Mustafa YaraLı

Konu, 'Günlük, Şiir ve Hayata Dair' kısmında OrduLu Ozan tarafından paylaşıldı.

  1. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İçimde BİR PADİŞAH VAR

    İçimde bir padişah var,
    O ne derse O oluyor.
    Ben O’na kul,O bana yâr,
    O ne derse O oluyor.

    Bana hayat bahşeden,
    Mühür vurup nakşeden,
    Âlemleri aşk eden,
    O ne derse O oluyor.

    Bir iş etmem kendimden,
    Asla çıkmam emrinden,
    Kapısında kulum ben,
    O ne derse O oluyor.

    Kullukta hicap etmem,
    Baş eğer inat etmem,
    Aksini murat etmem,
    O ne derse O oluyor.

    Yaşadığım Dünya’da,
    Yaşanacak Ukbâ’da,
    Mahkemeyi Kübrâ’da,
    O ne derse O oluyor.

    Bu devlet bu mülk onun,
    Yolcu onun,yol onun,
    "Ol"; da payı yok kulun,
    O ne derse O oluyor.

    Evvelde ve ahirde,
    Bâtında ve zâhirde,
    Her tarafta,her yerde,
    O ne derse O oluyor.

    Yaralı; kul olalı,
    "Kün"; emrini duyalı,
    Gönlüme taht kuralı,
    O ne derse,O oluyor.

    21.11.2000
  2. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İki KANAT TAKMIŞ NE CANLAR VARDIR

    Sevgi kulda başlar,O Şah’a gider,
    Aşkın sırlarını kaç-anlar vardır?
    Nefisten dolanır ervâh’a gider,
    İki kanat takmış ne canlar vardır.

    Birin ikincisi,ikinin üçü,
    Yakına getirir en uzak göçü,
    İki seven kalbe yükleyip suçu,
    Günah iftirası atanlar vardır.

    İki kalpte yanan sevdalı ateş,
    Halil’ce yanarsa onunkine eş,
    Sakın o ateşten korkma ey kardeş,
    Oradan perdeyi açanlar vardır.

    Canım kaplarsa,bir güzel canı,
    Gönlümde Allah’la olur her anı,
    Burada kemâli eksik kalanı,
    Cömertlik gösterip,tamamlar vardır.

    Beşeri sevginin hakikatinde,
    Beslenen aşkların tutkusu zinde,
    Nerde aşık görsen onun izinde,
    Giderek Allah’ı bulanlar vardır.

    Nedir aramıza çekilen perde?
    Sevgi kalpte amma sevgili nerde?
    O Nurdan kaçarak karanlık yerde,
    Ham sofuluk edip kalanlar vardır.

    Yaralı gönlümün aşk yarasında,
    Âlemin merkezi,tam şurasında,
    O Yüce Allah’la kalp arasında,
    Hiç bir şey olmayan zamanlar vardır.

    22.05.2007
  3. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İki KANATLI GÖNÜL

    Zanlara kapılpta,sanmaki boştur gönlüm,
    Bana cefâ etsende,derdinle hoştur gönlüm,
    Sen susmaya devam et,Bu hâlin melek gibi,
    Sükûtunla demlendi,yine sarhoştur gönlüm.

    Erciyesin bağrında, kim demiş yanmaz gönlüm,
    Cehennemde yansada, aşkına kanmaz gönlüm,
    Her tarafı delinmiş,kasnaksız elek gibi,
    Ne yaptımsa faydasız,hâlâ uslanmaz gönül.

    Sevdalanıp birine, bağlı kalmalı gönlüm,
    Bu Dünya muradını gülden almalı gönlüm,
    Birliğe ermek için,ikilik gerek gibi,
    Kanatlanıp uçarak.vâsıl olmalı gönlüm

    Gerçekte benim değil, O na aittir gönlüm,
    Kesret de görünsede,illâ Vâhit’tir gönlüm,
    Boşluk bahrinde yüzen sayısısz felek gibi,
    Âlemleri kaplayan aşka,şâhit’tir gönlüm.

    04.06,2007
  4. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İlim ŞEHRİ

    Kalkıp göç eyledik ilim şehrine,
    Kapısında Ali erimiz bizim.
    Ruhsat alıp vardık Tevhit ehline,
    Tufan kopsa batmaz, gemimiz bizim.

    Deryalar içinde gizli sedeften,
    İnciler dermek de elimiz bizim.
    Altın tepsilerde,billur kadehten,
    Meyhaneyi aşktan,demimiz bizim,

    Kesretten kurtulduk,dostla halvette,
    Bir oldu gurupta her’imiz bizim.
    O nurla kurtulduk bütün zulmetten,
    Güneşten ziyade ferimiz bizim.

    Zât’ı akdes tendir şer’i pâkımız,
    Adaletle hüküm yerimiz bizim.
    Zâtı mukâddesten gönül hâlimiz,
    Aşkın gölgesinde yerimiz bizim.

    Örtümüz beyazdır.örtümüz siyah,
    Kâbe’den gül kokar evimiz bizim.
    Hamd olsun erişti sâlah’la felâh,
    Kalmadı hayrımız,şerrimiz bizim.

    Hangi ipi tutsak Hakk’a götürür,
    Düz olur her yerde eğrimiz bizim.
    Gönül tahtımızda sultan oturur,
    Hakikat âlemi seyrimiz bizim.

    Yaralı bendeyim cansız,bedensiz,
    Dosta kurban oldu canımız bizim,
    Et,kemik içinde sinsiz,kefensiz,
    Sırra seyran oldu devrimiz bizim.

    30.12.1998
  5. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İnsan OLAN ANLAR BİZİ-1

    Zan etme ki garip başım,
    Hayvan olan anlar bizi,
    Yine sanma ey sırdaşım,
    Şeytan olan anlar bizi.

    Can kafesi tenden bıkıp,
    Ego denen "ben";i yıkıp,
    Bir dost için yola çıkıp,
    Virân olan anlar bizi.

    Yusuf yüzlü, vâkur başlı,
    Âhu gözlü,elif kaşlı,
    Bağrı yanık, gözü yaşlı,
    Nalân olan anlar bizi.

    Bir yâr için Mecnun olup,
    Leylâ derken,Mevlâ bulup,
    İçi,dışı aşkla dolup,
    Handân olan anlar bizi.

    Kalbi çok saf,gerçek şâkir,
    Her zerresi ehli Zâkir,
    Hak yanında,yoksul,fakir,
    Candan olan anlar bizi.

    İyi günde,kötü günde,
    Salih kulluk edip dinde,
    Akıl,fikir,idrakinde,
    İrfan olan anlar bizi.

    Özü,sözü bir gelecek,
    Gönlümüzde yer edecek,
    Yaralıy’ı kim bilecek,
    İnsan olan anlar bizi.

    17.06.07
  6. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İnsan OLAN ANLAR BİZİ-2

    Sarp geçitte,dik yokuşta,
    İhvan olan anlar bizi.
    Ne haldeyiz yazda,kışta,
    İnsan olan anlar bizi.

    Sağımıza,solumuza,
    Dostça girip kolumuza,
    Bilinmedik yolumuza,
    Burhan olan anlar bizi.

    Kamil insan ise şayet,
    Ehlullah’dır en nihayet,
    Özü, sözü ayet ayet,
    Kuran olan anlar bizi.

    Kalbimizin kalayında,
    Düğün dernek.balayında,
    Gönül şehri sarayında,
    Sultan olan anlar bizi.

    Varlıktaki sırra eren,
    Allah için alıp veren,
    Hem sevilen,hem de seven,
    Canan olan anlar bizi.

    Bize bol bol ihsan edip,
    Türlü türlü nimet verip,
    Rahmetiyle cömert gelip,
    Mennan olan anlar bizi.

    Yaralıyım O sebepli,
    Dermanına muhtaç dertli,
    Kullarına merhametli,
    Hannan olan anlar bizi.

