![]() |
|
|
|||||||
| Fotoğrafçılık Profesyonel, amatör fotoğrafçılık hakkında herşey burda.. Kendi çektiğiniz resimleri de yayınlayabilirsiniz.. |
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Fotoğrafçılıkta 10 büyük hata
1. Yetersiz çözünürlük ve diğer özellikler: Dijital fotoğraf makinesi almadan önce, bu makineyi şimdi ve gelecekte nasıl kullanmak istediğizi göz önüne getirin. Eğer 18x24 cm ve daha büyük birçok baskı almak istiyorsanız, o halde düşük çözünürlüklü makinelerden kaçınmanız gerekir. Ayrıca, harici bir flaş eklemeyi düşünüyorsanız, en azından alacağınız makinede bir flaş kompartımanı ya da flaş eklenmesini sağlayan diğer mekanizmaların olmasına dikkat etmelisiniz. Kendinize ait "ihtiyaç listenizi" bir gözden geçirip, ona göre bir dijital makine seçmenizde yarar vardır. Fiyat unsurunun yanı sıra, makinenizin (değişebilir objektifli olmayacaksa) zoom yapıp yapmadığı, pil ömrü, bellek kartı türü ve kapasitesi, farklı çekim ortamlarına özgü ayarları, örtücü ve diyafram ayarları, arkasında LCD monitörün olup olmaması, flaş ve buna bağlı olarak kırmızı göz ayarı olup olmamasına dikkat etmeniz gerekebilir. Herşeyden önce de makinenin maksimum çözünürlüğüne dikkat etmeniz çok önemlidir. Dijital fotoğrafta dikkate alınması gereken en önemli unsur çözünürlüğün büyüklüğüdür, ve bu durumda "büyüklük" gerçekten farkettirebilir. 2. Makinenin çözünürlük ayarlarını azaltmak: Makinenizin bellek kartına olabildiğince fazla fotoğraf sığdırmanın iyi bir yolu, çözünürlük ayarlarını azaltmaktan geçiyor. Bu yol ancak, şahane bir fotoğraf çekip te bundan büyük bir baskı almak isteyene kadar sizi idare edebilir. Bir makinenin çözünürlük ayarını düşürmek, hafızasında kaydettiği fotoğrafların kullanım alanlarını daraltmak anlamına gelir. Bu durumda da, ayrıntılı ve büyük baskı alamazsınız. Eğer fotoğraflarınızın web sayfalarında ya da düşük çözünürlük gerektiren başka alanlarda kullanılacağından kesinlikle emin değilseniz, makinenizin çözünürlük ayarlarını maksimum JPEG ya da TIFF ayarlarına getirmeniz daha doğru olacaktır. Eğer mükemmel bir fotoğraf çekme şansı bulursanız, bu kararınızdan asla pişman olmazsınız. __________________ 3. Yanlış zamanda pilin bitmesi: Dijital fotoğraf makinelerinin çalışmaları için doğal olarak elektrik enerjisine ve yedeklemeye gereksinimi vardır. Hiçbir şey, deklanşöre bastığınızda, bitmiş bir pile işaret işaret eden derin bir sessizlikten daha kötü olamaz. Makinenizin istediğiniz her yerde çalışmasını garanti etmenin en iyi yolu, pillerinin önceden tamamen şarj edilmiş olmasından ya da mümkünse yanınızda yedek pil taşımanızdan geçer 4. En gerekli anda bellek kartlarının dolması: Çoğu dijital fotoğraf makinesi ilk alındığında yanlarında bir bellek kartıyla gelir. Ancak bu kartların kapasitesi, belki de yeni alınmanın hevesiyle birkaç düşük çözünürlüklü fotoğraf denemelerinden başka bir amaca yetmez. Herşeyden önce ne kadar fotoğraf çekmek istediğinizi bir gözünüzün önünden geçirin ve bu gereksiniminize göre bir bellek kartı seçin. Ya bütçenizin yetebildiği en büyük bellek kartını alın, ya da birden fazla düşük kapasiteli kart edinin. Ancak bu şekilde en ihtiyacınız olduğu zamanlarda, makineniz yetersiz bellek sorunuyla karşılaşıp sizi yarı yolda bırakmayacaktır 5. Bellek kartının makinenin içinden erken çıkarılması: Dijital bir makinede fotoğraf çekilmesi zincirleme bir süreci başlatır ve bu süreç çektiğiniz fotoğrafın bellek kartına işlenmesiyle sona erer. Bu süreç birkaç saniye de sürebilir, daha uzun da; özellikle de arka arkaya çekim yaptığınız zamanlarda. Bellek kartını makineden çıkarmadan önce, çektiğiniz fotoğrafların karta işlenmesini beklemeniz son derece önemlidir. Kartın makineden erken çıkarılması, çektiğiniz fotoğrafların kaybolmasına ya da düzeltilemeyecek biçimde bozulmalarına yol açabilir. Dijital fotoğraf makinelerinde çekilen fotoğrafların bellek kartına işlendiğini göstermek amacıyla yanıp sönen bir gösterge ledi bulunur. Kartı çıkarmadan önce bu ledin yanıp sönmesinin bittiğinden emin olun. Tabi en önemlisi, bellek kartını çıkarmadan önce makinenizin bütün fonksiyonlarını tamamen kapayın 6. Deklanşör tepki hızının tahmin edilememesi: Öncelikle iyi haberi vermek gerekirse, gün geçtikçe dijital fotoğraf makineleri, film makinelerindeki kadar hızlı tepki verebilmekte. Başka bir deyişle, bu makineler de deklanşöre basıldığı anda kareyi dondurabilirler. Bununla birlikte piyasada mevcut olan bazı modellerin örtücüleri deklanşöre bastıktan sonra göreceli olarak geç tepki verdiklerinden, doğal olarak ortaya çıkan sonuçlar da vizörden görülen kareyle örtüşmeyebiliyor. Eğer bu durum sizin makinenizde de görülüyorsa, bu sorunla uğraşmanız için iki yol önerilebilir: Birincisi, objektifinizin önünde gelişen olayın "kritik anını" önceden sezinleyip deklanşöre basmak - ki bu bir anlamda makinenizin gecikme reflekslerini tahmin edecek kadar otomatikleşmiş bir sezgi gücü geliştirmenize bağlı. İkincisi de, durağan objelerin çekimi sırasında makinenizin netleme kilidi düzeneğiyle aşinalık kazanmanız, çünkü netlenmiş bir makinede deklanşöre basılmasıyla fotoğrafın çekilmesi işlemi neredeyse aynı anda gelişir. 7. Hızlı hareket eden objenin tekli-çekim (single-shot) ayarında çekilmesi: Kutusundan çıkan yeni alınmış bir fotoğraf makinesi, önceden tekli fotoğraf çekimine ayarlanmış olabilir. Bu aynı zamanda, fotoğrafın çekilir çekilmez bellek kartına yazılma işlemine geçilmesi ve ancak ondan sonra yeni bir çekime hazır olması anlamına gelir. Makine bu işlemi yerine getirdiği sırada çektiğiniz fotoğraf ta LCD ekranda bir süre gözükebilir. Bu işlem, hareketsiz cisimlerin fotoğraflanması koşuluyla makul sayılabilir. Makinenizin objektifini hareketli bir olaya doğru çevirdiğiniz zaman ayarlarınızı farklı bir şekilde yapmak isteyeceksinizdir. Çoğu makineler sürekli-çekim (continuous-shooting) ayarına geçtiğiniz zaman LCD ekranın kapanmasını gerektirebilir, bu da makinenizin daha hızlı tepki vermesine yardımcı olur. Bununla birlikte birçok model de, makine durmadan arka arkaya birçok fotoğraf çekmenize olanak tanıyabilir. 8. Organizasyonsuzluk: Dijital fotoğraf çekiminin bir yandan tadını çıkarmak, bir yandan da can sıkıcı yanlarını azaltmak istiyorsanız, bellek kartınızda biriken fotoğrafları bilgisayarınıza aktarmanız, onları listeleyip düzenlemeniz ve de gerekirse CD'lerde yedeklemenizi içeren uygun bir çalışma düzeni oluşturmalısınız. Çalışma akışınızın düzenli gitmesi ve kendinizi bir anlamda disiplin altına almanız, bir şekilde yaşamımızı sıkıcılığın doruklarına çıkarmak tadı verebilir, ancak sorunsuz ve verimli dijital fotoğraf çalışması için son derece gereklidir. Bu aşama biraz karmaşık gözükebilir, ama zamanla kazanacağınız bu alışkanlıklar, ilerki zamanlarda sizi rahatsız etmeyecek kadar otomatikleşecektir. Belli aşamalarda bu önemli alışkanlıkları elde etmelisiniz, özellikle de çekim ve dosyalama aşamalarında. Genel olarak unutmamanız gereken şeyler, makinenizin programlamasını (jpeg ve dosya türleri, beyaz dengeleme ve çözünürlük ayarları) rahat kullanabileceğiniz şekilde ayarlamak, pillerini her seferinde kontrol etmek ve organize aşamasında da yer, tarih ve çekim ayarları gibi unsurları not etmek olacaktır. Çoğu yeni makineler bu kayıtları tutmanıza olanak sağlayan kullanıcıya özgü seçenekleri size sunacaktır. Bilgisayarınızda yüksek çözünürlükte saklayabileceğiniz ve bu şekilde rahat baskı alabilmenizi sağlayacak fotoğraflarınızı başkalarıyla paylaşırken - özellikle web sayfasına koymak ya da e-posta aracılığıyla göndermek yoluyla - karşı tarafın bağlantı hızını düşünüp dosya türünü ona göre JPEG'e çevirmeniz ve çözünürlüğünü azaltmanız yerinde olacaktır 9. Görüntü montaj yazılımlarından çok şey beklemek: Netlenmemiş fotoğraflarınızın bilgisayarlarla mucize eseri düzeltilmesi, ya da gece çekilmiş bir fotoğrafın gündüz çekilmiş gibi temiz gözükmesi sadece sinema filmlerine özgüdür. Gerçek dünyada bilgisayarınızın böyle sihirli güçlerle donatılmadığını bilirsiniz. İyi bir görüntü montaj programı, floresan ışıkların yolaçtığı anormal renklenmeyi düzeltebilir, kırmızı göz problemini ortadan kaldırabilir, parlaklık ve kontrast ayarlarını düzeltebilir, ancak bir fotoğrafın düzeltilebilmesinin de bir sınırı vardır. Düşük çözünürlüklü bir fotoğfraf çektiyseniz ya da elinizdeki fotoğraf kötü kaliteyse (az pozlanmışsa), bu sınırı zaten aşmışsınız demektir. Dijital fotoğrafın en önemli kurallarından biri şudur: "Çöpler çöp kutusuna gider." 10. Orjinal fotoğrafın üzerine kaydetmek: Bu dehşet anını herkes yaşar. Bir görüntü monjaj programıyla çektiğiniz fotoğraf üzerinde oynamalar yapıyorsunuz ve belki de bu fotoğrafın renklerini ne kadar "çılgınlaştırabileceğinizi" deniyorsunuzdur. Çok hoş bir efekt bulmuşsunuzdur ve üzerinde yarın devam etmeyi düşünebilirsiniz. Doğal olarak ta yaptıklarınızı bilgisayara CTRL-S tuşuna basarak kaydedersiniz. Tabi ki amacınız bu değildir. Ama orjinal fotoğrafınız, o çılgıncasına renklendirdiğiniz çalışmanın üzerine kaydedilmesiyle yok olmuştur. Aslında sizin yapmak istediğiniz, Dosya dizinine gidip oradan Farklı Kaydet'i seçmek, ve orjinal fotoğrafı kopyalamak olacaktı. Eğer orjinal fotoğrafınız yedeklenmişse, bu hatanızı düzeltmek zor olmayacaktır. Ama yedeklemedinizse, orjinal fotoğrafınıza elveda diyebilirsiniz. Orjinal fotoğraflarınızı Cd'lemeyi bir alışkanlık haline getirin. Sadece kopyaların üzerinde oynamalar yapın. Bu şekilde aynı alışkanlığı bir daha yaşamazsınız ALINTIDIR FOTOĞRAFINI ÇEKTİĞİNİZ KİŞİNİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKIN Gerçek yaşamda olduğu gibi, fotoğraf çekerken kişinin gözünün içine bakmak arada bir bağ oluşturur. Birinin fotoğrafını çekerken makineyi kişinin göz seviyesinde tutun. Çocuklar söz konusuysa, bu onların boyuna inmeniz gerekiyor demektir. Çektiğiniz kişinin her zaman makineye bakması gerekmez. Tek başına göz seviyesi açısı sizi resmin içine çeken kişisel ve davetkar bir duygu yaratır. SADE BİR ARKA PLAN KULLANIN Sade bir arka plan fotoğrafını çektiğiniz objenin daha iyi görüntülenmesini sağlar. Makinenizin vizöründen bakarken çektiğiniz objenin çevresini inceleyin. En sevdiğiniz yeğeninizin kafasından çıkan antenler, kulaklarından sarkan arabalar olmaması için özen gösterin. DIŞ MEKANDA FLAŞ KULLANIN Parlak gün ışığı yüzde istenmeyen derin gölgeler oluşturabilir. Yüzü aydınlatmak için flaş kullanarak gölgeleri yok edin. Güneşli havalarda insan resmi çekerken flaşınızı açmayı unutmayın. Dolgu flaşı (fill-flash) modunu ya da tam flaş (full-flash) modunu seçebilirsiniz. Fotoğrafını çektiğiniz kişi en fazla 1,5 metre uzaklıktaysa dolgu flaşı, daha uzaktaysa tam flaş modu gerekebilir. Dijital bir fotoğraf makinesiyle sonuçları incelemek için fotoğraf görüntüleme panelini (LCD ekran) kullanın. Bulutlu günlerde varsa sürekli flaş modunu seçin. Flaş insanların yüzünü aydınlatır ve yüz hatlarının öne çıkmasını sağlar. Bulutlu günlerin hafif ışığı bazen hoş sonuçlar verebildiğinden, flaşsız olarak da fotoğraf çekmeyi deneyin. DAHA YAKINA GİDİN Fotoğrafını çektiğiniz nesne arabadan daha küçük bir objeyse, deklanşöre basmadan bir, iki adım yaklaşıp zoom kullanın. Amacınız fotoğraf karesini fotoğrafını çektiğiniz objeyle doldurmak olmalı. Yakın çekimle, kalkmış bir kaş ya da serpiştirilmiş çiller gibi anlam katacak ifadeler yakalayabilirsiniz. Ancak fazla yakına giderseniz fotoğrafınız bulanıklaşır. Çoğu fotoğraf makinesinin en yakın odak mesafesi yaklaşık 90 cm ya da makinenizden bir adım uzaklıktadır. Fotoğraf makinenizin en yakın odak mesafesinden (emin olmak için makinenizin kullanım kılavuzuna bakın) daha yakına giderseniz fotoğraf bulanık çıkar. FOTOĞRAFINI ÇEKTİĞİNİZ OBJEYİ TAM ORTALAMAYIN Sahnenin tam ortası, gösteri yapan kişi için bulunmaz bir yerdir. Ancak, fotoğraf karenizin tam ortası için aynı şeyi söylemek doğru değil. Çektiğiniz nesneyi fotoğraf karesinin tam ortasından hafif yana kaydırarak, fotoğrafınıza hayat verin. Vizörünüzde karelerden oluşan bir oyun tahtası olduğunu varsayın. Şimdi fotoğrafını çektiğiniz nesneyi tahtadaki karelerden birine yerleştirin. Otomatik odaklı bir fotoğraf makineniz varsa, bu tür makinelerin çoğu vizörün ortasında bulunan nesneye odaklanacağından, odağı kilitlemeniz gerekir. ODAĞI KİLİTLEYİN Çektiğiniz obje, fotoğrafın tam ortasında değilse net bir fotoğraf elde edebilmek için odağı kilitlemeniz gerekir. Otomatik odaklı fotoğraf makinelerinin çoğu fotoğrafın merkezinde ne varsa ona odaklanır. Ancak fotoğraf kalitesini artırmak için çoğu zaman çektiğiniz nesneyi tam ortadan hafif yana kaydırmanız gerekir. Bulanık bir fotoğraf çekmek istemiyorsanız, önce çektiğiniz nesne tam ortadayken odağı kilitlemeli, ardından da nesne ortadan yana kayacak şekilde kompozisyonu değiştirmelisiniz. Odağı genellikle üç adımda kilitleyebilirsiniz. Önce, nesneyi tam ortaya yerleştirin ve deklanşörü yarım basılı halde tutun. İkinci olarak, deklanşör hala yarım basılı halde makinenizi oynatarak nesneyi ortadan yana kaydırın. Üçüncü ve son olarak, fotoğrafı çekmek için deklanşöre tam olarak basın. FLAŞINIZIN ETKİ MESAFESİNİ ÖĞRENİN Flaş kullanılırken yapılan en yaygın hata flaşın etki mesafesi dışındaki nesneleri çekmektir. Bu neden yanlış? Flaş etki mesafesinin uzağından çekilen fotoğraflar karanlık olacağı için bu yanlıştır. Birçok fotoğraf makinesinde maksimum flaş etki mesafesi 4,5 metreden (yaklaşık 5 adım) daha kısadır. Sizin makinenizin flaş etki mesafesi nedir? Makinenizin kullanım kılavuzuna bakın. Bulamadınız mı? O zaman işi şansa bırakmayın. Çekeceğiniz nesneden 3 metreden daha fazla uzaklaşmayın. IŞIĞA DİKKAT EDİN Fotoğrafını çektiğiniz nesneden sonra fotoğrafın en önemli öğesi ışıktır. Işık çektiğiniz fotoğraftaki her şeyin görünümünü etkiler. Anneannenizi çekerken, yandan vuran parlak gün ışığı kırışıklıkları belirginleştirir. Oysa bulutlu bir günün loş ışığı aynı kırışıklıkları gizler. Çektiğiniz nesne üzerine fazla ışık düşmesini istemiyor musunuz? O halde ya kendiniz yer değiştirin ya da çektiğiniz nesnenin yerini değiştirin. Manzara fotoğrafı çekerken, ışığın kavuniçine çaldığı ve tüm arazi boyunca uzanıp gittiği sabahın erken ya da akşamın geç saatlerini deneyin. BİRKAÇ DİKEY RESİM ÇEKİN Fotoğraf makineniz dikey duramıyor mu? Dikey fotoğraf çekmek için yana doğru hiç yatırmadıysanız elbette duramaz. Dikey bir fotoğrafta her tür nesne daha iyi görünür. Sarp kayalar üzerindeki bir fenerden Eiffel Kulesine, bebek havuzunda zıplayıp duran 4 yaşındaki yeğeninize kadar her şey. O halde bundan sonraki denemenizde fotoğraf makinenizi yana yatırıp dikey bir iki resim çekmeye özen gösterin. YÖNETMEN GİBİ DÜŞÜNÜN Fotoğraf çekerken denetim sizde olsun; fotoğrafların kalitesinin ne kadar arttığını siz de görün. Yalnızca bir fotoğrafçı gibi değil bir film yönetmeni gibi hareket edin. Film yönetmeni her şeyi kontrolünde tutan kişidir. Yer seçimini yönetmen yapar: “Herkes arka bahçeye çıksın.” Aksesuarları yönetmen seçer: “Kızlar, pembe gözlüklerinizi takın.” İnsanları yönetmen organize eder: “Şimdi biraz daha yaklaş ve kameraya doğru eğil.” Alıntıdır Anne bak kral çıplak... |
|
|
|
|
![]() monolog Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
'Ali (09-10-2006) |
|
|
#2 (permalink) | |
|
Alıntı:
Sil Baştan Başlamak Gerek Bazen.. Hayatı Sıfırlamak.. Sil Baştan Sevmek Gerek Bazen.. Herşeyi Unutmak.. |
||
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıtlar | Son Mesaj |
| + işareti... | ÏÑT£G®ÆL | Enteresan Olaylar | 18 | 07-13-2008 08:44 PM |
| Akupunktur | mavi_boncuk | Sağlık | 0 | 07-17-2006 11:11 AM |