Reform Bilim Alanında Ne Gibi Etkiler Yaratmıştır

Konu, 'İlköğretim & Lise' kısmında Eleftra tarafından paylaşıldı.

  1. Eleftra

    Eleftra Her şey bâtıni!

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    131.807
    Konular:
    37.018
    Beğeniler:
    4.717
    Nereden:
    Eskişehir
            
    Reformun bilime etkileri - Reform nedir - Reform Bilim Alanında Ne Gibi Etkiler Yaratmıştır bilgi



    Padrão dos Descobrimentos


    Anıt Portekizli ünlü denizcilerin 15. ve 16. yüzyıllarda yatıkları keşiflerin anısına dikilmiştir


    Padrão dos Descobrimentos (Keşifler anıtı) Portekiz'in başkenti Lizbon'un Belém semtinde, Coğrafi Keşifler anısına yapılmış bir anıttır. Anıt gemilerin 15 ve 16. yüzyıllarda bilinmeyen yönlere sefere çıktığı Tejo Nehri kıyısına yapılmıştır.
    Anıt zeminden yukarı doğru, 52 metre yüksekliğinde yelkenleri açık bir karavele benzeyen beton blok şeklindedir. Nehir tarafında anıtın bütün yükünü taşıyan oyuk Bu karavelin üzerinde dönemin tarihe geçmiş kaşifleri, sanatçıları ve bilim adamları vardır. Keşifler anıtı, Portekizli sanatçılar Cottinelli Telmo ve Leopoldo de Almeida tarafından 1940 yılında yapılan Portekiz Dünya Fuarı için tasarlanmıştır. İlk olarak dayanıksız bir şekilde yapılan anıt, 1960 yılında Portekiz'in Coğrafi keşiflerdeki en önemli isimlerinden Prens Henry'nin (Denizci Henry, Infante Henrique) ölümünün 500. yılı anısına betona tekrar yapılmıştır.
    Prens Henry, keşifler anıtının üzerindeki 30 kişi içinde en önde nehre bakan kişidir. Arkasında anıtın iki tarafında 30 tane önemli kişi arasında şu isimlerin heykelleri vardır:
    • Prens Henry (Coğrafi keşifler'in destekcisi)
    • Vasco da Gama (Hint rotasını keşfeden denizci)
    • Pedro Álvares Cabral (Brezilya'nın kaşifi)
    • Ferdinand Magellan (İlk dünya turuna çıkan denizci)
    • Diogo Cão (Kongo Nehri'ne ilk ulaşan kaşif)
    • Bartolomeu Dias (Ümit Burnu'nu ilk geçen denizci)
    • Afonso de Albuquerque (Hindistan'daki 2. Portekiz temsilcisi)
    • Luís de Camões (rönesans şairi)
    • Pedro Nunes (16. Yüzyıl matematikçi)
    • Nuno Gonçalves (15. Yüzyıl ressam)
    Rönesans'ın Nedenleri [değiştir]
    1. İstanbul'un fethedilmesiyle bilim adamlarının İtalya'ya göç etmesi.
    2. Arapçaya çevrilmiş eski Arap ve Roma eserlerinin tercüme edilmesi.
    3. Kuzey Avrupa'dan gelen Novgorod kavimlerinin medeni Avrupa toplulukları üzerindeki yıkıcı etkisi.
    4. Coğrafi keşifler sonucunda zenginleşen ve güzel sanatlar gibi alanlara destek veren, koruyan bir sınıfın oluşması (coğrafi keşifleri yapan Burjuva sınıfı)
    Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu ;
    1. Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir,
    2. İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir,
    3. İnsanın sürekli faal olması şerefli birşeydir.
    4. Gerçek güzeldir. Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, 'Başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur' anlayışı hakimdir.
    Reform, 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa'yı etkileyen Katolik Kilisesi ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir.
    Katolik kilisesinin aşırı zenginleşmesi ve yozlaşması, siyasetle ve dünyasal etkinliklerle daha fazla ilgilenmeye başlaması birçok din adamının tepkisini çekmiş ve reform hareketlerine yol açmıştır. Reform hareketleri önce Almanya'da sonrasında ise Fransa, İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerinde de etkili olur. Bu reform hareketi hıristiyanlığın yeni ve büyük 3 mezhebinden Protestanlığın oluşmasını sağlamıştır.
    Reform hareketinin önderi Cermen kökenli teolog ve filozof Martin Luther’dir. Luther’in kaderi kendinden önce ortaya çıkan ve sapkın olarak ilan edilip yakılan reformcular gibi olmamıştır. Büyük bir başarı yakalamış ve Avrupa tarihinin akışını değiştirmiştir. Bu dönemde Almanya Papalık tarafından sömürülüyordu. Bundan dolayı İtalya’ya büyük bir nefret duyuluyordu. Martin Luther de bu durumdan fazlasıyla yararlanmıştır. Martin Luther,Roma’ya yaptığı bir ziyaret sonrasında Papa’nın Hıristiyanları kandırdığı,haksız olarak zevk ve lüks içinde bir hayat yaşadığını fark etti. Luther bu durumu gördükten sonra,Hıristiyanlığın amacına dönmesi gerektiğini söylemiş ve Roma Kilisesi’ne (Katolikliğe) karşı oluşacak büyük bir hareketin temellerini atmıştır. Böylece Luther on yıl içinde kendisini ilk “Protestan”isyanının başında bulmuştur.
    Bir rahibin Almanya’da affedilme sertifikaları (Endüljans) satmaya başlaması ise bardağı taşıran son damla olmuştu. Bu sistem Papalığın kasasına büyük gelir sağlıyordu. Bu duruma Luther’in yanı sıra Saksonya Elektörü de büyük tepki göstermiştir. Affedilme sertifikalarını satan rahip bölgeden sürülmüştür. Luther,ilk kez bir eylemle Katoliklere meydan okuyarak hükümdarının izlediği siyaseti destekliyordu.


    Luther'in 95 tezinin orjinal nüshaları
    Martin Luther,31 Ekim 1517’de Wittenberg kalesi kilisesinin kapısına bu affedilme sertifikalarına karşı fikirlerini içeren; 95 maddeden oluşan bildiriyi asarak Protestan Reformu hareketini resmen başlattı. Luther bu metni hazırlarken daha önce reform hareketine girişmiş olan ve gibi isimlerin görüşlerinden etkilenmişti. İncil'in farklı dillere çevirilmesi ve matbaanın bulunup halk tarafından da okunabilir hale gelmesiyle, insanlar kilisenin doktrinlerinin yanlış ve yobaz olduğunu düşünmeye başlamıştı. Martin Luther astığı protesto metninde özellikle endüljans a karşı çıkar. Bu bildiri Papalık tarafından hiç de hoş karşılanmamıştı. Luther, sonuçta aforoz edilmesine kadar ilerleyecek olan bu süreçte birçok tartışmayla yüz yüze kalmıştı. Almanya’da Luther’i savunanlar olduğu gibi ona karşı çıkanlar da vardı. Böylelikle Almanya ikiye bölünmüştü. Bu bölünmenin beraberinde de 1522-1525 yılları arasında Şövalyeler Kavgası ve Köylüler Savaşı adı altında iki büyük olay meydana gelecekti.


    Reform hareketini başlatan Martin Luther

    Böylelikle Hıristiyanlık; Katoliklik, Ortodoksluk ve Protestanlık olarak üçe bölünmüştür. Luther ise Protestanlık mezhebinin kurucusu olarak tarihe geçmiştir.
    Dinin yanısıra Martin Luther eğitimin de laikleşmesini istemiştir.Martin Luther, eğitimin yaralarını hararetle savunurken "iyi okullar hayattaki tüm doğru davranışların çiçek açtığı bir ağaçtır ve ağaçların çürümesi durumunda dinde ve tüm sanat kollarında körelme kaçınılmazdır"[4] ifadesiyle okulların ve okumanın sivil hayatta büyük bir aydınlık kaynağı olduğu düşüncesini yaymaya çalışmıştır.

