Hayatımızı kolaylaştıracak püf noktalar..

Konu, 'Bayanlara Özel' kısmında violet tarafından paylaşıldı.

  1. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
            
    Mutfaktaki kötü kokulara son

    Birbirinden lezzetli yemekleri pişirdiğiniz mutfağa, istenmeyen kokular sinmiş olabilir. Hemen üzülmeyin, bunun da çaresi var. Tabak ve çatallardaki balık kokusunu çıkarmak için, yıkama suyuna bolca kahve telvesi atarsanız, sorunun çözümlendiğini göreceksiniz. Lahananın pişerken pek de hoş olmayan kokusunu önlemek için, tencerenin içine biraz ekmek içi koymanız yeterli.

    İşte, ev hanımlarının mutfakta işlerine yarayacak pratik bilgilerden bazıları:
    Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için, evvelden haşladığınız patatesi, mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek beş dakika kadar ovabilirsiniz. Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için de avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusundan eser kalmadığını farkedeceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da... Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, kokunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.

    Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan, bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz. Bunun için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Telve, balık kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi bolca suyla durulayın.

    Kaz, ördek ve av hayvanlarından eti ağır kokulu olanlarının, bu kokularını gidermek için unla ovalamak ve yarım saat kadar unun içinde bırakmak lazımdır. Av etinin hangisi olursa olsun fırında pişirmeden önce evvela haşlamalı, sonra soğan suyu, tuz, biber, arzu edilen baharatı karıştırıp, haşlanmış etin etrafına sürmeli, en son olarak da yumurta sarısını yoğurtla karıştırıp eti bu karışıma bulayıp, yağlanmış tepsiye koyup fırına sürmelidir.

    Karnabaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz. Kereviz pişirirken kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu koyun.

    Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.

    Uzunca süre kullanılmayan eski çaydanlıklar, zamanla pek de hoş olmayan bir koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı, içine bir parça kesme şeker koymaktır.

    sudamlası, KoJiRo, FairyTale ve 4 kişi daha bunu beğendi.
  2. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Makyajda püf noktalar


    Yüzdeki lekeleri gizlemek !

    - pigment lekelerini kapatmak mı istiyorsunuz? Önce hafif bir arındırma yapın. Cilt tonunuza çok yakın bir kapatıcıyı lekelerin üzerine hafifçe vurarak uygulayın. Bu işlemi lekeler hafifleyene dek uygulayın. Kapatıcıyı uygularken lekelerin sınırını belirginleştirmemek için etrafına doğru biraz taşırın. Fondöteninizi sürüp, pudralanın.

    - cildinizde kızarıklık ve sivilce varsa... Yeşil renkte bir kapatıcıyı kızarıklık veya sivilcelerin üzerine hafifçe yayarak sürün.

    - kırışıklıkları gizlemek... Cilt tonunuzdan 1-1,5 ton açık bir kapatıcıyı kırışıklık boyunca sürün. Kapatıcıyı parmağınızla veya bir fırçayla yayıp teninize yedirin. Fondöteninizi ve pudranızı uygulayın.

    - burnunuz uzunsa... Burun ucunuza koyu renk fondöten uygulayın. Fondöteniniz kompakt fondöten olursa ve nemli süngerle uygularsanız çok daha iyi sonuç alırsınız. Fondöteni sınır yapmayacak şekilde iyice yedirdikten sonra küçük dokunuşlarla pudralayın.

    - burnunuz genişse... Gölge ve ışığı kullanın: burnunuzun üzerine (burun kemiğiniz boyunca) daha açık tonda; burun kanatlarınıza ise daha koyu tonda fondöten sürün. Parmağınızla fondöteni iyice yayın ve 2 ton arasındaki sınırları yedirip yok edin, mat bir pudrayla pudralanın.

    - çeneniz çok küçük ve içeri doğruysa... Çenenize (dudak altınıza kadar) açık renk bir fondöten sürün. Bu çenenizin hacmini artıracaktır. Koyu ve parlak renkte rujlar kullanmayın, göz makyajınıza önem verin.

    - çeneniz çok çıkıksa... Çenenizin ucuna koyu renk bir fondöten uygulayıp pudralayın. Dudaklarınızı öne çıkaracak canlı renkte rujlar tercih edin, böylece çeneniz belirginliğini yitirecektir.

    - birbirine yakın gözler... Açık tonda bir farı gözün iç köşesinden ortasına dek sürün. Ortadan dış köşeye kadar ise koyu tonda bir far uygulayın. Sınırları yok etmek için iki rengi birbirine iyice yedirin.

    - birbirinden uzak gözler... Koyu tonda bir farı gözün iç köşesinden ortasına dek sürün. Ortadan dış köşeye kadar ise açık tonda bir far uygulayın. Sınırları yok etmek için iki rengi birbirine iyice yedirin.

    - yuvarlak yüzü uzun göstermek... Yüzünüzün daha ince görünmesi için, şakaklarınıza, elmacık kemiklerinize ve çene altınıza büyük bir allık fırçası yardımıyla bronz allık sürün. Daha açık renk pudrayla alnınızı, burnunuzu ve çene ucunuzu vurgulayın.

    - göz çevresindeki çizgileri kapatmak... Kapatıcı bir kalemle veya ince bir fırçayı kapatıcınıza bulayarak çizgilerin üzerinden dikkatle geçin ve parmak uçlarınızla üzerlerine hafifçe vurarak cildinize yedirin. Dikkat: kapatıcınız fondöteninizden daha açık tonda olmalı.

    - yorgun ve uykusuz musunuz? O halde, alt kirpiklerinizi rimellemeyin; daha yorgun görünürsünüz.

    - dudaklarınız çatlamışsa... Ruj sürmeden önce nemlendirin ve çok koyu tonlar kullanmayın.
    enes_1905 bunu beğendi.
  3. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Alkolsüz kokteyller


    BONGO

    MALZEMELER

    - 3 cl armut suyu

    - 3 cl ananas suyu

    - 3 cl kayısı suyu

    - 1 cl limon suyu

    YAPILIŞI

    Malzemeler Shaker ile çalkalanır. Flüt bardakta 2 küp buz ile sunulur.

