Reenkarnasyon (Ruh Göçü) Hikayeleri; Reenkarne Olan (!) İnsanların Yaşadıkları

Konu, 'Sağlık ve Psikoloji' kısmında Tılsım tarafından paylaşıldı.

  1. Tılsım

    Tılsım Yeni yorumcu

    Kayıt:
    19 Aralık 2009
    Mesajlar:
    0
    Beğeniler:
    0
    Insanlar tekamül etmek için tekrar dogarlar Ruh bütün evrenlere dagilmis olan Tanri Kanunlari'ni, insan bedenini kullanarak arastirir ve ögrenmeye çalisir Fakat bu bilgi tek bir hayat içerisinde elde edilemez, çünki bilgi sonsuzdur Ruhlar, evrenin her yerinde tekrar tekrar dogarlar Her tekrardogusunda biraz daha bilgi ve tecrübe kazanarak yükselir Gerileme yoktur, yani insan gene insan olarak dogar; ceza olsun diye bitki ya da hayvan bedeninde dogmaz Ruh, insan degildir; ruh, bitki ya da hayvan da degildir Bunlar tekamül araçlaridir Bunun için ruh, bitki, hayvan ve insan bedenlerini kullanir Her tekrardogus yeni bir role bürünmektir Ruh, her seferinde dünya sahnesinde yeni bir rol oynar ve isi bitince çekilir

    Geçmis hayatlarimizi neden hatirlamiyoruz? Çünki unutan bedene ait hafizadir; ruha ait olan hafizamiz hiç bir seyi unutmaz Yeni bir bedenle, yeni bir hayata baslayan ruhun, dünya hayatinda basarili olmasi için geçmis yasamini unutmasi gerekir Geçmis yasamlari hatirlamak, simdiki hayatimizin sebebini bilmek demektir Halbuki dünya hayatinin gayesi, deneye yanila çaba göstermek ve tecrübe kazanmaktir Bu sebeple geçmis hayatlarimizi unutmamiz büyük bir kolayliktir

    Geçmis hayatlar kendiliginden ve deneysel olarak hatirlanabilir

    Gerçek adalet tekrardogusla saglanir Çünki evrenin idaresi; bazi insanlara uzun ömür, zenginlik, saglik, güzellik ve sans dagitirken, bazilarina kisacik bir ömür, fakirlik, hastalik, çirkinlik ve bahtsizlik vererek keyfi davranan bir tanrinin elinde olmadigi gibi, tesadüflerin elinde de degildir Evrende her sey Tanri'nin koydugu Kanunlar'la islemektedir Tesadüf yoktur Iste, gerçek adalet, Sebep-Sonuç Kanunu'na göre saglanir Daima bir Tanrisal Dengelenme vardir Yukaridaki maddi degerler, ruhun bilgi ve tecrübesini artirmaya yarayan vasitalar olup, hepsi dünyada kalacak olan göreceli degerlerdir

    Insan kaderini kendi olusturur Çünki Tanri, varliklarini bu kabiliyette yaratmistir Maddesel evrende her sey Sebep-Sonuç Kanunu'na göre yürür Bu kanun geregi, ne ekersek onu biçeriz Yasadigimiz bütün olaylar, basimiza gelen her sey, daha önceki hayatlarimizda yaptiklarimizin dogal sonucudur Bir hayatin sonucu, gelecek hayati hazirlar Bir hayat kendisinden önceki hayatin sonucudur Tanri kimsenin alnina kara yazi yazmadigi gibi, kimseyi kayirmaz; dili, dini, cinsiyeti, irki ve milliyeti ne olursa olsun, bütün insanlar O'nun nazarinda birdir Insan, kendi bilgi ve görgüsüyle sinirli hür bir iradeye sahiptir; yani seçme yapabilir O halde Sebep-Sonuç Kanunu'na göre iyilik de, kötülük de insandandir ve asla bir adaletsizlik söz konusu degildir Ne kadar istirapli olaylar yasarsak yasayalim, ne baskalarini ne de Tanri'yi suçlama hakkina sahip degiliz Çünki her seyin sorumlusu insanin kendisidir Seçmenin sorumlulugu insana aittir

    Insana hatalarindan dolayi ceza degil, telafi imkani verilir Çünki mükemmel olan Tanri, mükemmel olan ruhu, maddesel tecrübesizliginden dolayi azarlamak ve cezalandirmak için yaratmamistir Evrenin hiç bir kösesinde ruhu yakabilecek bir ates mevcut degildir Dünyada beden vasi tasiyla tekamül etmekte olan ruh, dünyanin sartlari geregi ancak deneye yanila, hata yaparak bilgi edinebilmektedir