    18.06.07
  7. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İNSANCA Yarış

    Ne eksik,ne fazla,beni tam anla.
    İyiyi, kötüyü,aşkla tamamla.
    Oyalayıp durma bizi zamanla,
    Gönül bağlarında şevkini göster.

    Kimseyi incitip vermeden zarar.
    Yaralar sarmadan, açma yaralar.
    Bir garip,bir düşkün,bir yetime var;
    Ona yiğitliği,merdini göster.

    Eldeki fırsatlar ziyan olmadan.
    Ahlâki değerin rengi solmadan.
    Umut ver,güven ver,bıkıp yılmadan,
    Cahile, cehalet derdini göster.

    Eller göz dikerken, yurda yuvaya.
    Kaldır ellerini,kaldır havaya.
    Söylem değil, eylem gerek duaya,
    Ne alıp sattıysan vergini göster.

    Haydi boş durmadan bir şey ler yap da.
    Aş ver,su ver,iş ver,cana can kat da.
    Senliği, benliği temelden yıkta,
    Bu halka, hakikat sergini göster.

    Zâlime baş kaldır,mazlumla kaynaş.
    Acıya ortak ol, çileyi paylaş.
    Sözleri desteksiz atma da gardaş,
    İnsan ol,insanlık fevkini göster.

    Bildiğim tek yarış, insanca yarış.
    Yaralıyım beni bilmeye çalış.
    Çaylarda eğlenme, ırmağa karış,
    Deryâya dalmanın keyfini göster.

    18.07.2001
    KaramboL® bunu beğendi.
  8. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İnsanlık KRİZİ

    Karanlık gölgenin sahnesindeyiz.
    Adam gibi adam hasretindeyiz.
    Cin mi,şeytan mı,insan mı neyiz?
    Bu nasıl oyun ki zıtlıkta zıtlık,
    Şu insan selinde insana kıtlık.

    Bazen sarhoş olduk,bazen serseri.
    Ne halde yaşadık yıllardan beri.
    Üç adım ileri beş adım geri,
    Sendeleyip gittiğimiz yetmez mi?
    Bencillik,ihânet kavga bitmez mi?

    Eyvâhlar da eyvâh,heyhât da heyhât!
    Elimizden kaçan kaçıncı fırsat.
    Önümüze duvar örülmüş kat kat,
    Ne bu dünya geniş,ne bu gönül dar,
    Her tarafta alev alev yangın var.

    Bağlar kopuk kopuk uyumsuz çarklar.
    Aynı gök kubbede ayrı ufuklar.
    Üstümüze çökmüş kara bulutlar,
    Korku yakın bize,umutlar uzak.
    Nereye yönelsek orada tuzak.

    İnsanla insafsız ilişkiler var.
    Fikir ve eylemde çelişkiler var.
    Türküler bir başka,saz başka çalar,
    Maddede,mânada,dünde,bu günde,
    Kargaşa var kavramların içinde.

    Gönül cevherine ulaşılmadan.
    Acılar sevinçler paylaşılmadan.
    İnsanca yaşamak anlaşılmadan,
    Hayvanca yarışlar üzüyor beni,
    Gücümü tüketip eziyor beni.

    12.03.1989
  9. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İstanbul

    İstanbl'un ufkundan yükselen minareler,
    Yer yüzündünden smâya çağlayan şelâleler.
    Seyrederken mehtâbın denizdeki raksını,
    Engine çeker beni o gizemli hâleler.

    200/istanbul
  10. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İşte

    Bana benden beni sormayın dostlar,
    Yalnızlık sazları çalıyor işte!
    İçimi tarifsiz bir sızı kaplar,
    Yürek öylesine yanıyor işte!

    Ufkumda özlemler,olsa da yer yer.
    Çok az şeyler kaldı ilgiye değer.
    Sonbahar mevsimi farklıymış meğer,
    İnsan bu yanılıp kalıyor işte!

    Yüzüm çizgi, saçım akla dolsa da.
    Beden güçsüz, gönül yorgun olsa da.
    Yıllar beni yerden yere vursa da,
    Rûhum enginlere dalıyor işte!

    Dostlar ne eski dost,ben ne eski ben.
    En güzel duygular yok oldu birden.
    Gözlerim uzağa dalıp giderken,
    Sükût öylesine sarıyor işte!

    Kuru davalarla avunmak niye?
    Hüküm değişmezse savunmak niye?
    Bahtıma bir güneş doğacak diye,
    Umudum yarına kalıyor işte!

    Gitti gelmez yıllar,gelir mi heyhât!
    Neler dolmamış ki içimde kat kat.
    Gerçekler gün gibi âşikar fakat,
    Gönül olmazları arıyor işte!

    Hüner bülbülde mi,bilmem gülde mi?
    Muhabbet gönülde yada dilde mi?
    Biz çileyi çekiyorsak elde mi,
    Yaram öylesine kanıyor işte!

    Ömür neşe dolsa yahut da çile.
    Yaralım hâlimiz gelmiyor dile.
    Hayatın içinden ağlaya güle,
    Yolumuz mezara varıyor işt! 09.09.1990
  11. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    İşte BU BENİM

    Gönül yaylasında son yaz da bitti,
    Karları eridi buzum kalmadı.
    Kadrini bilmeden fırsatlar gitti,
    Zamanı saymaya lüzum kalmadı.

    Mevsimler mevsimsiz mevsime döndü,
    Yılları tarihsiz tarihe gömdü.
    Ateşler söndüren ateşim söndü,
    Küllerin içinde közüm kalmadı.

    Testi testi içtim acı ilaçtan.
    Terk ettim davayı döndüm amaçtan.
    Bir muhâlif rüzgar esti yamaçtan,
    İzlerimi sildi, tozum kalmadı.

    Kıl-ü kâle döndü dilde belâgat.
    Kör kötürüm oldu cümle ibâdât.
    Fenâyım, fenâdan ettim ferâgat,
    Ayakta duracak özüm kalmadı.

    Aptal oldum sarhoş sarhoş gezerim,
    Kim ne derse desin iştu bu benim.
    Aklımı mat etti bozuk düzenim,
    Dünyada, ukbâda gözüm kalmadı.

    Dostları küstürdü nefis zâlimi,
    Her ne desem arz edemem halimi.
    Bilmem ki hicâbım söze mâni mi?
    Bir yüze bakacak yüzüm kalmadı.

    Ne garip sevdâ ki, dertli belâlı.
    Avcıya av oldu gönül maralı.
    Kalbinden zülfikâr yedi Yaralı,
    Ağrım, sızım, sazım, sözüm kalmadı.
    7.08.1999
  12. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kaçmak İSTEDİKÇE

    Yüreğim yanıyor, yine mihnetten,
    Kaçarken, mülevves lağıma düştüm.
    Huzur bulamadı gönül, kasvetten,
    Nefsi emmârenin ağına düştüm.

    Nefes aldırmıyor bin türlü keder.
    İçimdeki kurtlar yine mahveder.
    İşlerim düzelmez, tersine gider,
    Yine muhannetin bağına düştüm.

    Dünyalı, dünyayı başıma yıktı.
    Yerle gök birleşti, hışımla sıktı.
    Düz değil yollarım,hep yokuş çıktı,
    Geçit vermez derdin,dağına düştüm.

    Soluduğum hava, zehir mi zehir.
    Gözyaşım içimde çağlayan nehir.
    Dert yaşım bin asır,fakat elli bir,
    Ömrümün karanlık çağına düştüm.

    Yaralı yaralı böyle edâdan.
    İmdat bekliyorum hoş bir sedâdan.
    Kaçmak istedikçe şerden, belâdan,
    Patlamaya hazır, mayına düştüm.

    03.07.1997
  13. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kaderle KAVGAYA GİRİŞTEN VAZGEÇ

    Ey gönül; ara,bul,kavuş O Nûra,
    Karanlıkta gidiş gelişten vazgeç.
    Ne kusur ararsan kendinde ara,
    Elleri şikayet edişten vazgeç.

