RisaLe DersLeri-4.Söz

Konu, 'Din ve İslamiyet' kısmında Yorumsuz tarafından paylaşıldı.

  1. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
            
    4.SÖZ(1)
    اَلصَّلاَةُ عِمَادُ الدِّين
    **Namaz dinin direğidir**(Hadis-i Şerif)
    Namaz, ne kadar kıymetdar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar dîvâne ve zararlı olduğunu, iki kerre iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen ; şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
    Bir zaman bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, -herbirisine yirmidört altın verip- iki ay uzaklıkta has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım Bâzı şeyleri mübayaa ediniz. Bir günlük mesâfede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir."
    İki hizmetkâr, ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki: Sermayesi, birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan; istasyona kadar yirmiüç altınını sarfeder. Kumara-mumara verip zayi' eder, birtek altını kalır. Arkadaşı ona der: "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder; ettiğin kusuru afveder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun." Acaba şu adam inad edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahete sarfetse; gâyet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu, en akılsız adam dahi anlamaz mı? (2)
    İşte ey namazsız adam ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
    O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlıkımızdır. O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar. Diğeri gafil, namazsız insanlardır. O yirmidört altın ise, yirmidört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennet'tir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat'ederler. Bir kısım ehl-i takvâ, berk gibi bin senelik yolu, bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi ellibin senelik bir mesâfeyi bir günde kat'eder. Kur'an-ı Azîmüşşan, şu hakikate iki âyetiyle işaret eder. O bilet ise, namazdır. Birtek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir.
    sakarya_x bunu beğendi.
  2. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    Acaba yirmiüç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarfeden ve o uzun hayat-ı ebediyeye birtek saatini sarfetmeyen; ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilaf-ı akıl hareket eder.(3) Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabûl ederse; halbuki kazanç ihtimali binde birdir. Sonra yirmidörtten bir malını, yüzde doksandokuz ihtimal ile kazancı Mûsaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek; ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü, kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?(4)
    Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın(5) büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu Sûrette bütün sermaye-i ömrünü, âhirete mal edebilir. Fâni ömrünü, bir cihette ibka eder.
  3. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    4.SÖZ AÇIKLAMA
    1)Arkadaşlar bu sohbette namaz kılmanın ne kadar kolay ve namaz kılanın ne kadar akıllıca davrandığını öğreneceğiz.Okuyacağım kısmı Bediüzzaman hazretleri “Namaz dinin direğidir”Hadis-i Şerifinden ilhamla yazmış.Okumaya başlamadan önce namazın İslam dinindeki yerine kısaca göz atalım.
    Evet Allah Resulü(sav) “Namaz dinin direğidir” Hadis-i Şerifiyle dini bir binaya namazı da binanın direklerine benzetiyor.Yani diyor ki nasıl bina direksiz olmaz aynen öylede İslam namazsız olmaz.Namaza verilen önemi yine Efendimizden(sav) öğrenelim: "Kıyamet günü, kişi amelleri arasında önce namazın hesabini verecek. Bu hesap güzel olursa kurtuluşa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa, hüsrana düştü demektir.
    (Tirmizi, Salat 305, (413); Nesai, Salat 9, (1232).)

