Babalarla İlgili Şiirler Buraya

Konu, 'Şiirler & Aşka Dair' kısmında Serseri_Prens tarafından paylaşıldı.

  1. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
            







    Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

    Ben hayatta en çok babamı sevdim
    Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
    Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
    Nasıl koşarsa ardından bir devin

    O çapkın babamı ben öyle sevdim
    Bilmezdi ki oturduğumuz semti
    Geldi mi de gidici - hep, hep acele işi
    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
    Atlastan bakardım nereye gitti
    Öyle öyle ezber ettim gurbeti

    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
    Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a
    Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!
    Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

    En son teftişine çıkana değin
    Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
    Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
    Açıldı nefesim, fikrim, canevim
    Hayatta ben en çok babamı sevdim.


    Can Yücel
    sonunu_düşün ve ..derin.. bunu beğendi.
  2. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Babadan Oğula

    Eve dönmez bir akşam;
    Ve gün yüzlü çocuğu,
    Sorar: Nerede babam?

    Bakarlar, oldu, bitti;
    Gelir, derler çocuğa,
    Baban attaya gitti.

    Uzar gider bu atta;
    Ve neler neler olmaz
    Ve kimbilir ve hatta;

    Bir mahşer gerisinde;
    Babası döner bir gün,
    Oğlunun derisinde...


    Necip Fazıl Kısakürek
  3. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?




    Sizin hic babaniz öldü mü?
    Benim bir kere öldü kör oldum
    Yikadilar aldilar goturduler
    Babamdan ummazdim bunu kör oldum
    Siz hic hamama gittiniz mi?
    Ben gittim lambanin biri söndü
    Gozumun biri söndü kör oldum
    Tepede bir gokyuzu vardi yuvarlak
    Soylelemesine maviydi kör oldum
    Taslara gelince hamam taslarina
    Taslar piril pirildi ayna gibiydi
    Taslarda yuzumun yarisini gordum
    Bir sey gibiydi bir sey gibi kotu
    Yuzumden ummazdim bunu kör oldum
    Siz hic sabunluyken agladiniz mi?



    Cemal SÜREYA
  4. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Ah Babam Ah

    Kınamayın, böyle garip garip baktığıma
    Ne edeyim yine babam geliverdi aklıma
    Yitirdim babamı, kalakaldım tek başıma
    Halâ babamı arıyorum bakmayın yaşıma

    Öldüğümde, onun yanına koyun naaşımı
    Sakın ola silmeyiniz hicranlı gözyaşlarımı
    Muhtemel ona mukabil görürüm babamı
    Yaşasaydı, verirdim uğrunda tatlı canımı

    Ah garip babam ah sen zorlukların adamı
    Sen gidince, akbabalar yağma etti obamı
    Hiç unutmadım unutamam ki ben babamı
    Yaş kemale erse de çırayla ararım babamı

    Belleğimin ilk satırına yazdım onun ismini
    Hiç unutamadım, unutamam onun cismini
    Korkmasın asla lekeletmem ben onun adını
    Olsaydı hayatta verirdim ona kanımı/canımı

    İstanbul - 18.01.2003-18:01

    Bayram Tunca
  5. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Baba

    yalnızlığımdır hep bıçakların kestiği
    akşam çayında galetalarla yenen
    koyu atlar götürür terkisinde
    ne kadar kaçkın varsa evden
    uykumdur sokaklarda sürünür
    ya da düşer bir kadının elinden

    yorgunluğumdur daha çok aşk
    gelip gider o şehrin gemilerinden
    esmerdir akşamlarda babam
    çok esmer güler resimlerden
    o kadar yakın bilmediğim
    ölüme çok uzak günlerinden

    ellerimdir dalgınlığında hep
    hep bardaklarda, sular dururken
    sürahilerde - akşam vakitleri
    akşam çayına gelmiyen
    bir baba, aydınlıksız odalarda
    çok esmer güler resimlerinden.


    Ali Püsküllüoğlu
  6. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Baba Hasreti

    Adınla, şanınla, sen bir ekoldün
    Giyimin kuşamınla bir dekordun
    Senin varlığın bana güven verirdi
    Senin nasihatin bana ümit verirdi

    Bayram, senin gibi olmayı özenirdi
    Tüm mimik hareketini taklit ederdi
    Seninle hayatı yaşamak ne güzeldi
    Seninle yaşamak, her şeye bedeldi

    İlk ata binme zevkimi seninle tattım
    İlk korkumu, senin himayende attım
    Bütün ilklerimi senin sayende tattım
    Seni kaderle kaybettim kara bahtım

    Gözüm simana, gönlüm sevgine hasret
    Kolum koluna, kulağım o sesine hasret
    Bütün benliğim, senin benliğine hasret
    Yetim şair Bayram babasına çok hasret

    Senin hasretin, bana çok mu çok koydu
    Senden ayrılalı, sayısız aylar, yıllar oldu
    Görenler benden ziyade, hep seni sordu
    Ama senin ölümünü anlatmak çok zordu

    Çünkü inanmak istemiyordu dostların
    Atıcılığın ve de efeliğinle ün yapmıştın
    Hep anlatırlar bir atışla 9 kuş vurduğunu
    Sadakatinle gönüllerdeki taht kurduğunu

    Sensiz geçen günlerim ay, aylarım yıl oldu
    Gittiğinden beri, en yakınımız bile, el oldu
    Bıraktığın o üç çiçeğe de kırağı vurup soldu
    Bıraktığın servete, yağmacılar hep el koydu

    Senin hasretin sanki içimde yanan bir kordu
    Senin hasretin ve hayatın o acıları çok zordu
    Şair Bayram, "gelse de vuslat, bitse bu hasret"
    Yoksa, daha ölmeden bitirecek beni bu hasret

    İstanbul - 02.02.2001 15:00

    Bayram Tunca
  7. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Babam

    Mavi çakımlı tramway
    Dubaları oynuyor
    Galata Köprüsü’nün

    Dar-ül-fünun talebesi
    Mustafa Raşit
    Halep’ten gelmiş
    Idadi mezunu
    Geçememiş köprüden
    Parali o zaman

    Banco Commerciale d’Italiana
    Pera Palas
    Beyoğlu Maksim
    Sanoda Müzeyyen Senar
    "Ferayi’dir kızın Adı..."

    Ulufe aldım
    Fukara Cemiyetine
    Padişahım çok yaşa

    Redingotum yastık
    Yatağım tahta
    Rehberlik ediyordum
    İranlı softalara

    "Ümmidi Afil"
    İlk romanım
    Muharrir idim

    Averoff Samsun’da
    Bombardıman
    Gazhane yanıyor
    Bin üç yüz otuz sekiz
    Tarih düşürmüştüm
    Kırkın çıkmamıştı daha

    Tüttür tüttür zararı yok
    Mis kokulu duman
    Serkldoryan

    Kaldır başını bak
    Ankara Kalesi’ne
    Beni kodun gittin
    Elâ gözlü babam


    Vüs'at O. Bener
  8. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    BABA

    Köhne, tuzlu bir yaşamdan yazıyorum,
    Merhaba diye başlamak istiyorum...
    Gecenin berrak dökülüşü aklıma geliyor,
    Usulca yanağıma kondurduğun busen
    ...ve yastığımın altına sıkıştırdığın gofret
    Sonra, sonra annemden gizli bıraktığın harçlıklar...

    Paylaşmanın buharı kızarmış bir tavukta,
    Yeni fırından çıkmış birkaç pidede esiyor
    ...ve “Hadi oğlum kalk” diyen sesin
    Kulaklarımda çınlıyor baba...
    Yüreğimde yankılanıyor,
    “Sizsiz boğazımdan geçmez” deyişin...

    Elin midende, göğsün direksiyonda,
    Bir gece yarısı mide kanaman
    ...ve bir sabaha karşı kaza haberin
    Kulaklarımda çınlıyor
    ...ve ben daha beş yaşındayım baba
    Yürek, kaşındaki derin izlerde boğuluyor...

    Uzaklardan, ağların çekildiği derin mavilerden yazıyorum,
    Pul pul hatıralar takılıyor gözlerime
    Enginlerde kayboluyorum baba...
    Şavkı vururken ayın, gecenin esrarına bir beyazlık düşüyor
    Sen geliyorsun yüreğimin baş ucuna
    ...ve hiç gitmiyorsun baba...

    Tuhaf, çok isterdin de, bir şiir yazamazdım sana,
    Elim varmazdı kağıda, kaleme
    Boğazıma bir şeyler sarılırdı,
    Karabasanlar çökerdi yüreğime
    Durur kalırdım taş gibi, kaskatı
    Sonra, sonra içimden geçirirdim,
    Bir gün, elbet bir gün yazarım diye...