    Nefsin özenmesin ite,çakala,
    İnsan olmak için fırsat yakala,
    Karışma yosmaya.saça,sakala,
    Sakin ortamları gerişten vazgeç.

    Boy ölçüşüp durma fareyle,fille,
    Anlamaya çalış,sen seni,ille,
    Sözünü kısa kes,uzatma dille,
    Ârifin yanında bilişten vazgeç.

    İçin yosun tutmuş,kokuşmuş kuyu,
    Börtü böcek dolu,bulanık suyu,
    Gayret et,çabala,ıslâh et huyu,
    Dedim ki,dedi ki,demişten vazgeç.

    Zamanın boş yere akıp gitmeden,
    Ömür sermayesi henüz bitmeden,
    Hüsrâna uğrayıp zarar etmeden,
    Şeytan ile alış,verişten vazgeç.

    Her işe başlarken sonunu gör de,
    Âkıbeti seni sokmasın derde,
    Doğru yerde, doğru kararlar ver de,
    Kaderle kavgaya girişten vazgeç.

    Ne zaman varırsan farkın farkına.
    Hayatın akışı girer arkına,
    Karşı koyup durma Hakk’ın çarkına,
    İş işten geçmeden,bu işten vazgeç.

    05.07.07
  14. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kafeste YARALI KUŞ BIRAKMADI

    Ne oldu gönlüme,gönlüm ne oldu,
    İçimde dışımda hoş bırakmadı.
    Farkına varmadan âlemler doldu,
    Beni sığdıracak boş bırakmadı.

    Arttıkça artıyor efkar dem be dem,
    Devasız halimi kime arz edem,
    Azatsız tutsağım, nereye gidem,
    Derdiyle belasız baş bırakmadı.

    Zülfünde perişan olduğum dilber,
    Ben çile çektikçe zevk alıp güler,
    Dünya nimetini önüme serer,
    İçinde mihnetsiz aş bırakmadı.

    Bağrıma saplandı bir paslı gama,
    Ciğerim yanıyor kalp yama yama,
    Kıyametler koptu duygu dünyama,
    Başıma atmadık taş bırakmadı.

    Yıkıldı şahlığım,kâşânem virân,
    Döküldü yapraklar,mevsim de hâzân,
    Sinemde yandıkça âteşi sûzan,
    Kurunun içinde yaş bırakmadı.

    Şeydâ bülbül gibi sarardım,soldum,
    Kendimi güllerin har’ında buldum,
    Bir aşkın elinde oyuncak oldum,
    Bana eğlenecek iş bırakmadı.

    Sabır neye karşı,nereye kadar,
    Elbette her nefsin bir eceli var,
    Bana mesken oldu isimsiz mezar,
    Kafeste Yaralı kuş bırakmadı.

    07.01.1999
  15. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kâmil BEY--------4

    Hem çoban ol,kurda kuzuyu yedir,
    "Hem de kainatta eşsizim "dedir,
    Doğruysan bu sözün ispatı nedir,
    Dönme ilk sözünden, dur be Kâmil bey.

    Nerden çıktı bu dâvânın aslı ne?
    Yakıştı mı ehli Tevhit nesline,
    Kanım aksa ak kağıdın üstüne,
    Akar göz yaşlarım yur be Kâmil bey.

    Hani efendilik,soylu asalet?
    İnfazın yargısız,bumu adâlet?
    Bizi karanlıkta koydun nihayet,
    Artık sizin olsun,nur be Kâmil bey.

    Gelinen noktada şaşırttın beni,
    Kaptanım; sayende battı bu gemi,
    Gerçi küp küp içtim elinden demi,
    Şimdi kaynak daha gür be Kâmil bey.

    Öyle gün gelir ki şahlar,melikler,
    Yem olur kurtlara,etler,kemikler,
    Şu kara topraklar,kara delikler,
    Senide,beni de, yer be Kâmil bey.

