Öğrenme Çeşitleri, Unutmak, Tekrar...

Konu, 'İlköğretim & Lise' kısmında Kedi tarafından paylaşıldı.

  1. Kedi

    Kedi Yorumlanın Kedisi

    Kayıt:
    23 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    17.566
    Konular:
    4.384
    Beğeniler:
    5.224
    Nereden:
    İstanbul
            
    Öğrenme Çeşitleri, Unutmak, Tekrar...

    Yazıların okunma oranlarına bakarak, "öğrenme, ders çalışma, verim arttırma" gibi konulardan pek de hoşlanmadığınız ya da bunları zaten bildiğinizi söylemek mümkün olabilir ama bu işi başarmanın tek yolu öğrenmek için çalışmak o nedenle biz bu konuda yazıları size sunmaya devam edeceğiz.




    Dinleyerek öğrenme

    Bazı öğrenciler dersi dinleyerek daha kolay öğrendiklerini söylerler. İyi bir dinleyici olma başarıda önemli rol oynar. Dinleyerek dersin iyi anlaşılabilmesi için; öğrencinin o günkü konuya önceden hazırlık yapması şarttır. Hiç olmazsa konu ile ilgili temel kavramlara yabancılık çekmemesi gerekir. Ayrıca ön hazırlık yaparken konunun ana hatları neler? Konu ile ilgili hangi terimleri öğrenmeliyim? Konunun ana fikri nedir? Konudan hangi fikir çıkarılabilir? Bunları kendi kendinize sormalısınız. Derste öğretmeninize sorulmak üzere soru çıkartmalısınız. Öğretmeninizi dinlerken dikkatle onu takip etmeye ilginizin başka yerlere kaymasını önlemeye çalışmalısınız.

    Bir konuda anlatılanları not alma size yardımcı olacak, ilginizin dağılmasını önleyecektir. Not tutarken konunun ana fikrini, yan fikirlerini sizin düşündüklerinizle karşılaştırarak bulmaya çalışın. Öğretmeninizin vurgu yaparak, tekrar ederek, önemli diyerek anlattığı şeylerin altını çizerek diğer notlarınızdan ayırmaya çalışın. Öğretmeninize konu anlatırken önceden çıkardığınız o bölümle alakalı soruları sorun. Bu hem sizin hem de arkadaşlarınızın dersi anlamalarını kolaylaştıracaktır. Öğretmeniniz daha canlı ders anlatacaktır.

    Not tutmanız dinlediğiniz şeylerin aklınızda kalmasını sağlar.

    Okuyarak Öğrenme

    Dinleyerek öğrenmenin yanında okuyarak öğrenme de önemli bir hazırlanma metodudur. Bir dersi veya kitabı okumaya başlamadan önce önsözünü konu ise özetini okuyarak işe başlayın. Önsözde veya özette konunun tamamının ana fikri genellikle belirtilmiş olacağından bölümleri ana fikre göre değerlendirme fırsatı bulursunuz. Okuyacağınız konunun ana başlıklarını gözden geçirin böylece konunun bölümleri hakkında genel bilgi sahibi olabilirsiniz. Daha sonra bölümleri sırayla okumaya başlayın. Okuduğunuz bölümde ana fikirler olabilecek olan kısımların altını çizin veya not alın. O bölümün vermek istediği tema nedir? Kendi kendinize sorun ve bulmaya çalışın. Bazı bölümlerin altını çizmek kitabı bir daha okumak istediğinizde tamamını okuyarak vakit kaybetmenizi engelleyeceği için faydalıdır. Not tutma hem okuyarak hem de dinleyerek öğrenmede oldukça önemlidir. Bu okurken veya dinlerken dikkatinizin dağılmasını önleyecektir. Konuya konsantre olmanızı sağlayacaktır. Öğrenilen konunun aklınızda kalması kolaylaşır. Vurgulanan kısımları defterinize farklı renkli kalemlerle yazarak, yıldız koyarak altını çizerek belirtiniz.

    Tuttuğunuz notlarınızdan çok önemli bulduğunuz size devamlı lazım olacak şeyleri cebinize girecek küçük kartlara yazarak yanınızda taşıyın. Herhangi bir yerde beklerken cebinizden çıkarıp bakmak suretiyle tekrarı mümkün hale getirebilirsin. Okuduğunuz kısmı kendi kendinize anlatarak çalışmalarınızı pekiştirebilirsiniz. Kendi kendinize yüksek sesle soru sorup cevaplayarak da tekrar işlemi yapılabilir.

