Küçüklerin zorla evlendirilmesi caiz mi?

Konu, 'Dinimiz İslam' kısmında BAYBARS. tarafından paylaşıldı.

  1. BAYBARS.

    BAYBARS. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    5 Eylül 2006
    Mesajlar:
    15.300
    Beğeniler:
    2.137
    Nereden:
    Ordu
    Bulûğ (ergenlik) çağına gelmiş bir erkeğin kendi irade beyanı ile evlenebileceği, velîsinin onu rızası dışında birisiyle evlendirme hakkına sahip bulunmadığı hususu, ittifakla kabul edilmiştir.

    Fukahânın çoğuna göre dul kadın da rızası alınmadan veya istemediği halde velîsi tarafından evlendirilemez. İmam Şafiî'ye göre dul kadın bulûğ çağına gelmemiş olsa da hüküm aynıdır. "Dulun velî ile bir alâkası yoktur." "Dul kendine velîsinden daha ziyade mâliktir, bekârın ise rızası alınır." gibi hadisler (Buhârî, Nikâh, 41; Ebû Dâvûd, (Avnu'l-Ma'bûd, II, 197) yukarıdaki hükümlerin kaynaklarıdır.

    İmam Mâlik ve İmam Şafiî, ergenlik çağındaki kızın babasına cebren evlendirme salâhiyeti tanımışlardır.

    Ebû Hanîfe'ye göre bulûğ çağına gelmiş bir kızı hiçbir kimse zorla evlendiremez. Kızın rızası alınmadan yapılan evlendirmeler hükümsüzdür; çünkü Rasûlullah (s.a.): "Açıkça izin alınmadan dul kadın, rızası anlaşılmadan bekâr kız evlendirilemez." buyurmuş, "Onun rızası nasıl anlaşılır?" sorusuna da "sükûtu ile" cevabını vermiştir. (Buhârî, Nikâh, 40).

    Kızın evlenmeye razı olduğunu gösteren davranışı, çevre şartlarına ve örfe dayanılarak tespit edilmektedir.

    Velinin izni ve kendisi olmadan evlenmek

    Bulûğ çağına gelmiş normal erkeklerin velîsiz (kendi başlarına) evlenebilecekleri konusunda ittifak vardır. Bulûğ çağındaki kız üzerinde velînin cebir hakkı ile ilgili tartışmayı yukarıdaki paragrafta gördük. Burada bahis konusu olan, bulûğ çağındaki kızların kendi başlarına evlenmeleridir.

    İmam Ebû Hanîfe ve Ebû Yûsuf a göre bulûğ çağındaki bir kız, velîsinden izin almadan ve bizzat irâde beyanı ile evlenebilir. Bunu engelleyen bir delil bulunmadığı gibi, ehliyet mefhumu da bunu gerektirmektedir; malı üzerinde serbestçe tasarruf hakkı bulunan şahsın, kendisi üzerinde de tasarruf hakkı olacaktır.

    İmam Mâlik ve İmam Şafiî'ye göre bulûğ çağına gelmiş de olsa kız ve kadınlar, velîlerinin izni olmadan ve bizzat irade beyanlarıyla evlenemezler; gerek velîlerinin izni bulunmadan yaptıkları evlilik ve gerekse, velî izni bulunsa dahi, bizzat irade beyanlarıyla yaptıkları evlilik muteber değildir. Bu içtihat bir yandan "Kocasız olanları evlendirin" mealindeki âyetlerde geçen "evlendirin" ifadesine, diğer yandan kadınların tabiatları icabı bu konuda tedbirsiz davranabilecekleri, kendilerine ve ailelerine zarar getirebilecekleri düşüncesine dayanmaktadır.

    Osmanlı Aile Kanunu (md. 8) Hanefî içtihadını kanunlaştırmıştır.

    Bu iki yazıda ortaya çıkan gerçek şudur:

    1. İslam'a göre küçüklerin evlendirilmesini emreden bir buyruk yoktur, evlendirmenin caiz olup olmadığı ise tartışmaya açıktır.

    2. Evlenme çağı gelmiş kızların ve erkeklerin, evlenme akdinde taraf olmaları, akdi kendi irade beyanlarıyla gerçekleştirmeleri tartışılmış ve Hanefî mezhebi bu hakkın bulunduğu ictihadını benimsemiştir.

    3. Şeriatla idare edilen Osmanlı devleti, yaklaşık yüz yıl önce, hem küçüklerin evlendirilmesini yasaklamış, hem de evlenme yaşına gelmiş gençlerin velileri istemese de evlenebileceklerini ve akdi bizzat yapabileceklerini kabul etmiştir.
    My All. ve SiyahAkrep bunu beğendi.
  2. SiyahAkrep

    SiyahAkrep Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    21 Aralık 2009
    Mesajlar:
    5.835
    Beğeniler:
    905
    Nereden:
    Kocaeli
    teşekkürler hocam.
  3. -Uchiha-

    -Uchiha- Yeni yorumcu

    Kayıt:
    26 Haziran 2011
    Mesajlar:
    139
    Beğeniler:
    16
    Nereden:
    Samsun
    Küçüklerin zorla evlendirilmesi caiz mi?

    öncelikle başlık saçmalıktan ibaret.bir çocuğun kendi isteğiyle evlenebilmesi mümkün mü? İnandığınız Allah hakkı için söyleyin siz çocuğunuzu, kardeşinizi, yeğeninizi düşünün. 8-9 yaşındaki çocuk evlenmeyi isteyebilir mi? o seviyede midir aklı?

    Emreden buyruk olmadığı doğru, ama evlenmesinin caiz olduğu Talak suresi 4. ayet de gayet iyi anlaşılabilir isteyene anlatabilirim. Ayrıca osmanlının son uygulamaları malum islamdan çok batı etkisi altındadır.
  4. SiyahAkrep

    SiyahAkrep Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    21 Aralık 2009
    Mesajlar:
    5.835
    Beğeniler:
    905
    Nereden:
    Kocaeli
    sen anca öküz altında buzak ara dur.
  5. -Uchiha-

    -Uchiha- Yeni yorumcu

    Kayıt:
    26 Haziran 2011
    Mesajlar:
    139
    Beğeniler:
    16
    Nereden:
    Samsun
    Dediklerimde haksızsam açıklamanı beklerim :)
  6. SiyahAkrep

    SiyahAkrep Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    21 Aralık 2009
    Mesajlar:
    5.835
    Beğeniler:
    905
    Nereden:
    Kocaeli
    bak yukarda diyorki rızası yok ise evlendiremezsin diyor..yani rızası yoksa 20 yaşındada olsa 30 da olsa evlendiremez demektir..
    yukarda büluğ çağına ermiş birini kendi rızasıyla evlendirebilirsin diyor,doğru..ama büluğ çağına erdiği gibi evlendirde demiyor.yani bunu ebeveyne bırakıyor.kaldıki,evlenmek kötü birşeymi.
    illa bir kadın 30-40 yaşına kadar türlü türlü erkeklerle,veya erkek türlü türlü kadınlarla günah işleyerekmi yaşaması lazım?yaşaması lazım dimi,öbür türlü sizin arzuladığını kopuk hayat nasıl gerçekleşsin...
  7. BAYBARS.

    BAYBARS. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    5 Eylül 2006
    Mesajlar:
    15.300
    Beğeniler:
    2.137
    Nereden:
    Ordu
    Talak Suresi, 4. ayetin "Henüz âdet görmeyenlerin iddet süreleri de üç aydır." ifadesi, âdet görmemiş kız çocuklarının da evlendirilebileceğini mi gösterir?

    - Öncelikle şunu ifade etmek gerekir: Buluğ yaşına girdiği halde âdet görmeyen kadınlar olduğu gibi, çok geç yaşlarda âdet görenler, hatta hiç âdet görmeyen kadınlar da olabiliyor. Bu nedenle Ayet, öncelikle âdet gören ve görmeyen kadınların iddet bekleme süresine açıklık getirmektedir.

    - Kur’an’ın açık ifadesinden sonra, bunda tereddüt etmek mümkün değildir. Müspet ilimler, belli tecrübelere dayanarak bir sonuca ulaşıyorlar. Tarih boyunca ve bugün de olarca kızın on-on iki yaşlarında evlenmeleri bir realite olarak ortada dururken, müspet bilim adamlarının bunun aksini iddia etmeleri, her şeyden önce kendilerinin dayandıkları deneysel metotla çelişir.

    - Eskiden beri çok değişik yaşta evlilikler ve zifafa girmeler söz konusudur. İslam’da bu iş, insanlara bırakılmıştır. Çünkü, altı-yedi yaş grubuyla zifafa girmenin insanlığa yakışmayan bir tutum olduğu vicdanlarda hissedilen bir gerçektir. Kaynaklarda bildirildiğine göre, kadınlar dokuz yaşında da erginlik çağına girmiş olabilir. Zifafa girmek için kadının yapısı da önemlidir. Belki de asgarî sınırı on iki yaş olarak görülebilir; on beş-on sekiz yaşı gerekli değildir. Fakat bölgelerin örf ve adetlerinin de bunda rolü vardır. Ancak çağımızda tıbbî açıdan, sağlığa en uygun zamanın tespit edilmesi en uygun olanıdır.

