rüyasında gördüğü kişiye
Yanmayan bir gaz sobasının yerlere dökülmüş artıkları soluğumu kesiyor. Soba boruları kırık camlardan dışarıya uzuyor; dışarda kar, dışarda rüzgar esiyor. Uykusuzluğa uyuyorum yine... Dört battaniye aldım üstüme, üşüyorum yine de. Kalkıp şiir yazacağım ama hep şiir mi yazılırmış kuşatılmış gökyüzüne?
Çıktım sonra kanlı karanlık odalardan. Elbet çıkarım, çıkacağım! Şimdi dağları aralasan bu akşamüstleri ben çıkarım. Kuşları kovalasan ve yürüsen yolları karşında göçebe yanım. Geceleri kanatsan alnımda yağmur, saçlarım kar türküsü, söyleyip çıkarım!
Peki ben bu çiçeği bölsem, koklasam sen çıkar mısın?
Bu nasıl yalan yollar ki böyle yürüdüğüm. Saçlarının kokusu sinmiş bu kente. Bu gece saçlarından geçiyorum yüreğim ter içinde. Sussam yokluğun kan tükürür beynime. Geceler büyürse tutsağım, sonbahar doldur sen yüreğime...
Kıyılarıma varsan ben çıkarım.
Bana kalsa, bir namlunun ucundan rengimi, sesimi alır çıkarım.
Gene uykuya dalsam rüyamda sen çıkarsın...
ufkun yalınlığı kadar yek'tir her yaşam..
ve çıkmamıştır hiçbir zaman tekil bir kadından,
çoğul bir adam...
|