    GRECIAN

    MALZEMELER

    - 4 cl şeftali suyu

    - 2 cl portakal suyu

    - 1 cl limon suyu

    YAPILIŞI

    Malzemeler Shaker ile çalkalanır. 3 küp buzla flüt bardakta sunulur.

    MELON COOLER

    MALZEMELER

    - 3 cl kavun suyu

    - 3 cl armut suyu

    - 3 cl portakal suyu

    YAPILIŞI

    Soğutulmuş uzun bardakta karıştırılır. Bir portakal dilimi ya da kokteyl kirazıyla süslenerek 2 küp buzla ve pipet ile sunulur.

    SURFER'S JOY

    MALZEMELER

    - 5 cl misket limonu (lime) suyu

    - 3 cl karadut suyu

    YAPILIŞI
    Parçalanmış buzla 1/3 oranında doldurulmuş uzun bardakta sunulur.

    CITRINE

    MALZEMELER

    Hindistancevizi kreması 2 cl
    Muz 1/2 adet
    Portakal suyu 6 cl
    Greyfurt suyu 6 cl
    Şeker şurubu 2 cl

    YAPILIŞI

    Muzu doğradıktan sonra blendırdan geçirin. Hindistancevizi kreması, portakal suyu, greyfurt suyu ve şeker şurubunu ekleyin. Shaker'da karıştırıp soğuttuktan sonra, bardağa doldurarak servis yapın. (1 kişilik)

  4. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Lezzet sırları


    ÇÖREKOTU: Pişirmeden önce çöreklerin, ekmeklerin üzerine serpilir, hoş bir görüntü ve lezzet verir

    KİŞNİŞ: Bazı soğanlı yemeklerde, ekmeklere, bisküvilere ve meyve kompostolarına arzuya göre katılabilir.

    MAYDANOZ: Tatlılar hariç, her türlü yemeğe istenilen miktarda konulabilir. Yaprakları bol miktarda C vitamini taşır.

    FESLEĞEN: Çorba, domatesli soslar, kuzu, dana, balıketleri, lahanalı yemekler ve yeşil salatalara lezzet vermek için kullanılır.

    TERE: Genellikle çiğ olarak salatalara katılır. Kendine özgü hoş bir lezzeti vardır. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır.

    YENİBAHAR: Bazı sıvıyağ ile hazırlanan dolmalarda ve sıcak yemeklerde orzuya göre kullanılır.

    SUSAM: Özellikle hamur işleri ve tatlılarda kullanılır. Hem görünümü güzelleştirir hem de lezzet katar

    KIRMIZIBİBER: Her türlü yemeğe tat ve renk verir. Acı ve taze biberler kurutularak hazırlanır. Arzuya göre kullanılır.

    ZENCEFİL: Özel soslu yemeklere lezzet katması için kullanılır. Hoş bir tat ve koku katar.

    ASPİR: Bazı pilav, sebze ve salata çeşitlerinde kullanılır. Değişik bir lezzet ve kokuya sahiptir.

  5. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Püf noktaları I


    1. Hızlı kilo verip tekrar almak vücudunuzun zayıflamaya karşı direncini arttırır ve giderek kilo vermeniz zorlaşır. Metabolizma alt üst olur.

    2. Yapılan yeni araştırmalara göre meyve, sebze ve yeşil bitkileri bol yiyen kişilerin daha az kanser ve kalp hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir.

    3. Hazırladığınız kekin üzerine eritilmiş çikolata dökeceğiniz zaman, çikolataya biraz tereyağı katın. sonucunda hem lezzet verir hem de çikolatayı yumuşatır.

    4. Duvarınıza çivi çakacağınız zaman işaretlediğiniz yerin üzerine çapraz bant yapıştırın. Çiviyi öyle çakın, böylece duvarın alçısını çatlatmamış olacaksınız.

    5. Kek kalıbınızın içine hamurunuzu dökmeden önce ortasına bir şerit alüminyum folyo koyun. Böylece kekinizi pişirdikten sonra kolayca çıkarabilirsinız.

    6. Bayatlamış ekmeklerin üzerine su serpin ve folyo kağıda sarıp 5-10 dakika fırınlayın. Böylece taptaze olacaktır.

    7. Fırında patates yapmadan önce 10-15 dakika haşlayın ve çatalla delin. Böylece daha kolay pişecektir.

    8. Patlıcanları pişirmeden önce tuzlayın ve bir süre bekletin. Daha sonra soğuk sütten geçirin ve kurulayın. Patlıcanlar daha lezzetli olacaktır.

    9. Tart hamuru açarken hamurun sertleşmemesi ve kıvamının bozulmaması için; hamuru bir naylon poşete koyup merdane ile yuvarlayarak açın.

    10. Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.

    11. Evde pasta yaparken kullandığınız meyve ve şekerlemelerin dibe çökmesini istemiyorsanız pastanıza bir miktar mısır unu ilave edin. Meyveler pişerken suları yoğunlaşır ve dibe çökmezler.

    12. Patates pürenize değişik bir koku vermek istiyorsanız içine bir miktar hindistan cevizi atın. Tadının çok değiştiğini göreceksiniz.

    13. Meyveli kek yaparken, meyvelerin kekin dibine çökmemesi için meyveleri önce una yada nişastaya bulayıp bir süre bekletin ve ardından kek harcına katın.

    14. Kahvaltı ya da çay saati için hazırladığınız hamur kızartmalarının daha lezzetli olmasını istiyorsanız, hamura eklediğiniz kabartma tozuna biraz toz şeker katın.

    15. Satın aldığınız kır çiçeklerinin daha uzun süre dayanarak vazoda güzelliklerini korumasını istiyorsanız, suyuna birkaç damla çamaşır suyu koyun. Daha uzun ömürlü olacaklardır.

