0
    ÇOCUK KORUMA KANUNU


    KANUN NO: 5395
    Kabul Tarihi: 3 Temmuz 2005
    Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 15 Temmuz 2005 - Sayı: 25876

    BİRİNCİ KISIM
    Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler


    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Temel İlkeler
    Amaç

    MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

    Kapsam

    MADDE 2- (1) Bu Kanun, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usul ve esaslarına, çocuk mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri kapsar.

    Tanımlar

    MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

    a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi; bu kapsamda,

    1. Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuğu,

    2. Suça sürüklenen çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu,

    b) Mahkeme: Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerini,

    c) Çocuk hakimi: Hakkında kovuşturma başlatılmış olanlar hariç, suça sürüklenen çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında uygulanacak tedbir kararlarını veren çocuk mahkemesi hakimini,

    d) Kurum: Bu Kanun kapsamındaki çocuğun bakılıp gözetildiği, hakkında verilen tedbir kararlarının yerine getirildiği resmi veya özel kurumları,

    e) Sosyal çalışma görevlisi: Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyal hizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını,

    İfade eder.

    Temel ilkeler

    MADDE 4- (1) Bu Kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması amacıyla;

    a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması,

    b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi,

    c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmaması,

    d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması,

    e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları,

    f) İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usul izlenmesi,

    g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi,

    h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi,

    i) Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması,

    j) Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi, kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması,

    k) Çocukların bakılıp gözetildiği, tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulmaları,

    l) Çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması,

    İlkeleri gözetilir.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler
    Koruyucu ve destekleyici tedbirler

    MADDE 5- (1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;

    a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,

    b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine,

    c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi halinde, çocuğun resmi veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,

    d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbi bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına,

    e) Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya,

    Yönelik tedbirdir.

    (2) Hakkında, birinci fıkranın (e) bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan kimselerin, talepleri halinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur.

    (3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması halinde; çocuk, bu kişilere teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir.

    Kuruma başvuru

    MADDE 6- (1) Adli ve idari merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Çocuk ile çocuğun bakımından sorumlu kimseler çocuğun korunma altına alınması amacıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna başvurabilir.

    (2) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kendisine bildirilen olaylarla ilgili olarak gerekli araştırmayı derhal yapar.

    Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alınması

    MADDE 7- (1) Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hakimi tarafından alınabilir.

    (2) Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir.

    (3) Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir.

    (4) Hakim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.

    (5) Hakim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hallerde, çocuğun bulunduğu yer hakimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hakim veya mahkemeye bildirilir.

    (6) Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hakim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir.

    (7) Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir.

    Tedbirlerde yetki

    MADDE 8- (1) Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hakimince alınır.

    (2) Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hakim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir.

    (3) Hakim veya mahkeme; denetim memurları, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re'sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını inceleyerek kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir.

    Acil korunma kararı alınması

    MADDE 9- (1) Derhal korunma altına alınmasını gerektiren bir durumun varlığı halinde çocuk, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakım ve gözetim altına alındıktan sonra acil korunma kararının alınması için Kurum tarafından çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hakimine müracaat edilir. Hakim tarafından, üç gün içinde talep hakkında karar verilir. Hakim, çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerektiğinde kişisel ilişkinin tesisine karar verebilir.

    (2) Acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olmak üzere verilebilir. Bu süre içinde Kurumca çocuk hakkında sosyal inceleme yapılır. Kurum, yaptığı inceleme sonucunda, tedbir kararı alınmasının gerekmediği sonucuna varırsa bu yöndeki görüşünü ve sağlayacağı hizmetleri hakime bildirir. Çocuğun, ailesine teslim edilip edilmeyeceğine veya uygun görülen başkaca bir tedbire hakim tarafından karar verilir.

    (3) Kurum, çocuk hakkında tedbir kararı alınması gerektiği sonucuna varırsa hakimden koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilmesini talep eder.

    Bakım ve barınma kararlarının yerine getirilmesi

    MADDE 10- (1) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından, kendisine intikal eden olaylarda gerekli önlemler derhal alınarak çocuk, resmi veya özel kuruluşlara yerleştirilir.

    Çocuklara özgü güvenlik tedbiri

    MADDE 11- (1) Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.

    Akıl hastalığı

    MADDE 12- (1) Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması halinde, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

    Tedbir kararlarında usul

    MADDE 13- (1) Bu Kanunun 7 nci maddesinin yedinci fıkrasında öngörülen durumlar hariç olmak üzere, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklarla korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında duruşma yapılmaksızın tedbir kararı verilir. Ancak, hakim zaruret gördüğü hallerde duruşma yapabilir.

    (2) Tedbir kararının verilmesinden önce yeterli idrak gücüne sahip olan çocuğun görüşü alınır, ilgililer dinlenebilir, çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlenmesi istenebilir.

    Kanun yolu

    MADDE 14- (1) Bu Kanun hükümlerine göre, çocuk hakimi tarafından alınan tedbir kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun itiraza ilişkin hükümlerine göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır.

    İKİNCİ KISIM
    Soruşturma ve Kovuşturma


    BİRİNCİ BÖLÜM
    Soruşturma
    Soruşturma

    MADDE 15- (1) Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır.

    (2) Çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilir.

    (3) Cumhuriyet savcısı soruşturma sırasında gerekli görüldüğünde çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasını çocuk hakiminden isteyebilir.

    Çocuğun gözaltında tutulması

    MADDE 16- (1) Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulur.

    (2) Kolluğun çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde çocuklar, gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.

    İştirak halinde işlenen suçlar

    MADDE 17- (1) Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi halinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.

    (2) Bu halde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir.

    (3) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür.

    Çocuğun nakli

    MADDE 18- (1) Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak; zorunlu hallerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir.

    Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

    MADDE 19- (1) Fiil için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı üç aydan fazla ve iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını veya adli para cezasını gerektirir ise, Cumhuriyet savcısı tarafından deliller toplandıktan sonra şüpheli hakkında açılacak kamu davası;

    a) Çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,

    b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,

    c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması,

    d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

    Koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde, beş yıl süreyle ertelenebilir. Bu fıkranın (d) bendindeki koşul çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilir.

    (2) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın uygulanması, çocuk hakiminin onamasına bağlıdır. Bu husustaki karar beş gün içinde verilir.

    (3) Erteleme süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyet halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

    (4) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

    (5) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk bakımından, birinci fıkrada öngörülen hapis cezasının üst sınırı üç yıl (üç yıl dahil) olarak uygulanır.

    Adli kontrol

    MADDE 20- (1) Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma evrelerinde adli kontrol tedbiri olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinde sayılanlar ile aşağıdaki tedbirlerden bir ya da birkaçına karar verilebilir:

    a) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.

    b) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.

    c) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak.

    (2) Ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir.

    Tutuklama yasağı

    MADDE 21- (1) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Kovuşturma
    Duruşma

    MADDE 22- (1) Çocuk, velisi, vasisi, mahkemece görevlendirilmiş sosyal çalışma görevlisi, çocuğun bakımını üstlenen aile ve kurumda bakılıyorsa kurumun temsilcisi duruşmada hazır bulunabilir.

    (2) Mahkeme veya hakim, çocuğun sorgusu veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurabilir.

    (3) Duruşmalarda hazır bulunan çocuk, yararı gerektirdiği takdirde duruşma salonundan çıkarılabileceği gibi sorgusu yapılmış çocuğun duruşmada hazır bulundurulmasına da gerek görülmeyebilir.

    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

    MADDE 23- (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda belirlenen ceza, en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

    (2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için gerekli koşullar şunlardır:

    a) Çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması.

    b) Çocuğun yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması.

    c) Çocuk hakkında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi.

    d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi. Suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zarar miktarının belirlenememesi halinde, mahkemece takdir edilecek bir miktarda paranın bir defada Maliye veznesine yatırılması. Ancak bu koşul, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilir.

    (3) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde, çocuk, beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulur. Bu süre içinde çocuğun bir eğitim kurumuna devam etmesine, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

    (4) İkinci fıkranın (d) bendinde belirtilen koşulun yerine getirilememesi halinde; denetimli serbestlik süresince sanığa aşağıdaki yükümlülüklerden biri yüklenerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir:

    a) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aylık taksitler halinde ödenerek tamamen giderilmesi.

    b) Suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zarar miktarının belirlenememesi halinde, mahkemece takdir edilecek miktarda paranın aylık taksitler halinde Maliye veznesine yatırılması.

    (5) Denetimli serbestlik süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, davanın düşmesine karar verilir.

    (6) Çocuğun denetimli serbestlik süresi içinde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkum olması veya yükümlülüklerine aykırı davranması halinde, mahkeme geri bıraktığı hükmü açıklar. Ancak mahkeme, yükümlülüklerin yerine getirilme durumunu göz önünde bulundurarak, çocuk hakkında belirlenen cezada yarı oranına kadar indirim yapabilir.

    (7) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.

    (8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

    Uzlaşma

    MADDE 24- (1) Suça sürüklenen çocuklarla ilgili olarak uzlaşma, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan veya kasten işlenen ve alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren ya da taksirle işlenen suçlarda uygulanır.

    (2) Suç tarihinde onbeş yaşını doldurmayan çocuklar bakımından, birinci fıkrada öngörülen hapis cezasının alt sınırı üç yıl olarak uygulanır.