    Aslında hepimiz kostümlü ruhlarız
    Reenkarnasyon inancina göre ruhlar, dünyaya her gelislerinde degisik bir 'kostüm' giyiyor Bu, bir önceki hayatlarinda yaptiklarina göre, insan da olabiliyor, havvan ya da bitki de Kisacasi ruh, ilk hayatta 'ne ektiyse', ikinci hayatta 'onu giyiyor'

    Ayten Görgün

    Reenkarnasyon Yani ölümden önceki ve sonraki hayatlar Bazilarina göre bilim, bazilarina göre hurafe Insanoglu binyillarca ölümün herseyin sonu mu yoksa yeni bir hayatin baslangici mi oldugunun yanitini aradi

    Bu Dogu inanci Bati dünyasinda da hizla taraftar buldu Geçtigimiz yil Fransiz La Nouvel Observatuer Dergisi'nin yayimladigi anket sonucuna göre Avrupa'da her bes kisiden biri yeniden dogduguna ya da dogacagina inaniyor Polonyalilar yüzde 32 ile birinci sirada Ingiltere ve Fransa yüzde 24, Italya ve Almanya ise yüzde 19 Ayrica Amerika'da reenkarnasyona inananlarin yüzde 25'i düzenli olarak kiliseye gidiyor, yüzde 26'si koyu Protestan, yüzde 28'i koyu Katolik

    Neleri bulacaksiniz?
    Bu yazi dizimizde reenkarnasyonu konunun taraflarindan dinleyip, herkesin aklina takilan sorularin yanitlarini bulacaksiniz
    Bunlarin arasinda 'Ölümden sonra hayat var mi?', 'Yeniden dogus mu kisilik parçalanmasi mi?', 'Ruhlar bedeni kullaniyor mu?', 'Ruhlar ölmek bilmiyor mu?', 'Reenkarnasyon Nirvana'ya ulastirir mi?', 'Kur'an ve Incil'de reenkarnasyon var mi?', 'Batili ünlü reenkarneler kim?', 'Hipnozda neler yasanir?' gibi sorularin yanitlari da var
    Fransizca kökenli bir kelime olan reenkarnasyon, ölümden sonra ruhun insan, hayvan ya da bitki biçiminde bedenlenerek bir ya da daha çok kez yeniden dünyaya gelmesi anlamini tasiyor Bu inanca göre ölenlerin ruhlari evrimlerini tamamlayana kadar dünyaya defalarca gelip gidebiliyor Bedeni kostüm olarak kabul eden ruhlar, dünyaya her gelislerinde degisik kostüm giyiyor Insan olarak bir takim deneyimler yasayan ruh, öldükten sonra yaptiklarina göre yeniden bedenleniyor Ikinci üçüncü hayatlarinda yasayacaklari, geçmis hayatlari tarafindan belirleniyor Yani ruh, 'neyi ekerse onu biçiyor'

    Ölümsüz olan ruhtur
    Tarihi binlerce yil öncesinin Hint felsefesine kadar giden reenkarnasyon, bazi dinlerde de eskiden beri var olan bir inanç
    Asya kökenli din ve felsefelerin karakteristik özelligi olan reenkarnasyona en çok ilkel dinlerde rastlaniyor Hinduizm ve Budizm'de, reenkarnasyon için her varligin insan bedenine ulasincaya kadar 8 milyon 400 bin degisik yasam formundan geçmesi gerektigine inaniliyor
    Bazi inanç sistemlerinde yeniden dogusun insan bedeninde, bazilarinda ise hayvan ve bitki olarak gerçeklesecegi savunuluyor Ama ruh hep bir bedenden ötekine geçerek yasamaya devam ediyor
    Bu ögreti yeni dinlerde de kabul görüyor, ahlak ve yasamin anlamini reenkarnasyonun sundugu iddia ediliyor

    'Nirvana'ya nasıl ulaşılır?
    Reenkarnasyona inanan baslica dinler Hinduizm, Caynacilik, Budizm ve Sihlik gibi Asya dinleri
    Bu dinlerin kabul ettigi 'karman' adi verilen ögretiye göre herkesin simdiki yasamindaki davranislarinin sonucu sonraki yasaminda ortaya çikiyor Hinduizm'e göre reenkarnasyon çevrimi (samsara), ancak kisinin 'kurtarici dogruyu' yani Atman (bireysel ruh) ile Brahman (mutlak ruh) arasindaki özdesligi kavramasiyla son buluyor
    Mutlak ruh inancini paylasan Caynaciliga göre 'karman'in yogunlugu kisinin eylemleriyle belirleniyor Bu nedenle her ruh göçünden sonra eski 'karman'in yükü yeni 'karman'a ekleniyor Bu çevrim çesitli dinsel disiplin uygulamalari yoluyla ruhun kendisini özgürlestirmesi ve kurtulmus ruhlar arasina katilmasiyla sona eriyor
    Budacilik ruhlarin bedenden bedene geçtigi inancini paylasiyor Insan ruhu ölümle birlikte yok oluyor Ama ölünün 'karman'i yasiyor ve bir ana rahminde bir 'vicnana'ya (ruhun yeni bir bedene göç eden bölümü) yani ruh göçü çemberinden kurtularak arzularin tümüyle söndügü 'nirvana'ya (insani aci çekme, yanilsama ve bilgisizlikten kurtaran ve bu dünyadaki tüm isteklerin silenmesi ile gerçeklesen durum) erisiyor

