Patrick Süskind’in, Almanya’da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan Koku adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çok satılanların oldukça dışında kalan, toplum eleştirisini sergileyen bir kitap
Romana konu olan olay, 18′inci yüzyılda Fransa’da geçer

Kitabın kahramanı Jean Babtiste Grenouille ise, tüm insancıl duyumlardan ve duygulardan yoksun, yalnızca kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı, istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir

Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan bu genç adam, kendi kokusunun olmadığını, bulunduğu yerlerde insanların insan kokusu alamadıklarını anladığı gün dünyasını yitirir

Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına sanki insanmış izlemini verecek kokular sürünmektedir

Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dahiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde Kafka’da görülebilecek bir insanlık tragedyasının simgesidir
Kitabın içinden
“Odun” sözcüğünü ilk söyleyişi mart güneşinde, sıcakta çatırdayan bir yarılmış kayın odunu yığınının üstünde otururken oldu

Bundan önce yüz kere odun görmüş, bu sözcüğü yüz kere duymuştu

Söylenince anlıyordu da; kışın az gönderilmemişti dışarıya odun getirmesi için

Ama bu nesne ona hiçbir zaman, adını söylemek yorgunluğuna katlanacak kadar ilginç gelmemişti

Yığına çıkıp oturduğu o mart gününe kadar

Yarılmış odunlar, Gaillard’ın odunluğunun güney tarafındaki sundurmanın altında, bir kerevet gibi istiflenmişti

Yanık-tatlı kokuyordu en üsttekiler

Yosunsu, güzel bir koku yükseliyordu yığının altlarından, odunluğun kızılçam duvarındansa, sıcağın etkisiyle ufak ufak reçine kokusu yayılıyordu

(
sayfa 27)
Kitabın Künyesi
Yazarı: Patrick Süskind
Yayınevi: Can Yayınları
Çeviren: Tevfik Turan
Türü: Roman
Sayfa Sayısı: 247
ISBN: 975-510-059-8
Basım Tarihi: 1987