    ÜÇÜNCÜ KISIM
    Mahkemeler ve Cumhuriyet Savcılığı


    BİRİNCİ BÖLÜM
    Mahkemelerin Kuruluş, Görev ve Yetkisi
    Mahkemelerin kuruluşu

    MADDE 25- (1) Çocuk mahkemesi, tek hakimden oluşur. Bu mahkemeler her il merkezinde kurulur. Ayrıca, bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak kurulabilir. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde çocuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz. Mahkemelerin bulunduğu yerlerdeki Cumhuriyet savcıları, çocuk mahkemeleri kararlarına karşı kanun yoluna başvurabilirler.

    (2) Çocuk ağır ceza mahkemelerinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur ve mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. Bu mahkemeler bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak kurulur. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde çocuk ağır ceza mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.

    Mahkemelerin görevi

    MADDE 26- (1) Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar.

    (2) Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.

    (3) Mahkemeler ve çocuk hakimi, bu Kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir.

    (4) Çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunla kurulan mahkemelerde görülür.

    Mahkemelerin yargı çevresi

    MADDE 27- (1) Çocuk mahkemelerinin yargı çevresi, kurulduğu il ve ilçenin mülki sınırlarıyla belirlenir.

    (2) Çocuk ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır.

    (3) Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerinin yargı çevresinin belirlenmesine veya değiştirilmesine Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir.

    Hakimlerin atanmaları

    MADDE 28- (1) Mahkemelere, atanacakları bölgeye veya bir alt bölgeye hak kazanmış, adli yargıda görevli, tercihan çocuk hukuku alanında uzmanlaşmış, çocuk psikolojisi ve sosyal hizmet alanlarında eğitim almış olan hakimler ve Cumhuriyet savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca atama yapılır.

    (2) Atamalarda istekli olanlarla daha önce bu görevlerde bulunmuş olanlara öncelik tanınır.

    (3) Herhangi bir nedenle görevine gelemeyen hakimin yerine bu hakim görevine başlayıncaya veya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yetkilendirme yapılıncaya kadar o yerdeki hakimlerden hangisinin bakacağı, birinci fıkrada aranan nitelikler de gözetilerek adli yargı adalet komisyonu başkanınca belirlenir.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Cumhuriyet Savcılığı ve Kolluk
    Cumhuriyet savcılığı çocuk bürosu

    MADDE 29- (1) Cumhuriyet başsavcılıklarında bir çocuk bürosu kurulur. Cumhuriyet başsavcısınca 28 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen nitelikleri haiz olanlar arasından yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı, bu büroda görevlendirilir.

    Çocuk bürosunun görevleri

    MADDE 30- (1) Çocuk bürosunun görevleri;

    a) Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma işlemlerini yürütmek,

    b) Çocuklar hakkında tedbir alınması gereken durumlarda, gecikmeksizin tedbir alınmasını sağlamak,

    c) Korunma ihtiyacı olan, suç mağduru veya suça sürüklenen çocuklardan yardıma, eğitime, işe, barınmaya ihtiyacı olan veya uyum güçlüğü çekenlere ihtiyaç duydukları destek hizmetlerini sağlamak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmak, bu gibi durumları çocukları korumakla görevli kurum ve kuruluşlara bildirmek,

    d) Bu Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirmektir.

    (2) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, bu görevler çocuk bürosunda görevli olmayan Cumhuriyet savcıları tarafından da yerine getirilebilir.

    Kolluğun çocuk birimi

    MADDE 31- (1) Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir.

    (2) Kolluğun çocuk birimi, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında işleme başlandığında durumu, çocuğun veli veya vasisine veya çocuğun bakımını üstlenen kimseye, baroya ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna, çocuk resmi bir kurumda kalıyorsa ayrıca kurum temsilcisine bildirir. Ancak, çocuğu suça azmettirdiğinden veya istismar ettiğinden şüphelenilen yakınlarına bilgi verilmez.

    (3) Çocuk, kollukta bulunduğu sırada yanında yakınlarından birinin bulunmasına imkan sağlanır.

    (4) Kolluğun çocuk birimlerindeki personeline, kendi kurumları tarafından çocuk hukuku, çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal hizmet gibi konularda eğitim verilir.

    (5) Çocuğun korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi ya da tespiti veya hakkında acil korunma kararı almak için beklemenin, çocuğun yararına aykırı olacağını gösteren nedenlerin varlığı halinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri almak suretiyle çocuğun güvenliğini sağlar ve mümkün olan en kısa sürede Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna teslim eder.

    Görevlilerin eğitimleri

    MADDE 32- (1) Mahkemelerde görevlendirilecek hakimler ve Cumhuriyet savcıları ile sosyal çalışma görevlilerine ve denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğünde görevli denetim görevlilerine, adaylık dönemlerinde Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara uygun çocuk hukuku, sosyal hizmet, çocuk gelişimi ve psikolojisi gibi konularda eğitim verilir.

    (2) Mahkemelere atananların, görevleri süresince, alanlarında uzmanlaşmalarını sağlama ve kendilerini geliştirmelerine yönelik hizmet içi eğitim almaları sağlanır.

    (3) Hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimin usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Sosyal İnceleme
    Sosyal çalışma görevlileri

    MADDE 33- (1) Adalet Bakanlığınca mahkemelere, en az lisans öğrenimi görmüş olanlar arasından yeterli sayıda sosyal çalışma görevlisi atanır. Atamada; çocuk ve aile sorunları ile çocuk hukuku ve çocuk suçluluğunun önlenmesi alanlarında lisansüstü eğitim yapmış olanlar tercih edilir.

    (2) Mahkemelere atanan ve bu Kanun kapsamındaki tedbirleri uygulayan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda görevli sosyal çalışma görevlilerine almakta oldukları aylıklarının brüt tutarının yüzde ellisi oranında ödenek verilir.

    (3) Bu görevlilerin bulunmaması, görevin bunlar tarafından yapılmasında fiili veya hukuki bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç duyulması gibi durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar ile serbest meslek icra eden birinci fıkrada öngörülen nitelikleri haiz kimseler de sosyal çalışma görevlisi olarak görevlendirilebilirler.

    (4) Hakkında sosyal inceleme yapılacak çocuğun, incelemeye tabi tutulacak çevresi mahkemenin yetki alanı dışında ise, davayı gören mahkemenin talimatına bağlı olarak çocuğun bulunduğu yerdeki mahkemece inceleme yaptırılır. Büyükşehir belediye sınırları içinde kalan yerlerde bu inceleme, davayı gören mahkemeye bağlı olarak çalışan sosyal çalışma görevlilerince yapılabilir.

    Sosyal çalışma görevlilerinin görevleri

    MADDE 34- (1) Sosyal çalışma görevlilerinin görevi;

    a) Görevlendirildikleri çocuk hakkında derhal sosyal inceleme yapmak, hazırladıkları raporları kendilerini görevlendiren mercie sunmak,

    b) Suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında bulunmak,

    c) Bu Kanun kapsamında mahkemeler ve çocuk hakimleri tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmektir.

    (2) İlgililer, sosyal çalışma görevlilerinin çalışmaları sırasında kendilerine yardımcı olmak ve çocuk hakkında istenen bilgileri vermek zorundadır.

    (3) Sosyal çalışma görevlilerinin, görevleri sırasında yaptıkları ve hakim tarafından takdir edilen masrafları Cumhuriyet başsavcılığının suçüstü ödeneğinden ödenir.

    Sosyal inceleme

    MADDE 35- (1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.

    (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir.

    (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Denetim
    Denetim altına alma kararı

    MADDE 36- (1) Hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebilir.

    Denetim görevlisinin görevlendirilmesi

    MADDE 37- (1) Denetim altına alınan çocukla ilgili olarak denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından bir denetim görevlisi görevlendirilir. Ancak, korunma ihtiyacı olan çocuklar veya suç tarihinde oniki yaşını bitirmemiş suça sürüklenen çocuklar ile çocuğun aileye teslimi yönünde karar verilmesi halinde, bu çocuklar hakkında denetim görevi gözetim esaslarına göre Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilir.

    (2) Görevlendirme sırasında çocuğun kişisel özellik ve ihtiyaçları dikkate alınır ve çocuğa kolay ulaşabilecek olanlar tercih edilir.

    Denetim görevlisinin görevleri

    MADDE 38- (1) Denetim görevlisinin görevleri şunlardır:

    a) Kararla ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesi için çocuğun eğitim, aile, kurum, iş ve sosyal çevreye uyumunu sağlamak üzere onu desteklemek, yardımcı olmak, gerektiğinde önerilerde bulunmak.

    b) Çocuğa eğitim, iş, destek alabileceği kurumlar, hakları ve haklarını kullanma konularında rehberlik etmek.

    c) İhtiyaç duyacağı hizmetlerden yararlanmasında çocuğa yardımcı olmak.

    d) Kaldığı yerleri ve ilişki kurduğu kişileri ziyaret ederek çocuğun içinde yaşadığı şartları, ailesi ve çevresiyle ilişkilerini, eğitim ve iş durumunu, boş zamanlarını değerlendirme faaliyetlerini yerinde incelemek.

    e) Alınan kararın uygulanmasını, bu uygulamanın sonuçlarını ve çocuk üzerindeki etkilerini izlemek, tabi tutulduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesini denetlemek.

    f) Çocuğun gelişimi hakkında, üçer aylık sürelerle Cumhuriyet savcısı veya mahkemeye rapor vermek.