    Batili ünlü reenkarneler
    Birçok yazar, bilim adami, doktor, filozof, psikolog, sair, siyasetçinin reenkarnasyona inanmasi ve bunu çesitli eserlerinde islemeleri bu inanca ilgiyi arttiriyor
    Batili ünlü reenkarnelerin basinda Eflatun, Pisagor, Dante, Goethe, Nietzche, Jung, Empodogles, Napolyon, Salvador Dali'ye kadar birçok isim var Bugün dünyanin dört bir yanindan çok sayida insan reenkarne olduklarini belirterek deneyimlerini paylasiyorlar Bu inanç, Türkiye'de de oldukça yaygin Dr Bedri Ruhselman'in Metapsisik Tetkikler ve Ilimler Dernegi'nin kurmasi ile yayilmaya basliyor Dernegin kurucusu Ruhselman, 1898 Istanbul dogumlu ve Çerkez kökenli Dr Ruhselman'in yazmis oldugu kitaplar içinde 'Ruh ve Kainat' adli bir eser de bulunuyor
    Reenkarnasyon, Ergün Arikdal tarafindan 1994'de kurulan, Insanligi Birlestiren Bilgiyi Yayma Vakfi (BILYAY)'in da ele aldigi konulardan biri Vakif, 1960'dan bu yana her ay kesintisiz olarak yayin hayatini sürdüren Ruh ve Madde Dergisi'ndeki makaleler, Ruh ve Madde Yayinlari'ndan çikan kitaplar ve vakfin içindeki 3 bin eserlik kitapligi ile reenkarnasyon olaylarini anlatiyor
    Türkiye UFO ve Paraanormal Olaylari Arastirma Organizasyonu, Gizemciler Arastirma Grubu, Ruhsal Evrim Arastirma Grubu gibi birçok topluluk da, Türkiye'de reenkarnasyonla ciddi anlamda ilgilenen diger gruplardan

    Bizzat yaşayanlar anlatıyor
    'Önceki hayatimda bir hayvandim'
    Serbest gazeteci Pinar Yilmazerler, reenkarnasyona inananlardan Önceki hayatinda 'ne' oldugunu nasil anladigini da, söyle anlatiyor:
    'Sarlatan olmayan birinin beni uyutmasini, önceki hayatimda ne oldugumu ögrenmek isteyecek kadar reenkarnasyona inaniyorum Bu konuyla ilgili çok sey okudum Insanlarin reenkarnasyon öyküleri de bana saçma gelmiyor Ayrica bedenler çözülse de ruhun hiçbir sekilde yok olmadigini düsünüyorum Kanimca ruh yüzyillar boyu baska insanlara aktariliyor Ben de yogun bir sekilde ilk defa bulundugum yerlerde 'Buraya daha önce de gelmistim' ya da yasadigim birseyi 'Bu ani daha önce de yasamistim' düsüncesini hissediyorum Ya da hiç tanimadigim bir insandan durup dururken negatif elektrik aldigimi hissediyorum Önceki hayatimda da bir hayvan oldugumu düsünüyorum Çünkü aci çeken bir hayvani gördügümde aciyi adeta içimde hissediyorum Bir de biçaklanmaktan çok korkuyorum Biçaklanmanin yeri bile belli Kalbimden degil karnimdan Rüyalar da geçmiste yasadigimizin bir habercisi Ayrica çocuk yaslarda ortaya çikan resim yapmak, enstrüman çalmak gibi yetenekler, önceki hayatlardan geliyor Mozart dört yasinda piyano çalmaya baslamis Niye sen ya da ben degil de henüz o yastaki dahi çocuk o oluyor?'

    Reenkarnasyon ve ilgili kitaplar
    Özellikle 1990'lardan itibaren raflara reenkarnasyon ile ilgili kitaplar sikça eklendi Bu kitaplarin bazilari ise söyle: Bilgelik Bilinci, Dogmadan Önceki Hayatimiz, Ruhçuluk ve Reenkarnasyon, Dünyadaki Kavga, Evrensel Yasa: Tekrar Dogus, Geçmis Yasamlar, Hayat, Ölüm ve Ötesi, Iman Esaslari Açisindan Reenkarnasyon, Karsi Tarafin Isigi, Kozmik Oyun, Zaman Kaymasi, Olagandisiyi Yasamak, Ölüm Dirilis ve Reenkarnasyon, Ölüm Yeni Bir Dogustur, Ölümden Sonraki Hayat, Paramhansa Yogananda ile Bilgelige Yolculuk, Reenkarnasyon, Fiziksel Astral, Evrim, Ruhçu Yanilgi, Ruhsal Alemin Isigi, Ruhunuz Daha Önce Benimle Yasadi, Sehitlerle ve Belgelerle Türkiye'de Tekrar Doganlar, Sevinç ve Güzellik Alemleri, Tibet'in Ölüler Kitabi, Yaraticinin Azameti ve Kur'an'daki Reenkarnasyon

