![]() |
|
|
|
#31 (permalink) |
|
Orman yangınlarının önlenmesi ve mücadelesi alanında her türlü modern teknolojilerden yararlanmak suretiyle alınan önlemler sonucunda, ülkemizdeki orman yangınları yıldan yıla azalmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse, 1954-1963 döneminde 198.825 hektar olan yanan orman sahası, 1994-2003 döneminde 128.515 hektara indirilmiştir. Bu amaçla son yıllarda yapılan kamuoyunu bilinçlendirme çalışmaları hızlı ulaşım ve hızlı müdahale gibi önlemlerden çok olumlu sonuçlar alınmaktadır.
Ulusal kaynaklarla ve/veya uluslararası finans kuruluşlarının (Dünya Bankası, IFAD, UNEP, FAO, GEF, GTZ vb) mali ve teknik destekleriyle, bozuk orman sahalarının iyileştirilmesi, ağaçlandırma ve erozyon önlemleri, modern orman amenajman, yönetim ve işletme metotlarının geliştirilmesi, seçilmiş yörelere uygun ve yerel halkın katılımıyla gelir getirici alternatif faaliyetlerin geliştirilmesi ve desteklenmesiyle kırsal kesimlerin ormanlar üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, sürdürülebilir arazi kullanım ve yönetim tekniklerinin geliştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunmasına ve yöre halkının sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkısını artırmak üzere belli yörelere özel odun dışı orman ürünlerinin kullanımı, sürdürülebilir yönetimi ve korunmasına vb. konularda bölgesel, entegre ve katılımcı projeler gerçekleştirilmiştir. Ormanlar ve benzeri doğal kaynakların daha iyi korunmasına, gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarılmasını temin amacıyla, kamu oyu bilincinin artırılmasına yönelik eğitim ve tanıtım programlarına öncelikli bir politika olarak benimsenmiştir. Bu amaçla, Bakanlık bünyesinde birimler oluşturulmuştur. Değişik toplum kesimlerine ve özellikle çocuklara ve köylülere yönelik olarak hazırlanan ve periyodik olarak dağıtımı sağlanan SİNCAP, KOZALAK gibi dergi ve gazetelerle, AVCI EĞİTİMLERİ, ALO YANGIN gibi araçlarla doğal kaynakların yönetiminde ve çevre bilincinin artırılmasında toplum kesimlerinin katılımı ve duyarlılığı artırılmaya çalışılmaktadır. Bakanlık bünyesinde kurulmuş olan araştırma müdürlükleri ve laboratuar tesisleriyle dünyadaki gelişmelerin izlenmesi yeni teknolojilerin transferi ve uygulamada karşılaşılan sorunlara bilimsel esaslara dayalı, üniversiteler ve diğer akademik kuruluşlarla da işbirliği ile hazırlanan araştırma projeleri sonuçlarına göre çözüm önerilerinin geliştirilmesi sektörün uzun yıllardan beri uygulamakta olduğu bir stratejidir. |
|
|
|
|
|
|
#32 (permalink) |
|
Orman kaynaklarının idari, teknik sınırları ile saha, servet, meşcere tipi, işletme sınıfı yangına hassaiyat dereceleri vb. amaçlarda kullanılmak üzere sayısal harıtalarının yapılması, envanter ve diğer idari ormancılık hizmetlerinin suratli bir şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak üzere Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde Harita ve Fotogrametri Müdürlüğü kurulmuştur. CBS ve gelişmiş teknik ekipmanlarla donatılmış olan bu birimde, hava fotağrafları ve uydu görüntüleri kullanılarak veri girişleri yapılmakta ve sayısal haritalar üretilmektedir.
Orman kaynaklarının yönetiminden doğrudan etkilenmekte olan 20.000 den fazla yerleşim yerindeki 7,5 milyon civarındaki orman köylüsünün, bu kaynakların sürdürülebilir yönetimine katkılarının artırılabilmesi ve olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için kalkındırılmalarının desteklenmesi Anayasa ve ilgili yasalarla ormancılık sektörüne verilmiş görevdir. Yasalarla verilmiş özel ayrıcalıklar (zati yapacak ve yakacak ihtiyaçları, ormancılık çalışmalarında işlendirme, köylü-pazar satışı vb) yanında bu köyler halkı ve kurmuş oldukları kooperatifler muhtelif sosyal ve ekonomik amaçlı ve gelir artırıcı projelere sağlanan ucuz kredilerle desteklenmektedir. Böylece, BMÇMS ve diğer uluslararası sözleşmelerde önemle vurgulanmakta olan yerel halkın desteklenmesi, kaynaklardan sağlanan kazançların paylaşımı ve kaynak yönetimine katılımlarının sağlanması gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesinde önemli araçlardır. Bakanlık çalışmalarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi amacıyla yapılan mevzuat düzenleme/değiştirme çalışmalarında sektörün uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesini ve Avrupa Birliği müktesebatına uyumu sağlamayı kolaylaştırıcı hususlara özellikle özen gösterilmektedir. |
|
|
|
|
| Sponsored Links |
|
|
|
|
#33 (permalink) |
|
2.2. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü (DMİ)’nün Etkinlikleri
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu 10 Şubat 1937 tarih ve 3127 sayı ile kabul edilmiştir. DMİ’nin görevleri: - Meteorolojik hizmetlerin eksiksiz ve zamanında yürütülebilmesi için gerek görülen yerlerde çeşitli tipte meteoroloji istasyonları veya birimleri açmak ve çalıştırmak, - Meteorolojik hizmetlerin gerektirdiği rasatları yapmak ve diğer sektörler için hava tahminleri yapmak ve bunları yayınlamak, - Askeri ve sivil; kara, deniz ve hava ulaştırması ile tarım ve diğer sektörler için hava tahminleri yapmak, ülke içinde ve uluslararası olarak meteorolojik bilgi ve hizmet alış verişinde bulunmak, - Tarım, orman, turizm, ulaştırma, bayındırlık, enerji, sağlık, çevre, silahlı kuvvetler ve gerekli görülen kurum ve kuruluşlar için meteorolojik destek sağlamak ve uluslararası anlaşmalarla sorumluluğuna verilmiş bulunan meteorolojik hizmetleri yürütmek, - Meteoroloji ile ilgili konularda etüt ve araştırmalar yapmak, Türkiye’nin iklim özelliklerini saptamak amacıyla çalışma ve incelemeler yaparak elde edilen bilgileri arşivlemek ve yayınlamak, - Meteoroloji ile ilgili uluslararası kuruluşlarla 1173 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Türkiye’yi temsil etmek ve gerekli işbirliğini sağlamak. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün klimatoloji, meydan, sinoptik ve radiosonde olmak üzere 4 farklı tipte istasyonu bulunmaktadır. Bir istasyonda birden fazla rasat yapılabilmektedir. Türkiye’de toplam 477 istasyon hizmet vermektedir. İçinde meteoroloji istasyonumuzun da bulunduğu 57 havaalanından 23 tanesinde Otomatik Hava Gözlem istasyonu (AWOS) bulunmaktadır. Toplam 229 Otomatik Hava Gözlem istasyonu bulunmakta olup bunların 206 sında aynı zamanda sinoptik ve klimatolojik rasatlar da yapılmaktadır. Toplam 7 istasyonda radiosonde ölçümleri yapılmaktadır. |
|
|
|
|
|
|
#34 (permalink) |
|
DMİ Genel Müdürlüğünde kuraklık ve çölleşme ile ilgili olarak yürütülen ve yapılması planlanan çalışmalar aşağıda belirtilmiştir.
* Kuraklık ve çölleşmeye eğilimli alanların belirlenmesi, kuraklığın izlenmesi, geçmişteki kurak ve nemli dönemlerin alansal ve zamansal olarak incelenmesi, analizi ve kuraklığa karşı erken uyarı verilmesini sağlayan Normalleştirilmiş Yağış İndeksi(SPI) kullanılmaya başlanmıştır. * Uzaktan Algılama ve özellikle uydu verileri ile bitki örtüsü ve arazi bozunumuna uğramış alanların tanısı, çölleşme sürecinin devam ettiği alanların izlenmesi, çölleşme ile Mücadelede Erken Uyarı Sistemlerinin desteklenmesi ve doğrulanması amacıyla NDVI vejetasyon indeksi kullanılması planlanmaktadır. 3. DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (DSİ)’ nün ETKİNLİKLERİ Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 6200 sayılı kuruluş yasasına göre “Taşkın suları ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, bu tesisleri çalıştırmak, bakım ve onarım dahil işletmesini sağlamak” ile görevlendirilmiştir. DSİ Genel Müdürlüğü, çevre meselelerine ve özellikle erozyonun kontrolü konusunda daima duyarlı bir yaklaşım içerisinde olmuş, erozyonun önlenmesi için 1958 yılından itibaren etüt ve uygulama çalışmalarına başlamıştır. Bu çalışmalarda; -Yerleşim yerlerinin, -DSİ ve diğer kamu tesislerinin, -Depolamaların(baraj ve gölet), -Tarım arazilerinin korunmasına öncelik verilmektedir. DSİ daha çok mera ıslahı konusunda çalışmalar yapmakta, bu çalışmalarda ıslah sekisi, taban kuşağı gibi yapısal önlemler almakta, gerektiği takdirde sınırlı alanlardaki yamaç arazilerde de çalışmaktadır. Ayrıca yandere yukarı havzalarındaki, orman, mera ve yamaç tarım alanlarının düzenlenmesi, geliştirilmesi ve ıslahının gerektiği durumlarda ilgili kuruluşlar olan Çevre ve Orman Bakanlığı ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile işbirliği yapmaktadır. 1958-2003 yılları arasında 45 yıllık periyotta ülke topraklarının yaklaşık %7’lik bölümü erozyon kontrolü amacıyla çeşitli kademelerde etüt edilmiştir. 2003 yılı sonuna kadar 1.425 adet ilk inceleme, 1.118 adet ön inceleme ve planlama aşamasında etüt gerçekleştirilmiş ve raporları hazırlanmıştır. Etüt edilen konulardan 801 adedi ekonomik ve yapılabilir bulunmuş ve 457 adedi uygulama programına alınmıştır. Büyük ve küçük su işleri yatırım programında ele alınarak tamamlanan 256 proje ile 206 adet yerleşim yeri ve yaklaşık 19.700 ha tarım arazisi taşkın zararlarından korunmuştur. Halen devam eden 201 adet proje ile 168 adet yerleşim yeri ve yaklaşık 15.500 ha arazinin korunması öngörülmüştür. Etüt edilerek raporu hazırlanan ve ileriki yıllarda uygulama programına alınacak 344 adet proje ile 194 yerleşim yeri 21.900 ha arazinin korunması sağlanacaktır. DSİ tüm bu çalışmaların yanında kuruluşundan bu yana, barajların dolmasını önlemek, daha uzun süre hizmet etmesini sağlamak için mülkiyeti DSİ’ye ait, izin veya irtifak hakkı alınan sahalardan 50.000 ha alanda ağaçlandırma çalışması gerçekleştirmiş, bu çalışmalarda 150 milyon adet fidan dikmiştir. Ayrıca, 11.12.2003 tarihinde özellikle enerji barajlarının yağış havzalarında yapılacak ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları ile orman alanlarını artırmak, ağaç servetini çoğaltmak, su ve bitki arasındaki dengeyi kurmak, geliştirmek ve çevre değerlerini korumak ve dolayısıyla baraj rezervuarlarına ulaşan sediment miktarını azaltarak barajların işletme ömürlerini uzatmak maksadı ile Orman Genel Müdürlüğü, Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalanmıştır. Bu kapsamda 2007 yılına kadar Türkiye genelinde toplam 20.000 ha alanda ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışması ve 60 milyon adet fidan dikimi hedeflenmiştir. |
|
|
|
|
|
|
#35 (permalink) |
|
4. ÜNİVERSİTELERİN ETKİNLİKLERİ
Kimi üniversitelerimizin (Çukurova,İstanbul, Ankara, Ege, Dokuz Eylül, Ortadoğu Teknik , İstanbul Teknik, Yıldız Teknik, Trakya, İzzet Baysal, Selçuk, Atatürk ve Yüzüncü Yıl) ilgili Fakülte ve bölümleri (Ziraat Mühendisliği- Toprak, Peyzaj Mimarlığı ,Tarımsal Yapılar ve Sulama, Tarla Bitkileri, Bahçe Bitkileri, Zootekni; Orman Mühendisliği– Toprak ve Çevre-; Çevre Mühendisliği; Fiziki Coğrafya; Mimarlık– Kent ve Bölge Planlama-; Biyoloji; Meteoroloji Mühendisliği; Harita Mühendisliği; İktisadi ve İdari Bilimler; Arkeoloji) çölleşme tanımlama, önleme ve izleme çalışmalarında yoğun ve etkin programlarıyla çok sayıda projeyi yürütmektedirler. Bu çalışmalara örnek olarak aşağıdaki etkinliklerden birtakımı verilebilir: ─ 1982 yılından bu yana aralıksız olarak Doğu Akdeniz Bölgesi (Adana, İçel, Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş illeri) florasının (bitki çeşitliliği) çıkarılması. Bu çalışmalar bölgenin kıyı kumullarından başlayarak dağlık kesimlerine kadar sürdürülmüş ve bölgedeki bitkilerin endemizim ve tehlike durumları ve tehdit faktörleri saptanmıştır. Bu çalışmalar sonucunda Doğu Akdeniz Bölgesi için; * Doğu Akdeniz Bölgesi Bitkileri veri tabanı * DAKAB2004 (Doğu Akdeniz Kıyısal Alan Bitkileri Veri Tabanı) veri tabanı oluşturulmuştur. * Bölgedeki, tali ürün olarak adlandırılan bitkisel envanter ve sorunları saptanmıştır ─ 1970 yılından bu yana, büyük ölçekli (1:25.000), Güneydoğu Anadolu Projesi alanındaki 13 ovanın, ülkedeki tüm Tarım İşletmelerinin (TİGEM), Ergene havzasının ve kimi diğer havzanın temel toprak ve arazi yetenek haritaları oluşturulmuştur. Bu çalışmalar sonucunda söz konusu bölge ve alanların; * Arazi kullanım yetenek sınıfları, * Sulu arazi yetenek sınıfları, * Biyo - çeşitlilik ve doğal vejetasyon alanları, * Toprak kalitesi ve arazi kullanım potansiyelleri saptanmıştır. TTBD –UNDP-ÇOB ve TB ortaklaşa Ulusal Çölleşme Eylem Planının oluşturulması tamamlanma aşamasındadır. |
|
|
|
|
![]() |
| Tags: col |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|