    (2) Denetim görevlisi, görevini yerine getirirken gerektiğinde çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse ve öğretmenleriyle işbirliği yapar.

    (3) Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse çocuğun devam ettiği okul, işyeri veya çocukla ilgili bilgiye sahip kurumların yetkilileri, denetim görevlisine yardımcı olmak, görevi gereğince istediği bilgileri vermek zorundadırlar.

    (4) Çocuğun yakınları denetim görevlisinin yetkilerine müdahale edemezler.

    Denetim planı ve raporu

    MADDE 39- (1) Çocuğa uygulanacak denetimin yöntemi, denetim görevlisince, sosyal incelemeyi yapan uzman veya mahkeme nezdindeki sosyal çalışma görevlisi ile birlikte, görevlendirmeyi takip eden on gün içinde hazırlanacak bir planla belirlenir.

    (2) Denetim planı hazırlanırken;

    a) Çocuk hakkında alınan tedbirin amacı, niteliği ve süresi,

    b) Çocuğun ihtiyaçları,

    c) Çocuğun içinde bulunduğu tehlike halinin ciddiyeti,

    d) Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse tarafından çocuğa verilen desteğin derecesi,

    e) Suça sürüklenmesi sebebiyle tedbir alınmış ise suç teşkil eden fiilin mahiyeti,

    f) Çocuğun görüşü,

    Dikkate alınır.

    (3) Denetim planı, mahkeme veya çocuk hakimince onaylandıktan sonra derhal uygulanır. Denetim görevlisi, kararın uygulama biçimi, çocuk üzerindeki etkileri ile çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin veya kurumların çocuğa karşı sorumluluklarını gereğince yerine getirip getirmedikleri, kararın değiştirilmesini gerektirir bir durum olup olmadığı ve istenen diğer hususlarda her ay, ayrıca talep halinde mahkeme veya çocuk hakimine rapor verir.

    Denetimin sona ermesi

    MADDE 40- (1) Denetim, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla sona erer. Tedbirden beklenen yararın elde edilmesi halinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilir.

    (2) Denetim, çocuğun başka bir suçtan dolayı tutuklanması veya cezasının yerine getirilmesine başlanmakla sona erer.

    Sosyal inceleme ve denetim raporları hakkında bilgi edinme

    MADDE 41- (1) Sosyal inceleme raporu ile denetim planı ve raporunun birer örneğini çocuğun avukatı veya yasal temsilcisi Cumhuriyet savcısından, mahkemeden veya çocuk hakiminden alabilir. Çocuğa raporun içeriği hakkında bilgi verilir.

    (2) Ancak, çocuk ve avukatı hariç olmak üzere birinci fıkrada gösterilen kişilerin sosyal inceleme raporu ile denetim planı ve raporu hakkında bilgi sahibi olmasının çocuğun yararına aykırı olduğuna kanaat getirilirse, bunların incelenmesi kısmen veya tamamen yasaklanabilir.

    DÖRDÜNCÜ KISIM
    Çeşitli Hükümler
    Uygulanacak hükümler

    MADDE 42- (1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Medeni Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümleri uygulanır.

    (2) Denetim konusunda bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu hükümleri uygulanır.

    Çocuğun giderleri

    MADDE 43- (1) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının giderleri Devletçe ödenir. Ödenecek miktar mahkemece verilecek bir karar ile tespit edilir.

    (2) Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin mali durumunun müsait olması halinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilir.

    Kamu görevlisi

    MADDE 44- (1) Bu Kanun kapsamına giren görevlerle bağlantılı olarak kamu görevlileri hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.

    Kurumlar

    MADDE 45- (1) Bu Kanunun 5 inci maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden;

    a) (a) ve (e) bentlerinde yazılı danışmanlık ve barınma tedbirleri Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve yerel yönetimler,

    b) (b) bendinde yazılı eğitim tedbiri Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,

    c) (c) bendinde yazılı bakım tedbiri Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu,

    d) (d) bendinde yazılı sağlık tedbiri Sağlık Bakanlığı,

    Tarafından yerine getirilir.

    (2) Bakım ve barınma tedbirlerinin yerine getirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan kolluk hizmetlerinin yerine getirilmesi, çocukların rehabilitasyonu, eğitimi ve diğer bakanlıkların görev alanına giren diğer hususlarla ilgili olarak Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yapılan her türlü yardım ve destek talepleri Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ilgili diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından geciktirilmeksizin yerine getirilir.

    (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu Adalet Bakanlığınca sağlanır.

    Kadrolar

    MADDE 46- (1) Bu Kanun gereğince kurulacak mahkemelerin kuruluş ve çalışmaları için gerekli sınıflardan yeteri kadar kadro temin edilir.

    Yönetmelik

    MADDE 47- (1) Bu Kanunun 5 ve 10 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından müştereken, diğer maddelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise Adalet Bakanlığı tarafından altı ay içinde çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.

    Yürürlükten kaldırılan hükümler

    MADDE 48- (1) 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

    (2) Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanuna yapılan yollamalar, bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.

    GEÇİCİ MADDE 1- (1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir.

    (2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez.

    (3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.

    (4) Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararları görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince alınır.

    (5) Adalet Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu Kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren altı ay içinde koruyucu ve destekleyici tedbirleri yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri alır. Ayrıca, ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu amaçla sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine gidebilirler.

    Yürürlük

    MADDE 49- (1) Bu Kanunun;

    a) Suça sürüklenen ve hakkında bakım tedbiri uygulanan çocuklar hakkında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilecek hizmetlere ilişkin hükümler ile 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

    b) 37 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,

    c) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

    Yürürlüğe girer.

    Yürütme

    MADDE 50- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
  3. Yorumsuz

    Yorumsuz Yeni yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    0
    Beğeniler:
    0
    181 SAYILI SAĞLIK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

    Resmi Gazete
    Tarih: 14.12.1983; No: 18251
    BİRİNCİ KISIM
    Amaç, Görev, Teşkilat

    Amaç:
    Madde 1 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, herkesin hayatının beden ve ruh sağlığı içinde devamını sağlamak, ülkenin sağlık şartlarını düzeltmek, fertlerin ve cemiyetin sağlığına zarar veren amillerle mücadele etmek ve halka sağlık hizmetlerini ulaştırmak, sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermelerini temin etmek için Sağlık Bakanlığının kurulmasına, teşkilat ve görevlerine ilişkin esasları düzenlemektir.
    Görev:
    Madde 2 - Sağlık Bakanlığının görevleri şunlardır:
    a) Herkesin hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını korumak ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak, her türlü tedbiri almak, gerekli teşkilatı kurmak ve kurdurmak,
    b) Bulaşıcı, salgın ve sosyal hastalıklarla savaşarak koruyucu, tedavi edici hekimlik ve rehabilitasyon hizmetlerini yapmak,
    c) Ana ve çocuk sağlığının korunması ve aile planlaması hizmetlerini yapmak,
    d) İlaç, uyuşturucu ve psikotrop maddelerin üretim ve tüketimini her safhada kontrol ve denetlemek;farmasötik ve tıbbi madde ve müstahzar üreten yerlerin, dağıtım yerlerinin açılış ve çalışmalarını esaslara bağlamak, denetlemek,
    e) Gerekli aşı, serum, kan ürünleri ve ilaçların üretimini yapmak, yaptırmak ve gerekirse ithalini sağlamak,
    f) Temel sorumluluk Sağlık Bakanlığına ait olmak üzere Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı ve mahalli idarelerle işbirliği suretiyle gıda maddelerinin ve bunları üreten yerlerin sağlık açısından kontrol hizmetlerini yürütmek,
    g) Mahalli idareler ilgili diğer kuruluşlarla işbirliği suretiyle çevre sağlığını ilgilendiren gerekli tedbirleri almak ve aldırmak,
    h) Bulaşıcı, salgın insan hastalıklarına karşı kara hudut kapıları, deniz ve hava limanlarında koruyucu sağlık tedbirlerini almak,
    i) (Mülga: 24/1/1989 - KHK - 356/15 md.; Aynen kabul: 14/3/1991-3703/19 md.)
    j) Kanser, verem ve sıtma ile savaş hizmetlerini yürütmek ve bu alanda hizmet veren kurum ve kuruluşların çalışmalarının koordinasyonunu ve denetimini sağlamak,
    k) Bu görevlerin yerine getirilmesi için gerekli tesisleri kurmak ve işletmek, meslek personelini yetiştirmek,
    l) Sağlık hizmetleriyle ilgili olarak milletlerarası ve yurt içindeki kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak.
    Teşkilat:
    Madde 3 - Sağlık Bakanlığı teşkilatı, merkez teşkilatı ile taşra teşkilatı ve bağlı kuruluşlardan meydana gelir.
    İKİNCİ KISIM
    Bakanlık Merkez Teşkilatı
    Merkez Teşkilatı:
    Madde 4 - Bakanlık merkez teşkilatı ana hizmet birimleri ile danışma ve denetim birimleri ve yardımcı birimlerden meydana gelir.
    Bakanlık merkez teşkilatı Ek - 1 sayılı cetvelde gösterilmiştir.
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Bakanlık Makamı