    Mini dizi sözlügü:
    o Budizm: Kuzeydogu Hindistan'da IÖ IV yüzyilin dinsel kusku, arayis ve çalkanti ortaminda bazi dini uygulamalara tepki olarak dogan dini inanis
    o Caynacilik: Adini Cina (muzaffer) sözcügünden alan dini bir görüs Caynacilik da Budizm gibi reform hareketi biçiminde ortaya atildi Budizm'in çagdasi Cayna ahlaki üç temel ilkeye dayaniyor Dogru görüs, dogru bilgi, dogru davranis
    o Hinduizm: Hindu halklarinin son 2 bin yildir gelistirdigi inanç ve görenekler ile toplumsal ve dini kurumlarin bütünü
    o Sih dini: Hindistan'da XV yüzyil sonunda Guru Nanak tarafindan kuruldu Sihizm, tek tanriya ibadeti gerektiren bir dindir Tüm insanlarin esit olduguna inanir
    o Karma: Geçmis eylemlerin gelecekteki iyi ya da kötü sonuçlar doguracagini anlatir
    o Karman: Hint dinlerinin kabul ettigi ortak temel ilke Insan yasaminin, birçok yasamlarin olusturdugu zincirin halkasi oldugu görüsüne dayanir Bireysel yasamlarin her biri, kisinin daha önceki yasamdaki eylemleri tarafindan belirlenir
    .Belkibirgün. bunu beğendi.
  2. cevvalyürekl

    cevvalyürekl Yeni yorumcu

    Kayıt:
    23 Haziran 2010
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    0
    Nereden:
    İçel
    Karma İnancına Göre Reenkarnasyon Nedir?



    Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon, -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint dinlerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma ve reenkarnasyon arasındaki ilişki Dinler Tarihi isimli kitapta şöyle açıklanmaktadır:

    ... Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar kusur etmezler. Sonra gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O'nundur. Ve O,hesap görenlerin en süratli olanıdır.
    (Enam Suresi, 61-62)


    Karma doktrinine bağlı olarak tenasuh, yani ruhun bir bedenden ötekine geçtiği inancı doğdu. Böylece ölümden sonra devamlı var olma, ruhun bedenden ayrı olduğu fikri gelişmiş oldu. Bu inanışa göre, ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak doğar. İnsan yaptıklarına göre hayvan, bitki, insan veya tanrı şeklinde doğar. (Buna göre insan kendi kaderinin mimarıdır.) Bu doğuş, bir sebep sonuç ilişkisi içinde gerçekleşir. Manevi ve ahlaki karşılık, yani yapılanların sonucu ruhun tenasuhu ile mümkün olur. Sonraki hayatta mutlu olmak, doğru harekete bağlıdır. Her şahıs, işlerinden sorumludur. Ölümden korkmaya gerek yoktur. Devamlı yeniden doğuşlarla insan, arzularına ulaşır, devamlı bir tatmin elde eder. O, tanrı Brahma'da yaşar. Bu inanışın Hintliyi kuvvetli bir iyimserliğe ulaştırdığı ileri sürülmektedir.1

    Görüldüğü gibi, Karma'da ahiret inancı yoktur; bunun yerine sürekli ölüp, tekrar dünya hayatında aynı ruhla, fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır. Ancak bu, Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ile çelişen, batıl ve sapkın bir inançtır.

    Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın inanç ise, insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır. Bu, tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır. Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir. Oysa açıktır ki, hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah vardır ve O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın ve canlıların sahibi, yaratıcısı, koruyucusu ve ilahı Allah'tır. O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah, bu gerçeği Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:

    De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şey e ihtiyacı olmayandır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1- 4)

    Bunun dışında bir inanca sahip olanlar doğru yoldan sapmışlardır ve dünyada da ölümden sonraki hayatta da zarardadırlar.

    KURAN'DA REENKARNASYON YOKTUR, ÖLÜM VE DİRİLME BİR KEREDİR

    Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint dinlerinde değil, dünyanın her yerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni, dine inanmayan, ahiretin varlığını inkar eden, ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların, reenkarnasyonu, bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.

    Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder. Yani insanın bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:

    Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi, 95)

    Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin. Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır. (Mü'minun Suresi, 99-100)


    Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır
    ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir...
    (Al-i İmran Suresi, 185)


    Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, insanların bir bölümü ölüm ile karşılaşınca, tekrar dirilme ümidi içinde olacaklardır. Ancak, kendilerine bunun kesinlikle mümkün olmadığı o an açıklanacaktır. Allah bir başka ayetinde insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir:

    Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara Suresi, 28)

    Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi, insan başlangıçta ölüdür, yani yaratılışının temeli başlangıçta, toprak, su, çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır. Daha sonra Allah bu cansız yığına "bir düzen içinde şekil verip" diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan, yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner, çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi kalmıştır. Bu da ahiretteki dirilmesidir. Her insan ahirette diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını anlayarak, dünyada yaptığı herşeyin hesabını verecektir.

    Diğer ayetlerde de insanın dünyaya geldikten sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:

    Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 56- 57)

    Yukarıdaki ayetler, ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.

    Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak, batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır.
  3. cevvalyürekl

    cevvalyürekl Yeni yorumcu

    Kayıt:
    23 Haziran 2010
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    0
    Nereden:
    İçel
    Günümüzde insanlar dünya üzerinde yaşanan kaoslardan, kavgalardan, sıkıntılardan, çekişmelerden, samimiyetsizliklerden, bencilliklerden ve yalanlardan uzaklaşmayı, bunların yerine huzur, güven ve barış içinde bir hayat yaşamanın yollarını aramaktadırlar.

    Bu amaçla arayış içine giren bazı kişiler, özledikleri huzuru ve mutluluğu, Hinduizm ve Budizm gibi dinlerde bulabileceklerini zannetmekteler. Doğu dinlerinin mistik havası, meditasyon benzeri uygulamaları ve bu dine mensup olan kişilerin tavırlarındaki, giyimlerindeki, konuşmalarındaki ve ibadet şekillerindeki farklılık, bazı insanların ilk bakışta bu dinlerden etkilenmelerine sebep olmaktadır.

    Ancak, Hinduizm ve Budizm gibi dünyanın bilinen en eski dinleri olarak kabul edilen inançların, her ne kadar bazı güzel ahlak mesajları içerdikleri iddia edilse de, bunlar hak din değildirler, çünkü bu dinlerin akıl ve mantıkla çelişen birçok düşünce ve uygulamaları bulunmaktadır. Reeankarnasyon inancı da bunlardan biridir. Uzakdoğu dinlerinin temeli olan Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon, -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint dinlerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma felsefesi ve reenkarnasyon arasındaki ilişki "Dinler Tarihi"; isimli kitapta şöyle açıklanmaktadır:

    "Karma doktrinine bağlı olarak tenasuh, yani ruhun bir bedenden ötekine geçtiği inancı doğdu. Böylece ölümden sonra devamlı var olma, ruhun bedenden ayrı olduğu fikri gelişmiş oldu. Bu inanışa göre, ruh kendi derecesi içinde yüksek veya alçak olarak doğar. İnsan yaptıklarına göre hayvan, bitki, insan veya tanrı şeklinde doğar. (Buna göre insan kendi kaderinin mimarıdır.) Bu doğuş, bir sebep sonuç ilişkisi içinde gerçekleşir. Manevi ve ahlaki karşılık, yani yapılanların sonucu ruhun tenasuhu ile mümkün olur. Sonraki hayatta mutlu olmak, doğru harekete bağlıdır. Her şahıs, işlerinden sorumludur. Ölümden korkmaya gerek yoktur. Devamlı yeniden doğuşlarla insan, arzularına ulaşır, devamlı bir tatmin elde eder. O, tanrı Brahma'da yaşar. Bu inanışın Hintliyi kuvvetli bir iyimserliğe ulaştırdığı ileri sürülmektedir.";

    "Yeniden doğuş ile ilgili bilmek isteyeceğiniz her şey; REENKARNASYON"; başlıklı yazı dizisinde, İslam Dini açısından mahsurlu birçok nokta bulunmaktadır. Yazı dizisinde reenkarnasyon konusunda altı çizilen hususları teker teker bahsetmek yerine, birkaç cümle ile İslam dini açısından reenkarnasyon inancını açıklamakta fayda görüyoruz:

    Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint dinlerinde değil, dünyanın her yerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni, dine inanmayıp ahiretin varlığını inkar eden, ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların, reenkarnasyonu bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yapacağı yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.

