Felsefi Terimler Sözlüğü

Konu, 'Felsefe' kısmında misshogget tarafından paylaşıldı.

  1. misshogget

    misshogget Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.329
    Konular:
    965
    Beğeniler:
    1.460
    Nereden:
    İstanbul
            
    VARSAYIM
    İrdelenmeksizin doğru sayılan ilke, önerme ya da ön dayanak.




    VAROŞÇULUK
    Alm. Existenzialismus, Fr. existentialisme, İng. existentialism
    Varoluşçu felsefe düşüncesini temel olarak alan bütün düşünsel uğraşılara verilen ad. Danimarkalı düşünür Kierkegaard'ın büyük ölçüde başlattığı, aynı zamanda felsefenin öteden beri ele aldığı sorunları kökten yenilemeye çalışan, günümüz Avrupa'sının bir çok düşünürünün yaşattığı akım.

    Varoluş felsefesinde, varlık sorunu insan olma sorunuyla bir bağlantı içine getirilir; bunun yanında felsefe yapmanın kaynağı olarak insan, varoluşu, sonluluğu, zamana bağlı oluşu ve tarihselliği içinde, yeni-bir düşünme tutumu ile ele alınır; özellikle insan varoluşunun anlamı söz konusudur. Varoluşçuluk dünyada bulunan insan varoluşundan kalkarak onu kendine yabancılaşmadan kurtarmayı ister; özgürlüğü içinde insanın varoluşu ve insanın kendini ger. çekleştirmesi söz konusudur bu felsefede.

    1- Fransa'da bir felsefe - edebiyat akımı olarak biçim almıştır. Başlıca temsilcisi J. P. Sartre'a göre: "Varoluş özden önce gelir." ve her bir kimseye bir öz kazandırmayı sağlayacak özgürlükle özdeştir; "İnsan ne ise o değildir, ne olmuşsa odur." İnsan kendini kendi yapar, daha önce kazandığı bazı belirlenimlerin elverdiği ölçüde kendine biçim verir, kendini oluşturur.

    (Fransa'da başka temsilcileri: A, Camus, Merlaeu-Ponty, Simone de Beauvoir); Hıristiyan varoluşçuluğun başlıca temsilcisi: Gabriel Marcel.

    2- Almanya'daki başlıca temsilcileri: Martin Heidegger ve Karl Jaspers. Heidegger'e göre "İnsanın özü varoluşundadır." yani "dünyada-olma"sındadır. Yalnızca insan "gerçek varoluş"tur. Çünkü yalnız insan var olanın (kendisinin) sınırlarını aşıp varlığa adım atabilir. Yalnız insan var olan olarak kalmaz, kendini var olan olarak anlayabilir: bütün öteki şeyleri anlayabilmesinin temeli de budur. Böyle olunca varlıkbilim bütün öteki bilimlerin dayanağıdır; Heidegger ağırlık özeği ahlak felsefesi ve insanbilim ile ilgili sorunlar olan her varoluşçu felsefenin karşısına bilinçli olarak bir varoluşçu varlıkbilim koymak ister; böylece varlığı var- oluşta arayarak felsefenin temel sorunu olan varlık felsefesine dönmüş olur. Varlığın (Sein) araştırılması gereken yer varoluştur (Existenz). İnsanın özü varoluşunda olduğuna göre, varoluştan kalkarak varlık sorusu yeniden düzenlenmelidir.

    Ancak Heidegger bir varlıkbilim değil de, yalnızca ilerideki evrenşel varlıkbilime olanak sağlayacak bir hazırlık olmak üzere bir "temel varlıkbilim" (Fundamentalontologie) kurmak ister. Varoluş (Existenz) de Heidegger'e göre:İnsanın varlık sorusunu sormakla doğrudan doğruya bir bağlantı kurduğu kendi varlığıdır.