    - İslam alimlerinin kabul ettiği görüşe göre, erginlik çağının tespiti, kadınlar için âdet görmek, erkekler için de ihtilamdır. Kadın için âdetin başlangıcı dokuz yaş, erkekler için on iki yaş civarıdır. Âdet gören kadın ve ihtilam olan erkek, ergin ve mükellef kabul edilir. Bu haller görülmediği takdirde, erginlik çağı on beş yaş olarak kabul edilir.(bk. Reddu’l-muhtar, 1/306-307; Cezerî, el-Fıkhu ala’l-mezahibi’l-arbaa, 1/123-127; Zuhaylî, a.g.e, 1/456).

    - Yaş itibariyle erginlik çağını kadınlar için on yedi, erkekler için on sekiz-on dokuz yaşları kabul eden alimler de vardır.(bk. Mebsut, 7/260-şamile).

    - Sıcak bölgelerde erginlik çağı ve evlenme yaşı, diğer bölgelere göre daha önceden başlar.

    - Âdet görmek, artık ceninin/çocuğun barınabileceği bir ortamın hazırlandığı anlamına gelir. Bu tekvinî/biyolojik hazırlık, aynı zamanda âdet gören kadının evlenmeye müsait olduğunu gösteren ontolojik bir belgedir.
    Sorularla İslamiyet | Talak Suresi, 4. ayetin "Henüz âdet görmeyenlerin iddet süreleri de üç aydır." ifadesi, âdet görmemiş kız çocuklarının da evlendirilebileceğini mi gösterir?
    Kız Çocukları Dokuz Yaşında Evlenebilir mi?

    Cevap

    Fıkıh açısından teorik olarak bebek de, yüzellilik ihtiyar da evlenebilir. Ancak evlilik hayatında problem olabilecek derecedeki yaş farklılıklarına kefâet (denklik) açısından bu konuda dikkat edilmelidir Islâmda evlenmenin faydaları olarak, Huzur bulmak (Rûm 30/21), insan neslini sürdürmek (el-Hindî XVI/276 "Evlenin, çogalın. Çünkü ben kıyamet günü sizinle diğer ümmetlere övüneceğim") ve kendini haramdan korumak, (Hadîs için bk. Tirmizî, nikâh 1: Nesâhî, siyâm 43; Buhârî, savm 1, nikâh, 2,3) gösterildiğine göre, bunlardan birinin gerektiği, ya da ihtiyaç duyulduğu yaş, evlilik için tavsiye edilecek yaştır. Erginlikle Allah'ın insanda bir takım fizyolojik, psikolojik değişiklikler husule getirmesi, artık bu işe başlanılabileceğinin işareti olmalıdır. Yukarıda zikredilen üç fayda, ya da sebebe, içinde yaşamları toplumun karakterinin (Islâm toplumu, cahiliyyet toplumu gibi) ve çevre şartlarının da etki edeceğini de düşünerek, bu yaşı herkesin kendisinin tesbit etmesi gerekir. Ergin olduktan sonra, olabileceğine erken evlenme, dînen de tıbben de tavsiye edilmiştir. ( Sibâî, el-Mer'a 59 vd.)

    Bilindiği gibi sıcak ülkelerde kız çocuklarının büluğa erme ve gelişme yaşı soğuk memleketlere göre daha erkendir. Bugün bile Afrika ülkelerinde kız çocukları bize göre "erken/küçük"; sayılabilecek yaşlarda gelişimini tamamlamakta ve evlenmektedir. Bu, yaşı ifade eden rakamdan ziyade gelişme durumuyla ilgili bir olaydır. Fıkıh kitaplarında evlilik yaşı ile ilgili olarak zikredilen rakamları, bu kitapların yazarlarının yaşadıkları coğrafyaların özelliklerini dikkate alınarak belirlediğine dikkat edilmelidir.

    Kültürden kültüre ve toplumdan topluma değişkenlik gösteren son derece şaşırtıcı hususlar vardır. Aileye ve insana bakış da bu değişkenler arasındadır. Asr-ı Saadette, şimdi bize "sabi"; gibi gelen nice genç insan savaşlarda Efendimiz (s.a.v)’in müsaadesi ile savaşmış, gazi veya şehid olmuştur! Hatta Milli Mücadele’de de bunun örneklerini görürüz. Geçenlerde televizyonlara da yansıdı. Bir okuldaki talebelerin tamamı Milli Mücadele’ye iştirak ettiği için okul öğrencisiz kalmış. (Tam da modern bakış açısının "çocuk istismarı"; olarak damgalayıp afişe edebileceği türden bir durum değil mi?!) Şimdi o okula "Gazi"; ünvanı verilmesi için çalışıyorlar!!