    Oysa Kuran'da, Dünya hayatındaki ölümden sonra ahiret dirilişinin olacağı ve bunun da bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre sonsuza kadar cennette veya cehennemde kalmayı hak eder. Yani insanın sonu olan bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına asla geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:

    "Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler."; (Enbiya Suresi, 95)

    "Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin. Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır."; (Müminun Suresi, 99-100)

    Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi, insanların bir bölümü ölüm ile karşılaşınca, tekrar dirilme ümidi içinde olacaklardır. Ancak, kendilerine bunun kesinlikle mümkün olmadığı o an açıklanacaktır. Allah bir başka ayetinde insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirir:

    "Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz."; (Bakara Suresi, 28)

    Yukarıdaki ayette açıkça buyurulduğu gibi insan başlangıçta ölüdür, yani yaratılışının temeli başlangıçta, toprak, su, çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır. Allah bu cansız yığına "bir düzen içinde şekil verip" diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan, yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner, çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi kalmıştır. Bu da ahiretteki diriltilmesidir. Her insan ahirette diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını anlayarak, dünyada yaptığı herşeyin hesabını tek tek verecektir. (En doğrusunu Allah bilir)

    Bu konu ile ilgili diğer bir ayet de ise, insanın dünyaya geldikten sonra tek bir ölümden başka ölüm tadmayacağı şöyle bildirilir:

    "Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur."; (Duhan Suresi, 56- 57)

    Yukarıdaki ayetler, ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. İnsanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya asla gelmeyecekleridir. Her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.

    Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek ve son hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır.

    Sabah Gazetesi’nin Yayın Kurulu’nun ve "reenkarnasyon"; yazı dizisini kaleme alan Sayın Sezen Başaran’ın yayınlarında Kuran’ın bu gerçeklerini mutlaka göz önünde bulundurmalarını temenni ediyoruz.

    Konuyla ilgili Harun Yahya'nın "İslam ve Karma Felsefesi" ve "İslam ve Budizm" isimli kitaplarından ve İslam ve Karma Felsefesi - Bu sitenin hazırlanmasında Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılmıştır. sitesinden yararlanabilirsiniz
  4. cevvalyürekl

    cevvalyürekl Yeni yorumcu

    Kayıt:
    23 Haziran 2010
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    0
    Nereden:
    İçel
    Temelde karma felsefesine dayanan reenkarnasyon; bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği inancıdır. Özellikle günümüz gençlerine ılımlı yazı dizileri ve makalelerle tanıtılmaya çalıılan bu inancın sapkınlığı ise gerçekte oldukça açıktır. Yüce Rabbimiz'in bir hidayet rehberi olarak gönderdiği Yüce Kuran'da bu sapkın inancın iddiaları her yönüyle reddedilmektedir.

    Karma inancı, Hinduizm, Budizm ve Caynizm gibi batıl Doğu felsefelerinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Sanskritçe bir kelime olan Karma, "hareket, fiil" anlamlarına gelmektedir. Hint felsefelerinde Karma kavramı, bir "sebep-sonuç kanunu" olarak bilinmektedir. Karma inancını savunanlara göre, bir insan geçmişte ne yapmışsa, gelecekte onu görecektir. İyiden iyi, kötüden kötü çıkacaktır. Dolayısıyla insanın bugünkü durumu da geçmişinin bir sonucudur.

    Karma'nın temelinde, insanın ölümden sonra dünyaya tekrar başka bir bedenle geldiği ve bu ölüp dirilmenin sürekli devam ettiği anlamına gelen reenkarnasyon inancı bulunmaktadır. Dolayısıyla Karma'ya inanan biri, öldükten sonra gerçekleşecek olan sözde yeni hayatındaki başarılarının, mevkisinin veya hayat şeklinin bir önceki hayatındaki davranışlarına ve ahlakına bağlı olduğuna inanır.

    Karma İnancına Göre Reenkarnasyon Nedir?

    Karma felsefesinin bir sonucu olarak reenkarnasyon, -yani bir insanın öldükten sonra başka bir bedenle dünyaya tekrar geldiği- inancı Hint felsefelerinde çok köklü olarak yerleşmiştir. Karma felsefesi "Dinler Tarihi" isimli kitapta kısaca şöyle açıklanmaktadır:

    Bu inanışa göre, insan yaptıklarına göre hayvan, bitki, insan veya (sözde) tanrı şeklinde doğar (Allah'ı tenzih ederiz.).

    Reenkarnasyonda ahiret inancı yoktur; bunun yerine sürekli ölüp, tekrar dünya hayatında aynı ruhla, fakat yeni bir bedenle dirilme inancı vardır. Ancak bu, Allah'ın Kuran'da bildirdikleri ile çelişen, batıl ve sapkın bir inançtır.

    Bu felsefede dikkat çeken bir başka sapkın inanç ise, insanın bir ilah olarak da doğabileceğine inanılmasıdır. Bu, tarih boyunca inanılan en batıl ve gerçek dışı iddiadır. Böyle bir iddia açıkça Allah'a şirk koşmak anlamına gelmektedir. Oysa açıktır ki, hiçbir insan ilah olamaz; tek bir İlah vardır, O da Yüce Allah'tır ve O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Tüm kainatın ve canlıların sahibi, Yaratıcısı, koruyucusu ve İlahı Allah'tır. O'nun eşi ve benzeri yoktur. Rabbimiz olan Allah, bu gerçeği Kuran'ın İhlas Suresi'nde şöyle bildirir:

    De ki: O Allah, birdir. Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şey e ihtiyacı olmayandır). O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir. (İhlas Suresi, 1- 4)

    Bunun dışında bir inanca sahip olanlar doğru yoldan sapmışlardır ve şüphesiz dünyada da ölümden sonraki hayatta da zarardadırlar.