    Hızlı Okuma

    Toplumumuzda hızlı okunan şeyin anlaşılmayacağı; bir konunun anlaşılabilmesi için yavaş yavaş okunması gerektiği, hızlı okunan bir şeyin çabuk unutulacağı fikri yaygındır. Halbuki okuma anında; dikkat toplanırsa, anlama, yavaş okunandan daha iyi olmaktadır. Hızlı okumanın kazandırdığı avantajlardan biri dikkati toplamayı kolaylaştırmasıdır. Bu arada okunan süre kısalır. Yalnızca önemli görünen konulara dönülerek randımanlı bir sonuç alınabilir. Bazıları vasat hızda okumayı insan tabiatına daha uygun bulduklarından bunu ölçü kabul eder ve hızlı okumada randımanın düşeceğini söylerler. Halbuki vasat hız normal değil, eğitim noksanlığından gelen yanlış bir alışkanlıktır. Sesli okuyarak okuma hızı yavaşlatacağı için; hızlı okumak isteyenler sesli okumaktan vazgeçmelidir. Çünkü okuma hızı konuşma hızından yüksek olduğundan hız yavaşlar. Ayrıca telaffuz etmek hızı yavaşlatacaktır.

    Okuma anında gözün düz bir çizgide gidip geldiği zannedilir. Halbuki göz sıçramaları hareket etmektedir. Çünkü göz sabitken okuma işlemini gerçekleştirir. Bir kelime okurken durur. (Sabitleşme) sonra sıçrayarak diğer kelimeye geçer. Hatta bazen geri döner bazen üst satıra atlama yapabilir. Okuma anında geri dönmeler anlamadım zannıyla yapılır. Sıçrama hareketleri anında göz bir süre sabit kalır. Sonra diğer kelimeye geçer. Bu sabitleşme süresi okuma hızını düşürür. Hızlı okuma alışkanlığı kazanan birinde bu sabitleşme süresi kısalmıştır. Ayrıca normalde her kelimede bir sıçrama alışkanlığı kazanılmışken: Her üç dört kelimede bir sıçrama yaparak, bir satırdaki sıçrama ve sabitleşme sayısı azaltılabilir. Geri dönmeler engellenerek okuma hızı arttırılır. Bütün bu işlemler sonucu göz daha az sıçrar daha kısa süre sabit kalır. Böylece okuma hızı artar. Normal bir insan dakikada 200-300 kelime okurken hızlı okuma alışkanlığı kazanan biri dakikada 600-800 hatta 1000 kelime bile okuyabilir.

    Hızlı okumada sesli okuma hızı yavaşlatır ancak parmakla takip etme hızı azaltmaz. Hatta gözün eğitiminde göz hareketlerine yardımcı olacağı için hızlı okuma alışkanlığı kazanmada yardımcı bile olabilir.

    Unutkanlığı Yenme

    "Unutmada zaman değil, zaman içinde gerekli çabanın gösterilmemesi rol oynamaktadır."

    Öğrenmenin, unutmak gibi olumsuz bir yönü vardır. Çeşitli konuları hatırda tutabilme oranı aynı değildir. Öğrendiklerinizin yarıya yakın kısmı 24 saat içinde unutulmamaktadır. Dörtte üçe yakın kısmı ise 48 saatte hafızamızdan çıkmaktadır. Hafızanın bu durumunu bilen birinin ümidi yıkılabilir. Hatırlama olayı konuya gösterilen ilgiye ve tekrara bağlı olarak değişmektedir. Yine okunan bir parçanın başlangıcında ve sonundaki kısımlarının daha iyi hatırlandığı tespit edilmiştir.

    Hatırlamayı kolaylaştırmak için hafızanıza dinlenme fırsatı vermelisiniz. Çalışma süreniz 30 dakikadan az ve 2 saatten fazla olmamalıdır. 1. konuya adaptasyon sağlanamadan biteceği için 2. de ise zamanla ilgi azalacağı için zararlıdır.

    Unutkanlığı yenmede dinlemenin sağlanması kadar, tekrar etmeninde önemi vardır.

    Tekrar Etme

    Tekrar edilmeyen bilgi ile öğrenilmemiş bilgi arasında pek fark yoktur. Tekrarlar mümkün mertebe fazla aralık verilmeden yapılmalıdır. Konu dilimlere ayrılmalı (30dk) o dilim bittiğinde 10-15 dakikalık bir tekrar vakit geçirmeden yapılmalıdır. Konunun yerleşmesi isteniyorsa bir gün sonra yeniden tekrar edilmelidir. Bu tekrar birkaç dakikalık bir sürede bitecek şekilde olabilir. 3. tekrar etme işlemi bir hafta on gün içinde işlemleri sizin en fazla yarım saatinizi alır. Ancak birkaç saatte hazırladığınız çalışmalarınızın boşa gitmesinin önlenmesi tekrar etmek için ayıracağınız bu yarım saate bağlıdır.