    16. Pamuklu giysilerinizin çekmemesi için ilk yıkamada bir gece soğuk suda bekletin, sonra yıkayın, çekmeyeceklerdir.

    17. Hamur işi ile uğraştığınız zaman mutfağınızın tezgahı kirlenir. İşiniz bitince tezgahı kolayca temizlemek için bir miktar tuz serpin ve nemli bir bezle silin. Böylece tezgahınız kolayca temizlenecektir.

    18. Duvar kağıtlarını yenilemek istediğinizde eski kağıtları çıkarmak her zaman sorun olur. Ilık su dolu bir kaba bir miktar bulaşık deterjanı dökün ve karışıma batırdığınız süngerle duvar kağıtlarını silin, kolayca çıkacaklardır.

    19. Tart hamuru hazırlanırken topak topak olursa 1 adet yumurtanın sarısını ekleyin ve iyice yoğurarak yumurtayı hamura yedirin.

    20. Evinizdeki menekşelerin daha çok çiçek vermesini istiyorsanız, toprağına yumurta kabukları karıştırın. Böylece menekşeleriniz daha sağlıklı ve daha güzel çiçekler açacaktır.

    21. Dirsek ve topuklarınızın sertleşmesini istemiyorsanız bir dilim limon ile ovun. Böylece yumuşacık olacaklardır.

    22. Etin yumuşak olması için haşlama suyuna limon suyu yada sirke katın. Ancak kızartacaksanız bir gece sirkeli ve sıvıyağlı sosun içinde bekletin. Sosun içine taze bitkilerden ince ince kıyarak lezzet katabilirsiniz. Ardından eti hiç yağ koymadan kızartın.

    23. Satın aldığınız kahveyi taze saklamak istiyorsanız cam kavanoza boşaltıp içine iki adet kesme şeker atın. Ağzını sıkıca kapatın. Kahvenizin taze kaldığını göreceksiniz.

    24. Limondan daha fazla su elde etmek istiyorsanız, limonu yıkayıp kuruladıktan sonra çatalla bir kez delin, sonra suyunu sıkın.

    25. Satın aldığınız kiviler çok sert ve ham ise bir gece boyunca plastik bir torbada elma veya armutla saklayın.

    26. Eğer ayaklarınız çok ısınıp şişiyorsa onları saatlerce sıcak suda bekletmeyin, aksine kolonya ile ovalayın. Bilekleriniz ve ayaklarınız şişmeyecektir.

    27. Kurabiyeleri sıcakken tepsiden çıkarırsanız tepsiye yapışmaz. Ancak sıcakken çıkartamadıysanız soğuduktan sonra 1-2 dakika tekrar ısıtıp çıkartın böylece kurabiyeler parçalanmaz.

    28. Eğer cildiniz kuru ise bir muzu ezin, içerisine bir çay kaşığı bal veya bademyağı karıştırıp yüzünüze sürün. Birkaç dakika bekleyip ılık su ile yıkayın.

    29. Kuru fasulyeleri dağılmadan pişirmek istiyorsanız tuzu ve salçayı ya da domatesleri fasulyeler yarı piştikten sonra koyun.

    30. Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içine bir iki dal maydanoz atın.

  6. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Fondoten kullanmanın püf noktaları


    1.Mutlaka temizlenmis, nemlendirilmis cilde tatbik edilmelidir.Nemli pamuk veya ufak nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanistan sonra sabun ile yikanmali ve kurutulmali.

    2.Aydinlik bir yerde yapilmali; Gündüz makyaji; gün isiginda, gece makyaji; iyi aydinlatilmis bir yerde.Saç dipleri ile yüzün birlestigi yerde renk farkliligi olmamali. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuslarla iyice yayilmali.

    3.Ince bir tabaka halinde sürülmeli, sonuç dogal görünümlü olmalidir.

    pudrasız asla:

    1.Fondöten üzerine sürülecekse seffaf olanlari tercih edilmelidir.

    2.Tek basina kullanilacaksa ten renginize uygun (mutlaka yüzünüzün bir yerinde denediginiz) olmalidir.

    3.Büyük pudra firçasi ile ince bir tabaka halinde sürülmelidir. Firçayi, yüzünüzdeki ince tüylerin çikis yönünde kullanmalisiniz.

  7. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Mutfak terimleri..


    Alaca soymak : Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.

    Aperatif : Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.

    Aroma : Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.

    Bağlamak : Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.

    Barsama : Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.


    Benmari : Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.

    Boca Etmek : Bir kerede hepsini dökmek.

    Buket Garni : Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.


    Çentmek : Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.

    Çeşni : Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.

    Demlemek : Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.

    Fiske : Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.

    Flambe : İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.

    Fondan : Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.

    Füme : Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.

    Gato : Pastaların pandispanyasına verilen addır.

    Göz göz olmak : Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.

    Gratine Etmek : Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.

    Harç : Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.

    Islatmak : Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.

    Jelatin : Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.

    Karanfilli Soğan :Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.

    Kef : Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.

    Konkase Domates : Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.

    Közlemek : Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.

    Krim : Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.

    Kuzu Gömleği : Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.

    Labne : Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.

    Lapa : Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.

    Marinat : Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.

    Meyane (Beyaz): Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.

    Meyane (Kahverengi) : Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.

    Nektarin : Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.

    Özemek : Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.

    Pastörize : Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.

    Pembeleştirmek : Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.

    Plaki : Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.

    Poşe Etmek : Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.

    Silkme : Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.

    Soğan (Piyaz) : Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir..

    Sote Etmek : Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.

    Tavuk Ütüleme : Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.

    Terbiye Etmek : Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.

    Tuzlama : Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.

    Yedirmek : Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.

  8. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Makyaja vaktiniz yoksa..


    5 dakika
    Eğer yüzünüzde hiç makyaj yoksa:
    * İnce bir tabaka halinde mat fondöten sürün.
    * Büyük bir fırça yardımıyla şeftali tonlarında, fazla belirgin olmayan bir allık sürün.
    * Nötr, ama rujun dudaklardan taşmasını önleyen bir dudak kalemi uyguladıktan sonra, pembe ya da bej renklerinde bir ruj sürün.
    * Tahta ya da metal bir pens ile saçınızı toplayın.

