Beni haklı çıkarabilir misin "Zaman"?
Korkarım boş sayfalardan ve yazılardan, sözler kafamdan geçerken o kadar hoş ve nazikler ki bir hayal gibi geçip gidecekleri çok aşikar. Ama bak bu yazılar çok kararlı duruyor sanki unutulmamak ve kendine has naçizane bir sonsuzluk yakalamak için akıyorlar ellerimden. Birden duraksadım; ne yalan düşünüyor ve benden gizliyor şu aklım diye. Aklımdan geçenlerin bilincine varmaya her uğraştığımda hiçbir kelimeyi de seçip yakıştıramadım. Kendisini koruma yöntemini hiç sevmedim; hiç cesurca değil. Her şeye kulp uydurmakta o kadar ustalaşmış ki kendini uyuşturmada hiç güçlük çekmiyor. Unutmakta, kendimden korunmakta o kadar ustalaştım ki en tehlikeli duygu ve düşüncelerimi üç beş notadan oluşan melodileri mırıldanırken sayıklıyorum. Beni korumaya çalışan bilinçaltım ile alt üst olan bilincim iş birliği içinde hayatımı tehdit etmeye devam ediyorlar. Onlar seni karşıma aldığımda hiçbir şey söylememe izin vermediler. Onlar da görüyor ki şu yazdıklarım onlara açtığım bir savaş gariptir ki benim onlardan ibaret olduğumu düşünüyorlar, onların esiri olduğumu sanıyorlar. Ama zaten hayat bir yanılsama değil mi? Rüyalarımda çok zıtlaştım onlarla uyandığımda senin için öyle sözler söyledim ki -başka dünyalardan gelen aşk sözleriydi bunlar- bir nefes alıştan sonra imkansızdı hatırlaması, sadece o anın tüm bedenimde yarattığı allak bullak bir his miras kaldı her sabah, ağırdı ve onunla ayakta durması oldukça güçtü. Senin için hayatın anlamını çözmeye çalıştım tekrar tekrar. Oysa bunca zaman sonunda hayatı anlamsız kılan o kadar şey toplamıştım ki aklımda… Yine tek bir düşünceyle ayakta kalabildim; tüm bunlar bir illüzyon olmalıydı, insan beyni çok yanıltıcı gerçekler düşlemeliydi. Yanıldığımı görmek için yaşayabilirdim sadece ve sadece yanılabilirdim. Mademki yanıldığımı görmek için ve daha çok yanılmak için yaşayabilirdim öyleyse ben de yaşamak için güzel olanı seçmeliydim ya da yaşadığımın güzel olduğunu bilmeliydim.
Kendini hayatın kalbine bağlamak için ustaca şeyler uydurmak gerek. Bazen anlaşılmaz olmak joker sözcükler kullanmak lazım. Anlaşılmaz olmak istedim. Bu isteğim, bunca zaman süre gelen hayat anlamı uydurmalarımın bir parçası olduğu kesin ama aynı zamanda bu isteğimde senin için de bir sürü şey gösterebilirim. Sen gelecektin, anlaşılmazlığımda tüm yaşamının ve yüreğinin sende var ettiği inançlarına bir kanıt alacaktın. Onlar ki öyle cümleler olacaktı ve senin için seni haklı çıkarıp seni sevindirecek, önemli parçaları olacaktı güzelliğimizin. Onlarla, birlikte bir bütün olarak her ikimiz de haklı olacaktık. Ben hep haklı çıkaracaktım seni, sen ne yaparsan yap, her ne kadar dışarıdaki insanların yarattığı kavramlara, dünyalara, değerlere önem ayırırsan ayır.
İnsanların dünyasından güzel benzetmeler aradım bu yüzden. Ya da bırak bunları, seni çok özledim. Duramadım yerimde çıkıp geldim, elimdeki gazete, oturduğum yer, üstümdeki ışık, karşımdaki sen en güzel varlıklarımdı. Üç beş bir şey söyledin… Ne demiştin ki? Rahatsız oluşum ile ilgili bir şeyler duyar gibi oldum. Rahat ile benim ne işim olabilirdi ki? Baksana nereye gittiğime, rahat olmanın bende bir yeri yok ki. Özledim, af dilemeyi; orada, burada gördüğüm insanların verdiği tepkileri verdim düşünmeden ya da verdirildim kasıtlı. Ama ben bu değilim, oturur sayfalarca ağlar gibi yazarım, ağlamakla yazmanın; gülmekle, ölmenin farkını da bilmem. Benim insanca, içimdeki çocukça var edilmişliklerimi suçlamak ve onları benmişim gibi düşünmek sana yakışmaz. Bunların hepsi taklit, yanlış anlaşılmalar. Ben bir şekilde herhangi biri değildim. Ancak ve ancak senin için biri olabilirdim. Kâbus gibi oluveriyor bir anda, erimeme ve sana karışmama izin vermedin. Ne değişirdi ki? Ben zaten yoktum, ben var olduğuma inanamadım. Açıkça durum şuydu; sen yoksan ben de yoktum öyleyse. Ben bu satırlardaydım. Beni geri çağırsınlar diye yazıyorum. Gün gelir ben bu satırları beğenmem, söylediklerimin yalan olduğunu zannedecek duruma gelirsem. Olmasın bu, geçmişte ucuz bir yaşanmışlık olmamalısın. İnsanların “Olmayınca olmuyor”larının bende yeri yok. Olmayınca ölüyor be tatlım, nasıl izin veririm, nasıl kıyarım... Anlamıyorsun, şekil değiştiriyor sanıyorsun ama hayır, yok oluyor. Dayanabildikçe nefesini tutuyorsun yaşatmak için… … … Ya da bir saniye tamamen yanılıyor muyum? Her kelimesine kadar?
Ruhumun тam orta yerinde…GüLümsediğim küskünLükLer var
|