Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Spor > Diğer Spor Dalları

Diğer Spor Dalları Atletizm, Yüzme, Tenis vb. Haberler Bu Bölümümüzde...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-05-2008, 02:02 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Masa Tenisi Genel Bilgiler




MASA TENİSİNİN TARİHÇESİ



Nispeten genç bir spor olmasına (tenisten daha yeni ve basketboldan biraz daha eski) rağmen, masa tenisinin kaynağı hiç bir zaman kesin olarak bilinmemektedir. .

Bu sporun salon tenisi adıyla bilinen en eski şekli 1880 li yıllarda Hindistan ve Güney Afrika'daki İngiliz ordu subayları tarafından oynanırdı. Puro kutularının kapaklarını raket, yuvarlatılmış şarap şişesi mantarlarını da top olarak kullanırlardı. File olarak da kitapları kullanıyorlardı.

1890 lı yıllarda İngiltere'de bu oyunun diğer versiyonları geliştirildi. Bunlar "whiff whaff" ve "gossima" gibi değişik isimlere sahiptiler ve Parker Brothers firması masaya kurulabilen portatif net, dışı file kaplı küçük bir top ve minyatür raketlerden oluşan salon tenisi kitleri satmaya başladı.

1900 yılında Amerika'yı zayaret eden İngiliz James Gibb, dönerken yanında bazı içi boş selüloid toplardan getirdi ve arkadaşlarıyla salon tenisini bu topları kullanarak oynamaya başladı. Gibb, topun rakete ve masaya çarptığı zaman çıkardığı sesi temsil eden "ping pong" ismini kulanmaya başladı.

Fakat 1901 yılında İngiliz spor ekipmanları üreticisi olan John Jacques "Ping Pong" ismini kendi adına tescil ettirdi ve bu ismin Amerika haklarını Parker Brothers firmasına sattı. Onlar da yeni kitlerini bu isimle çıkardılar.

Bir başka İngiliz, E. C. Goode, 1902 yılında tahta raketinin yüzeyini pürüzlü lastikle kaplayarak topa falso vermeyi başardı. Aynı yıl İngitere'de Ping Pong Federasyonu kuruldu fakat isim hakkının Parker Brothers firmasında olmasından ve dolayısıyla ekipmanların çok pahalıya çıkmasından dolayı 3 yıl sonra kapandı.

Buna rağmen diğer üreticilerin genel bir isim olan table tennis (masa tenisi) adı altında sattıkları ekipmanlarla bu spor İngiltere ve Avrupa'da sessizce yaygınlaştı. 1921 yılında İngiltere'de yeni bir masa tenisi federasyonu kuruldu. Peşinden de 1926 yılında İngiltere, İsveç, Macaristan, Hindistan, Danimarka, Almanya, Çekoslovakya, Avusturya ve Galler'in Berlin'de yaptıkları toplantıda Fédération Internationale de Tennis de Table (International Table Tennis Federation - Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu) kuruldu.

İlk dünya şampiyonası 1927 yılında Londra'da yapıldı. Bu yıldan 2. dünya savaşına kadar tüm şampiyonalar Macaristan'ın egemenliği altında geçti. Bu zamanların en iyi oyuncuları bayanlarda yedi dünya şampiyonası kazanan Macar Maria Mednyanszky ve beş defa dünya şampiyonu olan yine Macar Viktor Barna'ydı. Çekoslovakya ve Romanya'lı sporcular da bazı şampiyonaları kazandılar.

Amerika Ping Pong Federasyonu 1930 yılında kuruldu fakat sadece Parker Brothers firmasının ekipmanları kullanılabildiği için üye sayısı fazla olamadı. 1933 yılında iki rakip federasyon daha kuruldu. Bunlar U.S. Amatör Masa Tenisi Federasyonu ve Ulusal Masa Tenisi Federasyonuydu. Bu üç gurup 1935 yılında birleşerek U. S. Masa Tenisi Federayonu adını aldı. 1994 yılında da adını U.S.A. Table Tennis olarak değiştirdi.

İkinci dünya savaşından sonra bir süre daha orta Avrupalı oyuncuların egemenlikleri sürdü. 1953 yılından itibaren Asya'lı oyuncuların egemenliği başladı. Asya'lı yıldız oyuncuların aniden ortaya çıkmalarının bir sebebi Japon Horoi Satoh'ın 1952 yılında ilk defa kullandığı süngerli lastiklerin kullanılmaya başlamasıdır. Bu yeni malzeme oyunu hızlandırdı ve oyuncuların topa daha fazla falso vermelerine imkan sağladı.

Asya'lı oyuncular "Penholder tutuşu" adı verilen ve raket sapının başparmak ile işaret parmağı arasında tutulduğu bir tutuş şekli geliştirdiler. Bu tutuş şeklinde her tür vuruş için raketin aynı yüzünü kullanıyordu (artık bu tutuş ile raketin her iki yüzünü de kullanan oyuncular vardır). Bu tutuş bugün bir çok üst seviye uluslararası oyuncu tarafından kullanılmaktadır.

1988 yılında masa tenisi erkek ve bayanlarda tekler ve çiftler müsabakalarını içeren olimpik bir spor haline geldi.



Source : Hickoksports.com




Bugün Daha Aşinayım Yalnızlığa
DHeMLy-CHaY Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-05-2008, 02:04 PM   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

DÜNYA ŞAMPİYONASI SONRASI SCHLAGER İLE YAPILAN RÖPORTAJ

31 Mayıs 2003

Gazeteci: Bize dünya şampiyonasından önceki durumundan bahseder misin?

Schlager: Çok iyi durumdaydım. Avrupa şampiyonasında karışık çiftlerde birinci olduk. Teklerde de çok iyi oynamıştım. Ayrıca dünya şampiyonu olduğum için de çok mutluyum.

G: Turnuva başlangıcında kazanabileceğini düşünmüş müydün?

S: Ben çok şanslı bir oyuncuyum. Fikstürü ilk gördüğüm zaman kazanma şansım olduğunu biliyordum.

G: Bize Wang Liqin ve Kong Linghui ile yaptığın maçlardan bahset.

S: Dünyadaki üst seviye oyuncular arasında çok fazla fark yok. Şüphesiz ki bu iki maç çok çekişmeli ve heyecan vericiydi. Hayranlarımız için çok iyi maçlar yaptık. Sonunda kazanmamın sebebi turnuvada normalin aksine çok istekli olmamdı. Jinan'daki dünya kupasında Kong'a karşı kaybetmiştim ama biliyorum ki her oynadığımız maçta kazanma şanslarımız eşit. Jinan'da sağ kolum sakatlandı ve bir atlet olarak belki de çekilmeliydim. Ama bir maç yüzünden geleceğimin etkilenmesini istemedim. Maç çok zorlu geçti ve bu maçtan çok şey öğrendim. Dünya şampiyonasındaki yarı final maçı oynadığım en iyi maç değildi, ama Kong'a oranla daha kararlı, daha odaklanmış, zihni daha kuvvetli ve daha canlı olan bendim.

G: Çin takımının dünya şampiyonasındaki performansı hakkında ne düşünüyorsun?

S: Takım olarak Çin tartışmasız dünyanın en iyi oyuncularına sahip. İyi hazırlanmışlardı ve çok üst seviyede oynadılar. Tek erkekleri kazanamadılar fakat yaptıkları bir hatadan dolayı değil. Hepimiz çok üst seviyede oynadık. Oyun kapasiteni gösterecek şekilde oynadığın sürece kaybetmenin utanılacak bir tarafı yok.

G: 11 sayılık setlere alıştın mı? 11 sayılık setleri mi, yoksa 21 sayılık setleri mi daha çok seviyorsun?

S: 11 sayılık setlerle dünya şampiyonu olmama rağmen, 21 sayılık setleri daha çok seviyorum. Bunun sebebi eskiden böyle oynanıyor olması. Neredeyse 20 yıldır oynuyorum ama şimdi herşey birden farklılaştı. Tüm oyuncuların yeni kurallara adapte olması gerekiyor. Seyredenlere daha heyecanlı geldiği için ve her an sürprizler olabileceği için 11 sayılık setleri daha çok sevmeye başlıyorum.

G: Çin'deki bir çok medya kuruluşu "Tian Wan" adında gerçek bir kişi var mı diye merak ediyor. (Chung'un notu : Tian Wan, Schlager'in yanlışlıkla evlendiği iddia edilen kişi).

S: Benim eski karım ve Haziran 2002 de boşandık. Şimdi yarı asyalı olan bir Alman kız arkadaşım var. Çin'deki bazı medya kuruluşlarına dedikodular çıkarttıkları için çok kızgınım ve www.cn-tt vasıtasıyla bu konuya bir açıklık getirebileceğimi umuyorum. Bence şimdi Çin'li gazetecilerin iyi arkadaşım olan Tian Wan'dan özür dilemelerinin zamanı. (Chung'un notu: Tain Wan Hırvatistan'da çalıştırıcı/oyuncu olarak görev yapıyor).

G: TV yayınlarında yaşlı bir adamın yüksek sesle bağırarak sizi desteklediğini gördüm. Bu kişi babanız mıydı?

S: Finallerde son sayıyı kazandıktan sonra yaşlıca bir adam oyun alanına koştu. Belki de insanlar benim her oynadığım turnuvada, mesela Eindhoven'daki dünya şampiyonasında olduğu gibi onun da türübünde olduğunu farkettiler ve benim babam sandılar. Aslında kendisi Avusturya masa tenisi federasyonunun başkan yardımcısı.

G: Bize ailenden bahset.

S: Bir çok Çin'li hayranımın benimle ilgilendiğini ve benim hakkımda daha çok bilgi sahibi olmak istediğini biliyorum. Benim 3 tane ağabeyim var. Anne ve babamıza çok yakınız. Onların bana olan desteği benim en iyi sonuçları almamı garanti ediyor. Benim kendi çocuğum yok.

G: Lütfen hayranlarına bir şeyler söyle.

S: İlginiz ve desteğiniz için tekrar teşekkür ediyorum. Yakında Çin'e geleceğimi ve CTTA turnuvalarında oynayabileceğimi umuyorum.

Schlager hala dünya şampiyonu olmanın keyfini çıkartıyor. Güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgiye göre 2003 Pro_Tour finalleri Çin'de yapılacakmış. Schlager'i tekrar Çin'de oynarken görme imkanımız olacak.

Copyright Chung Lau

Tercüme : Ertan Patır




Bugün Daha Aşinayım Yalnızlığa
DHeMLy-CHaY Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-05-2008, 02:04 PM   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

ÇALIŞTIRICI YIN XIAO DÜNYA ŞAMPİYONASI HAKKINDA KONUŞUYOR

4 Haziran 2003

Paris'deki dünya şampiyonasında Çin'lilerin kazanamadığı yegane kategori, ağırlığı en fazla olan tek erkeklerdi. Ulusal takım şampiyonadan dönünce üç buçuk günlük bir dünya şampiyonasını değerlendirme toplantısı yaptılar. İlk olarak oyuncular bireysel raporlarını sundular. Daha sonra çalıştırıcılar her oyuncu için yorumlarını belirttiler. Daha sonra çalıştırıcılar bir toplantı yaparak dünya şampinasına ön hazırlık aşamasını, çalışmaları ve dünya şampiyonası maçlarını analiz ettiler. Her konu çok detaylı bir şekilde incelendi. Bu toplantılardan sonra muhabirimiz erkek takımlarının başantrenörü olan Yin Xiao ile bir röportaj yaptı. Yin, tek erkekler kategorisini kaybetmenin en büyük sebebinin zihinsel sorunlar olduğunu belirtti.

"Hepimiz tek erkeklerin en zor kategori olduğunu biliyoruz. İlk 8 e takımımızdan 4 oyuncu girdi. Bu bizim gücümüzü gösteriyor. Biz iyi durumdaydık, ama kritik maçlarda ve kritik sayılarda oyuncularımız çok baskı altında kaldılar. Çok tutucu bir şekilde oynadılar, öğrendikleri bazı teknikleri ve taktikleri hiç kullanmadılar. Bu da maç kayıplarına sebep oldu. Bunun en tipik örneği Wang Liqin-Werner Schlager maçı. Teknik açıdan baktığınızda Schlager Wang'dan daha iyi değil. İlk 6 sette Wang öndeydi, ama 6. sette 10-6 öndeyken kafasında bazı sorunlar oluşturdu. Genelde tek erkekler maçlarında Çin'li oyuncular sıkça 7. setleri kaybettiler. Bu da kritik sayılarda icraat yapabilmenin eksikliğini gösteriyor".

"11-sayılık setler sonuçların rastgele olmasını artırıyor. Benzer seviyede olan iki oyuncu karşılaştığı zaman, sonucu belirleyen ana etken zihinsel faktörlerdir. Kritik sayılar, daha önce atak yapan, daha önce taktik değiştiren ve daha agresif olan oyuncular tarafından kazanıldı. Bu konuda Çin'li oyuncular yeteri kadar iyi değildiler".

"Geçen yılki Asya oyunlarında takımımız amaçlarına ulaştı ama rakiplerimiz aradaki farkı kapatıyorlardı. O zamandan beri yeni kuralları takım olarak inceleyip inceleyip analiz ettik ve yeni çalışma yöntemleri geliştirdik. Dünya şampiyonası temelde bu yeni çalışma yöntemlerimizin etkili olduğunu gösterdi. Tek erkeklerde kaybetmemizin sebebi bizim daha çok teknik ve taktik çalışma yapmamız ve zihinsel çalışmaları yeteri kadar yapmamış olmamızdır. 21 sayılık setler zamanında beyin olarak hazır olmanın ve azmin önemini daima vurgulardık. Şimdiki 11 sayılık sistemde risk almaya hazır olmayı ve canlı oynamayı daha çok vurgulamamız gerekiyor. Bugüne kadarki çalışmalarımızda bunlar eksik kaldı".

Yin, Schlager ile Joo Se Hyuk'un finale kalmalarında biraz da şanslarının etkisi olduğunu düşünüyor.

"Her ikisi de dünyadaki en kuvvetli oyuncular değil. Diğer taraftan, onların finale kalmalarının objektif sebebi de var. Schlager'in servisleri ve 3. topa yaptığı ataklar Çin'li oyuncuların seviyesinde ve agresif bir oyun stili var. 11 sayılık setlerde sıkça avantajı eline geçirebiliyor. Wang Hao ve Ma Lin iki kesmeciye karşı kaybettiler. Bunun sebebi ilk olarak, geçmişte kesmecilere karşı bir üstünlüklerinin olmamasıydı. İkinci olarak ise yeteri kadar all-round (her türlü oyuna uygun) teknikleri yok. İyi bir all-round oyuncu her türlü stile karşı oynayabilmeli. Bu da gösteriyor ki müdafa stilinde hala hayat var. Özellikle de Ding Song'un oyun özelliklerini benimseyip üzerine kendi gelişimlerini eklemiş olan Joo'nun stilinde. Defansı ve ofansı dengeleyip, spin ve vuruş noktası seçimini çok sıkıca kontrol ediyor. Sadece ofansı defans ile karıştırmayıp, devamlı atak yapabilme kabiliyeti Joo'nun stilinde çok kuvvetli." Yin ayrıca son iki yılda takımının müdafacılara karşı oynamaya yeteri kadar önem vermediğini de itiraf etti.

Genelde Yin genç oyuncuların performansından memnun, özellikle de Timo Boll'u yenerek Avrupalılara büyük bir darbe vuran Qiu Yike'nin performansından memnun. "Ayrıca Qui bu büyük galibiyetten sonra oyun seviyesini bozmadan sonraki iki maçında da iyi oynadı. Bu kolay birşey değil. Yüksek umutları olan Wang Hao'nun katıldığı ilk dünya şampinasıydı. Teklerde kaybetmesine rağmen çiftlerde ikinci, karışık çiftlerde ise üçüncü oldu. Görevini başarılı bir şekilde yerine getirdi diyebiliriz. Ayrıca bu genç oyuncularımızın belirli bir seviyeye geldiklerinin bir göstergesi. Fakat büyük turnuvalarda tecrübe eksiklikleri olduğunu ve zihinsel olarak hazır olmadıklarını da görebiliyoruz. Örneğin Wang Hao bazı hatalar yaptı. Eğer istekli ve zihinsel olarak kuvvetli olsaydı bu hatalardan kaçınabilirdi".

"Olimpiyatları ve dünya takımlar şampiyonalarını hevesle bekliyoruz. Tek erkeklerdeki mağlubiyetler takım için alarmın çalmasına sebep oldu. Bundan sonra rekabetin daha da zorlu olacağını söyleyebiliriz. Asya oyunlarından sonra geliştirilen çalışma yöntemlerini kullanmaya devam edeceğiz. Ayrıca zihinsel çalışmaları da artıracağız. 11 sayılık setler için özel bir zihinsel çalışma yöntemimiz yoktu, ama şimdi biliyoruz ki buna ihtiyacımız var. Yüksek teknik seviyemizin devam edeceğini varsayarsak, eski başarımızı getirmede anahtar rolü oynayacak olan etken zihinsel kuvvetlilik olacaktır".

Copyright Chung Lau

Tercüme : Ertan Patır




Bugün Daha Aşinayım Yalnızlığa
DHeMLy-CHaY Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-05-2008, 02:04 PM   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

KONG PENHOLDER OYUNCULARLA OYNARKEN

(Chung'un Notu: Bu röportaj "Table Tennis World" dergisinin Haziran 2002 sayısında yayınlanmıştır. Röportajı yapan gazeteci Li Kefei'dir.)