    Eğer sabah evden çıkarken makyaj yaptıysanız, bu makyajı tazelemeniz de mümkün:
    * Pamuklu çubuğa bir miktar yağsız makyaj temizleyicisi sürün. Dudağınızdaki ruj kalıntılarını ve gözlerinizin altına bulaşan eski makyajınızı temizleyin.
    * Transparan pudra ile yüzünüze pürüzsüz bir görünüm verin.
    * Gözünüzün sadece üst kısmına ince bir kalem çekin.
    * Dudak kalemi kullanmadan renkli bir dudak parlatıcısı ile makyajınızı tamamlayın. Biliyorsunuz, renksiz parlatıcılar özellikle de sıvı parlatıcılar çok moda.
    * Başınızı öne doğru eğerek saçınızı fırçalayın ve sprey sıkarak daha hacimli bir görünüm kazandırın.

    10 dakika
    Biraz daha fazla vaktiniz var demektir. Ama yine de vakit kaybetmemelisiniz.
    Eğer yüzünüzde makyaj yoksa:
    * Yağsız bir nemlendiriciyle işe başlayabilirsiniz.
    * Nemlendiricinin ardından bir sünger yardımıyla mat ve kompakt bir fondöteni yüzünüze iyice yayın.
    * Makyajınıza uygun bir göz kalemiyle gözünüzün alt ve üst kısmını çevreleyin.
    * Göz kalemiyle aynı renkte bir rimel sürün.
    * Kalın bir fırça ile allık sürün.
    * Dudağınıza makyajınıza uygun bir ruj sürün. Kalemle vakit kaybetmenize gerek yok.
    * Saçınızı hızlı bir topuzla toplayabilirsiniz. Saçınızla aynı renkle bir lastik tokayla atkuyruğu yapın. Atkuyruğunu kendi etrafında doladıktan sonra birkaç tokayla tutturun.

    Makyajınızı tazeleyecekseniz:
    * Saçınıza hacim vermek için, yukarı doğru hafif bir atkuyruğu yapın.
    * Yüzünüzdeki fondötenin her tarafa eşit olarak dağılması için makyaj süngerinizi ıslatıp, iyice sıktıktan sonra sabah sürdüğünüz fondöteni bu süngerle yeniden yüzünüze dağıtın.
    * Temiz bir far fırçasıyla gözünüzdeki makyajı belli belirsiz yeni bir renk oluşturacak şekilde dağıtın.
    * Büyük bir fırça ile toz allık sürün.
    * Dudaklarınızı kalemle belirledikten sonra aynı kalemle boyayın. Ve son olarak parlatıcı sürün.
    * Saçınızı açın ve başınızı öne eğerek fırçalayın.

    15 dakika
    15 dakikanızı makyaja ayırıyor olmanız gerçek bir lüks! Bu kadar zamanda oje bile sürebilirsiniz. Ama abartmamaya özen gösterin.

    Yüzünüzde makyaj yoksa:
    * Varsa, bir damla şampuanla perçeminizi yıkayın. För ile kurutarak şekil verin. Saçınıza daha temiz ve biçimli bir hava verecektir.
    * Yüzünüze kompakt fondöten sürün. Kahverengi veya siyah bir kalemle gözlerinizin sadece üst kısmını belirginleştirin.
    * Kirpiklerinize, hacim kazandırma özelliğine sahip, siyah rimel sürün. Dudaklarınızı ten rengi bir kalemle çevreledikten sonra rujunuzu sürün.
    * Son olarak bir kat sedefli dudak parlatıcısı sürün.

    Yüzünüzde zaten makyaj varsa:
    * Saçınızı tutam tutam ayırın. Her bir tutamı kendi çevresinde doladıktan sonra firketeyle tutturun. Saçınıza sprey jöle ya da sprey sıkın.
    * Makyaj temizleme mendiliyle yüzünüzdeki fondöten ve ruj kalıntılarını temizleyin. Ama göz makyajınıza dokunmayın. Bir pamuklu çubukla dağılan ve akan göz makyajınızı temizleyin.
    * Alnınıza, yanaklarınıza ve çenenize bir miktar fondöten sürüp, parmak uçlarınızla dağıtın. Büyük bir fırça yardımıyla yüzünüzdeki çıkıntılara (alın, çene, elmacık kemikleri) çok az toz parlatıcı sürün.
    * Fırça yardımıyla dudaklarınıza ruj sürün.
    * Saçınızdaki tokaları çıkarıp, buklelere elinizle şekil verin.
    * Son olarak çok kısa sürede kuruyan bir oje sürün. (Aceleyle hareket ederken meydana gelebilecek bozulmaların çok belirgin olmaması için açık renk bir oje tercih edin.)

    Not: Ofiste ya da evde uygulayacağınız hızlı makyaj için yanınızda her zaman, makyaj malzemesi, makyaj temizleme mendili, jöle, firkete, toka, sprey ve pamuklu çubuk bulundurmalısınız.

  9. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Mükemmel pilav nasıl yapılır?


    Mutfak ile ilgilenmeye başlayanların veya yalnız yaşayanların en aşina olduğu yemek çeşitlerinden biridir pilav. Ancak o kadar çok ve sık yapılması, pilavın en iyi bilinen ve en güzel yapılan tarif olduğunu ifade etmiyor maalesef! Tam tersine, pilav yapılması en hassas, tavının/kıvamının tutturulması en zor tariflerden biridir. Kendisi dışında lezzet veren başka malzemelerin katılmaması, bu tarifin kıvamının tutturulmasını güçlendiren en önemli faktör.

