'Mevlana' Sözleri..

Konu, 'Din ve İslamiyet' kısmında İLah-i Aşk tarafından paylaşıldı.

  1. İLah-i Aşk

    İLah-i Aşk ' heяşey kısмeт '

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.561
    Konular:
    1.407
    Beğeniler:
    2.181
    Nereden:
    İstanbul
            
    Hz. Mevlana Sözleri

    < Resme gitmek için tıklayın >



    Hz. Mevlana şöyle seslenmiştir insanlığa;


    "Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel
    İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel
    Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir
    Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel."

    < Resme gitmek için tıklayın >



    Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış:


    "Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı ki dünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!"


    Ya olduğun gibi görün,
    Ya da göründüğün gibi ol.


    < Resme gitmek için tıklayın >



    Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.
    Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.
    Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.
    Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.
    Alem O'nunla kaimdir ve O'nsuz olan hiçbir şey yoktur. O'nun rızası, rahmeti, bereketi ve tecellisi olmayan hiçbir şeyin değeri yoktur.


    < Resme gitmek için tıklayın >



    < Resme gitmek için tıklayın >


    Mevlana İle İlgili Sözler
    Hz. Mevlana'nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:

    "Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.''

    Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
    Ama ne yapayım ki kendi değerini blmiyorsun.
    Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.


    < Resme gitmek için tıklayın >


    Hz. Mevlana'nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:

    "Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada."



    Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.
    Biz şktan doğmuşuz, annemiz aşktır.

    Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.
    Aşıkların şeriatı da Allah'tır, mezhebi de.

    Bu dünya pazarında sermaye altındır;
    orada ise aşk ve ıslak iki göz.

    < Resme gitmek için tıklayın >


    Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklamaktadır:


    "Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur."

    Mesnevi şerhlerinde, Mevlana'nın "ney" ile "insan-ı kamil"i, "kamışlık" ile "elest bezmi"ni, "ateş" ile "ilahi aşk"ı sembolize ettiği belirtilmiştir.

    "Duy şikayet etmede her an bu Ney,
    Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.
    Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,
    Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
    Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,
    İsterim ben, derdimi dökmem gerek.
    Şayet aslından biraz ayrılsa can,
    Öyle bekler, vuslata ersin zaman.
    Ağladım her yerde, hep ah eyledim,
    Gördüğüm her kul için, dostum dedim.
    Herkesin zannında dost oldum ama;
    Kimse talip olmadı esrarıma.
    Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
    Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.
    Aşikardır can-beden, gör insanı,
    Yok izin, görmez fakat insan, canı.
    Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,
    Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!
    Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney'e,
    Cebesi aşkın karışmıştır mey'e.
    Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,
    Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
    Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,
    Hem verir Mecun'un aşkından misal.
    Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,
    Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?
    Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,
    Tek kulaktır müşteri, ancak dile.
    Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,
    Geçti yanışlarla günler, öylece.
    Geçse günler, korku yok, her şey masal;
    Ey temizlik örneği, sen gitme kal!
    Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
    Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,
    Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!"​


    < Resme gitmek için tıklayın >
    Dişi_Aslan, Clean, AR_fARuk ve 8 kişi daha bunu beğendi.
  2. İLah-i Aşk

    İLah-i Aşk ' heяşey kısмeт '

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.561
    Konular:
    1.407
    Beğeniler:
    2.181
    Nereden:
    İstanbul


    Ben sağ olduğum müddetçe Kur'an'ın bendesiyim
    Ben, Seçilmiş Muhammed'in yolunun toprağıyım
    Eğer birisi benden bundan başka söz naklederse
    Ben ondan da bizarım, naklettiği sözlerden de bizarım.

    Hasan Ali Yücel'in manzum tercümesi şöyledir:

    "Can tende var oldukça kulum Kur'an'a,
    Yol toprağıyımPeygamber-i zişana,
    Hakkımda bunun zıddına söz etse biri,
    Vay bu söze, vay böyle diyen insana..."


    < Resme gitmek için tıklayın >


    Allah'a tekrar tekrar yemin ederim ki,
    Bu mana (Mesnevi),
    Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar bütün dünyayı kaplayacak,
    Ve bütün ülkelere ulaşacaktır.
    Hiçbir mahfil ve meclis olmayacak ki orada Mesnevi okunmuş olmasın.
    Hatta o dereceye varacak ki,
    Mabetlerde, zevk u safa yerlerinde okunacak;
    Bütün milletler bu sözlerle süslenecek ve onlardan faydalanacaktır.

    < Resme gitmek için tıklayın >


    Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun.
    Tanrı'nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.


    Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki.
    Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.


    Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!
    Ayna Türk'e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.
    Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.
    Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.
    İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir

    < Resme gitmek için tıklayın >


    Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir.
    Nakil, nakdin fer'idir.



    Sözünü öyle bir izah et ki havas da avam da istifade etsin.
    Herkesin aklının ereceği, fikrinin anlayacağı bir tarzda anlat.
    Söz söyleyen kemal sahibi olursa,
    (mağfiret ve hakikat) sofrasını yaydı mı, o sofrada her türlü aş bulunur.
    Hiçbir misafir aç kalmaz, herkes o sofrada kendi gıdasını bulur.


    < Resme gitmek için tıklayın >


    Güzel üslupla söz söyleyenleriz;
    Mesih'in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.



    Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.
    Hacca giderken hac yoldaşı ara. Ama ha Hintli olmuş, ha Türk, ha Arap.
    Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.
    Rengi kara bile olsa değil mi ki seninle aynı maksadı gdüyor, aynı senin rengindedir, sen ona beyaz de.


    Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız.
    Zindanı del, kendini kurtar!
    Dünya nedir? Allah'tan gafil olmaktır.
    Kumaş, para, ölçüp tartarak ticaret yapmak ve kadın; dünya değildir.




    İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.


    < Resme gitmek için tıklayın >


    İnsaf et, aşk güzel bir iştir!
    Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır.
    Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;
    Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.


    Gönlünde Allah sevgisi arttı mı, şüphe yokki Allah seni seviyor.



    Ben,
    İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım.
    (Yoksa) hapishane nerede, ben nerede?
    Kimin malını çalmışım?



    Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır.
    İnsan, yabancılarla kalırsamahpusa benzer.
    Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar).
    Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler.
    Şu halde "mahremlik (yakınlık) dili" bambaşka bir dildir.
    Gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir.
    Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder.

    < Resme gitmek için tıklayın >



    Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı,
    Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.



    Hz Mevlana "Ne Arıyorsan Kendinde Ara"...

    Kişinin değeri nedir?
    - Aradığı şeydir!

    Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.
    Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
    Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki
    Aradığın ancak sensin, sen.

    Madendeki inciyi aradıkça madensin.
    Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
    Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;
    Neyi arıyorsun, sen osun.

    Senin canın içinde bir can var, o canı ara!
    Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
    A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
    Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara.



    Hz. Mevlana "Ben'im Ancak"...

    Demedim mi sana, gitme oraya; seni tanıyan, bilen ben'im ancak;
    şu yokluk serabında hayat pınarın ben'im.
    Kızıp uzaklaşsan da yüz yıllık yola gitsen, sonunda dönüp gene bana gelirsin;
    son durağın ben'im demedim mi?
    Demedim mi sana, dünyanın süsüne razı olma;
    senin razı olacağın otağın ressamı ben'im ancak.
    Demedim mi sana deniz ben'im, sen bir balıksın;
    karaya gitme; arı duru denizin ben'im ancak.
    Sana, kuşlar gibi tuzağa gitme;
    haydi gel, kolundaki, kanadındaki kuvvet ben'im demedim mi?
    Demedim mi sana, keserler yolunu, soğuturlar seni;
    ateşin, coşkun, sıcaklığın ben'im ancak.
    Demedim mi, yakıştırırlar sana kötü kötü sıfatlar; sen olursun kaybeden;
    halbuki sıfatlarının kaynağın ben'im ancak.
    Demedim mi sana; "kulun işi gücü hangi sebeple düzene girer acaba?" deme;
    sebepsiz, cihetsiz yaratıcı ben'im ancak.
    Gönlünde bir ışık varsa bil bakalım, nerede evinin yolu;
    Tanrı sıfatlıysan eğer, bil ki ev sahibin, efendin ben'im ancak.

