İnternette Özel Hayatın Gizliliği!

Konu, 'Bilim ve Teknoloji Haberleri' kısmında leopar06 tarafından paylaşıldı.

  1. leopar06

    leopar06 Fb.Master

    Kayıt:
    21 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    5.882
    Konular:
    1.169
    Beğeniler:
    1.271
    Nereden:
    Ankara
            
    Dünyada internetin en yaygın olarak kullanıldığı ülkelerdeki internet trafiğine ilişkin yapılan araştırmalar ise paylaşım ve sosyal ağ sitelerinin, internet toplumunun kalbinin attığı yerler olduğu göstermektedir. Örneğin; Alexa’nın ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya ve Japonya’daki 2007 yılında üç aylık ortalamalara göre tespit ettiği internet trafiğinde en çok ziyaret edilen ilk on site arasında paylaşım ve sosyal ağ sitelerinin olduğu görülmektedir.
    Ancak internet üzerinde kurulan sosyal ağlar ve paylaşım siteleri aracılığıyla bilgi paylaşımının yaygınlaşması, beraberinde özel hayatın gizliliği ilkesinin zedelenmesi ve bireyler doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesi sorununu doğurmuştur. Son aylarda tüm dünyada kitleleri etkisi altına alan ve kişisel bilgilerin korunmasına ilişkin çeşitli eleştirilere hedef olan facebook ile birçok video ve dosya paylaşım sitesi, forumlar ve sosyal ağlar (youtube, rapidshare, msn, myspace vs.) benzer sorunlara yol açmaktadır.
    BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 12inci maddesinde; hiçbir kimsenin özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamayacağı ve herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı olduğu ifade edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8inci maddesinde ise herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
    Ülkemizde ise yukarıdaki uluslararası düzenlemelere paralel olarak, Anayasanın 20nci maddesinde; herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı ifade edilmiştir. Ayrıca 22nci maddesinde ise herkesin, haberleşme hürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu bildirilmiştir. Diğer yandan bunların kısıtlanabileceği durumlar tahdidi olarak sayılmıştır.
    Anayasanın hükümlerine paralel olarak Türk Ceza Kanunu’nun Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar başlıklı 9uncu bölümünde haberleşmenin gizliliğini ihlâl, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlâl, kişisel verilerin kaydedilmesi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
    Ancak şurası bir gerçek ki insanlar bilişim sistemleri ve bilişim ağları yoluyla işlenen suçlar konusunda yeterli bilince sahip değiller. Öyle ki bir bankaya girilerek silahlı soygun yapıldığı takdirde, bu durum, herkes tarafından suç olarak kabul edilecektir. Ancak, aynı suç bilgisayar ve internet araçları kullanılarak yapıldığı zaman övgü kaynağı olabilmektedir. Aynı şekilde internet yoluyla kişilerin özel hayatlarına yapılan tecavüzler konusunda yeterli bir bilinç düzeyi ve duyarlılık bulunmamaktadır.
    BİREYLERİN ÖZEL HAYATLARINI,İLİŞKİLERİNİ,VARLIKLARINI, ZAMANLARINI VE ÜNLERİNİ İNTERNETTEN.VE DİĞER BİLİŞİM SİSTEMLERİ ARAÇLARINDAN KAYNAKLANABİLECEK ZARARLI ETKİNLİKLERDEN KORUMAK İSTEMELERİ DOĞAL BİR HAKKIDIR. Bu nedenle, tüm ülkelerin üzerinde mutabık olacağı uluslararası bir belge/anlaşma ile bilişim sistemleri ve internetten kaynaklanacak tehditlere karşı özel hayatın gizliliği korunmalıdır. Bu noktada Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili uluslararası örgütlere önemli görevler düşmektedir. Buna paralel olarak, kimi ülkelerde olduğu gibi, özel yasalar çıkarılarak sorumluluklar ve yaptırımlar belirlenmelidir. Tüm dünyada kabul edilecek evrensel ilkeler, ulusal ve uluslararası yaptırımlar ile desteklenmesi halinde özel hayatın gizliliğinin korunması konusunda çok önemli yol kat edilmiş olacaktır.
    Ülkemizde de bu konulara ilişkin bir yasa tasarısı halihazırda mevcuttur. Yapılması gereken, bu tasarının sivil toplum örgütlerinin de katkıları alınmak ve ihtiyaçları tam olarak karşılayacak şekilde düzenlenmek suretiyle ivedilikle çıkarılmasıdır. Aksi takdirde, ilerleyen yıllarda çok ciddi hukuki boşluklar oluşacak ve özel hayatın gizliliğinin internet araçları yoluyla ihlali vakaları artacaktır.

Sayfayı Paylaş