    Şöyle bir kişisel pilav yapma deneyimlerinizi gözden geçirin. Özellikle konuklarınız varken yaptığınız kaç pilavı göğsünüzü kabartarak, başınız dik sofraya getirdiniz? “Aceleye geldi”, “Sizin şansınıza…”, “Aslında çok güzel pilav yaptığımı söylerler”, “Bir daha o marketin pirincini almam”, “Geçen yaptığım pilav bilseniz ne güzel oldu”, “Şimdi toksunuz ya, o yüzden…” v.b. birçok bahane mutlaka size de çok tanıdık gelecektir.

    Artık bahaneleri bırakıp marifetinizi ortaya koyma zamanı geldi. Vereceğimiz püf noktalarıyla mükemmel pilavın tüm gizli kalmış sırlarını açıklıyoruz. Konuklarınıza ikram edeceğiniz pilavın ardından mükemmel pilavın sırlarını öğrenmek isteyenlere vereceğiniz yanıtları da şimdiden hazırlayın.

    Pilava lezzet katmak için önce tereyağı ile hafifçe kavurun. Böylece pirinçleriniz hem tereyağın lezzetini alacak hem de pişirme sırasında dağılmasını engelleyecektir. Pirinçlerin yapışmasını önlemek ve tane tane olmasını sağlamak için de pişirme suyuna bir miktar sıvı yağ ilave edin. Pilavınızın rengi de önemli ve ilik gibi bembeyaz görünmesi içinse pişme suyuna 1-2 çay kaşığı limon suyu eklemeyi deneyin.

    Pilavın pişip pişmediğini anlamak için çatala, kaşığa güvenmeyin; tadına bakın. Yenilebilir yumuşaklıkta ve dişe gelir sertlikteyse kıvamı tamamdır. Henüz yenilebilir yumuşaklığa gelmemiş ancak suyu da kalmamışsa biraz daha sıcak su ekleyin ve suyunu çekinceye kadar pişirmeye devam edin. Ekleyeceğiniz suyun mutlaka sıcak olması gerekir.

    Pilavı karıştırmanın, pirinçteki nişastayı açığa çıkardığını ve nişastanın da tanelerin birbirine yapışmasına neden olacağını aklınızdan çıkarmayın.

    Diyelim ki, pilavınız pişti ama pirinçler çok yumuşamış, yani lapalaşmış. Endişe etmeyin ve çok kısık ateşte bir çatal yardımıyla dikkatlice havalandırarak pişirmeye devam edin. Ta ki, suyunu iyice çeksin.

    Pilavı ısıtmak da ayrı bir maharet gerektirir. Mükemmel yapılmış bir pilavın ısıtıldığında tüm özelliğini kaybettiği de çok vakidir. Burada işin sırrı pilavı karıştırmamaktır. Pilava 1-2 yemek kaşığı su ekleyin ve çok kısık ateşte ısıtın. Pilavın tanelerinin bozulmaması için de tencereyi arada bir sallamak suretiyle alt üst edin.


  10. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Mantarlarınız kararmasın

    Mantarla yemek hazırlarken, doğrandığı anda hemen kararması en büyük problemdir. Oysa ki mantarları tuzlu ve limonlu suda 5 dakika bekletip daha sonra pişirirseniz, böyle bir sorun kalmaz. Ayrıca mantarları muhafaza ederken kese kağıdında ve buzdolabında saklayın. Plastik torbalardan ise uzak durun çünkü yapış yapış olur.
  11. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Taze mi nasıl anlarız?


    Taze mi bayat mı?

    Hem sağlığımız hem de ağız tadımız için gıdaların bayatlarından kaçınmalıyız. Öncelikle ambalajlı ürün alırken mutlaka ve mutlaka üretim ve son kullanma tarihlerini kontrol ediniz. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler için görevlileri uyarınız. Peki ambalajı olmayan gıdalar için ne yapacağız? Bunu satıcıların sözlerine güvenerek yapmak pek akıl kârı değildir. Bu nedenle hangi gıdanın nasıl taze, nasıl bayat olduğunu öğrenmekten başka çaremiz bulunmuyor.

    İşte bazı gıdaların taze olup olmadıklarını anlamak için birkaç püf noktası:

    Dana eti alırken yağına bakmak lazım. Yağı hem beyaz olmalı hem de dokununca sımsıkı olduğu hissedilmeli. Dana ne kadar yaşlanmışsa, yağının rengi de o kadar sararır.
    Alırken en çok dikkat etmemiz gereken gıda mantardır. Bilmediğiniz yerlerden, özellikle seyyar satıcılardan kesinlikle mantar almayınız. Bildiğiniz ve güvendiğiniz yerlerden alırken de dikkatli olmayı yine unutmayın. Mantarın lekesiz olanı makbuldür. Renginin de beyaza yakın ya da hafif bej olanını tercih edin.

    Brokoli çok dayanıklı bir sebze değildir. Alırken lekesiz, canlı ve yeşil olanını seçin ve kısa zamanda tüketin.

    Taze fasulye alırken fasulyelerden bir tanesini kırmadan almayın. ‘Çat’ diye kırılmıyor, esniyorsa almaktan vazgeçin. Aynı şey enginar için de geçerlidir. Enginarın da taç yaprağını kırmayı deneyin.

    Balığın tazeliğini kontrol etmek için ise, gözlerine ve yüzgeçlerine bakmak lazım. Gözleri parlak, yüzgeçleri koyu kırmızı ve pulları gevşek olmalıdır.

    Midye, istiridye türü kabuklu deniz ürünleri denizden çıkınca su kaybetmeye başlar. Taze olup olmadığını anlamak için ağırlığına bakmak yeterli. Ne kadar ağırsa o kadar tazedir.

    Istakoz alıyorsanız biraz yakından bakmakta fayda var. Eğer kırçıllaşma varsa ıstakoz yaşlı demektir.

    Yumurtaların tazeliğini test etmek içinse tuzlu su kullanabilirsiniz. Günlük olanlar suyun dibine çökerler, 3-5 günlük olanlar suyun ortasında, bayat olanlar ise suyun yüzeyinde dururlar.

