İslam'ın 5 şartı ve anlamları

Konu, 'Din ve İslamiyet' kısmında berqq tarafından paylaşıldı.

  1. berqq

    berqq Pasif yorumcu

    Kayıt:
    7 Ocak 2007
    Mesajlar:
    3.379
    Konular:
    264
    Beğeniler:
    239
    Nereden:
    Eskişehir
            
    İslam'ın Beş Şart

    İslam

    İslam Tarihi
    İnanç Esasları
    Allah'ın Birliği - Tevhid
    Melekler • Kitaplar
    Peygamberler • Ahiret
    Kaza ve Kader
    Temel İbadetler
    İnancın Açıklanması
    Namaz • Oruç
    Hac • Zekât
    Önemli Kişiler
    Muhammed

    Ali • Ebu Bekir
    Sahabeler
    Ehli Beyt
    İslam peygamberleri
    Kutsal Metinler
    Kur'an • Hadis • Şeriat
    İslam hukuku • Teoloji
    Muhammed'in Hayatı
    Mekanlar • İslam felsefesi
    İslam'daki mezhepler
    Siyasi mezhepler
    İtikadi mezhepler
    Fıkhi mezhepler • Sufizm
    Toplum
    İslam takvimi
    Cihad • Bayramlar
    Mübarek Geceler
    İslam Portalı

    İslam dininde büyük önem arz eden bir itikadi dört ameli (ibadet) bütüne verilen isimdir. Kişinin bu şartlara uymaması halinde gerçekten Müslüman olmadığı düşünülmüştür.

    Bu şartlar sırasıyla: Şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak ve hacca gitmektir. Şehadet etmek dışındaki şartlar itikadi yani dininin inanç esaslarına dair olmayıp, ameli yani davranışsal, ibadetsel şartlardır. Çoğu İslam alimi dini inanç esaslarına dair kurallar benimsendiğinde kişinin Müslüman kabul edileceğini, davranışsal ve ibadetsel yönlerin en azından inanan olmak açısından bağlayıcı olmadığını öne sürmüşlerdir. Bazı İslam alimleri ise, imanın yani inancın ancak davranış ve ibadetlerle tamam olacağını bu nedenle şehadet getirip Müslüman olduğunu iddia eden kişinin ibadetlerini yerine getirmemesi halinde Müslüman kabul edilemeyeceğini ileri sürmüşlerdir. Bu tartışma hakkında daha detaylı bilgi için İslam'da iman maddesine bakınız.

    Şehadet Etmek

    Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun resulü olduğuna şehadet etmek. Bu şehadet İslam'ın anahtarı ve üzerinde kurulduğu temel olan tevhidin sözlü beyanıdır; tevhide tanıklık etmek olarak tanımlanabilir.

    “La İlahe İllalah”ın manası şudur: bir tek Allah'tan başka gerçekten ibadete layık hiçbir ilah yoktur. O, hak ilahtır. O'ndan başka bütün ilahlar batıldır.

    “İlah”ın manası ise kendisine ibadet edilen demektir.

    Muhammed'in Resulullah (Allah'ın Resulü) olduğuna şehadet etmek ise; getirdiği haberleri tasdik etmek, emrettiği şeyi yapmak, yasakladığı şeyden kaçınmak, kısacası onun Allah tarafından gönderilmiş bir resul yani kitaplı peygamber olduğunu kabul etmektir. İslam'da Allah'a onun şeriat kıldığı dışında hiçbir şekilde ibadet edilmez.

    Namaz Kılmak

    Gece ve gündüz bir günlük süre içinde beş vakit namazı kılmaktır. İslam dininde, Allah'ın, verdiği nimetlere şükretmiş olmaları ve kulları üzerindeki hakkını yerine getirmeleri, bu esnada kulun Rabbi ile arasında bir bağ kurarak yalvarıp dua etmesi ve Müslüman kişiyi kötülükten ve hayasızlıktan alıkoyması için farz kıldığı bir ibadettir. İslam dinindeki en önemli ibadetlerdendir, Kur'an'da sık sık bahsolunur.

    Zekat Vermek
    İslam'da, zekat, üzerine vacip olan herkesin, her sene fakir yahut muhtaçlardan onu almak durumunda olan insanlara veya zekat toplayıcısı memurlara vermesi gereken sadakadır. Zekat fakirlere vacip değildir yani fakirler zekat vermek zorunda değildir.

    Oruç Tutmak

    Hicri ayların dokuzuncusu olan Ramazan ayında bütün Müslümanların fecrin başlamasından güneş batıncaya kadar gündüz vakti yemeyi, içmeyi ve şehevi arzuları terk ederek oruç tutmalarıdır.

    Hac Yapmak

    İslam şeriatında belirtildiği gibi özel bir zamanda Allah'a özel bir ibadeti yapmak kasdıyla Mekke'deki Beytullah (Kabe)’a gitmektir. Allah'u Teala güç yetirebilene ömründe bir kere bu ibadeti yapmasını farz kılmıştır. Hacda dünyanın her yerinden gelen Müslümanlar yeryüzünün en hayırlı beldesinde toplanarak ve yönetici yönetilen, zengin fakir, beyaz siyah farkı olmaksızın tek bir elbiseye bürünerek tek olan Allah'a ibadet ederler. Bu ibadetin en önemli bölümü Arafat'ta vakfeye durmak, (Müslümanların kıblesi) Kabe'yi tavaf etmek, Safa ve Merve arasında sa’y yapmaktır.
    _eDi_ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş