Nafile ibadetin faziletleri

Konu, 'Din ve İslamiyet' kısmında yunus_54 tarafından paylaşıldı.

  1. yunus_54

    yunus_54 Pasif yorumcu

    Kayıt:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    5.768
    Konular:
    5.085
    Beğeniler:
    1.687
    Nereden:
    Sakarya
            








    Nafile ibadetlerin faziletleri...



    "Herhangi bir kimse isteyerek gönlünden koparak üzerine farz edilmeyen amellerden bir hayır işlerse, şüphesiz Allah–ü Teala celle celalühü şükredici amellerine karşı onu mükâfatlandırıcı ve onun niyet ve taatını ziyade bilicidir."(1)

    * * *
    Ebu Hureyre radıyallahü anh peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizden rivayet ediyor: "Şüphesiz Allahü Teala buyurdu:
    'Kim benim dostuma savaş açarsa muhakkak ben de ona savaş açarım. Kulum bana kendisine farz kıldığım ibadetten daha sevgilisi ile yaklaşmadı. Kulum bana nafileler ile yaklaşmaya devam eder. Ta ki ben onu severim. Ben onu sevdiğim zaman onun kulağı olurum, onunla işitir. Onun gözü olurum, onunla görür. Onun eli olurum, onunla tutar. Onun ayağı olurum, onunla yürür. Benden istediğinde hemen veririm. Bana sığındığı zaman hemen onu korurum. Yapmış olduğum hiçbir şeyden tereddüdüm olmadı. Benim tereddüdüm kâmil müminin tereddüdü olan ruhunu kabzetmemdir. Ben de onun kerih gördüğünü kerih görürüm."(2)

    * * *
    Görüldüğü gibi mümin kul tatavu (emrolunmadığı halde sırf kendi gönlünden koparak işlenen hayır) ve nafilelerle Allah–ü Teala'ya yaklaşa yaklaşa nihayet Allah–ü Teala onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olur. Her işittiğini hak kulağıyla işitir, her gördüğünü hak gözüyle görür, her bildiğini hak bilgisiyle bilir, hiçbir işinde şaşmaz, yanılmaz, aldanmaz, aldatılmaz, doğruca muradına erer, Allah–ü Teala ile kendisi arasında bu derece yakınlık kazanır.
    Buhari sarihi Kirmani kuddise sırruhu "Nafile ibadetlerle Mevla'ya yaklaşmak, ancak tevazu ve tenezzülün en son derecesiyle olur" buyurmuşlardır.
    Farz ve vaciplerin yerine getirilmesinden sonra, sırf gönülden coşularak devam edilen nafile hayırlar bu kadar büyük derecelere vesiledir; bunları herkes bilmeli, bilenler bilmeyenlere anlatıp onları da teşvik etmelidir.
    İnsanların nafileleri terk etmeye başladığı şu zamanda, nafile ibadetler hakkında hadis–i şerifler ve izahatlar yazarak, mümin kardeşlerimizi bu faziletleri kazanmaya teşvik etmeyi uygun görüyor ve Rabbimizden, okuyup yazdıklarımızla amel etmeye bizleri muvaffak kılmasını niyaz ediyoruz.


    NAFİLE İBADETLERİN FAZİLETİ HAKKINDA
    HADİS–İ ŞERİFLER
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Allah–ü Teala'ya çok secde etmeye bak, çünkü eğer sen, Allah–ü Teala için bir secde yaparsan, onun sayesinde Allah–ü Teala senin bir dereceni yükseltir ve onun sayesinde bir günahını siler."(3)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Namazların en faziletlisi; farzlar hariç, evlerinizde kıldığınız namazlardır."(4)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    ''Evlerinizde nafile namaz kılın, onları içlerinde namaz kılınmayarak kabir haline getirmeyin."(5)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Sizin biriniz kasıtsız olarak farzlarından bir şey eksik ederse, Allah–ü Teala mutlaka onu eksilttiği namazı nafilesinden tamamlar."(6)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki.
    "Şüphesiz Rabbinizin, zamanınızın günlerinde yaşadığınız anlarda, nefhalan rüzgâr gibi cömertçe esen hediyeleri vardır. O'na Rabbinize taarruz edin gece ve gündüz saatlerinde nafile ibadetlere devam ederek, kendinizi Rabbinizin hediyelerine hedef edin, umulur ki, onlardan biri size isabet eder de, ondan sonra ebedi mahrum olmazsınız."(7)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Kısa da olsa iki rekât, dünya ve üzerindekilerden daha hayırlıdır. Eğer emrolunduğunuzu yapsaydınız elbette zahmetsiz ve sıkıntısız yerdiniz."(8)
    Bu hadis–i şerifin izahında şöyle mana zikredilmiştir: "Eğer siz, emrolunduğunuz nafile namazları kılsaydınız ve Allahü Teala'ya hakkıyla güvenseydiniz, elbette hiç yorulmadan, sıkılmadan, zorlanmadan rızıklarınız size gönderilirdi. Ve geçiminizi temin için gece gündüz çalışmaya, kavgaya, gürültüye ve kötü sözlere düşmezdiniz."
    Ayrıca bu hadis–i şerif, nafilelere devam edenin ahiretini kazanacağı gibi dünyasını da zahmetsizce helalinden kazanacağının delilidir. O halde geçim zorluğundan şikayet edenlerin düştüğü sıkıntıların, bu nafile ibadetlere karşı gevşekliklerinden ve zikir vakti uyuduklarından olduğu kesin olarak anlaşılmıştır.