    Yumurtaların taze mi bayat mı olduğunu kırarak anlamanız da mümkün. Aldıktan sonra üzerinden uzun zaman geçtiğini düşündüğünüz ve bayat olma ihtimalinden şüphe ettiğiniz yumurtaları kullanmadan önce ayrı bir kaba kırın. Sarısı dağılıyorsa bayat, derli toplu duruyorsa tazedir.


  12. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Et pişirirken

    Benmari usulü pişirme, yemeğin tencerenin altında yanan ateşle temasının önlenmesi amacıyla, içinde su olan bir tencerenin içine oturtularak yavaş yavaş pişirilmesi yöntemidir.Bu yöntem tercih edildiğinde, alttaki tenceredeki suyun, üstteki tenceredeki yemeğin en az yarısına kadar gelmesine dikkatedilmelidir.

    Fırında tavuk pişirirken tavuğu, içinin pişmesi, dışının yanmaması için, göğsü altta, sırtı üstte olacak şekilde tepsiye koyun ve fırınınızı 160 °C'de kullanın.
    Fırında pişirdiğiniz tavuğu hemen yemeyecekseniz ve kurumasını da istemiyorsanız, fırından çıktığında üzerine Sana ve limon suyu sürün ayrıcada alüminyum folyoya sarın. Tavuğunuz yumuşacık kalacaktır.

    Et, tavuğa göre daha uzun sürede pişer. Eti fırında yapacağınız zaman, fırınınızı 180 °C'ye ayarlarsanız, yapacağınız zaman, fırınınızı 180 °C'ye ayarlarsanız, daha iyi sonuç alırsınız. Eğer eti fırına vermeden önce yağlayacaksanız, yağlı tarafının gelmesine dikkat edin. Tariften yemek yaparken ölçülerin uygulanması büyük önem taşır. Şeker, un gibi malzemeyi kap içinde ölçeceğiniz zaman, yerleştirmek için bastırmaktan kaçının Aksine, hafifçe bir biçimde karıştırın. Tariflerdeki ölçüler buna göre verilmiştir.

    Birçok çorbaya, sosa ve pilava lezzet veren et sularının iyi sonuç vermesi için, günlük tüketilmesi gerekir.Et suyunun defalarca kaynatılması, lezzetini bozulmasına neden olur.

    Rostoyu pişirdikten sonra 15 dakika bekletip servis yaparsanız, hem lezzeti daha iyi olur, hemde daha rahat kesilir.

    Izgara etlerini servis yaparken üzerlerine aromalı bir parça Sana koyarsanız değişik bir lezzetelde edersiniz.

    Sote etmek, sebze balık veya etlerin, yağda karıştırılarak veya iri parçalar halindeyseler alt üst edilerek, rengi koyulaşıncaya kadar pişirilmesidir. Sote ederken, pişirilecek malzemenin eşit büyüklükte olmasına dikkat edilmelidir. Küçük parçalar halinde doğranmış sebze, balık veya etler sote edilirken, tava veya tencerenin kapağı kapatılmaz. Ama parçalar büyük ise, malzemeler renk aldıktan sonra, kapak örtülerek pişirmeye devam edilmelidir.

    Et kavururken tencerenin etrafında biriken (yapışkan) maddeleri sıyırarak tencerenin içine alın. Çünkü bu maddeler bol miktarda aroma içermektedir.


  13. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Yemekte görgü kuralları


    • Bıçak kullanırken çatal sol, bıçak sağ elle tutularak kesme işi yapılır.

    • Masada çatal sola, kaşık ve bıçak sağa yerleştirilir. Bıçak, kaşık ile tabak arasına konur. Bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına dayatılıp kesme işi yapılır. Bıçağı kullandıktan sonra masaya bırakmamalı, tabağın üst yarısına, size doğru yanlamasına ve keskin tarafı içe gelecek şekilde koymalıdır.

    • Çatal ise kullanıldıktan sonra tabağın üzerine, bıçağa paralel ve soluna, çatalın sapı sağda ve ağzı yukarı doğru ya da bıçağı dik olarak konur.

    • Kaşık, bıçak gibi kullanılır. Esasen kahvaltı hariç, kaşık sofrada sadece yemeğin başlangıcında çorba için gereklidir. Görgülü bir ev sahibi özel yemeklerde veya aile arasındaki yemeklerde kaşığı bıçağın sağına yerleştirir.

    • Yukarıdakilerden başka masa düzeninde salata veya tatlı için çatal balık çatalı, tatlı kaşığı, buzlu içecek kaşığı, çorba ve çay kaşığı kullanılabilir.

    • Salata ve çere çatalı normal yemek ,çatalından kısa olup her iki işte de kullanılabilir. Salata yemekle beraber verilecekse çatal, yemek tabağının sol, yemek çatalının iç tarafına konur. Özel yemeklerde salata çatalı yemek çatalının dış tarafına konabilir.

    • Balık çatalı diğerlerine oranla daha kısa ve düz olup kaşığın sağ tarafına yerleştirillr.
    • Tatlı kaşığı, tatlı tabağı içerisine konur. Fakat daha önceden de masadaki yerine konabilir.

    • Çorba kaşıkları çorba tabaklarının sağ tarafında olup diğerlerine oranla en uzun saplı olanıdır.

    • Büyük servis çatal ve kaşıkları, servis masalarında servis edilecek yemek tabaklarında bulunur. Tabağınıza servisi kendiniz bunlarla yapmalısınız.

    • En resmi masalarda bile üçten fazla çatal ve gene üçten fazla bıçak bulundurulmaz. Ancak gerektikçe kullanılacağı yiyeceklerle beraber servis yapılır.

    • Özellikle öğle veya akşam yemeklerinde, bütün konuklar için masaya önceden yerleştirilmiş bir servis tabağı bulunur. Bu tabak öteki tabaklara göre daha büyükçe olup, sonradan servis edilen tabaklar bunun üzerine konurlar.

    • Salata tabakları daha çok düz ve yuvarlak olurlar. özel yemeklerde yemek, salata ile aynı tabakta servis edilebilir.

    • Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir.

