1. Yorumla.Net yayın hayatına son verecektir. Bugüne kadar desteğinden ve katkılarından dolayı herkese teşekkür ederiz.

iHANETiN BEDELi....!!!

Konu, 'Günlük, Şiir ve Hayata Dair' kısmında PeNeLoPe tarafından paylaşıldı.

  1. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
  2. ReDD

    ReDD Misafir

    ooh iyi olmuş..ihanet ediyosa hiç acıma ...eline sağlık bitanem..
  3. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Eski bir mevsimi yaşıyor gibiyim aynı duygularla...
    Canımın acıması neden? ? ?
    Aslında bu değil sorulması gereken...
    Belki aynı zaman diliminde, rastlantılarla bir araya gelişimiz yıllar öncesinden...
    Belki yağmurlu bir havanın olması bu hüznü hissettiren..
    Belki zamanın hızı karşısında bu aşk da eskidi düşüncesinden...
    Kurulan hayallerin keşkeli cümlelerle bitmesinden belki de...
    İnsanların olur olmadık yerde kurduğu patavatsız cümleler mi yoksa hüznümü depreştiren...
    Kim bilir belki sen değil, duygular değil, kendime isyanım aslolan...
    Verdiğim savaşı kaybetmiş olmak düşüncesi...
    Sana saygımı yitirmek korkusu ya da sakladığım ama çıkmak için zorlayan bastırılmışlıklar içimdeki...
    Nedenler ve sonuçlar aynı noktada buluşmuyor mu..
    Sen seç dilediğin gibi duymak istediklerini...
    Biliyorum kayıtsızlığımın sorgusunu yaptın gizliden...
    Bu sefer beklediğim gibi olmadı var sanki gözlerinde, saniyelik bakışmalarda hissedilen...
    Olmadı...
    Yüreğimden düştün sen...
    Huzurun bedeli olmalıydı elbette...
    Gözden çıkarılacak, ama bir o kadar zorlayacak bir bedel..
    İki yol vardı önümde ortasında durduğum;
    Şimdi birisinde yürüyorum rüzgara karşı ve yüreğimde huzur...
    Vazgeçtim senden...
  4. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Hatırlar mısın? Hani yaradanın huzurunda Bezm-i Elest’te birbirimize bakıp söz vermiştik. Yer yarılsa, gök üstümüze kapansa, dünya tersten dönse yine birbirimizi seveceğiz diye. Sonra bekledik hep bekledik. Bekledikçe bir kat daha arttı sevgimiz, aşkımız, acımız... Kaldıkça yandık, yandıkça kavrulduk... ta ki sıramız gelinceye kadar..


    Bir yaz akşamı önce ben geldim dünyaya. Sonra bir bahar günü sen. Ayrı dünyalarda farklı âlemlerde yetiştik. Ben toprakla büyüdüm, sen, yeşiller çiçekler arasında, güller içinde narin ve nadide bir gül... Büyüdükçe açıldın, açıldıkça serpildin, serpildikçe güzelleştin... Ama hem sen hem ben hep yarım kaldık. Ruhumuzun diğer yarısını aradık. Sen beni ben de seni


    Gülüm!


    Hep bir boşlukta gezindik, onu aradık sonra vazgeçtik. Unuttuk, sevgiyi unuttuk, unutturdular bize. Sorduk: Neydi sevgi? Leylaların, Şirinlerin, Aslıların nazımıydı? Yoksa Ferhatların, Mecnunların, Yusufların niyazı mı? Neydi sevgi? Bir bakış, bir duyuş, bir gülüş müydü? Yoksa farklı hülyalara, hayallere, rüyalara dalış mıydı? Neydi?


    Kader bizi ansızın, hiç beklemediğimiz anda, bir kış günü, dört duvar arasında karşılaştırdı. Dört duvar bir bahçe, kışlar bahar oldu. Gözlerimiz buluştu, dünya durdu, zaman akmaz oldu. Kaşların yay, kirpiklerin kalbime saplanan bir ok misali... Sen ben oldun ben de sen. Ruhlarımız bir bedende buluştu, kaynaştı, kucaklaştı.


    Sevdam!


    Allah, sırf kendi güzelliğini görmek, kendi güzelliğine âşık olmak için insanı yaratmıştı ya. İnsanın Allah’ın varlığına ve birliğine şahitlik etmesi için böyle müstesna bir güzele bakması onu görmesi yetmez miydi?


