Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Hayata Dair..

Hayata Dair.. Hayata dair küçük hikayeler, tavsiyeler özlü sözler.. Hepsi bu bölümde..

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-21-2007, 09:10 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Kalfa
 
geshu. kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Ankara
Yaş: 18
Mesaj: 15,635
Konuları: 1694
Thanks: 155
Toplam 866 Konusuna 2,728 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 2247
Rep Puanı : 222966
Rep Seviyesi: geshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstargeshu. Repstar
geshu. kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla geshu. kullanıcısına Yahoo aracılığı ile mesaj yolla Send a message via Skype™ to geshu.
Kalp Sevgi nedir? Nerede bulunur?




Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış.

“Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir” diye başlıyor. “Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz?” diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor.
“Sevgi üç türlüdür!”
Birincinin adi “Eğer” türü sevgi!
Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adi takmış yazar. Örnekler veriyor: Eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer es olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. Toyotome “En çok rastlanan sevgi türü budur” diyor. Bir şarta bağlı sevgi..Karşılık bekleyen sevgi.. “Sevenin, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu” diyor yazar.. “Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır.”Yazara göre evliliklerin pek çoğu “Eğer” türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi giderek nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile “Eğer” türüne rastlanıyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için, çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama basarîli olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve döndüğünde babası öfkeyle “Sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone’ye gittin” diye bağırıyor. Delikanlı “Ama baba, vaktiyle sen de bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın” diyor. Baba daha çok kızarak, delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor.”Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı” diyor yazar. “Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı! “İnsanlar “Eğer” türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında.”Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek, bu genç adamın yaptığı gibi, yasamı sürdürmekle, ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir” diyor, Masumi Toyotome. İlginç değil mi?..

ÇÜNKÜ türü sevgi

Sonra da devam ediyor yazar, çünkü türü sevgi. Toyotome bu tür sevgiyi söyle tarif ediyor:”Bu tür sevgide kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır.” Örnek mi?..”Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin. (Yakışıklısın!)” “Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki..” “Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki..” “Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki.”Yazar, Çünkü türü sevginin, Eğer türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz, hoş bir şeydir, egomuzu okşar. Bu tür, olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün, “Eğer” türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki, bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artik ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yasama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfın en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW’si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler.”O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi?” diye soruyor, Toyotome. “Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz” diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi. “Acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz?” korkusu. Tüm insanların iki yani vardır. Biri dışa gösterdikleri. Öteki yalnızca kendilerinin bildiği.. “İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse” korkusu buradan doğar. İkincisi de. “Ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa.” endişesidir. Japonya’da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişanı bozup onu terk etmiş. Daha acısı. Aynı kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artik çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne bina edilmiş olduğundan bir günde yok olmuş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş. Japon yazar “Toplumlardaki sevgilerin çoğu ‘Çünkü’ türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insani hep kuşkuya düşürür” diyor. Peki, o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? “Ve iste sevgilerin en gerçeği yolda!

Üçüncü tür sevgi

Üçüncü tür sevgi benim ‘Rağmen’ diye adlandırdığım türdür” diyor yazar. Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında birsek beklenmediği için eğer” türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp, böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için “Çünkü” türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan “Bir şey olduğu için” değil, Bir şey olmasına rağmen” sevilir. Güzelliğe bakar mısınız? Rağmen sevgi. Esmeralda, Qusimodo’yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına “rağmen” sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda’ya Çingene olmasına “rağmen” tapar! “kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insani olabilir. Bunlara ‘rağmen’ sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karsılaşması şartı ile.”Burada insanin, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine “rağmen” olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar “Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur” diyor. “Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, basarî ya da ünden daha önemlidir.” Bunun böyle olduğundan nasıl emin? Hakli olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor. “Su soruma cevap verin” diyor. “Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, basarî ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize ‘Yasamamın ne yararı var’ diye sormaz mıydınız?” Devam ediyor Toyotome. “Su anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire basınızın üstüne çökmez miydi? O an yasam size anlamsız gelmez miydi?” “Diyelim sıradan bir yaşamınız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatınızı nasıl yasardınız?” diye soruyor ve yanıtlıyor: “Böyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yasayan ölü haline geliyorlar.” Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor “Rağmen” sevgiyi. “Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni ‘Rağmen’ türü sevgiyi şu anda yasamanız ya da Birgen bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır.”Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. “Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok” diye açıklıyor. Anlatıyor. “Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da ayni şeyi başkasından beklemektedir.” Peki, bu dünyada sevgi ne kadar var? Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve tevsik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asıl çarpıcı cümle en sonda. “Dünyadaki en büyük kıtlık, ‘rağmen’ türü sevginin yeterince olmayışıdır!”