    Doğruyu arasan bunca iğnede,
    Derin bir yaram var dertli sinede,
    Yaralıdan duymamış ol yinede,
    Ayrılık içime, kor be Kâmil bey

    11.07.2000
  16. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kâmil BEY-------3

    Mayam Muhammedi,Halil dir soyum,
    Katiyen olmadı ihânet huyum,
    Allah’a açıktır şu gönül kuyum,
    Nankörlük edene kör be Kâmil bey.

    Birazda engin ol,hep göğe çıkma,
    Harabat ehline tepeden bakma,
    Eğer arif isen hiç gönül yıkma,
    Elinden geldikçe ör be Kâmil bey.

    Çile dostum olmuş dünde,bu günde,
    Günahım,sevabım işte önümde,
    Şayet sultan isen ilmi ledünde,
    Beni destan etme,";şer"; be Kâmil bey.

    Muhannet gelince,muhabbet öldü,
    Melekler ağladı,şeytanlar güldü,
    Fitne yetmiş iki fırkaya böldü,
    Kapat o defteri,dür be Kâmil bey.

    Sizler hep sağ olun,ben zaten öldüm,
    Ölümü kendimin içine gömdüm,
    Vefasız her şeye sırtımı döndüm,
    Vur nasıl vurursan,vur be Kâmil bey.

    Yiyip içip eğlen,gün et gününü,
    Dikeni bana ver,sen al gülünü,
    Fakir fukaradan çevir yönünü,
    Atını zengine sür be Kâmil bey.

    "Aman efendimci"; dalkavuk fertler,
    Kıskançlık hissiyle yolunu bekler,
    Kim bilir kimler mert,kimdir nâmertler?
    Sen nasıl görürsen, gör be Kâmil bey.

    11.07.2000
  17. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kâmil BEY------2

    Sence mâkbûl olan kurumu,yaş mı?
    Önüne eğilen riyâkar baş mı?
    Senin gönlün gönül,bizimki taş mı?
    Nerde emin belde,"TÛR"; be Kâmil bey?

    Bilmem sen mi haklı,yada ben miyim?
    Kalleş mi,nânkör mü,gerçek er miyim?
    Gün gelir gül koklar,gül derer miyim?
    İçime batıyor, hâr be Kâmil bey.

    Kendi hüküm koyan kaçmaz hükmünden,
    Dostlar bizâr olmaz,dostun yükünden,
    Sende benim gibi çile küpünden,
    İçemedin zehri-Mar be Kâmil bey.

    Canımı yakarken bağrımdaki ok,
    Onların sırtı pek,karınları tok,
    İçimdeki ateş cehennemde yok,
    Dışım soğuk soğuk, ter be Kâmil bey.

    Yüreğim sevdalı,elimde nasır,
    Sırtımdaki dağlar,dağları taşır,
    Karanlık dünyama tam yarım asır,
    Aramak mı suçum, "fer"; be Kâmil bey?

    Münkir ordusuyla âşığın şevki,
    Zerrece azalmaz çoğalır belki,
    Himmetin,ikramın,tâltifin ne ki?
    Götür isteyene, ver be Kâmil bey.

    Kapanır mı sandın,beni her söze,
    Biz öze bakarız,elden ne bize,
    Can veririm amma bastığım ize,
    Nerde öylesine, er be Kâmil bey.

    11.07.2000
  18. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kâmil BEY----1

    Korkun yoksa casus neyine gerek,
    Gel de beni bana, sor be Kâmil bey.
    Nerde o duyarlı,o hassas yürek,
    İncelik,nezâket,zor be Kâmil bey.

    Keyfiyet senindir,âriflik buya,
    Aslan payı sundun,dedikoduya,
    Beni rüşvet diye verdin kadıya,
    Ciğerime attın,nâr be Kâmil bey.

    Neden yok,nerde yok,nasıl yok sana,
    Ağzından bal akar,dilinden mânâ,
    Her şey gayet güzel,çok hoştur amma,
    Sözü ispat etmen, zor be Kâmil bey.