Gazeteci: Bize göre penholder oynayanlara karşı oynamayı en iyi bilenlerdensiniz. Tecrübelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Kong Linghui: Penholder oynayanların genelde backhand tarafları daha zayıftır. Gerçi bu konuda Çinliler diğer yabancılardan farklıdır. Bizdeki oyuncular becerilerine ters backhand loop vuruşunu da eklediler ve bu onların backhand taraflarından atak başlatmalarını kolaylaştırdı. Ayrıca Çinli penholder oyuncuları 3. topa atak konusunda çok güçlüdürler ve "öldürücü" atak yaparlar. Uzun top gidiş-gelişlerinde daha zayıftırlar, fakat ilk 3 top becerileri çok yüksektir. Penholder oyuncuların çoğu Asya'dadır ve Kore gibi ülkelerin oyuncuları genelde tek taraftan loop yaparlar ve backhand vuruşları nispeten daha zayıftır.

G: Ma Lin'e karşı oynarken, Kim Taek Soo veya Chiang Peng Lung'a oranla göre farklı bir strateji uyguluyor musunuz?

Kong's backhand serve K: Belirgin farklılıklar vardır. Ma Lin ile çok oynarım ve birbirimizin oyununa yabancı değiliz. Çin'li oyuncular farklı sünger kullanırlar ve bu yüzden bana biraz ters gelirler. Chiang da Kim'den epeyce farklıdır. Chiang'ın iyi blokları vardır ve Kim gibi tek taraftan loop yapan birisi değildir. Kim backhand tarafı ile blok yapıp şut atar, fakat esas silahı forehand tarafıdır. Yani herkes biraz farklıdır. Genelde Chiang gibi oyuncuların, düz raket tutan oyuncular gibi topu oyunda uzun süre tutma özellikleri yoktur. Ayrıca atak başlatmak ve spin yapmak konusunda backhand vuruşları daha zayıftır.

G: Chiang ile oynarken vuruşlarınızı onun hangi tarafına yapıyorsunuz?

K: Bu duruma bağlıdır. Biz genelde penholder oynayanlara karşı önce sağ taraflarına, sonra da sol taraflarına atak yaparız. Bu tür oyuncular backhand taraflarına gelen topların etrafından hızlı bir şekilde dolaşıp forehand vuruş yapabilirler. Fakat forehand taraflarına gelen toplarda nisbeten daha zayıftırlar. Onların forehand vuruşunu backhand taraflarına döndürebilirseniz avantaj size geçmiş olur. Tabii bu oyundaki şartlara da bağlıdır. Forehand tarafından yaptıkları atakları durduramazsanız baskı altına girersiniz.

G: Benim gördüğüm kadarıyla, Ma Lin gibi oyunculara karşı oynarken genelde backhand tarafınızla bileğinizi hızlı bir şekilde çevirerek topu açıyorsunuz, peşinden de backhand vuruş veya hızlı bir loop vuruşu yapıyorsunuz. Backhand vuruşunuzu yaparken çok hızlısınız ve bu rakibe topun etrafından dolaşıp iyi bir vuruş yapma imkanı vermiyor. Bu da sizin sayının kontrolünü elinize almanıza ve rakibin forehand tarafına atak yapmanıza veya gelen zayıf loop vuruşuna karşı loop yapmanıza imkanı veriyor.

K: Genelde bunu her zaman yapabilseydim çok iyi olurdu. Fakat rakibiniz kesinlikle sizi kısıtlayacak ve kendi oyununuzu oynamanıza izin vermeyecektir. Oyunu hızlı top gidiş gelişleri şekline sokmayacak, bunun yerine ilk 3-top becerilerini kullanarak sizi kontrol etmeye çalışacaktır. Biz bir maç sırasında daima rakibimizi kısıtlayıp kontrol altına almaya çalışırız. Uzun top gidiş gelişlerinde düz raket tutanlar daha avantajlıdırlar. Fakat bu aşamaya gelebilmek için servisi iyi karşılamanız gerekir. Penholder oynayanları kontrol altına alabilmek için servislerini değişken şekillerde karşılamanız gerekir. Bu onların 3. top ataklarının gücünü ve vuruş etkisini azaltır ve sizin şansınızı çok artırır. Eğer bunu yapamazsanız oyunu hızlı top gidiş gelişi şekline sokamayabilirsiniz.

G: Bir keresinde Ma Lin ile oynarken, backhan vuruşunuz ile topu açtığınız anda o topun etrafından dolaşıp bir sonraki vuruşunuzu beklemiyordu. Bu onun için büyük bir ilerleme miydi?

K: Evet, çünkü benim oyunumu tanıyor ve benim yapacağım vuruşları ve spin çeşitlemelerimi tahmin edebiliyor. Bu yüzden daha erken haraket edebiliyor. İyi tanımadığı rakiplerle oynarken rakibini tanıyıncaya kadar biraz daha temkinli davranması gerekecektir.

G: Bence Ma Lin'in topun etrafından dolaşıp düz karşıya doğru yaptığı forehand vuruşları size daha büyük bir tehdit oluşuyordu. Bu doğru mu?

K: Düz karşıya yapılan kuvvetli loop vuruşları herkes için bir tehdittir. Kim Taek Soo'da bunu çok yapar. Genelde penhold oynayanların backhand taraflarına gelen topların etrafından dolaşıp forehand vuruş yapabilme becerileri yüksektir.

G: Ma sizin backhand vuruşlarınızla karşılaşmamak için daha çok düz karşıya vuruş yapıyor gibi geldi bana.

K: Bu benim bu toplara karşı yaptığım vuruşların kalitesine bağlıdır. Forahand tarafımla iyi vuruş yaparsam rakip topu başka yerlere atmayı deneyecektir. Mesela masanın ortasına veya çapraz karşıya gibi. Genelde penholder oynayanlar bugünlerde daha sık düz karşıya vuruş yapmaya başladılar. Buna forehand tarafından yaptıkları vuruşlar da dahil. Bu vuruşlar daha büyük bir tehdit oluşturuyor.

G: Bence siz çapraz yapılan vuruşlara karşı çok iyi blok yapabiliyorsunuz.

K: Her zaman değil. Maç yaparken ve bir kaç set oynadıktan sonra rakibin nerelere vuruş yaptığını anlıyorsunuz. Başlangıçta masanın her yanını korumaya alıyorken, daha sonra rakibin vuruşlarını gözlemleyerek nerelere vuruş yapacağını tahmin edebiliyorsunuz.

G: Amatörler arasında, düz raketle oynayanlar genelde shakehand oynayanların backhand taraflarına uzun kesme top atarlar, veya backhand taraflarına uzun servis atarlar.

K: Üst seviye oyuncularda bu işe yaramaz. Oyuncular topun etrafından dolaşıp çok iyi forehand atak yapabilirler. Bu yüzden onların backhand taraflarına uzun kesme yapmak aptalca olur. En iyisi topu açarak ataklarının etkisini azaltmaya çalışmak ve oyunu uzun top gidiş gelişi şekline döndürmektir.

G: Düz karşıya yaptığınız backhand vuruşlarınızı nasıl kontrol ediyorsunuz?

K: Esas olarak bilek ile, peşinden de bel ile. Ayrıca ağırlık merkezinizi de değiştirmelisiniz. Eğer sadece elinizi kullanırsanız vuruşlarınız tutarlı olmayacaktır.

Copyright Chung Lau

Tercüme : Ertan Patır




Bugün Daha Aşinayım Yalnızlığa
DHeMLy-CHaY Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-05-2008, 02:05 PM   #5 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

LIU GUOLIANG OYUNU HAKKINDA KONUŞUYOR

(Chung’un Notu: Bu röportaj Katar Açık turnuvasından hemen sonra yapıldı ve Table Tennis World dergisinin mayıs ve haziran 2002 sayılarında yayınlandı. Gazeteci, Liu Guoliang'a amatör oyunculara faydası olabilecek konulardaki fikirlerini sordu. Soruları soran gazeteci Li Kefei'dir.)

Gazeteci: Hayatınızda hiç oynamadığınız birisiyle karşılaşırsanız, rakibin zayıf taraflarını en kısa sürede nasıl anlayabilirsiniz ?

LGL: İlk önce raketine ve kullandığı lastiklere bakmak gerekir. Pütürlü mü, düz mü yoksa uzun tırtıl mı? Raketi shakehands mi yoksa penholder olarak mı tutuyor? Sağ elle mi, yoksa sol elle mi oynuyor? Rakibiniz de sizin oyununuzu tanımadığını bilerek, kendi oyununuzu oynamaya çalışmalı iyi yaptığınız şeyleri yapmalısınız. Böylece oyun içinde üstünlüğü ele alır ve rakibin zayıflıklarını daha iyi gözlemleyebilirsiniz. Eğer korkak ve pasif oynarsanız, rakibin zayıflıklarını keşfedene kadar, maçı kaybetmeye çok yaklaşmış olabilirsiniz.

Rakibinizin stiline bakın. Her stilin bir zayıf tarafı vardır, dolayısıyla her stile karşı oynamanın da temel bir yöntemi vardır. Oyuna başlama şekli bu olmalıdır. Genelde solak oyuncular masanın bir kenarından diğerine gidip gelmeyi sevmezler. Her solak oyuncu bu tür oyun stratejisinden korkar. Bu yüzden solaklara karşı bu türde oynamalısınız. Bu tür oyuna karşı bazı solak oyuncular diğerlerine göre daha başarılıdırlar. Topu rakibin forehand tarafına oynarsanız ve forehandinin çok iyi olduğunu görürseniz, muhtemelen backhand tarafı daha zayıftır. Eğer rakibin forehand tarafı çok kuvvetli değilse, fakat backhand tarafı çok hızlı ve topu istediği noktaya atabiliyorsa, o zaman kuvvetli yanı backhand tarafıdır. Sağ elle oynayan ve raketi düz (shakehands) olarak tutanlara bakalım. Genelde raketi bu şekilde tutanlar kısa toplarda, özellikle de ortanın biraz forehand tarafına atılan kısa toplarda iyi değillerdir. Bu tür toplarda penholder tutanlara oranla daha zayıftırlar. Oyunu açmak için bu noktalara atak yapmalısınız. Forehand-forehand top gidiş-gelişlerinde genelde çapraz köşelere vuruş yapılır. Backhand-backhand top gidiş gelişlerinde, eğer siz tempoyu devam ettirebileceğinizi düşünüyorsanız, rakibinizin backhand tarafı nispeten zayıf demektir. Eğer tempoyu devam ettirmekte zorlanıyorsanız, o zaman topu ortaya doğru veya rakibin forehand tarafına doğru yönlendirmelisiniz. Raketi düz tutanlar (shakenhands) ortaya gelen toplara daha yavaştırlar. Bu yüzden siz topu bu noktaya atıp sonra aniden köşelere atak yapmalısınız. Raketi penholder olarak tutanlar backhand taraflarına geniş açıyla gelen toplara karşı zayıftırlar ve forehand tarafılarına peşinden de backhand taraflarına gönderilen toplardan korkarlar. Genelde normalde iyi yaptığınız şeyleri yapmalı ve rakibinizi bu şekilde test etmelisiniz.

G: Hangi servisleri kullanacağınıza nasıl karar veriyorsunuz ?

Liu Guoliang LGL: Eğer birbirinizi tanımıyorsanız en etkili servislerinizi kullanmalısınız. Farzedelim ki sizin çok iyi bir yan spinli servisiniz var, İlk önce bu servisi kullanmalısınız. Bu servisi attıktan sonra oyunu açmakta, atak yapmakta veya kendinize avantaj sağlamakta zorlanıyorsanız, o zaman spinli/spinsiz veya backhand bir servis denemelisiniz. Bazı oyuncular yan spinli servisleri karşılamakta başarılıdırlar, fakat falsolu/falsosuz servislere karşı başarısızdırlar. En iyi servisinizin yan spinli servis olmasına rağmen, rakibiniz bunu harika bir şekilde karşılıyor olabilir. Belki de başkabir tür servisi karşılamakta zorlanıyordur, ve sizin en iyi servisiniz olmamasına rağmen denemeniz gereken de budur.

G: Siz normalde yan-üst ve yan-alt falsolu servisler kullanırsınız.Spinli/spinsiz servisleri pek kullanmazsınız. Bu doğru mu ?

LGL: Evet. Ma Lin spinli/spinsiz servisleri benden çok daha fazla kullanır, bunun sebebi farklı stillerimizin olmasıdır. Ma'nın forehand atak başlatması benden daha iyidir, ayrıca ayakları da daha iyi çalışır. Genelde spinli/spinsiz servis attığınız zaman gelen toplar çok yüksek kaliteli değildir, bu yüzden atak yapmak biraz daha kolaydır. Ben stilim daha "gaddarcadır" ve benim yan spinli servislerimde çok değişik falsolar vardır. Rakibin karşılarken çok dikkatli olması gerekir. Ben servislerden daha çok doğrudan sayı kazanırım, fakat rakip servisimi doğru karşılarsa, atak başlatmak benim için çok zor olur.

G: Dr. Zhang gibi araştırmacılarımız rakipleriniz hakkında bir çok istatistiki bilgi topladılar ve onların kuvvetli ve zayıf tarafları hakkında analizler yaptılar. Onların servislerinin nasıl karşılanması veya onlara karşı nasıl oynanması gerektiği konularında tavsiyelerde bulundular. Sahaya çıktığınızda onların tavsiyelerine uyuyor musunuz ?

LGL: O analizler doğru ve genelde elinizde olması çok iyi. Fakat tek başına onlara güvenemezsiniz. Uygulayacağınız strateji oyunculara bağlıdır. Mesela, onların Waldner'in stili hakkında çok detaylı analizleri var, ve genelde bu bizim tecrübelerimizle uyuşuyor. Fakat Kong Waldner'e karşı benim oynadığıma göre çok farklı oynuyor. Neredeyse ikimizin de tamamen zıt yaklaşımlarımızın olduğunu söyleyebilirsiniz. Waldner'in iyi varyasyonları vardır ve Kong ise çok "allround" dur. Bu yüzden Kong genelde Waldner'e karşı basit bir oyun oynamaya çalışır. 10 sayının 8 tanesi birbirine çok benzerse Kong kesinlikle o maçı kazanacaktır. 10 sayının 8 tanesi farklı ise Kong'un başı dertte olacaktır. Ben Waldner'le oynarken durum farklıdır. Muhtemelen 10 sayının hepsi birbirinden farklı olacaktır. Stiller birbirine benzediği zaman maç, kimin daha iyi icra ettiğine ve kimin daha etkin özelliklerinin olduğuna bağlıdır. Ben önce kendi güçlü yönlerimi onunkilerle denkleştirmeye çalışırım. Bu işe yaramazsa o zaman ben kendi zayıf taraflarımı onun zayıf taraflarıyla denkleştirmeye çalışırım. Benim zayıf taraflarım benim genel stilim, hız eksikliğim ve topu oyunda uzun süre tutabilme (rallying) zayıflığımdır. Bunlar aynı zamanda Walner'in de zayıf taraflarıdır. Bazen Waldner'i zayıf olduğu oyunu oynamaya zorlamam gerekir. Yani herkes biraz farklıdır. Eğer Kong Wang Liqin'e karşı topun çok gidip geldiği bir oyun stiliyle oynarsa dezavantajlı olacaktır. Ama Kong'un topu hissetmesi harikadır ve oyun içinde taktik değiştirmesi Wang'dan çok daha iyidir. Bu yüzden Wang ile oynarken vuruşları devamlı değiştirmesi gerekir. Eğer 10 sayıdan 8 tanesi birbirine benziyorsa Kong, Wang karşısında dezavantajlı olacaktır.

G: Sizin çok kaliteli servisleriniz var. Pütürlü lastikle oynuyorsunuz ama testler servislerinizin Milli takım ortalamasının üzerinde falso içerdiğini gösteriyor. Bilginizi bizimle paylaşır mısınız ?

Liu Guoliang LGL: Servis için çok çalışma gerekir, ayrıca benim de biraz becerim var. Kong'un becerileri muhteşemdir fakat servisleri çok "amatörcedir". Zayıf taraflarını diğer becerilerini geliştirerek kapatabilir. Her gün servis çalışması yapar fakat becerisi biraz azdır. Ayrıca her gün temel beceri çalışması yapar ve oyun temeli çok iyidir. Ben hızlı öğrenebildiğimi düşünüyorum. Bunun sebebi kısmen çalışmayı sevmem, kısmen de spini anlama kabiliyetimin olması. Aslında ben takım arkadaşlarıma göre daha az servis çalışması yaparım. Servislerimin bir çoğunu da diğerlerinden öğrendim. Örneğin, birisinin servislerini karşılamakta zorluk çekiyorsanız, siz de aynı servisleri atmayı öğrenmeye çalışmalısınız. Başlangıçta çok spinli olmayabilir, fakat bir süre sonra, başkalarının da bu servisleri karşılamakta zorlandıklarını farkedersiniz. Bu aşamada belki siz aynı servisi öğrendiğiniz kişiden daha iyi atıyor olabilirsiniz ve bu artık sizin servisiniz olmuştur. Muhtemelen Kong servisler hakkında düşünmeye çok zaman ayırmamıştır. Zamanını backhand ile forehandini nasıl birbirleriyle entegre edeceğini düşünmeye harcamıştır. Yani her oyuncunun bir uzmanlığı vardır. İyi servislerim olduğu zaman 3. topa atak yapma avantajımı sonuna kadar kullanırım. Kong ise sağlam bir all-round oyun oynamanın daha önemli olduğunu düşünüyor olabilir.

G: Yan-üst ve yan-alt falsolu servisleri karışık olarak kullandığınız zaman rakibin aklını nasıl karıştırıyorsunuz?

LGL: Sol kolumu vuruşu gizlemek için kullanırım (editörün notu : artık yasaklandı), ayrıca raket açısını ve servisten önce ve sonraki yanıltıcı hareketleri kullanırım. Topla temas noktasını sol kolumla gizlerim ve temastan sonra kol hareketim devam eder. En iyisi vuruştan sonraki hareketin değişik spinler için aynı olması veya daha da iyisi gerçek falsonun tersini göstermesidir. Yan-üst falsolu bir servisi atarken takip hareketinin yan-alt serviste olduğu gibi aşağıya doğru olması gibi. Veya yan-alt falsolu bir servis atarken takip hareketinin yukarıya doğru yapılması gibi. Değişik servis hareketleriyle aynı falsoyu verebileceğimi düşünüyorum. Mesela yan-alt falsolu bir servisi takip hareketi yukarıya doğru, aşağıya doğru veya takip hareketi olmadan atabilirim. Bu karşılayan için falsoyu anlamayı zorlaştırır. Eğer karşılayan topla temas anını göremezse takip hareketinize veya yanıltıcı hareketlerinize bakarak falsoyu anlamaya çalışır. Bazı oyuncular yan-üst falsolu bir servisi daima yukarıya doğru bir hareketle bitirirler. Bu da ne tür bir falso içerdiğinin net olarak anlaşılmasını sağlar. Bazı oyuncular daha iyi servis atarlar; üstten falso verdikten sonra raketleri aşağıya doğru gider. Neden herkes bunu yapamaz ? Bunun sebebi bazı oyuncuların sahte takip hareketi yaptıklarında servislerinin bozulması ve topa iyi falso verememeleridir.

G: Sizin servis hareketiniz diğer oyunculardan farklı. Servis atarken ağırlık merkezinizi çok aşağıya çekiyorsunuz ve belinizi epeyce döndürüyorsunuz.

LGL: Evet, çünki servis sadece el hareketi değildir ve tüm vücudun birlikte hareket etmesi gerekir. Ben servis atarken tüm vücudumun gücünü topla temas anına odaklarım. Eğer sadece kolunuzu kullanırsanız servisleriniz daha az spinli olacaktır ve ayrıca krititk anlarda gereğinden uzun servis atmanıza sebep olabilir. Ben ağırlık merkezimi de aşaıya çekerim çünki topa ne kadar aşağıda vurusanız servis o kadar hızlı olur. Fakat servisin fileye takılma riski de daha fazladır.

G: 21 sayılık setlerde servisler 5 sayıda bir değişir. Hangi servisleri kullanacağınıza nasıl karar veriyorsunuz ?

LGL: Bu, rakibin kim olduğuna, hangi servislere karşı sorun yaşadığına ve servisleri nasıl karşıladığına bağlıdır. Kısa toplara bileğini hızlı çevirerek iyi vuramıyorsa, kendinize atak şansı oluşturmak için daha çok yan-üst spinli ve spinsiz servis atmalısınız. Eğer böyle vuruşları yapabiliyorsa veya topu daha iyi bir şekilde itebiliyorsa, o zaman daha çok yan-alt falsolu servisler atmalısınız. 5 li bir set servisi düşünmüş olmalısınız ve bazen de rakibin ne yapacağını tahmin etmelisiniz. Mesela, rakip iki uzun servis karşıladıktan sonra üçüncünün de yan-üst falsolu olacağını düşünebilir. Bu yüzden sizin bir sonraki servisiniz yan-alt falsolu olmalıdır. Ama başka bir oyuncu sizin servislerinizi hep aynı şekilde karşılıyor olabilir. Sizin böyle bir rakibin servis karşılama eğilimi bilmeniz gerekir. Farzedelim ki ilk servisinizi topu iterek karşıladı ve masanın dışına attı. İkinci servisinizi de iterek ya dışarı attı veya topu yüksek olarak karşıladı. Eğer üçüncü servisinizi de iterek karşılarsa bu oyuncunun biraz inatçı olduğunu veya bileğini hızlı bir şekilde bükerek topa vurmayı bilmediğini düşünmelisiniz. Bir başka oyuncu çok farklı olabilir. İlk servisinizi iterek dışarı atarsa ikinci servisinize bileğini hızlı bükerek vurmayı deneyebilir. O zaman bu oyuncunun değişik vuruşlar yapmayı sevdiğini düşünebilirsiniz. Sizin de servislerinizi buna uygun olarak karışık şekilde atmanız gerekir.

G: Kritik sayılarda ne yapıyorsunuz? Mesela 18-20 gerideyken (21 sayılık set ise) nasıl oynuyorsunuz?

LGL: Bu bundan önceki 38 sayıda ne olduğuna bağlı. Taktiklerimi değiştirmeye çalışırım. Servis bendeyse iki tür servisten birisini kullanırım: yan-üst falsolu veya derin bir agresif servis atıp ya doğrudan sayı almaya veya üçüncü topa atak yaparak sayı almaya çalışırım, ya da falsosu çok olan bir yan-alt falsolu güvenli bir servis atarım. Spinsiz servis yerine bunlardan birisini kullanırım.

R: Sette öndeyken daha agresif mi oynarsınız?

LGL: Bu ne kadar önde olduğuma bağlı. 21-sayılık setlerde 8 veya daha fazla sayı ile öndeysem bazı servislerimi kullanmayabilirim. Daha etkili servislerimi bir sonraki sete saklarım ve rakibimi bu servislere alıştırmam. Eğer sadece 3-4 sayı öndeysem bu oyun ortada demektir ve hatalara sebep olabileceği için aşırı agresif oynamam. Sayı olarak önde iken bu avantajınızı kaybederseniz zihinsel baskı altına girersiniz. Sayı olarak gerideyken ise emniyetli oynamanın faydası yoktur. Geride olduğunuz için sayıları eşit olarak kazansanız bile seti kaybedersiniz. Böyle bir surumda agresif oynamalısınız. Rakibiniz aynı şekilde oynamaya devam edecektir. Veya siz öndeyken rakibinizin agresif ataklarını durdurmanız gerekir.

G: Şimdi 11 sayılık setler oynanıyor. Yeni oyun şekline alışabildiniz mi?

LGL: Hala biraz ayar eksiğim var. Geçmişte 5 servislik bir servis setine alıştım ve bunları oyunuma yerleştirdim. İlk 2 servisten sonraki 3 servisi neredeyse otomatik olarak atıyordum. Şimdi servis değişimi 2 sayıda bir oluyor, bu yüzden servis atıp atak yapma stratejimi yeniden düşünmem gerekiyor. Rakip ilk servisinizi iyi bir şekilde karşılarsa ikinci servisi atarken daha fazla baskı altında kalıyorsunuz.

G: Farklı servis şekillerine karar verdiniz mi, mesela 3 farklı servis gibi? Yoksa sadece iki değişik servisi sıralı olarak kullanmayı mı düşünüyorsunuz?

LGL: İki servisi düşünmeliyim. Araya rakibin servisleri gireceği için 2 veya 3 farklı servisi ilişkilendirmek benim için zor. 21 sayılık setlerde, 8-7 öndeyken ilk 2 servis sayısını kaybedip, sonraki 3 servisi iyi kullanarak 10-10 u yakalayabilirsiniz. 11 sayılık setlerde, skor 7-7 iken 2 servisinizi iyi kullanamazsanız 7-9 geriye düşersiniz. Ayrıca servis sırası da rakipte ve siz planladığınız diğer servis varyasyonlarını kullanamadan rakip seti bitirebilir.

G: Waldner ile çok sayıda karşılaşma yaptınız. Stratejilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

LGL: Bunu izah etmesi belirli bir seviyede olmayı gerektirdiği için biraz zor. Temel olarak biz birbirimizin stratejilerini tanıyoruz, fakat sahada varyasyonlar olacaktır. O taktiğini değiştirdiği zaman, hatta daha da iyisi, taktik değiştirmeden önce, bunu anında farkedebilmek harika olurdu. Neyi farklı yaptığını anlamak için birkaç sayı hatta bir kaç set kaybedene kadar beklememek gerekir. Bu seviyede, o topları hep backhand tarafınıza atıyorduysa ve birden forehand tarafınıza oynamaya başlarsa, bu rastgele bir değişiklik değildir. Bu değişikliğin arkasında mutlaka bir sebep vardır. Bunu ilk defa yaptığında pek fazla üzerinde durmayabilirsiniz, ama ikinci defa yaptığında, forehand tarafınıza oynadığını düşünmelisiniz. Genelde backhand tarafınıza bir kaç defa peş peşe top atarsa, başarıyla arkasına dolanıp forehand vuruş yapabilirsiniz, ayrıca forehand tarafınıza topu atabileceğini de tahmin etmelisiniz. Maç sırasında taktikler devamlı değişir ve bu değişikliklere kendinizi adapte etmelisiniz.