    Görüyoruz ki namaz olmadan cennete hemen girmek oldukça zor beklide imkansız.
    Allah Resulü (sav) ümmetinin namaz kılma hassasiyetinin küçük yaştan itibaren başlamasını emretmiştir.Hatta "Yedi yaşına geldi mi çocuğa namazı emredin, on yasına geldi mi kılmadığı takdirde dövün." (Ebu Davud, Salat 26, (494); Tirmizi, Salat 299, (407).Tavsiyesinde bulunmuştur.Şimdi şu hadisi biraz irdeleyelim.On yaşındaki bir çocuk.Fakat Resulullah(SAV) namaz kılmazsa dövün diyor.Dövün yani canını acıtın.Peki bize bunu emreden hakkında Kuran-ı Kerim ne diyor:’’(Ey Muhammed!) biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik’’. (ENBİYA107).Evet O (sav) rahmet ve şefkat peygamberidir.Taif’te kendilerine sadece Allah’ı anlatmak için gittiği talihsiz topluluk İnsanlığın Baş Tacını(sav) taşlamış,O’nu(sav) yaralamışlardı.İşte tam bu sırada Cebrail gelmiş ve kendisine eğer isterse Allah’ın bu edepsizleri topluca helak edeceğini bildirmişti.Fakat O(sav) bu edepsizlere beddua bile etmemiş, Allah’ın onlara hidayet etmesi istikametinde duada bulunmuştur.
    Evet demek ki Allah Resulünün (sav) çocuklara namaz konusundaki ısrarı merhametsizliğinden değil meselenin ciddiyetindendir.
    Evet arkadaşlar Müslümanlar namaza çok önem vermelidir.Bakın efendimiz namaz kılmayanlar için ne diyor:"Kişi ile şirk arasında sadece namazın terki vardır. Onu terk etti mi şirke düşmüş demektir." Yani kafir olma tehlikesi var.Bakınız sahabeden Abdullah İbnu Şakik Ashab-ı Kiramın namaz kılmayanlara bakışını nasıl naklediyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Ashâb'ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürledi."(Tirmizî, İman 9, (2624).
  4. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    Evet o zaman çizgiler bu kadar netti.Şunu ifade etmeliyim ki İslam alimleri namaz kılmayan kafir değildir hükmündedirler.Çünkü o zaman müminler namaz kılmamayı hayal bile etmiyorlardı.Namaz kılmayanlar kafirler ve münafıklardı.
    Evet namaz kılmayan kafir değildir fakat büyük bir kayıp için dedir.
    Arkadaşlar şimdi konumuza dönüyorum.
    2)Okuduğumuz yeri özetleyelim; padişah iki hizmetkarına masrafları için yirmi dörder altın veriyor ve onları iki ay uzaklıkta bulunan güzel bir çiftliğe ikamet etmeleri için yolluyor.Bir günlük mesafede istasyon olduğunu ve bu istasyonda para durumuna göre uçak, gemi veya trene binileceğini öğrenen iki yolcudan biri istasyona kadar biraz masraf ediyor fakat yol boyu ticaret yaparak masrafını ticaretle karşılıyor hatta padişahın verdiğinden de fazla kazanıyor.Öteki sanki yolculukta değilmiş gibi verilen altınlardan biri hariç hepsini harcıyor.İstasyonunun bulunduğu yerde karşılaşıyorlar.Akıllı olan müsrif arkadaşına diyor ki şu bir altınını bilete ver yoksa yol çok uzun ve çok çetin hem sultanımız affı sever seni affeder.İşte o adam bir altını bilete vermese ne kadar akılsızlık yapar herkes anlar.
    3)Evet başta insan olmak üzere etrafımızda gördüğümüz her şey (bitkiler,hayvanlar)bir sanat eseridir ve bunların bir sanatkarı olmalıdır ki o da Allahtır.
    Görüyoruz ki şefkat ve merhamet bizi çepeçevre sarmalamış.Çünkü herkesin rızkı veriliyor.Vahşi dediğimiz hayvanlar bile çaresiz yavrularına hizmet ettiriliyor.Demek merhametli bir el bu işleri idare ediyor.Bu hakikati efendimiz(sav) şöyle ifade ediyor: "Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiştir. İste anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler." (Müslim, Tevbe 21, (2753).