    Demek, gecenin dehlizlerinden ağlar çekilirken,
    Ben deli divane sana susarken ,
    Düşerken yıldızlar pul pul ellerime,
    İçimde derin sancıları çekerken
    ...ve sen, hudutsuz özleminle, gönlüme çökerken
    Bu gece sana yazacakmışım baba...

    Bir bisiklet için kurduğum hayallerde
    Hep sen suçluydun çocuk yüreğimde...
    Nerden bilebilirdim, yokluk mertliği bozar baba,
    Yoksa hangi baba istemez?.. bir çocuğa
    Gökkuşağına çengel atıp, bir sal yapıp kaydırmayı...

    Yıllar geçiyor baba, yaşlılık saçlarına düşüyor,
    Derin izler yüzüne, dökülen dişlerine
    Kalbine vuruyor ve dizlerine yıllar...
    Ömrün en orta yerindeyim baba,
    Yıllar önce sen gibi, bir bisikletin yükü sırtımda,
    Nerden bilebilirdim?.. yokluk adamlığı bozar baba...

    “Yara en çok kanarken yakışırmış adama” diyorlar,
    İçim almıyor tükenişleri, gidişleri
    Burada olsaydın şimdi, anlatırdım
    “Bir kıza sevdalandım” derdim,
    Ellerim yine çok üşüyor baba,
    Martılar neden böyle siyah baba?..

    Canım sıkılıyor, zırhlı birliklere teslim ettiğin gün,
    “Yak bir sigara”, deyişin kulaklarımda ağrıyor,
    Sen nasıl bir adamdın baba?..
    Yüreğin ne kadar engin,
    Baba yüreğim kanıyor,
    Duman duman hasret tütüyor her yanım baba...

    Şimdi düşsem şu dalgalara boğulur muyum?..
    Yine tutar çıkartır mısın baba?..
    Yoksa duymaz mısın sessiz çığlıklarımı tuzlu sularda?..
    Martılar siyah baba, martılar siyah
    Çığlıkları gecenin ahengini boğuyor baba
    Baba, baba korkuyorum, tuzlu bir yaşamın arasında,
    Martılar siyah baba, martılar siyah…
  9. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Benim Babam
    .
    Bu adam benim babam
    Sekiz köse kasketiyle
    Omuzunda sekosuyla hey!
    Cebinde yok parasi
    Bafra'dir cigarasi
    Yüregindedir yarasi
    Alti çocuk büyütmüs
    Bir isçi maasiyla
    Bu adam benim babam hey!

    Aglama benim babam
    Aglama naçar babam
    Kara gün geçer babam hey!
    Bir kapiyi kapayan
    Gene açar babam
    Aglama benim babam hey!
    Aglama mazlum babam
    Aglama naçar babam
    Kara gün geçer babam hey!
    Bir kapiyi kapayan
    Gene açar babam
    Allah büyük babam hey!

    Bu adam benim babam
    Derdi daglardan büyük
    Çaresiz (biçare) , beli bükük hey!
    Bir gün olsun gülmemis
    Rahat nedir bilmemis
    Gözyasini silmemis
    Bir lokma ekmek için
    Kimseye egilmemis
    Bu adam benim babam hey!

    Benim babam mert adamdi
    Mangal gibi yüregi
    Yufka gibi kalbi vardi
    Hayatim boyunca o'na özendim
    Fedakardi
    Bir dikili agaci olmadi belki
    Ama kendisi
    Onuruyla yasayan koskoca bir çinardi
    Üstümdeki kol kanat
    Sirtimi yasladigim dag gibiydi
    Ben babamin ogluyum
    Tepeden tirnaga Anadolu'yum...
    .
    Fatih Kisaparmak
  10. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    BABAM