''bayraklarımıza ve şehitlerimize ant olsun ki zaferi biz kazanacağız''
''ölüm orucu yeniden doğmaktır..''
''ve ben bu gücümle bir kez daha haykırıyorum! halkıma layık olacağım, yoldaşlarıma layık olacağım..''
''yaşamış sayılmaz zaten, yurdu için ölmesini bilmeyen..''
geshu. Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to geshu. For This Useful Post:
DarkShade (06-11-2008), DHeMLy-CHaY (06-12-2008)
Eski 06-02-2008, 04:57 PM   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
nesquik kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 20
Mesaj: 3,922
Konuları: 812
Thanks: 405
Toplam 412 Konusuna 959 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 1
Rep Gücü: 1933
Rep Puanı : 192918
Rep Seviyesi: nesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstar
Varsayılan Bir zamanlar..

Bir zamanlar, küçük tahta bir araba, hatta çirkin bez bir bebekle kesilirdi ayaklarımız yerden; dünyalar bizim olurdu; bakıp bakıp gülümserdik oyuncağımıza nedensiz sevinçlerimiz, numaradan göz yaşlarımız vardı.

Anında tepki verirdik, ertelemezdik. Yalanını yakaladığımızda büyüklerin, öfkelenirdik!

Zinde beyinlerimiz öğrenmeye, saf yüreklerimiz sevmeye hazırdı her şeyi. Binlerce lira sönük kalırdı, büyük, kırmızı bir uçurtmanın yanında; pamuk helva, elma şekeri, dondurma ziyafetti.

Yürekte değil tendeydi yaralarımız, çabucak kapanırdı.

En fazla mızıkçıydık, ihanetin karası sürülmemişti alınlarımıza Küstüğümüz olurdu da; bir öpücük, bir kucaklama, tatlı bir gülücükle unuturduk!

Nedenlere ihtiyacımız yoktu sarılmak için Aynı gün içinde hem kavga edip, hem ekmeğimizi bölüşebilirdik arkadaşımızla, nefreti bilmezdik.

Sevmek de, inanmak da çok kolaydı, riyayı tanımazdık! Masumluğumuzla emniyette, korunmasızlığımızla dokunulmazdık! Kötülük gelmezdi aklımıza, iyiydik!

Ne çok şey hayrete düşürürdü bizi; yıldızlar, çiçekler, böcekler, her şey ne kadar da gizemliydi!

Her yanıt, başka bir sorunun kapısını çalardı; her birimiz kaşif, her birimiz mucittik, asla yeterli gelmezdi öğrendiklerimiz… Hayat bir oyundu, belki saklambaç, biz ebeydik.

Ölüm, uzun bir yolculuğa çıkmasıydı sevdiklerimizin; dönecekleri günü iple çekerdik.

Aynı renkten, aynı ırktan olmamız, aynı dili konuşmamız gerekmezdi, yüreğimizle anlaşabilirdik.

İster köy yerinde çıplak ellerle, ister şehirde eldivenlerle yapalım kar toplarını, gülümserdik.

“Ne kadar güzel” diyene, ellerimiz titremeden uzatabilirdik oyuncağımızı…

Belki sadece, anne ve babamızı paylaşmak istemezdik kimseyle, sürekli ilgi beklemek hakkımızdı, bilirdik!

Kimimiz babamız gibi araba kullanmayı, aile kurmayı; kimimiz annemiz gibi yemek yapmayı, süslenmeyi isterdik.

Marifet sanırdık bir an önce büyümeyi…

Nedense, ben hiç istemezdim; belki bu yüzden biraz çocuk kalmışımdır.

Belki, ta o zamanlar hissetmişimdir, benim kadar mutlu olmadıklarını büyüklerin…

Belki, özümüze dönmek içindir; çocukluk arkadaşlarımla, hala yakar top, misket oynamamız…

Yeniden tertemiz olmak, nedensiz mutlu olmak içindir.

Kimsenin aklına gelmez bir çocuğa neden mutlu olduğunu sormak, oysa, yanıt isteriz büyüklerden,
her yeni yaşta büyüdüğü hatırlatılan çocukluğumla yaşıyrum,şeffaf duvarlar ardında korumaya çalışarak..



Herkes aynıyken, ben farklıydım. Şimdiyse herkes farklı, ben aynıyım...

Bu mesaj en son " 06-02-2008 " tarihinde saat 05:00 PM itibariyle nesquik tarafından düzenlenmiştir....
nesquik Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 06-02-2008, 07:55 PM   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Hızlı Üye
 
crz_prenses kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Şehir : Ankara
Yaş: 16
Mesaj: 252
Konuları: 1
Thanks: 37
Thanked 2 Times in 1 Post
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 191
Rep Seviyesi: crz_prenses Yeni Repcicrz_prenses Yeni Repci
Varsayılan

çok güzelmiş yaa paylaşımın için teşekkürler arkadaşım


.."Son-ders-i felaket" ne demektir? Su demektir:
Gelmezse eğer kendine millet, gidecektir!...

Mehmet Akif ERSOY



3 fidanlar unutulmadı unutulmayacakta.üçümüz gider üçbinimiz gelir.
crz_prenses Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-02-2008, 08:36 PM   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
FreiheiT 93 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Mar 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 15
Mesaj: 2,774
Konuları: 109
Thanks: 168
Toplam 60 Konusuna 173 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 1
Rep Gücü: 525
Rep Puanı : 52146
Rep Seviyesi: FreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 RepstarFreiheiT 93 Repstar
FreiheiT 93 kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

teşekkürler...


basimi kalbinin ustune koysam
nasil attigini anlatamam ki
seninle el ele tutussam
heyecandan olecegimi anlatamam ki
hep seninle kalsam yaninda olsam
seni sevdigimi anlatamam ki
ES
FreiheiT 93 Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-03-2008, 10:10 AM   #5 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
nesquik kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Aug 2007
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 20
Mesaj: 3,922
Konuları: 812
Thanks: 405
Toplam 412 Konusuna 959 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 1
Rep Gücü: 1933
Rep Puanı : 192918
Rep Seviyesi: nesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstarnesquik Repstar
Varsayılan

ben teşekkür ederim arkadaşlar



Herkes aynıyken, ben farklıydım. Şimdiyse herkes farklı, ben aynıyım...
nesquik Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-03-2008, 10:13 AM   #6 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumcu
 
poem34 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 3,139
Konuları: 722
Thanks: 786
Toplam 421 Konusuna 1,024 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1480
Rep Puanı : 147571
Rep Seviyesi: poem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstarpoem34 Repstar
Varsayılan

Marifet sanırdık bir an önce büyümeyi…

Nedense, ben hiç istemezdim; belki bu yüzden biraz çocuk kalmışımdır.

Belki, ta o zamanlar hissetmişimdir, benim kadar mutlu olmadıklarını büyüklerin…

Belki, özümüze dönmek içindir; çocukluk arkadaşlarımla, hala yakar top, misket oynamamız…

Yeniden tertemiz olmak, nedensiz mutlu olmak içindir.

Kimsenin aklına gelmez bir çocuğa neden mutlu olduğunu sormak, oysa, yanıt isteriz büyüklerden,
her yeni yaşta büyüdüğü hatırlatılan çocukluğumla yaşıyrum,şeffaf duvarlar ardında korumaya çalışarak..

Çok güzel bir paylaşım aldı götürdü yıllar öncesine saol canım...















Sil Baştan...
şgt
poem34 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-09-2008, 09:39 PM   #7 (permalink)
Üye Bilgileri
Bağımlı Üye
 
sukut-u hayal kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Şehir : Gaziantep
Mesaj: 983
Konuları: 385
Thanks: 158
Toplam 267 Konusuna 550 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 79
Rep Puanı : 7715
Rep Seviyesi: sukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyosukut-u hayal Buraları Repten Yıkılıyo
Varsayılan

Teşekkürler.Harika
sukut-u hayal Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-09-2008, 09:44 PM   #8 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
Giriş: Jun 2008
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 269
Konuları: 24
Thanks: 62
Toplam 8 Konusuna 21 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 14968
Rep Seviyesi: michael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcumichael. Usta Yorumcu
Varsayılan

tesekkürler begendim ;)
michael. Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-11-2008, 03:17 PM   #9 (permalink)
Üye Bilgileri
Yeni Üye
 
gulesafak kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2008
Şehir : Hatay
Mesaj: 41
Konuları: 21
Thanks: 8
Toplam 12 Konusuna 20 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 310
Rep Seviyesi: gulesafak Yeni Repcigulesafak Yeni Repcigulesafak Yeni Repcigulesafak Yeni Repci
Varsayılan

bende çocukluğumun o güzelliklerini çok özlüyorum ve hala kocaman bir çocuk yaşatıyorum içimde teşekkürler yeniden uyandırdığın için
gulesafak Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-11-2008, 05:00 PM   #10 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 26,885
Konuları: 4490
Thanks: 338
Toplam 1,173 Konusuna 2,430 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 5000
Rep Puanı : 203504
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

birleştirildii...




Majeure Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 12:05 PM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist

Clicky Web Analytics Clicky