    Mürşit diye ilân ettin kendini,
    Tercihindir yalakanın zengini,
    Parlak buldun kimi ihvan rengini,
    Kimine bakışın, mor be Kâmil bey.

    Övüldüğün yere postunu serdin,
    Zengini şımarttın,fakiri yerdin,
    Fitneyi uyardın,havayı gerdin,
    Neden "doğru sözlü";, hor be Kâmil bey.

    Tiyatroya döndü irfan meclisi,
    Erliğini bozdu burda er kişi,
    Niçin kuruttunuz gülü,nergisi,
    Hani bülbül gibi, yâr be Kâmil bey.

    Her söz yorulmadan size ulaştı,
    Müzevir dillere yalan bulaştı,
    Kavramların ipi nede dolaştı,
    Çöz bu kör düğümü,sar be Kâmil bey.

    11.07.2000
  19. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kamil İNSAN OLMAK İÇİN

    Kâmil insan olmak için,
    Tutunacak dal gerekli.
    O, BİR dalı bulmak için,
    Arayıcı, hâl gerekli.

    Muhammed’i bu dergaha,
    Vâsıl olan çıkmaz daha,
    Gönül gibi pâdişaha,
    Nefis gibi, kul gerekli.

    Varına,var ekleyene,
    Dost kahrını çekmeyene,
    Aba hırka bekleyene,
    Kor ateşten, şal gerekli.

    Yerin göğün her katıda,
    İnsan denen bu yapıda,
    Pişmek için o kapıda,
    Ölümüne, kal gerekli.

    İlim,irfan mektebinde,
    Aşıkların meşrebinde,
    Ariflerin sohbetinde,
    Arı,çiçek,bal gerekli.

    Aşk şarabı içilince,
    Benlik dağı geçilince,
    Gel yurduna seçilince,
    Edep,erkan,yol gerekli.

    İki gözü BİR görmeye,
    Aşk alana aşk vermeye,
    Kahr’a,lûtf’a yüz sürmeye,
    Sabır,şükür bol gerekli.

    Yaralıyım; özü söze,
    Bağlayalı döndüm köze,
    Çiğlik haram olsun bize,
    Yana yana,kül gerekli.

    03.03.2006
  20. OrduLu Ozan

    OrduLu Ozan Aktif yorumcu

    Kandiller YANAR

    Yeter ki istesin Zât-ı irâde,
    Gönül sedâsında kandiller yanar.
    Gökteki yıldızdan daha ziyâde,
    Gönül semâsında kandiller yanar.

    Ne mübârek; Recep,Şaban,Ramazan,
    Hidâyet rehberi,Hazreti Kuran,
    Muhâmmed’e biat edince insan,
    Gönül cefasında kandiller yanar.

    Rağbeti görenler,Berat ederken,
    Namazda miraç’a doğru giderken,
    Hakk’a ulaşıp da,Halka dönerken,
    Gönül binâsında kandiller yanar.

    İçinde Kadir’siz bin ay gördüğün,
    Kuran’ın sırrına yapılan düğün,
    İhlâsla,özenle,aşkla ördüğün,
    Gönül serâsında kandiller yanar,

    Yerle gök arası dolunca O nur,
    Sıdk ile sabreden kemâlât bulur,
    Müminlerin yüzü hep aydın olur,
    Gönül simâsında kandiller yanar.

    Güneş gibi yansız,O nurlu Kâbe,
    Bir kalpte olunca; duru pâk,sâde,
    Kul Hakk’ın elinden içince bâde,
    Gönül fenâ’sında kandiller yanar.

    Gel diyen; bu gece kendi gelince,
    Âşık; Mâşuk’una vuslat edince,
    Tarifi imkansız zevke erince,
    Gönül bekâ’sında kandiller yanar.

    Hak gelince bâtılların battığı,
    Aklın idrak edip,özün tattığı,
    Yaralı kalbimin secde yaptığı,
    Gönül yarasında kandiller yanar.

    03.01.2000

Sayfayı Paylaş