    Babam, uykunu böleceğim, ama seninle konuşmak istiyorum
    Uyan baba, uyan! Bak, sana neler anlatacağım
    Başucuna gelip, sana böyle haykırdığımda gözlerini açıyorsun
    Biliyorum
    Beni dinliyor, belki de bana bir şeyler fısıldıyorsun,
    Biliyorum
    Ama gücüm, ne toprağı yenip gözlerine ulaşmaya yetiyor,
    Ne de fısıltılarını işitebiliyorum
    Yine öğrettiğin gibi hissedebiliyorum
    Yarın 18 şubat,
    Sen gideli 6 sene oldu
    Bana “elveda” demeden ilk gidişin
    Bizleri öpmeden kapıdan ilk çıkışın
    Gelirken alayım; bir şey lazım mı diye sormayı ilk unutuşun
    Kravatını bile takmamıştın bu sefer,
    Nereye gittin ki, bu kadar önemsizleşti alışkanlıkların?
    Soğuk mu baba oralar?
    Güneş bir nebze olsun dokunur mu gözlerine?
    Of....of.... gözlerin beni çıldırtıyor.
    En uzun, en anlamlı nutukları gözlerinden okudum hep.
    Hala, evimizin duvarında bana neler anlatıyor neler...
    Bir sen daha vardı gözlerinde senden öte
    Bari biriniz kaldınız benimle çok şükür
    Altı yıldır damarlarımda kaç tur attın kim bilir?
    Sen damarlarımda dolaşıyorsun
    İkimiz bunu biliyoruz ya, bu da yeter
    Babam, buraları hiç merak etme
    Tanrının, toprağın altındaki loşundan daha karanlık bu dünya
    Bizim evde bir ben kaldım,
    İki delikanlı da üniversiteyi bu yıl bitiriyorlar
    Nasıl asiller, nasıl senin oğlun olduklarını anlatıyorlar
    Her attıkları adımda, bilemezsin
    Yarın üçümüzde geleceğiz başucuna
    Bir de, sakın telaşlanma, bu üç kardeş hep el ele ve tek yumruk
    Ne güzel dostların var babam,
    Sana her geldiğimde, kimin koyduğunu bilmediğim çiçekler
    Buluyorum küçük bahçende
    Bizi arayıp soruyorlar, birileriyle tanıştırırken,
    “Yeğenim” diye hitap ediyorlar “Sadığımın kızı”,
    Seni anlatıyorlar sonra
    “Tam bir Ankara delikanlısıydı” diyorlar. Övüyorlar, övüyorlar
    Yine söylüyorum “Sen sağken de badem gözlüydün babam”
    Yüksek dağlardaki uzak ağaç görüntülerine,
    Bulutların karmaşasına
    Dalgalara, yakamozlara, guruplara
    Gece uzaklardan gelirken
    Yol kenarlarındaki çalıların garip şekillenişlerine,
    Minicik bir hareket eder mi diye duvardaki resmine,
    Uyumak üzereyken gelen tıkırtıyla irkilip
    Evin dört köşesine bakıyorum hep
    Karşıma çıkarsın diye.
    Lanet olsun, yoksun!
    Bir gece rüyama gir baba, kucakla beni,ıslak ıslak bir öp be!
    Çok özledim, çok özledim anlıyor musun?
    Çok özledim.


    SERDAR ERKUL
  11. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Kızından Babasına...,


    Ben sana baba dedim;
    Gidenler gelmez diye,
    El kıymet bilmez diye,
    Babalar ölmez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Yüz sensiz gülmez diye,
    Ufkumu delmez diye,
    Yâr yaşım silmez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Baba cevher, öz diye,
    Hasret ateş, köz diye,
    Benliğimi ez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Kıymet bulur söz diye,
    Sana yollar düz diye,
    Sensiz bahar güz diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Kavuşuruz tez diye,
    Asılmasın yüz diye,
    Düşlerimde gez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Sensiz ömür az diye,
    Sana çıkar iz diye,
    Her derdimi sez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Dost beni almaz diye,
    Öz felah bulmaz diye,
    Sensiz yurt olmaz diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Yiğitler yılmaz diye,
    Göz yolda kalmaz diye,
    Hakikat solmaz diye,
    Ben sana baba dedim...!



    Zülfikar Yapar Kaleli
  12. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    BABAM ÖLMESİN

    Ağıtlar duymak istemiyorum
    Ağlayan anamı kardeşlerimi
    Toprağa vermek istemiyorum seni
    Çürütemem göz göre göre o bedenini
    Ardından yalnız kalamam
    Sensiz yıkılır yok olurum ben
    Ne olur Allah'ım babam ölmesin
    Sen olmadan kime derim derdimi
    Yüreğimdeki acıyı
    Kime sığınırım senden sonra
    Kime derim baba ocağı
    Ne olur Allah'ım babam ölmesin
    Bilirim silinmez kaderim
    Öleceğiz ne bugün yarına değin
    Zamanı erken verme ölüme bedenin
    Kırma yıkma gönül direğim
    Ne olur Allah'ım babam ölmesin.
  13. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Baba! ...


    Sen gittin gideli ruhum tarûmar
    İnsanlar cihandan acep ne umar?
    Terk edilen için ömür bir kumar

    O gün bugün günler geçmiyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!

    Bir gönülün merkezine har düştü
    Yaz ortası yüreğime kar düştü
    Hayalimde yüceleşen yâr düştü

    Hüzün bedenimden göçmüyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!

    Hasret kaldık, aylar geçti sesine
    Bülbüller ram olur gül nefesine
    Ruhun veda etti ten kafesine

    Beden Azrail’den kaçmıyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!

    Rengârenk bahardın,ağır kış oldun
    Gerçek idin,şimdi bize düş oldun
    Gözden akan bir damlacık yaş oldun

    Göğümdeki kuşlar uçmuyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!

    Cennette saraylar,cehennemde nar
    Kimine ağır kış,kimine bahar
    Vuslat ötelerde,bize hasret var

    Ömür bize ışık saçmıyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!

    Bu âleme dair tükendi sözler
    Perdeler inince kapandı gözler
    Güneşim battı,karardı gündüzler

    Huzur,talih bizi seçmiyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!

    Rızamızla teslim olduk kadere
    Ölüm bizi götürmesin kedere
    Bu filmi seyrettik bilmem kaç kere

    Kul arzuyla zehir içmiyor baba!
    Bahçemdeki güller açmıyor baba!


  14. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Babama


    Tülleniyor eski günlerin beynimde çağlar
    O ne kahraman hoşgörüydu sendeki baba

    Rüyamdaydı Micingirt, dağları sanki ağlar
    Nerde artık nerde o günler o rüya baba

    Değirmen yetim,heybetarla kör görmez sensiz
    Ne artık Hacı Hedis nede Semih var baba

    Ya uğurlayan dostlar, seni soramaz cansız
    Bayram yine gözler buğulu sılaya baba

    Çaresizlik bendeki,sevdalardır başlayan
    İyiki varsın eski toprak,şükrettim baba

    Sensin bana vakarlı adamlığı aşlayan
    Kuran'lı ses imanlı nefes zikrettin baba

    İşte burdasın varsın seviçten ne yapayım
    Uzat elini uzat tekrar öpeyim baba

    Uzat elini uzat,nur elini öpeyim
    Her gün babalar günü,kıtmır olayım baba
  15. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Babalar için

    Baba gibi can bulunmaz
    Ağzımızda dildir baba
    Temelsiz yuva kurulmaz
    Sağlam temel beldir baba

    Annem her gün ismin söyler
    Gölgesinde gönül eyler
    Başsız olmaz şehir köyler
    Baş kentimiz ildir baba

    Başımızda baş tacımız
    Derde derman ilacımız
    Meyveli bağ ağacımız
    Bahçemizde güldür baba

    Mutlu günde bayramımız
    Onsuz olmaz ayranımız
    Bereketli hep soframız
    Çiçek arı baldır baba

    Kördüğümü elsiz çözer
    Gönlümüzde gizli gezer
    Kalem gibi yazı yazar
    Sevdamıza çöldür baba

    Deryamıza gemi olur
    Her limana uğrar durur
    Önde gider yolu bulur
    Kaptanımız mildir baba

    Dertler üst üstte dizilir
    Gam keder ile ezilir
    Tuncay’a bakar üzülür
    Açan kanat koldur baba
  16. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Baba...

    Çalış,didin helal kazan,
    Faiz haram derdin baba,
    Ağır olur yoksa cezan,
    Çekmez bu yükü araba.

    Ben çalıştım karnım doydu,
    Onlar ne var,ne yok soydu,
    Adımızı ahmak koydu,
    Biri oldu iki,baba.

    Borsa,faiz menkul değer,
    Akıllıymış bunlar meğer,
    Tefe de yükselen değer,
    Herkes olmuş tilki, baba.

    Bir koydular üç aldılar,
    Zevki sefa ya daldılar,
    Hepsi yerinde kaldılar,
    Biz sürüldük çünkü, baba.

    Bu serzeniş sitem vari,
    Nasıl söylesem ki yani,
    Bilirim bu dünya fani,
    Yolundayım bil ki,baba.

