Putlar Ve Tapanlar

Konu, 'Din ve İslamiyet' kısmında Serseri_Prens tarafından paylaşıldı.

  1. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
            
    Bugün bir Insan'in eline etegine sarilip Allah'in yani sira baglananlara yönelik, Kur'an-dan bununla ilgili Ayetler sundugumuzda, "Bu bizi kastetmiyor, Put'a tapanlara yöneliktir" diyorlar.
    Allah'in yani sira put'a tapanlar ile, yine Allah'in yani sira bir Insan'a aynen baglananlar arasinda ki fark tabi ki, birinin cansiz bir nesne olmasi, digerin'in "soluk" aliyor olmasi veya bir zaman yasamis olmasi. Ne yapalim ki aradaki bu fark, var olan benzerligi bozmuyor.

    Örnek olarak tahta'dan yapilan Put ile kaba bir karsilastirma:
    - Agaclar kimse'nin kucagina hazirdan düsmez, aranip, secilip, kesilmesi gerekir. Öyle ki tahda'dan bir put hazirlayabilmek icin (hazirda yoksa) bir agac'in kesilmesi gerekecek.

    - Agac kesildi, kabugu soyuldu temizlendi ve kafada ki modele göre tekrar kesildi, kaba bir sekil beliri verdi. Putun hemen hemen eni boyu belirmistir.
    - Kaba modelin negatifleri kesilip oyulup, pozitif model ortaya cikmistir. Insan seklinde tasarlanmissa put'a iki göz oyulur, yüz hatlari belirir belkide ifadesi bile verilir ve saire, zimparalanir, adam bir de güzel bir cila ceker ve sonucunda boyasinida eksik etmeyerek, Put'unu hazir hale getirmis, kendince bir güzellik vermistir. Lâzim geldiyse, bu Put'a ayrica bir takim nesneler takmis, ayriyeten süslemistir.

    - Daha önce tapinak olarak tasarlanan ortama/meydana, hazir halde olan Put yerlestirilmistir. Artik tapma seanslari/toplanti ne zaman ise yada ne zaman lâzim gelirse, adam Put'u na müracat eder, yalvarir, ikramlarda bulunur ve saire.
    * * *
    Bu insan tahda'dan bir modeli neden tasarlamistir? Kendi eliyle var ettigi ama kenidisiyle konus(a)mayan, hic bir tepki veremeyen, hic bir derdine derman olmayan cansiz bir maddeye neden müracat etmekte?
    Cünkü icinde bir bosluk var'dir ve bu boslugu bununla doldurmayi dogru bulmustur, bu yolun dogru yol olduguna kanaat getirmistir. Müracat ettigi Put veya Putlar, inandigi Tanri'nin/Tanrilar'in timsali'dir, veya Tanriya yaklasma arzusunda birer araci(*), yada (en kötüsü) bizzat Tanridir'lar.
    Her ne olursa olsun, Tanriya/Tanrilara giden yol budur, baska yolu yoktur. Diye inanmistir. Böyle bir toplumda dogup yetisen insan'da, digerlerini(atalarini) bu yolda görmüs ve ayni yolun yolcusu olmustur.
    * * *
    Bugün bir Tarikat lideri, daha önce siradan birisi, herhangi birisi idi, ana'dan dogma Lider olmadi. Tipki ormanda ki agaclar gibi, secilip kesilen agac da, daha önce herhangi bir agac idi. Özel türden kaliteli agac secilse bile, yinede kendi türü icerisinde herhangi bir agac idi, bir türedi degil!
    Herhangi bir agacin kesilmesi, Lider secimi'nin ilk adimi'dir. Müridleri'nin bu Lideri alip bir sekle sokmasi, yontmasi, oyulmasi, zimparasi, cilasi, boyasi, süslemesi, takisi, hepsi üstün niteliklerin bu Lider'e git gide Müridleri tarafindan yüklenmesi'dir. Yüksek konuma sahip olan Adam, daha önce hic birsey idi. Bu konuma bu adami kim getirdi?

    Onu var edenler Müridleri'dir, "var ettikleri" sayesinde Allah'a yaklasmak isteyenler Müridleri'dir, Allah'a ortak kosulan bu Lider'e müracat edenler Müridleri'dir, bu insan'a bagista bununanlar, hediye verenler, Liderlerini mükafatlandiranlar Müridleri'dir.

    Seyh'in kendini savunmasina gerek yok, agzini acmasina bile gerek yok. Tipki bir odun gibi cansizca, tepkisizce dursa bile, Seyh'in Müridleri onu haharetlice savunacak, gerekirse ugurunda ölecektir. Seyh, cansiz bir agac gibi, yine bu sekilde kalabilir.

    "Seyh ucmaz, müridleri ucurur." "Agaclar kendi haliyle bir Put seklini almaz, Put'a tapanlar herhangi bir agaci alir, sekle sokar, kendi elleriyle Putlari var eder, kendini bu Putlara adar."
    Aslinda icler acisi bir durum.

    Müridlerin'in basina bir hâl gelse, Seyid efendi hic birin'in derdine derman olmaz, olamaz. Tipki cansiz odun gibi... Seyh'in kendi basina bir hâl gelse, eli kolu kopsa, kaza yapsa, degil Müridleri, buna Seyh kendisi bile mâni olamaz. Tipki cansiz bir odun gibi, tipki Ibrahim a.s'in Putlara zarar veripte, Putlarin buna karsilik hic birsey yapamayisi gibi.
    Üstün vasiflar yüklendigi halde: SIFIR.

    Neden sorgulanmaz? Neden tepkiler uyanmaz? Cünkü adam daha önce herhangi cansiz, tepkisiz bir agaci almis kesmis, bicimlendirmis, kendine birsey olarak var edivermis. Agac, agac iken de tepkisizdi, Put olduktan sonra da tepkisiz'dir. Onu bastan sona var eden Kul'u tepkisizdi, sonrasinda da tepkisiz'dir.

    Seyhlere, Seyyid efendilere sıkı sıkı baglananlar, iclerinde daha önce bir bosluk bir yatkinlik var oldugu icin, birini secmis, adam'i sahip olmadigi üstün niteliklerle bezemis, var etmistir.

    Örnegin bin tane Mürid'e sahip olan bir Mürsid, Müridleri'nin hangisini taniyor, kacta kaciyla muhatap, ne kadariyla yüzlesmis? Mürside sira gelene kadar, tipki Putlarin yanina fazladan ayri ayri Putlar var edildigi gibi, en alt tabakada, siradan bir Mürid Seyhine uzanabilmek icin acaba daha baska bilmem kac kademeler'den gececek ki, Seyh'im deyip sarilabilsin, konusabilsin, dogrudan müracat edebilsin? Saginda solunda, etrafindaki en yakin adamlar'dan sira mi gelir, diger Müridler'den sira mi gelir.

    Seyyid efendin'in huzurunda egilip büzülüp zar zor elini öpme firsati(!!!) bulanlar, Seyyid efendiye göre herhangi bir Mürid'dir, herhangi birisi'dir. Tanimiyor adam, tanimasi gerekmiyor. Yeterki kalabalik olun, yeterki, daha önce hic birisi iken var olmus bir adam'i var etmeye devam edin, yüceltin, yedinci gökte ucurun.

    Odun'un birini secip, yontup sekle sokan esasinda Cehennem odunu'nu secmis, begenmis, hazirlamistir.

    Illa ki gercek anlamda birilerinin eline etegine sarilmaniz gerekmiyor, böylesi insanlara üstün nitelikler yükleyip tabî olmaniz dahi yeterli. Putlara en yakin olani, en yüksek rütbelisi, Put'una en cok hizmet eden, Put'unu en cok mükafatlandiran'dir. Maddiyatiniz yoksa, Seyh ne yapsin binlerce ici bos Müridleri, kuru kuruya kelle sayisiyla makam edinmekle Seyh bir yerlere varamaz, sefa süremez, görkemli durmaz.
    Hic olmazsa adami evinize alip bas köseye oturtup yedirip icirmeniz bile, bu adam'in sefasina dir. Enazindan bu tür gidisat sergileyebilmis, Seyh'in gözüne girebilmisseniz ne mutlu.

    Rütbenizin artmasini istiyorsaniz, Seyhiniz sizi farketsin, sizinle muhatap olsun istiyorsaniz, sizi adam yerine koysun istiyorsaniz, daha büyük seyler yapmaniz lâzim, para, araba, ev, yada adam'in karsilasmasi ihtimal sorunlarla hasir nesir olmak, kisacasi bütün her türlü bakimina tamaminda idare etmekte etken olmalisiniz, aynen bir Put gibi, süsleyip cilasina bakimina dikkat etmelisiniz, tozunu almalisiniz, görkemli durmali, onu yasatmalisiniz. Kuru kuru baglanmak, kuru kuru tapinmak olmaz.

    Müridler disa karsi tepkili, ice karsi tepkisiz birer Ölü, Sehyler tamammiyla ayri bir ölü, tepkisiz birer Put.
    Yazik. Cok yazik.

    Kur'an-da ki ilgili Ayetler bizlere degil, Put'a tapanlara yöneliktir diyenlere Allah akil fikir versin, dogruya iletsin insaAllah.
    Kula kulluktaki zehirli ve sihirli cümle "ama o/onlar bizi Allah'a yakınlaştırıyor" cümlesidir(Zümer 3). İnsanların bazıları için Allah'a yakınlaştırılıyor olmak en büyük aldanış sebebidir. Halbuki bu, din tacirliğinden başka birşey değildir. Allah ile aldatma da bundan başkası değildir. İşte sırf bu klişe cümle çerçevesinde kimi insanlar akıl namusunu birilerine peşkeş çekmekte, kimileri ise beden namusunu da...

    Evet, biz insanlar cansız simgelere belli yüklemeler yaparak onlarla Allah'a yakınlaşmayı umanlara "aptal" gözüyle bakarız ama canlı simgelere belli yüklemeler yaparak Allah'a yakınlaşmayı ummayı maharet sayarız. Mekkeli müşrikler aptaldır, bizim rabıtacı müritler ileri zekalı.

    Bizler Hahamlarını ve Rahiplerini Allah'a ortak koşanlara (Tevbe 31) köpürürüz ve onları ahmak görürüz ama onları MÜŞRİK yapan tutumun aynısını "efendilerimiz" aracılığıyla tutar biz de sergileriz.

    Kulluk kavramı bizim literatürümüzde ancak rükulu-secdeli tapınmak olduğundan dolayı bu hatamızı yüzümüze haykıranlara ateş püskürürüz.
    Bu şirk mikrobu o kadar sinsi ki; kişi ahirette bile müşrik bir tutum ile hayat sürdüğünü kabullenmeyecek. Hem de Allah'a yemin ederek: "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, biz, ortak koşanlar değildik." (En'am 23)

    Sadece Allah'a kulluk etmekle emrolunan bizler yalnız Allah'a değil, Allah'a da kulluk ettiğimizi asla kabullenmeyiz. Dini yalnız Allah'a özgülemekle emrolunan bizler onu Allah'a da özgülediğimizi asla kabul etmeyiz. İşte haniflik bu kadar zor. Aslında kolay...

    Bakın Rabbimiz ne buyurmuş: "Onların/insanların çoğu şirke bulaşmış olmadan Allah'a iman etmez. (Yusuf 106)
  2. SEHZADE

    SEHZADE Yeni yorumcu

    Kayıt:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    29.252
    Konular:
    10.409
    Beğeniler:
    1.298
    Nereden:
    Belirtilmedi
    emeğine sağlık

Sayfayı Paylaş