    Bakan:
    Madde 5 - Bakan, Bakanlık kuruluşunun en üst amiridir ve Bakanlık hizmetlerini mevzuata, hükümetin genel siyasetine, milli güvenlik siyasetine, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle ve Bakanlığın faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevli ve Başbakana karşı sorumludur.
    Bakan, emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden sorumlu olup, Bakanlık merkez, taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlarının faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemekle görevli ve yetkilidir.
    Müsteşar:
    Madde 6 - Müsteşar, Bakanın emrinde ve onun yardımcısı olup, Bakanlık hizmetlerini Bakan adına ve Bakanın direktif ve emirleri yönünde, Bakanlığın amaç ve politikalarına, kalkınma planlarına ve yıllık programlara, mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçla Bakanlık Teftiş Kurulu hariç Bakanlığın tüm birim ve kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını gözetir ve sağlar.
    Müsteşar, yukarıda belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden Bakana karşı sorumludur
    Müsteşar yardımcıları:
    Madde 7 - Bakanlıkta ana hizmet birimleri ve danışma ve yardımcı birimlerin yönetim ve koordinasyonunda Müsteşara yardımcı olmak üzere üç Müsteşar Yardımcısı görevlendirilebilir.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Ana Hizmet Birimleri
    Ana Hizmet Birimleri :
    Madde 8 - Sağlık Bakanlığındaki anahizmet birimleri şunlardır:
    a) Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü,
    b) Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü,
    c) İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü,
    d) Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü,
    e) Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü.
    f) Sıtma Savaşı Dairesi Başkanlığı,
    g) Verem Savaşı Dairesi Başkanlığı,
    h) Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı,
    ı) (Değişik : 14/4/1989 - KHK - 367/11 md.) Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı,
    i) (Ek: 14/4/1989 - KHK - 367/11 md.; Ek: 14/3/1991-3703/21 md.) Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı.
    Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü :
    Madde 9 - Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
    a) (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/1 md.) Toplum sağlığını ilgilendiren her türlü koruyucu sağlık hizmetlerinin verilmesini sağlamak, bu hizmetlere halkın katkı ve iştirakini temin etmek,
    b) Bulaşıcı, salgın, sosyal ve dejeneratif hastalıklarla mücadele ile aşılama ve bağışıklık hizmetlerini yürütmek,
    c) (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/1 md.) Sağlıklı çevre temin etmek amacıyla çevre sağlığını ilgilendiren her türlü tedbiri almak ve aldırmak ve gayrisıhhi müesseselerin halkın sağlığına zarar vermesini engellemek ve gerekli denetimlerini yapmak,
    d) Yenilecek ve içilecek tüm gıda maddeleri ile toplum sağlığını ilgilendiren eşya ve levazımı sağlık yönünden kontrol ve denetimlerini yapmak ve gerekli hallerde izin vermek,
    e) İçilecek ve kullanılacak nitelikte su temini, sıcak ve soğuk hamamlar ile içmeceler tesisi,mezbaha inşaatı,mezarlıklar tesisatı, ölü defni ve nakli işleri ve lağım ve mecralar tesisatı ile ilgili sağlık düzenlemeleri yapmak ve denetlemek, insan sağlığını tehlikeye düşürecek amillerle mücadele etmek,
    f) Zehirli ve uyuşturucu maddelerle, tıbbi ve hayati müstahzarları, insan sağlığında kullanılan her cins serum ve aşıları, bunların yapıldığı ve satıldığı yerleri denetlemek,
    g) Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması çalışmalarını yürütmek, sağlık ocaklarının yataklı tedavi kurumları ile işbirliğini düzenlemek,
    h) Sanatlarını serbest olarak icra eden tabip ve tababet mensuplarının hizmetlerinin ve işlerlerinin sağlık ve teknik denetimini yapmak, ücret tarifelerini tesbit etmek,
    i) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü :
    Madde 10 - Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır :
    a) Bakanlığa bağlı yataklı tedavi kurumları ile bu kurumlara bağlı sağlık kuruluşlarını açmak, kapasitelerini artırmak, mali, idari ve teknik her türlü işlemlerini düzenlemek, takip etmek, yürütmek ve gerektiğinde bunları kapatmak.
    b) Milli Savunma Bakanlığına bağlı yataklı tedavi kurumları dışında kalan genel ve katma bütçeli kamu kuruluşlarına, özel sektöre, yabancılara ve azınlıklara, ait yataklı tedavi kurumlarına açılış ruhsatı vermek, gerekenlerin yatak ve tedavi ücret tarifelerini tesbit ve tasdik etmek, bu kurumların fiziki yapılarını tetkik etmek ve gerektiğinde çalışmalarını yasaklamak,
    c) Memleketin ihtiyacı olan kan ve kan ürünlerini sağlamak için kan merkezi ve istasyonları açmak, açtırmak, denetlemek ve gerektiğinde kapatmak,
    d) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü :
    Madde 11 - İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır :
    a) Sağlık hizmetlerinde kullanılacak ilaçların imalini, ithalini ve piyasaya arz şekillerini izne bağlamak, ilaçların kaliteli olarak uygun fiyatlarla ve sürekli bir şekilde halka ulaşmasını sağlamak, bu amaçla gerekli kontrolleri yapmak,
    b) (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/2 md.) Farmasötik ve tıbbi madde ve müstahzar üreten yerlerin, dağıtım ve depolama üniteleri ile eczanelerin açılış ve çalışmalarının esaslarını tespit etmek, gerekli denetimleri yapmak,
    c) Uyuşturucu ve psikotrop maddelerin ithal, imal, ihraç ve yurtiçi tüketiminin esaslarını tesbit etmek ve denetlemek,
    d) Türk farmakopesi (Kodeksi) ile değişiklik ve eklerinin yürürlüğe girmesini sağlamak,
    e) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü:
    Madde 12 - Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
    a) Sağlık meslek eğitimini, Türk Milli Eğitim Temel Kanunu ve mesleğin özel ve genel amaçları doğrultusunda yürütmek,
    b) Sağlık personeli yetiştirmek üzere orta ve yüksek dereceli okulların açılması için gerekli plan ve programların yapılması ve okulların açılması ile ilgili işlemleri yürütmek,
    c) Türk Silahlı Kuvvetlerine ait olanlar hariç, Bakanlık dışı özel ve resmi kurumlarca açılması planlanan orta dereceli sağlık meslek okullarının açılış hazırlıklarını incelemek, incelettirmek ve değerlendirmek, açılmış bulunanların mesleki eğitim yönünden denetimlerini yapmak,
    d) Sağlık meslek eğitimini geliştirici,bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel hale getirici, etkinliğini artırıcı tedbirleri almak, araştırmalar yapmak veya yaptırmak, alınacak sonuçları değerlendirmek,
    e) Eğitimde kullanılan metot ve tekniklerin uygulama usullerini tesbit etmek, eğitimin standardizasyonunu sağlamak ve gerekli araç, gereç ile diğer imkanları temin etmek veya ettirmek,
    f) Mevcut ders programlarının geliştirilmesi, yeni açılacak bölüm veya okullar için ders programı hazırlanması, eğitimle ilgili mevzuatın geliştirilmesi, değiştirilmesi veya yeniden hazırlanması, yurtiçi ve yurtdışı mesleki okullardan mezun olanların diplomalarının tedkiki, tescil ve işlemlerinin yürütülmesini sağlamak,
    g) Bakanlığın yayın hizmetlerini düzenlemek, yürütmek.
    h) (Ek: 8/6/1984 - KHK 210/3 md.) Halk sağlığı eğitimini düzenlemek ve yürütmek,
    ı) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü :
    Madde 13 - Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
    a) Ana Çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetleri ile ilgili hedefleri belirlemek, bu hedefler doğrultusunda çalışma plan ve programları hazırlamak ve uygulamaya koymak,
    b) Annenin ve çocuğun beden ve ruh sağlığının korunmasını ve evli kadınların doğum öncesi ve sonraki bakımlarını sağlamak,
    c) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    Sıtma Savaşı Dairesi Başkanlığı:
    Madde 14 - Sıtma Savaşı Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
    a) Sıtma mücadelesi hizmetlerinin etkin bir şekilde yapılmasını sağlamak üzere hizmetin gerektirdiği plan ve programların, politikaların tesbitine yardımcı olmak ve uygulamak,
    b) Sıtma hastalığının önlenmesine katkı sağlamak amacı ile milletlerarası ve yurt içindeki ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak,
    c) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    Verem Savaşı Dairesi Başkanlığı:
    Madde 15 - Verem Savaşı Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
    a) Verem savaşı hizmetlerinin etkin bir şekilde yapılmasını sağlamak üzere, hizmetin gerektirdiği plan, program ve politikaların tesbitine yardımcı olmak ve uygulamak,
    b) Ülkemizde veremin yayılmasına karşı koruyucu her türlü tedbiri almak, hastaların kontrol ve tedavi altında bulunmalarını sağlamak,
    c) Fertlerin, organize toplulukların, hasta ve çevresinin eğitimini yapmak,
    d) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak.
    Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı:
    Madde 16 - Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
    a) Tespit edilen politika ve hedeflere uygun olarak kanserle savaş hizmetlerini planlamak, uygulamak ve bu hizmetlerin organizasyonunu sağlamak,
    b) Kanserle ilgili her türlü istatistiki bilgileri toplamak, araştırma ve incelemeler yapmak, yaptırmak ve özendirmek, kanserle savaşta gerekli koruyucu ve tedavi edici hizmetleri, bu bilgilere, araştırma ve inceleme sonuçlarına göre değerlendirmek, alınması gerekli tedbirleri tespit etmek, uygulamak ve uygulatmak,
    c) Kanserle savaş için sağlık tesisleri kurmak ve kurdurmak,
    d) Kanserle savaş alanında hizmet veren veya çalışmalarda bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ve gönüllü kuruluşlarca açılacak sağlık tesis ve kuruluşlarının tespit edilecek standartlar içinde açılışlarına izin vermek, faaliyetlerini denetlemek ve yönlendirmek,
    e) Kanserle savaş hizmetlerine halkın gönüllü iştiraki ve yardımını sağlamak, bu konuda gerçek ve tüzel kişiler ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapmak ve imkanlar ölçüsünde bunlara yardımda bulunmak ve yol göstermek,
    f) Kanserle savaşta görev alacak personelin yetiştirilmesi konusunda gerekli tedbirleri tespit etmek ve bu tedbirleri uygulamak ve uygulatmak,
    g) Kanserle savaş konusunda halkın eğitimi için gerekli hizmetleri diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak yürütmek,
    h) Bakanlıkca verilen diğer görevleri yapmak.
    Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı:
    Madde 17 - Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının Görevleri şunlardır:
    a) Birleşmiş Milletler ve milletlerarası diğer çeşitli kuruluşlar ile Bakanlık arasında sağlık alanında yapılacak anlaşmalar ile ilgili çalışmaları düzenlemek,
    b) Dış ilişkilerin gereği olarak kongre, konferans ve toplantılar düzenlemek, dış burs ve kurslara araç, gereç ve teknik yardımları sağlamak,
    c) (Değişik: 14/4/1989 - KHK - 367/11 md.; Ek: 14/3/1991-3703/21 md.) (1)
    Bakanlığın yabancı ülkelerle olan ilişkilerini düzenlemek ve konu ile ilgili hizmetleri yürütmek,
    d) Bakanlıkça verilen benzeri görevleri yapmak,
    Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı
    Madde 17/A - (Ek: 14/4/1989-KHK-367/11 md.; Ek: 14/3/1991-3703/21 md.)
    Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı, Bakanlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda, Avrupa Topluluğu ile ilgili konularda koordinasyonu sağlar. Avrupa Topluluğu ile görevli Devlet Bakanlığının koordinasyon çalışmalarına yardımcı olur, bu alanda Hükümetin genel politikasını uygulamaya yönelik tedbirleri alır, uyum ve uygulama çalışmaları ile ilgili işleri yürütür.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Danışma ve Denetim Birimleri
    Danışma ve Denetim Birimleri:
    Madde 18 - (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/4 md.)
    Sağlık Bakanlığı merkez kuruluşundaki danışma ve denetim birimleri şunlardır:
    a) Teftiş Kurulu Başkanlığı,
    b) Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı,
    c) Hukuk Müşavirliği,
    d) Bakanlık Müşavirleri,
    e) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği,
    Teftiş Kurulu Başkanlığı:
    Madde 19 - Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanın emri veya onayı üzerine Bakan adına aşağıdaki görevleri yapar:
    a) Bakanlık teşkilatı ile Bakanlığa bağlı kuruluşların her türlü faaliyet ve işleriyle ilgili olarak teftiş, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmek,
    b) Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata plan ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli teklifleri hazırlamak ve Bakana sunmak,
    c) Özel kanunlarla verilen diğer görevleri yürütmek.
    Teftiş Kurulunun ve müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma ve usulleri tüzükle düzenlenir.
    Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı:
    Madde 20 - (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/5 md.)
    Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığının görevleri şunlardır:
    a) Bakanlığa Hükümet programı, kalkınma planları, yıllık programlar, Bakanlar Kurulu Kararları ve milli güvenlik siyaseti çerçevesinde verilen emir ve görevlerin yerine getirilmesi için çalışma esaslarını tesbit etmek, bu esaslara uygun olarak bakanlığın ana hizmet politikasının ve planlarının hazırlanmasına yardımcı olmak,
    b) Uzun vadeli planlarla, kalkınma planlarında ve yıllık programlarda öncelikle yer alması gerekli görülen hizmet ve tedbirlerin ve bunlarla ilgili temel politikaların ilmi araştırma esaslarına göre tesbitini sağlamak, bakanın onayını aldıktan sonra Devlet Planlama Teşkilatına göndermek,
    c) Hizmet ve faaliyetlerin ekonomik ve etkin bir şekilde yerine getirilmesi için insan, para ve malzeme gibi mevcut kaynakların en uygun ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere Bakanlık bütçesini plan ve program esaslarına göre hazırlamak ve uygulamasını takip etmek,
    d) Bakanlık yıllık çalışma programlarını hazırlamak, bakanlık hizmetleriyle ilgili gerekli ista- tistikleri toplamak ve değerlendirmek,
    e) Kalkınma plan ve proğramları ile Bakanlık yıllık çalışma programlarının uygulanmaları sırasında, Bakanlık teşkilatında ortaya çıkan çözümlenmesi gereken güçlükleri, aksaklıkları ve tıkanıklıkları bakanlık veya bakanlıklararası seviyede giderici tedbirleri tesbit ederek makama sunmak, organizasyon ve metod hizmetlerini yürütmek,
    f) Planlama ve koordinasyon konularında verilen diğer görevleri yerine getirmek, yıllık çalışma programlarının yürütülmesini takip etmek,
    g) Kanun, tüzük ve yönetmelik tasarıları ile Kanun teklifleri hakkında bakanlık görüşünün tesbitine yardımcı olmak,
    h) Bakanlığın tarihçesini hazırlamak,
    ı) Bakan tarafından verilen konularda araştırma ve inceleme yapmak ve diğer hizmetleri yürütmek.
    Hukuk Müşavirliği:
    Madde 21 - Hukuk Müşavirliğinin görevleri şunlardır:
    a) Bakanlığın diğer birimlerinden sorulan hukuki konular ile hukuki, mali, cezai sonuçlar doğuracak işlemler hakkında görüş bildirmek,
    b) Bakanlığın menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukuki tedbirleri zamanında almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasına yardımcı olmak,
    c) 8 Ocak 1943 tarih ve 4353 sayılı kanun hükümlerine göre adli ve idari davalarda gerekli bilgileri hazırlamak ve hazineyi ilgilendirmeyen idari davalarda Bakanlığı temsil etmek,
    d) Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata plan ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli hukuki teklifleri hazırlamak ve Bakana sunmak,
    e) Bakanlık kuruluşları tarafından hazırlanan veya diğer bakanlıklardan yahut Başbakanlıktan gönderilen kanun, tüzük ve yönetmelik tasarılarını hukuki açıdan inceleyerek görüşlerini bildirmek.
    Bakanlık Müşavirleri:
    Madde 22 - Bakanlıkta, özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olmak üzere otuz (30) bakanlık müşaviri görevlendirilebilir.
    Bakanlık Müşavirleri bakanlık makamına bağlıdır.
    Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği:
    Madde 22/A - (Ek: 8/6/1984 - KHK-210/6 md.)
    Sağlık Bakanlığında basın ve halkla ilişkilerle ilgili faaliyetleri planlamak ve bu faaliyetlerin belirlenecek usul ve ilkelere göre yürütülmesini sağlamak üzere Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği teşkil edilebilir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Yardımcı Birimler:
    Madde 23 - (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/7 md.)
    Sağlık Bakanlığı merkez kuruluşundaki yardımcı birimler şunlardır.
    a) Personel Genel Müdürlüğü,
    b) İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı,
    c) Savunma Sekreterliği,
    d) Özel Kalem Müdürlüğü.
    Personel Genel Müdürlüğü:
    Madde 24 - Personel Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
    a) Bakanlığın insangücü planlaması ve personel politikasıyla ilgili çalışmaları yapmak, personel sisteminin geliştirilmesiyle ilgili tekliflerde bulunmak,
    b) Bakanlık personelinin atama, özlük ve emeklilik işleriyle ilgili işleri yapmak,
    c) Sağlık ve yardımcı sağlık personelinin diplomalarının tescil işlemlerini yapmak, kayıtlarını tutmak ve bunlarla ilgili işleri izlemek,
    d) Tababet Uzmanlık Tüzüğüne göre yurtiçinde ve yurtdışında yapılan uzmanlıkla ilgili işlemleri yürütmek, uzmanlık belgelerinin tescil işlemlerini yapmak kayıtlarını tutmak,
    e) Personel eğitim planını hazırlamak, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarını düzenlemek ve uygulamak,
    f) Bakanlıkça verilecek benzeri görevleri yapmak.
    Komptrolörlük Dairesi Başkanlığı:
    Madde 25 - (Mülga: 8/6/1984 - KHK - 210/11 md.)
    İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı:
