Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Hayata Dair..

Hayata Dair.. Hayata dair küçük hikayeler, tavsiyeler özlü sözler.. Hepsi bu bölümde..

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-31-2007, 22:13   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,440
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan umut




Siz hiç yemyeşil yapraklı bir ağacın altından baktınız mı güneşe? Nasıl da güzeldir ışık huzmeleri. Ben umudu bu ışık huzmelerine benzetirim. Fazlası zararlıdır. Göz kamaştırır. Ayaklar yere basmazsa can acıtır. Ama yapraklar arasından bakılınca ne kadar da nahif iner yeryüzüne yakıcı güneş ışıkları. Umudun da azı besler yürekleri. Tıpkı nazikçe içimizi ısıtan güneş gibi...

Ben asla vazgeçmiyorum umut etmekten. Seçimlerimin hayatımın ta kendisi olduğunu öğrendim çünkü. 3 yıl önce kızımı kucağıma aldığımda vazgeçtim karamsarlığımdan. Kendimle çıktığım yolculuğun en verimli anlarındaydı açıkçası.

Senelerce Türk toplumunda kız çocuğu sonra da evli-çalışan bir kadın olmanın, biçilen rollerin, yüklenilen sorumlulukların altında çökmüştü omuzlarım. Neye uğradığımı anlamadan büyüyüvermiştim. İçimdeki çocuk sadece umudum kırıldığında boy gösteriyordu; hayatın eğlenceli yönlerinde değil!

Gözlerim ne de sık sulanır, hayatım üzülmekle, üzüldüğüme üzülmekle geçerdi. Aklımda olanların muhasebesi bitmemişken yenileri eklenir, sarılacak yaralar hanesi gün geçtikçe kabarırdı.

Bazen hayatı ve zamanı değirmene benzetir; yılardım mücadele etmekten. Boş vermişlik ise genç bir insana en yakışmayan şeydi. Eğreti duruyordu yüzümde gülümsemeler, kalpten geçmedikçe dudakta edilen duaların da karşılığı yoktu...

Sonra öğrendim ki; hayat hep galip gelmek değil, yenilgiyi de adabınca kabul edebilmekti benim için. Ardı ardına cümleler kurarak sürekli savunma hali değil, susmanın zenginliğini yaşamaktı huzur...

İçimi susturunca dışım da duruldu. Devamlı düşünmekten yorgun dimağımı dinlendirince biraz, hayat yolum daha da açıldı.

Sonradan keşfettim ne kadar sade yaşarsam o kadar zengin hissedeceğimi. Zorla verdiğim insanlardan dost payesini geri almak oldu ilk işim. Hasta yatağımda bir “alo” deyip hatırımı sormayanları arayıp sormadım bir kez daha! Vaktim değerliydi, ben de...

Bana daha fazla vakit kaldıkça hayatımda hissetmediğim dinginliği hissetmeye başladım. Yeni dostlarım oldu her anımda yanı başımda bulduğum. Sayıları artsın diye delice uğraşırken eskiden; şimdi 3-5 kişi olmalarından öylesi mutluyum.

Aklıma geldikçe eskiyi düşünmekten vazgeçtim; hem de öyle böyle değil. Yüksek sesle onlarca kez söylemem gerekti; “sizlerle işim bitti!” diye. En sonunda ikna oldular, hayatımda artık yoklar. Sevabıyla günahıyla geçmiş geçmiştir. Hatalardan ders aldım ve artık ileri bakmaktayım.

Öğrendiğim en önemli şey; “asla kendini suçlama” idi. Affetmek kendini en büyük erdemmiş meğer. Hesaplaşıp kaldırmayınca gönül defterini; bakamıyorsunuz sevgiyle insanlara. Her gördüğünüz yeni yüzde, bakışta bir hinlik sezmeye çalışıyorsunuz. Koruma duvarlarınız gün geçtikçe kalınlaşıyor, kalınlaştıkça yalnızlık kesifleşiyor. İçinden çıkılmıyor böyle zamanların; kısır döngü başlıyor.

Pollyanna değilim elbette. Hiçbir zaman duygularımla hareket etmemişimdir. Mantığımı en ufak zerresine kadar kullanırım karar anlarında. Ama söz konusu kırgın, yorgun yüreğinizse biraz iyimserlik en iyi ilaçtır inanın bana.

Burcumun gezegeni Uranüs benim. Yani evrende şüpheyi ve karamsarlığı temsil ediyor. Siz varın düşünün ben ne hale geliyorum buhran zamanlarımda.

Artık geçiş yok. İnsanlara karşı kullandığım duvarlarımın bir kısmını kötümserliğe tahsis ettim. Çarpıp çarpıp geri dönüyorlar.

Hayatta aldığım kadarını vermenin bencillik olmadığını keşfetmem yıllarımı aldı. Ben verdikçe alan, yardım istedikçe yalnız bırakan insanlar vardı hayatımda. Çekip aldım onlara harcadığım zamanı. Kızıma veriyorum şimdi. Bir can yeşertiyorum onunla, hayata daima gülen gözlerle bakan...

Kızım için hep güzel olmayı istiyorum mesela. Ben üzüldükçe çirkinleştiğime inanıyorum çünkü. Gözlerimde yaşama sevinci söndükçe ben de donuklaşıp matlaşıyorum sanki. Kırışıklıklar daha belirgin, her bir yaşanmışlık tüm yorgunluğuyla yerleşiyor suratıma.

Umutsuz, kırgın bakan gözlere uzun uzun baktınız mı hiç? Enerjinizi alırlar bir zaman sonra. İçi boşalmış bir hayatın son çırpınmalarıdır o bakışlar. Ve sizi de derinliğine çeker.

Yapılması gereken en doğru hareket silkelenmektir böyle zamanlarda. Etrafına şöyle bir bakıp aldığın yola bakabilmektir. İyisiyle kötüsüyle oraya kadar gelinebilmişse daha da ileri daha da mutlu gidilebilir bence.

Bir yazıda “kadınlar 30'undan sonra mutsuzlaşır” diye okudum. Önce canım sıkıldı bu genellemeye. İnandım bir an. Sonra “hadi canım” dedim, ben aynaya bakınca kendiyle anca barışmış, sınırlarını ancak öğrenmiş, kendini yeni yeni keşfeden ve keşfettiklerinden çok memnun olan, kendini hiç sevmediği kadar seven bir kadın görüyorum.

Bence hayat yeni başlıyor. Yaşım küçükken “35'ten sonra hissettiğim kadın oldum” diyen aktrislere kendilerini kandırıyorlar gözüyle bakardım. Şimdi ise hak veriyorum.

Bu yaşlarda nefes almak daha değerli. Savurup harcadığım zamanımı keşke geri alabilseydim de 30'lu yaşlarımı 20 yıl yaşasaydım.

Ben kendimi dünyada, ülkemde, çevremde olan biten tüm kötülüklere rağmen güçlü hissediyorum. Arada bir buhranlar yaşasam da bir kızım var. Madem ki dünyaya getirdim; umut etmeyi, istemeyi, değer vermekten yorulmamayı, ezilmemeyi, sevmeyi, saymayı, dostluğu, yaşamdan zevk almayı, sorumluluklarımızdan kaçmamayı ancak yaşayarak ve yaşatarak öğretebilirim.

Hayat bulutlar altında yaşanmayacak kadar kısa. Haydi güneşe çıkın!..



alıntı






Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır...

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 10:57.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory