Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Hayata Dair..

Hayata Dair.. Hayata dair küçük hikayeler, tavsiyeler özlü sözler.. Hepsi bu bölümde..

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !

Hızlı Üye Ol
Ücretsiz ve HIZLI Bir Şekilde Üye Olara Sizde Yorumlarınızı Yazın

Nick Şifre Şifre Tekrar E-Mail: Confirm E-Mail:
 
Image Verification
Lütfen Resimdeki Harfleri Aynen Yazınız !

  Okudum Forum Kuralları 


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-15-2008, 14:52   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Moderator
 
nesquik kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 20
Mesaj: 6,484
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 2860
Rep Puanı : 285222
Rep Seviyesi: nesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstar
Varsayılan Kentlinin Gösterişli Yalnızlığı (Cezmi Ersöz)




Pazar günlerinin piyasa vakitlerinde, Ortaköy, Etiler, Bebek, Hisar, Moda ve bu gibi yerlerde "hava atmaya" çıkan birçok insanın aklından neler geçiyor dersiniz? Refaha tapınma ve ardından gelen derin memnuniyetsizlik yüzünden, kim yanındakiyle (dostu ya da sevgilisi) sahiden ilgilenebilir? Kimsenin kimseyi tanımak için emek harcamaya zamanı var mıdır? Yoksa hayat, buralarda başka bir yüzünü mü gösterir?


Kentin rahatlama, tüketim ve gösteriş yerleri buralar. Hayat bütün hafta insanları ekonomi ve iş kurallarıyla, derinleşen sorunları ve gelecek korkusuyla sıkıştırırken, hafta sonları buralarda bir başka yüzünü gösterir.



Hayatın o gülümsüyor gibi gözüken yüzüne, insanlar, koşarak giderler. Zenginlik, zevk ölçüleri ve mutluluk olanaklarının nereden nereye geldiği, buralarda açığa çıkar. Kültürün riyakâr yüzü buralarda. Daracık kotlarının içinde ateşli genç bedenler, azgın bir erotizm, küstah ve gösterişçi şıklık. En yeni ve en değişik formalarının içindeki insanların yüzlerinde vahşi bir gurur okunur. Sürücülerinin ruhunu edinmiş merhametsiz ve pahalı arabalar; özgürlüğü, asiliği değil, snop bir böbürlenmeyi vurgulayan parlak cilalı motosikletler; giysilerde neonlar gibi yanıp sönen markalar; şapkalar, takılar, yüzlerde ifadeyi ortadan kaldıran kaprisli makyajlar. Herkes kendi refahını teşhir etmek için gelir sanki buraya. Ancak çok kişinin, tek tek bu görüntü, imaj ve gösteriş yarışına tahammül etmesi mümkün değildir. Farklı, üstün görünebilene tahammül edilemez. Gösteriş, küstahlık ve kendini beğenmişlik derin ve marazi bir memnuniyetsizliğe dönüşür hemen...



Bu refaha tapınma ve ardından gelen derin memnuniyetsizlik yüzünden, gözler, bir uzaktaki, farklı gözükendedir. İnsanlar birbirlerine pahalı, zevkli ve haz veren oyuncular gibi gözükür. Bu ölümcül mukayesenin en göz alıcı nesneleri, genç kızlar ve kadınlardır şüphesiz... Genç. diri, pervasız, göz alıcı... Doyumsuzluklar ayaklanır ardından... Kimsenin kimseyi tanımak için emek harcamaya zamanı yoktur. Zaman, akıp gider insanlarla birlikte. Görüntüler ve imajlarda anlaşmak yeterli sayılır. Vefa duygusu, kendini adamak, bağlanmak yoktur. Bu göz alıcı, kışkırtıcı ve ruhsuz güzellik, gün boyunca rahatça doyurur insanları. Zaten böyle bir iklimde aşk, zehirli ve yok edici bir fikir gibi dolaşmaktadır ortalıkta. Anılar, hayaller ve vazgeçilmez olanın ruhuna değil; bu gösteriş dünyasına, bu pırıltı ve zenginlik ayinine tutku duyulur artık.



Herkes bu ayinin kahramanı olmak ister; bir özgürlük, bir siyasal mücadele, bir yolculuk kahramanlığı değildir bu. Bu kahramanlık, yetersizlik acılarını dindirecektir sanki. Kimse, başka acı çekmek istemez. Başka her fikrin üzerinden sadece şöyle bir dokunulup geçilir. Bu ayine kendini kaptırmış insan, ölüm düşüncesini tamamen unutur. Para ve eşyadan başka hiçbir şey biriktirmek istemez.


Bu duygu, ona kıskanç bir can sıkıntısı getirse de, ayine koşulsuz katılabilmek için benliğini unutmaya çoktan razıdır. Çünkü, kendisine sunulanla ilgilenmeyip içine baktığında, açgözlü, muhteris, zevk düşkünü biri olduğunu hisseder aslında. Bu duyguyla şu an yüzleşebilmesi, ona çok güç ve çok sıkıntı verici gözükür. Kendisinden kopup gittiğini düşündüğü o rengârenk dünyadan geri kalmamak, onun ta içinde olmak, kendisi olmamaya (kendisi kim?) çoktan hazırdır zaten.


Kendisini yetersiz hissetmesine neden olan, biraz da benliğinin bu pasif direnci değil midir? Bu gösteriş ve zevk ayininden pek de mutlu olamayacağını içten içe duyuran, bu geri kalmış, bu "gözü geçmişe takılı" benliğini susturmak ister artık.


Bu yaz günleri, piyasa vakitlerinde, Beyoğlu, Ortaköy. Etiler, Bebek, Hisar, Moda gibi yerlerde "hava almaya" çıkan birçok insanın aklından neler geçiyor dersiniz? İnsanların, akıl, kültür ve eğitim düzeyleri ne kadar farklı olursa olsun, duygular dünyası şaşırtıcı derecede birbirine benzer aslında. Ve ne tuhaftır ki en çok da duygular, istekler, beklentiler hakkında yalan yanlış şeyler söylenir...



Ruhumun тam orta yerinde…GüLümsediğim küskünLükLer var
nesquik Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 13:50.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210