![]() |
|
|
|||||||
| Hayata Dair.. Hayata dair küçük hikayeler, tavsiyeler özlü sözler.. Hepsi bu bölümde.. |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
I.
Kırılgan replikler düşüyordu bakışlarımızdan, tedirgin hayatlarımızın arka odalarında sahnelediğimiz çok perdeli dramlarda. Ütopyalarımızın başrolü oluyorduk. Katil oluyorduk, deli oluyorduk, sürgün oluyorduk, mutlu oluyorduk... Gülüyorduk ağlanacak hallerimize, gülerken ağlıyorduk. Yarası olana tuz ikram etmek adettendi bizde, taze yara yoksa sırf tuz fazla diye ?bir de utanma belasına karşındakinden- çiziği kesik yapıp bitmeyen kanlar akıtıyorduk muhabbetin orta yerine... Biz böyle miydik eskiden? En son kimin orta sayfasında gözyaşlarımız el ele tutuştu? Kimin ?ah'ına kondu iç çekişlerimiz en son? Hatırlamıyoruz. Tek celsede boşandık duygularımızdan. Şimdi tek takılmak moda... En iyi dostlarımız bizi soğuktan, karabasandan, içsel korkularımızdan bile koruyamayan silahlarımız. Bilmem kaç milimetrelik çapa takas ediyoruz eskilerimizi. Mutluyuz görünürde, gündelik tatlar dilimizde, hesabımız yok kimsede. Kağıda kaleme bir uzağız ki, değil yazmak düşünmek bile ıstırap. Ama beyaz camda kayanlara o kadar yakınız. Çünkü ancak onunla yok oluyor inkâr ettiğimiz yalnızlığımız. En içten gülüşlere korkunç meblağlı faturalar kesip kendi kendimize yitiriyoruz ücretsiz kalite hakkımızı. Çetelesini tutuyoruz yaptığımız iyiliklerin, mucizeler bekliyoruz karşılığında. Çocukluğumuzun hayaletinden düşük cümleli, anne sesli işporta masallar dinlemek ağırımıza gidiyor bu yaşta. Adı masal olmayan kurgulara adıyoruz ilgimizi; minimalist dizaynlı odaların konforlu hasta koltuğunda... x kadar seansla 3x huzur pazarlanıyor, rahatladığımıza inanıyoruz. Geceye değmeden gündüz düşüyor kirpiklerimize. Her şeyden sıyrılabiliyoruz ama nasıl oluyor da bu çocukça korkulardan kurtulamıyoruz karanlıkta? Işık... Aydınlatmıyor ki tüm geceyi... Tüm gerçeği... Tamam, sus şimdi... Bunları düşünme, al bir draje daha... Hiçbir şeyin kalmaz sabaha... II İçimizin yüksek gerilimli hatlarına konan kuşları vurduk sapanlarla, avuçlarımıza düştü cansız bedenleri. Öfkemize çarptı son bakışları, anlayamadık... Yansıdık esrik gölgemize, değişti mekân. Çok oldu yeni bir heyecanı öğle tatili sandöviçleri kokan mesai arkadaşlarının gözlerinde asılı bırakmayalı. Çünkü nesire dönüştürdük siirleri. Anlaması kolay olsun diye öldürdük yaşamımızdan kafiyeleri. Tanrıyla konuşabileceğimiz bir şeyin olmadığına inandırıldık gerçekten*.Duamızı kaybettik. İnanç omuzlarda yüktü zaten, gömdük arka bahçemize. Kendi kendimizin yol bilmez rehberi olduk. Şimdi, melankolik eşkaller belirleyip düşünce suçlarımıza, boş sayfası çok defterlerin arasında kurutuyoruz. En yüksek raflara kaldırıyoruz en özgür düşüncelerimizi. Gittikçe uzaklaşıyoruz kimliğimizden. Döndüremediğimiz dünyalardan mazimizi sorumlu tutuyoruz. Metruk şarkılarımız da koşmuyor artık imdadımıza. Derin bakışlarımızdan delik deşik olmuş duvarlarla yine yapayalnızız. Yeni fark etmiyoruz, hep biliyoruz aslında. Dışarıdaki korkunç hayattan saklanmak için içimizi boşaltıyor, yer açıyoruz kendimize. Bu sefer de içimizin boşluğundan ürküyoruz. Bu halde ne kadar yaşıyoruz bilmiyoruz. Bir zaman sonra kavrayabilme yetisiyle açıyoruz gözlerimizi artık. Hep kendi beynimiz kadar düşünmüş, hep kendi ıslaklığımız kadar üşümüşüz. Şimdi geri dönsek bu uzun yoldan, anlıyoruz her şey için artık çok fazla geç... Ruhumun тam orta yerinde…GüLümsediğim küskünLükLer var
|
|
|
|
|
![]() nesquik Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
che_bjk (07-16-2008) |
|
|
#2 (permalink) |
|
kendi kendimizin, istersek neler yapabileceğimizin, yeteneklerimizin farkında değiliz malesef...
teşekkürler.. ::..BeN HüsRaNa KoMşuYuM..:: Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim. (¢нє gυєναяα) Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun, her zaman, en kötü gerçekten daha kötüdür. (¢нє gυєναяα) deli kadir uleen..
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|