    Konu başlıkları

    • 1 Augusburg Antlaşması
    • 2 Reform'un Dine Etkisi
    • 3 Reform'un Yayılması
    • 4 Reform'un Getirdiği Savaşlar
    • 5 Reform'un Nedenleri
    • 6 Reform hareketlerinin etkisi
    • 7 Reform'un Sonuçları
    • 8 Ayrıca bakınız
    • 9 kaynaklar

    Augusburg Antlaşması
    Augusburg Barış Antlaşması, 1555 yılında Luther’in Protestanlık mezhebinin dolaylı olarak, Katolik mezhebinden ayrıldığı antlaşmadır. Barış Antlaşması, Kutsal Roma İmparatoru V.Charles ve Schmalkaldik Ligi güçleri arasında 25 Eylül 1555 tarihinde Almanya’nın Augusburg şehrinde imzalandı. Bu antlaşmayla Fransa ve Kutsal Roma İmparatorluğu arasında sürmekte olan Schmalkaldik Savaşları sona erdi. Alman prenslerinin Luteranizm ve Katoliklik arasında istediklerini seçmelerine olanak tanındı. Ayrıca isteyen ailelerin istedikleri dinin hakim olduğu bölgeye yerleşme hakları olduğu bir dönem başlamış oldu. Protestanlık, imparatorun hakimiyetine taraftar olmayan prensler arasında ve bilhassa Almanya, İsviçre, Danimarka, Baltık kıyıları ve kısmen de Fransa’da yaygınlaştı. Bu bölgelerde Katolik kilisesinin mallarına el konuldu, prensler zenginleşti.
    Reform'un Dine Etkisi [değiştir]
    Reform, insanların klasikleşmiş düşüncelerini derinden etkilemiştir.
    Klasik olan düşünceye göre, kişinin maddi ihtiyaçlarını siyasal iktidar yani devlet karşılıyorsa, manevi ihtiyaçlarını karşılayan ve ruhuna cevap veren kurum da kilisedir. Devlet insanların bedenlerine, kilise de devlete üstündür. O halde, devlet dine tabi olmak zorundadır.[5]
    Luther’in Protestanlık mezhebini yaymasıyla birlikte bu anlayış sona ermiş; din ve devlet ayrılmıştır. Katolikliğin dini üstün tutması, Ortodoksluğun devleti egemen kılması fikirlerine karşın Protestanlık bu konuda laikliği savunmuştur.
    Protestanlık ekonomik olarak da kapitalist sistemi benimsemiş ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Reformun din ve vicdan hürriyetine sağladığı çok önemli katkılardan birisi de, insanların kilise baskısından kurtularak düşünce özgürlüğüne kavuşması olmuştur. Bu gelişme de Avrupa’da “Aydınlanma” ya ışık tutacaktır.

