![]() |
|
|
|||||||
| Hayata Dair.. Hayata dair küçük hikayeler, tavsiyeler özlü sözler.. Hepsi bu bölümde.. |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
BİR AŞK HİKAYESİDİR BU
O benim çocukluk aşkımdı. Çamlıca Tepesi'nde kâğıt helva sattığım ilkokul çağlarında tanışmış ve üniversiteyi kazandığım yıla kadar hep, birlikte gezmiştik. Ne zaman Çamlıca Tepesi'ne çıksam ya da gemiyle Avrupa yakasına geçsem, hep onu arar ve bana eşlik etmesini isterdim. Gemiye bindiğimiz zamanlar, bazen onu martılarla paylaşırdım. Buna kızacağını düşünürdüm hep. Ama onu martılarla paylaşmanın, bana apayrı bir neşe ve mutluluk verdiğini görünce, o da sevinirdi. Bizim birbirimize olan bağlılığımıza şahit olanlar, nasıl mesut olduğumuza şaşırırdı... Üniversiteyi kazandıktan sonra bu birlikteliğimiz sadece iki yıl sürebildi. Bu iki yıl içerisinde yeni edindiğim arkadaşlarım da, onunla birlikteliğimizi bitirmemiz için oldukça çaba sarf ettiler. İkinci yılın sonunda onların bu çabası sonuç verdi. Tahsil sahibi olacağımı, toplumun tahsil sahibi insanlara bakış açısını, onun bu hayata yabancı kaldığını anlattım... Boynunu büktüğünü hissettim. Hiçbir şey demedi. Zaten diyemezdi de... Fazla değil, yaklaşık beş ay sonra bir yenisini bulmuştum. Artık Çamlıca Tepesi'ne değil, lokantalara takılır olmuştum. Tahsilli olunca, lokantalarda buluşuluyormuş?!.. Aradan geçen dört koca yıl boyunca, bir çok yeni sevgili edindim. Ama hepsi de geçici oldu... 6 Ocak 1999 Çarşamba akşamı İstanbul Üniversitesi'nden öğretmenlik sertifikamı almış eve dönüyordum. İftar vakti de iyice yaklaşmıştı. Gemi, iskeleye varmadan ezan okunmaya başlayınca, bir çay istedim geminin büfesinden. Ve o an onu fark ettim. Evet, evet o idi. Aradan onca yıl geçtikten sonra, yine gemide karşılaşmıştık işte. Birden fikirlerim alt üst oldu. Onun çekici cazibesi karşısında direnmek mantıksızlıktı. Yavaşça yanına yaklaşıp, elimi uzattım. Yüzüme baktı mı bilmiyorum; ama sıcaklığı elimi yaktı. Yanındaki kısa boylu adama yetmiş beş bin lira başlık parası vererek, ona tekrar kavuştum. Onu orada bir bardak çayla beraber yiyip bitirdim. O günden sonra artık iki sevgilim birden var: Bir bardak çay ve o. Evet, bir aşk hikâyesidir bu. Cebi fakir; ama gönlü zengin bir gencin, simite olan aşkının hikâyesi... Yavuz AYDEMİR |
|
|
|
|
![]() LanedLi_meLeqh Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|