    Buna karşılık Jaspers, her varlıkbilimde, varoluşsal olanın bir katılaşması ve yozlaşması tehlikesini görür; onun yöntemi varoluşu açma, aydınlığa çıkarma ( varoluş aydınlanması) yöntemidir; ama, kendi felsefesinin salt bir varoluş felsefesi olduğunu ileri sürmekle birlikte, kendisi de bilincin ötesine geçen (transsendens) bir fizikötesine yönelişiyle varoluş felsefesinin dışına çıkar
  2. misshogget

    misshogget Pasif yorumcu

    Kayıt:
    30 Haziran 2006
    Mesajlar:
    7.329
    Konular:
    965
    Beğeniler:
    1.460
    Nereden:
    İstanbul
    YANLIŞLANABİLİRLİK
    Bilimde, önermelerin yanlışlanabilme niteliği, Popper'in bilimle sözde - bilimi ayırmada kullanılmasını önerdiği ölçüt.




    YAPISALCILIK
    Alm. Strukturalismus, Fr. structuralisme, İng. structuralism, Lat. structura = yapı

    Özellikle Fransa'da gelişen, temel bir gerçeklik olarak yapıya dayanan, yapı üzerine kurulan bilim kuramı. Yapı, öğeleri birbirine ve kendisine bağlı olan, ama öğelerinin toplamından daha fazla bir şey oluşturan bir bütündür. Çıkış noktasını dilbilimden alan yapısalcılık, bu etki ile, insanbilimlerinin yöntemi olmuştur; gerçekliğin yapısını kavramada dili örnek alır, dil örneği insan davranışlarının tüm alanına, özellikle de toplumsal olaylara, belli bir yönteme uyularak, uygulanır. Yapısalcı yöntem ele aldığı konuyu, bütünleştiği yapı içine koyarak, sonra da daha geniş kapsamlı yapılar içine koyarak aydınlatmaya çalışır. Bugüne dek bir yapısalcı felsefe olmamıştır, ama yapısalcılığa yönelmiş Toplumbilim, ruhbilim, insanbilim araştırmaları vardır. Yapısalcılığın başlıca temsilcileri:
    Dilbilimde: Saussure, Jakobson;
    Budunbilimde: Levi-Strauss;
    Ruhsal çözümlemede: J. Lacan;
    Felsefede: M. Foucault
    Marksçı kuramda: L. Althusser'dir.

    Yapısalcılık, yapıya (bütüne) yöneliş olarak ilkin 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında Ehrenfels, Wertheimer, Köhler ve Koffka'nın geliştirdikleri biçim-kuramı (Gestalttheorie)nda kendini gösterir. Biçim (Gestalt) görüde verilmiş olan bütün demektir; örneğin algı bir bütündür, bir bütünselliktir; öğelere ayrılmış olan algı birliği öğelerin toplamından daha fazla bir şeydir, bundan dolayı özel bir bütünsellik niteliği vardır, örneğin bir melodi, notaların toplamından daha fazla bir şeydir ve kendine özgü bir bütün oluşturur.




    YARARCILIK
    Alm. Utilitarismus, Fr. utilitarisme, İng. utilitarism, Lat. uti- fis = fayda, yarar, es. t. nefiye
    1- Yararın yaşam ilkesi yapılması.
    2- Ahlaksal eylem ve davranışlarda yararın ilke yapılması: Yararlı olan iyidir:

    a. tek kişinin, ya da
    b. toplumun yararı göz önünde bulundurulur.
    3- Özellikle Bentham ve J. S. Mill'in ahlak ve siyasa öğretisi, temel ilkesi: "Olabildiğince çok sayıda insanın olabildiğince çok mutluluğu."



    YENİ PLATONCULUK
    Alm. Neuplatonismus, Fr. neo-platonizme, İng. Neo -Platonism, Es. t. nev Eflatuniye
    Platon'dan başka Aristoteles'e stoalılara, Pitagorasçılara da dayanan ayrıca doğu dinlerinden ve Hıristiyanlıktan da etkilenmiş olan, bütün bunları kendi içinde karıştırıp eriten felsefe okulu.
    İ.S. 2-6. yüzyıllar arasında türlü biçimlerde ortaya çıkmıştır. Kurucusu Ammonias Sakkas sayılır, bu okulun dizgesel temellendirilişini onun öğrencisi Plotinos
    Yeni İdealizm

    Alm. Neuideolismus, Fr. neo-idealisme, İng. neo-idealism

    19. yüzyılın ikinci yarısından sonra özdekçilik, olguculuk ve doğalcılığın egemenliği karşısında idealizmi yeniden canlandırmaya çalışan akımlar. Bu adı ilkin İtalya'da yeni Hegelciler (Croce, Gentille) kullanmışlardır.
    Başlıca temsilcileri: Lotze, Eucken, Dilthey, yeni Kantçılar ve yeni Hegelciler.