    Reform’un etkisi 16.yüzyıldan itibaren Avrupa’nın birçok yerinde görülmeye başlamıştır. İsviçre’de Huldriych Zwiingli adlı rahip halkı örgütlemiş ve Roma Kilisesi’ne karşı çıkmıştır. Sertifikayla değil, inançla bağışlanma kavramını işleyerek, piskoposların otoritesini şiddetle reddetmiştir.
    Yine Almanya’nın bir eyaleti olan Saksonya’da çocukların vaftiz edilmesini reddeden “yeniden vaftizciler” adıyla (Anabaptistler) bir mezhep daha doğmuştur.[6]
    İngiliz kralı VIII. Henry (1529) İngiliz Kilisesini Papalıktan (Roma’dan) ayırmak için harekete geçti. Bunun sebebi ise, İngiliz kralının eşinden boşanmak istemesi ve Roma’nın buna karşı çıkmasıydı. Boşanma olayından önce de, iki taraf arasında anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Kral, Temyiz Kanunu’nu çıkartarak Roma’ya yapılan maddi yardımı kesmiş ve egemenliğini önlemişti. Ayrıca Üstünlük Yasası’yla da Papa’nın otoritesini ortadan kaldırmıştı. İki taraf arasındaki ilişki, az önce bahsettiğimiz, boşanma olayıyla da tamamen koptu. Çünkü Katolikliğe göre boşanmak yasaktı. İngiltere kralı her ne kadar Papalıktan kopmuş olsa da,Katoliklik mezhebine bağlı kalmıştır. Fakat İngiltere’de Lutherci ve Kalvinci inaçların yayılmaya başlamasıyla, İngiltere’de Anglikanizm mezhebi doğmuştur. (Protestan-Katolik)
    Fransa’da ise Jean Calvin, reform hareketinin öncüsü olarak karşımıza çıkmaktadır. Calvin, kilise ve devlet ilişkileri, kişisel ahlak ve ilahiyat konularında yeni fikirler ortaya sürmüştür. Calvin’in düşüncesi dini basit bir şekilde yaşamaktı. Yani insanların zevk ve gösterişli hayat yaşamasından çok basit ve düzenli bir hayatı seçmeleri gerektiğini vurgulamıştır. Bu görüşleriyle de kentli burjuva ve soyluların dikkatini çekmiştir.
    Calvin’in yanı sıra Fransa kralı IV. Henry de, dinin özgürlüğü adına büyük çaba göstermiştir. Nantes Fermanı’nı yayınlayarak Kalvenizm mezhebinin resmileşmesini sağlamıştır.
    Reform'un Getirdiği Savaşlar
    Reformun etkileri Avrupa’daki diğer devletlerde görülmeye başladığı zaman, beraberinde kanlı mücadeleleri de getirmiştir. Krallıkla prensler arasında yaşanan Otuz Yıl Savaşları (1618-1648) bu durumun en büyük örneğidir. Katoliklerle Protestanlar arsındaki dini savaşların alevlenmesini sağlamıştır.
    O dönemlerde Avusturya’ya ait olan Bohemya’da başlayan olaylar, Avrupa’nın birçok yerine yayılmıştır. İsyancılar, 1619 yılında Viyana’yı yağmalamış ve ardından Avusturya’da bir ayaklanma başlatmıştır. Bunların amacı kralı tahttan indirmek ve yerine Kalvinist bir prensi geçirmekti. Bu olayların sonucunda kral karşı bir harekete geçmiş ve Bohemya ordusunu Prag yakınlarında yenilgiye uğratmıştır. (1620)
    Korkunç bir intikamla Bohemya’nın yerli soylu sınıfı idamlarla susturuldu. Çek toplumunun resmen geleceği karartıldı, başsız kaldılar. Ülke sistematik olarak Katolikleştirildi ve Almanlaştırıldı. Kalvinistler ülke dışına sürüldüler. İmparatorluk ordusu erzaksız kalınca çekirge sürüsü gibi bütün toprakların ürünlerini talan ettiler.
    Bu olaylardan sonra daha da şiddetlenen savaş,1625-1629 yılları arasında Danimarka’da da etkisini gösterdi. Protestanlar acımasızca katledildiler. Buna benzer olaylar İspanya’da da meydana geldi. 1635-1648 yılları arasında Fransa, İsveçlilerin de desteğini alarak; İspanya’ya savaş açtı. Bu savaşlar neticesinde İspanya büyük kayıplar yaşadı.
    30 yıl boyunca süren ve Avrupa’yı kasıp kavuran bu savaşlar, 1648 yılında yapılan Westphalia Anlaşması’yla sona erdi. Bu durum, Papa X. İnnocentius’u oldukça sinirlendirmişti ve Papa bu antlaşmayı tanımadığını bildirmişti. Bu yeni gelişme her ne kadar papalık tarafından son derece rahatsız edici karşılansa da, Hıristiyanlığın yerini Avrupalılık almaya başlanacaktır. Avrupa, bir kez daha iki ayrı dünyanın kalıcı ve güçlü parçası olarak canlanmasını bilecektir.
    Reform ve yarattığı etki, Almanya’yı birçok farklı alanda etkilediği gibi; nüfus bakımından da son derece olumsuz etkilemiştir. Reform savaşlarından önce yaklaşık 21 milyon olan ülke nüfusu, savaşlardan sonra 13 milyona kadar düşmüştür. Ayrıca bazı önemli kentler de yıkılmıştır. Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir. Açlık ve buna bağlı olarak yapılan yağmalar, ticaretin tamamen durması, ortaya çıkan salgın hastalıklar; Almanya’yı her yönden felakete sürüklemiştir. Yoksullaşan halk, Avrupalı devletler tarafından aşağılanan bir ırk olma kaderiyle karşı karşıya kalmıştır.
    İçerde bu sıkıntıları yaşayan Almanya, dışarıda da Danimarka, Hollanda, İsveç ve Fransa gibi devletlerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. 17.yüzyılın başında büyük bir güç olarak varlık gösteren Avusturya, Reform savaşlarından sonra bu gücünü büyük ölçüde yitirmiş ve sıradan bir devlet konumuna gelmiştir. Bu sıkıntıları sadece Almanlar değil, diğer Avrupalı devletler de yaşamıştır.
    İspanya, ülke içinde Katolonya ve Portekiz isyanlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır.
    İngiltere, bir taraftan din savaşlarının içerideki etkileriyle boğuşurken; diğer taraftan da İrlanda ve İskoçya’yı denetimi altında tutmaya çaba göstermiştir.
    Polonya ve Litvanya ise, Rusya tarafından darmadağın edilmiştir.
    Sonuç itibariyle neredeyse tüm Avrupa, 17.yüzyılda yaşanan ve oldukça kanlı geçen bu dini çatışmaların faturasını çok ağır ödemek zorunda kalmıştır.
    Reform'un Nedenleri
    • Katolik Kilisesi'nin bozulması ve ıslahat fikrinin yayılması.
    • Hümanizm sayesinde Hıristiyanlığın kaynaklarına inilmesi, İncil'in millî dillere çevrilerek temel ilkelerin ortaya konulması.
    • Matbaanın yaygınlaşması ile okuma-yazma bilenlerin artması üzerine Katolik Mezhebi'nin sorgulanmaya başlanması.
    • Endüljans sorununun ortaya çıkması, para karşılığında kilisenin günahları affetmesi.
    Reform hareketlerinin etkisi
    • Reform hareketlerinin ilk defa başladığı Avusturya siyasal birlik olmaması ve Almanya'daki prenslerin dinde yenilik isteyenleri desteklemesi
    • Mevcut mezhepleri ve onların kurallarını eleştiren bilim adamlarının varlığı
    • Kağıt ve matbaanın kullanılması
    • Kilisenin görevinin dışına çıkarak halkı ve dini ekonomik açıdan zorlaması
    Reform'un Sonuçları
    • Avrupa'da mezhep birliği bozuldu. Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm mezhepleri ortaya çıktı, mezhepler arasında çatışmalar başladı.
    • Din adamları ve kilise, eski itibarını kaybetti.
    • Katolik Kilisesi, kendisini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.
    • Eğitim-öğretim faaliyetleri kiliseden alınarak laik bir eğitim sistemi kuruldu.
    • Katolik Kilisesi'nden ayrılan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el koyuldu.
    • Papa ve kilisenin Avrupa Ülkelerinin kralları üzerindeki etkisi sona erdi ve Avrupa'da siyasal bölünmeler yaşandı. Çünkü Ortaçağ'da Papa, Avrupa krallarına taç giydirerek onların krallıklarını onaylıyor ve yönlendirebiliyordu. Papanın bu gücü kaybetmesi, Haçlı Seferleri'nin düzenlenmesini engellemiştir.
    • Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla Engizisyon mahkemeleri kuruldu.
    • Protestan krallar ve prensler, din işlerinin mutlak hakimi oldular.
    • Reform hareketleri, Avrupa'yı siyasi yönden zarara uğratmıştır. Şarlken'in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi bölünmelerden dolayı gerçekleşmemiştir.
    • Mezhep savaşları, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da ilerlemesini kolaylaştırmıştır.
    • Eğitim laikleştirildi.
    • Reform, insanların çevresinde ve yaşam biçiminde entelektüel ve ekonomik değişimlere kayıtsız kalmadıklarını ispatladı.Skolastik düşünce ve doğa kanunu fikri gölgelendi, rasyonalist düşünce gündeme geldi.
    • Protestanlığın oluşmasıyla, kapitalist sistemin temelleri atılmıştır. Bekarlık, inziva, nefis köreltme, dua ve derin düşünce yerine; evlilik, çocuklar, günlük hayatın içinde olmak, başarı ve zenginlik gibi kavramlar insanların hayatlarına girmiştir.
    • Reformla birlikte paralı sınıf itibar kazanmış, birey ve milliyetçilik kavramları ortaya çıkmıştır.
    • Reform, din karşıtı kavramların oluşmasını sağlamıştır.
    • Her konunu dine bağlanması ya da her konunun dinle açıklanması düzeneğini bozmuştur. Bilimsel araştırmalar din baskısından kurtulmuştur.
    • Dinin üzerinde çok büyük etkiler yaratan reform, ibadetle kurtuluşun yerine; imanla kurtuluşun mümkün olabileceğini söylemiştir.
    • Ulus devletler dönemine geçişin ilk basamağı olmuştur.
    • Devletin güçlenmesini sağlamış, laik devlet kavramını gün ışığına çıkartmıştır.
    • Reform, tutuculuğun ve muhafazakarlığın kalıplarını zorlamış, gelenekçilikten yenilikçiliğe hoş görü ve özgürlük ortamının zeminini hazırlamıştır.
    • Uzun yıllar süren kanlı savaşlara sebebiyet vermiş ve birçok insan hayatını kaybetmiştir.
    • Avrupa haritasında sınırların yeniden gözden geçirilmesi ve iki yüz yıla varan bir barış döneminin yaşanmasına katkıda bulunmuştur.
    Ayrıca bakınız
    • Hıristiyanlık
    • Protestanlık
    • Katoliklik
    • Ortodoksluk
    • Protestan Etiği
    • Luthercilik
    • Kalvinizm
    • Max Weber
    • Kapitalizm

    g • t • d
    Avrupa'daki tarihî olaylar ve dönemler


    İlk Çağ
    Yunan Medeniyeti • Roma Medeniyeti • Kavimler Göçü • Karanlık Çağ


    Orta Çağ
    Haçlı Seferleri • Magna Carta • Büyük Veba Salgını • İstanbul'un fethi • Reconquista


    Yeni Çağ
    Rönesans • Coğrafi keşifler • Reform • 30 Yıl Savaşları


    18. ve 19. yüzyıl
    Aydınlanma Çağı • Fransız Devrimi • Sanayi Devrimi


    20. yüzyıl
    I. Dünya Savaşı • Büyük Bunalım • II. Dünya Savaşı • Soğuk Savaş • Avrupa Birliği • Yugoslavya’nın Dağılması • Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin dağılması


    Diğer Avrupa tarihi • Avrupa'nın askerî tarihi • Avrupa'nın ekonomik tarihi


    kaynaklar
    1. ^ Alman İmparatoru Şarlken 1529’da Diyet’i (meclis) toplar. Siyasi işlerin görüşüldüğü bu mecliste alınan karara göre; Lutherciliğe ancak yayıldığı yerlerde müsaade edilecek, buradan başka yerlere yayılmasına izin verilmeyecekti. Bu kararı Luterci prensler protesto ettiler. Bunlara Protestan adı verildi.
    2. ^ Kutsal Roma-Germen İmparatorluğunda imparator seçimine katılma hakkına sahip olan prens/prenslere Elektör adı verilir.
    3. ^ A. Kürşat Gökkaya ve Cemal Cahit Yeşilbursa, "Yeni ve Yakın Çağ Tarihi", 1. baskı, Siyasal yayınevi, 2008, s. 70.
    4. ^ Preserved Smith, "Rönesans ve Reform Çağı", Türkiye İş Bankası yayınları, çeviren: Serpil Çağlayan, s. 218.
    5. ^ A. Kürşat Gökkaya ve Cemal Cahit Yeşilbursa, "Yeni ve Yakın Çağ Tarihi", 1. baskı, 2008,s. 72.
    6. ^ A. Kürşat Gökkaya ve Cemal Cahit Yeşilbursa, "Yeni ve Yakın Çağ Tarihi", 1. baskı, Siyasal yayınevi, 2008, s. 73.
    7. ^ A. Kürşat Gökkaya ve Cemal Cahit Yeşilbursa, "Yeni ve Yakın Çağ Tarihi", 1. baskı, 2008, s. 74.
    8. ^ A. Kürşat Gökkaya ve Cemal Cahit Yeşilbursa, "Yeni ve Yakın Çağ Tarihi", 1. baskı, 2008, s.75

Sayfayı Paylaş