    Bu Sapkın İnanca Bir Örnek

    Sözgelimi, bu sapkın felsefede, bugün zengin veya başarılı olan bir kişinin, geçmiş hayatında iyi bir insan olduğu için, bu hayatında zenginlikle ödüllendirildiği düşünülür. Aynı şekilde fakir, sakat ya da başarısız olan bir kişinin geçmiş hayatında kötülükler yaptığı ve bunun karşılığını şimdiki hayatında bu şekilde aldığı iddia edilir. Hatta bu batıl iddiaya göre, insan yaptığı kötülüğe göre bir sonraki yaşamında bir bitki veya bir hayvan görünümünde de olabilmektedir.

    İlk bakışta reenkarnasyon inancının insanlara bazı güzel ahlak özellikleri kazandırabileceği düşünülebilir. Çünkü, bu inanca göre bir insan tekrar dünyaya geldiğinde en iyi koşullarda yaşamak isteyecek, dolayısıyla şu anki hayatını, bir sonraki dünya hayatını kazanmak için en doğru şekilde yaşamaya gayret edecektir. Ancak, hem Karma, hem Karma'nın temelini oluşturan reenkarnasyon inancı, hem de Karma inancına sahip olan Hinduizm, Budizm gibi felsefelerin içerdiği birçok batıl inanış, insan aklına, mantığına, vicdanına ve fıtratına aykırıdır. Bu nedenle de, söz konusu felsefelerin içerdiği kanun ve uygulamaların insanlara güzel ahlak, toplumlara da gerçek anlamda huzur, güven ve mutluluk getirmesi mümkün değildir. Bu inançların yaygın olduğu -hatta milli din olarak kabul edildiği- ülkelerdeki yaşam koşulları ve adaletsizlikler bunun en açık örneklerindendir.

    Kuran'da Reenkarnasyon Reddedilmektedir

    Yüce Rabbimiz'in kullarına bir rahmet ve uyarıcı olarak gönderdiği Kuran'da, "Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, Biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım." (Furkan Suresi, 33) ayetinde bildirildiği gibi herşeyin bir açıklaması bulunmaktadır. Sapkın birer inanç olan reenkarnasyon, Hinduizm, Budizm ve Karma felsefelerinde iddia edilen öldükten sonra başka bir bedenle tekrar dünyaya dönme inancı da bunlardan biridir.

    Kuran'da en çok tekrarlanan konulardan biri, ölümle dünya hayatının sona erdiği ve dünya hayatında işlenen amellerin karşılığının ahirette alınacağıdır. Bu gerçek bir ayette şöyle bildirilmektedir:

    Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (Al-i İmran Suresi, 185)

    Ayette bildirilen kıyamet günü ve ecirlerin eksiksizce ödeneceği gerçeğinin yanı sıra reenkarnasyon iddiasını geçersiz kılan ve Kuran'da bildirilen başka bir konu ise öldükten sonra dünyaya geri dönülmesini engelleyen bir sınır (berzah) olduğunun bildirilmesidir:

    Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: "Rabbim, beni geri çevirin." "Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır. (Müminun Suresi, 99-100)

    Ayetlerdeki ifadeler reenkarnasyon inancının ne denli sapkın ve hayali bir inanç olduğunun birer delilidir. Yüce Rabbimiz, kullarına ecir kazanabilmeleri için dünya hayatını bir kez nasip etmiş ve bu dünyadaki hayatlarını ölümle sonlandıracağını açıkça bildirmiştir.

    İslam alimlerinden İmam-ı Rabbani ise reenkarnasyon inancının sapkınlığını şu şekilde bildirmiştir:

    Kalbleri hasta, bilgileri az olan bazı kimseler, hatta kendilerini, şeyh olarak tanıtan bazı dinsizler, tenasüh (reenkarnasyon)e inanıyor. "Ruhlar olgunlaşmadan önce, bir bedenden ayrılınca, başka bir bedene geçer. Kemale geldikten sonra, insanlara gelmez, tenasüh yolu ile olgunlaşmış olurlar" diyor ve tenasühle ilgili birçok hikayeler uyduruyorlar...Tenasüh ile ruhlar kemale gelirse, Cehennem kimler için olur, kimler azap görür? Buna inanmak, Cehennemi inkâr etmek ve hatta öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmamak olur.