    Madde 26 - (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/8 md.)
    İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:
    a) Bakanlık için gerekli araç, gereç ve malzemenin temini ile ilgili hizmetleri yürütmek,
    b) İhtiyaç duyulan bina ve arazinin kiralanma, satın alma işlemlerini yürütmek,
    c) Bakanlığın mali işlerle ilgili hizmetlerini yürütmek,
    d) Temizlik, aydınlatma, ısıtma, bakım, onarım ve taşıma hizmetlerini yapmak,
    e) Sosyal tesislerin kurulması ve yönetimi ile ilgili hizmetleri düzenlemek ve yürütmek,
    f) Bakanlık personelinin ve ailelerinin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak,
    g) Bakanlığa gelen yazı ve mesajlardan gerekenlerin bakan veya müsteşara sunulmasını sağlamak,
    h) Bakan ve müsteşarın direktif ve emirlerini ilgililere duyurmak ve işlemlerini takip etmek, bakanlığın iç ve dış protokol hizmetlerini yürütmek,
    ı) Süreli evrakın zamanında işleme konulmasını sağlamak,
    j) Bakanlığı ilgilendiren toplantı, brifing ve görüşmeleri düzenlemek, bunlara ait önemli not
    ve tutanakları tutmak ve yaymak,
    k) Genel evrak, arşiv ve haber merkezinin hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek,
    l) Bakan ve müsteşarca verilecek diğer görevleri yapmak.
    Madde 27 - (Mülga: 8/6/1984 - KHK - 210/11 md.)
    Madde 28 - Savunma Sekreterliği, özel kanununda ve diğer kanunlarda gösterilen görevleri yerine getirir.
    Özel Kalem Müdürlüğü:
    Madde 29 - Özel Kalem Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
    a) Bakanın resmi ve özel yazışmalarını yürütmek,
    b) Bakanın her türlü protokol ve tören işlerini düzenlemek ve yürütmek,
    c) Bakanın ziyaret, davet, karşılama ve uğurlama, ağırlama, milli ve din bayramlarla ilgili hizmetlerini düzenlemek, yürütmek ve diğer kuruluşlarla koordine etmek,
    d) Bakanca verilen diğer görevleri yapmak.
    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Sürekli Kurullar
    Sürekli Kurul:
    Madde 30 - (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/9 md.)
    Sağlık Bakanlığının sürekli kurulu, Yüksek Sağlık Şurası'dır.
    Madde 31 - (Değişik: 8/6/1984 - KHK - 210/10 md.)
    Bakanlıkça verilecek önemli sağlık konuları hakkında görüş bildirmek ve tababet şubeleri sanatlarını ifadan doğan adli konularda görüş vermek üzere (11) üyeli bir Yüksek Sağlık Şurası kurulmuştur.
    Şura üyeleri Sağlık Bakanınca ülkede sağlık hizmetleri veya eserleri ile tanınmış kişiler arasından seçilir.
    Bakanlık Müsteşarı, Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanı, Temel Sağlık ve Tedavi Hizmetleri Genel Müdürleri ile I. Hukuk Müşaviri Kurulun tabii üyeleridir.
    Seçim yolu ile Şura üyesi olanların görev süresi bir yıldır.
    Bakanlık, ülkenin sağlık ile ilgili konularında danışma fonksiyonu yapmak üzere Şura'ya bağlı olarak danışma kurulları oluşturabilir. Kurul Başkanları, Sağlık Şurası toplantılarına tabii üye olarak katılır. Kurul üyelerine 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 16 ncı maddesinde tespit edilen huzur hakkı ödenir.
    Yüksek Sağlık Şurası yılda en az bir kere toplanır. Bakanlık lüzum gördüğü hallerde Şura'yı toplantıya çağırabilir.
    Şura'nın ve danışma kurullarının çalışma usul ve esasları Bakanlıkça hazırlanacak yönergede tespit edilir.
    Şura ile ilgili sair hususlar 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda yeralan hükümlere göre yürütülür.
    Madde 32 ila 37 - (Mülga: 8/6/1984 - KHK - 210/11 md.)
    ÜÇÜNCÜ KISIM
    Taşra Teşkilatı, Bağlı Kuruluşlar
    Taşra Teşkilatı:
    Madde 38 - Bakanlık, Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Bölge Valiliği, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler ve İl İdaresi Kanunu hükümlerine uygun olarak taşra teşkilatı kurmaya yetkilidir.
    Bağlı kuruluşlar:
    Madde 39 - Sağlık Bakanlığının bağlı kuruluşları şunlardır:
    a) Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü,
    b) (Mülga: 24/1/1989 - KHK - 356/15 md.; Aynen kabul: 14/3/1991-3703/19 md.)
    c) Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı.
    DÖRDÜNCÜ KISIM
    Sorumluluk ve Yetkiler
    Yöneticilerin sorumlulukları:
    Madde 40 - Bakanlık merkez, taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşların her kademedeki yöneticileri yapmakla yükümlü bulundukları hizmet veya görevleri, bakanlık emir ve direktifleri yönünde, mevzuata, plan ve programlara uygun olarak düzenlemek, yürütmekten bir üst yönetici kademeye karşı sorumludur.
    Koordinasyon ve işbirliği konusunda Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluğu:
    Madde 41 - Bakanlık ana hizmet ve görevleriyle ilgili konularda diğer bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının uyacakları esasları yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlemekle, kaynak israfını önleyecek ve koordinasyonu sağlayacak tedbirleri almakla görevli ve yetkilidir.
    Bakanlık, diğer bakanlıkların hizmet alanına giren konulara ilişkin faaliyetlerinde, Başbakanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde ilgili bakanlıklara danışmak ve gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.
    Mahalli idarelerle koordinasyon sorumluluğu:
    Madde 42 - Bakanlık, hizmet alanına giren konularda mahalli idarelerle koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.
    Bakanlığın düzenleme görev ve yetkisi:
    Madde 43 - Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.
    Yetki devri:
    Madde 44 - Bakan, Müsteşar ve her kademedeki Bakanlık ve kuruluş yöneticileri, sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri, yetki devri amirin sorumluluğunu kaldırmaz.
    BEŞİNCİ KISIM
    Çeşitli Hükümler
    İstatistiki bilgi toplama yetkisi:
    Madde 45 - Sağlık Bakanlığı yetki, görev ve hizmet alanına giren konularda, 13/6/1962 tarih ve 53 sayılı Devlet İstatistik Enstitüsünün Görev, Yetki ve Kuruluşu Hakkında Kanunun 26 ncı maddesine dayanarak Milli Savunma Bakanlığına bağlı kurumu ve kuruluşlar hariç olmak üzere diğer tüm resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarından istatistiki bilgi toplamaya yetkilidir.
    Atama:
    Madde 46 - 23/4/1981 gün ve 2451 sayılı Kanun hükümleri dışında kalan memurların atamaları Bakan tarafından yapılır. Ancak Bakan bu yetkisini gerekli gördüğü alt kademelere devredebilir.
    Bakanlık bağlı kuruluşlarının kuruluş kanunlarındaki atamaya ilişkin hükümler saklıdır.
    Kadrolar:
    Madde 47 - Kadroların tesbit, ihdas, kullanımı ve iptali ile kadrolara ilişkin diğer hususlar Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine göre düzenlenir.
    Yürürlükten kaldırılan hükümler:
    Madde 48 - 9/6/1936 tarih ve 3017 sayılı Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti Teşkilat ve Memurin Kanunu ile bu Kanuna ek kanunların bu Kanun Hükmündeki Kararnameye aykırı hükümleri, diğer kanunların bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
    GEÇİCİ HÜKÜMLER
    Geçici Madde 1 - Bakanlığın teşkilat ve kuruluşu, bu Kanun Hükmünde Kararname esaslarına göre yeniden düzenleninceye ve bu düzenleme uyarınca genel hükümlere göre yeni kadrolar tesbit ve ihdas edilinceye kadar bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanmakta olan mevcut kadroların kullanımına devam olunur.
    Geçici Madde 2 - Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan yeni düzenleme nedeni ile kadro ve görev ünvanları değişmeyenler, yeni kadrolarına atanmış sayılırlar.
    Kadro ve görev ünvanları değişenler veya kaldırılanlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar, durumlarına uygun işlerde görevlendirirler ve eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü hakları, yeni görevlerinde kaldıkları sürece şahıslarına bağlı olarak saklı tutulur.
    Geçici Madde 3 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasını göstermek üzere hazırlanacak tüzük ve yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
    Geçici Madde 4 - Bakanlık taşra teşkilatı bu Kanun Hükmünde kararnamenin 38 nci maddesinde belirlenen esaslara göre yeniden düzenleninceye kadar görev ve hizmetler, mevcut taşra teşkilatı tarafından yürütülmeye devam olunur.
    Bakanlık taşra teşkilatını ve kadrolarını engeç sekiz ay içinde bu Kanun Hükmünde Kararnameye uygun hale getirir.
    Geçici Madde 5 - Bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre yeniden düzenleme yapılıncaya kadar, Bakanlık merkez teşkilatında değişen veya yeniden kurulan birimlere verilen görevler daha önce bu görevleri yürütmekte olan birimler tarafından yapılmaya devam edilir.
    Bakanlık teşkilatını ve kadrolarını en geç sekiz ay içinde bu Kanun Hükmünde Kararnameye uygun hale getirir.
    Geçici Madde 6 - Bu Kanun Hükmünde Kararname ile Refik Saydam Merkez Hıfzıssıhha Müessesesinin adı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı olarak değiştirilmiştir.
  4. Yorumsuz