    Dolayısıyla 1400 sene öncesinin Arap toplumu hakkında konuşurken bugün "modernleşmiş"; (yani değer erozyonuna uğrayarak Batılı gibi düşünmeye/algılamaya başlamış) bir toplumun bireyleri olduğumuzu akıldan çıkarmamalı. Dünya bizim yaşadığımız coğrafya ve tarihten ibaret değil.

    Dinimiz kız çocuklarının dokuz yaşında evlenmesini emretmemiştir. Aksine kızın kendisini evliliğe hazır hissetmesinden sonra evlendirilmesi tavsiye edilmiş ve hatta buluğ yaşına gelmiş kızını zorla evlendiren babaya Peygamberimiz müdahale ederek buna mani olmuştur. Demek ki dokuz yaşında evlenmek teorik olarak mümkündür ancak bir emir şeklinde anlaşılması da doğru değildir.
    Sorularla İslamiyet | Kız Çocukları Dokuz Yaşında Evlenebilir mi?
  8. yell

    yell Amatör yorumcu

    Kayıt:
    7 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.388
    Beğeniler:
    150
    Konu şu: Kuran küçük yaşta bir çocuğun (adet görüyorsa ki 9 yaşında da görebiliyor) kendi rızası da varsa evlenmesinde sakınca görmüyor..

    -Uchiha- da soruyor ki: küçük bir çocuk, hayatını bütünüyle değiştirecek bir kararı alabilir mi? Elbette alamaz, ancak bu kararı ailesi de alamaz, bu nedenle çocuğun en azından aklı selim yaşa (bizim kanunlarımıza göre 18 yaşına) gelmesi gerekiyor..

    İslama göre böyle bir gereklilik yok.
  9. -Uchiha-

    -Uchiha- Yeni yorumcu

    Kayıt:
    26 Haziran 2011
    Mesajlar:
    139
    Beğeniler:
    16
    Nereden:
    Samsun
    'Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla henüz adet görmemiş olanların (iddetlerinden) şüphe ederseniz, onların iddetleri üç aydır.' talak suresi 4. ayet te böyle diyor. Bunun kuranmeali.com adresindeki tefsiri bu şekildedir ve gayet de ayetle uyuşan bir tefsir gibi geldi bana.

    ''
    Büluğa ermediği için hayız görmeyen veya bazı nedenler dolayısıyla geç hayız gören ya da çok büyük bir istisna olup da hiç hayız görmeyen kadınlar, hayızdan kesilmiş kadınlar gibi talaktan sonra 3 ay iddet beklerler.

    Kur'an'ın bu açıklamasına göre, burada "Mudhale" (kocasıyla gerdeğe girmiş) bir kadının sözkonusu olduğuna dikkat edilmelidir. Çünkü mübaşeret olmasaydı eğer, iddet sözkonusu olmazdı. (Bkz. Ahzab: 49) Bu yüzden, henüz hayız görmeye başlamamış kızların, iddetinin beyan edilmesinden anlaşıldığına göre, bu yaştaki kızlarla evlenmek ve kocalarının kendileriyle cinsel ilişkide bulunması caizdir. Dolayısıyla Kur'an'ın caiz gördüğü bir davranışı hiçbir Müslümanın yasaklamaya hakkı yoktur. ''
    Burada görüldüğü gibi henüz ergenliğine dahi girmemiş 7 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenilebiliyor.
    .Yine de yanlış yorum diyorsanız, muhtemelen bu konularda ileri derecede bilgi sahibi, arapça falan bilen insanlarsınızdır.bizi de aydınlatabilirseniz seviniriz.
  10. Eleftra

    Eleftra Her şey bâtıni!

    Kayıt:
    21 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    58.969
    Beğeniler:
    1.121
    Nereden:
    Eskişehir


    a. "Kadınlarınızdan âdetten kesilenlerin iddetinde tereddüt ederseniz, onların iddet süreleri üç aydır. Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir.";(Talak, 65/4) mealindeki ayette yer alan "Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir."; ifadesi, âdet görmemiş kız çocuklarının da evlendirilebileceğini göstermektedir.

    b. "İçinizden evli olmayanları evlendiriniz.";(Nur, 24/32) mealindeki ayette herhangi bir yaş sınırı konulmamıştır. Bu da erginlik çağından önce de evlenmenin mümkün olduğunu göstermektedir.

    c. Hz. Aişe anlatıyor: "Ben altı -bir rivayette yedi- yaşında iken, Hz. Peygamber (a.s.m) benimle evlendi, dokuz yaşında da benimle birlikte oldu"; Hadisi, Buharî, Müslim, Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.(bk. Neylu’l-Evtar, 6/120).


  11. Gürkan Avşar

    Gürkan Avşar Amatör yorumcu

    Kayıt:
    26 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    1.754
    Beğeniler:
    49
    Nereden:
    Ankara

Sayfayı Paylaş