    YENİ HEGELCİLİK
    Alm. Neuhegelianismus, Fr. neo-hegelianisme, İng. Neo -Hegelianism

    20 yüzyılda Hegel felsefesini yeniden canlandıran, Hegel'-in eytişimsel yöntemine ve fizikötesine dayanarak kültür ve tarih felsefesine yeni bir yön vermeye ve doğa bilimleri karşısında yeniden tinsel bilimleri güçlendirmeye çalışan akım.
    Özellikle Almanya'da, ayrıca Fransa, İtalya, İngiltere, Rusya, İskandiynavya ve Amerikâ da gelişmiş bir akımdır. Temsilcileri: Freyer, Glockner, Litt, Bosanquet, Bradley, Croce, Gentille vb.
    TDK Felsefe Terimleri Sözlüğü




    YENİ KANTÇILIK
    Alm. Neukantianismus, Fr. neo-kantisme, İng. Neo-Kantianism
    19. yüzyılda felsefeyi çöküşten kurtarmak üzere özellikle bilgi eleştirisi ve bilgi kuramı açısından Kant'a yönelen çalışmalar; en yüksek noktasına 20. yüzyılda erişir.
    Çeşitli yeni Kantçı okullar: Marburg Okulu (Cohen, Natörp, Cassirer), Güney-Batı-Almanya Okulu (Windelband, Rickert, Lask); ayrıca: Alois Riehl, H. Vaihinger ve Fransâ da: Renouvier.



    KAYNAKÇA
    Ahmet Çiğdem, Aydınlanma Düşüncesi, İstanbul: İletişim Yay. 1997.
    Alâeddin Şenel, siyasal Düşünceler Tarihi, Ankara: Bilim ve Sanat Yay. 1996, 6. kısaltılmış basım.
    Adam (Alâeddin) Şenel, Sağcı Düşünüşün Kritik Tarihi, Ankara: Doğan Yay. 1968.
    Walther Kranz, Antik felsefe, Çev: Suad Y. Baydur, İstanbul: Sosyal Yay. 1984.
    M. Buhr / W. Schroeder / K. barchk, Aydınlanma Hareketi ve felsefesi, Çev: Veysel Atayman.
    Nusret Hızır, felsefe Yazıları (2. Bası), İstanbul: Çağdaş Yay. 1981.
    Immanuel Kant, Seçilmiş Yazılar, Çev: Nejat Bozkurt, İstanbul: Remzi Kitabevi Yay. 1984.
    Orhan Hançerlioğlu, Özgürlük Düşüncesi, İstanbul: Varlık Yay. 1977
    Orhan Hançerlioğlu, Düşünce Tarihi (Geliştirilmiş Dördüncü Basım); İstanbul: Remzi Kitabevi Yay. 1983.
    Sosyoloji Sözlüğü Gordon Marshall
    Bryan Magee Felsefenin Öyküsü
  3. ki1Lee

    ki1Lee Yeni yorumcu

    Kayıt:
    23 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    619
    Konular:
    37
    Beğeniler:
    40
    Nereden:
    Ankara
    walla üni de 2 dönemdir görüyorum burda da karşıma çıktı kurtulamadım yaw :( :( :(
  4. Kedi

    Kedi Yorumlanın Kedisi

    Kayıt:
    23 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    17.566
    Konular:
    4.384
    Beğeniler:
    5.224
    Nereden:
    İstanbul
    teşekkürler canım:)
  5. Böğürtlen

    Böğürtlen Yeni yorumcu

    Kayıt:
    24 Ekim 2009
    Mesajlar:
    57
    Konular:
    8
    Beğeniler:
    19
    Nereden:
    İstanbul
    çok güzel bir paylaşımdı teşekkürler (:

Sayfayı Paylaş