Bilgi ve Deniz
BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN 170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Bilgiye ulaşma macerasını denizin derinliklere dalmaya benzetebiliriz. Yolun başında ve deniz yüzeyinde olan kişi daha bilgiye ulaşmamıştır. Bu kişi halinden memnundur. Güvendedir, çünkü kaybedecek bir şeyi yoktur. Günlük hayatımızda gördüğümüz birçok insan bu sınıftadır. Ancak içlerinden bazıları, eldekilerle yetinmeyi sevmez. Var olanların değiştirilebileceğini ve iyileştirilebileceğini düşünürler. Bu amaçla yola çıktıklarında karşılarında uçsuz bucaksız bir deniz görürler. Onlardan korkuyu unutup, cesaretine sarılabilenler kendilerini uzun bir yolculukta bulurlar. Bu arayış içinde denizin derinliklerine dalarak gerçek hazineleri ararlar. Denizin derinliklerinde zorlu engellerle karşılaşırlar. Binbir türlü deniz yaratıklarıyla karşılaşırlar. Bazıları yunuslar gibidir, insanlara yardım eder. Bazıları ise köpekbalıkları gibidir, yalnızca kendi midelerini doldurma gayretindedir. Bütün engelleri aşıpta denizin derinliklerinde kumlar altında kalmış hazineleri bulanlar zafer sarhoşuna dönerler. Şimdi verilecek çok önemli bir karar vardır. Artık hazineyi elde etmiştir. Bu hazineyi yanına alıp yeni hazineler peşinde mi koşmak gerekir, yoksa hazineyi alıp yüzeydekilerle paylaşmak mı gerekir? Yola çıkarken yüzeydeki hayatı düzeltme ve iyileştirme amacında olanlar, aslında burada geçici olarak bulunduklarını anlarlar. Esas amaç hazine değildir. Hazine esas amaç için bir araçtır. Amacını unutup hazinelerin büyüsüne kapılanlar ise yolculukları ilerledikçe, daha derine battıklarını farkedecekler ve sonunda nefeslerinin biteceği gerçeğiyle karşılacaklar. Hazineye sahip olmanın verdiği yalancı mutlulukla yolculuklarına devam ederken onları hazin bir son beklemektedir.
Hayal dünyasında gerçekleşen bu deniz macerası bize gerçek hayatımız hakkında birçok ipucu verir. Bilgi hazinedir. Ancak bilgi amaç değildir. Ancak daha yaşanabilir bir hayata ulaşma yolculuğunda bir araçtır. Bilgi denizin derinliklerindeymiş gibi ulaşılması zordur. Kişi bilgiye ulaşma macerasına çıkarken bütün korkularını bir yana bırakmalıdır. Bilgiye ulaşabilenleri ikinci bir soru beklemektedir. Ben bu bilgiyle ne yapmalıyım? Büyük bir bencillikle bilgi alemine kapılıp bütün bilgilere ulaşma çabasına girersek, birgün içinden çıkamayacağımız bir karmaşanın içinde kendimizi buluruz. Ancak bir toplumda yaşadığımız gerçeğini hatırlayıp, elde ettiğimiz bilgileri insanların yararına kullanır ve onlarla paylaşırsak mutlu ve aydınlık bir gelecek bizi bekliyor olacaktır. Bireylerin elde ettiği bilgi ve tecrübeleri kişisel gelişiminden çok toplumsal gelişim için kullanması gerekmektedir
|