Ben ve Kahveci
Deliksiz uyku ile geçen 12 saatin ardından yorgun, halsiz ve susuz uyanmıştım. 2-3 parmak hamlesi ile yüzümü yıkama gereksiniminden de kurtulup dolaptaki soğuk suyu kafaya diklemeye gidişim sırasında aynaya sobelenişim çok zoruma gitmişti. Lanet olsun çok çirkin göründüm kendime. Düzelirim diye düşündüm, duş, süs püs, hallederiz.
Evin nadir kullanılan yerlerinde sebepsiz yere dolanışım, balkondan dışarıyı kesişlerim ve en sonunda tişört–don ikilisi ile karşı komşulara görünme riskini fark edişim. Hepsi kısa kısa farklı mimiklerle yansıdı vücuduma. Yeter dedim bir şeyler yemeli ve dışarı çıkmalıyım.
Onu yap, bunu yap, şunu yap derken attım kendimi bizim kahveye. Çay içtim, sigara içtim, kahveci ile hükümeti eleştirdik. Samimi tavırlarım vardı, omzuna falan da vurdum yani kahvecinin. Kız arkadaşın var mı diye sordu, evet var dedim (yalan). Boyuna posuna varıncaya kadar bir güzel tarif ettim olmayan sevgilimi. Bir yandan da hayatımın kadını, ruh eşimi tarif ettiğimi, bilinçaltının böyle bir şey olduğunu düşündüm. Sonra kahveciye 31 çekmek için iyi bir malzeme verdiğim geldi aklıma hatta sırf ortam şenlensin diye ‘Sana da iyi malzeme veriyoruz ha‘ tarzında espri ile karışık hoş enstantaneler yaratmayı bile düşünmüştüm. Vazgeçtim sonra, adamın gözünde godoş kalmak istemedim. Tarif ettiğim kız aslında yok bile olsa bu saatten sonra namusunu üstlenmem gerekirdi.
Gereksiz sohbetten sıkılmaya başladığımı hissettiğimde kahveciye ben gidiyorum dedim. Sevgilinin yanına mı dedi, evet dedim. Kendime hakim olamıyor, durmadan yalan söylüyordum. "Git tabi hayat sizin a.k." dedi. Üzüldüm, hayat benim falan değildi ama anlattığım palavralar yüzünden adam hayatına isyan ediyordu ve gece olunca hayallerimdeki kadını düşleyip, boş yere sperm kaybedecekti. Bir de ısmarladığı çay vardı ki eminim o çay da hayallerimin kadınının hatırınaydı. Lanet olsun kendimi çok yalnız hissediyorum.
alıntı....
taçsız kral metin oktay
tek askiydi galatasaray
senin gibi cimbomluyu
unutur mu bu taraftar...
Çünkü farkındayım; efsaneler ölmüyor, büyüyor ! Ve rivayet odur ki; onun gibisi ne gelmistir ne de gelecektir...
bak metin abi alpaslan'ıda senin gibi kaybettik...
güle güle alpaslan
|