G: Servis karşılarken falsoyu anlayamadıysanız, top spin mi yoksa kesme olarak mı geldiğini farzedersiniz?

LGL: Eğer top spin veya kesme olup olmadığını anlayamazsanız ve yanlış tahmin ederseniz sayıyı kaybedersiniz. Bu yüzden ilk önce spinin ne olduğunu anlamak için çok gayret sarfetmelisiniz. Eğer hakikaten bilemezseniz daha önceki servislerini de göz önüne alarak bir tahmin yapmalısınız. Son 10 servisi karşılarken kaç tanesini masa dışına attınız, kaç tanesi fileye takıldı? Umarım ki 5-5 değildir. 10 servisin 7 si dışarıya gittiyse, veya 5 tanesi dışarıya, 2 tanesi de yüksek olarak gittiyse, muhtemelen rakibiniz yan-üst servisleri daha iyi veya daha sık şekilde atıyor demektir. İyice göremediyseniz ve bir kaç defa topu fileye taktıysanız, o zaman iyi göremediğiniz servislerin çoğunun kesme olduğunu düşünmelisiniz. Bazı oyuncular servis karşılarken, daha önceki servisleri hatırlamaya çalışmadıkları için, topu devamlı fileye takarlar.

G: Profesyonel oyuncular servisleri daha iyi hatırlıyorlar gibi görünüyor.

LGL: Bunun istisnaları vardır. Peş peşe bir kaç servisi karşılayamamak tecrübesizliktir. Genç oyuncularda bu tecrübe olmayabilir. Servisi top spin diye düşünüp ona göre vururlar ve top fileye gider. Bir sonrasında aynı şeyi yaparlar top yine fileye gider. Servisi karşılamadan önce düşünmek gerekir. Belki de rakip kesme bir servisi top spin servis gibi göstermekte çok başarılıdır.

G: Rakibin ritmine göre oynayamıyoruz diye söyleriz. Böyle bir durumda ritmi bizim ayarlamamız gerekir. Bunu maçta nasıl yapıyorsunuz?

LGL: İlk olarak benim bir çok taktiklerim vardır, sonrasında ise benim ilk 3 topum daha kuvvetlidir. Böylece rakip benim 3. top ataklarıma karşı oynayacaktır. Rakip tabii ki bunu tersine çevirmeye çalışacaktır. Herkes benim uzun top gidiş-gelişlerinde zayıf olduğumu bilir. Ama benim 3. topumu durdurmak da kolay değildir. Burada anahtar servis karşılamadır. Eğer rakip benim servislerimi iyi yorumlayamazsa dezavantajlı duruma düşecektir. Ayrıca sıkı bir servis karşılama oyunum vardır. Eğer insiyatifi elime geçirisem, rakip, oyunu uzun top gidiş-gelişlerine dönüştüremez. Ben atak yapıyor, rakip de defans yapıyor şekline dönüşür. Her oyuncu farklıdır. Kong veya Wang gibi oyuncular herkesin aynı şekilde servis atmasını görmek isterler. Böyle oynandığı zaman her 10 sayıdan, sizin kazanacağınızdan en az bir fazlasını kazanırlar. Böyle oyunculara karşı benim gibi bir oyuncu, oyuna mümkün olduğu kadar varyasyonlar katmak ister. Her 10 sayıdan en az 7 veya 8 tanesi farklı oynanmalıdır. Ben rakiplerimin aklını karıştırmaya çalışırım ve onların kendilerini garip hissetmesini sağlarım.

Copyright Chung Lau

Tercüme : Ertan Patır




Bugün Daha Aşinayım Yalnızlığa
DHeMLy-CHaY Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-05-2008, 02:05 PM   #6 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

JAN-OVE WALDNER'İN IŞILDAMASI

Cor Apeldoorn - Aralık 2000

Jan-Ove Waldner çok farklı şekillerde oynayabildiği için masa tenisinin Mozart'ıdır. Bu birçok gazetede yapılan muhteşem bir benzetmedir.

Onun eski çalışma partneri Jens Fellke "O hakikaten de Amadeus filmindeki Mozart gibidir" diyor. Fellke, 3 yıl önce almancaya tercüme edilen "J.O. Waldner Geheimnisse eines TT-Genies" kitabını yazdı.

Onun erkek kardeşi olan Kjell-Ake (38) il e de röportaj yaptım. Diğer Waldner İsveç bayan milli takımı antrenörlüğünü yapmaktadır.

Jan-Ove Waldner (35) ile bir çok röportaj yapıldı. Onun röportajlarda çok iyi olduğu hemen farkedilir. Endişesiz bir ifade ile tüm konuşmalarını detaylandırarak röportaj yapan kişinin bilgisizliğini kapatır. Buna rağmen masa tenisi oyuncularının onun hakkında ne kadar bilgisi olduğuyla da fazla ilgilenmez. Bu röportajın Jan-Ove Waldner ile yapılmasının sebebi de budur.

Jan-Ove Waldner 3 Ekim 1965 yılında Stockholm'de doğdu. Birçok İsveç ailesinde olduğu gibi anne ve babası çalışıyordu. Annesi bir mağazada, babası ise bir gazetede grafiker olarak çalışıyordu.

Jan-Ove'nin bir kulübe kayıt yaptırması gerekmiyordu. 6 yaşındayken bir tatilde yapılan küçük bir turnuvaya kardeşiyle birlikte katılması istendi. Anne ve babası masa tenisi oynarken çocuklarının ne kadar eğlendiklerini farkettiler ve onları masa tenisi çalışmalarına ve maçlarına yönlendirdiler. Küçük Jan-Ove'nin masa tenisi oyunu, doğuştan yetenekli olduğu tenis ve futboldan çok daha hızlı gelişiyordu. 9 yaşındayken kendi yaş gurubunda İsveç şampiyonluğunu kazandı. Daha sonra masa tenisine ara verip 15 yaşında profesyönel olarak oynamaya başladı. Onaltısında ancak 2 yıl sonra sürebileceği ilk Porche arabasını kazandı.

Gelişimi

Onbeşindeki Waldner, şimdiki Waldner'den farklıydı. Kardeşi Kjell-Ake: "Jan-Ove şimdi, 20 yıl öncesine göre zaman ve enerji kazanmak için masaya daha yakın oynuyor. Backhandini de devamlı geliştirdi. Bu seviyede oynuyorsanız bu zaten gerekli".

Jan-Ove tabii olarak şu anki seviyesinin eskiye göre daha yüksek olduğunu düşünüyor: "Masa tenisi çok hızlandı. Servis karşılaması tüm zamanlardan daha önemli hale geldi. Top gidiş gelişleri azaldığı için servisten sonra atak yapmak önemli".

Tutku

Onun masa tenisine olan tutkusunu, uzun süreli arkadaşı olan yazar Fellke'nin şu sözlerinden anlayabiliriz: "Onun masa tenisi tutkusu çok büyüktür. Bu kadar uzun süredir kendi hayatını böyle idame edebilmesi inanılmaz. Seviyesini korumak için eskiye göre daha fazla çalışma yapıyor. Yılın 200-250 gününü evinden uzakta maç yaparak geçiriyor."

Jan-Ove: "Oynadığım zaman hala çok fazla zevk alıyorum. Ulusal takımda oynadığım tüm zamanlarda da çok eğlendim. Atmosfer daima çok iyi olmuştur. Oyuncuların çoğu arkadaşlarım. Ayrıca yüksek seviye konsantre olmak beni daima büyülemiştir. Kazandığım tüm başarıların sebebi çok iyi konsantre olabilmemdir".

Etkenlerin karmaşıklığı

Başarı için tutku tek etken değildir. Yazar Fellke: "Jan-Ove aynı zamanda çok da yeteneklidir. Top hissetmesi ve görme kabiliyeti çok iyidir. Başka oyuncuların bazı yönlerini kendi oyununa getirmeye çalışır. Ek olarak çok iyi analiz yapar. Bunu uzun süre önce kardeşiyle birlikte yapardı. Bunun dışında kendi kaybettiği maçları videoda nadiren seyreder".

Jan-Ove: "Tutku önemlidir, fakat ben aynı zamanda oyunu da çok iyi okuyabiliyorum. Belki benim yeteneğimin de biraz rolü vardır". Topla yaptığı muhteşem sanat için yeteneğin katkısını fazla görmemesi muhtemel olmasa gerek.

Kendi kaybettiği maçları neden görmek istemez? "Bazen seyrettim. Bence kazandığın maçları seyretmek daha önemli. Negatif tecrübeler benim kendime olan güvenime zarar verebilir". Masadaki kararlılığı işin sadece bir yüzüdür …

Tek yönlülük

Kendisini masa tenisine bu kadar adamanın dezavantajları da vardır. Yazar Fellke: "Hayatında çeşitlilik yok. Hayatının diğer kısımlarında epeyce tembeldir. Kendisini ilgilendirmeyen şeylere enerjisini harcamak istemez. Örneğin sürücü ehliyetini bile daha uğraşıp da almadı".

Ayak Hareketleri

Jan-Ove'nin ayak hareketleri rahat ve gevşektir. Yazar Fellke: "Enerjisini önemli toplara saklamak ister. Yapılan bir teste göre en üst seviye masa tenisi oyuncuları maksimum nefes kapasitelerinin ortalama %80 ini harcarlar. Jan-Ove ise ancak %55 ini kullanır. Gerektiğinden fazla enerji harcamaz. Bu yüzden hiç bir maçı 21-5 kazanamayacaktır".

Jan-Ove kararlı bir şekilde : "Hala çok fazla ayak hareketleri çalışması yapıyorum", diyerek cevap verir. "Ben zaten topun geldiği yerde duruyorum, bu yüzden hareket etmem de gerekmiyor. Oyunu okuyabiliyorum". Benzer ifadeyi futbol antrenörü Van Gaal 10 yıl önce yapmıştı. Futbolu kafanızla oynayın, demişti. Bununla zeka ile oyun seviyesini yükseltmişti. Fakat Jan-Ove oynarken zekasını kullanmaz. Pratikte sadece sezgileri ile oynayabilen ilk oyuncudur.

Görüntü

Yazar Fellke: "Jan-Ove oyunun psikolojik kısmının çok farkındadır. Rakibinin onun hakkında, yetenekli olduğu için oynayabildiğini düşünmesinden hoşlanır. Bir çeşit yenilmezlik hissi yayar. Ben ne zaman onu yensem bu bir istisna diye düşünürdü. Onun da bildiği gibi, benim artık onu yenemeyeceğim bir gün gelecekti. Bunun dışında rakip Jan-Ove'nin ne düşündüğünü hiç bir zaman bilmemelidir. Rakip daima onun ne yapacağı hakkında kararsız olmalıdır. 19-14 galipken bile peş peşe 7 sayı alabileceğinden bile".

Bunlar Jan-Ove'nin gizemleri midir? Jan-Ove bunu inkar ediyor: "Ben rakiplerim için bir imaj yaratmıyorum. Fellke'nin ifadesi yanlış. Ben bu başarıları kazanmak için tüm hayatım boyunca çalıştım. Tabii ki kabiliyet gereklidir, ama ben bunlar bana havadan gelmiş gibi davranmıyorum".

Duygu

Kardeşi Kjell-Ake: "Kaybettiği bazı zamanlarda Jan-Ove'nin kızması gerekirdi. Ama kendisi kızgınlığını göstermenin oyununu negatif olarak etkilediğini biliyor. Bu yüzden duygularını çok iyi yönetebiliyor".

Yazar Fellke: "O da kızabilir. Eğer rakibi çığlık atıyor, bağırıyor veya benzer hareketler yapıyorsa, hislerini belli etmeden rahatsız olabilir, hatta maçı bile kaybedebilir!".

Jan-Ove: "Yaşlandıkça kaybetmek daha kolay oluyor. Bazan eğer oyunumdan tatmin olmamışsam ben de hislerimi belli edebiliyorum". Sohbetimiz sırasında hislerini hiç belli etmiyor. Bu akşamki maçta da mutlu görünüyor.

İsveçli top sihirbazı, seyirci olarak, sporlarda duyguların dışa vurulmasını anlayabiliyor. "Borg ve McEnroe gibi farklı kutupları görmek isterim". Borg'dan etkilenmiş miydi? "Belki biraz. Ama aynı zamanda Ulf Carlsson ve Mikael Appelgren gibi eski takım arkadaşlarımdan da. İsveç stili. Ayrıca masa tenisinde kendi oyununa konsantre olmak diğer tüm sporlara göre daha önemli".

Değişim

"Bence son turnuvalar seyirciler için çok cazipti. Bunun bir sebebi oyunu daha da cazip duruma getirmek için topu büyütme çalışmaları. Ama umdukları kadar başarılı olamadı. 40 mm topların yüzde doksanının kalitesi kötü".

"En önemli şey iyi organize edilmiş turnuvalardır. Diğer etkenler daha arka planda kalır. ITTF'in önereceği yeni önlemler oyunu daha cazip hale getirecek mi, söylemesi zor".

Jan-Ove setlerin kısalması ve bu yıl devreye girecek olan servis kuralıyla ilgili olarak : Son kural servisin etkisinin rakip tarafından da belirlenebilmesini farzediyor. Jan-Ove : "Hakem servis atışını daha iyi şekilde gözlemlemeli. Eğer topu havaya daha yükseğe atarsam, arkamdan bir şeyler yapamam. Şu anda bir çok oyuncunun yaptığı gibi. Belki de profesyonel hakemlere ihtiyacımız vardır".

Yukarıdaki ifadeler bir yıl öncesine dayanıyor. Fellke: "Bence Jan-Ove hala sözlerinin arkasında. Hala yeni topların kalitesinin kötü olduğunu düşünüyor. Yeni sayma yöntemini (11 sayılık) destekliyor. Onu en çok endişenlendiren ise yeni servis kuralı tartışması. Mart 2001 deki İsveç kapalı turnuvasında yeni servis kuralı devreye sokulsaydı turnuvadan çekilecekti. Ekim 2001 de onunla konuştuğum zaman 2004 olimpiyatlarına kadar oynamayı planlıyordu. Bence son değişimlere kendisini adapte ediyor".

Onur Ödülü

Şimdi, 21 yıllık profesyönellik hayatından sonra, onun kazandığı onur ödülü hakikaten de inanılmaz. Teklerde akla gelen her kategoriyi kazandı. 1992 yılında olimpiyat şampiyonu, iki defa dünya şampiyonu, bir defa Avrupa şampiyonu ve 7 defa en iyi 12 ler şampiyonu oldu. İsveç'in kazandığı 5 Avrupa birinciliği altın madalyasında ve 4 altın madalya'da Jan-Ove'nin katkısı vardı.

Yazar Fellke : "Şimdi kazandığı her şeyi sanki bir ekstra gibi görüyor. Daha şimdiden gelmiş geçmiş en iyi oyuncu. Bu yüzden de kariyerinin başlangıcına oranla maçlara çıkarken çok daha az gergin".

Jan-Ove'nin ışıldaması daha nereye kadar sürecek?

Copyright Cor Apeldoorn & Denis' Table Tennis World

Tercüme : Ertan Patır




Bugün Daha Aşinayım Yalnızlığa
DHeMLy-CHaY Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-05-2008, 02:05 PM   #7 (permalink)
Üye Bilgileri
D.Moderator
 
DHeMLy-CHaY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Antalya
Yaş: 23
Mesaj: 13,257
Konuları: 5150
Thanks: 1,045
Toplam 236 Konusuna 380 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1139
Rep Puanı : 112361
Rep Seviyesi: DHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY RepstarDHeMLy-CHaY Repstar
DHeMLy-CHaY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

WANG LIQIN'İN OLGUNLAŞMASI

26 Mayıs 2001

Dünya şampiyonasından sonra halk için sosyal aktivitelere katıldığı için Wang Liqin'i bulmak çok zordu. Sonunda, 16 mayısta muhabirimiz onu Şangay takımı salonunda çalışırken yakalamayı başardı. Wang üzerine beyaz bir T-shirt, markalı mavi ayakkabılar ve mavi çizgili beyaz çoraplar giymişti. Rahat görünüyordu ama herkes onun detaylara olan ilgisini görebilirdi. "Ben mükemmeliyetçiyim" dedi ve devam etti; "Çalıştırıcımı dinlememeye çalışıyorum."

Basın Wang'a birinci sınıf tekniği veya dengesiz mentalitesi yüzünden daima ilgi göstermiştir. Onun umulmadık zamanlarda kazandığı veya kaybettiği maçlar gazeteciler için daima ilgi çekici konular olmuştur. Şimdi Wang'ın kendisi hakkındaki konuşmalarını dinleyelim.

9. Ulusal turnuvanın eleme maçlarına hazırlanırken Wang antreman yapmak üzere Şangay'a gitti. Bir çalışma arasında gazeteciye, bir önceki gece hasta olduğunu ve bugün öğleden sonra hastahanede iğne yapıldığını söyledi. Bu akşam da bayanlar takımının uğurlama partisine katılacağını ve kendisini halsiz hissettiğini söyledi. Gazeteci "Neden bugün gidip dinlenmiyorsun" diye sorduğunda Wang, "Zaman yok. Olimpiyatlardan beri dinlenmeye zamanım olmadı" şeklinde cevap verdi.