    Tekrarlar zamanında yapılırsa bilgiler her defasında yeni öğreniliyormuşçasına vakit alıcı olmaz. Zamanında yapılmaması halinde hem vakit kaybınız olur hem de sıkıcı olacağından çalışma azminiz kırılır, ilginiz azalır. Bugün çalıştığınız bölümlerin yatmadan önce tekrarı yapmayı ihmal etmeyin. Unutma en çok uyku anında olmaktadır.

    Tekrar yapılmazsa temel bilgiler unutulacağından arkadan gelen bilgileri anlamak zorlaşır.

    Hafızayı kuvvetlendirme

    Unutma ya konuya dikkatli eğilmeden, ya da tekrar etmeden kaynaklanmaktadır. O halde hafızayı kuvvetlendirmek için çalışılan konunun üzerine iyi eğilinmesi, dikkatin yoğunlaştırıl- ması ve zamanında düzenli tekrarların yapılması gerekmektedir. Okuyarak hazırlananlarda not tutarak çalışma, notları temize geçme ana fikirleri küçük kartlara yazıp ara ara bakma hem öğrenmeyi hem de hafızada tutmayı kolaylaştırır. Hafızanın güçlenmesi çok tekrarla mümkün olur. Konu adeta ezberlenmiş gibi belleğinize yerleşir. Bu yolla öğrenme ise bilgilerin unutulmasını önler. Hafızayı güçlendirir. Bazı şeyleri ezberlemede zorlanıyorsanız kısaltmaları kullanabilirsiniz. Okullarda kimya derslerinde (H2SO4) için söylenen cinsten çağrışım yaptıracak şeyleri kullanabilirsiniz. Öğrenilen şeylerin günlük yaşamımızda kullanılması da hafızanın kuvvetlenmesine yol açar.

    Siz kendinize göre kolaylaştırıcı yollar bularak öğrenilen bilgilerin hafızanızda yerleşmesini sağlayabilirsiniz.

    DERS TEKRARININ ÖNEMİ

    Tekrarlarını düzenli bir şekilde yapmayan öğrencinin, çok iyi öğrendiğine emin olduğu bilgileri bile, belli bir zaman aşımından sonra çok az hatırlayabilmesinin nedeni ne olabilir? Öğrencilerin derste; çok kolay, hatta zevkli buldukları konuları, birkaç gün sonra -o konu bir soru şeklinde karşılarına çıktığında- "hatırlayamamaları" ve "çözememeleri"nin sebebi nedir? Bilgileri akılda tutabilmenin hiç yolu yok mudur?

    Elbette vardır. İşte köşemizde bu hafta, bilgilerin akılda kalabilmesi için hayata geçirilmesi gereken en önemli taktiklerden birinin, "tekrar"ın, üzerinde duracağız.

    Dikkatli bir öğrencinin; derste öğretmenin anlattıklarının %100'e yakın bir bölümünü ders esnasında öğrendiğini, ders bitiminde öğrendiği bilgileri 20 dakika içerisinde unuttuğunu, aynı öğrencinin 60 dakika sonra %70'lik bir bilgi kaybına uğradığını ve bir günün ardından da öğrenilmiş bilgilerin sadece %20'sinin akılda kalabildiğini biliyor muydunuz? Peki bu olumsuz durumu engellemenin yollarını biliyor musunuz?

    Unutmalara karşı alınabilecek en iyi önlem ders tekrarı yapmaktır. Okuldan ya da dershaneden döndüğünde öğrenci, kendisini fizyolojik ve psikolojik anlamda rahatlattıktan sonra (yemek yeme, uzanıp dinlenme, biraz müzik dinleme gibi) o gün derste işlediği konuları açıp da, neler öğrendiğini birkaç kez tekrar ederse, bu tekrarlar, ileride karşısına o konularla ilgili çıkabilecek soruları doğru ve hızlı çözmesini sağlar. Doğru ve hızlı soru çözen bir öğrencinin de, kimsenin ders tekrarı yapmak istemediği bir platformda başarısız olması söz konusu değildir.

    Tekrarlarını aksatan ya da hiç tekrar yapma gereği duymayan, bunu gereksiz, anlamsız ve vakit kaybı olarak değerlendiren öğrenciler şunu bilmelidirler ki; konular arasındaki bağlantıları kurabilmek, bir önceki konunun bir sonraki konuyu daha anlaşılır kılmasını sağlayabilmek için "ders tekrarı" yapmak gerekir. Ders konuları arasında "köprü" kurmayı bir türlü başaramadığını, konuların sürekli birikmesi ve birbiriyle de bağlantılı olması nedeniyle, gün geçtikçe omuzlarındaki yükün daha da ağırlaştığını ve bunun kendisini çok yorduğunu, sıktığını, üzdüğünü ifade eden öğrenci, ya düzensiz tekrar yapıyordur, ya da henüz tekrarın önemini kavrayamamıştır.