    • Sürahi, bıçakların üst tarafına konur ve su bardakları, konuklar yerlerini almadan doldurulur.

    • Şarap bardakları sürahinin sağına ve masanın kenarına yakın yerleştirilir.

    • Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde servis tabağının içine konur. Masaya oturonca ev sabiresi, peçeteyi alır almaz siz de onu takip etmeli ve peçeteyi sağ üst köşesinden tutarak a.çıp dizlerinize yerleştirmelisiniz. Peçeteler kullanıldıktan sonra resmi yemeklerde tabağın sağına bırakılabilir. Özel yemeklerde kağıt peçete konmuşsa, bunlar tabağın sağına bırakılır. Kağıt peçeteleri elinizde buruşturup topaç haline getirmek ayıptır. Resmi yemeklerde sofraya oturduktan sonra tabağa el sürmek veya hele garsonun işini kolaylaştırmak için ona uzatmak görgüsüzlüktür. Konuk hizmet etmez. Konuklara hizmet edilir ve esasen bu maksatla davet edilmişlerdir.

    • Yemekten sonra peçetelerin katlanması, ev sahibınden bir davet daha istediğiniz anlamına geldiğinden uygun değildir. Yemek esnasında masadan kalkmak gerekirse, peçete sandalye üzerine veya masanın size ait boş yerine bırakılabilir. Peçeteye ağzını, etrafa göstermeden silmeli ve peçetenın yağlanan veya kirlenen kısımlarını diğer konuklardan gizlerneye çalışmalıdır.



  14. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Çilek nasıl temizlenmeli?
    Bu meyve yaygın tarımla değil, yoğun tarımla, seralarda üretilir. Bol miktarda yapay gübre, kimyasal gübre kullanılır. Sofraya koymadan önce bir çok kez sudan geçirerek onu kimyasal gübrelerin zehirleyici etkilerinden arındırın. Hatta en az üç kez yıkadığınız çileği bir süre, içinde sirke bulunan bir kapta bekletmenizde büyük yarar vardır. Böylece kimyasal gübreler ve tarım ilaçlarının zehirli artıklarından tümüyle temizlenmiş olursunuz.
  15. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Nane ve dereotunu saklarken
    Sebzeler içinde özellikle nane ve dereotu iyi korunmazsa çok çabuk bozulur. Peki nane ve dereotunu nasıl saklamalıyız?

    Taze nane, dereotu, fesleğen gibi otları bozulmadan saklamak için bu otları ince ince kıyıp porsiyon halinde folyoya sararak derin dondurucuda dondurabilirsiniz. Bunun yanında otları ince ince kıydıktan sonra buz kalıplarına koyup buzlukları su ile doldurarak da dondurabilirsiniz. Ayrıca ince kıyılmış otları kavanozlara koyup sıkıştırdıktan sonra üstüne sirke, kaya tuzu ya da sıvı yağ koyarak buzdolabında bekletebilirsiniz.

  16. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Peynir seçerken ve saklarken

    Eğer büyük bir kalıptan büyük bir parça kestirip alacaksanız, kalıbın nemli ve çatlak olmamasına dikkat edin. Çünkü bu durumdaki peynirler kurumuştur ve taze değildir.

    Peyniri saklarken göz önünde bulundurmanız gereken en önemli nokta ise, havayla temasını kesmektir. Şeffaf folyoyla sıkıca sarılmış peynirler için en ideal yer, buzdolabının alt gözleridir.

    Peynirin servisine gelince. en iyi tadı alabilmeniz için servisten 1 saat kadar önce oda sıcaklığında bekletin.

    Kaşar peyniri ve gravyer peynirini kuruduğunda sakın atmayın. Rendeleyerek çeşitli yemeklerde kullanabilirsiniz. Ayrıca kaşar peyniri bir süre sütün içinde bekletirseniz yumuşadığını göreceksiniz.

  17. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Gıdaların tazeliği için


    Yaşlılık alametleri
    İstakoz alırken kabuğuna biraz daha yakından bakın. Eğer kırçıllaşmışsa, bu onun yaşlı olduğunu gösterir.
    Balığın tazesi parlak gözlerinden, koyu kırmızı süzgeçlerinden anlaşılır. Bir de pulları gevşek olmamalıdır.
    Midye istiridye gibi kabuklu deniz ürünlerini, elinizle şöyle bir tartın. Ne kadar ağırsa o kadar tazedir.
    Taze fasülyeyi, enginarın çanak yaprağını, kırmadın almayın. 'çat' diye kırılmıyorsa zaten hiç almayın.
    Brokoli alırken lekesiz ve canlı yeşil olanını tercih edin, ve bekletmeden tüketin.
    En dikkatli seçilmesi gereken gıda mantartır. Unutmayın lekesiz olanını ve renginin beyaza yakın ya da hafif bej olanını seçin.
    Dana eti alırken bilmeniz gereken en önemli nokta; yağlarının dokununca sanki bir mermerin damarları gibi sımsıkı olması. Bir de beyaz olmalı. Hayvan yaşlandıkça yağı sarı bir renk alır.


    Bayatından kaçın
    Yumurtalarınızın taze mi bayat mı olduğunu anlamak istiyorsanız, onları içine biraz tuz katılmış suya atın.
    Günlükler suyun dibinde 3-5 günlükler ortasında, bayat olan yumurtalarda yüzünde dururlar.
    Yumurtanın taze olup olmadığını, onu kırarak da anlayabilirsiniz. Kırdığınızda sarısı yayılıyor, dağılıyorsa, bayat, bombeli bir şekilde duruyorsa taze demektir.
    Bu yüzden onları teker teker bir kaba kırın, bayatları yemeğe karıştırmadan atma şansınız olsun.


    Patatesler
    Uzun süre kullanmak için fazlaca patates alırsanız zamanla kabuklarında göz göz tomurcuklar belirir. Onları tırnağınızla kazıyarak almanız gerekir. Aksi halde patatesin özüyle beslenen tomurcuklar, kısa zamanda buruşmalarına yol açarlar.