    Meftunizade dilinden,
    Tutarlar belki elinden,
    Geç Sırat-ı Müstakimden,
    Mülk Allah’ın mülkü,baba.

  17. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Babama...


    Babam benim
    Yüreğini özlüyor yüreğim
    Senden uzaktayım ya
    Daha bir zor geçiyor günlerim
    her gece dua ediyorum sana ve anneme...
    Planlar yapıyorum geleceğe
    Lütfen baba
    hiçbir zaman beni bırakıp gitme
    Hatırlar mısın?
    Üşüyünce sokardım minicik ellerimi
    Sıcacık koynuna
    O zaman evimiz iki oda, bir soba..
    Sen getirdin beni bu günlere
    Ne bir dayak yedim ne de bir fiske
    Ellerini hep sevmek için uzattın bana
    Sen her şeyimsin bu yalancı dünyada
    Ve unutmuyorum sözünü baba
    Merak etme
    gözüm hep arkada!..

    Bircan Bulut
  18. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Kızından Babasına...

    Ben sana baba dedim;
    Gidenler gelmez diye,
    El kıymet bilmez diye,
    Babalar ölmez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Yüz sensiz gülmez diye,
    Ufkumu delmez diye,
    Yâr yaşım silmez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Baba cevher, öz diye,
    Hasret ateş, köz diye,
    Benliğimi ez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Kıymet bulur söz diye,
    Sana yollar düz diye,
    Sensiz bahar güz diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Kavuşuruz tez diye,
    Asılmasın yüz diye,
    Düşlerimde gez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Sensiz ömür az diye,
    Sana çıkar iz diye,
    Her derdimi sez diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Dost beni almaz diye,
    Öz felah bulmaz diye,
    Sensiz yurt olmaz diye,
    Ben sana baba dedim!

    Ben sana baba dedim;
    Yiğitler yılmaz diye,
    Göz yolda kalmaz diye,
    Hakikat solmaz diye,
    Ben sana baba dedim!
  19. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Uyan Baba

    Hadi uyan baba...
    Sabah olmadan çık balığa
    Oltan hasret kaldı sana
    Çaparin paslanacak dura dura
    Hem tam balığa çıkılacak hava
    Hadi uyan baba!

    Hadi uyan baba...
    Tıraş takımların banyoda
    Aynanın önünde durmakta
    Hepsi bıraktığın yerde
    Uzamıştır sakalların tıraş olsana
    Hadi uyan baba!

    Hadi uyan baba...
    Bak palton eskidi dolapta
    Güz geldi geçti,kış kapıda
    Paltonu giy baba,hastalanma
    Bu soğuk havada,ayazda
    Hadi uyan baba!

    Hadi baba uyansana...
    Uyansana baba!
    Üzerinde yeşiller var
    Sen yeşili sevmezsin ki baba
    Baba?
    Sıkılırsın orada
    O daracık dört duvar arasında
    Baba hadi uyansana
    Uyan baba uyansana
    Uyansana...
  20. Serseri_Prens

    Serseri_Prens Pasif yorumcu

    Kayıt:
    3 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    29.844
    Konular:
    3.053
    Beğeniler:
    4.227
    Nereden:
    İstanbul
    Masal



    Baba bana bir masal anlat
    İçinde silahlar olmasın.
    Baba bana bir masal anlat
    İçinde kimse ölmesin.


    Padişahın kızı hasta olmasın
    Olmasın uzak diyarlarda canavarlar
    Sevenler kavuşsun
    Aşmak gerekmesin kaf dağlarını


    Baba düştüm tökezledim bu yolda
    Tut baba kaldır beni,
    Baba canım yanıyor...
    Baba merak ettim neden taşlarlar meyve veren ağacı.


    Baba şu gökyüzündeki güzel kuşa bak
    Niye pat diye düştü.
    Yoksa onlarda uçaklar gibi motoru bozulunca düşüyorlar mı.
    Baba ev ne avcı ne?
    Baba av mı olmalıyım avcı mı?
    Baba canım yanıyor,
    Neden elde silahlar can almaya cıkar insanlar...


    Baba niye sustun?
    Tamam baba masal anlatma.
    Baba bana hayallerini anlat
    Nasıl bir dünya istediğini
    Baba anlat...
    Bana nasıl bir dünya bıraktığını...
    Baba bana masalda olsa güzellikleri anlat..

    Sadık Kılıçarslan

Sayfayı Paylaş