![]() |
|
|
|
#351 (permalink) |
|
Dara getirmek: Aceleye getirmek, gerektiği gibi zaman ayıramamak."Biraz erken kalkalım da dara getirmeden yapalım işi, güzel olsun."
Dar boğaz: Sıkıntılar ve güçlükler içinde geçirilen, geçici kabul edilip sonunda ferahlık umulan durum."Evel Allah bu dar boğazı da aşacağız." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
Bu mesaj en son " 01-21-2008 " tarihinde saat 22:10 itibariyle El Nino.. tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
|
#352 (permalink) |
|
Dar hayat: Sıkıntılar, güçlükler, zorluklar içinde sürdürülen hayat.
Darda kalmak: 1. Zor duruma düşmek. 2. Paraca sıkıntı çekmek."Öğretmeninin karşısında darda kalmak istemeyen Ahmet, ödevini yapmayı hiç ihmal etmezdi." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#353 (permalink) |
|
Dar gelirli: Geçim sıkıntısı çeken, kazancı normal olarak geçimini sağlamaya yetmeyen."Dar gelirli ailelerin çocuklarının çoğu okulu yarıda bırakmak zorunda kalıyorlar."
Darısı (dostlar) başına: "Kavuştuğum başarı ve mutluluğa tüm dostlarımın da kavuşmasını isterim" anlamında kullanılır. En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#354 (permalink) |
|
Dar kafalı: Anlayışı, kavrayışı az; yeniliklere açık olmayan."Dar kafalı insanlarla anlaşmak oldukça zordur."
Davul çalmak: Bir şeyi herkesin duyabileceği biçimde ortalığa yaymak."Davul çalıp bizi elâleme rezil etti." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#355 (permalink) |
|
Defe (tefe) koymak: Dedikodusunu yapmak, kınayan bir dille başkalarına anlatmak, alaya almak."Sakın söyleme, yoksa bizi defe koyarlar."
Defterden silmek: İlişkisini kesmek, yok saymak, adını anmaz olmak, unutmak."Ali`yi defterden iyice sildim." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#356 (permalink) |
|
Defteri dürülmek: 1. İşine son verilerek bir yerden uzaklaştırılmak. 2. Ölmek ya da öldürülmek."Onun da defterini dürecekler yakında.
Defteri kapamak: İlgiyi kesmek, uğraşmaz olmak, söz konusu işi yapmaz olmak. "O defteri kapadık biz, artık soru sormayın. En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#357 (permalink) |
|
Deli divane olmak: Bir şeyi, bir kimseyi aşırı derecede sevmek, ona tutkun olmak."Delikanlı o kız için deli divane oluyordu."
Deli fişek: Atak, delişmen, delice işler yapan, şımarık."Bırak artık şu deli fişek adamla arkadaşlık etmeyi." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#358 (permalink) |
|
Deliksiz uyku: Hiç uyanmadan, çok rahat, uzun süre uyunulan uyku."Bu gece deliksiz bir uyku çekip yorgunluğumu atmak istiyorum."
Demir atmak: 1. Çapasını denize atmak. 2. Bir yerde uzun süre kalmak."Gemiler fırtına başlayınca koya girip demir attılar." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#359 (permalink) |
|
Dem tutmak: Bir çalgıya, bir başka çalgı veya sesle eşlik etmek.
Denizden çıkmış balığa dönmek: Yeni bir işe, ortama, duruma alışmakta zorluk çekmek."Eski işinden ayrılıp, yeni işine başlayınca denizden çıkmış balığa dönmüştü." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
|
|
#360 (permalink) |
|
Derdine düşmek: Yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak."Sana ne ki o işin derdine düştün?"
Dert ortağı: 1. Aynı derdin, sıkıntının içinde bulunanlardan her biri. 2. Bir kimsenin derdini paylaştığı, anlattığı yakın dostu."Onlar yıllar yılı birbirlerinin dert ortağı olarak yaşamışlardı." En fazla, içimde ölürsün. En çok, gözlerime gömülürsün. ... Gözlerimi kaparım Vasiyetimi yazarım.. ReDD'in Kedisi.. Anlamı yok hayallerin
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|