    < Resme gitmek için tıklayın >


    Ey özden habersiz gafil!
    Sen hala kabukla öğünüyorsun!



    Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse,
    Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı.
    Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır.
    Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.



    Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler.
    Her testide ne var? Sen ona bak.



    < Resme gitmek için tıklayın >


    Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu!
    Sen, kainatı yaratan Hakk'ın güzelliğinin bir aynasısın!
    Her şey sensin. Alemde ne varsa, senden dışarıda değil.
    Her ne ararsan, onu kendinden iste, kendinde ara.


    Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey!
    Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet.


    Her gün bir yerden göçmek ne iyi!
    Her gün bir yere konmak ne güzel!
    Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş!
    Dünle beraber gitti cancağızım,
    Ne kadar söz varsa düne ait.
    Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.


    Yetmiş iki millet kendi sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.

    < Resme gitmek için tıklayın >

    Yapılma, yıkılmadadır; topluluk, dağınıklıkta; düzeltme, kırılmada; murat, muratsızlıktadır; varlık yoklukta. Her şey buna benzer.. öbür zıtlar ve eşler de hep bunlar gibidir.
    Birisi geldi, yeri bellemeye, sürmeye başladı. Aptalın biri dayanamayıp feryat etti.
    Dedi ki: "Bu yeri neden yıkıyorsun... Neden yarıyor, dağıtıyorsun?!"Adam dedi ki: "A ahmak, yürü git.. benimle uğraşma! Sen yapılmayı yıkılmada bil!"
    Bu yer, böyle çirkin ve yıkık bir hale gelmedikçe, nasıl olur da gül bahçesi, buğday tarlası haline gelir?
    Düzeni alt üst olmadıkça nasıl olur da bostanlık, ekinlik olur, mahsul ve meyve yetiştirir?
    Yarayı neşterle deşmedikçe iyileşir, onulur mu hiç?
    Ahlatın, ilaçla yıkanmadıkça hastalığın nasıl geçer, nasıl şifa bulursun?
    Terzi kumaşı paramparça eder. Bir kimse çıkıp da o sanatını bilen terziye,
    "Bu canım atlası neden bu hale getirdin, neden kestin; ben kesik kumaşı ne yapayım?" der mi?
    Her eski yapıyı yaparlar, yenilerlerken eski yapıyı yıkmazlar mı?
    Marangoz, demirci ve kasap da bunun gibi, yeni bir şey yapacakları zaman önce o şeyi yıkıp yakıp harap etmez mi?
    O helileyi, belileyi dövmek -de öyledir-, onları adeta telef etmek, bedenin yapılmasıdır.
    Buğdayı değirmende ezmeseydin ondan ekmek yapılabilir miydi? Bizim soframızı bezeyebilir miydi?


    Hz. Mevlana'ya sormuşlar "aşk nedir?" diye. Ben ol ki bilesin! demiş...​


    < Resme gitmek için tıklayın >


    AR_fARuk bunu beğendi.
  3. İLah-i Aşk

    İLah-i Aşk ' heяşey kısмeт '

    Kayıt:
    30 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.561
    Konular:
    1.407
    Beğeniler:
    2.181
    Nereden:
    İstanbul


    Başın Hakkı İçin Olsun Ayrılık Fikrine Kapılma!


    Ey güzel! Sana mat olanı, sen mat etme; ona lütuf ve riayetten başka bir şey yapma!
    Bazı kusurlarda bulundu, terbiyesizlik etti ise, onları, lütfunla bağışla; cezasını vermeye kalkışma!..
    Acımak vaktidir; ona acı, kin tutma! Kulunu belalara uğratıp da, yok etme!
    Başının hakkı için olsun, ayrılık fikrine kapılma; buluşmaktan, kavuşmaktan başka bir şey düşünme!..
    Topraktan yaratılmış olan kulunun toprağını yerlere saçma; ona, göklerden başka bir yeri durak olarak verme!
    Önceden, onu, kendinden başkasına çekme; sonunda da, ona, kutluluktan başka bir şey verme!
    Neye alıştı ise, lütfunla, onu, alıştığı şeye ulaştır! Onu, kendi başına bırakma; onu, manen beslemekten, yetiştirmekten bıkma, usanma!
    Ben, senin meyhanende bulunanlara kulum, köleyim; bizi, meyhaneden soğutma, meyhaneye sırt çevirtme!
    Biz kim oluyoruz ki, "Yapma, etme!" diyelim! Fakat, mademki dedik, bizim suçumuza bakma!

    Hz. Mevlana Celaleddin-i Rûm-î
    AR_fARuk bunu beğendi.
  4. açmamış gül

    açmamış gül beni susarken bölme !

    Kayıt:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.491
    Konular:
    151
    Beğeniler:
    219
    Nereden:
    Belirtilmedi
    harika valla çok çok teşekkürlerr
  5. sendenbaska

    sendenbaska Rüzgâr Gülü..

    Kayıt:
    28 Aralık 2009
    Mesajlar:
    262
    Konular:
    1
    Beğeniler:
    15
    Nereden:
    Bursa
    son eklentide çok güzel..
    Allah razı olsun..
  6. Yorumsuz

    Yorumsuz Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    199.853
    Konular:
    48.818
    Beğeniler:
    20.971
    İranLı Bir Şair '' Aşka Uçma KanatLarın Yanar'' DiyOr, Buna Cevaben Hz. MevLana '' Aşka UÇmazSan KanatLar Neye YaRar'' DiyOr

    MevLananın Çok sÖzü vaRdıR hepSide hakikatLidiR... saoLaSIn niSa
  7. zemheri..

    zemheri.. Sahipsiz cümleler..

    Kayıt:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    11.993
    Konular:
    1.843
    Beğeniler:
    1.884
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Bil ki domuzların önüne inciler serilmez
    Mücevherden sarraflar anlar ancak,başkası bilmez.
    Ne fark eder ki kör insan için,elmas da bir cam da
    Sana bakan bir kör ise,sakın kendini camdan sanma...
    Mevlana




    paylaşım için teşekkürler
  8. gissem41

    gissem41 pofidik kurba kurubağla<3

    Kayıt:
    8 Eylül 2006
    Mesajlar:
    881
    Konular:
    39
    Beğeniler:
    32
    Nereden:
    Kocaeli
    Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.
    Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.
    Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.
    Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur?...



    süper...
  9. AR_fARuk

    AR_fARuk Söyleyen bilmez... Bilen söylemez...

    Kayıt:
    7 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    5.865
    Konular:
    473
    Beğeniler:
    1.230
    Nereden:
    Ankara
    Mest etti beni Mevlana..Bu sayfadan bayağı bir yazı kopyalayacağım :)
  10. galaxy

    galaxy "SM"

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    20.392
    Konular:
    2.111
    Beğeniler:
    1.078
    Nereden:
    madrid
    Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir. (Mevlana)

    Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça, ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki? (Mevlana)



    Bu güzel paylaşım için teşekkürler....
  11. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Testide ne varsa dışına o sızar.

    Mevlana.
  12. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Gerek yok her sözü laf ile beyana, 'Bir bakış bin söz eder bakıştan anlayana.'
  13. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Hırsı bırak, kendini boş yere harcama.. Şu toprak altında çırak da bir, usta da.
  14. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Insanlar günahları ile övünüp sevaplarla alay ediyorlarsa şeytan yüreklerinde tavaf ediyor demektir !

    Mevlana.
  15. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Sen bir şeyler verdikçe dost görünen çok olur. Birde sen iste gör, hepsi birden yok olur!
  16. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; Çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar..
  17. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Sesini değil, sözünü yükseltmeli insan. Çünkü gök gürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşartan.
  18. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Görünüşe aldanma; Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildir..! Bugün hayat veren su, yarın sizi boğabilir..
  19. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Kötülük yaptın mı kork, çünkü o bir tohumdur,Allah yeşertir karşına çıkartır..!
  20. EspedoLa..

    EspedoLa.. Hür doğdum, hür yaşarım.

    Kayıt:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    16.700
    Konular:
    233
    Beğeniler:
    521
    Nereden:
    Bursa
    Dil, tencerenin kapağına benzer.
    Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.

Sayfayı Paylaş