    Tekrar yapmak; zor olan ve uzun vakit alan bir eylem değildir. En az 15, en fazla yarım saatlik bir çalışma, öğrenilen konunun pekişmesi, bellekte daha da iyi yer etmesi için yeterlidir. Ama öğrencinin; tekrarlarını isteksizce ve bunu sadece bir görev addettiği için yerine getirmesinin de, gönülsüz yapılan her iş gibi verimsiz olacağı da bir gerçektir.

    Tekrarlar birkaç yolla yapılabilir. Bunlar; okuma, dinleme ve yazmadır. Bu üç yöntemin, sıhhatli bir ortamda gerçekleşmesi, öğrencinin elde edeceği başarı üzerinde önemli etkilere sahiptir. Çünkü elverişsiz koşullarda bir "canlılığın", "bereket"in olması mümkün değildir. Yöntemlerin hangisinin daha fazla verim sağlayacağı öğrenciden öğrenciye farklılık arz etse de; okuyarak çalışan öğrencinin, çalıştığı bilgilerin %20'sini, önce okuyup sonradan dinleyerek çalışan öğrencinin %40'ını, hem okuyup hem dinledikten sonra öğrendiklerini "yazan" öğrencinin ise, bu bilgilerin %60'ını belleğinde tutabildiği bilinmektedir.

    Son olarak, uykudan önce ve yüksek sesle yapılan tekrarların "daha aklıda kalıcı" olduğunu hatırlatıyoruz ve komşularınızı çok fazla rahatsız etmemek koşuluyla bu hatırlatmamı kayda almanızı ısrarla tavsiye ediyoruz.

    UNUTMAK

    Öğrendiğimiz her şeyi hatırlamak gibi bir şansımız olsaydı ne iyi olurdu. Ne yeniden öğrenmek, ne de unuttuklarımızı hatırlamak için zaman harcamak zorunda kalırdık. Hepimiz birer bilgi deposu haline gelirdik. Bu maalesef mümkün olmadığına göre bizlere düşen, unutmamıza neden olan faktörleri en aza indirmek ve unutmayı engellemeye çalışmaktır.

    Belleğimiz; gördüklerimizin %20' sini, duyduklarımızın %30' unu, hem görüp hem de duyduklarımızın % 50' sini algılama yeteneğine sahip olduğuna göre, sadece görmek ve duymak, öğrenmek ve hatırlamak için yeterli değildir. Demek ki bundan daha fazlasını yapmak gerekir.

    Öğrendiğimiz her konu, öncelikle kısa süreli bellekte tutulur. Kısa süreli belleğimiz dış etkenlere açık bir bellek olduğu için, gün içinde işlenen bir konu 24 saat içinde tekrar edilip uzun süreli belleğe aktarılmazsa unutulmaya mahkumdur. O zaman görmek ve duymak dışında, hatırlamak ve öğrenmek için gerekli olan en önemli şey "TEKRAR" dır.

    Unutmaya neden olan faktörler;

    İşlenen konuya duyulan ilgisizlik (Konuyu-dersi sevmemek)
    Aynı ders ile ilgili olarak, son işlenen konuların ilk işlenen konular ile bağdaşmaması
    Konuların zihinde canlandırılamaması
    Dikkatsizlik
    İşlenen konunun anlamlı olmaması, zihinde bir yere oturmamasıdır.
    Unutmayı engellemek için ise;

    Sık sık tekrar yapmalı ve bu tekrarları yaparken konular arasında bağlantı kurmaya çalışmalısınız. Konular arasında bağlantı kurduğunuz taktirde çalıştığınız konuyu daha kolay anlama ve daha geç unutma gibi bir avantaja sahip olursunuz.

    Ders çalışırken bilgilerin aklınızda kalmasını sağlayacak yöntemler ve araç gereçler kullanmalısınız. (örneğin; renkli kalemlerle yazıların altını çizmek ya da önemli noktaları renkli post- it' lere not almak gibi)

    Dersi dikkatli dinlemeli ve not tutmalısınız. Not aldığınız önemli noktalar size çalışırken ders esnasındaki detayları hatırlatır. Böylece konuyu anlamanız daha kolay olur.

    Öğrendiğiniz konular daha önce öğrendiğiniz konular ile bağdaşıyorsa, o zaman işlediğiniz konunun aklınızda kalma olasılığı daha yüksek olacaktır. Bu da sizin hem öğrenmenizi, hem de öğrendiklerinizi hatırlamanızı kolaylaştıracaktır

Sayfayı Paylaş