    Ölüm ve Dirilme Bir Keredir

    Reenkarnasyon hiçbir ilahi kaynağa dayanmayan batıl bir inançtır. Ancak sadece Hint felsefelerinde değil, dünyanın bazı bölgelerinde reenkarnasyona inanan, daha doğrusu reenkarnasyonun doğru olmasını isteyen insanlar bulunmaktadır. Bunun nedeni, dine inanmayan, ahiretin varlığını inkar eden, ölümden sonra yok olmaktan veya sonsuza kadar cehennemde kalmaktan korkan insanların, reenkarnasyonu, bu korkularını yenmek için bir çıkar yol olarak görmeleridir. Çünkü, reenkarnasyon inancının temelinde de ölümden korkmamak gerektiği ve insanın yeniden doğuşlarla arzularına ulaşabileceği yönünde gerçek dışı bir telkin yatmaktadır.

    Oysa Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada tüm yapıp ettiklerine göre cennetle ödüllendirilir veya cehennemle azaplandırılır. Yani insanın bir dünya hayatı, bir de sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı vardır. İnsanların öldükten sonra dünya hayatına geri dönemeyecekleri Kuran'da çok açık olarak bildirilmektedir:

    Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler. (Enbiya Suresi, 95)

    Sonsuz ilim sahibi Yüce Allah bir başka ayetinde ise insanların ölümü ve diriltilmesi ile ilgili şunları bildirmektedir:

    Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi o diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O'na döndürüleceksiniz. (Bakara Suresi, 28)

    Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi, insan başlangıçta ölüdür, yani yaratılışının temeli başlangıçta, toprak, su, çamur gibi cansız maddelerden oluşmaktadır. Daha sonra Allah bu cansız yığına "bir düzen içinde şekil verip" diriltir. Bu dirilişten belli bir süre sonra insan, yaşamı sona erince tekrar öldürülür ve toprağa geri döner, çürüyüp-ufalanıp toz haline gelir. Bu da insanın ikinci defa ölü haline geçişidir. Geriye ise son kez diriltilmesi kalmıştır. Bu da ahiretteki dirilmesidir. Her insan ahirette diriltilecek ve bir daha geri dönüşün mümkün olmadığını anlayarak, dünyada yaptığı herşeyin hesabını verecektir. (Harun Yahya, İslam ve Karma Felsefesi)

    Mutluluğun ve Huzurun Tek Yolu, Yüce Allah'a İmandır...

    Yazımız boyunca geçen tüm ayetler ölümün sadece bir kez olduğunun görülmesi açısından son derece açık ve kesindir. Kimi insanlar her ne kadar ölüm ve ahiret korkularını yenmek ve kendilerini teselli etmek için reenkarnasyon gibi batıl inançları kabul etmek isteseler de, gerçek olan, öldükten sonra bir daha dünyaya gelmeyecekleridir. Yüce Allah bu kişilerin örneğini bir Kuran ayetinde şöyle bildirmiştir:

    Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır. (Rum Suresi, 7)

    Unutulmamalıdır ki; her insan sadece bir kez ölecektir ve bu ölümünden sonra, Allah'ın takdiri olarak sonsuza kadar yaşayacağı ahiret hayatı başlayacaktır. Allah her insanı dünyada yaptığı iyilik veya kötülüklere göre, cennetle ödüllendirecek veya cehennemle cezalandıracaktır. Allah, sonsuz adalet sahibi, sonsuz merhametli ve şefkatli olandır ve herkese yaptığının karşılığını eksiksiz olarak verendir.

    Ölümden veya cehenneme gitme ihtimalinden korkarak, reenkarnasyon gibi batıl inançlarda teselli aramak ise, hiç şüphesiz insana çok büyük bir yıkım getirir. Akıl ve vicdan sahibi bir insan, bu yönde bir korkusu varsa, cehennem azabından kurtulup cenneti umabilmek için samimi bir kalple Allah'a yönelmeli ve insanlar için tek hidayet rehberi olan Kuran'a uymalıdır.

    Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 56- 57)

    Kuran'da ölümün ve dirilişin bir kez olduğu bildirilmektedir. Her insan dünyada sadece tek bir hayat yaşar, bu hayatından sonra ölür ve ölümünden sonra tekrar diriltilerek, dünyada yapıp ettiklerine göre cennetle ödüllendirilir veya cehennemle cezalandırılır.

    Reenkarnasyon gibi inançların insanların dikkatini çekmesinin en önemli nedenlerinden biri, dünyaca tanınan bazı sinema ve müzik sanatçılarının bu inançlara olan ilgileridir. Tibet'te Budist giysileri içinde resimler çektiren ya da reenkarnasyona inandıklarını açıklayan kimi ünlü isimler, insanların dikkatlerini bu sapkın felsefelere çekmeye çalışmaktadırlar. Bunun yanı sıra kamuoyunda oluşturulan mistik ve gizemli hava da insanların bu felsefelere ilgi duymalarına neden olmaktadır.

Sayfayı Paylaş