    Bekledik, bekledik hep bekledik. Bekledikçe büyüdü sevgimiz, yandı, kor oldu. Küle döndük gülüm... Acı çektik ama o acıdan zevk almasını da bildik, olgunlaştık, hayata bağlandık. Sen gül oldun ben ise etrafında dönen pervane bülbül. Ben kelebek, sen ise beni bekleyen çiçek.


    Leyla’ ya sormuşlar: Senin mi aşkın daha büyük, yoksa Mecnun’ un ki mi diye?


    Benimki demiş. Nedenini sormuşlar: Mecnun’un aşkı meşhur oldu, benimki ise bende kaldı, demiş. Hani aşkını içinde saklayan, kimseye söylemeyen cennete gider derler. Benim cennetim sen değil miydin? Ya gözler... Gözler ruhun dışarıya açılan pencereleri, gözlerin yüreğime saplanan, her bakışta biraz daha derine inen bir hançer değil mi?



    Yeter artık gülüm! Gel! Sevgin ile gel. Gül ile gel, Gülşen ile gel... Gökteki ay misali yollara düşte gel...


    Suya düşen bir karanfilse yüreğin


    Bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm


    Vursun seni o taştan bu taşa


    O çağlayandan bu çağlayan


    Sevgi yüreğinden kopup geldiği zaman güzeldir ve seni seviyorum demek yürek ister. Ama ben seni seviyorum gülüm. Daha fazla bekletme.



    (Aşkı yazmak, anlamak ve anlatmak için önce yanmak gerekli)
  5. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Gelirsen piril piril bakislarinla gelmelisin ve mutlulugu asmalisin sol
    omzuna. Bakislarina kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür
    tuzaktan arinarak çikmalisin yola. Hayati tasiyacak kadar yürekli
    olmali
    küçük parmaklarin, avuçlarinin içiyse her dem islak olmali.

    Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacagim umut
    dolu gözbebeklerini de almalisin yanina. Bir ceylani bile kiskandiracak
    o nefis yürüyüsünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüslerini de
    almalisin yanina ve akmalisin yüregime daha ilk merhaba demek için
    hazirlik
    yaptigim anda.

    Ardinda biraktigin sözcüklerin tümünü silerek hafizandan, o öpmeye
    kiyamadigim dudaklarinla gelmelisin. Günesi getirmelisin gelirken,
    karanliklarin üzerine çullanmaliyiz seninle ve içimize gömmeliyiz
    karanligi.
    Hayatla basa çikabilecek kadar sert, en küçük kirilmada parçalanacak
    kadar yumusak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.

    Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar
    yirtici olmalisin yola çiktigin andan itibaren. Seni dinleme zevkini de
    getirmelisin bana, dudaklarindan dökülen her sözcügü içmeliyim kana
    kana.

    Feslegen kokulu saçlarinla gel gelirsen ve içinden topladigin
    çiçeklerini ver bana. Yüreginden sessizce süzülen nehirlerini getir
    bana,
    utangaçliklarini, sokulganliklarini, çilginliklarini da yanina yoldas
    yaparak.

    Ama neyse sen bana aldirma. Unut yukarida istediklerimin tümünü.

    "Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana ."
  6. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul

    ayrılık diye bir şey yok. bu bizim yalanımız .
    sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
    şimdi nerdesin, ne yapıyorsun?
    güneş çoktan doğdu. uyanmış olmalısın.
    saçlarını tararken beni hatırladın , değil mi?
    öyleyse ayrılmadık. sadece özlemliyiz ve bekliyoruz .

    zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
    önce beklemekten. ömür boyunca
    ya bekliyor, ya bekletiyor insan ikisi de kötü,
    ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

    bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, sonra
    yürümesini, konuşmasını, büyümesini...

    zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
    kanunlara saygı göstermesini, insanları sevmesini,
    aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
    ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.

    ya o? ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor,
    sevgilisinden sadakat, çocuklarından saygı ve bir
    parça huzur bekliyor, saadet bekliyor yaşamaktan.
    zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
    aradıklarının çoğunu bulamamış, beklediklerinin
    çoğu gelmemiş bir insan olarak göçüp gidiyor
    bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu.

    yaşarken beklemek, beklerken yaşamak ve
    yaşayıp beklerken ölmek !

    özleme bir diyeceğim yok. o, kömür kırıntıları
    arasında parlayan bir cam parçası.
    o, nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
    o, tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

    İnsanlığımız, özleyişlerimizle alımlı,
    yaşantımız özlemlerle güzel.

    özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
    bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
    bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin anlatılmaz .

    verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
    seni özlediğim içindir.
    beklemenin korkunç zehiri öldürmüyorsa beni;
    seni özlediğim içindir.
    yaşıyorsam; içimde umut varsa,
    yine seni özlediğim içindir.
    seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki !
  7. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Beyaz bir örtüyüm bugün sabahın koynunda
    Gül dikiyorum ellerimin değdiği her yere
    İnsanların kulaklarına aşkı fısıldıyorum
    Rüya değil gördüklerim, hayatta yapmak istediklerim
    Buz dağları gibi kopup kuzey kutbundan,
    Okyanusa yol alacağım arkama bile bakmadan.
    Yüzen bir ada olacağım dünyanın kalbinde
    İnsanların içini ferahlatacağım sıcak yaz gecelerinde
    Sevdiğinden ayrılmış insanları toplayacağım bu adaya
    Aradığı ama kimsenin vermediği mutluluğu tattıracağım onlara
    Buzdan kaleler değil ama gül bahçeleri yapacağım
    Kuşlar yavrularını benim adamda büyütecek
    En güzel kardelenler bedenimde yetişecek
    Güneş hiç batmayacak bu adada çünkü güneş bana aşık olacak
    Geçtiğim her yere bir parçamı bırakacağım
    Kimine düşlerimi, kimine mutluluklarımı, kimine de gözyaşlarımı.
    Bende kalan ise kırılmış kalbim olacak.
    Onu kimseye vermeyeceğim çünkü acılarımı taşıyorum içinde,
    Gözümden akan zehirleri depoladım kimsesiz yüreğime,
    Acılarımı zincire vurdum kanımın aktığı zindanlara
    Hasretlerimi; bir çocuk gibi büyüttüm içimde
    Sadece kalbim kalacak benimle bir köle gibi
    Ne kimselere verebilirim kölemi ne de satabilirim,
    İnsanlara umut vereceğim kokladıkları güllerin içinde
    Mutluluğu şerbet diye içecekler hasretlerini dindirene kadar,
    Acılarını bana gömecekler cenaze namazı bile kılmadan
    Üzerimde kimsesiz bir mezarlık taşıyacağım
    Ama bu mezarlıkta gül bile yetişmeyecek
    Son damlama kadar yüzeceğim okyanusun engin kollarında
    Taki çölün kavurucu sıcaklığında eriyinceye kadar.
    Eridiğim yerde bir vaha olarak öleceğim
    Ölürken bile insanlara sevgi bırakacağım
    Her çöle düşen âcizin kurtuluş yeri
    Ölü bedenimdeki vaha olacak
    Sadece kelebekler uçacak mezarlığımda
    Çünkü kelebekler kadar ince ve kırılgan olacağım o gün.
    İnsanlar hayat bulurken ben acılarımla yatacağım o vahada
    Ve son bir şey daha sana
    Bir gün akbabalar uçuşursa o vahada
    Bilki sevgi son soluğunu vermiş olacak sevenler mezarlığımda
  8. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    bu şuursuz beklemeler yıpratmaya başladı beni
    geceler gündüze anat bulaşıyor ellerime camlardan
    alnımı dayadığım pencereden dışarıyı seyrediyorum
    karanlık kopkoyu bir karanlık sarmış şehri
    sirenlerin umursamaz gürültüsü korkutuyor beni
    ambulanslar hızlı hızlı seni taşıyormuşcasına huzursuzum
    yoksun bulamıyorum seni
    en son o gece gördüm seni gözlerine bakmadan gittim
    baksam gidemezdim
    özlediğimi söylediğimde gülmüştün
    söylediğimde özlediğimi gülmüştün
    gülmüştün özlediğimi söylediğimde
    bu ilk
    seni çok sevdim
    tıpki seni tekrar bulamıyacağımı anladığımdaki kadar çok sevdim
    ambulanslar hala gelip geçiyor
    gece devam ediyor
    geceyi soluyorum
    ciğerlerim simsiyah
    deniz kudurmuş geceye saldırır durur
    kayalar bastırmaya çalışırken geceyi
    tüm kumsal adını haykırıyor rüzgara
    rüzgar şehriallak bullak ederek dağlara tırmanıyor
    tüm geceyi kaldırıp altına bakıyorum
    oralarda yoksun karakızım
    neredesin bulamıyorum
    geceyi fırlatmaya çalışıyorum olmuyor
    kötü bulaşmış şehre gece camlar simsiyah
    alnıma simsiyah gece bulaşık
    elimin tersiyle terimi siler gibi siliyorum geceyi
    çirkin yazılmış elyazısı gibi duruyorum şu dünyanın üzerinde
    kimse silipte yani baştan yazmak istemiyor
    oysa öyle hasretimki kerelerce defa yazılmaya
    kağıt olsam kalem olsam cümle olsam nokta virgül olsam
    gelsen
    kilometrelerce kilometrelerce hasret dolu şiirler yazsan benimle
    kitaplarca dolsam mısralarca ağlasam ellerinde
    uyanıyorum ansızın bu şiirsel dünyadan
    şehir kapkara karanlık
    şiirler okuyup simsiyah boşluğa
    seni çağıyorum sesime
    bugün yırt bu geceyi baştan sona dolaş tüm şehri
    bütün sokak lambalarını yak
    bütün kapıları çal herkes uyansın
    bir müjde olsun içinde senden birşeyler olsun
    bu gece şehir uyumasın
    bu karanlık
    bu şehir
    bu gece
    bu son olsun
    bu gece bu simsiyah karanlığı yırtan bembeyaz çığlık
    bana seni getiren müjde olsun
    bu son olsun içinde sen olsun...
    blackworm bunu beğendi.
  9. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
    beynimi uyuşturuyor özlemin...
    Çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi
    nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
    Yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen
    bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları akşamları her işi bir
    kenara koyup seninle başbaşa konuşmaları
    özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu
    küskünlüğünü...
    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir
    çift kısık gözle kendini, ellerimin okşayışına bırakırken.
    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları
    söyleyemeden 'git artık' demek.
    'Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek
    sana ne de zor..
    Seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi
    bakmanı istemek senden...
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...
  10. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Siz hic düsündünüz mü TERK EDERKEN
    Onda omür boyu ince ince sizlayan bir yara biracaginizi

    Siz hic düsündünüz mü BIRAKIP GIDERKEN
    Ömür boyu icinde olusacak Boslugu

    Siz hic düsündünüz mü TERK EDERKEN
    Bazi Sarkilari dinlerken Bogazina bir tokmagin takilacagini

    Siz hic düsündünüz mü GIDERKEN
    Ona baska kollar sarilsa bile aklina Sizin Sarilisinizin gelecegini

    Siz hic düsündünüz mü TERK EDERKEN
    Onun omür boyu hep bir yerlerde bir gün kar$isina cikmanizi bekliyecegini

    Siz hic düsündünüz mü BIRAKIP GIDERKEN
    Ömür boyu Sizin Mutlulugunuzu isteyen birisini arkanizda biraktiginizi

    VE

    SIZ HIC DÜSÜNDÜNÜZ MÜ GIDERKEN
    GIDERKEN BIRAKTIGINIZ INSANI BIR DAHA BULAMAYACAGINIZI
  11. PeNeLoPe

    PeNeLoPe Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.217
    Beğeniler:
    1.932
    Nereden:
    İstanbul
    Gözlerim sensiz kalmıslıga aglarken... Saat yine her zamanki gibi sensizlige bes var...Kulaklarım ise ya bir telefon sesinde...Ya da çalacak bir kapı zilinde...Belki gelir ümidiyle...Kalbimde ise hafiften bir sızı...Sensizlik olsa gerek...Damarlarımdan sensizlik geçiyor kan yerine...Kesseler sensizlik akacak...Sarsalar sensizligi saracaklar... Gözlerim yine gözlerini aradı...Ama gözlerim gözlerin yerine sensizligi buldu...Ümitsizlikleri buldu,hayal kırıklıgını buldu...Bir seni bulamadı sensizlik kadar...
  12. Kayıp Ruh..

    Kayıp Ruh.. Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    22.874
    Beğeniler:
    2.248
    Nereden:
    İstanbul
    çok sağol eyvallah güzel paylaşım :)
  13. baricath

    baricath Yeni yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    173
    Beğeniler:
    29
    saolasın güzeldi
  14. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.338
    Beğeniler:
    730
    Nereden:
    İstanbul
    çok süper teşekürler
  15. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.338
    Beğeniler:
    730
    Nereden:
    İstanbul
    bu da super ablacım muhteşemsin...
  16. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.338
    Beğeniler:
    730
    Nereden:
    İstanbul
    süperdi tşk...
  17. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.338
    Beğeniler:
    730
    Nereden:
    İstanbul
    bu da süper teşekürler
  18. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.338
    Beğeniler:
    730
    Nereden:
    İstanbul
    muhteşem teşekürler emeğine sağlık
  19. g_g.merts

    g_g.merts Yeni yorumcu

    Kayıt:
    17 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    25
    Beğeniler:
    0
    wayyyy çok güsellll ya harikasınn
  20. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Süper aktif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.338
    Beğeniler:
    730
    Nereden:
    İstanbul
    süper bunlar teşekürler

Sayfayı Paylaş