    Sünnet Namazları
    Hakkında...

    SABAH NAMAZININ SÜNNETİ
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Sabah namazının iki rekat sünneti, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır."(9)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Hakikaten bu iki rekat namaz sabah namazının sünneti, benim için bütün dünyadan daha sevgilidir."(10)

    ÖĞLE NAMAZININ İLK SÜNNETİ
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Öğle namazının farzından önce aralarında selam vermeden kılman dört rekât sünnetten dolayı gök kapılan açılır. Dualar kabul edilir. Allah–ü Teala celle celalühü razı olur."(11)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Öğlenin farzından evvel dört rekat sünnet kılan onları geceleyin teheccüdde kılmış gibidir, yatsının farzından sonra dört rekat sünnet kılan da onları Kadir gecesi kılmış gibidir."(12)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "O saatte gündüzün yarısından sonra gök kapıları açılır. Allah–ü Tebareke ve Teala rahmetiyle mahlukatına nazar eder. O öğlenin ilk sünneti öyle bir namazdır ki, Adem, Nuh, İbrahim, Musa ve İsa ona devam ederlerdi."(13)

    ÖĞLE NAMAZININ SON SÜNNETİ
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Kim öğlenin farzından önce dört, farzından sonra da dört rekât sünneti kılmaya devam ederse, Allah onu cehenneme haram kılar."(14)

    İKİNDİ NAMAZININ SÜNNETİ
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Kim ikindinin farzından önce dört rekât sünnet kılarsa, Allah onun vücudunu cehenneme azad eder."
    Ümmü Seleme radıyallahu anha sordu:
    "Ya Resulullah, ben sizin bazen kılıp bazen terkettiğinizi görüyorum" Bunun üzerine Peygamber Efendimiz buyurdular:
    "Ben sizin hiç biriniz gibi değilim."
    Yani ben buna devam etsem size farz kılınmasından korkuyorum. Onun için bazen terkediyorum. Ama siz terketmeyin buyurmak istemişlerdir.(15)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Kim ikindinin farzından önce devamlı dört rekât sünnet kılarsa, Allah onun için cennette bir köşk yapar."(16)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Benim ümmetim, ikindiden evvelki şu dört rekâtı kılmaya devam ede ede yeryüzünde kesinlikle affedilmiş olarak yürüyeceklerdir."(17)

    AKŞAM NAMAZININ SÜNNETİ
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Her kim akşamdan sonra iki rekât diğer bir rivayete göre dört rekât kılarsa, o kimsenin namazı İlliyyin'e Allah–ü Teala'ya en yakın meleklerin gördüğü mühürlü bir kitabın olduğu makama yükseltilir."(18)

    YATSI NAMAZININ SON SÜNNETİ
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Her kim, on iki rekât sünnet namazına devam ederse Allah–ü Teala ona cennette bir ev yapar. Bu on iki rekât şunlardır. Öğlenin farzından önce dört rekât ve farzından sonra iki rekât, akşamın farzından sonra iki rekât, yatsının farzından sonra iki rekât ve sabahın farzından önce iki rekât."(19)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    “Her kim, yatsıyı cemaatle kılarda mescidden çıkmadan dört rekât kılarsa, Kadir gecesinin ihyasına denk gibi olur."(20)
    Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyuruyor ki:
    "Öğlenin farzın dan evvel dört rekat sünnet kılan onları geceleyin feheccüdde kılmış gibidir, yatsının farzın dan sonra dört rekat sünnet kılan da onları Kadir gecesi kılmış gibidir."(21)



    Dipnotlar:
    1–Bakara Suresi: 158
    2–Zübdetül Buhari: 1425
    3–Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, Ahmed ibn–i Hanbel
    4–Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, Muvatta', Ahmed ibn–i Hanbel
    5–Tirmizi
    6–Ahmed ibn–i Hanbel
    7–Ali el–Mütteki, Kenzül Ummal
    8–Ali el–Mütteki, Kenzül Ummal
    9–Müslim, Tirmizi)
    10–Müslim
    11–Ebu Davud, İbn–i Mace
    12–Taberani
    13–Bezzar
    14–Ahmed b. Hanbel, Ebu Davud, Nesei, Tirmizi
    15–Taberani
    16–Ebu Ya'la
    17–Taberani
    18–Terğib ve Terhib
    19–Tirmizi
    20–Taberani
    21–Taberani























Sayfayı Paylaş