    Yeşil sebzelerin canlılığını korumak için
    Satın aldığınız maydanoz, kıvırcık, marul, dereotu gibi sebzeler buzdolabında bir süre beklediğinde canlılıklarını yitirirler.
    Servis yapmadan önce tekrar diri hale getirmek için, yıkayın ve 2 lt. Suya 1 yemek kaşığı limon suyu koyarak hazırlayacağınız karışımda 10-15 dakika kadar bekletin.
    Uzun süre dolapta kalıp pörsüyen salatalığınızı diriltmeniz mümkün. Salatalığınızı yıkadıktan sonra 10-15 dakika limonlu suya yatırırsanız yine o eski taze görüntüsünü elde edebilirsiniz. Hatta aynı yöntemi maydanoz için de uygulayabilirsiniz


  18. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Keki kalıptan çıkarırken
    Güzel bir kek yaptıktan sonra onu kalıptan düzgün bir şekilde çıkarmak için neler yapmalı?

    Keki fırından çıktıktan sonra 15 dakika ıslak bir bez üzerinde bekletirseniz, bıçağı kekin çevresinde şöyle bir dolaştırdıktan sonra kalıbından kolayca çıkarabilirisiniz. Ancak kek hamurunu kalıba dökmeden önce kalıbı yağlamayı da unutmayın.

  19. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Yemeklerde renk ve lezzet


    Bazı et yemeklerinde şarap kullanılması o yemeğe lezzet katar. Ama eğer şarap kullanmak istemezseniz, yarım bardak suya üç çay kaşığı sirkeyle birlikte, yarım çay kaşığı da şeker katarsanız, aynı işi görecektir.

    Havucu kaynar suda haşladıktan sonra onları hemen soğuk suyun içine atacak olursanız, renklerini kaybetmelerinin önüne geçmiş olursunuz.

    Pişirdiğiniz ciğerin daha lezzetli olmasını istersiniz kuşkusuz. ciğeri pişirmeden yarım saat kadar önce sütün içinde bir süre bırakın. Bu şekilde tadı daha çok hoşunuza gidecektir.

    Sosisleri su kaynarken değil de soğukken koyun kabın içine. Bundan başka çok az olmak şartıyla süt de ekleyin ve çok harlı ateşte pişirmeyin. Bu şekilde çatlamalarını önlemiş ve de daha lezzetli olmalarını sağlamış olursunuz.

  20. violet

    violet Hoşgeldin Meleğim..

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    142.398
    Konular:
    48.970
    Beğeniler:
    11.011
    Nereden:
    Belirtilmedi
    Sebze ve meyvelerın kurutulması


    Kurutma, gıdaları uzun süre saklamak için çok eski zamanlardan beri kullanılan bir metoddur.

    Sebzeler ön işlem olarak sıcak suya daldırılarlar veya buhara tutulurlar. Sıcak suya daldırma işlemi için, içinde su kaynayan bir tencereye sebzeler ısıya dayanıklı kevgirle daldırılarlar.
    Meyvalar için kurutma öncesi değişik ön işlemler mevcuttur. Bunlardan bazılarını, kükürtleme gibi, evlerde yapmak pratik değildir. Evlerde uygulanabilecek bazı ön işlemler aşağıdaki gibidir:

    Her 1.5 çay kaşığı limon tuzunu 1 litre suda eriterek hazırlayacağınız çözeltide meyvaları 30-60 saniye bekletin. Her 3 yemek kaşığı limon suyu ve 1 litre suyla hazarladığınız karışımda meyvaları 30-60 saniye bekletin. 1/2 kahve fincanı toz şekeri 1.5 fincan kaynar suyla karıştırdıktan sonra ılıtıp içine 1/2 kahve fincanı bal kattığınız çözeltiye meyvanızı 3-5 dakika daldırdıktan sonra kurun. Ön işlem çözeltisinden çıkardığınız meyva ya da sebzeyi bir müddet süzülmeye bırakıp kuruladıktan sonra kurutun. Kurutma işlemini ev tipi kurutucularda yapabileceğiniz gibi gölgede yere sererek de kurutabilirsiniz. Çok yüksek sıcaklıklarda kurutmamaya özen gösterin. Çünkü yüksek ısı özellikle sebzelerde kahverengi lekelerin oluşmasına neden olur. İdeal sıcaklık 30-35ø arasıdır. Kurutma işlemini temiz örtüler üstünde yapın. Meyva ya da sebzeyi örtünün üstüne tek sıra halinde dizin ve kuruttuğunuz ürünü sık sık alt üst etmeyi unutmayın.7) Sebzelerde kırma testiyle kurutma işleminin bitip bitmediğini anlayabilirsiniz. Kırdığınız zaman, sebzenin ortasında nemli kısım kalmamalıdır ve kolayca kırılmalıdır. Meyvaların ise kuruma işlemi bittiği zaman, yapışkanlıkları kalmamalıdır.

    8 ) Yeterli derecede kurutulduğundan emin olduktan sonra sebze ya da meyvaları soğumaya bırakın. Kurumuş ürünün raf ömrünü uzatmak ve böceklenmeyi önlemek için aşağıdaki işlemlerden birisiyle mutlaka pastörize edin.

    Derin dondurucu: Kuru ürünü plastik poşetlere doldurup ağzını kapatın ve derin dondurucuda en az 48 saat bekletin. Fırın: Fırını önce 80øye ısıtın. Kuruttuğunuz ürünü bir tepsiye ince bir tabaka halinde yayın, ısıttığınız fırında meyvaları 15 dakika, sebzeleri de 10 dakika tutarak pastörize edin. Fırından çıkardıktan sonra ürünü soğumaya bırakın.9) Nem geçirmeyen kavanoz ya da plastik torba gibi kaplarda kuru, serin ve loş bir yerde saklayın. Bu şekilde 6-8 ay dayanırlar. Ancak içinden alırken nem kaptırmamak için kuru elle çalışın.


Sayfayı Paylaş