    Evet madem şefkat ve merhamet bizi sarmalamıştır öyleyse karıncanın rızık isteğini karşılıksız bırakmayan sonsuz merhamet sahibi insanın ebediyet isteğini karşılıksız bırakmayacaktır.Yani ahiret hayatı mutlaka vardır.Kıyamet günü hesap haktır.
    Şimdi ne deniyordu günün yirmi dört saatinden sadece bir saat abdestle beraber namaz yeter.Bu kadar az bir zaman almasına rağmen namazlar aksatılıyor. Hatta kılınmıyor.İnsanlar sanki dünyada ebedi kalacak gibi ona sarılıyorlar bilmiyorlar ki:
  5. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    Hiç kimse burada kalıcı değil
    Hepimiz buradan göçmeye geldik
    Kör olan bunu görücü değil
    İyiyi kötüden seçmeye geldik
    İnsanlar sınava inanıyor.Kazanmanın bir bedeli olduğuna inanıyor.Bununda gece gündüz demeden dershane senin okul benim koşturmakla olacağına inanıyor.Bütün bunları yapanlarda hayatının en dinamik zamanında olan gençler.Yani kimse ben dört duvar arasında kaldım bir daha bu yıllarıma germi döneneceğim biraz hayatın tadını çıkarayım demiyor .Hatta kendi ekstradan parada ödeyerek dershaneye geliyor.Soruyorsunuz bu telaş niye.Cevap:’’Beni bekleyen bir sınav var hazırlanmam lazım kazanamazsam halim nice olur’’.Şimdi sınav koşuşturmasına bakarak yirmi dört saatten birini namaz için ayırmayı gözden geçirelim.Bir genç sınava girecek bu sınava girmezden evvel okula gitti bir sürü ders çalışarak mevzuniyet noktasına geldi veya mevzun oldu.Şimdi sınav için hazırlanıyor.Bu gencin sınav gününe kadar yaşama garantisi var mı? YOK.Başına her an bir şey gelebilir.Sınavı kazanma garantisi varmı?.YOK çünkü geç kalabilir,o gün hasta olabilir veya ders açısından yetersiz kalabilir.Peki sınavı kazandı okuma garantisi varmı?.YOK çünkü ecelin ne zaman geleceği meçhul.Mezunların kaçı istediği işe girebiliyor?İstediği işte çalışıp da hastalık veya başka dünyevi dertleri olmayan kişi sayısının dertli kişi sayısına oranı nedir?Her şey yolunda gitse de bu kişinin sonu ölüm değimlidir.Yani ne makamını nede malını yanında götürebilecek.Yanında sadece beyaz bir kefen ve iyi yada kötü dünyadaki amellerini götürecek.
    Sınava böyle hazırlanan gence sormak lazım:Sınava inandığın gibi, ‘’Ceza ve hesap günü şüphesiz olacaktır’’.(zariyat6), ‘’Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız’’.(isra13) ayetlerinede inanıyor musun.Eğer inanıyorsan bil ki ahretteki kaybın;’’ İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetleri müjdele!.Hem onlar orada ebedî kalacaklar’’. (Bakara / 25.) Ayetinde ifade edilen ebedi saadettir.Fakat sadece bununla kalmayacak;Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir (nisa115).ayetinde ifade edilen azaba katlanmak zorunda kalırsın.
    Evet namaza hasasiyetteki sır bu hayatın hesabını vermeye inanıp inanmamadır.Eğer insanlar sınava inandıkları gibi ahiret hesabında inansalar namaza dört elle sarılırlar.
    Evet arkadaşlar hikayede akıllı yolcu için: istasyona kadar biraz masraf ediyor fakat yol boyu ticaret yaparak masrafını ticaretle karşılıyor hatta padişahın verdiğinden de fazla kazanıyor.Denmişti.
  6. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    Bu bölüm ‘’Mü’min kul namaz kılar, sonra müteakip namazı beklemek maksadıyla oturursa o, sevap yönüyle aynen namaz kılıyor gibidir."Hadis-i Şerifinde anlatılan hakikattir.Yani bütün günü namazlı geçmiş olur.Birde deniyor ki:’’Sermayesi, birden bine çıkar’’ bu bölüm de ‘’Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır’’ (Kadir 3).Ayetinde ifade edilen Kadir gecesi gibi mübarek gecelerde yapılan her bir ibadet için bin kat sevap yazılacağına işarettir.Zaten "Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı her bir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal, Allah'a kavuşuncaya kadar böyle devam eder."
    (Buhari, Iman 31; Muslim, Iman 205, (129).) Hadis-i şerifi bize rabbimizin merhametinin büyüklüğünü göstermektedir.

    Evet yeter ki kul olmak isteyelim onun merhameti ve rahmeti sonsuzdur.
    4)’’Bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek’’.Bu kısmı şöyle açalım:
    BİN ADAMIN KATILDIĞI PİYANGO KUMARI:Yani talip olunun dünyada herkes en güzel yerlere gelmek istiyor peki kaç kişi dünyada istediğine ulaşa biliyor.Pek az da olsa ulaşanların ulaştıkları elinde kalıyor mu.
    YARI MAL:Yani ömür günlerinin yarısı. Peki diğer yarısı nerde.Tabi ki uyumakla geçiyor.
    Evet sermaye-i ömrün tümünü dünyaya sarf etmek kar-ı akıl değildir.Oysa cenneti Allah vaad ediyor.Namazını kılan günahtan sakınan herkes oraya girecek.Öyleyse elbette ömür sermayesinin her gününden bir saat yüzde yüz ebedi kazanç getiren namaza ayrılmalıdır.

    5)RUHUN RAHATI:Ruh madde ile tatmin olmaz o ebediyeti ister.Dünyadaki her şey fanidir.Fani olan ebediyete meftun ruhu nasıl tatmin etsin ki.Oysa namazla ebedi cenneti hatırlar ruhu rahata erer.
    KALBİN RAHATI:Kalp şefkat,merhamet belki vicdanın merkezidir.fakat kötülükler kinlerde kalpte tutulur.Onun için Anadolu da kötü düşünceli kişilere ‘’senin kalbin bozulmuş’’ veya ‘’kalbini temiz tut’’ derler.
    İnsan etrafına baksa görür ki ölüm genç –ihtiyar demeden vakti dolan herkesi alıp götürüyor.İnsan ölen her bir kişiye akrabası olsun olmasın şefkat nazarıyla baksa üzülüyor.Hatta kendi annesi veya kardeşi ölen bir insanın hicran kalbini yakıyor.Oysa Allah’a inanıp namazını kılarsa biliyor ki cennete ebedi beraber olacaklar.
    Dedik ki belki de kalb vicdanın da merkezidir.peki ‘’Vicdan’’ nedir.Vicdan, iyi ile kötüyü ayırt etmesi için insana Allah tarafından ilham edilen ‘’içsese’’ denir.Şimdi birini aldatan,hırsızlık yapan,yalan söyleyen ve daha aklımıza gelecek birçok yanlışları yapan adama vicdanı sürekli ‘’sen yanlış yapıyorsun’’ diyecektir. Hatta yatağına uzandığında bir taraftan sürekli onun kötü bir insan olduğunu haykırırken diğer taraftan ‘’ya gerçekler ortaya çıkarsa işte o zaman rezil olursun’’ ihtarını yaparak yanlış yapan kişinin uykularını kaçırır.
  7. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    Oysa namaz kılsa, ‘’Muhakkak ki namaz ,hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” ( Ankebut, 29/ 45) Ayetini ifade ettiği gibi namaz insanı kötülüklerden alı kor.Çünkü namaz kılan kişi günde beş defa rabbini, hesabı,cenneti ve cehennemi hatırlar yanlış iş yapmaz yapsa da tövbe eder.Kul hakkı yemişse helal ettirir.Böylece kalbi hep huzurludur.
    AKLIN RAHATI:
    AKIL DİYOR Kİ: bir iğne ustasız olmaz.Öyleyse bu güzel dünyanın yaratanı olmalıdır.
    AKIL DİYOR Kİ:
    1)Hz.Muhammet(sav) hayatında hiç yalan söylememiş,
    2)Okuma yazması olmamasına rağmen Kuran gibi hükmü on dört asırdır devam eden mucize kitabı getirmiş
    3) Ümmi olmasına rağmen vahşi bir kavme öyle bir ahlak dersi vermiş ki en medeni insanlara fazilet dersi veriyorlar.Sigara gibi küçücük bir alışkanlığı insanlara bıraktıramayan yirminci yüzyıl sosyolog ve pisikologlarının kulakları çınlasın.
    Demek ki O(sav) Allah tarafından gönderilmiş resuldür.

    AKIL DİYORKİ:Eğer O(sav) ahiretten ,hayatın hesabından ve namazın faziletinden bahs ediyorsa bunların hepsi haktır.

    AKIL DİYORKİ:Madem ölüm haktır, hesap haktır.Öylese o Şanı Yüce Nebinin tavsiye ettiği namazı kılayım.Ebedi huzur yeri olan cenneti hak edeyim.
    İŞTE AKLIN RAHATI
  8. sakarya_x

    sakarya_x Pasif yorumcu

    Kayıt:
    1 Ocak 2007
    Mesajlar:
    1.482
    Konular:
    684
    Beğeniler:
    451
    Nereden:
    Sakarya
    Okulda hoca okumuştu bize..

Sayfayı Paylaş