Bir çok kişiye göre Wang'ın tekniği en iyi, zihinsel kuvveti ise en zayıf yönleriydi. Wang'a "Senin en büyük sorununun zihinsel becerilerinin olduğunu düşünüyor musun ?" diye sorduk. Wang kısa bir süre düşündükten sonra "Öyle olduğunu düşündüğüm zamanlar oldu ve bu teoriyi dikkate aldım. Ama sonra kendimi en iyi yine kendimin anlayabileceğini ve başkalarının benim ne hissettiğimi nasıl bilebileceklerini düşündüm. Bu teoriye o kadar çok kafa yordum ki neredeyse ben de doğru olduğuna inanmaya başlamıştım. 45. Dünya şampiyonası başladıktan sonra benim sorunum, iyi oynamak için kendimi çok zorlamamdı. Bu bana çok fazla baskı ve ağırlık getirdi."

45. Dünya şampiyonası belki de Wang'ın en büyük hayal kırıklığı olarak sonsuza kadar kalacak. O sıralarda genç yıldız tek erkekler birinciliğini kazanacağını umuyordu. Fakat maçlarda fazla ilerleme kaydetmeden Damien Eloi'ye kaybetti. Wand bu olaydan sonra uzun bir süre depresyona girdiğini söyledi. O yıl ekim ayında Çin'de düzenlenen dünya kupasında da ilk 8'e giremedi. Çalıştırıcısı Cai gazetecilere Wang için "beyinsiz" diyordu.

Gazeteci Wang'a "Cai'nin bu sözleri sizin için büyük bir yıkım mıydı ?" diye sordu. Wang'ın cevabı da hemen geldi; "Tabii ki. Bu sözler benim en üst çalıştırıcımdan geldi. Aynı zamanda Cai'nin kızgınlığının benim düşük performansımdan dolayı olduğunu anladım. O benim çok iyi oynamamı istiyordu. Benim yerime bir başkası olsaydı çalıştırıcı Cai bu kadar kızmazdı. Kendisi çoğu zaman karşıma geçip beni çalıştırırdı ve iyi oynamazsam onu hayal kırıklığına uğratacağımı hissediyordum."

Gazeteci : "Çalıştırıcılarına karşı saygılısın. Onların senden yapmanı istedikleri her şeyi yapıyor musun ?" diye sordu.

Wang : "Geçmişte çoğu zaman çalıştırıcılarımı dinledim ve hiç bir zaman niye veya bana söyledikleri benim için en doğrusu mu diye düşünmedim. Aslında tam olarak anlayamamıştım. Bir hedefe ulaşamayınca çalıştırıcılarımla anlaşama sorununu çözmek yerine daha çok çalıştım."

Gazeteci : "Peki şu anda ne durumdasın ?"

Wang : "Çalıştırıcıma ne hissettiğimi söylemeye çalışıyorum". Wang ıslak T-shirtünü çıkartıp siyah bir tane giydi. Gazeteci : "Belirgin bir giyim tarzın var ve detaylara dikkat ediyorsun." Wang gülümseyerek, "Alışverişe çıkıp giyecek almayı seviyorum Ben mükemmeliyetçiyim."

Wang duvardaki bir reklama bakarak "moral, cesaret, zeka ve gaddarlık" diye söyledi. Gazeteci onun gözlerini takip ederek "Sana en çok hangisi lazım ?" diye sordu.

Wang : "Gaddarlık. Kritik sayılarda eksikliğini hissediyorum."

Gazeteci : "Bunun sebebi yumuşak ve içine kapanık bir kişiliğin olduğu için mi ?"

Wang : "Belki biraz. Karakterimde küçük değişiklikler yapmaya çalışıyorum."

"Nasıl ?"

"İnsanlarla daha çok kaynaşarak, insanları gözlemleyici olmak yerine kendimi daha çok ifade ederek."

Dünya şampiyonasından sonra takım, çalıştırıcı Shi Zhihao'yu (eski dünya şampiyonu, Cao Yanhua'nın eşi) bayanlar takımından Wang'ı çalıştırmak üzere transfer etti. Bunun sebebi belki de ikisinin de Şangay'lı oluşları ve çok iyi geçinmeleriydi. Shi Şangay aksanının ulusal takımda çok popüler olduğunu ve Cai'nin Wang'ı çalıştırdığı süre boyunca bu aksanla konuştuğunu söyledi.

Osaka'da unutulmaz sahnelerden birisi Wang'ın ilk 2 seti Kong'a karşı kaybetmesiydi. Çoğu kimse Wang'ın geçmişine bakarak, Wang'ın bittiğini düşündü. Ama Shi, Cai'ye, 3. setin Wang için bir dönüm noktası olacağını söyledi. Bir kaç sayı sabredebilirse şansı vardı.

Shi : "Aslında bu maç hemen hemen beklediğim gibiydi. Bir önceki gece Wang'a, Kong'un grand şlem şampiyonu olduğunu ve becerisinin yüksek olduğunu söyledim. Kong'un seviyesinin daha önceki duruma geldiğini ve onun mental kabiliyetinin senden daha iyi olduğunu söyledim. Ayrıca taktiklerinin ve stratejilerinin çok çeşitli olduğunu ve gaddarca oynadığını belirttim. Sen, Wang Liqin, bunlardan korkuyorsun. Bu maçın başlarında Kong çok savaşacaktır ve sen ona ayak uyduramayabilirsin. Ama tasalanma. Maç sırasında kafasından fikirler geçen sadece sen olmayacaksın. Kong kazanmaya yakın olduğunda onun kafasında da fikirler oluşacak. Mesela garantili oynayıp sayıları daha çabuk almak isteyebilir. Bu sırada sen baskıyı azaltmalısın. Eğer baskıya dayanabilirsen Kong biraz korkacaktır. Çalışmalarda Kong seni nadiren yenebiliyor."

Dünya takımlar şampiyonası Wang için zor bir geçiş dönemiydi. Çeyrek final maçında Wang Almanya'dan Timo Boll'e 2-0 yenildi. Bir sonraki maçta 2. adam pozisyonu ondan alınmıştı. Çalıştırıcılar onu 3. adam pozisyonunda bile oynatmayıp yerine Kong, Liu ve Ma'yı oynattılar. Wang finaller de oynatılmadı. Bu şartlar altında MS birinciliğini kazanmak ve 2-0 dan geri gelmek Wang için çok değerliydi.

Shi : "Wang ile ilgili dünyanın en önemli şeyi takımlarda yaşadığı zorluklara rağmen hala kazanabiliyor olmasıdır. Bu onun olgunlaştığını gösterir. İlk defa kötü performansı onda yıkıcı etkiler bırakmadı." Shi gazetecilere ulusal takımın en büyük yatırımı Wang'a yaptığını ve ona bir çok fırsatlar yarattığını söyledi. Milli takımda bir çok üst seviye oyuncu olduğunu ve Cai'nin Wang'ın başarısı için çok çalışıp baskılara karşı koyduğunu söyledi. Birçokları "Neden Wang ile oynamamız gerekiyor ?" diye soruyorlardı.

Son 5 yılda Wang teknik üstünlüğünü yerleştirdi. Fakat Wang neden daima bu seviyede oynayamıyordu ? Shi bunun sebebinin ondaki mental zayıflık olduğunu düşünmüyor. Wang'a, "Bir yanda belirli teknikleri tamamen benimsemedin ama diğer yanda cesaretin konusunda şüphem yok." diyor.

Shi, Wang'ın küçük değişiklikler yapacağını umuyor. "Benim kurallarıma göre insan olarak alçakgönüllü ama oyuncu olarak öldürücü olmalı. Oyuncumun benim her dediğimi kabul etmesinden hoşlanmıyorum. Bir oyuncunun kendi düşünme tarzı olmalı. En ideali de benimle münakaşa edip benim yanlışımı çıkarabilmeli. Wang çok iyi bir dinleyici fakat öne çıkıcı davranışları, gaddarlığı ve ben istediğimi yaparım mentalitesi eksik. Kendisini ifade etmek yerine bir takım şeyleri bilimsel gerçeklerle ispat etmeye çalışıyor."

Shi'ye göre eğer bir çalıştırıcı çok fazla şey öğretirse oyuncuda kendisini ifade edecek yer kalmıyor. Bu yüzden Wang'a yönlendiricilik yapıp Wang'ın kendi çalışma metodlarını geliştirmesini istiyor.

Wang'ın en büyük eksikliği maçta şartlar ağır olduğunda kendisini bu zor şartlardan kurtaramaması. Çalıştırıcı başta A, B ve C dediyse ve maçta C, B ve A olursa Wang ne yapacağını bilemiyor. Shi : "Mesela Wang rakibi sol tarafına atak yaptığında ne yapacağını planladıysa ve rakip sol yerine sağ tarafına atak yaparsa Wang kendisini garip hissediyor. Bir zayıf halka tüm maçı berbat edebilir. Onun kendine güvenini geliştirmeli ve maçta adaptasyon kapasitesini artırmalıyız."

Shi : "Ona golf öğretmeyi düşünüyorum. Bu ona uygun bir spor. Ne istiyorsa yapabilir. O çok katı birisi ve onun ufkunu açmak istiyorum."

(Chung'un notu: *Shi'nin kullandığı kelime "Du La" idi. Bu öldürücü,saldırgan, vahşi, acıma