    Yorumsuz Yeni yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    0
    Beğeniler:
    0
    SITMANIN İMHASI HAKKINDA KANUN

    Kanun Numarası: 7402
    Resmi Gazete
    Tarih: 11.1.1960; Sayı: 10402

    Madde 1 - Yurt içinde sıtmanın imhası (Eradikasyon) bu kanun hükümlerine göre yapılır. Bu faaliyet beş yıl devam eder.
    (Ek: 22/12/1964 - 520/1. md.) Bu süre Bakanlar Kurulu Kararı ile uzatılabilir.

    Madde 2 - Sıtmanın imhası faaliyeti:
    a) Sıtmalıları kati şekilde tedavi ederek intan membalarını bertaraf etmek,
    b) Nakil sivrisinekleri imha ederek sıtmanın intikalini önlemek,
    Suretiyle yapılır.
    İmha faaliyeti yapılacak yerler ile faaliyet müddetleri Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince tesbit olunur.

    Teşkilat ve Salahiyet

    Madde 3 - Sıhhat ve İçtimai Muavanet Vekaleti:
    a) İmha faaliyeti yapılacak yerlerde lüzumlu bölge teşkilatı ile bölgeler grubu reislikleri ihdas etmeye, enstitüler ve laboratuvarlar tesis etmeye ve bu teşekkülleri icabında başka yerlere nakletmeye, kısmen veya tamamen kaldırmaya,
    b) Sıtma tedavisine yarıyan ilaçları parasız vermeye,
    Salahiyetlidir.

    Madde 4 - Bölgeler grup reislikleri doğrudan doğruya Vekalete bağlı olup gruplarına dahil bölgelerdeki teşkilatın ilmi murakıpleridirler. Bu sıfatla Vekaletçe imha mevzuunda verilmiş olan bütün emirlerin infazını murakabe ve temin ile mükellef olup imhanın süratle tahakkukundan mesuldürler.
    Bölge reislikleri, bölgelerine dahil vilayet ve kazalardaki teşkilatın amiri olup bölgelerinin sıtma ile alakalı bütün ilmi, teknik ve idari işlerini tedvirle mükellef ve bu işlerin matlup şekilde yürütülmesinden mesuldürler.
    Bölge reislikleri,bulundukları vilayet vasıtasiyle Vekaletle muhabere ederler. Bölge reislikleri 3017 sayılı kanunun 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrası hükmünden istisna edilmiştir.

    Madde 5 - Umumi ve mülhak bütçeli dairelerle hususi idareler, belediyeler, köy hükmi şahsiyetleri 3659 sayılı kanuna tabi teşekküller ve bunlara bağlı idare, müessese ve kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait sair teşekküllerle bilümum hususi müessese ve işyeri sahip veya temsilcileri ve diğer hakiki şahıslar Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti veya teşkilat tarafından bu kanun gereğince tesbit olunan tedbirleri almak ve tesisleri yapmakla vazifelidirler.

    Mecburiyet, Mükellefiyet ve Yasaklar

    Madde 6 - İmha faaliyeti yapılan yerlerde:
    a) 5 inci maddede yazılı daire, müessese ve teşekküllerle hakiki şahıslar; sokak, ev, bağ, bahçe, arsa, mera, çayır, kavaklık ve çeltiklik, taş, kum kireç, tuğla ve kiremit ocakları gibi yerlerde ve sivrisinek sürfelerinin yetişip inkişaf edebileceği müddet içinde su altında bırakılan tarlalarla fabrika, su harkları, su değirmenleri ve bentleri, çeşme ayakları gibi durgun su birikintileri husule getirebilecak sair yerlerde tesbit edilen sivrisinek sürfelerinin imhası ve bu yerlerin ıslahı hakkında teşkilat tarafından tavsiye olunacak tedbirleri tayin olunacak müddet içinde almaya mecburdurlar.
    b) Yukarıdaki bentte mezkür tedbirleri akim bıraktırmak, güçleştirmek, geciktirmek yasaktır. Bilümum binalar ile müştemilatında, bağ ve bahçe gibi yerlerde yapılacak tetkik ve teftişlere mani olunamaz.

    Madde 7 - Herkes, teşkilat tarafından mahallinde yapılacak umumi veya kısmi muayenelere icabet etmeye ve hastalığın teşhisi veya kütlenin sıtma paraziti endeksinin tayini maksadiyle yapılacak bakteriyolojik muayeneler için her talep vukuunda kan alınmasına ve ilaçların tatbikına müsaade etmeye mecburdur.
    Bu madde tatbikatından dolayı, reşit olmıyan veya temyiz kudretini haiz bulunmıyan kimselerin veli veya vasileri mesuldürler.

    Madde 8 - Sivrisineklerin itlafı maksadiyle evler ve müştemilatı ile bağ ve bahçeler ve sair yerlerde kain olup içinde insan ve hayvan barınan bilümum binalara kalıcı haşere öldürücü madde püskürtülmesine ve gerekli sair tedbirlerin alınmasına engel olmak ve kalıcı haşere öldürücü madde tatbikinden itibaren beş ay geçmeden duvar ve tavan satıhlarını silmek, yıkamak veya badana etmek yasaktır.

    Madde 9 - Yol, demiryolu, köprü su barajları, regülatör, sulama, boşaltma ve kurutma kanalları inşaatiyle fabrika, çiftlik gibi kalabalık halk kütlesi barındıran tesislere ait inşaat sırasında alakalı makam, müessese ve şahıslar sıtmayı önlemek bakımından Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti veya mahalli teşkilat tarafından gösterilecek tedbirleri önceden almak ve bunları devam ettirmekle mükelleftirler.

    Madde 10 - 5, 6 ve 9 uncu maddeler gereğince salahiyetli merciler tarafından alınması lüzumlu görülen tedbirler; alakalı Devlet daireleriyle belediyelere, köy hükmi şahıslarına, 3659 sayılı kanuna tabi teşekküllerle bunlara bağlı idare, müessese ve kurumlara ve sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait sair teşekküllerle bilümum hususi müessese ve işyeri sahip veya temsilcilerine ve diğer hakiki şahıslara yazılı olarak bildirilir. 7 ve 8 inci maddeler gereğince yapılacak muayenelerle haşere öldürücü madde tatbikatının zamanı; şehir, kasaba ve köylerde mahalli örf ve adete göre halka duyurulur.
    Madde 11 - Her sıtma vakasının ihbarı mecburidir. Askeri veya sivil resmi ve serbest bütün tabipler, bilümum hastane ve diğer sağlık müesseseleri başhekim veya müdürleri, bakteriyolojik tahlil laboratuvarları müdür veya mütehassısları teşhis ettikleri sıtma vakalarını bulundukları yerlerin bölge reisliklerine ve şubelerine, bu teşekküllerin bulunmadığı yerlerde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Müdürlükleri, Hükümet tabiplikleri veya sağlık merkezi baştabipliklerine en seri vasıta ile haber vermekle mükelleftirler.
    İhbarla mükellef olanlar; hastanın adı, soyadı, yaşı ve sarih adresini alakalı makamlara yazı ile bildirmeye ve mücbir sebep olmadıkça hastadan alınacak kalın damla veya yayma kanı da beraber vermeye mecburdurlar.
    Teşkilatın bulunmadığı yerlerde mahalli sağlık makamlarına yapılacak sıtmalı ihbarlarına ait 2 nci fıkrada münderiç malümatı havi yazı ve kanların bu makamlarca mümkünse aynı günde, olmadığı takdirde ertesi günü en yakın bölge reisliğine gönderilmesi mecburidir.

    Madde 12 - Şehir ve kasabalarda sivrisinek üremesine mani olacak ve yok edilmesini sağlıyacak tedbirleri almaya mahalli belediyeler mecburdur.

    Madde 13 - Teşkilatta çalıştırılanlar; su baskını, zelzele ve yangın veya umumi hayata müessir afetler gibi fevkalade haller müstesna olmak üzere mahalli idare amirleri tarafından - muvakkat dahi olsa - asli vazifeleri haricinde sair hizmetlerde çalıştırılamazlar.

    Cezai Hükümler

    Madde 14 - Bu kanun hükümleri gereğince salahiyetli merciler tarafından alınması lüzumlu görülen tedbirleri yerine getirmiyen 3659 sayılı Kanuna tabi teşekküller ve bunlara bağlı idare, müessese ve kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait sair teşekküllere mensup bilümum memur ve müstahdemlere fiillerinin mahiyetlerine göre Türk Ceza Kanununun Devlet memurları hakkındaki hükümleri tatbik olunur.

    Madde 15 - 5 ve 6 ncı maddeler gereğince alınması icabeden tedbirleri yerine getirmiyen, tesisleri yapmıyan veya mükellefiyetleri ifa eylemiyen hususi ve hükmi şahıslarla adi ortaklıkların işlerini fiilen idare eden vazifelileri ve taallüku halinde idare meclisi reisi ve azaları ve hakiki şahıslar 500 liradan 2 500 liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar.

    Madde 16 - 7 nci madde hükmüne riayet etmiyenler 25 liradan 100 liraya kadar hafif para cezasına mahküm edilirler. Tekerrürü halinde hafif para cezası iki kat olarak hükmolunur.

    Madde 17 - 8 inci maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Tekerrürü halinde ağır para cezası iki kat olarak hükmolunur.

    Madde 18 - 9 uncu maddede yazılı tedbirleri almıyan veya bunları idame ettirmiyen hususi hükmi şahıslarla adi ortaklıkların işlerini fiilen idare eden vazifelileri ve taallüku halinde idare meclisi reisi ve azaları ve hakiki şahıslar 2500 liradan 10 000 liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar.

    Madde 19 - 11 inci maddede yazılı mecburiyete riayet etmiyenler 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Tekerrürü halinde cezanın asgari haddi 250 liradan aşağı olamaz.

    Madde 20 - Teşkilat tarafından bu kanunda yazılı hususlar hakkında tanzim olunacak zabıt varakaları, suçlunun hüviyet ve ikametgahı tesbit edildikten sonra derhal mahalli Cumhuriyet Müddeiumumiliğine tevdi olunur. Zabıt varakaları aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.
    Bu kanunla ilgili suçlara ait davalar müstacel mevaddan addolunur.

    Madde 21 - Bu kanuna göre hususi hükmi şahısların organları hakkında hükmolunan para cezalarından alakalı hususi hükmi şahıs mezkür organlarla birlikte müteselsilen mesuldür.
    Para cezaları hükmi şahıslardan, Amme alacaklarının tahsil usulü hakkındaki Kanun hükümleri mucibince tahsil edilir.

    Müteferrik Hükümler

    Madde 22 - Sıtma Savaşı Umum Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalıştırılan bilümum memur ve hizmetliler umumi seferberlik dışında müeccel sayılırlar.

    Madde 23 - Vilayetlerde bölge reisleri, kazalarda şube tabipleri bulundukları mahallin hıfzıssıhha meclisinin tabii azasıdırlar.

    Madde 24 - Bölgeler grupu reisleri Vekalet encümenin intihabı ve Vekilin tasdikı üzerine kararname ile tayin edilirler.

    Madde 25 - Sıtmanın imhası için lüzumlu ilaç, malzeme ve teçhizat ile sair maddelerin ve motorlu nakil vasıtaları yedek parçalarının satınalınmasına ve bunların memleket dahilinde nakillerine mütaallik taahhüt işleri ve motorlu nakil vasıtalarının tamirleri 2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanunu hükümlerine tabi değildir.
    Ancak, mahallen teşkil olunacak satınalma komisyonlarında maliye teşkilatının bir temsilcisi bulundurulur.

    Madde 26 - 11/2/1946 tarih ve 4862 sayılı Kanunun, 16/6/1947 tarih ve 5087, 19/4/1948 tarih ve 5194, 1/8/1951 tarih ve 5825 sayılı kanunlarla muaddel sayılı cetvelinden Sıtma Savaşı Umum Müdürlüğü merkez ve vilayetler teşkilatı ile Adana Sıtma Enstitüsü Müdürlüğü başlığı altındaki kadrolar kaldırılmış, bunların yerine bu kanuna bağlı cetvelde derece, aded, memuriyet unvanları ile aylık tutarları gösterilen kadrolar konulmuştur.

    Madde 27 - 4871 sayılı Sıtma Savaşı Kanunu ilga edilmiştir.

    Madde 28 - Bu kanun neşri tarihinden itibaren mer'idir.

    Madde 29 - Bu kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur
  5. Yorumsuz

    Yorumsuz Yeni yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    0
    Beğeniler:
    0
    AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAKKINDA KANUN

    KANUN NO: 5258
    Kabul Tarihi: 24 Kasım 2004
    Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 9 Aralık 2004 - Sayı: 25665

    Amaç ve kapsam

    MADDE 1.- Bu Kanunun amacı; Sağlık Bakanlığının pilot olarak belirleyeceği illerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve mali hakları ile hizmetin esaslarını düzenlemektir.

    Tanımlar

    MADDE 2.- Aile hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekanda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir.

    Aile sağlığı elemanı; aile hekimi ile birlikte hizmet veren hemşire, ebe, sağlık memuru gibi sağlık elemanıdır.

    Personelin statüsü ve mali haklar

    MADDE 3.- Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye yetkilidir.

    Aile sağlığı elemanları, aile hekimi tarafından belirlenen ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygun görülen, kurumlarınca da muvafakatı verilen Bakanlık veya diğer kamu kurum ve kuruluşları personeli arasından seçilir ve bunlar sözleşmeli olarak çalıştırılır. Bu suretle eleman temin edilememesi halinde, Sağlık Bakanlığı, personelini bu hizmetler için görevlendirebilir. İhtiyaç duyulması halinde, Türkiye'de mesleğini icra etmeye yetkili ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (4), (5) ve (7) numaralı alt bentlerindeki şartları taşıyan kamu görevlisi olmayan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı elemanları; Sağlık Bakanlığının önerisi, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine sözleşme yapılarak aile hekimliği uygulamalarını yürütmek üzere çalıştırılabilir.

    Sözleşmeli olarak çalışan aile hekimi ve aile sağlığı elemanları kurumlarında aylıksız veya ücretsiz izinli sayılırlar ve bunların kadroları ile ilişkileri devam eder. Bu personel, talepleri halinde eski görevlerine atanırlar ve sözleşmeli statüde geçen süreleri kazanılmış hak derece ve kademelerinde veya kıdemlerinde değerlendirilir. Sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta iken aile hekimi ve aile sağlığı elemanı statüsüne geçenlerden önceki sözleşmeli personel statüsüne dönmek isteyenler, eski kurumlarındaki boş pozisyonlara öncelikle atanırlar ve bu madde kapsamındaki çalışmaları hizmet sürelerinde dikkate alınır.

    Kadroya bağlı olarak veya sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan personelden Sağlık Bakanlığınca aile hekimi veya aile sağlığı elemanı olarak görevlendirilenlere, 209 sayılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına Bağlı Sağlık Kuruluşları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödeme yapılmaz. Bunlara, aylıklarına ve ücretlerine ilaveten, çalıştıkları günler dikkate alınarak aşağıdaki fıkrada belirlenen miktarların yarısını aşmamak üzere tespit edilecek tutarda ödeme yapılır.

    Sözleşme yapılan aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarına, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin aile hekimi için (6) katını, aile sağlığı elemanı için (1,5) katını aşmamak üzere tespit edilecek tutar, çalışılan ay sonuçlarının ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibaren onbeş gün içerisinde ödenir.

    Sözleşmeli olarak çalışmaya başlayanların, daha önce bağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşlarıyla ilişkileri aynı şekilde devam ettirilir. Ancak, her türlü prim, kesenek ve kurum karşılıkları bu fıkrada belirtilen ücretlerden kesilerek ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna aktarılır. Bunlar önceki durumları çerçevesinde tedavi yardımlarından yararlanmaya devam ederler.

    Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, aile sağlığı merkezi giderleri, tetkik ve sarf malzemesi giderleri, kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması veya hasta sevk oranlarının yüksek olması halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20'sine kadar indirim yapılır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, tetkik ve sarf malzemesi giderleri ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz.

    Kamuya ait taşınmazların kullanımı

    MADDE 4.- Hazine, belediye veya il özel idaresine ait taşınmazlardan aile sağlığı merkezi olarak kullanılması uygun görülenler, Maliye Bakanlığı, belediye veya il özel idarelerince bu amaçla kullanılmak üzere doğrudan aile hekimine kiraya verilebilir.

    Hizmetin esasları

    MADDE 5.- Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde kişilerin aile hekimine kaydı yapılır. Bakanlıkça belirlenen süre sonunda kişiler aile hekimlerini değiştirebilirler. Her bir aile hekimi için kayıtlı kişi sayısı; asgari 1000, azami 4000'dir. Aralıksız iki ayı aşmayan süreyle kayıtlı kişi sayısı 1000'den az olabilir.

    Aile hekimliği hizmetleri ücretsizdir; acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirilir. Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde acil haller ve mücbir sebepler dışında, kişi hangi sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olursa olsun, aile hekiminin sevki olmaksızın sağlık kurum ve kuruluşlarına müracaat edenlerden katkı pay alınır. Alınacak katkı payı tutarı Sağlık, Maliye ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca müştereken belirlenir. Aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde, diğer kanunların aile hekimliği hizmetleri kapsamındaki hizmetlerin sunumu ile sevk ve müracaata ilişkin hükümleri uygulanmaz. Yabancılar hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

    Aile hekimlerinin şahsi kayıtları ilgili il ve ilçe sağlık idare birimlerinde tutulur. Aile hekimlerinin kullandığı basılı veya elektronik ortamda tutulan kayıtlar, kişilerin sağlık dosyaları ile raporlar, sevk belgesi ve reçete gibi belgeler resmi kayıt ve evrak niteliğindedir. Bu kayıt ve belgeler, hekimin ayrılması veya kişinin hekim değiştirmesi halinde eksiksiz olarak devredilir. İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir.

    Denetim, sorumluluk ve mal bildirimi

    MADDE 6.- Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülki idare ve sağlık idaresinin denetimine tabidir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, görevleriyle ilgili ya da görevleri başında işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda Devlet memurları gibi kabul edilir. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu gereğince mal bildiriminde bulunmakla yükümlüdür.

    Ağız ve diş sağlığı hizmetleri

    MADDE 7.- Kişilerin ağız ve diş sağlığını korumak ve bu hizmetlerin daha etkili ve verimli yürütülmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığınca tespit edilecek illerde pilot uygulama yapılır.

    Bu hizmetler karşılığında yapılacak ödemelerin, hizmetten yararlananların ilgisine göre bağlı bulundukları kurum bütçelerinden veya sosyal güvenlik kuruluşlarından karşılanması ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıkları tarafından müştereken belirlenir.

    Yönetmelikler

    MADDE 8.- Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fiziki ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

    Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

    Yürürlük

    MADDE 9.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Yürütme

    MADDE 10.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Sayfayı Paylaş