ırk nedir

Konu, 'Bunları Biliyor Musunuz' kısmında Sükut tarafından paylaşıldı.

  1. Sükut

    Sükut Semazen

    Kayıt:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    15.414
    Konular:
    1.880
    Beğeniler:
    536
    Nereden:
    Gaziantep
            
    Irk nedir? İnsanlar deri ve saç rengi,boy uzunluğu, vücut biçimi gibi fiziksel özelliklerine ve ge- netik olarak incelenebilen kan grubu gibi biyolojik öğelere göre belli gruplara ya da ırklara ayrılır.Günümüzde biyologlar fiziksel farklılıklardan çok ırklar arasındaki genetik farklılıkların incelenmesiyle ilgilenirler.Irk incelemeleri biyoloji biliminin yeni bir dalı olan nüfus genetiği alanına girer.

    Irklara ilişkin ilk sınıflandırmalardan birini,Alman anatomi ve fizyoloji bilgini Johann Friedrich Blumenbach (1752-1840) yaptı.Kafatası ölçümlerine dayanarak insan türünü beş gruba ayırdı:
    Kafkasyalı(beyaz ırk) ,
    Moğol, Etiyopyalı,Amerika Yerlisi ve Malayalı.
    Daha sonra bütün canlıları sınıflandıran İsveçli biyolog Carolus Linnaeus (1707-78) deri rengine göre ayırt ettiği dört değişik ırk tanımladı.Onu izleyen biyologlar da fiziksel özellikleri temel alan ırk grupları üstünde çalıştılar.Ne var ki,bu tür sınıflandırmaların bilimsel ve kesin olmadığı daha sonra anlaşıldı.

    Irksal Farklılıkların Kökeni

    Bilim adamları ilk insanların 350-500 milyon yıl önce Afrika'da yaşadığı , buna kar- şılık ırksal farklılıkların ancak 100 bin yıl önce ortaya çıktığı konusunda birleşiyorlar.Böylece insanların aynı kökten türediği ,önce Eskidünya'ya ardından da Yenidünya'ya yayıldığı öne sürülmektedir.Asıl yurtlarından uzaklara göç edince insanlar arasında farklılaşmalar doğdu.Değişik fiziksel özellikleri olan halklar ya da ırklar oluştu.

    Irkçılık

    Irklar arasındaki fiziksel farklılıkların insanların yeteneklerinde farklılıklar yarattığını ve bazı ırkların ötekilerden üstün olduğunu savunan görüş ya da ön yargıdır.Bu görüşler insanları derilerinin rengine göre beyaz, siyah, sarı,esmer ve kızıl olarak ayıran sınıflandırma- ları temel almıştır.

    Fransız etnoloji uzmanı Joseph-Arthur Gobineau (1816-82)ve sonradan Alman uyru- ğuna geçen İngiliz siyaset bilimcisi H.S. Chamberlain (1855-1927) ırklar arasında bir sınıflandırma yaparak ,bunu beyaz ırkın üstünlüğünü kanıtlayacak bir kurama dönüştürmek istediler."Ari ırk" kavramını ortaya atarak , bu ırkın insanlığın gerçekleştirdiği tüm uygarlık- ların tek yaratıcısı olduğunu savundular.Bu tezler Batı Avrupa'da ırkçılığın körüklenmesine yol açtı.Bugün artık önemini yitirmiş olan bu savlar arasında beyaz ırkın ,başka ırklarla karışmadığı sürece gelişeceği de vardı.

    Bu türden değerlendirmelere dayanan ırkçılara göre ,beyaz ırktan olmayan insanlar geri zekalı ,yeteneksiz ve ahlaksızdır.Irkçılar kendilerinden aşağı gördükleri insanlara karşı ayrımcılık uygular, onlara hak ve fırsat eşitliği tanımazlar.

    Irklar Konusunda Önyargılı Görüşler

    Irklar konusunda en yaygın önyargılardan biri "saf" ırkların olduğu ve bunların aşağı ya da saf olmadığı düşünülen ırktan insanlarla karışması durumunda zayıflayacağı ve yok olacağı düşüncesidir.Nazi Almanya'sında Ari ırkın üstünlüğüne ve saflığına, bütün Almanlar'ın da bu ırktan olduklarına inanıldı. Naziler ,Almanların Yahudiler ve Çingeneler' le evlenmeleri durumunda kendi ırklarının bozulacağını öne sürdü.Bu anlayış bütünüyle bilim dışıdır.İlk olarak, Yahudiler ve Çingeneler ırk değildir.İkincisi, hiçbir ırk öbürlerinden daha iyi ya da daha saf olarak tanımlanamaz. Bütün ırklar birbiriyle karışmıştır ve yavaş yavaş değişmektedir.Bu değişim bir yanda çevresel etkenlerden öte yandan genlerde birdenbire ortaya çıkan değişikliklerden(mutasyon) ileri gelir.Saf ve üstün ırk olmadığına göre ,farklı ırk gruplarının birbirleriyle karışmasının bozucu bir etkisi de yoktur.

    Bir ırk grubunun bütün üyelerinin birbirine benzediği ,aynı zihinsel oluşumu paylaştığı ve bir ırkın üyelerinden daha zeki olduğu gerçek değildir.Örneğin ,bazı kimseler Avrupalılar'ın teknolojik gelişmesini Afrikalılar'ın görece geri teknolojileriyle karşılaştırarak Avrupalılar'ın genetik olarak Afrikalılar' dan üstün olduğunu ileri sürmüştür.Bu yanlış bir varsayım ya da önyargıdır.Aralarındaki temel ekonomik farklılıklar,Avrupalılar'ın yüzyıllarca Afrika'yı sömürmesi sürecinde yaratılmıştıar.Herhangi bir ırkın bir başkasına göre zeka üstünlüğünü gösteren hiçbir genetik bulguda yoktur.

    Irk olarak tanımlanan bazı grupların ırk sayılamayacaklarını belirtmek gerekir. Ör- neğin ,Yahudiler bir ırk değil,dinsel bir topluluktur.Almanlar da ırk değil bir ulustur.Naziler'ce Alman halkının ırkı olarak yüceltilen Ari ırk da özünde bir dil grubudur.
  2. Necdet EREM

    Necdet EREM Yeni yorumcu

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    904
    Konular:
    750
    Beğeniler:
    44
    Nereden:
    İzmir
    Millet, Milliyet ve Mükemmeliyet.

    Herhangi bir millete mensup,
    Milliyete sahip olmak hiçbir kişiye mensup olduğu millet veya milliyetinden dolayı mükemmeliyet kazandırmaz.

    Çünkü milliyet mükemmeliyet sebebi değildir.

    Kendisinin insanlık ailesinin en has ve en saygın evladı olduğunu sanan ve sayan milletlerin içinde insan adını taşımaya layık olmayan insanlığın yüzkarası nice mahlûkatın varlığı ispata ihtiyaç duyurmayan hayatın en net görünen bir gerçeğidir.

    Mükemmeliyet!
    Milliyette değil,
    İnsanı insan yapan manevi değerler ve onları hayata hâkim kılmada gösterilen adına milliyet dediğimiz milli şuur ve hassasiyette aranmalıdır.

    İnsanı insan yapan,
    Sair mahlûkatın fevkinde müstesna bir mevkie yücelten,
    Hayata sebep, sonuç ilişkisi ile anlam kazandırıp,
    Yaşamı her halükarda yaşanmaya değer kılan, Allah’a ve ahirete olan İMAN!

    Yaşamı disiplin altına alıp,
    Sosyal hayatın üniteleri arasında dengeli yaşamanın vazgeçilmez kuralı olan ADALET,

    Ve emeğinden istifade ettiği varlıklar ve varlığını varlıklarına bağımlı sürdürdüğü,
    Başta insan olmak üzere,
    Tüm yaratıklar ile uyum içinde,
    Saygı esasları dâhilinde yaşamanın adı olan GÜZEL AHLAKTIR.

    Yoksa her insan dünya coğrafyasının herhangi bir yerinde tertemiz duygular,
    Mükemmel yetenekler ile donanımlı bir şekilde hayat merhaba der.

    Her insan ister istemez, dünyaya içinde gelmiş olduğu milletin dilini anadil olarak öğrenir ve kullanır.

    Dolayısıyla İnsanı millet yapıp milliyet kimliği kazandıran,
    moral değerler olmaksızın, ne milletin ne milliyetin nede milli dil olarak tanımlanan anadilin insanı mükemmelleştirmede etken olduğu söylenemez.

    Türklük bir moral değer olarak algılanıyor ise!
    Türk olmak için Türkiye de doğmuş olmakla,
    Türk dilini konuşmanın kâfi olmadığının idraki içinde,
    Türk’ü Türk yapan, insan ortak paydasının dışındaki sair milletlerle olan manevi morla değer farkını dikkate almadan,
    Hamasi söylemler siyasi nutuklar ile kafatasçılık yapmak Türk’e de Türkçülüğe de ihanetten başka bir şey değildir.

    İnsanın değerini yaşadığı ülkenin yeryüzündeki coğrafi konumu ve kullanmış olduğu dilde değil.
    Yaratılış maksadının farkında olmak ile
    yaratılmışlarla olan adalet, saygı, sevgi ve hoşgörü temelinde aramak lazım geldiğine inanıyorum.

    Allah,
    Türkçülük, Kürtçülük, Arapçılık, Acemcilik Vs. gibi milli bağnazlıklardan çok GERÇEK MANADA İNSANİ DEĞERLERİN FARKINDA OLMA VE O DEĞERLERİ HAYATA HÂKİM KILMA ŞUUR VE BASİRETİ VERSİN.

    Necdet EREM.
  3. Sükut

    Sükut Semazen

    Kayıt:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    15.414
    Konular:
    1.880
    Beğeniler:
    536
    Nereden:
    Gaziantep
    geçenlerde işyerinde bir arkadaşımın sorusu ile karşılatım
    sen hangi ırkdansın diye
    bilmem dedim aklıma bişi gelmedi
    bendedi kürt ırkındanım dedi
    bendedim fazla bilgim yok ama kürt ırkı diye bir ırk yok dedim
    bildigim kadarı ile ırk fiziksel özelliklere göre ayrılır dedim ve türk ırkı,kürt ırkı diye bir ırk yok dedim tartışmamız hala devam ediyor
    ikna edemedik arkadaşı
    işin ilginç yanı ise elde tutulur bir delilide yok :)
  4. Necdet EREM

    Necdet EREM Yeni yorumcu

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    904
    Konular:
    750
    Beğeniler:
    44
    Nereden:
    İzmir



    Değerli Kardeşim.
    Aslında IRK, MİLLİYET, MİLLET ve DEVLET bir birine karışmış ve karıştırılmış olan kavramlardır.
    IRK yaratılışta renk ve biyolojik karakter farkından dolayı.

    1- Ari Beyaz Irk-Anglo Sakson (İngiliz), Arap, Cermen (Alman), Fars, Hind, Kızılderili, Latin,

    2- Sarı Irk (Çin),

    3- Siyah ırk (zenci), olarak sınıflandırılmıştır.

    Bir insan gurubunun (topluluğunun) belli bir coğrafyada büyük bir aile şeklinde gelişerek yaşam şartları oluşturması ve bu şartlar ile çevresini ismlendirerek adına ana dil dedikleri farklı bir ifade tarzı geliştirmiş olduğu KADER BİRLİĞİ YAPMIŞ OLAN İNSAN TOPLULUKLARINA MİLLET DENİR.

    Bu topluluk KALABALIK BİR AİLE GURUBU GİBİ MENFAAT VE ZARAR, TASA VE SEVİNÇ BİRLİĞİ oluşturup, sahiplendikleri coğrafyayada VATAN DEMİŞLER.

    ÜZERİNDE VAR OLUP YAŞAMLARINI SÜRDÜRDÜKLERİ VATANLARINI VE ÖZEL YAŞAM ŞARTLARINI İÇ BASKI, DIŞ İŞGAL, İSTİLA VE ETKİLERDEN KORUMA KOLLAMA ADINA OLUŞTURDUKLARI ORGANİZE KURUMA DA DEVLET DEMİŞ VE VARLIKLARINI DEVAM ETTİRMENİN YOLLARINI ARAMIŞLARDIR.

    Milliyet, İNANÇ VE İDEAL BİRLİĞİ YAPMIŞ İDEALLERİNİ MİLLET SINIRLARININ DIŞINA TAŞIYARAK EVRENSEL BOYUT KAZANDIRMIŞ DÜŞÜNCE BİRLİK VE AKIMLARINA DA MİLLİYET DENİR.

    Elbette herkesin mensubu olduğu bir ırkı, bir milleti, bir devleti ve bir de milliyeti vardır.

    Amma insanlara ne ırkları, ne milletleri ne de devletleri bir değer kazandırmaz.
    İnsana da, millete de, devlete de değer kazandıran evrensel düşünceleri ve hayata anlam kazandıran idealleri, insan sevgileri, insanlığa olan saygılarıdır.

    İşgalci ve istilacı toplumlar güçlü olsalarda HAKLI OLAMAZLAR.
    Önemli olan ise güçlü olmak değil HAKLI, ADİL VE AHLAKLI OLMAKTIR.


    İnsan IRKI, MİLLETİ NE OLUR İSE OLSUN nihayetinde, İNSANDIR.
    Hepimiz, Aynı fabrikanın malı,
    Aynı hamurun mamülüyüz.

    Zaaflarımız, korkularımız, sevinçlerimiz, isteklerimiz, ihtiyaçlarımız genelde birdir.

    Bizi biz yapan, milletleri diğer milletlerden farklı kılan İNSANİ DEĞERLERE SAYGILI OLMALARI VE BİYOLOJİK BENZERLİKLERİN DIŞINDAKİ SOSYOLOJİK DEĞERLER ORTAYA KOYMASIDIR.

    Yoksa Kürt te, et, kan ve kemikten ibaret bir mahluk, Türk te, almanda ingilizde.
    Bir Kürt ile bir Türk veya herhangi milletten insanın kan gurupları tuttuğunda bir birlerine kan verdiklerinde KALPLERİ VEYA DAMARLARI MİLLET FARKINDAN DOLAYI KANI KABUL ETMEMEZLİK YAPABİLİRMİ?

    Bunlar doğru şeyler değil.
    Amma elbette her millet atalarından devr almış olduğu toprak, kültür, medeniyet ve İnançlarını korumak gelecek nesillerine aktarmak zorundadır.

    Hiçbir milletin bir başka milletin vatanını işgal edip, kültür ve medeniyetini yok etmeye, onların inanç özgürlüğünü ellerinden almaya hakkı yoktur.

    Böyle bir davranış işgal ve istiladır.
    Hiç bir şekilde kabul edilemez.

    Kürt meselesine gelince!.
    Buraya kadar yazdıklarımız dikkate alınacak olsa.
    Kürtler, anadoluda özellikle doğu ve güney doğuda geçmişi en az iki bin yıla dayanan önemli bir tarihi geçmişe sahip bölge halkıdır.

    Vatanları, dilleri ve geçmişlerinden gelen bölgenin coğrafi şartlarına uygun bir kültürleri vardır.

    Bunları yoksaymak.
    Kürtlere değil, İnsanlığa ihanettir.

    Amma Kürtlerde Türklerde Müslüman olduklarından dolayı DİN BİRLİKLERİ ONLARI ORTAK BİR KÜLTÜR ETRAFINDA BİRLEŞTİRİP aradaki tali, tarihi, milli değerlerini bütünleştirip ORTAK BİR KÜLTÜR MEYDANA GETİRMİŞ.
    Bu iki Milleti kardeş kılıp bir daha ayrılmalarını imkansız bir hale getirerek bütünleştirmiştir.

    İşte şimdi Anadoluda kim kürt, kim türk ayrılması mümkün mü?
    Kız alınıp verilmiş, mal alıp verilmiş,
    Bakın batı anadoluda doğu ve güney doğudan daha fazla Kürt nüfus yaşamakta.

    İşin aslı büyümekte olan, gelişmekte olan, güçlenerek, önce bölgesel sonra evrensel bir güç oluşturmakta olan Kürdü ile Türkü ile Lazı, Çerkezi ile Anadolu İnsanının önünü kesmektir.

    Düşmanlarımızın bizi mahkum bırakacak senaryolarına gönüllü oyuncu olmayalım.

    Farklılıkları bir tarafa bırakıp bir birimize sımsıkı sarılarak DÜŞMANLARIMIZIN OYUNUNU BOZALIM.

    Ne Kürtlerin gideceği bir yerleri,
    Nede Türklerin kimseye verecekleri bir karış olsun toprakları yoktur.

    Vatan müdafasında Çanakkalede, conk bayırında, arapgirde, anafartalarda, kilit bahirde şehit olarak koyun koyuna yatan dedelerimiz gibi bizlerde Vatan toprağının üstünde el ele, bel bele vererek İlim, İrfan, Ahlak ve Adalet ile yaşayarak DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERELİM.

    Düşmanlıktan kimse bir şey kazanmamıştır.
    Dostluk ve kardeşlik içinde cennet vatanımızda MELEK GİBİ YAŞAMANIN YOLLARINI ARAYALIM.

    Düşmanlarımızın oyununa gelip onların ekmeğine yağ sürerek SEVİNDİRMEYELİM.
  5. Sükut

    Sükut Semazen

    Kayıt:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    15.414
    Konular:
    1.880
    Beğeniler:
    536
    Nereden:
    Gaziantep
    saolasın ..
  6. Safkan Dişi

    Safkan Dişi KatışıksıZ.

    Kayıt:
    22 Ocak 2008
    Mesajlar:
    103.893
    Konular:
    6.536
    Beğeniler:
    3.446
    Nereden:
    ﺍسطانبول
    Irk ayrımı asla yapmam ama insan ayrımını çok güzel yaparım.
  7. Sükut

    Sükut Semazen

    Kayıt:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    15.414
    Konular:
    1.880
    Beğeniler:
    536
    Nereden:
    Gaziantep
    ayrımcılık iyi deyildir,tabi ırk ve millet olarakda
    ama insanlara dikkatli olmak lazım
    ister istemez önyargılar gelişiyor
  8. іѕтαивuŁ

    іѕтαивuŁ Yeni yorumcu

    Kayıt:
    19 Haziran 2010
    Mesajlar:
    148
    Konular:
    2
    Beğeniler:
    6
    Nereden:
    Belirtilmedi
    +1453
  9. Kırık Kalem

    Kırık Kalem Pasif yorumcu

    Kayıt:
    9 Haziran 2010
    Mesajlar:
    11.559
    Konular:
    201
    Beğeniler:
    304
    Nereden:
    Kırıkkale
    var olduğu sanılan ama olmayan bir şeydir ırk. çok şükür bi ırkım yok :)
  10. Sükut

    Sükut Semazen

    Kayıt:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    15.414
    Konular:
    1.880
    Beğeniler:
    536
    Nereden:
    Gaziantep
    ırkı olmayan bir insan varmıdır
  11. Necdet EREM

    Necdet EREM Yeni yorumcu

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    904
    Konular:
    750
    Beğeniler:
    44
    Nereden:
    İzmir
    İnsanların kendilerini tanımaları, tanıtmaları ve toplum içinde davranışlarının kontrol edilebilmesi için bir isimleri vardır.
    Bağlı bulundukları ailelerini belirleyen, aynı ismi taşıyanlardan adaşlarından ayıran ve karışıklıkları önlemeye yarayan soy isimleri vardır.
    Yaşadıkları coğrafi bölgede bulunan şehirleri ve bu şehirlerin de belirleyici bir ismi vardır.
    Şehir ve bölgelerinin içinde bulunduğu, coğrafyasının, jeolojisinden ve meteorolojik şartlarından kaynaklanan, tarihsel kaynaklara dayalı kültür ve inançları, politik ve sosyolojik farklılıkları ile idari açıdan bağlı ve sorumlu olduğu bir devletleri vardır.

    İşte bu şartlar içinde herkesin bağlı ve bağımlı olduğu tarihin derinliklerinden gelen değerlere MİLLET bu değerleri korumanın adına da MİLLİYET DENİLMİŞTİR.

    Karşı devlet, millet ve milliyetçi akımların bölgelerinde kendi değerleri ile yaşamlarını ve varlıklarını tehdit eden istilacı zihniyetlere karşı kurulmuş olan meşru, makul ve mantıklı BÜYÜK BİR MENFAAT KORUMA TOPLULUĞUNUN ADIDIR.

    Herkesin ve her şeyin muhakkak bir ismi vardır.
    İsimler isim olarak kalıp korunduğu müddetçe meşru, makul ve zararsızdır.
    İsimler asılın yerine geçip herkesi kendi üst kimliği altında toplamak istendiğinde adı istila veya asimilasyon olur ki;
    Meşruiyetini, makuliyetini kaybedip, iğrenç ve korkunç bir şekil alır.
    İşte kulağımıza hoş gelse bile söylendiği zaman itibariyle belki meşru ve makul da sayılabilse bugün itibariyle kullanım süresini çok geçmiş ve dozunun da üstünde kullanılan fevkalade zararlı bir ilaç niteliği taşıyan SLOGANLAR. Ülke birlik ve beraberliğimizi tehdit etmesine rağmen vatandaşlarımız bilerek veya bilmeyerek kullanarak YANGINA KÖRÜKLE GİDİP SU YERİNE BENZİN DÖKÜYORLAR.

    Bilmeyerek yapmak, gaflet ve cehalet olsa bile,
    Bilerek ve maksatlı yapanlara HAİN demekten kendimi alamıyorum.

    Adlar belirti, aileler anlaşma kaynaşma medeni hayatın ihtiyaçlarını teminde kurulmuş olan kolektif yaşamın kurucu unsurlarıdır.
    Devletlerde ailelerin meydana getirmiş olduğu daha büyük bir aileler topluluğudur.

    İdareleri DESPOT, DİKTATÖRLERİN ELİNE GEÇİNCE, ülkelerini de dünyayı da yaşanamaz hale getiriyor.
    Maalesef.

    Herkesin bir adı, bir ailesi,
    Bir milleti ve değerlerini sahiplenip kimseye dayatmadan yaşaması gereken milliyeti vardır.
    Bir memleketi ve bir devleti vardır.
    Tabii ki bunlar insan ve toprağın dışında hepsi sanal, farazi kurgu kavramlardır.

    Bu sanal farazi kurgu kavramlar kavga ve savaş sebebi haline getirilmemeli.

    Her şeyin iyi ve kötü,
    Yanlış ve doğru kavrama ve kullanma ihtimali gerçeğinden hareketle,
    Yeni nesil global değerlere sahip çıkarak farklı kültürlere saygılı,
    Kendi varlık sebebi olan öz değerlerine de sahip çıkarak yaşaması insanlık ailesi için değerlerin korunması adına en mantıklı olandır.

    İnsanların adları, aileleri, şehirleri, devletleri, milletleri, milliyetleri, dilleri, dinleri asıl ırk denilen renkleri ayrı olsa da!
    İnsan olarak his ve duyguları, organ ve uzuvları, istek ve ihtiyaçları genelde aynıdır.
    Hiç kimse kendisinde bir üstünlük ve ayrıcalık görme gaflet ve cehaletine düşmesin.

    Hepimiz Adem’in evlatlarıyız.
    Habil ile Kabil arasındaki üstünlük Adem'in oğlu oluşlarında değil,
    Adem’in YOLUNDA OLUŞLARINDA ARANMALI!..

    Hepimiz aynı fabrikanın malı,
    Aynı hamurun mamülü,
    Aynı ustanın sanat eserleriyiz.

    Necdet EREM.





  12. Necdet EREM

    Necdet EREM Yeni yorumcu

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    904
    Konular:
    750
    Beğeniler:
    44
    Nereden:
    İzmir


    Ailesi olmayan, insan olamdığına göre.
    Büyük bir aile olan milliyeti olmayan insan da yoktur. ( Amma milliyetçilik yapmamak ve milliyetinde dolayı bir üstünlük iddia etmemek kaydı ile.)
    Ailesi, Milleti olmayan insan olamayacağına göre IRKI OLMAYAN insan da yoktur.
    BİRİLERİ KABUL ETMESEDE.

    Bütün bunlar vardır.
    Amma IRKLARIN DA ÜSTÜNDE daha genel bir ADRESİMİZ VAR O DA İ N S A N.

    Aslında İNSAN OLMAK VE İNSANLIĞININ FARKINA VARMAK,
    İNSANA YAKIŞIR DÜŞÜNCE DAVRANIŞ İÇİNDE YAŞAMAK HER ŞEYİN ÜSTÜNDE OLMALI.
    Çünkü bütün alt kimlikler ÜST KİMLİĞİMİZ OLAN İNSAN KİMLİĞİMİZDE CEM OLMUŞLTUR.

    Necdet EREM.



  13. Necdet EREM

    Necdet EREM Yeni yorumcu

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    904
    Konular:
    750
    Beğeniler:
    44
    Nereden:
    İzmir


    Yakınlık.

    Gerçek yakınlık,
    Fiziken aynı mekânları paylaşmak,
    Birbiri ile diz dize oturmakta değil.

    Yakınlık vücutlar farklı memleketler değil,
    farklı dünyalarda bile olsa dostuna yakın olduğunu
    Veya dostunun yakınında olduğunu düşünmek ve o yakınlığı his ederek yaşamaktır.

    Necdet EREM.
  14. Necdet EREM

    Necdet EREM Yeni yorumcu

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    904
    Konular:
    750
    Beğeniler:
    44
    Nereden:
    İzmir


    Gönül Kapıları.

    Herkesin değeri gönlündeki ruh madeninde gizlidir.
    Yüzünün güzelliği,
    ağzını açıp sözünü söylediğinde kaybolanlar gerçek güzel olamaz.

    Güzel odur ki,
    Yakınlığında huzur ve mutluluk,
    Uzaklığında ise hasret ve elem duyulur.

    Sakın olaki,
    Ruh madenini tanımadığın,
    Kimselere gönül kapılarını açma.
    Sonra kapaması zor,
    Pişmanlığı acı verir..

    Necdet EREM.

Sayfayı Paylaş